Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bir milyarın sahibi olacağıma keşke büyük bir hatip olsaydım. Bugünün dinleyicileri kendilerine konuşur gibi hitap edilmesini istiyorlar. Her değerli.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bir milyarın sahibi olacağıma keşke büyük bir hatip olsaydım. Bugünün dinleyicileri kendilerine konuşur gibi hitap edilmesini istiyorlar. Her değerli."— Sunum transkripti:

1

2 Bir milyarın sahibi olacağıma keşke büyük bir hatip olsaydım. Bugünün dinleyicileri kendilerine konuşur gibi hitap edilmesini istiyorlar. Her değerli söz, sahibini heyecana, sıkıntıya, huzursuzluğa sevk eder. Değerli dostlar kazanma, liderliğe yükselmenin en etkili yoludur, Bir insana; toplumun karşısında konuşabilmekten, fikirlerinin tartışıldığını görmekten daha büyük zevk yoktur. Madem yüzme öğrenmek istiyorsunuz, suya girmelisiniz. S Ö Z S Ö Y L E M E

3 Her insan ilk hareket sırasında korkabilir. Bu sırada hiç korkmuyormuş gibi davranmalısın. Bu cesaret iddiası, hemen gerçek bir cesarete dönüşebilir. Korkularınızdan kaçmayın. Siz kaçtıkça onlar kovalar. Korkularınızla dövüşün. Onlara meydan okuyun. O zaman onlar dönüp kaçmaya başlarlar. Sözünüzü tespit edin. Söylemeye karar verin ve konuşmaya başlayın. Bu hazırlık ve kararlılık, korkularınıza kuvvetli bir darbe indirecektir. Korkuyu bilgisizlik ve bilgisizliğin verdiği tereddüt doğurur. Toplum karşısındaki korkumuzun da en büyük sebebi budur. Ne yapacağımızı ne söyleyeceğimizi bilememek bizi dağıtır, perişan eder. Ancak tecrübeler bizi korkularımızdan uzaklaştırır.

4 Kendine güvenmenin en mükemmel yolu, başarısızlığa imkan vermeyecek kadar iyi hazırlanmaktır. Kırbaçlanmayı söze başlamaya tercih ederim. Fakat sözümü iki dakika önce kesmektense vurulmayı tercih ederim. İhtiyaç hissetmeden konuşmaya kalkma. İhtiyaç hissediyorsan söyleyeceklerini tespit et. Kalk, konuş ve tasarladığından başka bir kelime konuşmadan otur. Neşeliymiş gibi davranırsak neşeli, korktuğumuz halde cesurmuş gibi davranarak cesur olabiliriz. Konuşurken derin nefes alınız. Oksijen sinirlerinizi yatıştırır. Cesaretinizi toplamanıza yardımcı olur. Cesaret her devirde her yerde taktirle karşılanmış ve itibar sebebi olmuştur. Sizde ızdıraplarınıza aldırış etmeden cesaretle hareket ediniz.

5 Dimdik durunuz ve dinleyenlerin gözlerinin içine bakınız. Onların size borçlu olduğunu ve borçlarını bir defa daha erteletmek için orada toplandıklarını düşününüz. Bu düşüncenin psikolojik faydası çoktur. Tekrar yoluyla kazandığınız hakimiyet ve ölçüler alışkanlık haline geldiğinde rahatlarsınız. Öyleyse daima ve ısrarla gayret ediniz. Başarı için ilham bekleyenler şunu iyi bilsinler, en büyük ilham çalışmaktır. Toplum huzurunda konuşmaya davet edilen birisi, hemen bir dostuna mektup yazıyormuş gibi ele alacağı konuyu kağıda döksün. Sonrada yazdıklarını okusun. Eğer ortada tatmin edici bir şeyler yoksa, davet eden kişiye konuşmaya gelemeyeceğini bildirsin.

6 Konuşmayla ilgili en büyük hata, fikri ve hissi hazırlık yapılmadan konuşmaya kalkmaktır. Boş tüfekle savaş alanına dalınır mı.? Dinleyenlerin karşısına yarım yamalak bir hazırlıkla çıkmanın yarı çıplak çıkmak gibi olduğunu unutmayın. Okuduğunuz bir kitabı yansıtırsanız, başkalarının fikirlerini kendinize mal ederek konuşursanız, ortaya bir takırtı-tukurtu çıkar. Dinleyiciler bu sesin sebebini tam olarak tespit etmeseler de sesi duyarlar. Size ısınamazlar. Sözlerinizin size ait olmadığını hissedip, sizi konuştuğunuz yerde yalnız bırakırlar. Siz, bize okuduğunuz konudaki kendi düşüncelerinizi anlatın. Sözünüzün şahsiyetini aksettirin. Her hazırlıksız konuşma bir cüretten başka bir şey değildir.

7 Konuşmada, bir parça muhalefet, her insanı cazip kılar. Konunun üzerinde düşündükçe konunun yumuşadığını, sizinle konuşmaya başladığını görürsünüz. Düşünce devri ne kadar uzun olursa netice o kadar coşkulu olur. Konuyu düşünmeye devam ederken bulduğunuz her sözlü, yada yazılı bilgiyi hemen kaydetmeli, sonra bunları bir araya getirmelisiniz. Tamamen size ait bilgileri ayrıca yazınız. Bunlar diğer bütün elde ettiklerinizden daha kıymetlidir. Bunları kayıt etmek için elinizin altında daima kağıt bulundurun. Düşüncelerinizi yazarken düşünmeye ara vermeyin. Acele etmeyin. Düşüncelerinizin kayıt edilmesi beyninizin veriminden tam istifade etmeniz demektir.

8 Konuşma içinizden kopup gelen bir eser olacaktır. Çünkü bu eser, sizin etinizden, kemiğinizden kopup gelen çocuğunuz gibidir. Sağdan soldan alınmış fikirlerle örülmüş bir nutuk, kullanılmış eşya gibidir, kıymetsiz olur ve ilgi görmez. İnsanları kanatlandıran nutuklar, kanatlanmış insanların nutuklarıdır. Kısa bir konuşmada geniş bir konuyu işlemeye kalkışmayın. Konunun bir iki yönünü değerlendirin yeter. Konu ile ilgili akla gelebilecek her soruyu kendinize sorunuz. Cevaplar için araştırma gerekiyorsa araştırıp gidiniz. En fazla kaçınmanız gereken şey, konuşmanızı hayali bir omurga üzerine oturtmaktır. Gerçek olaylardan bahsedin. Yoksa dinleyenleri uyutursunuz.

9 Kendinizden bahsederken başkalarının bahsinizle ilgili yönlerini asla ihmal etmeyin. Konuşmanızı kendiniz için değil dinleyenler için yaptığınızı unutmayın. Anlattıklarınızın gücü, anlatmadıklarınızdan gelir. Topladığınız bilgilerin ve fikirlerin, en iyi ve en çarpıcı % 10’u kullanılmalı, % 90’ı bir tarafa bırakılmalı. Konuşurken fazla gayret sarf etmeden dinleyiciler karşısında dik durabilmeniz, arşivinizin zenginliğine bağlıdır.

10 Yedek güçleriniz olmadan ana gücünüzü sahaya sürmeyiniz. Düzensiz bilgi, düşünce dengenizi bozar. Bilgi düzenli olarak arttırılmazsa ve düzene sokulmazsa sizin düşüncenizin dengesini de bozar. Plansız ev yapılamayacağı gibi plansız konuşma da yapılamaz. Nutuk, amacı olan bir seyahattir. Gelişi güzel bir şehir turu değildir. Nereye gideceğini bilmeyen bir adam oturduğu yerde kalır veya başladığı yer etrafında dolaşır durur. Düşüncesini düzenlemeyen bir konuşmacı düzenli bir konuşma yapamaz.

11 Bir konuşmada tavsiye edilen konuşma tarzı teknik olarak aşağıdaki gibi olabilir; Olaylarla ilgili gerekli açıklamaları yapmak, -Mesajı vurgulamak Düşüncelerinizi yazdığınız notları, aynı başlık altındakileri toplayacak şekilde tasnife tabi tutunuz. Sonra en etkili olduğunu inandığınız notları ön plana çıkarınız. Konuşurken bazen notlara bakmanız dinleyicileri yorar. Notlar dinleyicilerin ilgisinin yarısını alır götürür. Konuşmacı ile dinleyiciler arasındaki uyum zedelenir. Suni bir hava doğmasına neden olur. Dinleyiciler konuşmacının yetersiz ve kendisine güveni olmayan biri olduğunu düşünmeye başlarlar.

12 Notlar, konuşmacının iyi hazırlanmasına neden olur. Fakat konuşma esnasında mümkünse o notlar cebinizde bulunsun. Eğer mutlaka notlarınız gerekli ise mümkün olduğu kadar onları dinleyicilere göstermeyiniz veya onlara baktığınızı hissettirmeyiniz. Aklınıza yanlış bir şey gelmesin, notlarıma bakmayacağıma göre onları ezberleyecek miyim? Asla..! ezberlemek sizi felakete götürür. Bu esnada unutacağınız bir kelime sizi felakete götürür, dinleyicilerin kucağına külçe gibi düşersiniz. Konuşma esnasında kelime aramayın, hadise ve düşünce arayın, kelimeleri onlar getirir.

13  İnsan sahip olduğu hafızasının ancak %10’unu kullanabiliyor. % 90’ını hafızayı işleten tabii kanunları ihmal ettiği için kullanamıyor.  Hafızayı kullanabilmenin tabii kanunları: – 1) Hatırlamanız gerekenler hakkında hafızanızda derin izler meydana getirmek, – 2) Unutmamak için sürekli tekrarlamak – 3) Hatırlanmaması gerekenleri unutulmayacak sembollerle, konularla, işaretlerle özleştirmek. Buna çağrışım zinciri denir. –Düşüncenizi hazırlandığınız konu üzerinde yoğunlaştırın. Zira bir saatlik ateşli çalışma, hülyalar içinde geçen yıllardan daha faydalıdır.

14  Normal bir insanın dimağı, gözünün gördüğü şeylerin binde birini görmüyor. Hakiki görüş kuvvetimizin azlığı inanılmayacak derecede azdır. Ortalama vasıfta bir insanı, dostlarınızdan ikisine, üçüne takdim ediniz. Birkaç dakika sonra bu adam o takdim edilenlerin hiç birinin adını hatırlamaz. Suçu dikkatsizliktir ama kendisine sorsanız hafızasının zayıf olduğunu iddia eder. Bu konuda tavsiye... size birisinin ismimi söylendi, o isim üzerinde dikkatlice durunuz. Tam anlayamadınız ise tekrar ettiriniz. Böyle yapmakla meraklanmayın muhatabınızı sıkmazsınız. Aksine onu memnun edersiniz, o isim üzerinde yoğunlaşın ve birisiyle veya bir şeyle özleştirin, artık o ismi kolay unutmazsınız. Bu tarz hafızanızı çelikleştirmektir. Çelik üzerine yazılanda kolay silinmez.

15 –Unutmamak için işitin ve görün. –Yüksek sesle okuduğum fikirleri iki hissimle yakalarım, hem görür hem de işitirim, bu yüzden daha geç unuturum. –Bir şeyi iyice görmemiz gerekir. Zira gözün intibaları dimağda iz bırakır. –Bir adamın yüzünü adından daha sonra unuturuz. –Bir kere görmek bin kere işitmekten daha değerlidir. (Çin Ata sözü) –Hatırlamak istediğiniz ismi, telefon numarasını.. v.s. yi kağıda yazıp dikkatlice bakınız, istediğiniz anda hafızanız, yalnız sesleri değil kağıttaki görüntüyü hatırlayarak size yardımcı olacaktır.

16  Hafızanın gözü, kulağı ve dili vardır.  Hatırlamak istediğiniz konuyu size hatırlatan birkaç resim yapmak, o konunun hafızanıza kazınmasına sebep olur. Gözlerinizi o resim üzerine diktiğinizde her çizgi size konunun bir bölümünü hatırlatır. Bu aynı zamanda eğlendirici bir yoldur.  Tekrar sayesinde bir çok şeyi ezberlemeniz ve hafızanızda yer tutmasını sağlamanız mümkündür.  Mesela bir nutukta kullanacağınız bilgileri bir başka konuşmada kullanmanız tekrar etme olacağından kesinlikle pekişmesine yol açar. Fakat şuursuz, kendi kendine tekrarlamak bir işe yaramaz.

17 –Yapılan bir denemede görüldü ki; Ezberlenmesi gereken bir şeyi bir kerede ezberlemek için sarf edilen zaman, onu değişik zaman dilimlerinde ezberlemek için harcanan zamandan iki defa daha fazladır. – Dimağımızın bu hassasiyeti iki sebebe dayanmaktadır. 1) Tekrar sırasında verdiğimiz aralarda, dimağ kendisine yüklenen bilgileri kolay hatırlanabilecek sıraya koymaktadır. Onları hatırlatacak diğer bilgilerle bağlantı kurulmaktadır. 2) Dimağ dinlendirilerek çalıştırılırsa, gerginlikten kurtulur. – O halde hiç kimse bir konuşmayı bir gece önceden hazırlamaya kalkmasın, zira o zaman hafızasının yarısını kullanır.

18 –Dimağımız her şeyi birbirine çekip bağlayan bir makinadır. Bir an sustuğumuzu farz edin. O esnada biri gelip bize, “hatırla” dese, ilk soracağımız “neyi?”dir. Çünkü hafıza ipucu ister. –Hafızada tutulmasını istediğimiz bir olayı kuvvetli iplere bağlamamız gerekir. Bir kuvvetli çağrışım zinciri kurmamız gerekir. Mesele bir ismi unutmamak istiyoruz, o ismi meşhurların birinin ismine bağlayabiliriz, bir beldenin veya bize ilginç gelen bir ilin çağrışım zincirine bağlayabiliriz. –İlk defa karşılaştığınız birinin konuşma tarzına, giyimine, yüz ifadesine dikkat ediniz, aldığınız intiba, onun ismini hatırlamanıza vesile olur.

19 Kimse not defteri kullanan bir konuşmacı görmek istemez. Daha önce hazırladığınız notları zihninizde bir imaja bağlayarak ilk konuşmaya başlayın, sonra kapıları birer açın. Her kapı bir sonraki kapının hatırlanıp açılmasına vesile olacaktır. Bu yol basit gibi görünür ama heyecan ve korku bu yolu zorlaştırır. Hatırınızda tutmak istediğiniz isimleri sahiplerinin meslekleriyle bağ kurarak muhafaza etmeye çalışınız. Hatırlamak istediğiniz tarihleri bilinen mühim tarihlerle bağ kurarak hatırlamaya çalışınız.

20  Ele alacağınız konunun başlıklarını iyi tespit edin. Diyelim ki ele alacağınız konunun paragraf başlıkları, sigara, koyun ve ev olsun. “Koyun sigara içerken evi yaktı” gibi komik bir cümle bile düşünce sıralamanızı sağlayacaktır.  Hatta bu cümlenin komik olması sizin sıralamayı hatırlamanızı kolaylaştıracaktır.  İkna eden söz, dimağdan dimağa giden söz değildir, kalpten kalbe giden sözdür.  Göz pınarlarınızda yaş yoksa kimsenin gözlerini nemlendiremezsiniz.

21  Kelimeleriniz, samimiyet, inanç ve hisle dolu olmalıdır. Bir konuşmacının başka büyük bir meselesi yoktur.  Sözün kuvveti, söyleyenin, söylenmeye değer sözleri söylüyor olmasından ve onun bu sözleri söyleme ihtiyacını kuvvetle hissetmesinden ileri gelir.  Eğer söyleyeceğiniz söz, sizi sarıp sarmalamıyorsa, sözünüzü dünyayı kurtaracak kadar önemli görmüyorsanız, dinleyenlerde sizinle aynı tepkiyi gösterir. Bunu neden söyledi, lüzumunu anlayamadık derler.

22 –Hangi dili kullanırsanız kullanınız ama asla size ait olmayan, sizi anlatmayan bir söz söylemeyin. –Konuşurken dik durun, ciddi olun ve ciğerlerinize bol oksijen doldurun. Bir faziletten mahrumsanız o fazilete sahipmiş gibi davranın. –Unutmayın dinleyicilerin uyanık durması konuşmacının uyanık durmasına bağlıdır. –Tereddüt gösterilen hiçbir tavır, dinleyicilere güven vermez. –Dinleyicileri kesinlikle sevmelisiniz ki onlarda sizi sevsinler. Eğer karşılıklı sevgi iletişimi yıkılırsa başarı mutlaka sıfırdır. Şimdiye kadar, dinleyicilerini sevmeyen bir hatibin, bir ses sanatkarının, bir tiyatrocunun başarılı olduğunu tarih kayıt etmemiştir.

23  Sözün fiziği, sözün fikri değil, sözün ruhudur önemli olan. O ruh da kalbinizdeki sevgiden beslenir. Çalışanlar bir gün kendilerini mesleklerinin zirvesinde bulacaklardır. İyi bir hatip olmak için dikkat edenler, bu konuda ilgilerini daima canlı tutanlar, devamlı pratik yapanların amaçlarına ulaşacakları muhakkaktır. Yeter ki zihniyet ve şahsiyet sahibi olsunlar.  İyi bir hatip olmak için fevkalade zeki olmak, doğuştan hatip olmak falan gerekmez. İyi bir hatip kesinlikle çalışmakla olunur.

24 –Unutmayalım mücadelenin en şiddetli olduğu an ümitsizliğin son safhada olduğu andır. Yani merkezin yıkıldığı, sağ cenahın gerilediği an son derece mükemmel bir andır. İşte o an taarruz et..! Zira bütün gücünü son olarak o anda kullanırsın. –Unutmayın; Her şeye, onu istemekle sahip oluruz. Kalbimiz neyi arzu ediyorsa biz oyuz. Onun için dik durun. Kaybetmek ve ölmek kolaydır, kazanmak ve yaşamak zordur. Biz zora talip olmalıyız. –Söz söylerken dikkat edelim. Aynı sözü biri tatlı biri tuzlu söyleyebilir. Önemli olan sözün kendisinden ziyade sözün söyleniş tarzıdır. Güzel bir tarz, basit sözleri bile çekici yapar.

25 –Söyleyen kim? Ne söylüyor? Nasıl söylüyor? Bunların önemlisi üçüncüsüdür. Bir kurşunu elinizle atarsanız tesiri olamaz, ama iyi bir tabancayla atarsanız karşınızdakini vurursunuz. –Konuşma yaparken vermek istediğiniz konuyu bir başka konuyla gölgede bırakmayınız. Konunuza heyecanla sahip çıkın ve heyecanınız dinleyiciyi konunun arasında dolaştırsın. Mesela bir hatip alemlerden ve atomlardan bahsediyordu, öyle heyecanlanmıştı ki dinleyiciler etraflarında atomların dolaştıklarını zannetmişlerdi. Konuşmacının heyecanı coşkun bir sel gibi dinleyicileri önüne katmış sürüklüyordu. –Unutmayın, tabii olmayan bir ses ve davranış, konuşmanızı güzelleştirmez. Çirkinleştirir.

26 –Konuşurken en az dinleyiciler kadar sizde kendinizi dinlemeli ve ses tonunuzdaki aksamaları düzeltmelisiniz. Unutmayın her kelime ve cümleyi uygun bir ses tonunda seslendirerek meydanı süsleyen ve sevimli yapan bir ağaç haline getirebilirsiniz. –Konuşmanız esnasında kendi kendinize soru sorabilirsiniz. Bu şekilde sorduğunuz suallere içtenlikle cevap veriniz. Bu kaynaşmayı sağlayacaktır. –Konuşma esnasında ara sıra duraklayın. Buna nişan alma ve sözün hedefine ulaşıp ulaşmadığını kontrol etme denir. Unutmayın; bazen susmakla konuşursunuz. Susmanın altın olduğu yer söz arşıdır. –Söz söyleme durumunda olan insan için şahsiyet yüksek zekadan daha öndedir.

27 –Şahsiyetin tahlili gülün kokusu gibi zordur. İnsanın, manevi varlığının, mizacının, zihniyetinin, tecrübesinin, tahsil ve terbiyesinin harman olduğu bir kaptır şahsiyet. –Yorgun bir adam dinleyiciler karşısında mıknatıs etkisi yapamaz. –Konuşmaya başlamadan önce, hazırlığınızın çoktan bitmiş, yeterince dinlenmiş olmalısınız. –Konuşmadan önce yemek yemeyiniz. O zaman beyninizde dolaşması gereken kan midenizle meşgul olur. –Güzel bir görünüş, iyi yakıştırılmış bir elbise başarıyı kolaylaştırır.

28 –Pejmürde bir kıyafet konuşmacının kafasının da dağınık olduğu hissini verir. –Devamlı dinleyicilerin müşahedesi altında olan konuşmacının dış görünüşündeki küçük bir uyumsuzluk, kocaman bir leke gibi görünür. –Başarıda en büyük hisse gülümsemededir. –Gülümsemesini bilmeyen insan dükkan açmamalıdır. (Çin Ata sözü) –Satabilmesi için insanın yalnız tezgahında değil yüzünde de bal olması gerekir. –Konuşma yaptığınız dinleyiciler arasında boşluk olmaması gerekir. Dinleyiciler arasında boş sandalyeler ve uzak mesafeler kadar heyecanı azaltan bir şey yoktur.

29 –Büyük bir dinleyici kitlesi içinde yer alan birisi o kitlenin bir parçası olur. Şahsi hiçbir tepki gösteremez. Kolaylıkla heyecanlanır. –Küçük bir topluluğa konuşacaksanız, küçük bir mekan seçiniz. Dinleyiciler dağınıksa hepsini bir tarafa toplayınız. –Konuşma yapacağınız yerde hava temiz olmalı. Hatip için hava küçük dili kadar önemlidir. –Konuşma yeri iyi aydınlatılmalı. Zira yüz ifadeniz kelimelerinizden daha önemlidir. Dinleyiciler sizin yüzünüzdeki değişiklikleri görüp etkilenmeliler. –Önünüzde bulunan bir bardak bile dinleyicilerle aranızda ciddi bir engeldir. –Konuşurken yanınızda kimse olmamalıdır.

30  Dinleyici kitlesi, karşısında hareket eden hiçbir şeyden kendini koruyamaz ve kendini konuşmadan ziyade yanınızdakinin hareketlerine kaptırır.  Konuşmada; kelimeler % 10, ses tonu % 30, beden dili % 60 etkilidir.  Dinleyici ağzını kapatarak sizi dinliyorsa, bu şüpheli dinlemedir. Eğer çenesinin altına elini koyarak dikkat ifade eden bir tarzda dinliyorsa, sizi önemsediğini gösterir.  Konuşurken eşyalarla, parmaklarınla, elbisenin herhangi bir yeri ile oynamak, dinleyicilere hatibin kendisini kontrol edemediği fikrini verir.  Değeri olan jest o anın ilhamıyla yapılan jesttir.  Söze, bütün dikkatleri ayaklandıracak bir başlangıçla girmek gerekir.

31 – İlk söylenecek söz ile son söylenecek sözleri önceden hazırlayarak konuşmaya girmelidir. – Unutmayın, insan düşünme denilen gerçek çalışmadan kaçmak için başvurmayacağı çare yoktur. – İleriyi görmek hakim olmak demektir. İleriyi görmek yetenek kadar ağır bir düşünce mesaisine bağlı şeydir. – Sözü dolandırmamak gerekir, konuya girip, çabucak anlatıp çekilmek gerekir. – Mizah bir şahsiyet işidir. İnsan ya doğuştan bir mizah kabiliyeti getirir, yada getirmez. Mizah gücünüz deriniz kadar sizin bir parçanız değilse, mizahi konuşmaya kalkmayınız. Dinleyicilerin anlattıklarınıza değil size gülmelerine yol açarsınız.

32 – Dinleyicileri mutlaka güldürmeniz gerektiğini düşünüyorsanız, kendinizle ilgili bir olayı nakletmeniz uygun olur. Kendinizi gülünç gösterdiğiniz bir olayın güldürme ihtimali daha yüksektir. – Konuşmacıların yaptıkları büyük hatalardan biride söze özür dileyerek başlamalarıdır. “Konuşma kabiliyetim olmadığı halde”-“Hazırlıksız olduğum için beni af edin”...gibi sözler işi baştan sabote eder. – Unutmayın bir hatip söze özür dileyerek başlarsa alacağı cevap, “ileriye gitmenize lüzum yok” tur.

33 –Dikkati dağıttıktan sonra toplamak oldukça zordur. Bunun için dikkati sağlam tutacak bir başlangıç yapmanız, birkaç cümle ile bunu başarmanız gerekir. –Söze dinleyenleri meraklandırarak başlama en faydalı bir yoldur. –Söze bir hikaye ile başlayabilirsiniz. Bilhassa insanın kendi başından geçen bir macerayı dinlemekten herkes zevk alır. –Söze tasvirle başlamak iyi bir başlangıçtır. –Herkesin görebileceği bir şeyle söze başlamak dikkatleri toplamanın en kolay yoludur. Bu şekildeki bir başlangıca; bebekte, vahşilerde, yüksek seviyede dinleyicilerde kayıtsız kalamaz.

34 –Söze başlamanın en emin yollarından biride büyük adamların sözleriyle giriş yapmaktır. Onların sözleri daima ilgi uyandırmıştır. –İnsanlar kendilerini ilgilendiren konularda dikkat kesilirler. O halde onların şahsi ilgilerini çekecek bir şekilde söze başlamak gerekir. –İyi bir başlangıç yürekleri hop ettirecek bir başlangıçtır. Giriş yaparken levhayı geniş tutun ki orada herkes kendine bir yer bulabilsin. –Başlama sözlerinin, hemen orada o anda bulunmuş olduğu izlenimi vermek çok etkili olur. Dinleyiciler bu tabii üsluptan hoşlanır. Sanatı gizlemekte bir sanattır. Bir konuşmacıya böyle bir sanat lazımdır.

35 –İnsanları kazanmak için onlara samimi bir dost olduğunuzu kabul ettirmeniz gerekir. Dostluğunuzu da bal ile göstermelisiniz. Çünkü bir damla bal bir varil ziftten daha fazla sinek toplar. Dinleyicilerin karşısına bal ile çıkmanız, eğer haklıysanız, davanızın ispat edilmesini sağlar. –Konuşma esnasında önce ortak noktalardan bahsetmek ve onlarla paylaştığınız aynı görüşleri dile getirmeniz gerekir. –Hatip dinleyicilerle münakaşa etmeye kalkarsa, dinleyiciler eski fikirlerine daha çok sarılır. “Şimdi size şunu ispat edeceğim” diye söze başlayan hatip, dinleyicilerden “Hadi bakalım... görelim.” cevabını alır.

36 –Her tartışmada, tartışılan konu etrafında ne kadarda ihtilaf noktaları uzlaşmaz görünse de yine de bazı ittifak noktaları bulunur. Konuşmacı bu ortak noktaları bulup onlarla işe başlamalı ki fikrini kabul ettirirken hiç olmazsa bazı direnme noktaları kırılmış olur. –Klasikleri okuyan herkes kendi zekasını parlatır, açar ve inceltir. –Bir kimsenin konuşma sanatına sahip olup olmadığını, konuşmaya girişinde yada bitirişinde anlarsınız. Onun için sonuç cümleleri çok önemlidir. –“Artık sözü kesmek gerekir veya söyleyeceklerim bunlardan ibaret” gibi sözlerle bir konuşma asla bitirilmez.

37 –Bazı hatipler de vardır ki sözü nasıl bitireceklerini bilemezler ve aynı şeylerin etrafında dönüp dururlar. Bunun çaresi son sözlerini önceden hazırlamaktır. –Konuşmada önce söyleyeceklerinizi söyleyin, sonra tekrar edin. Konuyu, kısa ve özet tekrarlar daha pekiştirmeye yarar, sıkmaz. –Konuyu birkaç cümle ile özetleyerek tamamlamak herkesin hoşlanacağı bir husustur. –Konuşma esnasında abartılı sözlerden kaçınmak gerekir. İnandırıcı olmaz ve ters tepki yapar. Sahte para gibi reddedilir. –Sözü bitirmenin en etkili yollarından biri de şiir okumaktır. Sözü doruk noktasına götürüp orada tamamlamak en etkili fakat en zor bir iştir.

38 –Bir konuşmada doruğa çıkılırken her bir cümle bir evvelkinden daha çarpıcı ve etkili olmalıdır. –Konuşmayı lüzumsuz uzatmamak gerekir. Eski bir kabilede konuşmacıya tek ayağının üzerinde durabileceği kadar zaman verilirdi, ne zamanki ikinci ayağını yere basma ihtiyacını hissederdi konuşmasına son verirdi. –Konuşmada dinleyicilerin tanınması çok önemlidir. Yoksa hedef belirlenemez. –Konuşmayla ne yapmak istediğinizi bilin. Yoksa başarısız olursunuz. –Konuşmada açık bir anlatımla mukayeseler yapın.

39 –Eğer konu uygunsa mutlaka resimlerden, slaytlardan, filmlerden istifade edin. –Önemli bulduğunuz fikirleri mutlaka tekrarlayın. –Kısa bir süreye birçok konuyu sığıştırmaya çalışmayın. Yoksa konudan konuya sıçramanızı dinleyiciler takip edemez ve başarısız olursunuz, dinleyicileri yorarsınız. –Zihne giren her kavram ve netice, onu bozacak bir fikirle çarpışmadığı sürece doğru kabul edilir. Bir adama bir fikir verir ve o fikirlere zıt fikirlerin uyanmasına imkan tanımazsanız, ayrıca o fikri ispat etmenize gerek yoktur. –Başkalarını etkilemek isteyenler delillerden çok telkine başvururlar.

40  Bir adama “ Kahve içmek istemiyorsunuz değil mi? “İsterseniz getireyim “deyin cevabı hazırdır. “Hayır içmeyeceğim. Ama “Kahvenizi şimdi mi alırsınız yoksa birazdan mı getireyim?” Dediğiniz de, cevap ”şimdi getirin”dir.  İnsan dimağı, kendisine telkin edilen her fikri doğru kabul etmekle kalmaz, hatta bu fikirleri kullanarak harekete geçer.  Heyecanla ifade edilen fikirlerin karşıt fikirlerle karşılaşması mümkün değildir.  Gurur, insan tabiatının infilak edici maddelerinden biri olduğuna göre, bu yanıcı maddeyi aleyhinize değil lehinize kullanın.  İnsan kafası denilen kaleye, onun sahibiyle girilir, onu bombalayarak değil.

41  Özellikle siyasi fikirleri kabul ettirmeniz için onları sonsuza yakın bir şekilde tekrarlamak gerekir. İnsanlar devamlı duydukları bir fikri sonunda benimserler. Tekrar yaparken tecrübe çok önemlidir. Aynı şeyleri değişik cümlelerle söylemek gerekir. Hep aynı cümleyi tekrar ederseniz sonuç feci olabilir, insanlar saatlerine bakmaya başlarlar.  Dinleyenler, konuşmacının isimler ve tarihler vermesini sever. Böylelikle kendileri de konu üzerinde örnekler bulmaya başlarlar. Böylece sizin konuşmanıza ortak olurlar. Onlarda kendi hatıralarıyla birlikte derin bir iz bırakırsınız.  Örnekler acele verilip geçilmemelidir. Yoksa beklenen tesiri yapmaz.

42 Kulak vasıtasıyla alınan intibalar, ağacın gövdesine çarpan rüzgar gibidir. Gelip geçer. Gözle alınan intibalar ise bir tablo gibidir daima kalıcı olur. Ağıla giren koyunların zıplaması için önden gelen birkaç koyunun önüne konulan bir sopa onları zıplatır. Sonra sopa kaldırılır fakat arkadaki koyunların hepsi tam girişte diğerleri gibi zıplayarak ağıla girer. Başkalarının yaptığını yapmak ve başkalarının inandığına inanma temayülü insanlarda da vardır. Onun için büyük insanların düşüncelerinden herkes etkilenir. “İstatistikler gösteriyor ki” diye söze başlamaktan sakınınız. Zira böyle bir sözde istatistiğin güvenliği hemen akla gelir.

43  İnsanların en çok ilgisini çeken üç konu; Cinsiyet, mal ve dindir. Bu konular insanın kendisidir. O halde halk neyle ilgileniyor sualine, “kendisiyle” diye cevap verebiliriz. Bizim için hiçbir şey kendi nefsimiz derecesinde ilgi uyandıracak mahiyette değildir.  Bir insan, kendisi hakkında üç-beş söz söylemenizi, tarihin en büyük adamının kim olduğunu anlatmanıza tercih eder. Gerçek bu olduğuna göre insanın nefsiyle savaşı, gerçekten büyük savaştır.  Bir çok insanın ilgi çekmeyen bir konuşmacı olmasındaki sebep, yalnızca kendisinden bahsetmesidir. Böyle bir insandan sıkılmayacak kimse yoktur.  Siz karşı tarafın ilgi duyduğu konulardan bahsedin. Göreceksiniz çok güzel konuştuğunuz söylenecektir.

44  Mücadele eden, kavga veren, hedefe ulaşan bir insanın macerası ilgi çekicidir.  Çocuklar, insanları anlatan hikayelerden çok hoşlanırlar.  En iyi dinlenen hatip, gözler önüne canlı resimler getirebilen hatiptir.  Shakespeare, mesela; mükemmel bir şeyi düzeltmeye kalkanı anlatırken kullandığı kelimeler hep şekil içermektedir. “saf altını yaldızlamaya kalkıyor”, “zifti boyamaya çalışıyor”, “menekşeye koku serpmeye uğraşıyor” gibi.  Güçlü tezatlar ilgi uyandırır. Konuşmacılar tezatlı cümlelerin gücünden yararlanmalıdırlar.

45  Anlattıklarımızla ne kadar ilgiliysek, o kadar ilgi çekeriz.  Güven sağlamanın en önemli ve kestirme yolu o güvene layık olmaktır. Samimi hatipler daima daha güzel ve etkili konuşmuşlardır.  Samimiyet, samimiyetin bile farkında olmamaktır. Kahramanların ilk belirgin vasıfları samimi olmalarıdır. Ancak samimiyetle bağlanılan davalar davacısını kahraman yapar.  Bir insanın kalbi kafasından büyük olmalıdır.  Kendi tecrübelerinizi anlatmanız size güven sağlar.  Sizi takdim edecek şahsa önceden sizin ve konunuz hakkında bilgi vermeniz gerekir.

46 Konuşmanız sırasında en çok dikkat edeceğiniz bölüm, dinleyicileri konuştuğunuz konu hakkında aydınlatacağınız bölümdür. Konuşmanın bu bölümü ateş hattıdır. Ateş hattı insana eksersiz yapma imkanı vermez. İnsan burada önceden öğrendiklerini uygular. Bunun için tam hazırlıklı olmalısınız. Ateş hattı hiçbir zaman kaybetmemeniz gereken bir hattır. Dinleyicilerin akıllarına takılacağını tahmin ettiğiniz soruları önceden cevaplarsanız. Sizi dinlemelerini sağlarsınız. İnsanların sözleri onların değerleri, terbiyeleri, kültürleri hakkında bilgi verir. İnsanlar birbirlerinin sözlerine bakarak birbirlerinin değerlerini ölçme eğilimindedirler.

47  İnsanın tahsil hayatında kazanması gereken meziyet, ana dilini doğru ve güzel konuşmaktır.  Ana dilinin doğru ve güzel konuşulması için, öncelikle yapılacak iş o dille yazılmış en yüksek eserlerin okunmasıdır. Hatta bu eserler elle yazılarak kopya edilmelidir.  Dünyadaki sersemlerin en sersemi başka bir iş bulmadan işini bırakan adamdır.  İnsan elindeyse zengin olmalı zira onun fakir kalmaya hakkı yoktur. Paradan çok değerli, çok ulvi, çok yüksek şeyler vardır. Bu değerli, yüksek, ulvi şeylerin değeri para sayesinde daha da artar.

48  En çok yaşayan kimse, en çok düşünen, en asil hisleri duyan, en güzel yaşayan kimsedir.  Her derdin başı, hareketsizlik, kabiliyetsizlik, manevi düşkünlük ve irade zayıflığıdır.  İnsan nasıl düşünürse öyledir.  Hareket düşüncenin tomurcuklanmasıdır, neşe ve keder onun meyvesidir. İnsan böylece kendi eseri olan acı - tatlı meyvelerle yaşar.  İnsan kendi kendini ya tahrip, yada inşa eder. İnsan ya düşünce tezgahında imal ettiği silahlarla kendini vurur, yada aynı tezgahta imal ettiği malzemeyle kuvvet ve huzur sarayları inşa edebilir. İnsan iyi düşüncelerle olgunluğun zirvesine tırmanabileceği gibi, kötü düşüncelerle de canavarlaşabilir.

49 –Rüyalarınız, idealleriniz, hayalleriniz, hayatınızı kuran işçilerdir. –İnsan kendini idrak ettiği oranda huzura kavuşur. –İnsan kendine hakim olduğu oranda başkalarına da hakim olur. –Tabii bir konuşma tarzı elde etmeden kürsüye çıkmamak gerekir. –SONUÇ : Söz söyleme sanatı için bazı kaideler tespit edilmiştir. Fakat bu kaidelerin ufak bir kusuru vardır. O da işe yaramamalarıdır. O kaidelerin her biri işin tabiiliğini, sözün hayatiyetini öldürmektedir..!.


"Bir milyarın sahibi olacağıma keşke büyük bir hatip olsaydım. Bugünün dinleyicileri kendilerine konuşur gibi hitap edilmesini istiyorlar. Her değerli." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları