Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Yüzme sporu, uluslararası standartlarda boyutu olan (50 metre, 8 kulvar) havuzlarda bedenin kulaç ve ayak hareketlerinden başka bir yardım almadan,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Yüzme sporu, uluslararası standartlarda boyutu olan (50 metre, 8 kulvar) havuzlarda bedenin kulaç ve ayak hareketlerinden başka bir yardım almadan,"— Sunum transkripti:

1

2

3

4 Yüzme sporu, uluslararası standartlarda boyutu olan (50 metre, 8 kulvar) havuzlarda bedenin kulaç ve ayak hareketlerinden başka bir yardım almadan, her yarışmacının kendi kulvarında, serbest, sırtüstü, kelebek ve kurbağa stillerinin her birinde veya dördü birden karışık olarak, 50, 100, 200, 400, 800, 1500 metrelerde bireysel veya ekip olarak yaptıkları yarışmaya denir.kulvar kulaç yarışmaya

5 Su, insanların doğal yaşam çevresi olmamakta beraber, çok kimsede su üstünde batmadan durmasını sağlayan fiziksel nitelikleri vardır. Vücut bu şekilde suyun üzerinde durunca, kol ve bacakların uygun hareketleri yüzme denen olayı meydana getirir. Bu neşelendirici faaliyet en gencinden en yaşlısına, en zayıfından en kuvvetlisine, fiziksel arızalardan atletlere kadar herkesin yapabileceği bir faaliyettir. Ülkemizde insanların yüzmesi için bir çok fırsatlar vardır ve aşağıda sayılan amaçların göstereceği gibi, herkesin yüzmeyi öğrenmesi için birçok olumlu sebebi bulunmaktadır. Ülkemizde deniz, akarsular, göller, kanallar ve açıkta bulunan birçok su kaynakları mevcuttur. Her yıl, çoğu tehlikesiz sayılabilecek deniz kıyılarından bir kaç metre mesafede meydana gelen boğulmalardan birçok ölümler olmaktadır. Dolayısıyla yalnız tehlike anında kendilerini boğulmaktan kurtarmak için değil, aynı zamanda, kurtarıcıların hayatını gereksiz yere tehlikeye sokmamak için de herkesin yüzmeyi öğrenmesi gerekmektedir. Bugün bir çok batı ülkelerinde ilkokula başlamanın ön şartlarından biri; ilkokul çağına gelmiş bir çocuğun yüzmeyi öğrenmesi olmaktadır.

6 Eski Yunan ve Roma uygarlıklarında yüzme, askeri eğitimle birlikte temel eğitimin önemli bir parçası olarak görülmekteydi. Eski Yunan zaman zaman yüzme yarışmaları düzenlemişler; Romalılar, hamamlardan ayrı olarak yüzme havuzları yaptırmışlar. Japonya'da ise okullarda yüzme eğitimini zorunlu kılan imparatorluk fermanı yayınlamıştır.YunanRoma İlk açık hava havuzunun 1828'de Liverpool'da yapılmasından bir süre sonra ilk uluslararası yüzme yarışları 1837'de Londra'da, ve ardından 1846'da Avustralya'da düzenlenmiştir. 1875'te İngiliz Mathew Webbe, Manş Denizi'ni kurbağalama tekniğiyle yüzerek geçti. Bu gelişmeler paralelinde, 1882'den sonra çeşitli Avrupa ülkelerinde de yüzme federasyonları kurulmaya başlandı. 1896'da kurulan Londra Metropoliten Yüzme Kulübü, daha sonra Amatör Yüzme Birliği'ne dönüştü. ABD'de yüzmenin örgütlü bir spora dönüşmesi, 1888'de Amatör Spor Birliği'nin (AAU) kurulması sayesinde gerçekleşti. 1896'da modern olimpiyat oyunlarının tekrar başlatılması ile, düzenlenen ilk olimpiyatlarda yüzme yarışlarına da yer verildi1828Liverpool1837Londra1846Avustralya1875 Mathew WebbeManş Denizikurbağalama1882Avrupa 1896ABD olimpiyat oyunlarınınilk olimpiyatlarda

7 Önceleri sadece erkeklerin katıldığı yarışmalara, 1912'de ilk kez bayan yüzücüler de alındı.1900 yılında sırt üstü stili ve daha sonra 1908 yılında ise kurbağalamayı olimpiyatlara eklemişlerdir. Kelebek ise olimpiyatlara en son eklenen yüzme stilidir. Bütün dünyada örgütlü bir spor olarak yaygınlık kazanması ve olimpiyat programına alınması ile birlikte, bu spor dalı için uluslar arası bir federasyon kurulması gerekliliği ortaya çıktı. Böylece 1909'da Londra'da Uluslar arası Amatör Yüzme Federasyonu FINA (Federation İnternationale de Natation Amateur) kuruldu. FINA'nın kurulmasından önce olimpiyatlarda yer alan yüzme yarışları sportif olmaktan çok uzaktı. 200 m engelli yüzme yarışları, bir direğe tırmanmayı ve bir dizi kayığın üstünden geçtikten sonra, bu kayıkların altlarından yüzerek geçmeyi içeriyordu. Diğer yarışlar ise, su altında en uzun mesafe yüzme, 4000 m yüzme gibi yarışlardı FINA FINA'nın kurulmasıyla birlikte, bu türden yarışlar kaldırılarak, yarışlarda FINA yönetmeliği esas alındı. Bu yönetmelikte yarış mesafelerinin metre cinsinden ölçülmesine karar verilerek yarışma stilleri de serbest, sırtüstü, kurbağalama ve kelebek olarak belirlendi. Senkronize yüzme, diğer adıyla su balesi 1800'lü yılların sonlarında ortaya çıkmış olmasına rağmen, uzun yıllar sirk ve panayırlarda, gösteriler şeklinde sürdürüldü. 1952'de FINA tarafından tanınarak, aynı yıl Helsinki Olimpiyatları'nda "gösteri sporu" olarak yer aldı. 1973'te İlk kez Senkronize Yüzme Dünya Şampiyonası yapıldı ve 1984'te de olimpiyat programına dahil edildi.1973 Senkronize Yüzme Dünya Şampiyonası1984

8 Serbest stil yüzme Kurbağalama yüzme Kelebekleme yüzme Sırtüstü yüzme Yılan stil yüzme Mürekkep balığı stil yüzme

9 Form tutmak ve estetik bir vücuda sahip olmak isteyenler için yüzme ayrı bir önem taşır. yüzme sırasında nefesin bir müddet tutulması zorunluluğunun kişinin nefesini açtığı, bu durumun ise vücudun bütün organlarının etkin hale geçmesini sağladığını belirtilmektedir. yüzme tıpkı zamanda vücuda bir orantı, simetri kazındırır. bu da estetik açıdan büyük önem taşır. yüzmenin sağlı sollu simetrik olarak yapılması gereken hareketlerden oluştuğu için vücut gelişimi açısından mühimdir. buna akciğer kapasitesinin gelişmesi de eklendiği vakit, form tutmak isteyen bayanlar için yüzme olabildiğince tercih edilir bir branştır.

10 Düzenli olarak yapılan egzersizin insan sağlığına olumlu katkıları vardır.Düzenli bir şekilde egzersiz yapanlarda sigara ve alkol içme alışkanlığı ve aşırı şişmanlık oldukça az görülmekte.Gençliğinde ve hamileliğinde spor yapan anne adaylarının ölü ve erken doğumlar görülmemektedir. Uygun bir şekilde yapılan spor tüm yaş gruplarındaki insanlara olumlu katkılar sağlamaktadır. Yapılan fiziki aktivite ile,kalp atım volümü artar,kalp atım sayısı azalır.Egzersiz sonucu kaslardaki kan akımı ve mitokondriyal enzimlerin salınımı artar.Fiziksel aktivite yapan bir kas,aktif olmayan bir kasa oranla daha fazla yağ ve daha az glikojen tüketir. Sonuç olarak kalp ve beyin damarlarının tıkanmasının ana nedeni olan aterosklerozisin artmasına neden olan yüksek yoğunluklu lipoproteinlerde azalma olur.

11 Klinik pratiğinde,egzersiz bazı hastalıkların ve hastalıklara uygulanan tedavilerin değerlendirilmesinde kullanılmaktadır.Solunum yollarında daralma olan hastanın tedavi verdiği yanıt yüzme ile değerlendirilebilir. Egzersiz yapanlarda kalp krizi geçirme oranının egzersiz yapmayanlara oranla yarı yarıya düşük olduğunu kanıtlandı.Çalışmalar egzersizin kalp kasının Oksijen gereksinimini azalttığını,kandaki yağların değiştirdiğini ve böylece kal krizi geçirme oranını azalttığını gösteriyor. Egzersizin şeker hastalarının tedavisindede yeri vardır. Fiziksel aktiviteyle,insüline duyarlılık artmakta ve şeker hastasının daha az insülin gereksinimi olmaktadır. Özellikle hastalığın başlangıç aşamasında olan şeker hastalarının tedavisinde egzersiz önemli bir yer tutar. Egzersiz aşırı şişmanlığın kontrolünde de önemli yeri vardır.Beden ağırlığının kontrol altında tutulmasında iyi bir diyetin yanı sıra düzenli egzersiz yapmanın da önemli katkıları olmaktadır

12 Form tutmak ve estetik bir vücuda sahip olmak isteyenler için yüzme ayrı bir önem taşır. Yüzme sırasında nefesin bir süre tutulması zorunluluğunun kişinin nefesini açtığı, bu durumun ise vücudun tüm organlarının aktif hale geçmesini sağladığını belirtilmektedir. Yüzme aynı zamanda vücuda bir orantı, simetri kazındırır. Bu da estetik açıdan büyük önem taşır. Yüzmenin sağlı sollu simetrik olarak yapılması gereken hareketlerden oluştuğu için vücut gelişimi açısından önemlidir. Buna akciğer kapasitesinin gelişmesi de eklendiği zaman, form tutmak isteyen bayanlar için yüzme oldukça tercih edilir bir branştır. Yağ dokusunu enerjiye çeviriyor Uzmanlar yüzme sporunun vücudun hem yağ dokusunu yakıp enerjiye çevirdiğini, hem de kişiyi estetik yapıya sahip hale getirdiğini vurgulamaktadırlar. Sporcu olmayan, sıradan bir günlük yaşama sahip kişi için günde saat olmak üzere haftada 2-3 kez yapılacak antrenmanların yeterli geleceği, ancak uzman gözetiminde yüzülmesi durumunda, gelişmenin daha erken ortaya çıkacağı söylenmektedir.

13 1-Isınma Yavaş yapılan egzersizlerde kişilere ısınma gereksizmiş gibi görünür, oysa yapılan bilimsel araştırmalarda görülmüştür ki ısınma yapan bir kişinin antrenman içersinde veya yarışma içersinde performansı çok daha iyi olmuştur. Yüzmede yapacağımız egzersizlerde su dışında dk genel açma germe mahiyetindeki jimnastikle başlar, sonra suda ısınma yüzme mesafesi verilerek tamamlanır. Bu mesafe kişinin durumuna göre değişiklik göstermektedir. 2-Esas devre Yüzme programlarında temel kural, yavaş ve gittikçe gelişen bir çalışma şeklinde olmalıdır. Eğer yoğun ve hızlı çalışmaya girersek; göğüste bir sıkışma yada ağrı, soluk almakta aşırı yoğunluk,gözlerde kararma midede bulanma görülebilir. Bu gibi durumlarda çalışmayı hemen kesmek gerekmektedir. Bundan anlaşılır ki antrenman ağır geçmiş olup vücudumuzu zorlamış olmaktayız.

14 3-Soğuma devresi 5-10 dakika lık bir soğuma programı kalbin dinlenme için yükünü azaltır. Kanın kalbe geri dönmesine adalelerin harekete yardımcı olur. Birdenbire durulduğu zaman dal elerde ani durur yani kan dolaşımı için adalenin kalbe yardımı kesilir. Adaledeki fazla kan birikimleri ise,kalbin dolayısıyla beynin yeterli oksijeni alamamasıyla sonuçlanacaktır.kalpte kanın azalması istenmeyen durumlar yaratabilir. Vücut iyice soğumadan sıcak duş yapılmamalıdır ve saunaya gidilmemelidir. Adalelerin ani durdurulması ve daha sıcak bir ortama girilmiş olması kılcal damarların genişlemesine kanın vücudun çeşitli bölgelerinde toplanarak kalpten uzak kalmasına neden oluyor. Oysa soğuma egzersizleri kan dolaşımının normale dönmesini,vücudun soğumasını, hiçbir sakıncalı duruma olanak vermeden sağlar. Yıkanma ise hemen soğuma dönemini izlemelidir. Egzersizle soğumadan sonra ılık suyla yıkanmalıdır. Sıcak suyla yıkanmada terleme devam eder, hatta artabilir. Soğuk suyla yıkanmada adalenin normal soğumasını gereksiz yere hızlandırır. Suyun altında uzun süre kalmaya gerek yoktur, hafif bir sabunlanma yada silinme, terin vücuttan alınması için yeterlidir. Ayrıca yıkanma biter bitmez yeniden terlemeye neden olabilecek kalın şeyler giyilmemeli vücut ve saçlar iyice kurutulmalıdır.

15 Yüzme yarışları serbest (kravl), kelebek, kurbağalama ve sırtüstü olmak üzere dört ayrı kategoride yapılır. Ancak 'kelebek' gibi her insanın kolay kolay yüzemeyeceği bir sitilin niçin yarışmalara alındığı pek bilinmez. Aslında bütün stillerin orijini kurbağalamadın Uluslararası yüzme federasyonu kurulmadan önce başka ilginç kategoriler de vardı. Örneğin 1900 yılında Fransa'da Sen nehrinde yapılan 200 metre engelli yarışında, yüzücüler sudaki direklere çıkıyor, sandalların altlarından geçiyorlardı. Bilinen en eski yüzüş şekli kurbağalamadım Az enerji harcanması nedeni ile bu stil suda hayat kurtarmada ve keyif için yüzmede de kullanılır. İki kolun ileri uzatılıp, suyun ellerle iki yandan geri çekilmesi, bu arada bacakların da senkronize hareket etmesi, kurbağaların yüzüşüne benzediğinden bu adı almıştır. İlk zamanlarda kulaç tamamlandığında, nefes de kol hareketi başlamadan önce alındığı için, bu arada hız da çok azaldığından dura dura yüzülüyormuş gibi görünürdü. Gittikçe gelişen bu stilde şimdilerde nefes kolun geri çekiliş hareketinin tamamlanmasından az önce alınmakta, yüzücüler de duraksamadan yüzmektedirler.

16 Kelebek stilin kurbağalamadan asıl farkı kol hareketleridir. Kollar ileri hareketlerini suyun üstünden yaparlar yılında ABD'de yapılan bir yarışta Henry Myers adlı bir yarışmacı kurbağalama stili ile yüzüşün kurallara uygun olduğu konusunda ısrar etmiş ve sonuçta yarışa kabul edilmiştir. Sonradan kelebek stili ayrı bir dal olarak yarışmalara alınmıştır. Başlangıçta yüzücüler ayaklarını kurbağalamada olduğu gibi yana hareket ettirirlerken sonra yunusun kuyruğu gibi çırpmağa başlamışlardır. Aslına bakarsanız yunuslama olması gereken bu stilin adı herhalde kelebeklerin uçuşuna benzetildiğinden olacak kelebek (İngilizcede butterfly) olarak kabul görmüştür.

17 Serbest stil de denilen kravl yüzüşün, yüksek dalgalarla mücadele edebilmek için Güney Pasifik yerlileri tarafından geliştirildiği sanılıyor. Bütün yüzüş şekilleri arasında en hızlısı olan bu stil 1902 yılında Avustralyalılar tarafından Avrupa'ya taşındı. Stil Amerika'ya ulaşınca ayaklar her kulaçta önce 4 kez, sonra 1917 yılında iki kadın tarafından daha da geliştirilerek 6 kez çırpılmaya başlandı ve sürat arttıkça arttı. yüzme ile ilgili bikaç bilgi yeterli değil ama olsun Sırtüstü yüzüş şekli ise 20. yüzyılın başında gelişmeye başladı. Bunda da başlangıçta kol ve ayak hareketleri kurbağalamaya benziyordu. ABD'li Harry Hebner kravl sitile benzer kol ve ayak hareketlerini geliştirdi ve bu şekilde yüzdüğü ilk yarışta kurallara uymadığı gerekçesiyle diskalifiye edildi. Yapılan itirazlar sonunda kurallarda sırtüstü bulunma dışında bir kısıtlama olmadığı ve bu stilin sırtüstü yüzme hızını daha da geliştirdiği anlaşılarak resmi olarak kabul edildi ve Harry'nin madalyası verildi.

18 Thorpe Mark Spitz Grant Hackett Michael Pheps Ahmet Cemal Ulusan LennyKrayzelburg Kevin Berry Brooke Hanson Michael Klim Süha Tokman Nejat Nakkaş Melih Beyler Ben Johnson

19


"Yüzme sporu, uluslararası standartlarda boyutu olan (50 metre, 8 kulvar) havuzlarda bedenin kulaç ve ayak hareketlerinden başka bir yardım almadan," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları