Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HAVA KiRLiLi Gi. Hava; Dünya'yı çevreleyen, çoğunluğu azot ve oksijenden müteşekkil, renksiz ve kokusuz gaz kütlesi. Hava tüm canlılar için hayati öneme.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HAVA KiRLiLi Gi. Hava; Dünya'yı çevreleyen, çoğunluğu azot ve oksijenden müteşekkil, renksiz ve kokusuz gaz kütlesi. Hava tüm canlılar için hayati öneme."— Sunum transkripti:

1 HAVA KiRLiLi Gi

2 Hava; Dünya'yı çevreleyen, çoğunluğu azot ve oksijenden müteşekkil, renksiz ve kokusuz gaz kütlesi. Hava tüm canlılar için hayati öneme sahiptir. Hayvanlar, bitkiler ve insanlar havasız bir ortamda yaşayamazlar. Yerküreyi saran gaz kütlesine atmosfer adı verilmektedir. Atmosferdeki hava tabakasının kalınlığı 150 km'dir. Atmosferin diğer adı da hava küredir. Bunun sadece 12km'si canlıların yaşamasına elverişlidir. Yeryüzünden uzaklaştıkça hava tabakasının yoğunluğu azalır. Atmosfer, yerkürenin etrafında adeta düzenleyici ve koruyucu bir örtü şeklindedir. HAVA NEDİR ?

3 Hava Kirliliği Nedir? Hava kirliligi, canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen veya maddi zararlar meydana getiren havadaki yabancı maddelerin, normalin üzerinde miktar ve yoğunluğa ulaşmasıdır.

4 Bir başka deyişle hava kirliliği; havada katı, sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına, canlı hayatına ve ekolojik dengeye zarar verecek miktar, yoğunluk ve sürede atmosferde bulunmasıdır. İnsanların çeşitli faaliyetleri sonucu meydana gelen üretim ve tüketim aktiviteleri sırasında ortaya çıkan atıklarla hava tabakası kirlenerek, yeryüzündeki canlı hayatı olumsuz yönde etkilenmektedir.

5 Hava kirliliği: Soluduğumuz havanın kirlenmesidir… Yetişkin bir insan günde ortalama 20 m 3 hava solur… Çocuklar ise yetişkinlere göre %50 daha fazla hava solumaktadırlar. BU YÜZDEN solunan havanın temiz veya kirli olması insan sağlığı için oldukça önemlidir. Dünyada her yıl 3 milyon insan hava kirliliğinden ölmektedir. Bu, dünyadaki toplam ölümün (ortalama 55 milyon) %5’idir. Bu ölümlerin %90’ı gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir.

6 Hava kirliliği: Yerel, bölgesel ve global ölçeklidir. Lokal: kentlerdeki yüksek konsantrasyonlar genellikle ısınma ve trafik kaynaklıdır. Bölgesel: ozon oluşumu, asit depolanması, kirleticilerin taşınımı Global: ozon incelmesi, global CO2 artışı, iklim değişimi.

7 Kentleşme Hızlı nüfus artışı Meteorolojik Olaylar Motorlu Taşıtlar Sanayileşme

8 Hızlı nüfus artışı: İlk nüfus sayımı 1927: Nüfus 13.5 milyon, 1950 yılında 21 milyon, 2000 yılında 68 milyon 2010 yılında 73 milyon 722 bin 988 kişiye ulaşmıştır.

9 Bu artış konutta, sağlık hizmetlerinde, besin ve enerji arzında iyileşme ve gelişme beklentilerini olanaksız kılmaktadır. Hızlı nüfus artışının neden olduğu sonuçlar nüfus ve doğal kaynaklar planlamasının uzun vadeli olarak düşünülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu planlamanın sonucu olarak, nüfus ve aile planlaması, sağlık ve sosyal hizmetlerin bir dalı olarak gelişir. Doğum oranını düşürmek için planlama açısından yapılabilecek bazı şeyler vardır. Bunlar; bir miktar ekonomik kalkınma, gençlerin ve özellikle kadınların eğitimi, yaşlılara sosyal güvence sağlanması, sağlık hizmetleri ülkenin her noktasına ulaşan ve halkın kabul edebileceği cinsten doğum kontrolü hizmetleri olarak sıralanabilir.

10 Kentleşme Nüfusun büyük bir bölümünün köy ve kasabalardan ayrılarak şehirlerde yoğunlaşması, sanayileşme ile de bu gelişmenin hız kazanması, şehirlerin problem yumağı haline gelmesine neden olmuştur. Aşırı nüfus yoğunluğuna maruz kalan şehirlerin; suyu, havası kirlenmekte yetersiz duruma düşmektedir. Aşırı nüfus yoğunluğunun gecekondu bölgelerinin çoğalmasına, bütün bunların neticesinde sağlıksız çevre ortamının oluşmasına yol açtığı söylenebilir.

11 Isınmadan kaynaklanan hava kirliliği: Kentlerimizdeki ısınmadan kaynaklanan hava kirliliği özellikle kış döneminin başlaması ile birlikte artış göstermektedir. Kış aylarında ısınmadan kaynaklanan hava kirliliğinin temel sebepleri; ısınmada kalitesiz yakıtların (kükürt, kül ve nem oranı yüksek kalori değeri düşük kömürler) iyileştirilme işlemine tabi tutulmadan kullanılması, yanlış yakma tekniklerinin uygulanması ve kullanılan kazanların bakımlarının düzenli olarak yapılmaması olarak sıralanabilir.

12 Kış aylarında ısınma amacıyla soba ve kaloriferlerde genellikle odun, kömür, fuel-oil ve doğal gaz yakılmaktadır. Soba veya kalorifer kazan bacalarından çıkan gazlara genel kirleticiler denilmektedir. Bunlar; karbonmonoksit (CO), kükürtdioksit (SO2), azotdioksitler (NOx) ve partikül maddeler (is, kurum ve toz) dir.

13 Fabrikaların bacalarından çıkan kimyasal gazlar, tozlar ve dumanlar havayı kirletmektedir. Fabrikalarda enerji ihtiyacı için yakılan yakıtlar ve fabrikada yapılan işlemden oluşan kirleticiler baca ile havaya atılarak kirliliğe neden olmaktadır. Günlük ihtiyaçlarımızın karşılanması, yurdumuzun kalkınması, yeni iş sahalarının açılarak işsizliğin önlenmesi için bu fabrikaların mutlaka çalışması ve üretimlerini sürdürmesi gerekir. Burada önemli olan hem kalkınmayı sürdürmek ve hem de çevreyi korumaktır. İşyerleri, fabrikalar çevreyi kirletmemek için gerekli önlemleri almalıdır.

14 Motorlu taşıtlar : Ulaşım araçları günlük yaşantımızın bir parçasıdır. Her gün değişik şekilde yararlandığımız bu motorlu karayolu taşıtları havaya verdikleri kirletici gaz ve taneciklerle çevremizi ve soluduğumuz havayı kirletmektedir. Hava kirliliğinin yarısı motorlu taşıtlarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle büyük kentlerin ana cadde ve kavşaklarında, karayolları çevrelerinde havayı kirleten madde emisyonları (atmosfere atılan gaz, toz, is v.s.) önemli boyutlardadır.

15 Bir insanın günlük ihtiyacı olan 15 m3 temiz havayı bir tek taşıtın sadece 10 dakikalık bir süre içerisinde tehlikeli hale dönüştürmesi, kentlerdeki yüz binlerce taşıtın neden olduğu hava kirliliğinin boyutu hakkında bizlere yeterli bir fikir verebilir. Şehir trafiğindeki araçlar; teknik bakımlarının yeterince yapılmaması, bilinçsiz kullanımı ve bir kısmının çok eski oluşları nedeniyle kirletici özellikleri bir kat daha artarak, önemli kirletici kaynak durumundadırlar. Taşıtlarda hava kirliliği yaratan kirletici kaynaklar, motor cinsine göre değişmektedir.

16 Taşıtlarda benzinli ve dizel motor olmak üzere iki tür motor kullanılmaktadır. Benzinli motorla çalışan bir taşıtın başlıca kirletici kaynakları; egzoz borusu, benzin deposu, kartel havalandırma, karbüratör, fren balataları ve lastiklerdir. Dizel motorlu taşıtlarda ise başlıca kirletici kaynakları egzoz borusu, fren balataları ve lastiklerdir. Egzozdan üç tür duman çıkar. Siyah duman, tam yanmamış yakıt taneciklerinin oluşturduğu dumandır. Uygun yanma koşullarının olmadığını gösterir. Gri-Beyaz duman, tam yanma artığı maddelerin oluşturduğu dumandır.

17 Uygun yanma koşullarının olduğunu gösterir. Mavi duman, yanmamış yakıt ve yağ karışımı olup, genellikle motorun bakıma ihtiyacı olduğunu gösterir. Taşıtlardan kaynaklanan kirleticiler, genel ve özel kirleticiler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Egzoz gazları içinde bulunan karbondioksit (CO2), su buharı (H2O), hidrojen (H2) ve azot (N2) gazları kirletici olarak kabul edilmemektedir. Egzoz gazı içerisindeki karbonmonoksit (CO), partikül madde (is, toz, tanecik v.s.) ve hidrokarbonlar genel kirleticiler olarak kabul edilmektedir. Benzinli taşıtlarda ise kurşun (Pb) bileşikleri önemli bir kirleticidir.

18 Meteorolojik Olaylar - Atmosferik inversiyon olayı (Londra Smog’u) - Fotoşimik Reaksiyon olayı(Los Angeles Smog’u)

19 Atmosferik inversiyon olayı (Londra Smog’u) Normal hava koşullarında güneşin yerküreyi ısıtması sonucunda yerküre üzerindeki hava tabakası ısınır. Yerkürenin hemen üstündeki ısınan hava tabakası (troposfer tabakasının sıcaklığı yeryüzünden uzaklaştıkça azaldığından) yukarı doğru yükselir. Eğer yeryüzü üzerinde kirli hava tabakası bulunuyorsa bu olay sonucu kirli hava tabakası doğal olarak yeryüzünden uzaklaşır.

20 Atmosferik inversiyon olayında ise; özellikle sonbahar ve kış aylarında geceleri yerkürenin çok çabuk soğuması sonucu yerküre üzerindeki hava tabakasıda soğur. Bu soğuyan hava tabakası daha üstteki sıcak hava tabakasını geçemediğinden yerküre ile sıcak hava tabakası arasında sıkışıp kalır. Bu sıkışan hava tabakasında biriken kirletici maddeler yerkürenin hemen üstünde kirli bir hava tabakasının oluşmasına neden olur. Atmosferik inversiyon sonucu şehrin üzerinde sıkışıp kalan kirli hava tabakası burada yaşayan canlıları olumsuz yönde etkiler. Bu kirli hava tabakası ancak çok şiddetli hava akımları (rüzgarlar) sonucu dağılabilir. Atmosferik inversiyon sonucu oluşan bu tip hava kirlenmesi olayına 1952’de Londra’da bu tip hava kirliliğinin yaşanmasından dolayı Londra Smog’u adı da verilmektedir.

21 Meteorolojik koşullar sonucu oluşan hava kirlenmesinde rol oynayan diğer bir neden ise fotoşimik reaksiyondur. Aşağıdaki şekilde fotoşimik reaksiyonun oluşum şekli görülmektedir. Fotoşimik Reaksiyon(Los Angeles Smog’u)

22 Bu olay özellikle motorlu taşıt araçlarının egzoz gazlarından açığa çıkan Azot Oksitleri, aldehitler, ketonlar, olefinler ve diolefinler gibi maddelerin güneş ışınlarının etkisi ile birtakım kimyasal reaksiyonlar sonucu ozon, formaldehit, akrolein, diketon, nitroolefinler gibi zararlı fotoşimik maddelere dönüşümü şeklinde oluşmaktadır. Fotoşimik reaksiyon sonucu oluşan fotoşimik maddeler havaya karışarak hava kirliliğine neden olmaktadırlar. Bu tipik hava kirlenmesi Los Angeles’de sıklıkla oluştuğundan bu tip hava kirlenmesine “Los Angeles Smog”’u adı verilmektedir.

23 Hava kirliliğinin olumsuz etkileri Hava kirliliğinin oluşturduğu olumsuz etkileri Ekonomik etkiler, Biyolojik etkiler, İnsan sağlığı üzerine etkiler ve Uzun süreli etkiler olmak üzere dört ana başlık altında toplayabiliriz.

24 Hava Kirliliğinin Ekonomik Etkileri: Yakıtların tam olarak yanmaması sonucunda hem hava kirliliği oluşmakta hem de yakıt israfı nedeni ile ekonomik kayıp, Hava kirliliği olan bölgeler de temizlik için daha fazla temizlik maddesi harcanması ile ekonomik kayıp, Özellikle hava kirletici maddelerden Hidrojen sülfürün kurşunla birleşmesi sonucu oluşan kurşun sülfür yapıların dış yüzey boyalarını etkileyerek koyulaşmasına neden oluşur.

25 Kirletici maddelerden kükürt dioksitin su ile birleşmesi sonucu oluşan Asit damlacıklarının yapıların dış cephelerinde aşınma ve korozyona neden oluşu - Hava kirletici maddelerden Ozonun özellikle lastik eşya üzerinde çatlama ve aşınmaya neden oluşu - Smog olayları sonucunda görüş alanının kısıtlanması sonucu oluşan motorlu taşıt araçları kazaları ile oluşan ekonomik kayıp şeklinde sıralanmaktadır.

26 Hava Kirliliğinin Biyolojik Etkileri - Hava kirleticilerden özellikle kükürt dioksitin bitki gelişimini engelleyerek yeşil alanların azalmasına neden oluşu - Aerosoller gibi katı maddelerin bitki yaprakları üzerine çökerek klorofil sentezini engellemesi - Özellikle sanayii bölgelerinde havaya atılan florürler nedeni ile bu bölgede otlayan hayvanlarda kaşeksi oluşumu - İnsan sağlığına olumsuz yönde etkileme şeklinde sayılabilir.

27 Hava Kirliliğinin İnsan Sağlığına Etkileri Hava kirliğinin insan sağlığı üzerine olan etkileri havadaki kirletici madde miktarı ve bu maddelere maruz kalınma süresine bağlı olarak değişmektedir. Hava kirlenmesinin kişi sağlığı üzerine olan olumsuz etkileri aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

28 - Hava kirliliği sonucu güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşması engellenerek özellikle gelişme çağındaki çocuklarda Raşitizm gibi patolojiler ortaya çıkabilir. - Hava kirliği sonucu oluşan kirletici maddelerin kötü kokuları ve görüş alanının kısıtlanması sonucunda insanlarda sıkıntı, iştahsızlık gibi psikolojik olumsuz etkiler ortaya çıkabilir. - Hava kirliliği sonucu kirletici maddelere kısa süreli maruz kalınması sonucunda gözlerde yanma, burun ve boğazda irritasyon, solunum epiteli tahrişi, öksürük, özellikle çocuklar ve kalp solunum sistemi hastalarının durumlarında ağırlaşma oluşabilir. - Hava kirliliği sonucu kirletici maddelere uzun süreli maruz kalınması sonucunda Kronik bronşit, amfizem, kalp hastalığı ve akciğer kanseri gibi hastalıklar oluşabilir.

29 Hava Kirliliğinin Uzun Süreli Etkileri - Hava kirletici maddelerin akarsu, göl gibi tatlı su kaynakları üzerine çökmesi ve bu tip suların asitidesini arttırmaları sonucunda bu tip sularda yaşayan balık gibi canlıları olumsuz etkileyerek toplu ölümlerine neden olacakları - Hava kirletici maddelerin yağmur sularının asiditelerini arttırmaları sonucunda bitkilerdeki olumsuz etkiler nedeni ile yeşil alanların azalmasına neden olacakları

30 - Hava kirletici maddelerden kükürt ve sülfat gibi maddelerin stratosferde birikerek ozon tabakasının delinmesine neden olmaları sonucunda yeryüzüne ulaşan zararlı ultrviyole ışınlar nedeni ile deri kanserlerinde büyük artışa neden olacakları- Hava kirletici maddeler arsında yeralan karbon dioksit’in normal sınırlar üzerine çıkması (Karbon dioksit miktarının %10 artışı yeryüzü sıcaklığını ortalama 1.5 C arttırır) termal ışınların emiliminin artışı ile yeryüzünün yüzeyel sıcaklığının artması sonucunda iklim değişimleri, sera etkisi, buzulları erimesi ve denizleri kabarmasına neden olacakları şeklinde sıralanmaktadır

31 HAVA KİRLENMESİNDEN KORUNMA ÖNLEMLERİ Hava kirlenmesinden korunma önlemlerinin büyük bölümü kirlenme oluşmadan önce alınan önlemler olup bu önlemlerin amacı Hava kirliliğinin oluşumunu engellemektir. Bu önlemler 7 ana başlık altında toplanmaktadırlar.

32 1-Yakıt ürünlerini zararsız hale getirecek önlemler almak Bu tip önlemler arasında - Isınma ve enerji eldesi için dumansız yakıt kullanmaya (kömür ve akaryakıt yerine doğalgaz kullanılması) özen gösterilmesi - Yakıtı yakan kalorifer yakıcılarının eğitilmesi ile yakıtın tam olarak yanmasını sağlayarak havaya atılan kirletici madde miktarının azaltılması - Özellikle kentlerde Isınma amacı ile merkezi ısıtma tesislerinin kullanılması - Bireysel olarak konutlara baca gazlarının zararlı etkilerini azaltacak baca filtreleri takılması- Isınma amacı ile içindeki kükürt miktarı %2 den az olan sıvı yakıtların kullanılması yer almaktadır

33 2-Sanayii tesislerinde önlemler almak Bu tip önlemler arasında - Sanayii tesislerinin yerleşim yerleri dışındaki bölgelere kurulması - Sanayii tesislerinin bacalarının yükseltilerek bacalardan atılan kirletici maddelerin rüzgarlar etkisi ile daha çabuk dağılmasının sağlanması - Sanayii tesislerinin çukur bölgelere değil hakim rüzgarların bulunduğu bölgelere kurulması ve kirleticilerin rüzgarlar ile uzaklaştırılmasının sağlanması - Sanayii tesisleri bacalarına kirletici maddeleri süzen ve çökmelerini sağlayan filtrelerin takılması gibi önlemler yeralmaktadır.

34 3- Motorlu taşıt araçları için önlemler almak Bu tip önlemler motorlu taşıt araçlarının hava kirlenmesindeki olumsuz etkilerini önlemek için alınan önlemler olup, bu önlemler; - Uygun periyodlarda motorlu taşıt araçlarının motorlarının ve egzoz gazlarının muayeneye tabii tutulması - Motorlu taşıt araçlarının egzozlarına kirletici maddeleri süzen egzoz filtrelerinin takılması - Motorlu taşıt araçlarında yakıtın tam olarak yanmasına sağlayacak motorların geliştirilmesi için çalışmalar yapılması -Özellikle büyük yerleşim yerlerinde toplu taşıma araçlarının kullanılmasını özendirici önlemlerin alınması - Toplu taşıma araçlarında yakıt olarak kömür, akaryakıt yerine doğalgaz veya elektriğin kullanılması şeklinde sırlanmaktadır

35 4- Meteorolojik koşullar yönünden önlemler almak Bu tip önlemler yerleşim yerlerinin veya sanayii tesislerinin kurulacağı bölgelerde iklim koşulları ve meteorolojik koşulların göz önüne alınması önlemlerini kapsamaktadır. Bu önlemler - Yerleşim yerlerinin kurulması ve planlanmasında rüzgar yönüne göre cadde ve sokakların düzenlenmesi- Atmosferik inversiyon gibi hava kirliğinde rol oynayan olayların oluşumunda ısınma için kullanılan soba ve kaloriferlerin söndürülmesi, sanayii tesislerinde üretimin durdurulması şeklinde sıralanmaktadır.

36 5- Yeşil Alanlar Oluşturmak Yerleşim bölgelerinin en az % 9’unun yeşil alan olarak bırakılmasının sağlanması bu tip önlemler arasında yeralmaktadır. 6- Uydu Kentlerin Kurulması Yerleşim yerleri olarak kullanılacak bölgelerde dağınık binalar yerine şehrin dışarısında belli bir düzen içinde kurulmuş merkezi ısıtma tesisleri ile ısıtılan uydu kentlerin ve toplu konut alanlarının kurulması hava kirliğinin önlenmesinde önemli rol oynamaktadır.

37 7- Yasal Tedbirler Almak ve Düzenli Denetimler Yapmak Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Belediyeler gibi kamu kuruluşları tarafından periyodik olarak hava kirliliği ölçümlerinin yapılması, hava kirliliğinin tehlikeli boyutlara ulaştığı bölgelerde ısınma için kullanılan soba ve kaloriferlerin söndürülmesi, sanayii tesislerinin faaliyetlerinin durdurulması ile ilgili denetimler yapılması, denetimler sonucu suçlu bulunanlara ağır cezalar verilmesi ve kamu kuruluşları ve bir takım gönüllü kuruluşlar tarafından halkın hava kirlenmesi konusunda eğitilmesi bu grup önlemler arasında yer almaktadır.

38 Asit yağmurları, kükürt ve azot dioksitlerin atmosferdeki nemle birleşerek sülfürik ve nitrik asitli yağmur, kar ya da dolu oluşturması şeklinde kirliliğe verilen genel bir tanımdır.

39 Asit yağmurları, fosil yakıt atıklarının doğal su döngüsüne karışmasıyla oluşur.

40 Kömür ve petrol gibi fosil yakıtlarının yakılması sonucu atmosferde kükürt ve azot içeren gazlar birikir. Bu gazlar havadaki su buharıyla birleşince kimyasal tepkime meydana gelir.

41 Nötr bir suyun (saf su) pH değeri 7 iken atmosferde doğal kısmi basıncı atm olan CO2(g) ile dengede olan bir yağmur suyu (pH değerini etkileyecek başka herhangi bir tür olmadığı taktirde) hafif asidiktir, yani pH değeri 5.6 civarındadır.

42 Bununla birlikte, bozunuma uğramamış şartlar altında bile yani doğal yollarla (volkanik patlamalar vb.) salınımı gerçekleşen SO 2 (g), NO x (g) ve organik asitlerden dolayı yağmur suyu hiçbir zaman nötr değildir.

43 Bu nedenle, atmosferdeki CO2(g)’in çözünmesi [H2O(s) + CO2(g) → H2CO3(s)] sonucu oluşan yağmur suyundan daha asidik yani pH değeri normal yağmur suyunun sahip olduğu 5.5 – 5.6’lık pH düzeyinin altında olan yağmurlar asit yağmuru olarak kabul edilmektedir.

44 İnsani kaynaklardan dolayı oluşan asit yağmurlarının pH değeri 3.5 ve 5 arasında değişebilmektedir. Yağışlarda bulunan bu fazla asidi de ise, birincil kirletici olan sülfür ve nitrojen oksitlerin, havadaki suyla reaksiyonu sonucu oluşan ikincil kirleticiler nedeni ile meydana gelmektedir

45 Bu tepkimeler sonucunda sülfürik asit ve nitrik asit damlaları oluşur. 2+2 →23 (Sülfüroz asit) 3+2 →24 (Sülfürik asit) 2+2 →3 (Nitrik asit) Güneş ışığı bu tepkimelerin hızını arttırır. Kirliliğe neden olan bu tanecikler, rüzgarlarla binlerce kilometre uzağa taşınabilir

46 Kırsal kesimde toprağın ve göllerin asitleşmesine neden olur. Asit yağmurları, toprağın yapısındaki kalsiyum, magnezyum gibi elementleri yıkayarak taban suyuna taşımakta ve toprağın zayıflamasına, zirai verimin düşmesine neden olmaktadır.

47 Asidik zerrecikler genellikle kükürt dioksit ve azot oksitlerin atmosferdeki yayılması ile oluşur. Sonuçta oluşan nitrik ve sülfürik asit diğer partiküllere (toz, duman, is) tutunur. Bu partiküllerin solunması bu asidik yapıların doğrudan akciğerlere kadar gitmesine neden olmaktadır. Bu yolla asidik yapıdaki bu tozlar ve gazlar kana geçebilirler

48 Asit yağmurlarının insanlar üzerindeki dolaylı etkileri içme suyu, yer altı suları, toprak, bitkiler ve balıklar üzerindeki etkilerine bağlı olarak bu unsurların kullanılması sonucunda uzun vadede insan vücudunda asidik depolamaya neden olur.

49 Toprağın pH sı düştükçe (pH<5) topraktaki ağır metallerin çözünürlükleri ve dolayısıyla toprak çözeltisindeki Al, Fe ve Mn konsantrasyonu hızla artmaktadır. Biriken alüminyum, ağaç köklerinin gerekli besinleri almalarını engeller. Besin eksikliği oluşur ve ağaçların büyümesi yavaşlar, hatta tamamen durur

50 Asit yağmurlarının insan sağlığına doğrudan etkileri bulunmaktadır. Toprağın asitliğinin artması neticesinde sulara karışan alüminyum ve cıva benzeri bileşikler balıklar aracılığı ile vücudumuza geçmektedir. Ayrıca atmosferde biriken kükürt dioksit ve azot oksit, sülfat ve nitratlara dönüşür. Havada asılı olarak bekleyen sülfatlar da solunum yoluyla vücudumuza nüfuz ederek astım ve bronşit gibi solunum yolu hastalıklarının oluşmasına neden olmaktadır.

51 Asit yağmurları yerüstü ve yer altı sularında pH değerini düşürerek sulardaki hayatı olumsuz yönde etkilemektedir. Yapılan birçok araştırma, kuzey Amerika ve Kuzey Avrupa’daki su ekosistemlerindeki asitleşmenin asit yağmurlarından kaynakladığını ve bu sulardaki canlı varlığının tehlikede olduğunu ortaya koymaktadır. Örneğin günümüzde İsveç’te gölün asitleştiği ve bunların %25 inde canlı hayatının son bulduğu belirtilmektedir.

52 Asit Yağmurlarını Önlemek Fosil yakıtlı termik santrallerin birbirinden uzak ve bacalarında en son teknolojiden yararlanılarak geliştirilen desülfirizasyon ünitesinin kurulması gerekmektedir. SO2 çeşitli kimyasal işlemlerle alçı taşına dönüştürülebilir ve bu taşlardan briket yapımında kullanılabilir. Kükürdü az olan kalorifer yakıtları kullanılarak atmosfere salınan SO2 miktarı düşürülebilir. Zorunlu olmadıkça kişisel araç kullanımı yerine toplu taşıma araçları tercih edilebilir.

53 Yaşam için gerekli olan enerji doğaya zararlı gazların salınımına sebebiyet vermeyecek doğalgaz, vb. enerji kaynaklarıyla sağlanabilir. Çevre koruma ile ilgili dernek ve kurumların çevre kirliliği konusunda aktif faaliyetlerde bulunmaları ve bu konuların devlet tarafından iyice anlaşılması sağlanarak gerekli politik kararların alınması sağlanabilir. Medya yoluyla panel, seminer ve konferans gibi çeşitli eğitici toplantılar halkı bilinçlendirmek için yapılabilir

54 Sis Sis, yeryüzündeki yatay görüş mesafesini 1 km’nin altına düşüren metrolojik bir olaydır. Sis bir alçak seviye bulutu olan Stratus bulutunun yerde veya yere yakın seviyede oluşması olarak ta bilinir. Su buharının yoğuşması veya donarak kristalleşmesi sonucu ortaya oluşan çok küçük su damlacıkları veya buz kristallerinden meydana gelmiştir. Sis içinde çisenti biçiminde çok hafif yağışlar görülebilir. Sis büyük ölçüde güneşe engel olur ve özellikle deniz olmak üzere hava ve kara ulaşımını da olumsuz yönde etkiler

55 Dünya, üzerine düşen güneş ışınlarından çok, dünyadan yansıyan güneş ışınlarıyla ısınır. Bu yansıyan ışınlar başta karbondioksit, metan ve su buharı olmak üzere atmosferde bulunan gazlar tarafından tutulur, böylece dünya ısınır. Işınların bu gazlar tarafından tutulmasına sera etkisi denir. Atmosferde bu gazların miktarının artması Yerküre'de ısınmayı artırır.

56 Günümüzdeki tehlike, karbondioksit ve diğer sera gazlarının miktarinda ki artışın bu doğal sera etkisini şiddetlendirmesinde yatmaktadır. Binlerce yıldır dünyamızdaki karbon kaynakları kararlı kalırken, şimdi modern insanoğlu aktiviteleri, fosil yakıtların kullanımı, ormanların yok oluşu, aşırı tarım yapılması, atmosfere büyük miktarlarda karbondioksit ve diğer sera gazlarının atmosfere salınmasına sebep olmaktadır.

57 Sera etkisinin yararları nelerdir? 1- Sera etkisi dünyada yaşam olması için gereken sıcaklığı sağlıyor. 2- Su buharı karbondioksit ve metan gazı dünyanın üzerinde doğal bir örtü oluşturuyor.

58 Sera etkisinin zararları nelerdir? 1- Buzulların erimesi. 2- Okyanusların yükselmesi. 3- Kıyı kesimlerde toprak kayıplarının artması. 4- Bazı yerlerde kasırgalar seller ve taşkınların şiddeti ve sıklığı artar. 5- Bazı yerlerde uzun süreli şiddetli kuraklıklar ve çölleşmeler görülür. 6- Kışın sıcaklıklar artar.

59 7- İlk bahar erken gelir. 8- Sonbahar geç gelir. 9- Hayvanların göç dönemleri değişir. 10- Bu mevsim değişikliklerine dayanamayan hayvanlar ve bitkiler azalıyor ya da tamamen yok oluyor. 11- İnsan sağlığını doğrudan etkiler. Bilim adamları iklim değişikliklerinin kalp solunum yolu bulaşıcı alerjik ve bazı diğer hastalıkları tetikleyebileceği görüşünde.

60 HAZIRLAYANLAR HÜLYA ÖZSOY CANSU GÖLCÜK MERVE ŞENOL MELTEM AKBULUT MAKBULE SAKALLI HANİFE KILINÇ RAMAZAN DİNGİL MUSTAFA DABAN


"HAVA KiRLiLi Gi. Hava; Dünya'yı çevreleyen, çoğunluğu azot ve oksijenden müteşekkil, renksiz ve kokusuz gaz kütlesi. Hava tüm canlılar için hayati öneme." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları