Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

EPİDEMİYOLOJİK ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİNDE ÇOCUKLARDA KULLANILAN İNDEKSLER Prof.Dr.Serap ÇETİNER.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "EPİDEMİYOLOJİK ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİNDE ÇOCUKLARDA KULLANILAN İNDEKSLER Prof.Dr.Serap ÇETİNER."— Sunum transkripti:

1 EPİDEMİYOLOJİK ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİNDE ÇOCUKLARDA KULLANILAN İNDEKSLER Prof.Dr.Serap ÇETİNER

2 Epidemiyoloji toplum ağız sağlığı biliminin temel prensiplerinden biridir. Değişik zamanlarda ve dünyanın değişik yerlerinde toplumların sağlık durumlarının ve hastalıklarının çevre ve yaşam koşulları içinde incelenmesi demektir.

3 Toplumdaki hastalık oranları “prevelans” veya “insidans” verileri şeklinde rapor edilir. Prevelans: Belirlenen bir zaman noktasında bir toplumda mevcut olan hastalıkllı vaka sayısını belirtir. İnsidans: aynı populasyonu bir zaman periyodu boyunca takip ederek ve bu zaman periyodu boyunca populasyonda tespit edilen yeni vakaların sayısıyla oluşur.

4 Epidemiyolojik araştırmaların sonuçlarından yararlanabilmek toplanan verilerin güvenilir ölçütlere dayalı olmasına bağlıdır. Bu ölçütlerin en önemliside indekslerdir.

5 DİŞ ÇÜRÜK İNDEKSLERİ A- Çürük prevelans hızı B- Çürüğün şiddet derecesini belirleyen indeksler a- DMF-T b- DMF-S c- DIMF d- df e- df-s f- dif g- D 1-4 MF-T h- D 1-4 MF-S i- kişi başına düşen çürük sayısı j- riskte olan diş başına düşen çürük sayısı k- diş mortalite hızı l- radyografik indeksler

6 C- Çürük insidans hızları a- çürük insidans hızı b- ortalama çürük hızı c- ECSI (extrapolated carious surface increment index) d-DMFU e-DMFU-S D- Laboratuar bulguları ile ilgili indeksler a- çürük duyarlılık deneyleri -Tükürükte laktobasil sayımı -Synder testi -Fosdich deneyi b- Plak aktivite testleri -Modifiye Synder testi -Plak pH -D-K çürük testi

7 c- Beklenen çürük aktivitesini belirleyen parametreler -tükürüğün tamponlama kapasitesi -uyarılmış tükürükte Streptekok mutasyon titrasyonu -plak oluşum oranının klinik değerlendirilmesi -St. Mutans C serotipi ile reaksiyona giren tükürük aglutinin kantitasyonu d-SMAPPI ( S. Mutans Approximal Index) E- Tedavi gereksinimini belirleyen indeksler a- UGTİ(uygulanması gerekli tedavi indeksi) b-UTİ (uygulanmış tedavi indeksi) c-Tİ (treatment indeks)

8 ÇÜRÜK PREVELANS HIZI Bir toplumda ağzında çürük ve sonuçlarını taşıyan kişilerin çokluk derecesini gösteren bir değerdir. Yüzde olarak ifade edilir. Ağzında çürük bulunan kişi sayısı ÇPH= x 100 Muayene edilen kişi sayısı

9 Çürüğün şiddet derecesini belirleyen indeksler DMF-T Toplumun çürük ve sonuçları açısından hangi düzeyde olduğunu anlamamıza yardımcı olan bir indekstir. Sürekli dişler için hesaplanır Muayene edilen kişilerde saptanan çürük diş sayısı+dolgulu diş sayısı+ çürük nedeniyle çekilen diş sayısı DMF-T= muayene edilen kişi sayısı D= Decay ( Çürük) M= Missing ( Kayıp) F= Filled ( Dolgulu) T= Tooth ( Diş)

10 DMF-S Muayene edilen kişilerde saptanan çürük yüzey sayısı+dolgulu yüzey sayısı+çürük nedeniyle çekilen diş sayısı DMF-S= muayene edilen kişi sayısı D= Decay ( Çürük) M= Missing ( Kayıp) F= Filled ( Dolgulu) S= Surface ( Yüzey) Azı dişler için yüzey sayısı 5, kesici ve kanin dişler için 4 yüzey kabul edilir.

11 Çürük dişin saptanması Diş yüzeyinde bir lezyon kavite oluşturmuşsa, minenin altı çürümüşse, taban veya duvarlarında yumuşama varsa çürük olarak kaydedilir. Dişte geçici dolgu varsa veya fissür örtücünün kenarında çürük başlamışsa çürük olarak kaydedilir. Çürük nedeniyle kron kaybı olmuş sadece kök kalmış dişler çürük olarak değerlendirilir. WHO nun görüşü CPI sondunun( community periodontal indeks) oklüzal, bukkal ve lingual yüzeylerdeki görünen çürüğü saptamak için kullanılmasıdır.

12 M bileşeni Daimi dişlerde çürük nedeniyle kaybedilen dişler bu kategoriye dahil edilir. Başka nedenlerle ( ortodontik,periodontal,travma) çekilmiş Dişler DMF indeksine kaydedilmez. F bileşeni Kron üzerinde daimi restorasyon varsa ve çürük yoksa dolgulu olarak kaydedilir. Diş rengindeki dolgularda ayıretmek zor olduğundan çok dikkatli olunmalıdır. Fissür örtücü uygulanmış dişler sağlam kabul edilir. Sadece çürük nedeniyle kron uygulanmış dişler bu kategoriye dahil edilir. Dişte hem dolgu hem çürük varsa çürük kabul edilir.

13 DIMF indeksi Tedavi edilemeyecek kadar çürük dişler I harfi ile gösterilir.

14 SÜT DİŞLERİ İÇİN KULLANILAN İNDEKSLER df dfs indeksleri DMF indekslerinin süt dişi için uygulanan şeklidir. Eksik olan süt dişleri hesaplamaya katılmaz. Çünkü süt dişinin fizyolojik olarak mı düştüğü veya çürük veya başka bir nedenle mi çekildiğini saptamak güçtür ve hataya düşme olasılığı yüksektir. Bu nedenle sadece çürük ve dolgulu süt dişleri hesaplanır.

15 dif indeksi Süt dişlerinde çürük (d), tedavi edilemeyecek kadar çürük (i) ve dolgulu (f) dişler hesaplanır.

16 D 1-4 MF-T ve D 1-4 MF-S indeksleri Bu indekslerde çürük 0-4 arası sınıflandırılmaktadır. 0= sağlıklı 1=ince çizgi, tebeşirimsi görünüş 2=ince kahverengi çizgi 3=genişliği 2mm den küçük çürük lezyonu 4= genişliği 2mm den büyük çürük lezyonu

17 DMFU ve DMFU-S indeksi Uzun süreli araştırmalarda yeni süren dişlerin durumunu incelemek amacıyla kullanılır. U harfi unerupted sözcüğünden gelir. Araştırmanın devamı sırasında yeni süren dişlere ilişkin DMF indeks değeridir.

18 Significant Caries Index Bir çok ülkedeki çürük durumunun detaylı analizleri 12 yaş grubu çocukların bir kısmı tamamen çürüksüz olduğu halde, bir kısmının hala yüksek veya çok yüksek DMFT değerleri olduğunu göstermektedir. Ortalama DMFT değeri her zaman tüm toplumun çürük durumunu yansıtmamaktadır. Yani tamamen çürüksüzlük oranı artmasına rağmen 12 yaşındakilerde yüksek DMFT skoruna sahip geniş bir kitle vardır. Bu nedenle Significant Caries İndex inceleme altındaki her toplumun yüksek çürük değerlerine sahip bireylerine dikkat çekmek amacıyla düzenlenmiş bir indekstir.

19 Significant Caries Index hesaplanması: 1)toplumdaki bireylerin DMFT değerleri saptanır. 2) Toplumun en yüksek çürük skoruna sahip 1/3 i seçilir. 3)Bu alt grup için ortalama DMFT hesaplanır. Bu değer SiC Indeks değeridir.

20 Bu örnekte %45 çürüksüz (DMFT=0), ortalama DMFT 1.91 ve SCI 4.61

21 WHO 2015 yılı hedefi 12 yaş grubunda SCI nın 3 den küçük olmasıdır.

22 Dişlenme durumu ve tedavi gereksinimi

23 DURUMTEDAVİ Daimi dişlerSüt dişleri 0- sağlıklıA0- yok 1-çürükB1- sealant 2-çürük+dolguC2- tek yüzlü dolgu 3-dolgulu, çürük yokD3-2 veya daha fazla yüzlü dolgu 4-çürüğe bağlı çekimE4-kronköprü 5-başka bir nedenle çekim-5-köprü elemanı 6-sealant,cilaF6-pulpa tedavisi 7-köprü-özel kronG7-çekim 8-sürmemiş veya eksik diş-8- başka tedai T- travma9-diğer

24 Çürük değerlendirmesi yaparken ayna ve sond kullanılmalıdır. Sond 50 incelemeden sonra değiştirilmelidir. Dişin tüberkül tepesi ağız içinde görülüyorsa veya sond ucu ile dokulunabiliniyorsa diş ağızda mevcut olarak kabul edilir. Süt ve sürekli diş aynı anda aynı yerde görülüyorsa, daimi diş sayılır.

25 İNDEKS YAŞLARI VE YAŞ GRUPLARI 5 YAŞ- Bu yaş süt dişlerindeki çürük seviyesinin belirlenmesi için önemlidir. 12 YAŞ- Pek çok ülkede, okul sistemiyle kolaylıkla güvenilir örneklerin elde edilebileceği son yaştır. 3. Molar dişler hariç tüm daimi dişler ağızda mevcuttur. Bu nedenle 12 yaş hastalık trendlerini uluslar arası ortamda karşılaştırma ve izleme için çürüğün küresel yaşı seçilmiştir. 15 YAŞ-Bu yaşta daimi dişler sürmüş ve 3-9 yıl boyunca ağız ortamına maruz kalmıştır. Bu nedenle çürük görülme sıklığı 12 yaşındakilerden daha anlamlıdır. Bu yaş aynı zamanda ergenlik çağındakilerde periodontal hastalık değerlendirilmesi için önemlidir.

26 Çocuklarda süt ve sürekli dişlerde yaş önemli bir faktör olduğundan her yaş grubu için ayrı ayrı df/DMFT değerlerinin saptanması da önerilmektedir.

27 ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA ÇOCUKLARDA AĞIZ DİŞ SAĞLIĞI DURUMU

28 Diş çürükleri alınan tüm önlemlere rağmen çocukluk döneminin önemli problemlerinden birini oluşturmaktadır. Gelişmiş ülkelerde diş ve dişeti hastalıklarında önemli ölçüde azalma gösterirken, ülkemizin de içinde bulunduğu Gelişmekte olan ülkelerde diş çürükleri hala önemli bir sorun oluşturmaktadır.

29 12 YAŞ GRUBUNDA DMFT ÜLKE YIL DMFTDMFT AVUSTURYA BELÇİKA BULGARİSTAN

30 HIRVATİSTAN KIBRIS ÇEK CUMHURİYETİ DANİMARKA

31 ESTONYA FİNLANDİYA FRANSA ALMANYA ALMANYA ALMANYA Almanya

32 YUNANİSTAN MACARİSTAN İZLANDA İRLANDA (non fluoridated) 3.3 (non fluoridated) 2.1 (non fluoridated) 1.3 (fluoridated) 2.6 (fluoridated) 1.4 (fluoridated)

33 HOLLANDA NORVEÇ POLONYA PORTEKİZ ROMANYA

34 SLOVAKYA SLOVENYA İSPANYA İSVEÇ

35 İSVİÇRE TACİKİSTAN TÜRKİYE TÜRKMENİSTAN UKRAYNA İNGİLTERE (UK) ÖZBEKİSTAN

36

37 İngiltere’de son 20 yılda 5 yaş grubunda dmft %50 oranında azalma göstermiştir. Finlandiya’da 1975 yılında 5 yaş grubunda dmft 5.0 iken 1991 yılında 1.4 ‘e düşmüştür. 12 yaş grubunda ise DMFT 1975 yılında 6.9 iken 1997 de 1.1 e düşmüştür. Hollanda’da 6 yaş grubunda çürüksüz çocuk yüzdesi 1989 da %60 iken 1996 da %78.9 a yükselmiştir. İsviçre’de 7 yaş grubunda dmft 1968 yılında 6.4, 1976 yılında 3.6, 1984 yılında 1.8 ve 1992 yılında 1.5’e düşmüştür. 12 yaş grubunda DMFT 1968 yılında 5.6 iken 1996 yılında 0.84 e düşmüştür.

38 ABD’de 1948 yılında 12 yaş grubunda DMFT 4.8 iken, 1989 yılında düşmüştür. Meksika’da tuzlara florür eklenmesinden sonra 12 yaş Grubunda DMFT 1988 yılında 4.39 iken, 1997 yılında 2.47 ye düşmüştür. Hong-Kong ‘da 1961 yılından beri sular florlanmaktadır. Bunun yanısıra florlu diş macunu kullanımının yaygın Olmasına bağlı çürüksüz çocuk oranı %61’e yükselmiştir.

39 WHO verilerine göre dünya genelinde DMFT 1.74 dür. DMFT< 3 olan ülkeler, yani 2000 yılı hedefine varmış ülkeler tüm ülkelerin (128 ülke) %70 ini oluşturmaktadır. Bu 128 ülke ise dünya nüfusunun %85ini oluşturmaktadır.

40 WHO HEDEFLERİ 1979 yılında “2000 yılında herkes için sağlık” şeklinde formüle edilen genel bir plan çerçevesinde varılmak istenen hedef: 5-6 yaş grubunun %50 sinin çürüksüz olması 12 yaş grubunda DMFT 3 veya 3 ten az olmasıdır.

41 1988 yılında WHO 2010 ve 2025 yılları için hedef belirlemiş: 2010 yılı hedefleri: 5 yaş grubunun %80’i çürüksüz olacak 12 yaş grubunda ikiden fazla çürük, kayıp veya dolgulu diş (DMF<2) olmayacak. 20 yaşındakilerin %75 i çürük inaktif olacak yılı hedefleri: 5 yaş grubunun %90 ı çürüksüz olacak 12 yaş grubunda DMFT<1 olmalı 20 yaş grubunun %90 ı çürük inaktif olmalı

42 TÜRKİYE’DE AĞIZ DİŞ SAĞLIĞI Ülkemizde diş çürükleriyle ilgili ilk epidemiyolojik çalışma 1955 yılında yapılmış ancak daha sonra 1970 yılına kadar hiç bir çalışma yapılmamıştır lerden sonra diş ve dişeti hastalıklarının Epidemiyolojisi ile ilgili bir çok çalışma yapılmasına rağmen, standart bir yöntem izlenmediğinden, verilerin toplanması ve karşılaştırılması mümkün olamamaktadır. Diş çürüğü insidansı ile ilgili sağlıklı veriler elde edebilmek için WHO belirlediği kriterlere uygun değerlendirmeler yapılmalıdır.

43 1987 yılına kadar yapılan araştırmalarda, 5-6 yaş grubunda df/dmft yaş grubunda DMFT 1-5 olarak bulunmuştur. 90’lı yıllardan sonra araştırmalarda 5-6 yaş grubunda df/dmft 4-5 arası 12 yaş grubunda DMFT 1-3 olarak bulunmuştur.

44 Ülkemizde WHO ve Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen ilk ve en geniş kapsamlı çalışma 1990 yılında yapılmıştır çocuk değerlendirilmiştir. 6 yaş grubunda süt dişi dizisinde çürüksüz çocuk oranı %16.8, dmft 5.15 olarak bulunmuştur. 6 yaş grubunda DMFT 0.40 iken 12 yaşında 2.73’e yükselmiştir.

45 4500 çocuk üzerinde yaptığımız bir çalışmada 5-6 yaş grubunda dmft yaş grubunda DMFT 1.22 olarak bulunmuştur.

46 WHO değerlendirme kriterlerine göre DMFT arasında iseçok düşük arası düşük arası orta arası yüksek > 6.5 arasıçok yüksek

47 Bu değerler göz önüne alındığında ülkemizde 5-6 yaş grubunun orta-yüksek 12 yaş grubunda düşük-orta seviyede olduğu görülmektedir.

48 Türkiye’de çürüksüz çocuk oranı 1981 yılında 6 yaş grubunda %12, 9-10 yaş grubunda % yılında 6-7 yaş grubunda % yaş grubunda %10 İsveç’te 1985 yılında 6 yaş grubunda % yılında 6 yaş grubunda %75 WHO 2000 yılı hedefi 5-6 yaş grubunun %50 si çürüksüz olmalı

49 0-18 YAS GRUBUNDA TOPLUMUN ÇÜRÜK AKTİVİTESİNE GÖRE TOPLUM AĞIZ DİŞ SAĞLIĞI PROGRAMLARININ PLANLANMASI VE UYGULANMASI

50 Toplum ağız diş sağlığı programının planlanabilmesi için öncelikle toplumun sağlık problemlerinin, etnik yapısının, beslenme alışkanlıklarının, eğitim düzeyinin ve hastalığın şiddetinin bilinmesi gereklidir. Bu bilgiler toplandıktan sonra önceliğin nelere ve kimlere verileceği saptanır. Çürükten korunma programları planlanırken toplumun yaş dağılımı önemli bir faktördür. Etkili ve en ucuz yöntem için en geniş hedef grup seçilmeli ve bu gruba öncelik verilmelidir.

51 Planlama yapılırken Hangi kaynaklar kullanılacak Tedavileri kim, nerede gerçekleştirecek Finansmanı kim sağlayacak Sorularının cevabı verilmelidir.

52 DSÖ; TADS programlarının düzenlenmesinde ülkenin kaynaklarına ve çürük sıklığına göre şu önerileri getirmiştir. Kaynakları düşük-orta düzeydeki toplumlarda; çürük henüz düşük seviyede ancak yükselme eğilimi gösteriyorsa  içme suyuna veya tuza fluorid eklenmesi  fluoridli gargara programları  fluoridli diş macunu kullanımının yaygınlaştırılması  şeker tüketiminin azaltılması( yılda kişi başına 20kg. dan az)  düşük şekerli veya şekersiz çerezlerin geliştirilmesi  oral hijyen eğitimi

53 TOPLUMUN ÇÜRÜK AKTİVİTESİNE GÖRE TADS PROGRAMLARI: Yüksek çürük insidans ve prevalansı: Yüksek çürük değerlerine sahip toplumlarda  içme suyuna veya tuza fluorid eklenmesi  okullarda fluoridli gargara programları  fluoridli diş macunu kullanımının yaygınlaştırılması  şeker tüketiminin azaltılması( yılda kişi başına 20kg. dan az) Örneğin sene önce İsveç' te çürük prevalansı yüksekti ve oral hijyen kötü olduğundan her yıl bir çok çocukta yeni çürük gelişimi gözleniyordu. % 0.2 lik fluoridli gargara kullanılan okul programlarının başlatılmasıyla çürük % oranında azaldı. ABD ve İngiltere'de sulara fluorid eklenmesiyle çürük oranlarını azaltmışlardır.

54 Düşük-orta çürük insidansı: Çürük riskine bakılmaksızın, tüm bireylerin kişisel ağız bakımı yapmaları ve hjiyen alışkanlıklarının yerleştirilmesi sağlamak en ucuz yöntemdir. Böyle toplumlarda, bireysel risk saptanması ve ihtiyaca yönelik korunma yöntemleri gereklidir.

55 ÇÜRÜK RİSKİNE GÖRE KORUNMA Çürük oluşma riski farklı yaş gruplarına, bireylere,dişlere ve diş yüzeylerine göre önemli farklılıklar gösterir. Bu nedenle çürükten koruma önlemleri yaş gruplarından diş yüzeylerine kadar inerek planlanmalıdır. Risk gruplarından biri hamile anneler ve 1-2 yaş grubu çocuklardır.

56 Çalışmalar tükürük mutans streptokoklarının yüksek olduğu annelerin, bu organizmaları bebeklerine geçirdiklerini göstermiştir. Bu da bebeklerde çürük gelişimine neden olabilmektedir. Yapılan başka bir araştırmada, bir yaşında dişlerinde plak olan ve gingivitisli bebeklerin ileri dönemlerde birçok çürük dişe sahip oldukları, temiz ve sağlıklı diş ve dişetine sahip bebeklerin ise ileride çürüksüz oldukları gözlenmiştir. Bu nedenle hamile anneler ve 1-2 yaş grubu bebeklere öncelik verilmelidir. Bakterilerin anneden bebeğe geçişinin önlenmesi, bebeğin beslenmesi ve diş temizliği konularında hamile ve yeni anneler eğitilmelidir.

57 5-7 yaş grubu: 1. ve 2. daimi azı dişinin oklüzalinde görülen hemen hemen tüm çürük lezyonları, dişlerin distal ve orta fossasından başlar. Bunun nedeni süren dişte plak birikiminin sürmesini tamamlamış dişe göre daha hızlı olmasıdır. Ayrıca dişin maturasyonu tamamlanmadığından süren dişler çürüğe daha hassastırlar. Bu nedenle bu dişlerin sürme yaşı olan 5-7 yaş grubu diğer risk grubunu oluşturmaktadır. Bu grupta alınacak önlemler:  ebeveynlerin günde iki defa fluoridli diş macunuyla çocuklarının dişlerini fırçalamalarını sağlamak,  profesyonel mekanik diş temizliği  Fluoridli cila,jel uygulaması  Çürüğü çok hassas bir çocuksa fissürlerin cam ionomer ile örtülmesi

58 11-14 yaş grubu İkinci daimi molar dişin sürme yaşı olduğundan yukarıda belirtilen riskler bu yaşta da geçerlidir. Görüldüğü gibi 7-8 yaşlarına kadar çocuğun ağız sağlığının sorumluluğu ebeveynlere aittir. 8-9 yaştan sonra çocuklar ağız-diş sağlığı konusunda motive edilmeli, eğitilmelidir. Ayrıca profesyonel düzeyde mekanik diş temizliği, fluorid uygulamaları, fissür örtücü uygulamaları yapılmalıdır.

59 Ağız sağlığı koruma programlarının yapılabileceği ve eğitim verilebilecek öncelikli hedef grupları 1- Okul öncesi çocuklar (0-5 yaş) 2- Okul çağı çocuklar ( 6-16 yaş) 3- Gençler ( yaş) 4- Yetişkinler (25-64 yaş) 5- Yaşlılar ( 65 yaş üstü)

60 Hedef gruplara ulaşabileceğimiz yerler ise: 1- Anaokulları 2- İlköğretim okulları 3- Mental retardasyonlu çocukların devam ettiği okullar 4- Askeri okullar 5- Fabrika ve endüstri sahaları 6- Profesyonel gruplar ( Dişhekimleri, ebeler, hemşireler) 7- Öğretmen eğitim okulları 8- Sağlık merkezleri 9- Yaşlılar evi

61 OKUL PROGRAMLARI

62 Okul sağlık programları: 1- Toplumun ihtiyaçlarına uygun olmalıdır 2- Eğitim bilgilendirmeyi sağlamalı ve kişisel bakım için uygun davranışların gelişmesini sağlamalıdır. 3- Okul sağlık programları için gerekli finansman, eğitimci personel, materyaller sağlanmalıdır.

63 Okul sağlık programının planlanması: 1- verilerin toplanması 2- ihtiyaçların belirlenmesi 3- önceliklerin belirlenmesi 4- amacın belirlenmesi 5- finansmanın belirlenmesi gereklidir.

64 Okul ağız ve diş sağlığı programlarının içeriği: Diş çürüğü, gingivitis ve ağız kanserlerinin engellenmesi için önlemler alınmalıdır. Düzenli kontroller ve tedaviler yapılmalıdır. Okullarda diş ve destek doku yaralanmalarına karşı acil tedavi yapılabilmelidir. Tüm sınıflarda ağız ve diş sağlığı bilgileri verilmelidir. Okullarda oral sağlık eğitiminin normal müfredata sokulması gereklidir. Okul programlarında -oral sağlık personeli, -okul idarecileri, -ebeveynler ve öğretmenler beraber çalışmalıdır.

65 Okul öncesi çocuklar: Bu dönem çocuklarında bilgiler onların anlayabileceği basit cümlelerle verilmelidir. Fluor ve fissür örtücüler hakkında kısa bilgiler verilir. Bu yaş grubu çocuklar eğlenceli olan şeyleri öğrenmeye heveslidirler. Bu nedenle bilgiler mümkün olduğunca eğlenceli olarak verilmeli, slayt, film gibi görsel araçlardan yararlanılmalı ve anlatma süresi çok uzatılmamalıdır. Okul ağız diş sağlığı programlarında bilgiler yaş gruplarına göre planlanarak anlatılmalıdır. İleri sınıflarda çok daha geniş ve detaylı bilgiler verilebilir.

66 Okul sularına fluorid eklenmesi: Eğer çocukların yaşadığı bölgede suda fluor seviyesi düşükse okul sularına fluor eklenebilir. Ancak bu yöntem pahalı bir yöntemdir. Okul programları için önerilen fluor konsantrasyonu 4.5 ppm dir. Çünkü okulda çocuklar günlük su alımlarının çok az bir kısmını alırlar. Bu yöntemle yapılan bir programda çürük oranı yaklaşık %40 oranında azalmış ve 12 yıl sonunda bir iki vakada orta derecede fluorozis görülmüştür.

67 Diet ve koruma Diet ve beslanme hakkında temel bilgiler mutlaka okul programının bir parçası olmalıdır. Çocuklar şekerin çürük yapıcı rolünü öğrenmelidir. Çürük yapıcı gıda maddelerinin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Okul kantinlerinde çürük yapıcı gıdaların satılması engellenmelidir.

68 Okulda diş fırçalama: İdeal olarak okul saatlerinde de diş fırçalaması yapılmalıdır ancak bu pratik olarak çok mümkün olmamaktadır. Okulda fluorid programı: Fluoridli gargara ve fluor tableti uygulamaları etkili bir koruyucu yöntemdir. Fluorlu gargaralar okul öncesi çocuklarda uygulanmamalıdır. Bir çok Avrupa ülkesinde tüm okul çocuklarına fluorlu gargara programı uygulanmaktadır. Okullarda fluor tablet uygulanması gargaraya göre daha kolay bir yöntemdir. 1 veya 0.5 mg fluor içeren tabletlet her gün çocuklara verilir ve bir dakika süreyle ağızlarında emerek tutmaları söylenir.

69 Fissür örtücü uygulamaları: Daha pahalı bir yöntem olmasına karşın, fissür örtücüler çürük oluşumunu engellemede çok etkilidirler. Mümkün olduğu durumlarda okul programlarında fissür örtücü uygulaması yapılmalıdır.

70 Namibia Nambiada 1991 yılında 12 yaş grubunda DMFT 1.2 gibi düşük bir düzeyde olmasına karşın, toplumun çürük yapıcı faktörlere gittikçe daha fazla maruz kalması nedeniyle önlem alınması gerektiği düşünülmüş. Namibia’da bu çalışma için pilot bölgeler seçilmiş. İlkokul çocuklarının başlangıç ağız sağlığı durumları, oral hijyen alışkanlıkları, diet alışkanlıkları saptanmış. Öğretmenlere 2.5 gün süren eğitim programı uygulanmış. Çocuklara diş fırçası verilmiş. Eğitmenler eşliğinde diş fırçalamaları gerçekleştirimiş.

71  yılları arasında 65 gülümseyen okul  10 bölgeden 19 dişhekimi ve oral hijyenist eğitilmiş  169 öğretmen eğitilmiş 8 bölgeden 36 hemşire eğitilmiş

72 Bulgaristan Flor eklenmiş süt projesi Süte flor eklenmesi çocukların günlük süt ihtiyaçlarını karşılarken aynı zamanda dişlerini çürüğe karşı koruyan floru almaları Bu proje 1988 yılında Bulgaristanın Asenoygrad kasabasında başlatılmış yaş grubu çocukların yarısı florlu süt içerken diğer yarısı flor eklenmemiş süt içmişler. Sütün ve florun günlük dozu 200ml süt ve 1mgr florür olarak ayarlanmış. 3yıl sonunda 6.5 yaş grubu florlu süt içen çocuklarda dmft %40 DMFT kontrol grubuna göre %89 oranında azalmış

73 İsveç’te okullarda florlu ağız çalkalayıcısı programı İsveç’te küçük bir kasabada diş hekimi bulunmadığından çocukların çürük oluşma açısından yüksek risk altında oldukları saptanmış.Bu nedenle 2001 yılında okul florlu gargara projesi geliştirilmiş yaş arası 400 öğrenci, her gün öğle yemeğinden sonra 10ml % 0.05 NaF solusyonu ile çalkalama yaptı. Çürük prevelansı yaş arası çocuklarda artma eğiliminde olduğundan, bu proje 7-9 sınıf öğrencileri hedef kitleyi oluşturdu.

74 Florür solusyon naneli, kola veya limon gibi farklı tatlarda hazırlanmış. Florürlü solusyon günlük hazırlandı. 1 litre solusyonun maliyeti 49 SEK ( Nisan 2002 de yaklaşık 5 USD) Çocuk başına düşen fiyat 0.5 SEK

75 8 hafta sonra projeye katılan çocuklara anket formu dağıtıldı. proje hakkındaki düşünceleri hangi sıklıkta çalkalama yaptıkları önerileri soruldu. Günde 3.6 şişe ( 1000ml) NaF solusyon kullanılmış bu da çocukların %72 sinin hergün çalkalama yaptığını göstermiş. Neden çalkalama yaptıkları sorusuna çocukların % 84 ü çürüğü önlemek için yanıtını vermiş. Niye çalkalama yapmadıkları sorusuna ise bazıları evde yaptıklarını, tadını sevmediklerini veya çalkalama yapmayı sevmediklerini söylemişler Okuldan mezun olduktan sonra çalkalamaya devam edip etmeme hakkında ne düşündükleri sorulduğunda sadece %15 i kesinlikle yaparım cevabını vermiş.

76 Kuzey irlanda 'Boost Better Breaks'- İlkokullarda ders aralarında çürük yapıcı özelliği olan gıdaların satışının tüketiminin azaltılması amacıyla başlanmış. Boost Better Breaks (BBB Kuzey İrlanda da halkın düşük sosyoekonomik seviyede olması nedeniyle çürük oranları yüksek. Daha fazla şeker tüketimi var. Ders aralarında süt, meyve tüketimi konusunda öğretmenler ve veliler uyarılmış. Okul kantinleerinde yağ ve şekerden zengin abur cuburların satılması önlenmiş yılından beri bu bölgedeki ilkokulların % 80i bu programa dahil olmuş., Programın ilk 2 yılındaki bulgular çürük gelişiminde bir iyileşme göstermemekle birlikte sağlıklı diş sayısında artma konusunda pozitif bir gelişme saptanmış.


"EPİDEMİYOLOJİK ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİNDE ÇOCUKLARDA KULLANILAN İNDEKSLER Prof.Dr.Serap ÇETİNER." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları