Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Üç şiir geleneği kabul edilmiştir: Halk Şiiri Geleneği Divan Şiiri Geleneği Modern Şiir Geleneği.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Üç şiir geleneği kabul edilmiştir: Halk Şiiri Geleneği Divan Şiiri Geleneği Modern Şiir Geleneği."— Sunum transkripti:

1

2 Üç şiir geleneği kabul edilmiştir: Halk Şiiri Geleneği Divan Şiiri Geleneği Modern Şiir Geleneği

3 Dağ salına konan kervan, Yağmur yağar gerilenir. Bir kötüye düşen dilber, Ölmez ama, zarilenir. Bizim ilde bir gül biter, Vakti gelince tez yiter. Her kötü de bir söz atar, Bitmiş işim gerilenir. Ovalarda olur harman, Yanakların derde derman. Gönül dediğin değirmen, Ufaklanır, irilenir. Karac'oğlan der ki: İller, Bahçende açılmış güller. Koç yiğide düşen dilber, Al çiçekle korulanır. Karacaoğlan Hayat Böyle Zaten Bu evin bir köpeği vardı; Kıvır kıvırdı, adı Cincon'du, öldü. Bir de kedisi vardı: Maviş, Kayboldu. Evin kızı gelin oldu, Küçük Bey sınıfı geçti. Daha böyle acı, tatlı Neler oldu bir yıl içinde! Oldu ya, onların hepsi böyle... Hayat böyle zaten! Festival Ekmek karnesi tamam ya Kömür beyannamesi de verilmiş Düşünme artık parasızlığı; Düşünme yapacağın yapıyı El tutar ömür yeter; Yarına Allah kerim; Dayan hovarda gönlüm! Cımbızlı Şiir Ne atom bombası Ne Londra Konferansı Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna; Umurunda mı dünya! Gencinen olsam vîrân edersin Âyînen olsam hayrân edersin Tîr-i nigehden dâğ-ı derûna Baksan ne işler seyrân edersin Sâkî kerâmet sende ya bende Bahri habâba mihmân edersin Nezzâre-i germ etdikçe ey çeşm Âteşle âbı yek-sân edersin Ey huşk zâhid dem urma meyden Dest-i duâyı mercân edersin Zâhid o meh-veş bir nûrdur kim Büttür demezsin îmân edersin Mâdâm uçarsın gözlerde ammâ Rûyun perî-veş pinhân edersin Tabl-ı tehîden gümdür suhanler Bî-hûde Gaalib efgaan edersin Etvâr-ı çerhe uy mevlevî ol Seyrân edersin devrân edersin Şeyh Galip

4 Halk Şiiri Geleneği

5 1) Halkın geleneksel şiir zevkiyle oluşur. 2) Dili sade, akıcı bir halk Türkçesidir. 3) Şiirlerde hece ölçüsünün 7’li, 8’li, 11’li kalıpları ağırlıklı olarak kullanılır. 4) Somut ve gerçeklerle iç içe bir edebiyattır. 5) Şiirlerinin nazım birimi genellikle dörtlüktür. 6) En çok yarım kafiye kullanılmıştır. Fakat cinaslı kafiye ve diğer kafiyelere de yer verilir.

6 Halk Şiiri Geleneği Üç Kısımdır: Anonim Halk Şiiri Âşık Tarzı Halk Şiiri Dini-Tasavvufî Halk Şiiri

7 MANİ TÜRKÜ NİNNİ (Nazım Türü) AĞIT (Nazım Türü) NAZIM ŞEKLİ NAZIM BİRİMİ ÖLÇÜ (VEZİN) HECE KONUSU-BAZI ÖZELLİKLERİ Tek Dörtlük Bend + Kavuştak Dörtlük 7 7, 8, 11 7, 8, 9 7, 8, 10 aaxa şeklinde uyaklanır. Konuları: aşk, ayrılık, gurbet,doğa, dostluk, yergi… İlk iki dizesi doldurma dizedir. Asıl söylenmek istenen düşünce son iki dizede söylenir. Kendine özgü bir ezgiyle söylenir. Aşk, ölüm, has-ret, gurbet, ayrılık, deprem, kıtlık, kahramanlık, savaş gibi konular işlenir. Türküler üçer ya da dörder dizeli bentler ve her bendin sonunda tekrar edilen kavuştaklardan (bağlama) oluşur. Ninniler, annelerin çocuklarını çabuk ve kolay uyutmak için söyledikleri ezgili ürünlerdir. Ninniler çoğunlukla hece ölçüsünün kısa kalıplarıyla söylenmiştir. Bir kişinin ölümünden duyulan üzüntüyü dile getirir. İslamiyet öncesi Türk edebiyatındaki karşılığı sagu, divan şiirindeki karşılığı mersiye olarak adlandırlılır.

8 Anonim Halk Şiiri Mani A benim bahtiyarım Gönülde tahtı yârim Yüzünde göz izi var Sana kim baktı yârim Dağlarda gezer oldum Okuyup yazar oldum Ben bir güzel uğruna Kuruyup gazel oldum Hıçkırık tuttu beni Tuttu kuruttu beni Elin oğlu değil mi Gitti unuttu beni Bahçenizde dut var mı ---a Doldurmalı bölüm Havada bulut var mı ---a Ben yarimi kaybettim ---b Asıl söylenmek istenen Bulmaya umut var mı ---a bölüm

9 Anonim Halk Şiiri Türkü Ölçü : 7'li, 8'li, 11 'li Hece ölçüsü Ait olduğu bölgelere göre, ezgilerine göre ya da konularına göre adlandırılır. Her konuda söylenebilir.

10 Yârim İstanbul’u mesken mi tuttun --- a Gördün güzelleri beni unuttun --- a Bent Sılaya gelmeye yemin mi ettin --- a Gayrı dayanacak gücüm kalmadı --- b Mektuba yazacak sözüm kalmadı --- b Kavuştak Yârim sen gideli yedi yıl oldu, --- c Diktiğin fidanlar meyveye geldi, --- c Seninle gidenler sılaya döndü. --- c Gayrı dayanacak gücüm kalmadı --- b Mektuba yazacak sözüm kalmadı --- b Kavuştak Verdiğin yazmayı ateşte yaktım --- c Kül ettim ömrümü yoluna baktım --- c Bent Ya senin tecellin; ya benim bahtım --- c Gayrı dayanacak gücüm kalmadı --- b Mektuba yazacak sözüm kalmadı --- b Kavuştak

11 Âşık Tarzı Halk Şiiri Nazım birimi dörtlüktür. Hece ölçüsünün 7'li 8'li 11'li kalıpları kullanılır. Yarım, Cinaslı Uyak ve Redif kullanılır. Dili halkın kullandığı gündelik dildir. Kendiliğinden bir dildir, içinde halk tarafından benimsenmiş az sayıda yabancı sözcük vardır. Üslup yalın, açık ve doğaldır. Söz sanatlarıyla süslenmemiştir. Nazım şekilleri Koşma, Semai, Varsağı, Destan, Türkü. Nazım türleri Güzelleme, Koçaklama, Taşlama, Ağıt, Muamma, Nasihat

12 KOŞMA SEMAİ VARSAĞI DESTAN NAZIM ŞEKLİ NAZIM BİRİMİ ÖLÇÜ (VEZİN) KONUSU-BAZI ÖZELLİKLERİ Dörtlük , 11 Koşma nazım şekli, İslamiyet öncesi Türk edebiyatındaki “koşuk”; Divan edebiyatındaki “gazel” ile konu bakımından benzerlik gösterir. Aşk, sevgi ve doğa güzellikleri; kahramanlık, savaş; herhangi bir kişi ya da toplumdaki aksaklıkların eleştirisi; bir kişinin ölümünden duyulan üzüntü koşmaların konuları arasındadır. Birim sayısı 3-6 dörtlüktür. Aşk, doğa, ayrılık, gurbet, sıla, ölüm, yalnızlık, özlem gibi konular işlenir. Yiğitçe, mertçe bir söyleyiş vardır. “Bre, hey behey” gibi seslenmeler vardır. Hayattan ve talihten şikayet üzerinde sıkça durulur. Bu türün en güzel örneklerini “Karacaoğlan” vermiştir. Halk şiirinin en uzun nazım biçimidir. Destanlar toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren olayları konu edinir. Savaşlar, salgın hastalıklar, depremler, isyanlar, kahramanlık, toplumsal eleştiriler destana konu olur. Seyrani ve Aşık Ömer bu konuda ünlüdür. Kendine özgü bir ezgisi vardır.

13 AĞIT Sevilen bir kişinin ölümünden duyulan üzüntüyü dile getirmek için söylenir. Ölüm ve doğal afetlerin üzerine söylenen bu türün özel bir ezgisi vardır. En önemli şairleri: Kağızmanlı Hıfzı Bayburtlu Zihni’dir. İslamiyet önceki Türk Edebiyatındaki karşılığı: Sagu Divan Edebiyatındaki karşılığı: Mersiye KOÇAKLAMA Yiğit anlamına gelen “koçak” sözcüğünden türetilmiştir. Bu türde yiğitlik, kahramanlık ve savaş konuları işlenir. Epik şiirlerdir. Köroğlu ve Dadaloğlu bu türde en güzel örnekleri vermiştir. İslamiyet önceki Türk edebiyatında bu türün konuları koşuk biçimindeki şiirler ve destanlar aracılığıyla ifade edilirdi. Divan edebiyatında kahramanlık temalı mesneviler vardı. TAŞLAMA Kişilerin ve toplumun kötü yanlarını yeren eleştiren şiirlerdir. Dertli, Seyrani, Kazak Abdal, Aşık Veysel bu türde eser veren en ünlü ozanlardır. Divan edebiyatı: Hicviye Batı edebiyatı: Satir (Satirik) Günümüz edebiyatı;Yergi GÜZELLEME Sevgilinin, doğanın, sevilen bir hayvanın güzelliklerini konu edinen şiir türüdür. Bu türün en önemli şairleri: Karacaoğlan ve Noksani’ dir. İslamiyet önceki Türk edebiyatında bu tür koşuk biçimiyle ifade edilirdi. Divan Edebiyatında ise “gazel, müstezad, şarkı, rubai, tuyug” gibi nazım biçimleri, güzellemelerde ifade edilen konuların dile getirildiği nazım biçimleri idi.

14 SEMAİ KALENDERİ SELİS SATRANÇ VEZN-İ AHAR DİVAN NAZIM ŞEKLİ NAZIM BİRİMİ ÖLÇÜ (VEZİN) KONUSU-BAZI ÖZELLİKLERİ

15 KOŞMA Seni terk eylesem kaşları keman Vefası olmayan yârdan nem kaldı Cefalım yok mudur göğsünde iman Divane eyledin arda nem kaldı. Ayrılasın bencileyin eşinden Bir dem sevda gitmez olsun başından Bu ayrılık kıldı beni işimden Arayıp gezerim kârda nem kaldı. (Kayıkçı Kul Mustafa)

16 SEMAİ İncecikten bir kar yağar Tozar Elif Elif diye Deli gönül abdal olmuş Gezer Elif Elif diye Elif’in uğru nakışlı Yavru balaban bakışlı Yayla çiçeği kokuşlu Kokar Elif Elif diye

17 VARSAĞI Bre ağalar bre beyler Ölmeden bir dem sürelim Gözümüze kara toprak Dolmadan bir dem sürelim Amen hey Allahım aman Ne aman bilir ne zaman Üstümüzde çayır çemen Bitmeden bir dem sürelim (Karacaoğlan)

18 NAZIM TÜRLERİ NAZIM BİRİMİ ÖLÇÜ (VEZİN) KONUSU-BAZI ÖZELLİKLERİ İLAHİ NEFES NUTUK DEVRİYE ŞATHİYYE (Şathiyyât-ı Sofîyâne) Dörtlük Beyit Dörtlük 8, 11: hece --- aruz 7, 8, 11 7, 8, 9 7, 8, 10 7, 8, 10,11 Bu şiirlerde tasavvuf anlayışı, Allah ve peygamber sevgisi, Allah’a ulaşma yolunda ideal insan(insan-ı kâmil) olma çabası ve arayışı, dünyanın geçiciliği, ahlakî temalar işlenir. Bektaşi şairlerin yazdıkları tasavvufi şiirlerdir. Nefeslerde genellikle vahdet-i vücut kavramı anlatılır. Hz. Muhammed ve Hz. Ali için de övgüler söylenir. Nefeslerde kalenderane ve alaycı bir üslup vardır. Tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek, onları bilgilendirmek için söylenen didaktik şiirlerdir. Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz inancını işleyen şiirlerdir. Dini konulardan, inanca ait meselelerden, alaylı bir dille söz eder gibi yazılan şiirlerdir. Görünüşte saçma sanılan bu şiirlerin, yorumlandığında tasavvufla ilgili değişik konulara değinildiği anlaşılır. Bu tür şiirlere genellikle Bektaşi şairlerinde rastlanır.

19 Dini-Tasavvufî Halk Şiiri Dağlar ile taşlar ile Çağırayım Mevlam seni Seherlerde kuşlar ile Çağırayım Mevlam seni Sular dibinde mâhiyle Sahralarda âhû ile Abdal olup yâhû ile Çağırayım Mevlam seni(Yunus Emre)

20 Dini-Tasavvufî Halk Şiiri NEFES İstivâyı gözler gözüm Seb’almesanidir yüzüm Ene’l Hakk’ı söyler sözüm Mi’râcımız dârdır bizim Haber aldık mahkemâttan Geçmeyiz zâttan sıfattan Balım nihan söyler Haktan İrşâdımız sırdır bizim (Balım Sultan)

21 Divan Şiiri Geleneği

22 Aruz ölçüsü kullanılır. Nazım birimi beyit olduğu gibi dörtlük ya da daha üst birimler de olabilir. Arapça ve Farsça kelimeler ile tam- lamalara yer verilebilir. …

23

24

25 Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı Yetti bîkesliğim ol gaayete kim çevremde Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrı Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyen Ne temettu bulunur bende sadâdan gayrı MATLA MAKTA

26 Bir söz dedi cânân ki kerâmet var içinde Dün geceye dâir bir işâret var içinde Mey-hâne mukassî görünür taşradan ammâ Bir başka ferah başka letâfet var içinde Eyvâh o üç çifte kayık aldı karârım Şarkı okuyup geçdi bir âfet var içinde Olmakda derûnunda hevâ âteş-i sûzan Nâyın diyebilmem ki ne hâlet var içinde Ey şûh Nedîmâ ile bir seyrin işitdik Tenhâca varup Göksuya işret var içinde

27 Cevri çoğ eyleme kim olmaya nâgeh dükene Az idüp cevr ü cefâlar kıluben cânumuza Fuzuli Âh eyledüğüm serv-i hırâmânun içündür Kân ağladuğum gonce-i handânun içündür Fuzuli

28 Gittin ammâ ki kodun hasret ilen cânı bile İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile Neş’atî Âh alırsın güzelim, âşıka cevr eyleme çok Girü dönmez sakın ey kâşı kemân attığın ok Kabûlî

29 Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammedsin efendim Hakdan bize sultân-ı müeyyedsin efendim Şeyh Gâlib Cânı cânân dilemiş vermemek olmaz ey dîl Ne nizâ eyleyelim ol ne senindir ne benim Fuzuli

30 Biz bülbül-i muhrik-dem-i gülzâr-ı firâkız Âteş kesilir geçse sabâ gülşenimizden Sultan II. Selim Yetti bîkesliğim ol gâyete kim çevremde Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı Fuzuli

31 DİVAN ŞİİRİNDE NAZIM a. Beyitlerleb. Tek Dörtlük 1. RÜBAÎ 2. TUYUG 3. MURABBA 5. TERKİB-İ BENT 4. ŞARKI 1. GAZEL 3. KASİDE 4. MESNEVİ 2. MÜSTEZAD 5. KIT’A 6. TERCİ-İ BENT 7. Diğerleri A. BİÇİMLERİB. TÜRLERİ 1. MÜNACAT 2. TEVHİT 3. NAAT 5. HİCVİYE 4. MEDHİYE 6. MERSİYE 7. FAHRİYE c. Bentlerle MUHAMMES (5) TARDİYE (5) TAHMİS (5) TAŞTİR (5) MÜSEDDES (6) TESDİS (6) MÜSEBBA (7) MÜSEMMEN (8) MÜTESSA (9) MUAŞŞER (10)

32 GAZEL NAZIM ŞEKLİ KAFİYE ŞEMASI KONULARI-BAZI ÖZELLİKLERİ aa ba ca ça da... Nazım birimi beyittir ve beyit sayısı 5 ile 15 arasında değişir. Gazelde; başta aşk, sevgi, güzellik gibi lirik konular olmak üzere felsefî, dinî ve öğretici konular işlenebilir. Konularına göre şu adları alır: âşık-âne, rind-âne, şûh-âne, hikemî... Genellikle gazelin beyitleri arasında konu bütünlüğü yoktur; her beyitte farklı bir konu işlenebilir. Gazelde bütün beyitlerde aynı konu işleniyorsa gazel “yek- ahenk gazel” olarak tanımlanır. Gazelin ilk beytine “matla” (doğuş yeri) denir. Son beytine “makta” (kesme yeri) denir. Şair, mahlasını maktada söyler. KASİDE aa ba ca ça da... Şu bölümlerden oluşur: 1. Nesib/Teşbib 2. Girizgâh 3. Tegazzül 4. Methiye 5. Fahriye 6. Dua. Din ve devlet büyüklerini övmek için yazılır. Beyit sayısı genellikle arasındadır. Kasideler redifine göre isimlendirilebilmektedir: Su Kasidesi, Güneş Kasidesi gibi… İlk beytine “matla”; son beytine “makta”; en güzel beytine “beytülkasid”; mahlâs beytine “taç beyit” denir. MESNEVİ aa bb cc dd ee... Kısa aruz kalıpları, beyit sayısında serbestlik, her beytin kendi arasında kafiyeli olmasından gelen kolaylık mesnevinin en uzun nazım şekli olmasını sağlamıştır. Halk hikâyeleri, destanî konular, aşk hikâyeleri, savaşlar, dinî ve felsefî gibi konuların işlendiği mesnevî romanın ve öykünün işlevini görmüştür. Edebiyatımızda ilk mesnevi Yusuf Has Hacip'in "Kutadgu Bilig' adlı eseridir. Bir şairin beş mesneviden oluşan eserler bütününe "hamse" denir. MÜSTEZAD ———— a ( a) ———— a ( a) ———— b ( b) ———— a ( a) Gazelin özel biçimidir. Konu bakımından gazelden farkı yoktur. Sözlük anlamı “ziyadeleşmiş, artmış, çoğalmış”tır. Uzun dizelere kısa bir dize ekleyerek yazılır. Uzun mısralara eklenen kısa mısralara ziyade denir. Genellikle uzun dizeler kendi aralarında; kısa dizeler de bağımsız bir gazelmiş gibi kendi aralarında uyaklıdır.

33 RÜBAİ NAZIM ŞEKLİ KAFİYE ŞEMASI KONULARI-BAZI ÖZELLİKLERİ aaxaaaxa Tek dörtlükten oluşur. Kafiye düzeni bakımından halk şiirindeki maniye benzer. Felsefe, tasavvuf, aşka dair konuları özlü bir biçimde işleyen nazım biçimidir. Kendine özgü aruz ölçüleriyle yazılır. Rubailer genellikle mahlassız şiirlerdir. Bu şiirlerde, az sözle çok şey söylemek esastır. TUYUG aaxaaaxa Tuyug, yalnız Türk edebiyatına ait bir (Millî) nazım biçimidir. Tek bir dörtlükten oluşur. Aruzun sadece “fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbıyla yazılması yönüyle rubai'den ayrılır. Rubaide işlenen konular tuyuğda da işlenir. Daha çok Âzerî ve Çağatay edebiyatlarında rastlanan tuyuğ’un en önemli şairleri Kadı Burhaneddin, Nesimi ve Ali Şir Nevai’dir. ŞARKI aaaa bbba ccca... Divan şiirine Türklerin kazandırdığı bir nazım şeklidir. Divan şiirinde bestelenmeye uygun ölçü kalıpları ile yazılan ve çoğunlukla 4 dizelik bendlerden oluşan nazım biçimidir. Aşk ve güzellik gibi lirik konularda yazılır. Bestelenmek üzere yazıldığı için bent sayısı azdır. Üçüncü dizeye meyan(miyan) adı verilir. Ve bu dizenin anlam bakımından daha özlü olmasına dikkat edilir. Dördüncü dizeye ise nakarat denir. MURABBA aaaa bbba ccca... Dörder dizelik bentlerden oluşan nazım biçimidir. Murabbalarda bent sayısı arasında değişir. Aruzun her ölçüsüyle yazılabilir. Özellikle felsefî konular ve aşk olmak üzere her konuda yazılabilir. Bazen dördüncü mısralar nakarat olabilir.

34 NAZIM ŞEKLİ KAFİYE ŞEMASIKONULARI-BAZI ÖZELLİKLERİ Bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir. En az 5, en fazla 10 bentten oluşur. Her bent 5 ile 10 beyit arasında değişir. Genellikle dinî, felsefî ve sosyal yaşamla ilgili eleştiri ve önerilere yer verilir. Toplum aydınlatılmaya çalışılır. Mersiyelerin de bu biçimle yazıldığı olmuştur. Her bendin (terkib-hane, kıta) sonunda vasıta beyti denen bir beyit vardır. Vasıta beyitleri her bendin sonunda değişir ve bunlar kendi aralarında uyaklanır. Türk edebiyatında Bakî (Kanunî Mersiyesi), Bağdatlı Ruhi ve Ziya Paşa bu alanda en ünlü şairlerimizdir. Biçim ve uyak bakımından terkib-i bende benzese de konusu ve vasıta beyitleri yönüyle terkib-i bend’ten ayrılır. Vasıta beyitleri her bendin sonunda aynen tekrarlanır. Her bend terci-hane ve vasıta olmak üzere ikiye ayrılır. Dini konuların işlendiği terci-i bend’te genellikle Allah’ın kudreti, evrenin sonsuzluğu, doğanın ve yaşamın karşıtlıkları gibi konular işlenir. Terkib-i bend’ten daha zor yazılan bu nazım biçiminin en güzel örneğini Ziya Paşa vermiştir a x a x a x a b c x c x c x c ç d x d x d x d e 1. bend 2. bend3. bend a x a x a x a b c x c x c x c b d x d x d x d b 1. bend 2. bend 3. bend 4. bend5. bend 4. bend5. bend f x f x f x f g ğ x ğ x ğ x ğ h e x e x e x e b f x f x f x f b

35

36 Dîlberin işi itâb u nâz olur Çeşmi cadû, gamzesi gammâz olur Ey gönül sabret, tahammül kıl ana Yâre erişmek işi az az olur Kadı Burhaneddin

37 Dost bağından belalı bülbüle bir gül yeter Gözlerim kan ağlasın tek yüzüme bir gül yeter Gerçi söz bağında çok nev-ruz olur güller biter Bir gülistandan nişan vermeğe birkaç gül yeter Ahmed Paşa

38 İSTANBUL’U FETHEDEN YENİÇERİYE GAZEL Vur pençe-i Ali’deki şemşîr aşkına Gülbangı, âsmânı tutan pîr aşkına Ey leşker-i müfettihü’l-ebvâb vur bugün Feth-i mübîni zâmin o tebşîr aşkına Vur deyr-i küfrün üstüne rekz-i hilâl için Gelmiş bu şehsuvâr-ı cihângîr aşkına Düşsün çelengi Rûm’un eğilsün ser-i Frenk Vur Türk’ü gönderen yed-i takdîr aşkına Son savletinle vur ki açılsın bu sûrlar Fecr-i hücûm içindeki Tekbîr aşkına

39 Modern Şiir Geleneği

40 Halk şiiri ve divan şiirinin yapı ve ahenk özelliklerini taşımayan, daha çok serbest tarzda yazılan şiirlerdir. Bununla birlikte Batı edebiyatının şiir biçimlerine sahip olan şiirler de modern şiir geleneğine sahiptir.

41 BALKON – Sezai Karakoç Çocuk düşerse ölür çünkü balkon Ölümün cesur körfezidir evlerde Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların Anneler anneler elleri balkonların demirinde İçimde ve evlerde balkon Bir tabut kadar yer tutar Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen Şezlongunuza uzanın ölü Gelecek zamanlarda Ölüleri balkonlara gömecekler İnsan rahat etmeyecek Öldükten sonra da Bana sormayın böyle nereye Koşa koşa gidiyorum Alnından öpmeye gidiyorum Evleri balkonsuz yapan mimarların

42 ADIM SONBAHAR - (Attila İlhan) nasıl iş bu her yanına çiçek yağmış erik ağacının ışık içinde yüzüyor neresinden baksan gözlerin kamaşır oysa ben akşam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul adım sonbahar

43 Yürümek yürümek; yürümeyenleri arkasında boş sokaklar gibi bırakarak, havaları boydan boya yarıp ikiye karanlığın gözüne bakarak yürümek.. yürümek; dost omuzbaşlarını omuzlarının yanında duyup, kelleni orta yere yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek.. yürümek; yolunda pusuya yattıklarını, arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek.. yürümek; yürekten gülerekten yürümek

44


"Üç şiir geleneği kabul edilmiştir: Halk Şiiri Geleneği Divan Şiiri Geleneği Modern Şiir Geleneği." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları