Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kitaplar Hakkında; Teorik bilgileri, güncel klinik vakalarla harmanlamakta. Teoriden uygulama gerçekliğine diyaloglarla köprü kuran, kişisel yaratıcılığa.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kitaplar Hakkında; Teorik bilgileri, güncel klinik vakalarla harmanlamakta. Teoriden uygulama gerçekliğine diyaloglarla köprü kuran, kişisel yaratıcılığa."— Sunum transkripti:

1

2 Kitaplar Hakkında; Teorik bilgileri, güncel klinik vakalarla harmanlamakta. Teoriden uygulama gerçekliğine diyaloglarla köprü kuran, kişisel yaratıcılığa ve yorumlamaya kapı açan bir yaklaşım. Malzemeler ve metinler kitapları da diyaloglar ile yapıyı, öğrenmeyi kolaylaştırmaktadır. Kitaplarda «referans noktalı eğitim» anlayışı geçerlidir. Öğrenilecek bilgi, gerçek yaşam koşullarına oldukça yakın bir bağlamda, öğrenen kişinin aktif katılımını kullanan belli bir soruna özellikle bağlıdır.

3 SSDP’nin gerekçeleri: Artan sağlık maliyetlerine karşı kısıtlamaya gidilmesi. Kişisel ödemelerde maliyetin az olması Hasta tanısı ile daha az etiketlenme, (psikolojik – sosyal) Araştırmaların belirli seans sonrası iyileşmenin minimal düzeyde kaldığını ortaya koyması.

4 KISA SÜRELİ TERAPİ Ayakta tedavi gören hastaların %60 - %75’inin sekizinci seanstan önce terapiyi bıraktığı görülmektedir. Sayfa 8, şekil 2.1 Bu tür terapilere «müşteri tanımlı terapiler», « kendiliğinden meydana gelen kısa süreli terapiler» denilmektedir. Hastalara süresi sınırlı fakat odaklı terapiler sunulduğunda bırakma oranları da düşmektedir. Terapiyi sonlandırmak için belli bir zaman verilmesi, hastaların «bağımlılık» hakkındaki korkularını ve terapiyi sonlandırmaya dair çelişkilerini azaltmaktadır. Net odaklanma, aktif terapist – danışan, pozitif terapötik ortam

5 Kısa süreli dinamik psikoterapideki «odağı» anlamak için çeşitli yollar vardır. 1.Çatışmalı çekirdek ilişkiler teması 2.Rol – ilişki modelleri 3.Çözülmemiş ödipal çatışmalar 4.Plan formülasyonu metodu 5.Bireyselleşme / ayrılma 6.Döngüsel maladaptif örüntü (DMO)

6 SSDP den yararlanacak olan kişilerin ego gücü yüksek, motivasyonu ve nesne ilişkileri yüksek seviyede olması istenir. Terapist etkinliği demek, yüzleştirmek, tavsiye vermek veya yönlendirici olmak değildir, istenmeyen sonuçlara neden olabilir bu yaklaşımlar. SSDP de psikanalitik tekniklerde hastanın regresyon yada bağımlılık yaşamasından kaçınılmalıdır. Terapist bunun yerine hastanın güçlü yönlerini vurgulamalı ve terapötik süreci daha gerçeğe dayalı tutmalıdır.

7 SSDP de terapist tam hikaye geçmiş almaktan ziyade burada ve şimdi ilişkisine konsantre olur, buradakilerden hareketle ince soru ve sondajlarla alan açmaya ve keşfetmeye çalışır. Terapiye ilk olumlu cevaplar, akut stres semptomlarından gelir, (baş ağrıları, huzursuz hissetme, kolay ağlama). Akut stres semptomlarının seanslar boyunca iyileşme ortalama yüzdesi en yüksek düzeydedir. Kronik stres semptomları (değersizlik, kolay kırılganlık, yalnızlık hissi) ortalamada en hızlı yanıt oranına sahipler. Düşmanlıkla ilgili problemler, paranoid düşünceler psikotizm (birine zarar verme dürtüleri, gözetlenme hissi, aklında yanlış bir şey olduğu hissi) terapiye en az yanıt veren gruptur.

8 Sayfa 23. Uzun süreli terapist ve kısa süreli terapist baskın değerler ve tutumlar. Net bir modele sahip olmak terapistin ana maddeleri sorgulamasını, terapide ne olup bittiğini değerlendirmesini ve bu modelden nasıl sapabileceğini bilmesini sağlar. Bu yaklaşımın merkezinde hasta ve terapist arasındaki ikili ilişkinin incelenmesi yatmaktadır. SSDP, kişinin kendisiyle ve diğerleriyle olan etkileşimlerindeki belli başlı değişiklikleri uyandırabilmek amacıyla terapist ve hasta arasında gelişen ilişkiyi kullanır. Kronik kişilerarası problemleri olan ya da kişilik bozukluğu içinde olan kişilere (zor hastalar) etkin olarak uygulanabilir.

9 Zor hastalar ile çalışan kişiler, bu hastalara farklı davrandıklarını söylemişlerdir. Çok fazla sınır koymak, kızgınlık hislerini reddetmek, fazlasıyla dikkatli ve özenli olmak, tedavi sürecini fazlasıyla uzatmak veya erkenden sonlandırmak, onları direkt reddetmek veya terk etmek. SSDP de kısa sürede çözümleme için hatalı yorumlar (prematüre yorum) artabilmekte, buna karşılık daha az destekleyici ve daha az onaylayıcı olmaktadırlar. SSDP ye uymayan ya da tutarsızlık gösteren müdahaleler (tavsiye, nasihat, bilgi yığma, semptomlara odaklanma, ödevler vb) yararlı olmamaktadır. SSDP kişilerarası terapi modelinin kullanır. Tarihsel olarak Nesne ilişkileri geleneğine bağlıdır. (splitting)

10

11 SSDP nin amacı hastanın afonksiyonel kişilerarası örüntülerini, terapötik ilişki bağlamında, yeni deneyimler ve anlayışlarla yer değiştirebilmektir. Arzu edilen kişinin kendisiyle ve başkalarıyla ilişki kurma şeklini değiştirmektir. Amaç semptomları düşürmek değildir. Yerleşmiş örüntüleri değiştirmektir. 7 Varsayım 1.Hasta bozulmuş kişilerarası ilişkilerinden kaynaklanan problemler için kişilerarası terapi ihtiyacındadır. 2.Afonksiyonel stiller geçmişte öğrenilmiştir. 3.Afonksiyonel stiller bugün korunmaktadır. 4.Hasta terapistle yeniden kişilerarası sorun yaşar. 5.Terapist katılımcı bir gözlemcidir. 6.Terapist hastayla olan zorlukları yeniden canlandırmaya eğilimlidir. 7.Tanımlanabilir ve problematik bir ilişki örüntüsü vardır.

12 Aktarım bir bozukluk değildir, hatta terapistin davranışları ve isteklerine hastanın makul algısıdır ve karşı aktarım terapist açısından bir başarısızlığı göstermez, hasta ile etkileşimin sonucunda ortaya çıkan etki ve tepkilere kişilerarası empatisinin işaretidir. (rol yanıtlaması, reframe unsuru) SSDP de psikolojik semptomlar ve problemler, kişilerarası zorluklardan ortaya çıkmaktadır. Yetişkin ilişkilerindeki bozuklukların ilk bakıcılarla olan ilişkilerindeki –özellikle ebeveynleriyle evlerindeki- yanlışlardan kaynaklandığı kabul edilmektedir. Travmalar da sonraki dönemlerde etkindir.

13 İnsanoğlu ilk olarak başkalarıyla etkileşime geçerek kendileri hakkında bilgi sahibi olabilmektedir. Mizaç, huylar, genetik ve doğum öncesi faktörler doğumla ortaya çıkar, kişilerarası deneyimlerle şiddetlenir ya da söner. Örneğin, çevresindeki minimal uyaranlara (biraz gürültü) hızlı bir şekilde tepki veren (ağlayan) bir bebek, annesinden gerginliği ve çabuk sinirlenmeyi destekleyici tarzda bir yaklaşım görürse bu, çocuğun başkalarına karşı ürkek olmasına veya güvensiz bir şekilde gelişmesine neden olabilmektedir. Bebekler, çocuklar diğerlerine bağlanışı korumak amacıyla kişisel adaptasyonlar geliştirirler. Bireylerin kişiliğinin gelişimi Ödipal aşamada belirginleşir (nesne ilişkileri)

14 Jim Ebeveynler: otoriter, dogmatik, cezalandırıcı, Aile ile bağ kurmak ve korumak için, uyum. Uyum: sakin ve itaatkar. Ancak yumuşak başlı kalırsa kişilerarası dünyasının güvende olacağını beklemeye başlamıştır. İtaatkar ve ezik oldukça insanları zorbaca ve baskınca davranmaya davet etmektedir. Baskıcı tepkilerle karşılaştığında kendiliğini onaylayabilmektedir. Öfke ve gerginlik semptomları ve düşük kendilik saygısı oluşmuştur. Kişinin çocukluk çelişkileri ve geçmişteki gerçeklerin ortaya çıkarılması için çalışmak üzere zaman harcamak yerine bugün üzerinde çalışılarak ulaşılan değişim çok daha hızlıdır.

15 Jim olayında patoloji sistem içinde oluşmaktadır. Sistemin bir bölümünü değiştirirsen tüm sistem yeni bir stabilizasyon seviyesi bulmak isteyeceğinden diğer parçalar da değişmelidir. Eğer kişi hastanın tarzındaki itmelere çekmelere yanıt vermezse hastanın afonksiyonel tarzı da kayış gösterecektir. (aktarım a tepki alışılmadık, karşıt aktarım fonksiyonel) Jim (sayfa 49) ile etkileşime geçen kişiler onun bu itaatkar, uysal tavırlarına karşı otoriter davranmalarına karşı koyabilseler o zaman Jim daha bağımsız ve güvenli bir tutum sergileyebilecektir.

16 Aktarım = afonksiyonelliğin devamı. Kişilikler kapının dışında kalmaz, kısa sürede ya da başta kendini yeniler. Aktarım kişisine ne rol biçiliyor? Terapist aktarım esnasında bu kişi ile etkileşim kurmanın nasıl bir deneyim olduğunu anlar (eşini, işini, çocuğunu) kafasında canlandırabilir. Tekrarlamasını ya da baskılanmasını görür. Bazen ailelerin çocukları İP (tanımlanmış kişi) (günah keçisi) yoluyla gelirler, oradan afonksiyonel sistem çiftlerde görülebilir.

17 -En problem sorun üzerine odaklanmak, merkezi şemalar üzerinden harekete geçmeyi sağlar. -SSDP nin iki amacı vardır: 1. Hasta için yeni bir deneyim sağlamak 2. Hasta için yeni bir anlayış sağlamak. -YENİ DENEYİM -Hastanın alışık olduğu uyumsuz davranış tarzından daha farklı ve daha fonksiyonel olması demektir. -Ve deneyim, değişimin duygusal – aksiyon bileşenini vurgulamaktadır. (film dersi, stres kaygı atamama: hastalık) -Dayanağı olan yeni iletişim tarzlarını vurgular, bireysel yaşam deneyimleri (tek sinemaya gitmek vb) öncelikli değildir. -Uyumsuz modelleri durdurmak ve yeni tarzlar geliştirmek önceliklidir.

18 -Yeni deneyim için hastanın kendisi hakkında farklı bir hissi olmalıdır. Hasta terapi seanslarında terapiste değişik davranma riskini biraz alabildiği bir deneyim dizisine sahip olmalıdır. -Jim vakasındaki amaç terapi ilerledikçe onun daha iddialı ve bağımsız davranabileceği bir kendilik hissini arttırmaktır. -Yeni deneyimde, hasta terapistle şimdiye dek hayatına giren diğer insanlardan farklı bir deneyim yaşamalıdır. -Jim’in de diğer insanlara oranla daha az ceza veren, daha az yargılayıcı ve daha esnek bir deneyim yaşaması beklenmektedir. -Hastanın orijinal, afonksiyonel etkileşim tarzı kişilerarasındaki öncüller ve sonuçlarından oluşan bir seri aracılığıyla öğrenildiğinden daha fonksiyonel kişilerarası bir tarzın da bir başka öncül-sonuç diziyle öğrenilebileceği varsayılmaktadır.

19 -Daha az yargılayıcı terapistle daha iddialı konuşabilen bir hasta. -Canlı öğrenme -Hastanın terapideki yeni davranışları aktif şekilde deneme, nasıl hissettiklerini görme ve terapistin yanıtlarını fark etme şansı vardır. -Bu bilgi daha sonra hastanın kişilerarası şemasını, kendi ve diğerleri arasındaki ilişkide neler bekleyebileceğini şekillendirir. -Hastanın ihtiyacı olan AÇIKLAMA değil DENEYİM dir. -Zihin unutur beden unutmaz. -Terapistler hastalarının testlerinden geçtiklerinde değişim oluşmaktadır.

20 -Hastanın geçmişten kurtulması için yeni bir baba-oğul ilişkisi deneyim etmesi gereklidir. Bu entelektüel bir egzersiz olarak yapılamaz; yaşanmalıdır, yani, hasta tarafından hissedilmeli, onun duygusal yaşantısının entegre bir parçası olmalıdır. Ancak bundan sonra hasta tavırlarını değiştirebilir. -Terapist hastanın beklediğinin tam tersi davranmasıyla «aktarım manipülasyonuna» neden olabilir. Şayet hasta zorlayıcı, izinsiz harekete geçen bir anne tarafından büyütülmüşse terapist ilgisiz tavırlarını korumalıdır. -Bir terapist yeni deneyimi özellikle seanstaki en faydalı saygılı, olgun hallerinden seçim yaparak hastanın afonksiyonel tarzını en çok baltalayabileceği belirli yönlerle teşvik eder.

21 -Örneğin kızın maladaptif kişilerarası örüntüsü, o eğlenceli saf kız olmazsa kimsenin onu takdir etmeyeceği şeklinde kökleşmiş bir inancı tetiklemekteydi. İleri seanslarda sıklıkla şaka yapmaya yeltenmekteydi ancak terapisti onun bu şakalaşmalarıyla elindeki mendili gergin bir şekilde sıkması arasındaki tezata dikkat çekti. (yeni deyim: terapist hastasına o neşeli değilken, gerginken de onunla ilgilenebileceği ihtimalini göstermektedir.) -Terapist dinledi, araya girmedi, alay etmedi. Sahtece gülmedi, tavırlarında değişiklik olmadı. -Bunun gibi benzer nicelik ve nitelikteki deneyimlere benzer teptiler DMO yu yıkıp, alternatiflere kapı açabilir.

22 -Hastaların terapistlerin davranış şekillerini algılama halinin onların intrapsişik aktivitelerine çok benzediği görülmektedir. -Somut düşünen ve psikolojik fikirli olmayanlar bile ne zaman yeni bir deneyimde bulunduklarını bilirler. -Yeni deneyimi kavramsallaştıramayabilirler veya soyutlaştıramazlar, onun hakkında konuşamazlar ancak beklenmeyen ve potansiyel olarak değerli bir şeylerle karşılaştıklarına dair «hissiyatları» vardır. -Gerçeği bilip, hastalıklarını sizden daha iyi tanımlayabilirler ama hissiyat ve deneyim eksikliği tıkanıklıkları olmuş olabilir.

23 -Yeni anlayış geliştirmek için terapist yorumlama, netleştirme, yüzleştirme gibi ortak psikodinamik teknikleri kullanırlar. Amaç hastanın afonksiyonel kalıplarını ve bilişsel yanlışlarını algılamasını sağlamaktır. -Kazanılacak yeni perspektif onların diğerleriyle kurdukları afonksiyonel etkileşimleri devam ettirirken ki aktif rollerini incelemelerini sağlar. -Jim vakasında o önceleri karısını, onun kalbini kazanmak için ne kadar uğraş verdiğini görmekten aciz bencillikte, «talepkar bir cadaloz» olarak görürken zamanla kendisine neden sert, baskıcı bir şekilde davrandığını değerlendirmeye başlar.

24 -SSDP de yeni anlayışın ortaya çıkmasını sağlayan en güçlü müdahale hasta ve terapist arasındaki «şimdi ve burada» etkileşimlerinin incelenmesidir. -Semptomlar ve afonksiyonel davranışlar bireyin tehdit edici durumlara uyum sağlama girişimleridir. (teslim olma ve kaçınma davranışları) -Elbette hastanın genelleştirebileceği, algılayabileceği, geliştirebileceği yeni bir anlayış onun entelektüel yeteneği, iç gözlem kapasitesi ve psikolojik fikirli olmasına bağlıdır. Bazı somut düşünen hastalar için anlayabilecekleri en fazla şey davranışları ve diğerlerinin yanıtları arasındaki lineer ilişkidir.

25 -Yeni deneyim ve yeni anlayış aynı resmin parçalarıdır. Biri figür diğeri zemin olur ve değişir. Yeni deneyimler kendiliği ve başkalarını yansıtan öğeleri (anlayışları) içerir. Yeni anlayışlar da deneyimsel ve duygusal öğeler içerir.

26 -Psikodinamik olarak eğitilmiş terapistler genellikle yeni deneyimi zemine yaydıkları bir yorumla müdahale etmeyle yaparlar. (in treatment) Büyük resme odaklanma kavrama. Afonksiyonel fazla girmeden.

27 DMO: hastanın başkalarıyla olan ilişkisinde yaşadığı kişiye özgü «kısır döngü»sünü özetlemektedir. 4 kategorisi vardır. BU DMO lar, esnek olmayan, kendi kendine varlığını sürdüren davranışları, kendini kandıran beklentileri, ve kendi kendini olumsuz değerlendirmeleri içermektedir. 1. KİŞİNİN KENDİ HAREKETLERİ 2. BAŞKALARININ DAVRANIŞLARINA DAİR BEKLENTİLER 3. KİŞİYE KARŞI BAŞKALARININ DAVRANIŞLARI 4. KİŞİNİN KENDİNE KARŞI DAVRANIŞLARI

28 1. KİŞİNİN KENDİ HAREKETLERİ Bunlar hastanın kişilerarasındaki doğal duygularını, isteklerini, düşüncelerini ve davranışlarını içermektedir. «Tanımadığım yabancı kişilerin benimle hiçbirşey yapmak istemeyeceklerini düşünmekten kendimi alamıyorum (düşünce)» «Promosyonu almaya korkuyorum» (his) «Bazen işime karıştıklarında çocuklarıma bağırır ve sinirlenirim» (davranış)

29 2. BAŞKALARININ DAVRANIŞLARINA DAİR BEKLENTİLER Başkalarının ona karşı nasıl davranacağına dair hayal ettiği her durumu kapsamaktadır. «Hata yaparsam patron beni kovacak» «Eğer eğlenmeye gidersem kimse beni dansa kaldırmaz»

30 3. KİŞİYE KARŞI BAŞKALARININ DAVRANIŞLARI İnsanların güncel davranışlarının hasta tarafından gözlemlenmesinden (veya varsayılmasından), yorumlanmasından oluşmaktadır. «İşte bir hata yaptıktan sonra patronum benden uzak durmaya başladı» «Eğlenmeye gittiğimde çocuklar beni dansa kaldırdı ama bunun sebebi benim için üzülmüş olmalarıydı»

31 4. KİŞİNİN KENDİNE KARŞI DAVRANIŞLARI Kendilik – kişilerarası dinamiğin nesnesiyken- hastanın kendine karşı yaptığı her tür tutum ve davranışları içermektedir. «Hata yaptığımda kendimi öyle sıkıyorum ki uyumakta zorluk çektim» «Kimse bana dans etmeyi teklif etmeyince kendime «şişmanım, çirkinim, kimse beni sevmez» dedim»

32 5. TERAPİSTİN KARŞI AKTARIMI Bu hastayla aynı odadayken nasıl hissediyorsun? Seni neleri yapmaya, neleri yapmamaya çekiyor? TERAPİSTTE GELİŞEN DUYGULAR DMO NUN ÇOK ÖNEMLİ İPUÇLARINI VERİR. Gülümsememden kızan öğrenci

33 1.Hastanın hikayesini kendi kelimeleriyle anlatmasına izin verin. 2.Semptom ve problemlerle ilişkili kişilerarası bağlamı keşfedin. 3.Bilgileri kategorize etmek, bir araya getirmek ve derinlere inmek için DMO kategorilerini kullanın. 4.Hastanın anlattıkları arasından ana fikri (geçmiş ve gelecek ilişkileri hakkında) dinlemeye çalışın, seans boyunca iletişim tarzına bakın. 5.Çift taraflı reaksiyonları fark edin (karşı aktarımsal itkiler ve çekmeler) 6.Terapotik ilişkideki afonksiyonel etkileşimlerin yeniden sahnelenmelerine karşı tetikte olun.

34 7. Hastanın terapistle gelişen ilişkisine olan reaksiyonunu keşfedin 8. Hastanın baskın afonksiyonel interaktif örüntüsünü tanımlayan bir DMO öyküsü geliştirin. 9. Bu DMO dan tedavi amaçlarının ana hatlarını çıkarın. 10. Hastanın DMOsuyla paralel terapotik ilişkisiyle ilgili yeni ve daha uyumlu bir deneyime olanak sağlayın. 11.Hastanın terapistle veya hayatındaki insanlarla olan ilişklerindeki afonksiyonel örüntüleri anlamasını ve tanımlamasını sağlayın. 12. Etkileşim sırasındaki bazı uyumlu durumları takdir ederek hastaya yardımcı olun. 13. DMO yu terapi boyunca yenileyin ve revize edin.

35 İlk seanslardan itibaren (başlangıç düzeylerindeki öğrenciler için) hastanın DMO larının yazılması hem odağın korunmasını sağlayacaktır hem de formülasyonlarındaki değişiklikleri izlemekte yardımcı olacaktır. DMO ların ve kategorilerin hepsi aslında hastaların kendilerine nasıl davrandıklarıyla ilişkilidir. Kategoriler iki amaca hizmet eder; 1. Organizasyonel bir çerçeve oluşturmak, geniş datayı anlaşılabilir kılmak. 2. Meyve veren hipotezlere ve diğer faydalı modellere kapı açan sezgisel bir sistemi temin etmek.

36 İlk görüşme tavsiyesi: Alım formuna yada kendi klişelerinize bağlı kalmadan, hastanın kendi öyküsünü kendisinin anlatmasına müsaade edilmelidir. Anlatış tarzı, kelimeleri, vurguları göz bebekleri vb. ayrıntılara yaptığı vurgu, olaylardaki tüm sorumluluğu dışsallaştırması, terapistten bekledikleri, iç rahatlama işaretleri, bedensel gözlemler…

37 Terapist: Peki, belki şimdi bu programa katılmanıza ne sebep oldu, biraz da ondan bahsedebilirsiniz? Bayan Ludlow: Mmm (duraksama) Evlenene dek böyle bir ruh hali içine girmemiştim. Kendimi daha iyi hissetmek için dine yöneldim. Psikologlardan nefret etmedim; sadece onlara yönelmedim. Kendini Daha İyi Hisset programlarına katıldım ve en son da bir bakım merkezine gittim. Gittiğim kadın bakım merkezinden ayrıldı ve ardından ücreti yükseldi. Beni bırakmak istemediğini söylüyordu ancak arada kaldı.

38 T: Bu bakım merkezi neredeydi? L: Aşağı Talas’ta. T: Onunla ne kadar çalıştınız? L: Öyle çok uzun süre değil. Uzun bir bekleme listesi vardı. Hem hastane kliniği hem de bakım merkezinde ayaktan tedavi görmek istedim; ikisi de beni kabul etti ancak sırada çok insan vardı. Tedaviye en çok ihtiyaç duyduğum sırada uzun süre beklemem gerekti. O süre içinde sağlık için aldığım maddi desteği kaybettim ancak çok kitap okudum. Erol Göka’nın çocuk istismarı hakkında yazdığı kitap ve Engin Gençtan’ın Yalan İnsanları. Onlar benim ebeveynlerim. Tüm cevapları bulamıyorum. Olumlu onaylar yeterli değil. Daha fazlasına ihtiyacım var.

39 T: Şu anda seni sıkan nedir ve seni terapiye ne getirdi, bunu söyleyebilir misin? L: Annem ve babamın ne yaptığını ve neler öğrettiklerini gördüğümde –Kocamdan da sevginin ne olduğunu öğrenmedim. Onunla birlikte geriye dönmek istedim. Bu manipülasyon değil. Ben kompülsif bir şekilde yemek yiyorum. Eğer sıkı bir rejim yaparsam, Tanrı şahidim, metabolizmam değişiyor. Gerçekten bu böyle. Ölçülü protein yiyorum. Cevapların eşiğindeyim. Televizyonda sağlık show porogramları izliyorum ve kompülsif davranışlardan ve manipülasyondan bahsediyorlar. Ve ben neredeyse bu davranışlara sahip olduğumu düşünüyorum.

40 T: Kocandan sevgi nedir öğrenmediğinden bahsettin, bu konudan biraz daha bahsedebilir misin? L: En basit örneği ona eskiden “Seni seviyorum” derdim, hemen “Ben de seni” demesini beklerdim. Bazen “Biliyorum” şeklinde cevap verirdi ve bu canımı oldukça sıkardı. Şimdi elbette buna gülebiliyorum. Ancak birlikte olmak nedir, iyi olmak nedir gerçekten bilmiyorum. Çünkü annem ve babam böyleler (ellerini kenetler ve onları önünde itip çeker) Annem içiyor; babam döküyor. Sevildiğimi hissetmiyorum; iyi hissetmiyorum.

41 (Aynı seansta birkaç dakika sonra) L: Annem ve babamın benim için bir şey yapmadıklarını fark ettim. Egoist ve kibirliydiler. Hayatım boyunca benim problemlerime konsantre oldular. Babam doktordur; uzmanlığı kilo kontrolünde. Annem inceciktir ve tam bir sağlık fanatiğidir. Ben güzeldim. Ancak kötü şeyler hep art arda sıralandı. Dudaklarım her büküldüğünde beni desteklediler. Onlara minnet doluydum. Her şey art arda gelişti. Yaşamım boyunca beni düzeltmeye çalıştılar. T: Bu sana nasıl geliyordu, daha gençken? L: Mükemmeldiler. Birkaç yıl öncesine kadar onları insan olarak görmüyordum.

42 Acemi danışmanların, hastaya karşı kendi reaksiyonlarına odaklanmaları çoğunlukla zordur. Öncelikle hastada neler olup bittiğine konsantre olmayı öğrenmişizdir. Kişinin karşı aktarımını fark etmemesi, terapistin çoğu zaman hastanın ana problemi hakkındaki kritik bilgi kaynağından yoksun kalmasına neden olur. Terapistin belli düşüncelerin, duyguların ve-veya davranışların neden kaynaklandığını ortaya koyabilmesi, özellikle hastanın diğerleriyle olan ilişkilerindeki doyurucu olmayan etkileşimleri de anlayabilmesine yardımcı olabilmektedir.

43 Öğrenci: Terapide ama çok da bir beklentisi yok. Kendimi uzak tutmak istedim. İnsanları kendinden uzak tutmaya alışmış. Öğrenci: bir tuzak hissediyorum, sanki herkes onu düzeltmeye çalışmış ve bende aynı duruma düşecekmiş gibiyim. Onu düzeltmek ve yola sokmak için üzerimde bir baskı hissettim. Erol Göka, Engin Gençtan’la nasıl rekabet edebilirim. Şayet bu uzmanlar ona yardım edemediyse ben daha iyisini hiç yapamam. Ben de onu mutsuz edeceğim. Çaresiz ve ümitsiz hissettim. Öğrenci: Önce bir merhamet hissettim, ilgilenmek istedim, çok fazla ve imkansız gibi geldi sonra. İlgilenme isteğim rahatsız olmaya dönüştü. Kaçınmak istedim. Öğrenci:Çaresiz kısık ses tonu el uzatmamı istiyor. Ama izin ve yeterli bilgi de vermiyor. Ellerimi bağlayarak yanında tutmak istiyor gibi hissettim. RAHATSIZLIK – HAYAL KIRIKLIĞI-ÇARESİZLİK-UZAKLAŞMA

44 1.Kişinin Kendi Hareketleri: Dini kullanma, cevapları arama…kitap ve tv (pop.psik) 2. Başkalarının Davranışlarına Dair Beklentiler: Eşinden olan beklentiler. 3. Kişiye Karşı Başkalarının Davranışları: Ailem yaşam boyu benim sorunlarıma odaklandılar, beni düzeltmeye çalıştılar. 4. Kişinin Kendine Karşı Davranışları: İyi hissetmiyorum. İyi olmak nasıl bir şey bilmiyorum. 78

45 HANGİ YENİ ANLAYIŞLAR VE YENİ DENEYİMLER ONUN İÇİN İYİ OLACAKTIR ?

46 Terapist, Kadını kusurlu ve yardıma ihtiyacı olan biri olarak görüp, hümanist davranmamalıdır. Akıl vermemelidir. Onu kusurlu görmemesi ve veya onu düzeltmeye çalışmaması. Evet, amalara yakalanmak. Planlardan kaçınma


"Kitaplar Hakkında; Teorik bilgileri, güncel klinik vakalarla harmanlamakta. Teoriden uygulama gerçekliğine diyaloglarla köprü kuran, kişisel yaratıcılığa." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları