Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Ü zerinde harf, rakam ve sembolleri i ç eren tuşları bulunduran ve bunlara basıldığında ekranda g ö r ü nt ü leyerek, bilgisayara veri ve komut girişini.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Ü zerinde harf, rakam ve sembolleri i ç eren tuşları bulunduran ve bunlara basıldığında ekranda g ö r ü nt ü leyerek, bilgisayara veri ve komut girişini."— Sunum transkripti:

1 Ü zerinde harf, rakam ve sembolleri i ç eren tuşları bulunduran ve bunlara basıldığında ekranda g ö r ü nt ü leyerek, bilgisayara veri ve komut girişini sağlayan birime “ klavye (keyboard) ” adı verilir.

2 Yazı makinesinin mucidi olan Christopher Latham Sholes, 1867'de icat ettiği yazı makinesinin mekanik harf kollarından herhangi ikisi aynı anda kağıda doğru havalandığında sıkışmaya neden olduklarını farkeder. Sholes bu problemin çözümü için, kullanıcının yazım hızını yavaşlatmak üzere harflerin yerlerini alabildiğine karıştırarak en çok kullanılan harfleri elin en zor ulaşabileceği yerlere yerleştirmeyi uygun görür ve Q klavye adını verdiğimiz harf dizilimi ortaya çıkar.

3 F klavyenin babası İhsan Yener 1946'dan itibaren Türk dilinin özelliklerine uygun, standart bir klavye geliştirilmesi için resmi makamlara yazılar yazar ve, 'Bilimsel bir klavye yapın, sizin yaptığınızı kabul edelim' cevabı alır. Bunun üzerine yabancı uzmanların da bulunduğu bir komisyon kurulur. Türkçe'de kullanılmakta olan tüm kelimelerin istatistiği TDK'nın kılavuzundan yararlanarak çıkarılır ve kelime içinde hangi harften kaçar adet bulunduğunu tespit ettikten sonra, parmakların fiziksel güçleri ve hareket özelliklerini de esas alarak harfler yerleştirilir. Yaklaşık Türkçe sözün ölçü alındığı bir değerlendirmede a harfi , e harfi , k harfi , i harfi , m harfi , l harfi , t harfi 9.669, r harfi kez geçmekteydi. Bunlar Türkçe’de en çok kullanılan harflerdir. Bu oran göz önünde bulundurularak söz konusu harfler, F klavyede en uygun yerlere yerleştirilmişti. Ellerin kullanım yüzdesi de hesaplanarak yapılan klavyede sol el yaklaşık yüzde 49, sağ el de yüzde 51 oranında kullanılacak şekilde harfler yerleştirilir. Türkçe'nin fonetik özelliğine uygunluk açısından sesli harfler sol elde toplanır. 20 Ekim 1955'te standart Türkçe klavye olarak kabul edildi. Gümrük kanunlarına 'bundan sonraki ithalat standart Türk klavyesine uygun olacak' diye bir madde konur yılında Türk Standartları Enstitüsü tarafından da F klavye zorunlu standart olarak kabul edildi.

4 KLAVYENİN YAPISI Birçok klavye 80 ile 110 arasında tuşa sahiptir. Klavye üzerinde bulunan bu tuşlar 4 ana grupta toplanır. 1. Alfabetik tuşlar 2. Sayısal tuşlar 3. Fonksiyon tuşları 4. Kontrol tuşları Alfabetik tuşlar Yazı yazarken en çok ihtiyaç duyacağımız harf ve sayıları içerir. Klavyeler öncelikle bu karakterlerin yazımı için tasarlanmıştır. Başka hiçbir tuşa basmadan harf ve sayıların bulunduğu alanda herhangi bir tuşa basılırsa tuşun üzerine yazılmış harf veya sayı ekranda görünür. Sayısal tuşlar Klavyenin en sağında bulunan sayılar ve bazı aritmetik işlemler bulunan kısımdır. Bu kısım Num Lock tuşuna basılarak aktif hale getirilir. Aksi halde bu tuşlar alt kısımlarında yazılı olan işlevleri yerine getirir. Fonksiyon tuşları Klavye tasarlanırken işlevi belirlenmemiş tuşlardır. Her program kendi işlemlerine uygun olarak bu tuşlara görev yükleyebilirler. Klavyenin en üst tarafında F1,F2,F3 biçiminde sıralanırlar. Kontrol tuşları Bazı işlemleri kullanıcının daha kolay yapmasını sağlar. Bir tuşun üzerinde birden fazla karakter varsa, üzerine basıldığında genellikle sol alt köşedekini ekrana yazar. Sol üst köşede yazan karakterler shift tuşuna basılıyken çıkartılabilir. Sağ alt köşede karakter varsa Alt Gr tuşuna basılıyken çıkartılabilir. Ayrıca bazı programlarda kolaylık olsun diye kontrol tuşlarına görevler yüklenmiştir.

5 KLAVYENİN İÇ YAPISI VE ÇALIŞMASI Klavyenin İç Yapısı Klavye içerisindeki kart devre ve mikroişlemci

6 Klavye yapısı ve çalışması bakımından küçük bir mikrobilgisayara benzer. Kendine ait bir mikroişlemcisi ve devreleri vardır. Bu devrelerin büyük bir kısmı tuş matrislerinden oluşur. Bilgisayar ile klavye arasında 11 bitlik (sekiz tanesi veri biti, 3 tanesi çevre ve kontrol bitleri) bir seri iletişim vardır. Klavye üzerinde bir tuşa basıldığında, tuş matrisindeki bir sütun ile bir satır arasında kontak kurulmuş olur. Matris yapısındaki her bir sütun ve satır ½ I akımından oluşur. Bu akım matris üzerindeki bir satır ve sütunun birleşmesiyle I akımına dönüşür. Bu akım da klavye işlemcisini tetikler.

7 Klavye tuş matrisi ile devre bağlantısının prensip şeması

8 KLAVYE ARABİRİM BAĞLANTILARI Klavyelerin, bilgisayar sistemi ile bağlantısını sağlamak için standart fişler vardır. Klavyelerde, klavye tarafındaki bağlantı ucu klavyenin içerisinde sabittir. Dünyada çeşitli klavye konektörleri kullanılmaktadır. Bunlar; 5 bacaklı DIN 1 fişi (baby AT anakarta) 6 bacaklı DIN 2 fişi (PS/2 sistemlerde ve LPX,ATX ve NLX anakartlarda) 6 bacaklı SDL fişi

9 TUŞ TASARIM TEKNOLOJİLERİ a Metal Kontaklı Tuşlar Metal plakaların anlık bir temasla bağlantıyı kurduğu basit bir mekanik anahtardır. Anahtarın genellikle dokunulduğunda etkisini gösteren bir geri besleme mekanizması var­dır. Bu mekanizma, klavyeye "klik" hissi vermek için ve tuşa basılmasına biraz direnç göstermesi için tasarlanmış bir klips ve yay düzeneğinden oluşur. b. Köpük Elemanlı Tuşlar Tuşların altında elektrik kontağı bulunan bir köpük elema­nına sahiptir. Bu köpük elemanı, tuşa bağlı olan bir mini-pistonun alt tarafına tutturulmuştur. Anahtara basıldığında, köpük elemanının altındaki iletken bir metal yaprak alttaki basılı devre kartın­ daki devreyi kapatır. Baskı kaldırıldığında, bir yay tuşu tekrardan yukarıya iter. Köpük temas noktasını bastırarak zıplamasını önler ama, bu da klavyelere "yumuşak" bir his verir. Bu tipteki tuş anahtarı tasarımının en büyük problemi, tuşa basılma hissini çok az olmasıdır. Bu tip klavyeler sistem hoparlörüne tuşa basıldığını bildiren bir klik sesi yollarlar.

10 c. Kauçuk Kubbeli Tuşlar Kauçuk kubbe anahtarları yapı bakımından köpük elemanına tuşlara benzerler. Bu tuşların alt tarafında karbon bir iletken bulunan kauçuk kubbe kul­lanmaktadır. Bir tuşa bastığınızda tuşun mini-pistonu, kauçuk kubbenin üzerine basar. Bu, kubbenin direnç göstermesine ve bir yağ tenekesinin üst kapağı gibi birden çökmesine sebep olur. Kauçuk kubbe çöktüğünde kullanıcı tuşa basıldığını hisseder ve karbon iletken alt taraftaki devre kartı izleri arasında teması sağlar. Tuş bırakıldığında kauçuk kubbe tekrar eski şeklini alır ve tuşu geri iter. Kauçuk, yay ihtiyacını ortadan kaldırır ve özel klipsler veya diğer parçalar olmadan yeterli miktarda bir tuşa basılma hissi verir. Kauçuk kubbe anahtarlarında karbon iletken kullanılır, çünkü paslanmaya karşı dirençlidir ve alt taraftaki metal iletkenleri kendiliğinden temizleyen bir yapıya sahiptir. Kauçuk kubbeler alttaki devreyi kirden, tozdan ve hatta küçük döküntülerden tamamen koruyan bir tabaka­nın üzerine yerleştirilmişlerdir. Bu da kauçuk kubbeli anahtarları oldukça güvenilir yapar. Bu klavyeler günümüzde en çok kullanılan klavyelerdir. d. Zarlı Tuşlar Zar klavyeler kauçuk kubbeli tiplerin bir varyasyonudur. Tuşlar ayrı ayrı değil, bir tabaka olarak kau­çuk kubbe tabakasının üzerinde durur. Bu düzenleme tuşlar üzerinde gezinmeyi oldukça sınırlar.

11 e. Kapasitif temelli Tuşlar Kondansatör anahtarlar plastikten yapılmış iki tabaka, devredeki kapasite değişimlerini algılamak için tasarlanmış bir anahtar matrisine bağlanmıştır. Tuşa basıldığında mini- piston üst tabakayı alt tabakaya doğru hareket ittirir. Genellikle tuşa basıldığı hissini veren bir klik sesi duyulur. Üst tabaka alt tabakaya doğru hareket iki plaka arasındaki kapasite değişir. Klavyedeki karşılaştırma devresi bu değişimi algılar. Bu anahtarlar bir kez basılmasına rağmen birden fazla karakter yazmasıyla sonuçlanan, tuşların zıplaması problemine karşı oldukça dirençlidir. Aynı zamanda minimum 25 milyon tuş basılma öm­rüyle, diğer 10 milyon ve 20 milyon tuş basılma ömürlü klavyelerle karşılaştırıldığında endüstride en dayanıklı tasarımdır. Kapasitif temelli klavyeler günümüzde en pahalı klavyelerdendir.

12 A-Kablolu klavyeler -AT -PS2 -USB

13 B- Kablosuz Klavyeler -Infrared (kızılötesi) ile çalışanlar -RF (radyo frekansı) ile çalışanlar Kızılötesi ile çalışan klavyelerde, klavye alıcısı ile vericisi birbirini görmek zorundadır. Araya bir cisim girerse çalışmazlar Radyo frekansı ile çalışan klavyelerde ise böyle bir zorunluluk yoktur.

14 F KLAVYE Q KLAVYE

15 Türkçe’de en çok kullanılan harfler olan a, e, k, i, m, l, t ve r harfleri F klavyede en uygun yerlere yerleştirilmişti. Q klavyede ise en çok kullanılan harfler klavyenin en ücra köşelerine dağıtılmış durumdadır. Buna karşılık, örneğin Türkçe’de kelimede sadece 125 defa geçen ve en az kullanılan harf olan j harfi, Q klavyede en uygun yere konulmuştur. F klavyede bu harfin yerinde Türkçe’de en fazla kullanılan ünsüz olan k harfi bulunmaktadır Türkçe’de genel olarak sessiz harfler ve sesli harfler sözcük içinde hemen hemen eşit sayıda bulunduğu için, klavye bu harfleri her iki ele de eşit miktarda dağıtır.

16  Fare, üzerindeki tuşlar aracılığı ile kullanıcının bilgisayara sinyaller göndermesini sağlar.

17 İlk bilgisayar faresi 1964 yılında Douglas Engelbart tarafından yapıldı1964Douglas Engelbart Bilgisayara Bağlanma Şekline Göre Türleri  Kablolu fareler  Kablosuz fareler  Kızıl ötesi farler  Radyo dalgalı fareler  Bluetooth fareler Hareketi Algılama Şekline Göre Türleri  Toplu Fareler  LED'li Optik Fareler  Lazerli Optik Fareler

18 İlk bilgisayar faresi 1964 yılında Douglas Engelbart tarafından yapıldı1964Douglas Engelbart Bilgisayara Bağlanma Şekline Göre Türleri  Kablolu fareler  Kablosuz fareler  Kızıl ötesi farler  Radyo dalgalı fareler  Bluetooth fareler Hareketi Algılama Şekline Göre Türleri  Toplu Fareler  LED'li Optik Fareler  Lazerli Optik Fareler

19


"Ü zerinde harf, rakam ve sembolleri i ç eren tuşları bulunduran ve bunlara basıldığında ekranda g ö r ü nt ü leyerek, bilgisayara veri ve komut girişini." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları