Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sosyolojik Tahayyül. Sosyoloji: Eleştirel ve Yıkıcı Bir Güç Her bilimin nihai amacı açıklamaktır. Yani nesnesini o nesne kılan belirleyicilikleri (determinizmleri)

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sosyolojik Tahayyül. Sosyoloji: Eleştirel ve Yıkıcı Bir Güç Her bilimin nihai amacı açıklamaktır. Yani nesnesini o nesne kılan belirleyicilikleri (determinizmleri)"— Sunum transkripti:

1 Sosyolojik Tahayyül

2 Sosyoloji: Eleştirel ve Yıkıcı Bir Güç Her bilimin nihai amacı açıklamaktır. Yani nesnesini o nesne kılan belirleyicilikleri (determinizmleri) ortaya çıkarmaktır. Örne ğ in, sosyoloji toplumsal olanın bilimi oldu ğ una göre sosyolog da toplumsal gerçekli ğ in belirleyiciliklerini ortaya koyacaktır.

3 Sosyoloji: Eleştirel ve Yıkıcı Bir Güç Bu gerçeklik ise do ğ al de ğ il, insanın var etti ğ i bir gerçekliktir. Ancak insan yoktan var edemez; mutlak bir belirleme gücü yoktur. İ nsan verili do ğ al gerçekli ğ i ve onun belirleyiciliklerini geriletti ğ i oranda, onların egemenli ğ ini kırabildi ğ i ölçüde varlık kazanır ve insani özgürlü ğ e kavu ş ur.

4 Sosyoloji: Eleştirel ve Yıkıcı Bir Güç Ancak insanlar ne do ğ a ne de birbirleri kar ş ısında e ş it belirleme gücüne sahip de ğ ildir. Toplumsal gerçeklik her zaman bazılarının di ğ erleri kar ş ısında daha fazla özgürlük kazanmı ş oldu ğ u halde yapılanır. Öyleyse sosyal bilimcinin görevi toplumsal gerçekli ğ i do ğ al bir gerçeklikmi ş gibi görüp onu do ğ al bir nesne gibi betimlemek de ğ il, de ğ i ş en güç mücadeleleri içerisinde toplumun nasıl ve kimin yararına yapılandı ğ ını açıklamaktır.

5 Sosyoloji: Eleştirel ve Yıkıcı Bir Güç Toplumsalın yapılanmasının arkasındaki niyeti/de ğ erleri incelemek de sosyal bilimlerin görevi olacaktır. Bu yüzden sosyal bilimler yıkıcı (en azından üsttekiler/egemenler için) bilimlerdir.

6 Sosyoloji: Eleştirel ve Yıkıcı Bir Güç « İ nsan gücünün ve insan kaynaklarının ya ş amımızın görünü ş te do ğ al, kaçınılmaz, sonsuz yönlerini daha iyi anladı ğ ımızda, bunların insan eylemi ba ğ lamında, kendi eylemlerimiz de dahil olmak üzere de ğ i ş mez ve anla ş ılmaz olduklarını onaylamamız bir kez daha güçle ş ir. Sosyal bilimsel dü ş ünce kendi ba ş ına bir güçtür, sabitle ş tirmeye kar ş ı bir güçtür.» Dünyanın ş imdiki halinden farklı bir dünya olabilece ğ ini gösterir. Bu yönüyle özgürlü ğ ün alanını geni ş letir.

7 Sosyoloji: Eleştirel ve Yıkıcı Bir Güç Sosyal bilimler alı ş kanlıklarla ve kar ş ılıklı olarak tekrarlanan inançlarla yönetilen alı ş ıldık bir dünya kar ş ısında i ş güzar, hatta ço ğ unlukla rahatsız edici bir yabancı gibi davranır. Bizi rahat ettiren sakin ya ş am tarzımızın düzenini sorular sorarak bozar. “Bu sanat bir kez ö ğ renildi ğ inde, birey biraz daha az yönlendirilebilecek, dı ş arıdan gelen baskılara ve talimatlara daha fazla kar ş ı koyabilecek, kar ş ı çıkı ş ları reddeden kuvvetler tarafından sabitle ş tirilmeye kar ş ı direnebilecektir.” (Z. Bauman)

8 Sosyolojik Tahayyül C. Wright Mills’e göre, kendi ya ş am öykümüzün toplumsal kurumların tarihsel geli ş imiyle ilgisini kavrayamazsak kendimizi bireyler olarak anlayamayız. Sosyolojinin görevi bunu yapmaktır.

9 Sosyolojik Tahayyül Ve bu tahayyül biçimi, belirli bir toplumun özel yapısının ne oldu ğ unu, Ba ş lıca unsurlarının neler oldu ğ unu, İ nsanlık tarihi içerisinde nerede durdu ğ unu, Bu toplumun de ğ i ş imini sa ğ layan mekanizmaların neler oldu ğ unu ve bu toplum içinde hangi tür bireylerin baskın oldu ğ unu, Bu toplumun “insan do ğ ası”nı nasıl etkiledi ğ i ve belirledi ğ ini, Bireyselliklerin olu ş masında ne tür baskı ve özgürlük imkanlarının oldu ğ una ili ş kin sorulara cevap vermelidir.

10 Sosyolojik Tahayyül Böylece ş unları anlamı ş oluruz: Bu kurumların bireysel eylem içinde ve sayesinde düzenlendi ğ ini anlamadıkça da bu kurumların do ğ asını kavrayamayız. Toplum bir ürünse toplumda var olan her ş ey (kurumlar, de ğ erler, eylemler, süreçler) bu toplumu kuran müdahil faaliyetin izini ta ş ır. O halde, davranı ş larımızı sınırlayan toplumsal düzenleri incelemek, aynı zamanda da kendi tarihimizi etkin olarak yarattı ğ ımızı do ğ rulamak, sosyal bilimlerin i ş idir. Sosyal bilimci hem bireylerin toplumdan nasıl etkilendiklerini hem de toplumu kendi eylemleriyle nasıl yapılandıklarını anlamaya çalı ş ır.

11 “İnsana dışarlıklı bir nesne olarak toplum” ya da Kartezyen Dualizm «Her şey sonsuz bir bugünde var olur»

12 Bazı Eleştiriler 1. Her bir verili olan yalnızca do ğ aya de ğ il aynı zamanda insanın bu verili olan üzerindeki gücüne ba ğ lıdır: İ nsanın öznelli ğ i tarafından dolayımlanan gerçeklik yalnızca nesnelli ğ ine indirgenemez. Gerçekli ğ in kendisi bir tür in ş adır (ideolojiktir), dolayısıyla özneldir. Bu nedenle topluma ya da toplumsal olgulara do ğ adaki nesnelere ya da olaylara yakla ş tı ğ ımız gibi yakla ş amayız. Toplum ancak insanın kendi eylemiyle tekrar tekrar yaratıldı ğ ı sürece var olur.

13 Bazı Eleştiriler 2. Dolayısıyla, yalnızca olgusal olanın ampirik bilgisine dayanan sosyal bilim toplumsal ş eylerin kapsamlı karakterinin hakkını veremez. Toplumsal ş eylerin do ğ ası olgusal olanın dı ş ını da i ş aret eder. Toplumu kuran iradenin insan iradesi oldu ğ unu kabul ediyorsak burada de ğ erlere ili ş kin soruların da (iyi bir toplum nedir?) onda verili oldu ğ unu kabul etmeliyiz.

14 Bazı Eleştiriler 4. De ğ er yargılarında bulunmaksızın sosyal fenomenleri incelemek imkânsız oldu ğ u kadar anlamsızdır da. Nesnel yanıtlar anlamlarını öznel sorulardan alırlar. Sosyal bilim sosyal bilimin iyi olup olmadı ğ ı konusunda bir karara varamaz örne ğ in. Ya da politik/toplumsal ş eylere ne dâhildir sorusu de ğ er yargısı içeren bir cevabı içerecektir. Ayrıca politik/toplumsal ş eylere ili ş kin her türlü bilgi politik/toplumsal ş eylerin do ğ ası ile ilgili varsayımlar içerir: politik/toplumsal ya ş am nedir, insani ya ş am nedir gibi.

15 Bazı Eleştiriler Herhangi bir tercihi imlemeyen ve ara ş tırma nesnesi hakkında bir de ğ er yargısında bulunmayan bilim, örne ğ in, devleti pasif bir ş ekilde olumlar. Hâlbuki modern devlet bir ele ş tiri nesnesi olarak bir ba ş ka olanak lehine reddedilebilir. Pozitivist, modern devleti evrenselle ş tirerek bir tercihi/iyi anlayı ş ını dayatmı ş olur. E ğ er sosyal bilimlerde mutlak bir nesnelli ğ i varlı ğ ı ş üpheliyse, sürekli bir nesnellik vurgusunun kendisi bizatihi bir ideolojiye dönü ş ür. Kendisini toplumsal/politik ş eylerin ampirik bilgisiyle sınırlayan bir sosyal bilim, toplumsal/politik ş eylerin do ğ ası gere ğ i imkansızdır.

16 Bazı Eleştiriler Kısacası, do ğ a bilimlerinden farklı olarak sosyal bilimlerde -Ara ş tırmanın öznesi, ara ş tırma nesnesinin bir parçasıdır; -Ara ş tırmanın nesnesi olan toplumsal aktörler de ğ erlere dayanarak hareket ederler -Ara ş tırmanın konusu olan toplumsal kurumlar öznel kaygılarla biçimlenmi ş tir.

17 Bazı Eleştiriler Sonuç olarak sosyal bilimsel bir ara ş tırmada, son tahlilde, ara ş tırmacının öznelli ğ i az veya çok ara ş tırma sürecine dahil olacaktır. Bu mahsurun üstesinden bir ölçüde de olsa gelebilmenin bir yolu, ara ş tırmacının, ara ş tırma amaçlarını, ara ş tırma sürecindeki aksiyolojik tercihlerini açıklamasıyla mümkün olabilir (Entelektüel dürüstlük). Ama bu sosyal bilimlerin özgüllü ğ ünü (özne-nesne diyalekti ğ ini) ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla «nesnel» bilgi arayı ş ımız anlamsız de ğ ildir. İ nsanın verili olan üzerindeki gücünü kavramak ve bu gücün nesnelle ş tirdiklerini tanımlamak ampirik ara ş tırmayı gerektirecektir.


"Sosyolojik Tahayyül. Sosyoloji: Eleştirel ve Yıkıcı Bir Güç Her bilimin nihai amacı açıklamaktır. Yani nesnesini o nesne kılan belirleyicilikleri (determinizmleri)" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları