Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sosyal İlişkilerde Güçlük ve İletişimdeki Zorluklar.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sosyal İlişkilerde Güçlük ve İletişimdeki Zorluklar."— Sunum transkripti:

1 Sosyal İlişkilerde Güçlük ve İletişimdeki Zorluklar

2 Özel öğrenme güçlüğü Sosyal yaşamda zorluk  Değişik, alışkın olmadıkları sosyal ortamlara ilk girdiklerinde sorun yaşayabilirler.  Arkadaşlarından gelen ve rahatsızlık belirten mimik ifadelerini yorumlayamadıkları için yapmamaları gereken bir davranışı bir defalarca yapabilirler. Bu da arkadaş ortamlarından uzaklaşmalarına sebep olur. Kendini İfade etmede güçlük  Kendi iç dünyasında olup bitenleri anlatmakta, duygu ve düşüncelerini paylaşmakta zorluk yaşarlar.  Ezber yeteneklerini kullanmaya çalışmakla birlikte mantıklı ve anlaşılır biçimde kendilerini ifade etmede zorluk yaşarlar. Dilde ve İletişimde güçlük  Konuşmanın dışında, diğer yollarla iletişim kurma yetenekleri zayıftır.  Beden dilini, sosyal ilişkilerdeki ince mesajları değerlendiremeyebilirler.  Jest ve mimiklerin anlamını vs. Konuşmalarına uygun tonlama yapma yeteneğinden yoksundurlar.  Tek düze ve monoton konuşurlar. Jest, mimik ve vücut dilini kullanmada güçlük çekerler.

3 OTİZM ( YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK )  Sosyal Etkileşim Sorunları  Sosyal etkileşim için gerekli sözel olmayan davranışlarda yetersizlik Sıra dışı göz kontağı özellikleri:  Göz kontağı hiç kurmamak, çok kısa süreli kurmak ya da alışılmadık biçimde kurmak. Örneğin, birden bire gözlerini karşısındakinin gözlerine dikmek ve kaçırmak gibi.  Jest ve mimik kullanımında sınırlılık Konuşurken çok az jest ve mimik kullanmak.  Başkalarına yaklaşmada sıra dışı özellikler Sosyal ortamların gerektirdiği mesafeyi ayarlayamamak. Başkalarına fazla yakın ya da uzak durmak.  Ses kullanımında sıra dışılık Konuşurken alışılmadık ses kalitesi ve vurgu özellikleri göstermek.  Yaşa uygun akran ilişkileri geliştirememek

4  Arkadaşlık kurmakta zorlanmak  Çok az sayıda arkadaşa sahip olmak ya da hiç arkadaş edinememek.  Akranlarla etkileşimde bulunmamak  Kendi yaşıtlarıyla oynamada, konuşmada vb. çok isteksiz davranmak. Örneğin, yalnızca kendisinden çok küçük ya da büyük kişilerle etkileşimde bulunmak.  Yalnızca özel ilgilere dayalı ilişkiler geliştirmek  Belli kişilerle, yalnızca belli ilgilere dayalı olarak (favori konularda) etkileşimde bulunmak.  Grup içinde etkileşimde bulunurken zorlanmak  İş birliğine dayalı oyunların kurallarına uymakta zorlanmak.  Başkalarıyla zevk, başarı ya da ilgi paylaşımında sınırlılık  Yalnız olmayı tercih etmek  Başkalarının, genellikle aile üyeleriyle ya da arkadaşlarıyla birlikte yaptığı pek çok şeyi (TV izlemek, yemek yemek, oyun oynamak vb.) yalnız başına yapmayı yeğlemek.  Belli olay ya da durumlara başkalarının dikkatini çekme çabası göstermemek  Örneğin; şaşırtıcı bir durum karşısında başkalarına işaret etmemek, bir şey başardığında başkalarıyla paylaşmamak vb.  Sözel övgü karşısında tepki vermemek  Başkalarının kendisine yönelttiği övgü sözleri ya da sözel onaylamalar karşısında çok az tepki vermek ya da hiç tepki vermemek. Örneğin, hoşnutluk belirtisi göstermemek.

5  Sosyal-duygusal davranışlarda sınırlılık  Başkalarının ilgisi karşısında tepkisiz kalmak:  Birileri kendisine seslendiğinde ya da kendisiyle etkileşmek istediğinde tepki vermemek, duymuyormuş ya da fark etmiyormuş gibi davranmak.  Başkalarının yaptıklarına karşı ilgisizlik:  Ortama birinin girmesi, ortamdan birinin çıkması, birinin konuşmaya başlaması gibi başka çocukların çok ilgisini çeken bazı olaylar karşısında ilgisiz kalmak; böyle durumlarda, gülümseme gibi hoşnutluk ya da ağlama gibi hoşnutsuzluk ifadeleri göstermemek.  Başkalarının duygularını anlamada yetersizlik:  Üzülen, ağlayan, kızan, sevinen vb. kişiler karşısında duyarsız davranmak. Örneğin, üzgün birini rahatlatma çabası göstermemek

6  İletişim Sorunları  Dil gelişiminde gecikme  İki yaşından büyük olup da tek bir sözcük bile söylememek.  Üç yaşından büyük olup da iki sözcüklük basit ifadeler (‘Baba git.’ vb.) kullanmamak.  Konuşmaya başladıktan sonra basit bir dil bilgisi yapısı kullanmak ya da belli yanlışları tekrarlamaya devam etmek.  Karşılıklı konuşmada zorluk  Karşılıklı konuşma başlatmada, sürdürmede ve sonlandırmada önemli sorunlar göstermek:  Örneğin; bir kez konuşmaya başlayınca konuşmayı uzun bir monolog şeklinde sürdürmek ve karşısındakilerin yorumlarını göz ardı etmek.  Konuşma konularında seçicilik  Kendi favori konuları dışındaki konularda çok zor ve isteksiz olarak konuşmak.

7  Karşılıklı konuşma başlatmada, sürdürmede ve sonlandırmada önemli sorunlar göstermek:  Örneğin; bir kez konuşmaya başlayınca konuşmayı uzun bir monolog şeklinde sürdürmek ve karşısındakilerin yorumlarını göz ardı etmek.  Konuşma konularında seçicilik:  Kendi favori konuları dışındaki konularda çok zor ve isteksiz olarak konuşmak.  Sıra dışı ya da yinelenen dil kullanmak  Başkalarının kendisine söylediklerini tekrarlamak.  Televizyondan duyduklarını ya da kitaplardan okuduklarını, ilişkisiz zamanlarda ve bağlam dışı olarak yinelemek.  Kendisinin uydurduğu ya da yalnızca kendisine anlam ifade eden sözleri tekrarlamak.  Aşırı resmî ve didaktik konuşma özellikleri göstermek.  Gelişimsel düzeye uygun olmayan oyun  Senaryolu oyunlarda sınırlılık:  Oyuncaklarla evcilik, okulculuk, doktorculuk vb. hayali oyunlar oynamamak.  Sembolik oyunlarda sınırlılık:  Bir nesneyi başka bir nesne olarak (küpü mikrofon olarak vb.) kullanarak oyun oynamamak.  Oyuncaklarla alışılmadık biçimlerde oynamak. Örneğin; topu zıplatmak yerine sürekli olarak bir eliyle vurmak, legoları birbirine takıp bir şeyler yapmak yerine sıraya dizmek vb.  Sosyal oyunlara ilgisizlik:  Küçük yaşlardayken, ‘ce-e’ vb. sosyal oyunlara karşı ilgi göster

8 Otizmli Bireylerle İletişim  Otizmli bireyler, göz teması kurmaktan kaçınırlar  Duygusal bağ kurmaları güçtür,  Öpülmeyi ve kucaklanmayı sevmezler,  İsimleriyle seslenildiğinde tepkisizdirler.  Ekolali (çocuğun duyduğu kelimeleri, cümleleri, konuşmacının hemen arkasından veya daha sonra taklit etmesi) görülmektedir. Bu nedenle kızmak bağırmak ya da cezalandırmak yanlıştır.  Anlayışlı ve sabırlı olunmalıdır.  Otizmli bireyle konuşurken onun göz seviyesine inerek ve ona bakarak konuşulmalıdır.  Bireye komut verirken kısa ve net cümleler kurulmalıdır. Özellikle komut kelimeleri kullanılırken, örneğin “Buraya gel” gibi, vurgulayarak  söylenilmelidir.  Çevrede otizmli bireyin dikkatini dağıtacak uyaranların olmamasına dikkat edilmelidir.  Onun dikkatini toplamasını kolaylaştırmak için abartılı mimikler, tonlamalar ve sesler çıkartmaktan kaçınılmamalı, ancak sesin olumsuz tonda yükseltilmemesine de dikkat edilmelidir.

9  İletişimi başlatırken bu ondan beklenmemeli, onun sevdiği ya da ilgi duyduğu konulardan yola çıkarak iletişim kurulmalıdır.  Somut düşünen otizmli bireyler dili sadece sözcüklerin anlamına göre yorumlarlar.  “Koşturmayı bırak” yerine “Arkandan atlı mı kovalıyor” demek onlar için anlamsızdır.  Deyimler, kinayeler, imalar onlar için anlamsız ve akıl karıştırıcıdır.  Çevresinde olup biten onun anlayabileceği şekilde sade bir dille anlatılmalıdır.  Otizmli bireyin başarıları daima takdir edilmeli ve her zaman övülmelidir.  Bu durum çocuğun kendisinden bekleneni doğru yaptığını anlamasına yardımcı olacaktır.  Otizmli çocuklar genellikle çevrelerindeki tehlikelerin farkında değillerdir, bu nedenle onları korumak için ailelerin daha dikkatli olmaları gereklidir. (Çocuğun ince yüksek bir duvar üzerinde korkusuzca yürümesi, yoğun trafik olan bir caddeye çıkabilmesi, sıcak sobaya yaklaşması gibi davranışlar bu tür tehlikelere örnek verilebilir.)  Özel korkular, nedensiz gülme ve ağlamalar gibi bazı duygusal tepkiler, otizmli çocuklarda sıklıkla gözlemlenir. Bu davranışlar otizmin genel bir özelliğidir.

10 ZİHİNSEL ENGELLİLERLE İLETİŞİM  Sosyal Gelişim:  Zihinsel yetersizlik gösteren bireylerde çeşitli sosyal problemlere rastlanmaktadır.  Sosyal ilişkilerinde kendilerini grupta kabul ettirecek becerileri azdır.  Arkadaşlık etmede sıklıkla problem yaşarlar.  Benlik kavramları genellikle zayıftır.  Zihinsel Engellilerle İletişim  Zihinsel engelli bireylerle iletişim kurarken mutlaka sabırlı ve anlayışlı olunmalıdır.  Zihinsel engelli bireyin bilgileri tam olarak anlaması ve algılaması için ona zaman tanınmalı, cesaretlendirilmeli ve teşvik edilmelidir.  Yapılması istenilen şeyler basit bir dille ve her zaman kısa cümlelerle ifade edilmelidir.  Kafa karıştırıcı ayrıntılı tariflerden kaçınılmalı, anlatılanlar gerektiğinde görsel örneklerle de desteklenmelidir.

11  Anlatılamayan yada zihinsel engelli bireyin anlayamadığı cümleleri değişik kelimeler kullanarak yeniden tekrarlamak gerekli olabilir.  Engelli bireyin konuşmalarına ilgisiz kalınmamalı, iletişim sırasında mutlaka göz teması kurulmalıdır.  Sözlü iletişime dikkat edildiği kadar beden diline ve yüz ifadesine de dikkat edilmesi gereklidir.  Zihinsel engelli bireylerin kendi kendilerine bir şeyler yapabilmelerini ve başarabilmelerini sağlamak için onlara şans tanınmalı ve fırsat verilmelidir.  Her zaman sevgi ve şefkat ile yaklaşılmalıdır.

12  Dil ve Konuşma Engellilerle İletişim  Konuşma engelli bireylerin söylediği kelimeler anlaşılmadığı zaman, “Bunu anlayamadım / kaçırdım lütfen benim için tekrar edebilir misiniz? ” gibi sözlerle kelimeleri hecelemesi istenebilir.  Konuşma engeli olan kişilerden söyleyeceklerini yazması da istenebilir.  Engelli bireye anlattıklarınızın anlanabildiğini teyit etmek için onaylaması beklenmeli, gerekiyorsa tekrarlanmalıdır.  Konuşma güçlüğü olan engellilerin cümlelerinin sonunu tekrarlamaya çalışılmamalıdır. Sabırla sonuna kadar dinlemek gereklidir.  Anlaşılmayan cümlelerde anlaşılmış gibi davranılmamalıdır.  Kısa cevap gerektiren sorularla onu anlamaya çalışmak, konuşması için cesaretlendirmek ve iyi bir dinleyici olmak gereklidir.

13 Bedensel Engellilerle İletişim  Eğer engelli birey tekerlekli sandalyede ise, onunla uzun süreli konuşacaksanız,  göz hizasına gelebilecek şekilde siz de bir sandalyeye oturmalısınız.  Yere çökerek konuşulmamalıdır.  Tekerlekli sandalye kullanan engelli bireyi merdivenden çıkarmak ya da indirmek gerektiğinde, tek kişiyle taşınabilecek durumdaysa tekerlekli sandalyenin arka tutma kollarını hafifçe geriye yatırılarak, basamaklar tek tek çıkarılıp indirilebilir.  Eğer tek kişiyle taşınamayacak kadar ağırsa, iki veya üç kişinin yardımıyla, (sandalye kullanıcısının da gösterebileceği noktalardan) ön ayak basma kısımlarından ve arka tutma kollarından hafif geriye yatırmak suretiyle merdivenleri çıkarıp indirebilirsiniz.  Her sandalye tipi farklılık gösterebileceğinden, sandalye sahibinin fikri alınmalıdır.  Tekerlekli sandalye engelli bireyin kendine ait özel alanı olduğundan bir eşya niyetiyle sandalyeye yaslanılmamalı, onu itip çekmemeli ve kullandığı kanedyan ya da koltuk değneklerine izinsiz dokunulmamalıdır.  Bedensel engelli birey istemedikçe koluna girip tutulmamalıdır. Onun rahatsız olmasına ya da düşmesine neden olunabilir.  Herhangi bir ortamda tekerlekli sandalye kullanan bir engelliye nasıl yardım edileceğini bilinmiyorsa en doğru davranış kendisine sormaktır.


"Sosyal İlişkilerde Güçlük ve İletişimdeki Zorluklar." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları