Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

CERRAHİ HEMŞİRELİĞİ Cerrahi Hast. Hemş. ABD Doç. Dr. Dilek AYGİN Arş. Gör. Hande AÇIL.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "CERRAHİ HEMŞİRELİĞİ Cerrahi Hast. Hemş. ABD Doç. Dr. Dilek AYGİN Arş. Gör. Hande AÇIL."— Sunum transkripti:

1 CERRAHİ HEMŞİRELİĞİ Cerrahi Hast. Hemş. ABD Doç. Dr. Dilek AYGİN Arş. Gör. Hande AÇIL

2 Cerrahi hemşireliği (perioperatif hemşirelik) ameliyat olacak hastanın; Ameliyat Öncesi (Preoperatif), Ameliyat Sırası (İntraoperatif), Ameliyat Sonrası (Postoperatif) bakımını kapsayan, titiz ve dikkatli bir uygulamayı gerektiren zor bir görevdir. Cerrahi Hemşireliği-1

3 Cerrahi Hemşireliği-2 Günümüzde, cerrahi girişimlerdeki ve ameliyat sonrası bakımındaki gelişmeler sonucunda cerrahi, en son başvurulan tedavi yöntemi olmaktan çıkmış, rutin olarak uygulanmaya başlanmıştır. Buna bağlı olarak da, bu alanda hizmet verecek hemşireye duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır.

4 Cerrahi Hemşireliği-3 Perioperatif dönem, ameliyat için yapılacak hazırlıkların başlamasından, ameliyatın etkilerinin de geçtiği iyileşme döneminin sonuna kadar, tüm cerrahi süreci ifade etmektedir.

5 Cerrahi Hemşireliği-4 Perioperatif hemşirelik bakımı hasta bireyi esas alır ve hemşirenin esas olarak yapması gereken, hastanın fizyolojik ve psikolojik gereksinimlerini belirleyerek, bu gereksinimlerin karşılanmasına yardımcı olmaktır. Gereksinimleri uygun şekilde karşılanan hasta, ameliyat travmasıyla daha iyi baş edebilir ve komplikasyonlar gelişmeksizin kısa sürede iyileşebilir.

6 TEMEL KAVRAMLAR

7 CERRAHİYİ GEREKTİREN DURUMLAR Cerrahiyi gerektiren dört temel durum; 1. Tıkanıklık 2. Yırtılma 3. Aşınma 4. Tümörler

8 1. Tıkanıklık (Obstrüksiyon): Damarlar, barsaklar, kanallar gibi başlıca içi boş organları etkiler. Örneğin; koroner arter tıkanırsa myokard enfarktüsü, safra kanalı tıkanırsa kolesistit, öztaki borusu tıkanırsa orta kulak iltihabı gelişebilir. Tıkanıklık; kan, hava, serebrospinal sıvı, idrar ve safra gibi hayati önemi olan maddelerin geçişini engellediğinden beden için zararlıdır.

9 2. Delinme (Perforasyon): Bir damar ya da içi boş bir organın delinmesidir. Örneğin; Duedenal ülser, mesane, serebral arter delinebilir. Organ ya da damar delinmeleri girişimi gerektiren tehlikeli durumlardır.

10 3. Aşınma (Erozyon): Sürekli fiziksel tahriş, ülserasyon ya da enflamasyon nedeni ile doku yüzeyinin bütünlüğünün bozulmasıdır. Mesane taşları, duodenal ülser kan damarlarını aşındırarak kanamaya neden olur

11 4. Tümörler: Beden için fizyolojik fonksiyonu olmayan anormal doku büyümeleridir. İyi huylu (benign), kötü huylu (malign) olabilir. Tümörlerde en yaygın tedavi, cerrahi yolla tümörün çıkarılmasıdır.

12 CERRAHİNİN SINIFLANDIRILMASI 1. Ameliyat girişimi, 2. Olayın nedenine, 3. Aciliyetine, 4. Risk derecesine, 5. Kapsamına, 6. Yapıldığı beden alanına göre sınıflandırılır.

13 Cerrahi; 1. Tanı (Diagnostik) 2. Tedavi (Küratif) 3. Restoratif 4. Kozmetik 5. Semptomları azaltma (Palyatif) amacıyla uygulanabilir.

14 1-Tanı (Diagnostik): Biyopsi, artroskopi, endoskopi vb. gibi sorunun nedeni ve kaynak hücrenin tipini belirlemek üzere yapılan girişimler tanısal amaçla uygulanır. 2-Tedavi (Küratif): Kolesistektomi, mastektomi ve histerektomi gibi onarma ya da nedeni ortadan kaldırma (alma) yoluyla sağlık sorununa çözüm getirmek üzere küratif amaçla yapılır.

15 3-Restoratif Total diz protezi yanık sekelini düzeltme gibi organın fonksiyonel yeterliliğini geliştirmek üzere restoratif amaçla uygulanır. Ablatif Cerrahi: Hasta organın çıkarılmasıdır. Rekonstrüktif Cerrahi: Tahrip olmuş doku ya da organa, kısmen ya da tamamen eski orijinal görünümünün ve fonksiyonun kazandırılmasıdır. Konstruktif Cerrahi: Doğuştan bozuk olan organın görünüm ve fonksiyonunu düzeltmek amacıyla uygulanır.

16 4. Kozmetik Liposakşın, rinoplasti, skar düzenlemesi gibi kişisel görünümü düzeltme ya da değiştirmek üzere kozmetik amaçla uygulanır. 5-Semptomları azaltma (Palyasyon): Kolostomi, sinir rezeksiyonu gibi tedavi edici olmayan ancak, hastalık süreci ile ilişkili semptomların düzenlenmesi için palyatif amaçla uygulanır.

17 CERRAHİ RİSK Ameliyattan kaynaklanacak olan hasta olma ya da ölüm ihtimalidir. Cerrahi risk tüm perioperatif dönemi kapsar. Yaş, şişmanlık, yetersiz beslenme, kalp hastalıklar, karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları, akciğer hastalıkları, endokrin hastalıklar cerrahi risk açısından önemlidir.

18 Ameliyat riski; 1. Ameliyat gerektiren duruma 2. Ameliyatın büyüklüğüne 3. Hastanın psikolojik durumuna 4. Sağlık personelinin yeterliliğine, bakım olanaklarına bağlıdır.

19 A. Zamanın önemi göz önüne alınarak aciliyetine göre cerrahi girişim; 1. Elektif 2. Acil (urgent) 3. Çok acil (emergency)

20 Elektif ameliyatlar: Katarakt, herni onarımı, hemoroidektomi gibi akut olmayan, ancak sorunun düzeltilmesine gereksinim olduğu ve bireyin istemine bağlı olarak, bir süre girişimi geciktirmenin sorun olmayacağı durumları çözümlemek üzere elektif olarak yapılır.

21 Acil Ameliyatlar: İntestinal obstrüksiyon, böbrek ya da üreter obstrüksiyonu, akut kolesistit gibi girişimin saatten daha fazla geciktirilmesinin, yaşamı tehdit edici olabileceği durumlar acil olarak yapılır.

22 Silah ya da delici alet yaralanmaları, aort anevrizması, çoğul açık kırık gibi yaşamın tehdit edilmesinin söz konusu olduğu ve derhal yaklaşım gerektiren durumlar çok acil «emergency» olarak sınıflandırılır. Çok Acil (Emergency):

23 B. Zarara Uğrama Tehlikesi Olarak Tanımlanan Risk Derecesine Göre Cerrahi Girişim Minör Girişimler İnsizyon ve abse drenajı, adale biyopsisi, ciltten lipom alınması gibi önemli yaşam tehdidi olmayan, genelde lokal anestezi uygulanan girişimler

24 B. Zarara Uğrama Tehlikesi Olarak Tanımlanan Risk Derecesine Göre Cerrahi Girişim Majör Girişimler Mitral kapak replasmanı Karaciğer transplantasyonu Açık kalp ameliyatı gibi kapsamı geniş, süresi uzun, önemli derecede yaşam tehdit edici girişimler majör ameliyatlar olarak isimlendirilir.

25 C. Girişimin Uygulanacağı Alan Temel Alınarak Kapsamına Göre Cerrahi Girişim; geniş olmayan, Tümörektomi, parsiyel mastektomi gibi yanlızca etkilenen alanı içeren ameliyatlar kapsam açısından geniş olmayan, radikal girişimler Radikal mastektomi, radikal histerektomi gibi etkilenen alanın ötesinde geniş bir alanı kapsamına alan ameliyatlar radikal girişimler olarak ele alınır.

26 Ayrıca; uygulanacak cerrahi girişimde alan ya da sistemi temel alan bir ayırım söz konusu olduğunda; Kardiyovasküler cerrahi Torasik cerrahi Baş boyun cerrahisi Abdominal cerrahi

27 Cerrahinin Hasta Üzerindeki Etkileri-1 Cerrahi girişim büyük ya da küçük, acil ya da planlanmış olsun, hastayı hem psikolojik hem de fizyolojik olarak etkiler. Bunun yanı sıra ameliyatın hasta üzerinde bazı genel etkileri mevcuttur. Bu etkiler: Ameliyata karşı stres tepkisi oluşur. Enfeksiyonlara karşı direnç azalır.

28 Hemodinamik sistem bozulur. Organ fonksiyonları bozulur. Beden imajı değişir. Yaşam tarzı değişir. Cerrahinin Hasta Üzerindeki Etkileri-2

29 Cerrahinin Hasta Üzerindeki Etkileri-3 Cerrahi girişimler belli sorunları çözümlerken, yeni sorunlar ortaya çıkabilir. Hastanın iyi bir şekilde desteklenmesine bağlıdır. Cerrahın ve hemşirenin en önemli rolü hastayı ameliyat travmasıyla ve çıkabilecek sorunlarla baş edebilecek şekilde hazırlamaktır.

30 AMELİYAT ÖNCESİ (PREOPERATİF) HEMŞİRELİK BAKIMI

31 Planlanmış ameliyat için hazırlık üç aşamada uygulanır; 1. Hastanın kliniğe yatırılmasından, ameliyat öncesi geceye kadar dönemdeki hazırlık 2. Ameliyattan önceki gece hazırlığı 3. Ameliyat günü hazırlığı

32 AMELİYAT ÖNCESİ GENEL HAZIRLIK-1 Hasta, ameliyat öncesi tedavi ve bakım gereksinimine bağlı olarak, kliniğe ameliyattan birkaç gün önce yatırılabileceği gibi birkaç hafta önce de yatırılabilir. Bu dönemde hastanın durumunun iyi bir şekilde değerlendirilebilmesi, ameliyat öncesi ve sonrası dönemde ortaya çıkabilecek sorunlara ilişkin verilerin toplanmasına bağlıdır. Bu veriler; hasta dosyasından, laboratuar testlerinden, hasta yakınlarından ve hastayla yapılan görüşmeden elde edilebilir.

33 AMELİYAT ÖNCESİ GENEL HAZIRLIK-2 Hemşirenin, hastayla yapacağı görüşme aşağıda belirtilen konuları kapsamalıdır: Hastanın önemli bir hastalığı var mı, hiç ameliyat olmuş mu? Daha önce hangi ilaçları kullanmış ve şu anda kullandığı ilaç var mı? Hastanın alerjisi ya da diyet kısıtlaması var mı?

34 AMELİYAT ÖNCESİ GENEL HAZIRLIK-3 Hastada herhangi bir belirti ya da rahatsızlık var mı? Hastanın mesleği nedir? Dini inançları nelerdir? Sağlık güvencesi var mı? Hastanın yapılacak ameliyata ilişkin herhangi bir sorusu var mı?

35 AMELİYAT ÖNCESİ GENEL HAZIRLIK-4 Hastanın cerrahi kliniğine yatırılmasıyla başlayan ameliyat öncesi hazırlık dört yönden ele alınabilir: 1. Psikolojik hazırlık, 2. Fizyolojik hazırlık, 3. Yasal hazırlık, 4. Ameliyat öncesi eğitim.

36 Ameliyat Öncesi Dönemde Psikolojik Hazırlık-1 Ameliyat, hasta için sadece fizyolojik bir stres kaynağı olmayıp aynı zamanda güçlü bir psikolojik stres kaynağıdır. Bu nedenle hastanın ameliyat öncesi psikolojik hazırlık fizyolojik hazırlık kadar önemlidir.

37 Ameliyat Öncesi Dönemde Psikolojik Hazırlık-2 1-Anksiyeteyi gidermeye. 2-Ameliyatta az anestetik, ameliyat sonrasında az analjezik kullanılmasına. 3-Strese tepki olarak salınacak olan kortikosteroid hormonların az salınmasına. 4-Ameliyat sonrasında hızlı iyileşmeye ve erken taburcu olmaya yardımcı olur

38 Fizyolojik Hazırlık Ameliyat riskini en aza indirebilmek için hastanın genel sağlık durumu mümkün olan en iyi düzeye getirilmelidir. Fizyolojik değerlendirmede: 1- Yaş 2- Beslenme durumu 3- Sıvı-elektrolit dengesi 4- Enfeksiyon 5- Kardiyovasküler Fonksiyon

39 6- Pulmoner Fonksiyon 7- Renal Fonksiyon 8- Karaciğer Fonksiyonları 9- Endokrinolojik Fonksiyonlar 10- Gastrointestinal Fonksiyonlar 11- Nörolojik Fonksiyonlar 12- Hematolojik Fonksiyonlar 13- Kullanılan ilaçlar değerlendirilir Fizyolojik Hazırlık

40 Çocuklar, gençler ve orta yaştaki erişkinler genellikle ameliyatı iyi tolere ederler, küçük bebekler ve yaşlıların ameliyat riski yüksektir. Yaşlı kişilerin kardiovasküler, pulmoner ve renal sistemlerinde yaşlılığa bağlı gelişen fizyolojik değişiklikler, ameliyat sonucunu etkileyebilir. Fizyolojik Hazırlık Yaş

41 Hemşire, hastadan ağrının nasıl başladığını, nasıl azaldığını, ağrı düzenini tanımlamasını istemelidir. Ameliyat sonrası dönemde hastanın ağrı giderici ilaçlara ihtiyacı vardır. Bununla beraber iyileşme döneminde anksiyetenin giderilmesi, ağrının azalmasına yol açarak daha az ilaç kullanılabilir. Fizyolojik Hazırlık «Ağrı»

42 Beslenme Durumu: Hastanın ameliyat öncesi dönemdeki beslenme durumu, ameliyat riskinin belirlenmesinde önemlidir. Ameliyat öncesi dönemde beslenmeye ilişkin iki sorun; protein ve demir yönünden yetersiz beslenmiş olmak ve şişmanlıktır. Fizyolojik Hazırlık «Beslenme Durumu-1»

43 Beslenme yetersizliği olan hastalara, enerji ihtiyacını karşılamak ve yara iyileşmesini kolaylaştırmak amacıyla ameliyat öncesi dönemde, karbonhidrat ve proteinden zengin, yeterli vitamin ve mineralleri içeren besinler verilmelidir. Ağızdan alamayan hastalara total parenteral beslenme ya da enteral beslenme uygulanabilir. Fizyolojik Hazırlık «Beslenme Durumu-2»

44 Besinler, parenteral beslenmede IV yolla;enteral beslenmede bir tüp aracılığıyla doğrudan gastrointestinal sisteme verilir. Şişman hastalar, ameliyat acil değilse, ameliyat öncesi dönemde normal kilolarına indirilmelidir. Şişman hastalarda ameliyat sonrası dönemde insizyonel herni ve yara açılma riski yüksektir. Ayrıca şişman hastalarda pulmoner komplikasyonlar da gelişebilir. Fizyolojik Hazırlık «Beslenme Durumu-3»

45 Kardiyovasküler Fonksiyon: Anjina pektoris, son 6 ay içerisinde geçirilmiş myokart infarktüsü, hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği gidi kardiyak sorunlar ameliyat riskini artırar. Kardiyovasküler hastalık şüphesi olanlar, ameliyat öncesinde kan basıncı; nabız hızı ve ritmi; ödem; ekstremitelerde ısı ve renk değişimi; halsizlik ve nefes darlığı yönünden değerlendirilmelidir. Fizyolojik Hazırlık «Kardiyovasküler Sistem»

46 Pulmoner fonksiyon bozukluklarını saptayabilmek için hasta; nefes darlığı, hırıltılı solunum, çomak parmak,göğüs ağrısı ve öksürürken bol miktarda temiz ya da pürülan balgam çıkarması yönünden gözlenmelidir. Pulmoner fonksiyon bozukluğu olan hastalara ameliyat öncesi dönemde aerosol (sprey) tedavisi, postural drenaj, antibiyotik uygulanabilir, hastanın sigara içmesi yasaklanır ve ameliyat sonrası solunum komplikasyonlarını önlemek için derin solunum ve öksürük egzersizleri öğretilir. Fizyolojik Hazırlık «Pulmoner Fonksiyon»

47 Ameliyat olacak hastanın renal fonksiyonu; sıvı- elektrolit dengesinin korunması ve artık ürünlerin bedenden atılabilmeleri için yeterli olmalıdır. Renal fonksiyonu değerlendirmek için hasta; sık idrar, disüri ve anüri yönünden gözlenmelidir. Ayrıca idrarın görünümü de değerlendirilmelidir. Ameliyat öncesinde renal fonksiyonun değerlendirilmesi için idrar tetkiki ve kan üre nitrojeni (BUN) ya da nonprotein nitrojen (NPN) testleri yapılır. Fizyolojik Hazırlık «Renal Sistem»

48 Hastanın kusması, kusmuğun kanlı ya da yeşil olması; bağırsak alışkanlıklarında değişiklik ve rektal yolla kanama olup olmadığı değerlendirilmelidir. Ameliyat öncesi dönemde, gastrointestinal sisteme yönelik sorunlar tedavi edilmeli ve sıvı-elektrolit kaybı varsa karşılanmalıdır. Fizyolojik Hazırlık «Gastrointestinal Fonksiyon»

49 Karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında, ilaçların detoksifikasyonunda ve pıhtılaşmada rol oynayan karaciğerin, siroz gibi ciddi hastalık durumunda ameliyat riski önemli derecede artar. Karaciğer fonksiyon yetersizliğinde yara iyileşmesi gecikir ve enfeksiyon riski artar. Fonksiyon bozukluğu olan hastalar ameliyat öncesinde yüksek kalorili diyet, IV sıvı ve vitaminler verilebilir. Fizyolojik Hazırlık «Karaciğer Fonksiyon»

50 Endokrin bezlerin fonksiyonu, özellikle tiroid bezin fonksiyonu, ameliyat riskini en aza indirmek için değerlendirilmelidir. Kontrol altına alınmamış diabetes mellitus da ameliyat riskini önemli derecede artırır. Diabetli hastalarda yara zor iyileşir ve enfeksiyon kolay gelişir. Fizyolojik Hazırlık «Endokrin Fonksiyon»

51 Ameliyat öncesi, dönemde nörolojik muayeneyle hastanın kraniyal sinirleri, alt ve üst ekstremite refleksleri, duyu refleksleri değerlendirilmelidir. Ameliyat riskini artıran ciddi nörolojik durumlar arasında epilepsi ve parkinson hastalığı sayılabilir. Ameliyat öncesi dönemde baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, pupillerin eşit olmaması ve konvülsiyon hikayesi önemli nörolojik bulgulardır. Fizyolojik Hazırlık «Nörolojik Fonksiyon»

52 Hastanın değerlendirilmesinde kanamaya yatkın olma; diş çekiminden ve traştan sonra aşırı kanama, burun kanaması; hepatik ya da renal hastalık; antikoagülan ilaç kullanma; anormal kanam zamanı ve protrombin zamanı ya da trombosit sayısı dikkate alınmalıdır. Sorunu olan hastalara ameliyat sırasında ve sonrasında kan transfüzyonu gerekebileceğinden yeterli miktarda kan hazır bulundurulmalıdır. Fizyolojik Hazırlık «Hematolojik Fonksiyon»

53 Ameliyat öncesinde hastanın tedavi amacıyla ya da kendi isteğiyle kullandığı ilaçlar pıhtılaşmayı etkileyerek ve anestetiklerle istenmeyen etkileşime girerek ameliyat riskini artırabilir. Ameliyat sırasında sorun yaratabilecek başlıca ilaçlar: Antikoagülanlar, Antibiyotikler, Trankilizanlar, Tiazid diüretikler ve Steroid grubu ilaçlardır. Ayrıca hastanın, herhangi bir ilaca allerjisi olup olmadığı da öğrenilmelidir. Fizyolojik Hazırlık «Kullanılan İlaçlar»

54 Yasal Hazırlık: Ameliyat olacak her hastadan ameliyat küçük bile olsa mutlaka imzalı ameliyat izni alınmalıdır. Ameliyat izni imzalatılmadan önce hastaya, ameliyat hakkında yeterli açıklama, gerekirse tablo ve şekillerden de yararlanılarak yapılmalıdır. Hastaya ameliyatın olası komplikasyonları, gelişebilecek şekil bozuklukları da söylenmelidir.

55 Bilinci açık olmayan ve 18 yaşından küçük olan hastaların ameliyat izinleri, aileleri ya da yakınları tarafından imzalanır. Ameliyat izni, hastanın kalıcı kayıtlarından biridir ve hasta ameliyata alınmadan önce mutlaka kontrol edilmelidir. Yasal Hazırlık:

56 Ameliyat Öncesi Eğitim-1 Ameliyat öncesi dönemde hastaya; her aşama, tüm testler ve uygulamalar önceden açıklanmalıdır. Ameliyat öncesi dönemde uygulanacak eğitim, yapılacak ameliyata ve hastanın durumuna göre farklılık gösterirse de, ameliyat olacak hastalara; derin solunum, öksürük, dönme ve ekstremite egzersizleri öğretilmelidir.

57 Ameliyat Öncesi Eğitim -2 Hasta öğretiminde uyulması gereken kurallar şunlardır: 1-Cerrahın hastaya ne kadar açıklama yaptığı öğrenilerek, hastada kuşkuya neden olacak farklı açıklamalar yapılmamalıdır. 2-Hastanın anlayacağı terimlerle açıklama yapılmalıdır.

58 Ameliyat Öncesi Eğitim -3 3-Hastanın soru sorabilmesi için yeterli zaman ayrılmalı. 4-Hastadan, öğretilen yeni beceri ve tekniği yaparak göstermesi istenmeli. 5-Hasta yakınlarının da eğitim aktivitelerine katılımı sağlanmalı.

59 Ameliyat Öncesi Eğitim -4 6-Gerektiğinden fazla bilgi verilmesi hastada anksiyete yaratabileceğinden, hastayla iyi bir görüşme yapılarak ne kadar bilgiye ihtiyacı olduğu belirlenmeli ve bu doğrultuda açıklanma yapılmalı. 7-Hastaya bir kerede fazla bilgi verip bunaltmamak için öğretim kısa süreli ve sık aralıklarla olmalı. 8-Öğretimde tüm gör-işit araçlarından yararlanılmalı.

60 Derin solunum egzersizleri. Öksürük egzersizleri. Dönme egzersizleri. Ekstremite egzersizleri Öğretilmesi gereken temel egzersizlerdir.

61 Derin Solunum Egzersizleri: Ameliyat sonrasında hastalar için uygun solunum şekli diyafragmatik-abdominal solunumdur. Hastaya, solunum egzersizlerinin ameliyat sonrası dönemde sık aralarla yapılması gerektiği, saatte kez yapılmasının uygun olacağı açıklanmalıdır.

62

63 Öksürük Egzersizleri: Hasta bu egzersizleri oturur ya da yatar pozisyondayken yapabilir, önemli olan ameliyat yerinin desteklenmesidir. Öksürük egzersizi için hastaya önce derin soluk alması, havayı ağzından çıkarırken patlama sesi yapması söylenir. Derin solunum ve öksürük egzersizleri ameliyat sonrası solunum komplikasyonlarının gelişmesini engeller.

64

65 Dönme Egzersizleri: Ameliyat öncesi dönemde hastaya yatak kenarlıkları kullanılarak dönme uygulaması da yaptırılmalıdır. Dönme venöz dolaşımı geliştirir ve solunum problemlerinin gelişmesini önler. Hastaya ameliyattan sonra saatte bir kez ya da iki saatte bir kez dönmesi söylenir.

66 Ekstremite Egzersizleri: Hastalara, tüm eklemleri özellikle kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini hareket ettirmeleri ve ayaklarını çevirmeleri söylenmelidir. Ameliyat sonrasında, uygunsa hasta erken dönemde ayağa kaldırılmalıdır. Ambulasyon ameliyat sonrası komplikasyonların önlenmesine yardım eder.

67 Hastanın Ameliyat Önceki Gece Hazırlığı Cilt Hazırlığı: Cilt hazırlığıyla deri yüzeyindeki mikroorganizmaların sayıları azaltılarak, enfeksiyon gelişmesi önlenmeye çalışılır. Cilt hazırlığında cildin temizlenme şekline; temizlikte kullanılacak antiseptiğe; kılların alınıp alınmamasına kılların alınmasında kullanılacak yönteme ilişkin görüş farklılıkları vardır. Hemşire çalıştığı klinikte ameliyat öncesi cilt hazırlığının nasıl yapılması gerektiğini bilmelidir. Cilt hazırlığı yapılacak bölge ameliyata göre farklılık gösterir.

68 Gastrointestinal Sistem Hazırlığı-1 Gastrointestinal sistem hazırlığı anestezi sırasında kusma olasılığını ve mide, bağırsak ameliyatlarında bu sistemin açılmasından kaynaklanacak enfeksiyon olasılığını, azaltmak amacıyla yapılır. Bu hazırlık; besin ve sıvı alınımının kısıtlanması, lavman yapılmasını ve gastrointestinal sisteme tüp yerleştirilmesini kapsar.

69 Gastrointestinal Sistem Hazırlığı-2 Hastaya genel anestezi uygulanacaksa, gece yarısından sonra (ameliyattan 8-10 saat öncesinden) besin ve sıvılar verilmez. Lavman gastrointestinal sistem ameliyatları, pelvik ve perineal bölge ameliyatları dışında rutin bir uygulama değildir. Bazı durumlarda, gastrointestinal tüpler mide ya da bağırsaklardaki sıvıları almak amacıyla önceki gece ya da ameliyat sabahı uygulanır.

70 Anestezi Hazırlığı: Genellikle ameliyattan önceki gece anestezist, hastayı ziyaret ederek hastanın solunum, kardiovasküler ve nörolojik fonksiyonunu değerlendirmek için muayene yapar. Hemşire anestezinin önerdiği hazırlığı da dikkatle yapmalıdır.

71 İstirahat ve Uykunun Sağlanması: Hasta psikolojik ve fizyolojik olarak iyi hazırlanmışsa, ameliyattan önceki geceyi rahat geçirir. Özellikle endişeli ve sıkıntılı hastalara sakinleştirici ilaçlar verilerek hastanın geceyi rahat geçirmesi sağlanabilir.

72 Ameliyat Günü Hazırlığı-1 Hasta ameliyata girmeden önce hemşirenin yapması gerekenler aşağıda yer almaktadır: Hemşire hastanın yaşam bulgularını alır ve kayıt eder. Kan basıncı ve nabız anksiyete nedeniyle biraz yüksek olabilir, normal değerden önemli bir sapma varsa durum doktora bildirilmelidir. Cilt hazırlığını kontrol eder.

73 Lavman gastrointestinal tüp, IV sıvı uygulanması gibi özel istem varsa bunları uygular. Hastanın takma dişleri varsa bunların çıkarılmasını sağlar. Hastanın yüzük, küpe, bilezik, saat gibi takıları varsa bunların çıkarılmasını sağlar. Kadın hastaların tırnaklarında oje varsa bunların silinmesini sağlar. Ameliyat Günü Hazırlığı-2

74 Hastanın ameliyat gömleği, gerekiyorsa varis çoraplarını giymesine yardımcı olur. Ameliyat öncesi uygulanacak ilaç varsa, uygular. Hastanın idrarını yapması söylenir, gerekliyse gerekirse idrar miktarı ve dansitesini kayıt eder. Ameliyat Günü Hazırlığı-3

75 Premedikasyon Ameliyat öncesinde; anksiyeteyi gidermek, farenksteki sekresyonları azaltmak, anestetik ilaçların yan etkilerini azaltmak için çeşitli ilaçlar kullanılır.

76 1. Trankilizanlar: Hastanın anksiyetesini azaltmak amacıyla kullanılır. 2. Sedatifler: Hastanın anksiyetesini azaltmak amacıyla kullanılır. 3. Analjezikler: Ağrıyı gidermek ve sakinleştirmek amacıyla kullanılır. 4. Antikolinerjikler: Trakea ve bronşlardaki sekresyon miktarını azaltarak, solunum yollarının tıkanmasını önlemek amacıyla kullanılır. Premedikasyonda kullanılan ilaçlar başlıca dört grupta toplanır.

77 Hastanın Ameliyathaneye Gönderilmesi: Hasta ameliyathaneden çağrıldığında ameliyat gömleği giydirilir, sedyeye alınır, üzerine battaniye örtülür. Hastayla birlikte hastanın dosyası, hemşire gözlem kağıdı, röntgen filmleri, doktor istemi varsa sıvı ve ilaçlar gönderilir.

78 AMELİYATTA (İNTRAOPERATİF) HASTA BAKIMI

79 AMELİYATTA (İNTRAOPERATİF) HASTA BAKIMI-1 Hastanın cerrahi kliniğinden ameliyathaneye alınmasıyla hastanın bakım sorumluluğu cerrahi ekibe geçer. Cerrahi ekip, iyi bir ameliyatla hastanın sağlığını güvence altına almak amacıyla eşgüdümlü çalışması gereken, kendi alanlarında iyi yetişmiş bireylerden oluşan bir gruptur.

80 AMELİYATTA (İNTRAOPERATİF) HASTA BAKIMI-2 Cerrahi ekipte cerrah, cerrahi asistanları, anestezist, skrap hemşire ve sirküle hemşire bulunur. Cerrahi ekibin sorumlusu cerrahtır, anestezistle birlikte hastanın yaşamından birinci derece sorumludur.

81 AMELİYATTA (İNTRAOPERATİF) HASTA BAKIMI-3 Ameliyatta bir organ çıkarılması ya da bir ekstremitenin ampütasyonu gibi kritik kararların alınmasından cerrah sorumludur. Ameliyatın rahat ve başarılı geçebilmesi için hastaya en uygun pozisyon verilmelidir.

82 Hastaya Pozisyon Verilmesi-1 Hastaya ameliyat masasında uygun pozisyon verilmesinden ekibin tüm üyeleri sorumludur. Hastaya pozisyon verilirken ameliyatın yeri, hastanın yaşı ve beden yapısı, uygulanacak anestezi tipi dikkate alınır.

83 Hastaya Pozisyon Verilmesi-2 Dorsal rekümbent pozisyonu; Herni onarımı, mastektomi ve bağırsak ameliyatı için uygundur. Trandalenburg pozisyonu; Sıklıkla pelvis ameliyatları için verilir.

84 Litotomi pozisyonu; Perineal ve rektal bölge ameliyatları için uygundur. Lateral pozisyon; Böbrek, göğüs ve kalça ameliyatları için uygundur. Laminektomi pozisyonu; Spinal ameliyatlar için uygundur.

85 Hastaya Pozisyon Verilmesi-3 Hastaya ameliyat masasında hangi pozisyon verilirse verilsin uyulması gereken kurallar vardır. Hastayı masaya bağlamak için kullanılacak bantlar destekli olmalıdır. Dolaşımın engellenmemesi için bağlar sıkı olmalıdır. Pozisyon dolaşım ve solunumun yeterli olmasına izin vermelidir. Hastanın kol ve bacakları masadan sarkmamalıdır. Hastanın tüm beden ağırlığını el ya da parmaklar çekmemelidir.

86 ANESTEZİ Hastaya anestezinin verilmesi ile ameliyat aşaması başlar. Anestetik ilaçlar adale gevşemesini sağlamak, ağrıyı gidermek, hafıza kaybı oluşturmak ve yapay uyku geliştirmek amacıyla uygulanır. Genel anestezi ve bölgesel anestezi olarak 2’ye ayrılır.

87 A. GENEL ANESTEZİ Genel anestezi ağrı uyaranının korteks düzeyinde engellendiği, bilinç kaybının, adale tonüsü ve refleks kaybının olduğu, tüm organizmayı etkileyen bir durumdur. Genel anestezi başlıca santral sinir sistemi, solunum sistemi ve dolaşım sistemini etkiler. Anestezist anestezi süresince hastayı sistemlerindeki ve dokulardaki değişiklikler yönünden yakından izlemelidir. Anestezinin derinliği; solunum, kalp hızı ve kan basıncındaki değişikliklerle izlenir.

88 Genel Anestezinin Safhaları 1.SAFHA : Anestetik ilacın verilmeye başlanmasından, bilinç kaybının olmasına kadar geçen süredir. 2.SAFHA : Bilinç kaybı olmasından, göz kapak refleksinin kaybolmasına kadar geçen süredir. 3. SAFHA : Göz kapak refleksinin kaybolmasından hayati fonksiyonların baskılanmasına kadar geçen süredir. 4. SAFHA : Tehlikeli dönemdir. Hastanın solunumu ya da kalp atımı durmuş olabilir.

89 Genel Anestezinin Başlıca Komplikasyonları-1 Her ne kadar genel anestezi tüm fizyolojik fonksiyonları bir dereceye kadar baskılarsa da başlıca komplikasyonlar solunum ve dolaşım sistemine ilişkindir. Genel anestezi uygulanan hastalarda gastrointestinal sistem hareketleri, renal fonksiyon azalır, metabolik aktivite yavaşlar ve nörolojik değişiklikler gelişebilir.

90 Genel Anestezinin Başlıca Komplikasyonları-2 Solunum ve dolaşım sistemine ilişkin komplikasyonların başlıcaları: 1. Solunum depresyonu 2. Kardiyak Arrest 3. Laringospazm ve Bronkospazm 4. Dolaşım yetmezliği 5. Hipotansiyon ve Şok 6. Malign hipertermi

91 Genel Anestezi Tipleri Genel Anestezi; 1. İntravenöz 2. İnhalasyon 3. Rektal yolla uygulanabilir

92 1. 1.İntravenöz Anestezi: Hastayı kısa sürede etkiler ve 30 saniyede bilinç kaybı gelişir. Yaygın olarak inhalasyon anestezi ile birlikte uygulanır. En sık Thiopental Sodyum ve Ketamine kullanılabilir

93 2. İnhalasyon Anestezi: Hastaya maske ya da endotrakeal tüp yoluyla verilir. En sık uygulanan anestezi şeklidir. Halothane, İzoflurane ve Nitroz Oksit en sık kullanılır.

94 3. Rektal Anestezi: Rektal tüp yoluyla uygulanır. Günümüzde çok az tercih edilir. Solunum yolunu ilgilendiren yüz ameliyatlarında ve çocuklarda tercih edilir. Sıklıkla Methohexital Sodium kullanılır.

95 B. BÖLGESEL ANESTEZİ Bölgesel Anestezi bedende sadece bir bölgeyi etkiler, bilinç kaybı olmaz. Bölgesel Anestezide, anestetik ilaç uygulanacak yüzey üzerine ya da ameliyat uygulanacak alanın sinirini etkilemek üzere enjekte edilir ve bu yolla ağrılı uyaranların beyne ulaşması engellenir.

96 Bölgesel Anestezinin Başlıca Şekilleri: 1. Topikal anestezi 2. Lokal İnfiltrasyonla blok 3. Sinir bloğu 4. Spinal anestezi 5. Epidural blok’tur.

97 1.Topikal Anestezi: Doğrudan duyarlılığın giderilmesi istenen bölge üzerine uygulanır. Anestetik sıvı yağ, jel, krem ya da toz şeklinde olabilir. Rektum muayenesi ve bronkoskopi küçük işlemler için kullanılır.

98 Lokal İnfiltrasyonla Blok: 2. Lokal İnfiltrasyonla Blok: Anestetik ilacın ameliyat edilecek bölgedeki deri içine ve deri altına enjeksiyonla verilmesiyle uygulanır. Küçük cerrahi girişimlerde ve spinal anestezi yapılmadan önce kullanılır. En sık kullanılan ilaç Xylocaine’dir. İlaç verilirken ven içine verilmemesine dikkat edilmelidir. Kardiovasküler kollaps ya da konvulsiyonlar gelişebilir.

99 3. Sinir Bloğu: Parmağa (dijital sinir bloğu); üst kola (brakiyal pleksus bloğu) ya da göğüs duvarına (interkostal sinir bloğu) anestezi uygulamak için kullanılır. En sık Lidocaine, Bupivacaine ve Mepivacaine kullanılır.

100 Spinal Anestezi-1 4. Spinal Anestezi-1 Subaraknoid mesafede sinir bloğu yapan anestezi şeklidir. Sıklıkla histerektomi ve appendektomi gibi diyafragma altındaki yapılara ilişkin ameliyatlarda uygulanır. Avantajları nedeniyle bedenin alt yarısındaki ameliyatlar için tercih edilen bir yöntemdir.

101 Spinal Anestezi-1 4. Spinal Anestezi-1 Avantajları: 1. Anestezi verilişi kolaydır. 2. Pahalı alet ve ilaçlara ihtiyaç yoktur. 3. Güvenli bir yöntemdir. 4. Kasların çok iyi gevşemesini sağlar. 5. Bilinç kaybına neden olmaz. 6. Midesi dolu hastalarda da uygulanabilir.

102 Spinal Anestezi-1 4. Spinal Anestezi-1 Komplikasyonları: 1. Hipotansiyon 2. Bulantı ve kusma 3. Baş ağrısı 4. Solunum paralizi 5. Nörolojik komplikasyonlar gelişebilir.

103 Spinal Anestezi-1 4. Spinal Anestezi-1 Hasta anestezi etkisinin geçmesi aşamasında yakından izlenmelidir. Hastaya ayak parmaklarını hareket ettirmesi söylenerek, ekstremite hareketlerinin geri dönüp dönmediği kontrol edilir. Hastanın kan basıncı ve solunumu dakikada bir kontrol edilmelidir.

104 5. Epidural Anestezi: İlacın epidural mesafeye verilmesiyle uygulanır. Hipotansiyona neden olabilir.

105 AMELİYAT SONRASI (POSTOPERATİF) HEMŞİRELİK BAKIMI

106 Ameliyat tamamlandıktan sonra hasta ayılma ünitesine ya da doğrudan devamlı bakım ünitesine alınır. Uygulanan ameliyat ya da özel sorunları nedeniyle yakından izlenmesi gereken ve özel bakıma ihtiyacı olan hastalar devamlı bakım ünitesine alınır. Ameliyat sonrası bakım; hastaya ayılma ünitesinde ve klinikte uygulanan bakım olmak üzere iki aşamada yer alır. Ameliyat Sonrası (Postoperatif) Hemşirelik Bakımı

107 Ayılma Ünitesinde Bakım-1 Ayılma ünitesi, hastanın ameliyattan sonra anestezinin etkisi geçinceye ve yaşam bulguları düzenli oluncaya kadar kaldığı ünitedir. Hastaya uygun pozisyon verildikten sonra hemşire, hastanın genel durumunu değerlendirmek üzere, yaşam bulgularını, bilinç durumunu, cilt rengini, IV sıvılarını, drenlerini ve pansumanlarını kontrol eder.

108 Ayılma Ünitesinde Bakım-2 Hemşire hastanın genel durumunu değerlendirdikten sonra ameliyatı yapan ekibin üyelerinden biri ile görüşerek bu konular hakkında bilgi almalıdır: Hastanın genel durumu nasıl? Hastanın tıbbi tanısı ne? Hastaya hangi anestetik ilaçlar uygulandı? Ameliyat sırasında herhangi bir komplikasyon gelişti mi?

109 Ayılma Ünitesinde Bakım-3 Ameliyat sırasında patolojik değerlendirme yapılıp kanser saptandı mı ve saptandı ise hasta yakınlarının haberi var mı? Gözlenmesi gereken herhangi bir bulgu ya da komplikasyon var mı? Hemen uygulanması istenen özel bir istem var mı?

110 Ayılma Ünitesinde Hemşire: Hastanın ayılma ünitesine alındığı saat Hastanın bilinç düzeyi Hastanın yaşam bulguları ve beden ısısı; Bulgular stabil oluncaya kadar 15 dakikada bir kez ölçülür. Cilt rengi ve nemi Pansumanları I.V. Sıvıları Kan veriliyorsa, hızı kontrol edilir ve reaksiyon belirtileri izlenir. İdrar çıkışı ve idrar rengi kontrol edilir.

111 Hastanın Ayılma Ünitesinden Kliniğe Gönderilmesi Hastanın ayılma ünitesinden, kliniğe gönderilmesinde aşağıda belirtilen kriterler esas alınır: Genel anestezinin etkisi geçmiş olmalıdır. Vital bulgular stabil olmalıdır. Bedenin herhangi bir yerinden aşırı miktarda drenaj olmamalıdır. İdrar miktarı saatte en az 30 ml olmalıdır. Hastanın gönderileceği kliniğe bildirildikten sonra hasta, dosyası ve ayılma ünitesindeki izlem formuyla birlikte gönderilir.

112 AMELİYAT SONRASI BAKIM HEDEFLERİ A. Kardiyovasküler fonksiyonu sürdürmek. B. Solunum sistemi fonksiyonunu sürdürmek. C. Yeterli beslenme ve boşaltımı sağlamak. D. Sıvı-elektrolit dengesini sürdürmek. E. Renal fonksiyonu sürdürmek. F. Yara iyileşmesini sağlamak. G. Hareketi sağlamak. H. Psikolojik destek sağlamak. I. Komplikasyonları önlemek.

113 A. KARDİYOVASKÜLER FONKSİYONU SÜRDÜRMEK İyi bir doku perfüzyonu için kardiyak debi yeterli olmalıdır. Kardiyak debi için: 1. Kan basıncı 2. Nabız 3. Solunum değerlendirilmelidir.

114 1.Kan Basıncı: Hastanın ameliyat öncesi kan basıncı mutlaka bilinmelidir. Ameliyat sonrasında kas gevşeticiler, premedikasyon ilaçların fazla verilmesi, spinal anestezi, kan kaybı, solunumun yeterli olmaması durumlarında hipotansiyon gelişebilir. 1. Sistolik kan basıncının temel değerinden 20 mmHg’den daha fazla düşmesi, 2. Sistolik kan basıncının 80 mmHg altında olması, 3. Kan basıncının her ölçümde 5-10 mmHg’lik düşüş göstermesi durumlarında doktora mutlaka haber verilmelidir.

115 2. Nabız: Nabız sayısının anestezi öncesinde normal değerinden biraz fazla olması genellikle normal kabul edilir. Bradikardi. Erişkin bireyde nabız hızının dakika’da 60’ın altında olmasıdır. Hastada kardiyovasküler sorunu yoksa bradikardi genellikle kullanılan anestetik ilaçlar nedeniyle gelişir. Taşikardi. Erişkin bireyde nabız hızının dakikada 110’un üzerinde olmasıdır. Taşikardi nedenleri arasında kan kaybı, kardiyak aritmiler, yüksek ateş, atelektazi, pnömoni, pnömotoraks, anksiyete, anestezik ajanlar ve hipoksi sayılabilir.

116 3. Solunum: Anesteziden sonra hastanın solunumu derin ve yavaştır. Hasta bilinçli ya da bilinçsiz olarak ağrıyı önlemek amacıyla derin solunum yapmaktan kaçınabilir. Hızlı ve zor solunum; anoksi, şok ve oksijen azlığı nedeniyle görülebilir. Yüzeyel yavaş solunum; solunum sistemi depresyonu nedeniyle olabilir. Hastanın boyun, diafragma adalesini kullandığı yüzeyel ve zor solunum; anesteziye bağlı interkostal adalelerin paralizisi nedeniyle gelişebilir. Bu durumlarda doktora bildirilmelidir.

117 B. SOLUNUM SİSTEMİ FONKSİYONUNU SÜRDÜRMEK: Hastanın solunum fonksiyonun yeterli olabilmesi, ameliyat sırasında ve sonrasında solunum yollarının açık ve temiz olmasına bağlıdır. Erken ameliyat sonrası dönemde en önemli sorun; solunum obstruksiyonu ve hipoventilasyondur.

118 Solunum Obstruksiyonu Nedenleri: 1. Boğazda mukus toplanması 2. Aspirasyon 3. Yutma refleksinin kaybı 4. Laringospazm 5. Bronkospazm

119 Hipoventilasyon Nedenleri: 1. İlaçlar 2. Ağrı 3. Kronik Akciğer Hastalığı 4. Obesite

120 Solunum Fonksiyonun Yetersiz Olduğunu Gösteren Belirtiler: 1. Anksiyete 2. Taşikardi 3. Hava açlığı 4. Bulantı 5. Siyanoz (Geç belirti) 6. Wheezing 7. Larengeal stridor

121 Ameliyat Sonrası Erken Dönemde Solunum Fonksiyonunu Geliştirmek için Yapılması Gerekenler: 1. Hastaya, dilin geri kayıp solunum yolunu kapamasını önleyecek uygun pozisyon verilmeli, 2. Doktor istemi doğrultusunda oksijen tedavisine başlanmalı 3. Aspirasyonla hastanın ağız ve farenksindeki sekresyonlar temizlenmeli 4. Derin solunum için kullanılan araçlar varsa bunların nasıl kullanılacağı hastaya açıklanmalı

122 Solunuma ilişkin komplikasyonlar genellikle ameliyattan sonraki ilk 48 saatte gelişir. Bu komplikasyonların gelişmesinde rol oynayan faktörler: 1. Ameliyat öncesinde grip ve soğuk algınlığı gibi solunum sistemi enfeksiyonun bulunması. 2. Ameliyat öncesinde hastada KOAH bulunması. 3. Solunum yollarındaki sekresyonun artması. 4. Kusmuğun aspire edilmesi. 5. Sigara içme alışkanlığının bulunması

123 Bu komplikasyonların gelişmesinde rol oynayan faktörler: (devam…) 6. Uzun süren ameliyatlarda hastanın hareketsiz kalması. 7. Sekresyonların yeterince atılamaması. 8. Ameliyatta akciğerlerin kollabe olması. 9. Ameliyattan sonra aşırı ağrı nedeniyle, yeterince öksürülememesi ve derin solunum yapılamaması. 10. Hastanın ileri yaşta olması. 11. Ameliyattan sonra uzun süre hareketsiz kalınmasına bağlı olarak mukusun yeterince atılamaması

124 Ameliyat sonrasında akciğere ait başlıca sorunlar: 1. Atelektazi 2. Pnömoni 3. Bronşit 4. Plörezi 5. Pulmoner emboli Akciğere ait komplikasyonların belirti ve bulguları: 1. Ateş 2. Huzursuzluk 3. Dispne 4. Taşikardi 5. Solunum seslerinde değişiklik 6. Balgam

125 Solunum Komplikasyonlarında Acilen Yapılması Gerekenler 1. Airway yerleştirilerek, dilin solunum yolunu kapamasını önlemek. 2. Maske, kateter ya da endotrakeal tüp yoluyla oksijen vermek. 3. Solunum yolu obstruksiyonu varsa aralıklı pozitif basınç uygulamak. 4. Gereken durumlarda ilaç vermek. 5. Solunum yolu tıkalıysa ve endotrakeal tüp uygulanamıyorsa, trakeostomi açmak.

126 Solunum Komplikasyonlarının Gelişmesini Önlemek Amacıyla Başlıca Hemşirelik Uygulamaları 1. Ameliyat öncesinde hastaya derin solunum ve öksürük egzersizlerini öğretmek. 2. Ameliyattan sonra hastanın derin solunum ve öksürük egzersizlerini yapmasını sağlamak. 3. Hastanın yeterli sıvı almasını sağlamak. 4. Hastayı en erken dönemde mobilize etmek. 5. Ağrı için narkotik ilaç veriliyorsa solunum depresyonu yönünden izlemek.

127 C. YETERLİ BESLENME VE BOŞALTIMI SAĞLAMAK Ameliyattan sonra hastanın, uygun olan en kısa sürede normal diyet alması gerekir. Ameliyattan sonra gelişen negatif nitrojen dengesinin düzeltilmesi kısa sürede düzeltilmesi önemlidir. Ameliyattan sonra uzun süre ağız yoluyla beslenemeyecekse total parenteral nutrisyon uygulanabilir. Hastada postoperatif dönemde 2. ya da 3. günde bağırsak hareketleri yoksa laksatif ilaç ya da boşaltıcı lavman yapılması istenebilir.

128 D. SIVI ELEKTROLİT DENGESİNİ SÜRDÜRMEK Ameliyat sonrasında sıvı-elektrolit tedavisinin iki temel amacı vardır: 1. Yeterli sıvı vererek, ekstrasellüler sıvı ve kan hacmini korumak. 2. Konjestif kalp yetmezliği ve pulmoner ödeme yol açabilecek aşırı sıvı yüklenmesini önlemek.

129 Sıvı-elektrolit Dengesinin Sürdürülmesine Yönelik Hemşirelik Uygulamaları 1. Hastanın aldığı ve çıkardığının doğru bir şekilde ölçülüp kayıt edilmesi. 2. Anormal laboratuvar bulgularının bildirilmesi. 3. Sıvı-elektrolit dengesizliği belirti ve bulgularının izlenmesi. 4. Bedene yerleştirilmiş olan tüplerin uygun şekilde irrige edilmesi. 5. Solunum asidozunu önlemek için hastaya derin solunum ve öksürük egzersizlerinin yaptırılması. 6. Bağırsak hareketleri başladığında hastaya uygun sıvıları ağız yoluyla verilmesi.

130 E. RENAL FONKSİYONU SÜRDÜRMEK Hastanın aldığı çıkardığı izlemi ameliyattan sonra en az 48 saat yapılmalıdır. Yeterli sıvı alan hastalar genellikle ameliyattan sonra 6-8 saat içinde idrar yaparlar.

131 Hastanın İdrar Yapmasına Yardımcı Olacak Girişimler 1. Perineal adalelerin gevşemesini sağlanmalıdır. (Örn; Ilık su uygulanması) 2. İstemde ağrı varsa ağrı giderici ilaçlar kullanılmalıdır. 3. Tüm bu uygulamalara rağmen hasta idrar yapamıyorsa üretral kateter uygulanır. 4. Ameliyattan sonra gelişen üriner enfeksiyonun başlıca nedeni kateterizasyondur. 5. Genellikle 5 ve 8. günlerde ortaya çıkar. 6. Dizüri, sık idrar yapma ve ateş en sık bulgulardır. 7. Gerekmedikçe kateter uygulanmamalıdır.

132 F. YARA İYİLEŞMESİNİ SAĞLAMAK: Yara iyileşmesini sağlamada ameliyat sırasında ve sonrasında asepsi ilkelerine kesin bir şekilde uyulması en önemli faktördür. Yara iyileşmesini sağlamaya yönelik bakım; yaranın sürekli izlenmesini ve uygun yara bakımını kapsar.

133 F. İSTİRAHATİ SAĞLAMAK Hastanın yeterince istirahat edebilmesi için; ağrı, bulantı, kusma gibi sorunları giderilmelidir. Ağrı; Genellikle ameliyattan sonra 24 saatlik sürede ağrıyı gidermek için Morphine, Mepheridine ve Codeine gibi narkotikler verilir. Ağrı giderici ilaçlar kan basıncının düşmesine ve solunum depresyonu gelişmesine neden olabileceği unutulmamalıdır.

134 Huzursuzluk; Ameliyattan sonra hastada ağrı, mesane distansiyonu, abdominal distansiyon, anksiyete, oksijen azlığı, kanama ve pansumanların ıslak ve sıkı olması nedeniyle huzursuzluk gelişebilir. Bulantı, Kusma; Bulantı ve kusmayı engellemek amacıyla ağız bakımı verilir, yüzüne soğuk kompres uygulanabilir ve antiemetik ilaç verilebilir.

135 G. HAREKETİ SAĞLAMAK: Uzun süre hareketsiz kalanlarda solunum, dolaşım, problemleri, osteoporoz, idrar retansiyonu ve negatif nitrojen dengesi gelişir. Bu problemleri engellemek için: Derin solunum Öksürük Yatak içinde dönme hareketi Ekstremite egzersizleri yapılmalıdır.

136 H. PSİKOLOJİK DESTEK: Her hastanın psikolojik destek ihtiyacı, uygulanan ameliyat çeşidine bağlı olduğu kadar, hastanın sosyal yapısına da bağlıdır. Hastaların büyük çoğunluğu ameliyata bağlı korku ve anksiyeteyi kolayca atlatırken bazı hastalarda ameliyattan sonra akut konfüzyon durumu gelişir. Bu duruma yol açan fizyolojik neden belirlenip tedavi edilmelidir. (Örn: Dehidratasyon, hipoksi)

137 I. KOMPLİKASYONLARI ÖNLEMEK: Solunum komplikasyonları ve üriner enfeksiyon daha önce açıklandığı için burada tartışılmayacaktır. Tromboflebit: Genellikle ameliyattan sonra 7-14 gün sonra ortaya çıkar. En büyük tehlikesi akciğer, kalp ya da beyin damarlarında emboli gelişme riskidir. Ameliyattan sonra hastaya bacak egzersizlerinin yapılması, varis çorabı, elastik bandaj, erken dönemde mobilizasyon tromboflebit gelişmesini engeller.

138 Yara Enfeksiyonu: Genellikle ameliyattan sonra 5. günde ortaya çıkar. En neden olan mikroorganizma Staphylococcus Aureus’tur. Tedavi etmek için yaradan kültür alınarak tesbit edilen mikroorganizmanın duyarlı antibiyotik verilmeli ve gereken durumlarda düzenli pansuman uygulanmalıdır.

139 Yara Açılması ve Evisserasyon: Yara açılması; Ameliyat yarasının birleşim yerinde bir açıklık olmasıdır. Evisserasyon; Beden içindeki organın insizyon yerinden dışarı çıkmasıdır. Sıklıkla ameliyat sonrası 6 ve 7. günlerde görülür. Yara açıldığında ve evisserasyonda genellikle cerrah, genel ya da lokal anestezi altında yarayı kapatır.

140 Yara Açıldığında Ve Evisserasyonda Hemşirenin Yapması Gerekenler 1. Yara yerinden çıkan bağırsakların üstünü steril serum fizyolojikle ıslatılmış, steril kompreslerle örtmeli ve kompresleri sık sık serum fizyolojikle ıslatmalı. 2. Hastaya semi-fowler pozisyonu verilmeli. 3. Hastanın vital bulguları değerlendirilmeli. 4. IV sıvı malzemelerini, gastrik tüp ve aspiratör hazır bulundurulmalı. 5. Hastayı ameliyat için hazırlamalıdır.

141 Paralitik İleus: Ameliyattan sonra hastada anestezi, batın içi eksplorasyon, sıvı-elektrolit dengesizliği, enfeksiyona bağlı olarak gelişebilir. Belirtileri bağırsak seslerinin olmayışı, kusma, distansiyon, gaz-gaita çıkaramamadır.

142 Hıçkırık: Frenik sinir iritasyonu, anksiyete, asidoz ya da diyafragmaya yakın bölgelerdeki ameliyatlar nedeniyle gelişebilir. Uzun sürmesi durumunda kusma, sıvı-elektrolit dengesizliği, beslenme bozukluğu, yara açılması görülebilir. Hastaya sedatif ilaçlar veya uzun sürmesi durumunda frenik sinir blokajı uygulanabilir.

143 Akut Gastrik Dilatasyon: Nadir görülmekle beraber gastrik dilatasyona bağlı hastada şok gelişebilir. Hastanın midesinde litrelerce sıvı birikir, taşar tipte kusma vardır. Hastaya nazogastrik tüp uygulanır ve IV yolla sıvı ve elektrolit verilir.

144 Duygusal Bozukluklar: Özellikle amputasyon, mastektomi, ve histerektomi gibi beden imajında değişikliğe yol açan ameliyatlardan sonra, duygusal bozukluklar gelişebilir. Hemşire, hasta ve yakınları ile görüşerek ameliyatın neden olduğu değişiklikleri ve bu değişikliklerin hastayı ve yakınlarını nasıl etkileyeceğini anlatmalıdır.

145 Taburcu Taburcu olmadan önce hasta ve hasta yakınlarının hazırlanması çok önemlidir. Genel olarak aşağıdaki konuları kapsar: Kendi kendine bakım. Yapılması gereken aktiviteler. Uygulanacak diyet ve ilaçlar. Oluşabilecek komplikasyonlar. Kontrol için doktora ne zaman ve nasıl başvurması gerektiği.

146


"CERRAHİ HEMŞİRELİĞİ Cerrahi Hast. Hemş. ABD Doç. Dr. Dilek AYGİN Arş. Gör. Hande AÇIL." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları