Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TURİZMİN DOĞAL KAYNAKLAR ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİSİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TURİZMİN DOĞAL KAYNAKLAR ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİSİ."— Sunum transkripti:

1 TURİZMİN DOĞAL KAYNAKLAR ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİSİ

2

3 Kaynak ve Doğal Kaynak Nedir??  Kaynak; İnsanın çevresinde bulunan beşeri ihtiyaçlarının karşılanması ve sosyal gayelerinin karşılanmasını sağlayan veya kolaylaştıran maddelere “kaynak” denir.  Doğal kaynaklar; hiç bir topluluk, sınıf veya katmanın emeği karşılığı üretilemeyen, bu nedenle de herhangi bir gerekçeyle kimsenin sahiplenme hakkı iddia edemeyeceği kaynaklardır

4 Doğal Kaynakların Kullanımı Doğal kaynakların insan ve toplum hayatında çok önemli bir yeri vardır. Yaşamı fonksiyonel hâle getiren araç ve gereçlerin tamamına yakını doğal kaynaklardan sağlanmaktadır. İnsanoğlu tarih boyunca ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli doğal kaynakları kullanmıştır. Bunun sonucunda yaşadıkları mekanı ve çevreyi çeşitli şekillerde değiştirmişlerdir. İnsanlar da doğadaki her canlı gibi yaşamak için madde ve enerji kullanmak zorundadır. Canlılar madde ve enerji ihtiyaç­larını doğal kaynakları kullanarak karşılarlar. İnsanlar ilk çağ­lardan itibaren doğal kaynaklardan farklı şekillerde yararlan­mışlar, bunun sonucunda da medeniyetler ortaya çıkmıştır. Sanayi toplumu, uzay çağı ve bilgi toplumunun doğuşu da doğal kaynaklardan sağlanan ürün­ler sayesinde gerçekleşmiştir.

5 Doğal kaynak çıkarımı ve kullanımı beraberinde çeşitli çevre sorunlarının doğmasına da yol açmaktadır. Kömür çıkarımı sırasında yüzey şekilleri ve drenaj bozulmakta, bitki örtüsü ve hayvan türleri zarar görmektedir. Kömürün kullanımıyla oluşan sülfür bileşikleri asit yağmurları oluşturmakta, atmosferdeki karbondioksit miktarını artırmaktadır. Yaşamın temel kaynağı olan su; tarımsal üretim, endüstriyel kullanım, enerji üretimi, ulusal güvenlik gibi konularda önemli bir yere sahiptir. Ancak suyun yanlış kullanımı kuraklık ve çölleşmeye ya da sel ve taşkın afetlerine neden olabilmektedir.

6

7 Tükenmeyen Doğal Kaynaklar  Toprak: Toprak, üzerinde ve içinde yaşayan canlılarla uzun vadede kendini yenileyebilen bir doğal kaynaktır. Dünya'daki yaşa­ma kaynaklık eden biyolojik üretimin ana öğelerinden biri de topraktır. Tüm canlı varlıkların yaşama mekânı olup, besin kaynaklarının ana üretim alanı, diğer doğal kaynakların bulunma yeri, endüstrinin önemli bir hammaddesidir.  Hava: Enerji ve madde kaynaklarının bir kısmının kaynağı hava veya atmosferdir. Canlıların ihtiyaç duyduğu azot, oksijen ve karbondioksit gazları havada bulunur. Dünyayı çepeçevre saran gaz örtüsüne de atmosfer denir. Ortalama km. kalınlığındaki atmosferin kalınlığı ekvatordan kutuplara doğru azalır. Atmosferi oluşturan gazlar fiziksel ve kimyasal özellikleri farklı tabakalardan meydana gelmiş ve yerçekimi etkisiyle dünyayı sarmıştır. Birbirinden farklı özellikteki çeşitli katmanlardan oluşmuştur. Atmosferin yapısında genel olarak %78 azot,%21 oksijen, %1 asal gazlar bulunur.

8

9  Rüzgâr: Yüksek ve alçak basınç merkezleri arasındaki basınç farkın­dan kaynaklanan yatay yönlü hava hareketleridir. Rüzgâr enerjisinden elektrik enerjisi üretiminde yararlanılmaktadır. Rüzgâr enerjisinden yararlanabilme, rüzgârın esiş hızına bağlı olduğu için sınırlı bölgelerde kullanılabilmektedir. Rüzgâr enerjisi kullanan sistemlerin çevreye zararları ol­dukça azdır.  Dalga: Dalgalardaki enerjinin kaynağı rüzgârlardır. Sadece deniz kıyılarında yararlanılabildiği için Dünya'da kullanma olanak­ları sınırlıdır. Tüm Dünya'da bir yılda dalgalardan elde edi­lecek enerjinin, 200 milyon taş kömüründen elde edilecek enerjiye denk geldiği tahmin edilmektedir.

10  Güneş: Güneş enerjisinden ısıtma ve soğutma sistemlerinde, elektrik enerjisi üretiminde, havalandırma tesislerinde yararlanılmak­tadır. Gelecekte güneş enerjisine dayalı teknolojilerin geliş­mesiyle güneş enerjisi kullanımı daha da yaygınlaşacaktır.  Su: Su canlıların hayatlarını sürdürebilmeleri için zorunlu bir kaynak olup, yaşamın sürekliliğini sağlayan doğal bir kaynaktır. Ayrıca döngü yoluyla belli ölçülerde kendini yenileyebilen bir kaynaktır. Ayrıca içinde çeşitli canlıların yaşadığı doğal bir ortamdır.  Sular; yer üstü, yeraltı ve atmosfer arasında sü­rekli hareket halindedir. Yeryüzüne yağış olarak düşen su, yer üstü ve yeraltı su kaynaklarını besler.  Başlıca su kay­nakları; Okyanuslar, denizler, akarsular, göller, sulak alanlar, buzullar, yeraltı suları ve havadaki su buharıdır.

11  Orman: Ormanlar doğru bir şekilde işletildiği ölçüde kendini yenileyen bir kaynaktır. Ayrıca çeşitli bitki ve hayvanları barındıran bir ekosistemdir. Ormanlar, sayısız ürünleriyle ve işlevleriyle yüzyıllardır in­sanlar için vazgeçilmez bir kaynaktır.  Ormanların Doğaya Faydaları:  Havayı temizler.  Yağışı artıran özelliktedir.  Toprak su dengesini sağlar  Yeraltı sularını artırır  Erozyon, çığ, sel, heyelanı önler.  Yurdu güzelleştirir, turizmi artırır.  Yaban hayatını barındırır.

12

13 ve Turizm; II. Dünya Savaşı sonrası ülkelere döviz akışı sağlayan önemli bir sektör durumuna gelmiştir. Sanayileşme hareketine bağlı olarak, bireylerin, ekonomik gelirinin artması ve sahip olunan tatil haklarına bağlı olarak turizm gelişmiştir. Bugün dağ, göl, plaj, mağara, çağlayan gibi oluşumlar turizmde doğal kaynak olarak kullanılmaktadır. Büyüyen hizmet sektörü de turizmin daha hızlı bir şekilde gelişmesine neden olmuştur.

14 Tükenebilen Doğal Kaynaklar  Petrol, linyit, taşkömürü, doğalgaz gibi kullanıldığı müddetçe yerine yenisi oluşamayan veya oluşması milyonlarca yıl süren bu yüzden kullanıldıkça tükenen kaynaklardır. Yapılan araştırmalara göre çok önemli birer enerji kaynağı olan petrol, kömür ve doğal gaz, yeni yataklar bulunmazsa, aşırı kullanılmaları nedeniyle çok kısa bir zaman sonra tükenecekleri belirtilmektedir. Tükenir özellikteki kaynakların bir özelliği de çevreye zarar veren özellikte olmalarıdır.  Ancak bazı tükenebilir kaynaklar geri dönüşüm yoluyla yeniden hammadde olarak kullanılabilir. Bu özellik hem ömürlerini uzatır, hem de çevre kirliliğini azaltır

15

16 Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerindeki Olumlu Etkileri Doğal ve yapısal kaynakların korunması, yeniden, yapılandırılması ve güçlendirilmesine yardımcı olur. Uluslararası düzeyde kabul görülen kalite standartları ile doğal kaynaklara erişimi sağlar. Yerel insanların elde edebilecekleri, kaliteli fiziksel çevre düzenlemeleri teşvik eder. Geçmiş asırlardan kalan kullanılmamış, kıymeti düşmüş olan demiryolları, ardiye, liman, barınakların kullanımı için ekonomik mantık yaratır ki, bu varlıklar (yapıtlar) çağdaş toplumca pek fark edilmemektedir.

17 Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerindeki Olumsuz Etkileri  Turizm sektörü, ekonomik, sosyal ve siyasi getirilerinin yanı sıra önemli ölçüde çevre kirliliğine neden olduğundan olumsuz bir takım etkilere de sahiptir.  Diğer birçok endüstri gibi turizm endüstrisi de kısa dönemde ekonomik faydalar elde etme düşüncesine dayalı bir eğilim içindedir. Turizmde sınırlandırılmayan plansız bir gelişme sonuçta doğal ve kültürel değerlerin bozulmasına neden olabilmektedir.  Rekreasyon faaliyetlerinin artışı el değmemiş alanları ve vahşi bölgeleri kısa dönemli ekonomik çıkar için tahrip edebilmektedir. Flora ve fauna çeşitliliğine zarar vermekte, kirliliğe yol açmakta, erozyon yaratmakta ve doğal kaynakları olumsuz olarak etkilemektedir.

18 Hava: Hava kirliliği sadece sanayisi gelişmiş büyük şehirlerde yaşanan bir problem değildir. Etki alanı bir sanayi kentindeki gibi olmasa da yapılan araştırmalar kıyı bölgelerinde de hava kirliliğinin mevcut olduğunu ispatlamıştır. Hava kirliliği, turizm bölgelerinde deniz ve karada kullanılan araçlardan, ısıtma ve soğutma sistemlerinden ve emisyon gazlarından oluşmaktadır. Son araştırmalar, turizmin tüm emisyon sorununun çok az bir kısmına neden olmasına rağmen ozon tabakasının delinmesi, sera etkisi, küresel ısınma gibi sorunlarda turizmle hava kirliliğinin ilgisinin olduğunu göstermektedir.11 Kırsal alanlarda turizm sonucu hava kirliliğinin oluşumunun ise en az sevide olduğu görülmektedir.

19

20 Su ve Toprak; Turizmin çevre üzerinde yarattığı en önemli tahribatlardan birine toprak maruz kalmaktadır. Toprağın kirlenmesine katı atıkların düzensiz bir şekilde depolama alanlarına atılması sebep olmaktadır. Düzensiz depolama sonucunda toprağa olan sızıntılarla toprak ve yer altı suları kirlenmektedir. Verimli tarım topraklarının turizm amaçlı kullanılması, turistik tesislerin ve yazlık konutların yapılması, golf alanlarının kurulması gibi turizm amaçlı faaliyetler çevreye ve ekosisteme zarar vermektedir. Su turizm için en önemli çekim kaynağıdır. Turizmin yarattığı su kirliliği turistik tesislerin atık sularını arıtmadan su kaynaklarına boşaltması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu durum sadece kirliliğe sebep olmamakta aynı zamanda ciddi sağlık problemlerinin doğmasını da yol açmaktadır.

21

22  Ormanlar; Ormanlık alanların turizm tesisleri kurulmak üzere turizm yatırımlarına tahsisiyle belli oranda ormanlık alanın ortadan kaldırılmasına yani ormansızlaşmaya yol açılmaktadır. turizm bu yönüyle doğası gereği çevresel sorunlara yol açan ve bağlı olduğu kaynakları ortadan kaldıran b ir etkinlik olarak görülebilir. Turizmin kaçınılmaz olarak çevresel sorunlara yol açmasının temel nedeni doğal kaynak kullanımı ve tüketimine dayalı bir etkinlik olmasıdır. Artan turist sayısıyla birlikte turizm tesisi sayısının artması ve bu tesislerin orman, tarım ve otlaklar gibi doğal alanlar üzerinde inşası doğal kaynaklarda alansal azalma ve bozulma meydana getirmekte, turizmle artan nüfus kirlilik ve altyapı sorunlarını artırmaktadır.

23 Adrasan Turizm Bölgesinde Orman Yangını

24 Kıyı Erozyonu: Yat limanları, dalgakıranlar ve sahil yapılarının gerçekleştirilmesi, sediman (sürüntü malzemesi) akımında ve sonuçta kıyı erozyonunda değişimlere yolaçmaktadır. Kıyı topraklarından ve sığ kıyı alanlarından inşaat malzemelerinin çıkarılması, iç bölgelerdeki ormanlara ve Posidonia yataklarına zarar verebilir, sonuçta erozyona neden olur. Kıyı Erozyonu: Yat limanları, dalgakıranlar ve sahil yapılarının gerçekleştirilmesi, sediman (sürüntü malzemesi) akımında ve sonuçta kıyı erozyonunda değişimlere yolaçmaktadır. Kıyı topraklarından ve sığ kıyı alanlarından inşaat malzemelerinin çıkarılması, iç bölgelerdeki ormanlara ve Posidonia yataklarına zarar verebilir, sonuçta erozyona neden olur. Doğal zenginliklerin turizm adına aşınması ve dengesiz kullanımı, ekolojik dengeyi bozabilmekte ve arzu edilmeyen çevresel kirlenmenin doğmasına sebep olabilmektedir.

25 Görsel Kalite; Görsel kalite üzerinde olumsuz etkiye sahip olan turizm faaliyetleri, yeni yapıların gelişimi ve bunların doğal çevreye ve yerel mimariye uygun olmayan tarzlarıyla birlikte kirliliğe neden olmaktadır. Bu görsel kirlilik özellikle turizm kentlerinde kıyı şeridi boyunca varlığını hissettirmektedir. Görsel kirliliğe neden olan ilan panoları, reklam afişleri, elektrik ve telefon direkleri ve benzeri araçlarda turizm bölgelerinde sıkça görülmektedir. Turistik bölgelerde özellikle turistlerin belli alanlarda yoğunlaşmasından dolayı, motorlu taşıt ve deniz araçlarının çıkardığı sesler rahatsız edici olmaktadır.

26

27 Turizm ve boş zamanları değerlendirme faaliyetlerinden dolayı su ve arazinin yoğun kullanımı. Turizm ve boş zamanları değerlendirme faaliyetlerinden dolayı su ve arazinin yoğun kullanımı. Duyarlı doğal alanların giderek artan sayıdaki turist tarafından ziyaret edilmesi, doğa koruma çalışmalarını tehlikeye atmaktadır. Tarım ve ormancılık gibi diğer sektörlerle turistik kalkınma arasında ayrıca bazı çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Duyarlı doğal alanların giderek artan sayıdaki turist tarafından ziyaret edilmesi, doğa koruma çalışmalarını tehlikeye atmaktadır. Tarım ve ormancılık gibi diğer sektörlerle turistik kalkınma arasında ayrıca bazı çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Havaalanı, marinalar ve diğer tatil komplekslerinin kurulması toprakları aşındırmaktadır. Aşırı ziyaretçi akımı doğal çevre yapısını tahrip ederken, hayvan türlerini dışlayarak ekosistemi bozmakta ve çöp ve gürültü fazlalığı yapmaktadır. Su ve toprak kaynakları, turizmin gelişim trendine göre yönlendirilmektedir.

28 Doğal Kaynak Kullanımında Çevre Duyarlılığı  Teknolojik olanaklarla, çevresel etkileri dikkate alınmadan uygulanan projeler doğal kaynakların zarar görmesine ve hızla yok olmasına neden olmaktadır.  Hızlı nüfus artışı, düzensiz kentleşme, turizm, sanayileşme gibi etkenler doğal kaynakların sağlıklı bir şekilde kullanımını zorlaştırmaktadır. Bu durumda çevre duyarlılığının yok olmasına yol açmaktadır.  Tüm canlıların sağlıklı ve dengeli bir çevrede var olan doğal kaynaklarla yaşamlarını sürdürebilmeleri için, ekonomik kalkınma ile doğal kaynakların korunması birlikte ele alınmalıdır.  Barajlar, coğrafi koşullar dikkate alınarak projelendirme ve kullanım stratejileri geliştirerek inşa edilirse; Doğal çevre kirliliğine yol açmaz.

29 Çevre korunmasında turizmin rolü, Dünya Turizm Organizasyonu’nun Manila Bildirgesi (WTO, 1980) ile, ortaya konmuştur. Bu bildirgede; “turizm kaynaklarının kontrolsüz bırakılmamasına, turizm gereksinmeleri karşılanırken turizm alanlarında yaşayan nüfusun sosyal ve ekonomik yaşantısına, turist çeken tarihi ve kültürel alanlarda doğal kaynaklara zararlı olacak faaliyetlerde bulunulmamasına, bütün turizm kaynaklarının insanoğlunun mirası olduğuna” değinilmiş ve uluslararası ölçekte doğal ve kültürel kaynakların korunmasının geniş kapsamlı turizm planlamasının amacı olduğu belirtilmiştir.

30 Turizm ve Çevre İlişkisi Turizm ile çevre arasında yakın ilişki olduğu gerçeği yeryüzü kaynaklarının süratle bozulmaya başladığı, ortam kirlenmesinin büyük boyutlara ulaştığı 1970’li yıllarda daha iyi anlaşılmıştır. Başarılı bir turizm etkinliği için temiz, düzenli ve sağlıklı bir ortam gereklidir. Fakat turizm gelişmeleri, yoğun turist akımları da çevreyi belirli ölçüde bozmakta, yıkıma uğratmaktadır. Doğayı koruyarak turizmin gelişmesini sağlamak ancak gerçekçi ve dengeli uygulamalarla mümkün olmaktadır. Yüzyılın en büyük gelişme göstereceği alanlardan biri turizm sektörü olduğuna göre ve hiçbir ülkenin de turizm gelirlerinden vazgeçemeyeceğine göre, bütün ülkelerin hem yatırım planlaması hem de doğal ve kültürel değerlerini koruması gerekmektedir. Dünya genelinde, turizmin gelişmesi doğaya zarar vermektedir. Çevreye duyarlı olmayan, doğa ile uyumsuz tesisler turizm bilincine sahip çağdaş insanlar için çekiciliği olmayan, itici yapılar olarak görülmektedir.

31

32 Turizmin Çevresel Ve Ekolojik Etkileri Uluslararası alanda tu­rizmde doğal alanlara yönelik talebin artması, değişik turistik yörelerde gerekli altyapı ve donanımları oluş­turmadan turizme açarak betonlaşmaya yol açmakta, doğal ve fiziksel çevre tahrip olmaktadır. Hızlı nüfus artışı, büyüyen endüstrileşme, yenilenmesi mümkün olmayan doğal kaynakların tükenmesi, çev­renin kirlenmesi ve bozuluşu Dünyamızın ortak gele­ ceğini, her geçen gün daha büyük boyutlarda tehdit etmektedir.

33 HABERLER Mykonos Adası (Yunanistan); son 30 yıldır hızlı bir turizm kalkınması yaşanan ve uluslararası üne kavuşmuş bir tatil beldesidir. Turizm endüstrisindeki gelişmelere paralel olarak; son 10 yıl boyunca nüfusunu kaybeden diğer Yunan adalarının tam tersine, bu adanın nüfusu büyük rakamlara ulaşmıştır. Ada’daki bu büyüme, altyapıların artmasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Tüm bu yatırımlar, turistlerin ve diğer ziyaretçilerin Ada’da kalacakları yerlerin kapasitelerinin daha fazla artmasında itici güç olmuştur. Ancak bazı göstergeler Ada’da gözlenen doygunluğun işaretlerini vermektedir. Ada’nın oldukça sınırlı olan arazi varlığının çok büyük bir oranı; aşırı yoğun konut inşaatları, turistik yapılar ve bunların yan sanayiinin gerektirdiği altyapılar veya kalanları da geleceğe yönelik spekülasyonlar yüzünden kullanılmayan ve böylece çok geniş tarımsal arazilerin kaybına yolaçan faaliyetler tarafından harcanmaktadır. Ada’da bulunan diğer yeni gelişen köylerle birlikte, kalkınmanın ilk safhasında turizm endüstrisine dayalı ve geleneksel tarzda düzenlenmiş iki yerleşim alanı, turizmdeki denetimsiz ve hızlı gelişmenin bir sonucu olarak çevre kalitesi özellikleri ve yapılaşmış sahaların hacmi büyük ölçekte dönüşüme uğramıştır. Hızlı kentleşme ayrıca, sosyo- ekonomik yapıyı ve yerel kültür değerlerini değiştirmiştir. Mykonos Adası (Yunanistan); son 30 yıldır hızlı bir turizm kalkınması yaşanan ve uluslararası üne kavuşmuş bir tatil beldesidir. Turizm endüstrisindeki gelişmelere paralel olarak; son 10 yıl boyunca nüfusunu kaybeden diğer Yunan adalarının tam tersine, bu adanın nüfusu büyük rakamlara ulaşmıştır. Ada’daki bu büyüme, altyapıların artmasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Tüm bu yatırımlar, turistlerin ve diğer ziyaretçilerin Ada’da kalacakları yerlerin kapasitelerinin daha fazla artmasında itici güç olmuştur. Ancak bazı göstergeler Ada’da gözlenen doygunluğun işaretlerini vermektedir. Ada’nın oldukça sınırlı olan arazi varlığının çok büyük bir oranı; aşırı yoğun konut inşaatları, turistik yapılar ve bunların yan sanayiinin gerektirdiği altyapılar veya kalanları da geleceğe yönelik spekülasyonlar yüzünden kullanılmayan ve böylece çok geniş tarımsal arazilerin kaybına yolaçan faaliyetler tarafından harcanmaktadır. Ada’da bulunan diğer yeni gelişen köylerle birlikte, kalkınmanın ilk safhasında turizm endüstrisine dayalı ve geleneksel tarzda düzenlenmiş iki yerleşim alanı, turizmdeki denetimsiz ve hızlı gelişmenin bir sonucu olarak çevre kalitesi özellikleri ve yapılaşmış sahaların hacmi büyük ölçekte dönüşüme uğramıştır. Hızlı kentleşme ayrıca, sosyo- ekonomik yapıyı ve yerel kültür değerlerini değiştirmiştir.

34 Mykonos Adası Eski Hali

35 Mykonos Adası Yeni Hali

36 Turizm Alarm Veriyor Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2015 Haziran ayında ülkeyi ziyaret eden yabancı sayısında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,89, Ocak-Haziran döneminde ise yine geçen yılın rakamlarına göre yüzde 2,25’lik azalış olduğunu belirten Prof. Dr. İçöz, 2015 Seyahat ve Turizm Rekabet Endeksi’nde de yer alan Türkiye’nin turizmdeki eksilerine değindi: “Türkiye’nin turizmde rekabet gücü faktörleri, ilk beş sırada yer alan İspanya, Fransa, ABD gibi ülkelerin skorlarından oldukça düşük. Çevresel sürdürülebilirlikle doğal kaynakları koruma, güvenlik ve emniyet gibi konularda en düşük skorlara sahip Türkiye’de yüzey ulaşımının önemli ölçüde karayoluna dayalı olması, demiryollarının uzun yıllar ihmal edilmiş olması, liman hizmetlerinin de son derece sınırlı bölgelerde verilebiliyor olması, ülkeyi ziyaret etmek isteyen turistler için önemli bir negatif izlenim yaratmakta. Ülkemizde son yıllarda değişik amaçlarla yeşil alanların yok edilmesi ve vatandaşlarda da çevre koruma bilincinin yeteri kadar gelişmemiş olması ise doğal kaynakların korunmasında düşük skora sahip olmamıza yol açmakta. Diğer taraftan ülkemizde son derece önemli bir turizm destinasyonu olan Efes antik kenti bile 2015 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girmiştir. Türkiye’nin bu alandaki kültür mirası 15 adettir ancak rakiplerimizde bu rakamlar çok daha yüksek.

37 Peri Bacaları’nda Çevre Katliamı Nevşehir’in Ürgüp İlçesi'ne bağlı, peribacaları ile ünlü her yıl binlerce turistin gezdiği, Ortahisar Vadisi, Belediye tarafından çöp depolama merkezine dönüştürüldü. Ortahisar Kolubayırı mevkiindeki bulunan Ortahisar Vadisi'ne dökülen çöpler, çirkin görüntüler oluştururken, turistler başta olmak üzere turizmcilerin tepkisine neden oluyor. Bölge turizmcileri, evsel atık maddelerin bölgeye vahşice atılmaması gerektiğini belirterek şöyle dedi: "Doğal, kültürel ve tarihsel birikimleri ile tüm dünyanın yakından bildiği Kapadokya bölgesinde özellikle son yıllarda çevre ile uyuşmayan görüntüler ortaya çıkıyor. Çarpık yapılaşmalar açısından da sorunlar yumağı haline gelen bölgede, ciddi çevre sorunlarını beraberinde getiren, evsel atıkların doğal görünümlü vadilere atılması ciddi bir çevre sorunu oluşturuyor. Yetkililerin bu konuya duyarsız kalmamalarını ve bir çözüm bulmalarını bekliyoruz."

38

39 Adrasan Yangını Antalya’nın Kumluca İlçesi’ne bağlı tatil bölgesi Adrasan’daki İnceboyun mevkisinde saat sıralarında kızılçam ağaçlarının bulunduğu alanda başlayan ve hızla büyüyen alevler, 4 saat sonra otel ve pansiyonların bulunduğu alana sıçradı. Can kaybının olmadığı yangında 4 otel, hediyelik eşya mağazası ve restoran yandı. Bölgedeki pansiyonlarda kalan tatilciler, yangınla birlikte tesisleri terk etti. Büyük bir alanda etkili olan yangın 16.5 saat sonra sabah saat 07.00'da kontrol altına alınabildi. Yangında 125 hektar orman alanı kül oldu. Kumluca İlçesi Adrasan Mahallesi’ndeki orman yangını, saat sıralarında deniz kenarındaki pansiyon, otel ve restoranların olduğu tesislere ulaştı. Alevler, Mitah Otel, Cici Baba Otel, Ön otel ile bir hediyelik eşya mağazası ve restoranı sardı. Tesislerde bulunan yerli ve yabancı turistler çığlık atarak kaçtı. Bölgeyi kaplayan yoğun duman nedeniyle nefes almakta güçlük çekilirken, bir pansiyon sahibinin, ’2 İngiliz turist odada kaldı, çıkamadı’ haykırışları paniğe neden oldu. Korkunç manzara güneş doğduğunda daha net görüldü.Baba

40


"TURİZMİN DOĞAL KAYNAKLAR ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİSİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları