Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ DÜŞÜNCE VE YAŞAYIŞTA GAYRİ MÜSLİMLERİ TAKLİT ETMENİN SAKINCALARI.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ DÜŞÜNCE VE YAŞAYIŞTA GAYRİ MÜSLİMLERİ TAKLİT ETMENİN SAKINCALARI."— Sunum transkripti:

1 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ DÜŞÜNCE VE YAŞAYIŞTA GAYRİ MÜSLİMLERİ TAKLİT ETMENİN SAKINCALARI

2 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Kur'an-ı Kerim yaratılışın gayesini, Allah'a iman ve O'nun iradesine uygun yaşama şeklinde belirler. Bu temel ayırım dışında İslamiyet insanlar arasında ırk, renk, dil ve ülke esasına dayalı başka herhangi bir fark gözetmez..

3 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Kur’an insanlara, aynı anne babadan geldiklerini bildirerek aralarındaki bazı farklılıkların düşmanlık sebebi değil karşılıklı iyi ilişkilere bir vesile olarak görülmesini telkin eder; aralarındaki tek üstünlük ölçüsünün, yeryüzünde üstlenilen beşeri sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmekten (takva) ibaret olduğunu belirtir : يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.” (Hucürat 49/ 13) Kur’an insanlara, aynı anne babadan geldiklerini bildirerek aralarındaki bazı farklılıkların düşmanlık sebebi değil karşılıklı iyi ilişkilere bir vesile olarak görülmesini telkin eder; aralarındaki tek üstünlük ölçüsünün, yeryüzünde üstlenilen beşeri sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmekten (takva) ibaret olduğunu belirtir : يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.” (Hucürat 49/ 13) İSLAM’IN İNSANLIĞA BAKIŞI

4 İNANAN İLE İNANMAYAN AYNI DEĞİLDİR Bununla birlikte Allah katında inananlarla inanmayanların aynı muameleye tabi tutulmayacağı birçok ayette ifade edilmiştir. إِنَّ الَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِي آيَاتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَا أَفَمَن يُلْقَى فِي النَّارِ خَيْرٌ أَم مَّن يَأْتِي آمِنًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ اعْمَلُوا مَا شِئْتُمْ إِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ “Ayetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O hâlde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.” ( Fussılet 41 / 40 ;) ذَلِكُم بِأَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ آيَاتِ اللَّهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ Bunun sebebi, Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.” (Ğasiye 45 /35) Bununla birlikte Allah katında inananlarla inanmayanların aynı muameleye tabi tutulmayacağı birçok ayette ifade edilmiştir. إِنَّ الَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِي آيَاتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَا أَفَمَن يُلْقَى فِي النَّارِ خَيْرٌ أَم مَّن يَأْتِي آمِنًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ اعْمَلُوا مَا شِئْتُمْ إِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ “Ayetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O hâlde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.” ( Fussılet 41 / 40 ;) ذَلِكُم بِأَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ آيَاتِ اللَّهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ Bunun sebebi, Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.” (Ğasiye 45 /35) T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ

5 İslam dini insanları inanç bakımından ayırmasına ve öbür alemde aynı muameleye tabi tutulmayacaklarını beyan etmesine rağmen dünya hayatında Müslümanların gayrimüslimlerle olan ilişkilerini barış esasına dayandırır ve bunun ancak gayrimüslimlerin düşmanca tavırları sebebiyle bozulabileceğini şöyle ifade etmektedir: لَا يَنْهَاكُمُ اللَّهُ عَنِ الَّذِينَ لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ فِي الدِّينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُم مِّن دِيَارِكُمْ أَن تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُوا إِلَيْهِمْ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَ إِنَّمَا يَنْهَاكُمُ اللَّهُ عَنِ الَّذِينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدِّينِ وَأَخْرَجُوكُم مِّن دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلَى إِخْرَاجِكُمْ أَن تَوَلَّوْهُمْ وَمَن يَتَوَلَّهُمْ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ "Sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik etmekten ve onlara adaletle davranmaktan Allah sizi menetmez. Çünkü Allah adaletli olanları sever. Allah ancak sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardımda bulunanları dost edinmenizi yasaklar.. (Mumtehine 60/8,9) İslam dini insanları inanç bakımından ayırmasına ve öbür alemde aynı muameleye tabi tutulmayacaklarını beyan etmesine rağmen dünya hayatında Müslümanların gayrimüslimlerle olan ilişkilerini barış esasına dayandırır ve bunun ancak gayrimüslimlerin düşmanca tavırları sebebiyle bozulabileceğini şöyle ifade etmektedir: لَا يَنْهَاكُمُ اللَّهُ عَنِ الَّذِينَ لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ فِي الدِّينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُم مِّن دِيَارِكُمْ أَن تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُوا إِلَيْهِمْ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَ إِنَّمَا يَنْهَاكُمُ اللَّهُ عَنِ الَّذِينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدِّينِ وَأَخْرَجُوكُم مِّن دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلَى إِخْرَاجِكُمْ أَن تَوَلَّوْهُمْ وَمَن يَتَوَلَّهُمْ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ "Sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik etmekten ve onlara adaletle davranmaktan Allah sizi menetmez. Çünkü Allah adaletli olanları sever. Allah ancak sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardımda bulunanları dost edinmenizi yasaklar.. (Mumtehine 60/8,9) MÜSLÜMAN GAYRİ-MÜSLİM

6 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Bu ayet ayrıca, Müslümanlarla savaşmadıkları sürece gayrimüslimlere karşı savaş yoluyla mücadele edilmeyeceğini göstermektedir (Fahreddin er- Razi. V, 679). Bununla birlikte hayatı bütünüyle kuşatan bir din olarak İslamiyet, insanın gerek Allah'la gerek diğer kimselerle olan ilişkilerini düzenlerken bütün eğilim ve zaaflarıyla insan tabiatını göz önünde bulundurur.

7 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Hz peygamber ve sahabe döneminde akrabalığa ve tanışık olma durumuna bağlı olarak iyi ilişkiler kurulduğuna dair örnekler vardır. Esma bint’i Ebu Bekir. müşrik olan annesi yanına geldiğinde onunla görüşüp görüşemeyeceğini sorduğunda Resulüllah annesiyle görüşebileceğini belirtmiştir. (Buhari, "Edep", 7-8), Hz. Ömer de Resul-i Ekrem'in kendisine hediye ettiği ipekli bir elbiseyi Mekke'de bulunan müşrik kardeşine göndermiştir (Buhari, "Edep", 9). Gerek Hz. Peygamber gerekse Hz. Ebu Bekir devirlerinde gayrimüslimlerin kendi bayramlarını kutlamalarına müdahale edilmemiştir. Hz peygamber ve sahabe döneminde akrabalığa ve tanışık olma durumuna bağlı olarak iyi ilişkiler kurulduğuna dair örnekler vardır. Esma bint’i Ebu Bekir. müşrik olan annesi yanına geldiğinde onunla görüşüp görüşemeyeceğini sorduğunda Resulüllah annesiyle görüşebileceğini belirtmiştir. (Buhari, "Edep", 7-8), Hz. Ömer de Resul-i Ekrem'in kendisine hediye ettiği ipekli bir elbiseyi Mekke'de bulunan müşrik kardeşine göndermiştir (Buhari, "Edep", 9). Gerek Hz. Peygamber gerekse Hz. Ebu Bekir devirlerinde gayrimüslimlerin kendi bayramlarını kutlamalarına müdahale edilmemiştir.

8 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ İslam dini insanları inanan ve inanmayan şeklinde ikiye ayırır. Fakat inanmayanları da kendi içinde ikiye ayırarak daha önce kendilerine peygamber gönderilenleri ‘Ehl-i Kitap’ olarak isimlendirerek onları diğer inanmayanlardan ayırmış ve onlara farklı bir muamelede bulunmuştur. Buna örnek olarak aşağıdaki şu hususlar zikredilebilir: - Ehl-i Kitaptan olanların yemeklerinin yiyilebileceği ve temiz olan kadınlarıyla evlenilebileceği; الْيَوْمَ أُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُ وَطَعَامُ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ حِلٌّ لَّكُمْ وَطَعَامُكُمْ حِلُّ لَّهُمْ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ مِن قَبْلِكُمْ إِذَا آتَيْتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ مُحْصِنِينَ غَيْرَ مُسَافِحِينَ وَلاَ مُتَّخِذِي أَخْدَانٍ وَمَن يَكْفُرْ بِالإِيمَانِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُ وَهُوَ فِي الآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ "Bugün size temiz ve iyi şeyler helal kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği size helaldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlarla daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da Mehirlerini vermeniz şartıyla namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir«[el -Maide 5/5) İslam dini insanları inanan ve inanmayan şeklinde ikiye ayırır. Fakat inanmayanları da kendi içinde ikiye ayırarak daha önce kendilerine peygamber gönderilenleri ‘Ehl-i Kitap’ olarak isimlendirerek onları diğer inanmayanlardan ayırmış ve onlara farklı bir muamelede bulunmuştur. Buna örnek olarak aşağıdaki şu hususlar zikredilebilir: - Ehl-i Kitaptan olanların yemeklerinin yiyilebileceği ve temiz olan kadınlarıyla evlenilebileceği; الْيَوْمَ أُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُ وَطَعَامُ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ حِلٌّ لَّكُمْ وَطَعَامُكُمْ حِلُّ لَّهُمْ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ مِن قَبْلِكُمْ إِذَا آتَيْتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ مُحْصِنِينَ غَيْرَ مُسَافِحِينَ وَلاَ مُتَّخِذِي أَخْدَانٍ وَمَن يَكْفُرْ بِالإِيمَانِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُ وَهُوَ فِي الآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ "Bugün size temiz ve iyi şeyler helal kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği size helaldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlarla daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da Mehirlerini vermeniz şartıyla namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir«[el -Maide 5/5)

9 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Müslümanlara karşı düşmanca tavırlar içine girmedikleri sürece gayrimüslimlerle ilişkilerin Kur'an-ı Kerim'in temel prensipleri ve Hz. Peygamber ile Hulefa-yi Raşidin'in uygulaması çerçevesinde barış ve hoşgörüye dayandığını, gayrimüslimlerin İslam toplumu içinde kendi dini- kültürel kimliklerini koruyarak güven içinde yaşadıklarını görüyoruz.

10 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ İslam dini insanlar arasında ayırıcı ve belirleyici bir kriter olarak sadece inancı ve takvayı esas almış bunun dışındaki tüm farklılıkları bir üstünlük aracı olarak görmeyi reddetmiştir. Kur’an Allah katında geçerli tek dinin ve kurtuluş yolunun İslam olduğunu belirtir; İslam dışında başka bir yol aramanın mümkün olmayacağını söyleyerek böyle bir girişimin hüsranla sonuçlanacağını ifade eder: إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ “Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır.” ÂLİ İMRÂN-19 ومَن يَبْتَغِ غَيْرَ الإِسْلاَمِ دِينًا فَلَن يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِي الآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” ÂLİ İMRÂN-85

11 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ İslam dini gayrimüslimlerle olan ilişkilerde Müslümanları uyarmayı da ihmal etmez. Müslümanları diğerleriyle benzeşmeye götürecek yakınlaşmayı ve gayrimüslimlerle dost olmayı yasaklar. Zira kurana göre onlar kendi aralarında dostturlar. يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostudurlar, birbirinin tarafını tutarlar. Sizden kim onları dost ve idareci edinirse, o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez, onları hidayete erdirmez. Maide 51

12 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوَاْ إِن تُطِيعُواْ فَرِيقًا مِّنَ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ يَرُدُّوكُم بَعْدَ إِيمَانِكُمْ كَافِرِينَ – ‘‘Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlere uyarsanız, imanınızdan sonra sizi yeniden inkârcılığa sevk ederler’’ (Al-i İmran:100)

13 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ الَّذِينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاء مِن دُونِ الْمُؤْمِنِينَ أَيَبْتَغُونَ عِندَهُمُ الْعِزَّةَ فَإِنَّ العِزَّةَ لِلّهِ جَمِيعًا – ‘‘Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Onların yanında güç ve şeref mi arıyorlar. Şeref ve izzet yalnızca Allah’a aittir.’’ (Nisa:139) يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الَّذِينَ اتَّخَذُواْ دِينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِّنَ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ مِن قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ أَوْلِيَاء وَاتَّقُواْ اللّهَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ – Ey iman edenler Sizden önce kendilerine Kitap verilmiş olanlardan, dininizi alay ve oyun (konusu) edinenleri ve de kâfirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Ve eğer müminlerseniz, Allah’a karşı takva sahibi olun. (Maide, 57)

14 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ ولَئِنْ أَتَيْتَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ بِكُلِّ آيَةٍ مَّا تَبِعُواْ قِبْلَتَكَ وَمَا أَنتَ بِتَابِعٍ قِبْلَتَهُمْ وَمَا بَعْضُهُم بِتَابِعٍ قِبْلَةَ بَعْضٍ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءهُم مِّن بَعْدِ مَا جَاءكَ مِنَ الْعِلْمِ إِنَّكَ إِذَاً لَّمِنَ الظَّالِمِينَ ‘‘Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.’’ (Bakara:145)

15 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ أَنْ إِذَا سَمِعْتُمْ آيَاتِ اللّهِ يُكَفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا فَلاَ تَقْعُدُواْ مَعَهُمْ حَتَّى يَخُوضُواْ فِي حَدِيثٍ غَيْرِهِ إِنَّكُمْ إِذًا مِّثْلُهُمْ إِنَّ اللّهَ جَامِعُ الْمُنَافِقِينَ وَالْكَافِرِينَ فِي جَهَنَّمَ جَمِيعًا – ‘‘Allah’ın ayetlerinin inkar edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar başka bir söze, başka bir konuya geçinceye kadar kafirlerle beraber oturmayın. Yoksa sizde onlar gibi olursunuz…’’ (Nisa:140)

16 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ – ‘‘Kim bir kavme benzerse, o da onlardandır.’’ (Ebu Davut Libas:4)

17 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Buradan şunu anlıyoruz: Gayrimüslimlerle dost olan, onlarla yaşayan, onlara benzeyen, onların ahlakı ile ahlaklanan kıyamet gününde onlarla beraber haşrolunacaktır. Onlarla beraber hesaba çekilecektir. Allah ona gayrimüslim muamelesi yapacaktır.

18 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Ebu Saîd el-Hudrî’nin aktarımına göre, Allah’ın Resûlü şöyle buyurdu: “Sizler karış karış, arşın arşın sizden öncekilerin yolunu izleyeceksiniz/onların inançları ve yaşayışlarını ölçü edineceksiniz. İnsanın giremeyeceği küçük bir keler deliğine girecek olsalar siz de onları takib edeceksiniz.” (Hz. Peygamberin gelecekle ilgili bu ürpertici açıklaması üzerine biz sahâbîler) sorduk: Ya resûlellah! (İzlerini takib edeceğimiz bu topluluklar) Yahûdiler ve Hıristiyanlar mı olacak? Şöyle buyurdu: “Ya başka kimler olacaktı?” (Buhari, Enbiya 50; Müslim, İlm 6)

19 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ لیس منا من تشبھ بغیرنا "Bizim dışımızdakilere benzeyen bizden değildir" (el- Câmiu’s-Sahîh (Sünenu’t- Tirmizî), İsti'zân 7, no: 2695)

20 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Günümüzde özellikle uydu teknolojisinin gelişmesiyle kültür emperyalizminin etkilerini daha fazla hissetmekteyiz. Ekonomik ve teknolojik üstünlüğe sahip olanlar haliyle kültür ve medeniyet konusunda da güce dayalı bir üstünlük elde ediyorlar. Kültür emperyalizminin en önemli aktörlerinden biri olan televizyon yıllarca salonlarımızda başköşeyi işgal ederek algımızda ve ona bağlı olarak değer dünyamızda önemli değişikliklere sebep oldu. Bu gün giyim ve kuşamda, davranış tarzında, dinlenme ve eğlenme alışkanlıklarında daha önce hiç olmadığı kadar batılıyız.

21 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ İmam-ı Rabbânî’nin de altını çizdiği gibi, hak ehli bâtıl ehline benzediği anda inancından ve mensubiyetinden gelen “izzet”ten uzaklaşmış, zillete düşmüş olur. Hatta bu sadece hak ehlinin zillete düşmesi ile neticelenen bir durum değildir. Hak ehlinin zillete düşmesi, kaçınılmaz olarak bâtıl ehlinin izzete kavuşması demektir. İkisi de aynı anda aziz veya zelil olmaz. Birinin izzeti öbürünün zilletinde, öbürünün izzeti berikinin zilletindedir. (Mektûbât, 163. Mektup.) Son iki, iki buçuk asırlık süreçte İslam dünyasında yaşanan durum, “başkalarına benzemek suretiyle adam yerine konulma çabası” olarak ifade edilebilir. Oysa adam yerine konulmak, kendimiz olmaktan uzaklaşmamıza bağlıdır; kendisi olmayı başaramamışların da adam yerine konulması mümkün değildir, ne bu dünyada, ne de ötede…(Ebu Bekir Sifil, Rıhle Dergisi, Sayı 11)

22 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ HAZIRLAYAN: AHMET KOÇ MODERATÖR: HAYDAR BEKTAŞOĞLU HAZIRLAYAN: AHMET KOÇ MODERATÖR: HAYDAR BEKTAŞOĞLU


"T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ DÜŞÜNCE VE YAŞAYIŞTA GAYRİ MÜSLİMLERİ TAKLİT ETMENİN SAKINCALARI." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları