Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SANAT FELSEFESİ  Eski Yunanca bir sözcük olan estetik duyumlamak, algılamak anlamındadır. Estetik güzellik felsefesidir. Güzel üzerine düşünme ve ne olduğunu.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SANAT FELSEFESİ  Eski Yunanca bir sözcük olan estetik duyumlamak, algılamak anlamındadır. Estetik güzellik felsefesidir. Güzel üzerine düşünme ve ne olduğunu."— Sunum transkripti:

1 SANAT FELSEFESİ  Eski Yunanca bir sözcük olan estetik duyumlamak, algılamak anlamındadır. Estetik güzellik felsefesidir. Güzel üzerine düşünme ve ne olduğunu araştırma etkinliğidir.  Estetik olaylar da, tıpkı bilgi olayında olduğu gibi, bize süje ile obje arasındaki ilgiyi gösterir. Estetik olay da aynı şekilde estetik olarak algılayan süje ile bu süjenin estetik algı ile kendisine yöneldiği varlık, doğa ya da sanat eseri dediğimiz obje arasındaki ilgidir. Estetiğin görevi, bulanık ve karmaşık olan duyusal bilginin mükemmelliğini araştırmaktır. Duyusal bilginin mükemmelliği güzellik adını alır. Buna göre, estetiğin konusu güzelliktir. Estetiğin konusu içine yalnız güzellik ve estetik değerler girmez, sanat da girer. Çünkü sanatın amacı da sanat eserlerinde güzelliği ya da estetik değerleri ortaya koymaktır.

2 FELSEFE AÇISINDAN SANAT  SANAT  Sanat da felsefenin bir konusu, bir disiplinidir. Sanata felsefe açısından yaklaşım sanat felsefesini oluşturmuştur. Sanat felsefesinin temel sorusu, sanatın nasıl bir etkinlik olduğudur. Sanat felsefesi sanatın, beğenilerin, sanat eserinin özünü ve anlamını konu alır. SANAT FELSEFESI ESTETIĞIN BIR BÖLÜMÜDÜR. Yalnız insan etkinliği sonucu ortaya çıkan sanat ürünlerini değerlendirir. Estetik ise, sanatın yanında doğadaki ‘güzeli’ de kapsamına alır. Sanat felsefesinde, sanat eserlerinin nasıl oluştuğu üzerine değişik yaklaşımlar oluşmuştur. Bu yaklaşımlarım bazıları şunlardır.

3 Taklit Olarak Sanat :  Bu görüşe göre, sanat eserinde gördüğümüz, sanatçının algıladığı şeyleri taklit ederek bize yansıtmasıdır. Sanatçı, doğanın güzelliğini eserinde ne kadar aslına uygun olarak yansıtabilirse, eseri o kadar güzel olarak yargılanır. Bu nedenle bu kurama yansıtma kuramı da denir. Yansıtma kuramı İlkçağın idealist filozofu Platon’a kadar geri gider. Aristoteles’de sanatı bir taklit olarak görür. şair dil, müzikçi ses, ressam da boya aracıyla nesneleri taklit eder, onları yansıtır.

4  Yaratma Olarak Sanat :  Sanat eseri, sanatçının kendi yaratıcı gücü, yeteneği ve coşkusunun oluşturduğu estetik objedir. Doğa kendi başına güzel değildir. Nesneler dünyası tinsellikten yoksun, bir madde dünyasıdır. Yaratma olayı, sanatçının algıladığı maddi varlığa duygu, düşünce ve hayal gücünü katması olayıdır. Bir sanat eseri, sanatçının kendinden kattığı değerlerle anlam kazanır. Maddi varlığı böyle tinselleştirmek, maddeye biçim vermek demektir. Biçim kazanmış, tinsellik kazanmış maddi varlık artık maddi varlık olmaktan çıkar ve bir sanat eseri olur. Ölümlü olan madde, tinselleşince, biçim alıp bir sanat eseri haline gelince, ölümsüzleşir. Sanat eseri bir kere oluşan bir üründür. Bu nedenle sanat eseri özgündür, ikinci örneği yoktur.Önemli temscilcisi Crocedir.

5  Oyun Olarak Sanat :  Sanat ile oyun arasında daima bir benzerlik görülmüştür. Çünkü, her iki etkinliğin de ereğinin kendinde olmasıdır. Oyun oynayan bir çocuk için oyunun dışında bir başka erek, bir başka dünya yoktur, çocuk oynamak için oynar. Bu görüşe göre, sanat etkinliğini bir oyun gibi değerlendirmek gerekir. Nasıl oyunda çıkar, günlük kaygı yoksa ve olabildiğince özgürlük varsa, sanatçı da bir oyuncu gibi gerçek dışı bir dünyada eserini oluşturur. Alman Düşünür Kant, Alman şair Schiller ve psikolog Wundt bu görüşü savunmuşlardır.

6  ESTETİĞİN TEMEL KAVRAMLARI  Güzellik Problemi  Felsefe tarihi boyunca güzellik problemi filozofların çoğunu ilgilendirmiştir. Biz hoşumuza giden bir manzara karşısında ya da dinlediğimiz bir müzik karşısında yalnız haz almakla kalmaz, aynı zamanda yaşadığımız estetik durumu bir değer yargısı ile ifade ederiz. Güzel bir manzara, güzel bir müzik gibi. O halde güzel ya da güzellik estetik olayın ayrılmaz bir parçasıdır. Buna göre güzellik nedir? Bu soru bir güzellik felsefesinin varlığına götürür ve estetik sorunlar arasında ilk sorulan soru olur. Güzelliğin bir felsefe sorunu olması Platon ile başlar. Platon'a göre güzellik bir ideadır ve idea olduğu için de zaman ve mekan dışı mutlak varlıktır. Böyle bir güzelliğe Platon "kendiliğinden güzel'' adını verir. Platon için yaşadığımız varlık alanı eksik ve kusurludur. İdea dünyasına ait olan güzellik, sanat eserinde bir görüntü kazanır. Sanat, güzellik ideasından ne kadar pay alırsa o kadar güzel olur.

7 SINAVDA ÇIKMIŞ SORULAR 1-) Estetik, güzel üzerine düşünme çabasıdır. Refik Fersan’ın bir saz semaisi, Mikelanj’ın bir heykeli güzel olduğu, bizde hoş ve soylu duygular uyandırdığı gibi, bir atın yürüyüşü veya bir kentin sokakları da güzel olabilir ve bizde benzeri duygular uyandırabilir. Estetik, güzeli bütün alanlarda, sanat felsefesi ise yalnızca sanat yapıtları çerçevesi içinde sorgular. Başka deyişle, sanat felsefesi, estetiğin kavram ve problemlerini sınırlı bir alanda inceler Bu parçaya dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz? A) Güzellik sanat ile sınırlı değildir; başka alanlarda da söz konusudur. B) Estetik, doğada veya çevremizdeki bir olayın güzel olup olmadığını sorgulayabilir. C) Sanat felsefesinde ele alınan bazı kavramlar, estetiğin kapsamına da girer D) Güzel, hem estetiğin hem de sanat felsefesinin konusu olabilir. E) Sanat yapıtı doğadaki güzelin, sanatçının yorumuyla yansıtılmasıdır.

8 2) Ben elime fırçayı alıp resim yapan biri değilim. Gene de usta ellerden çıkma görsel yapıtların seyrine öyle kaptırırım ki kendimi… Ama neyleyim, benim konumumda birinin eski Çin resimlerine erişme olanağı pek yok. Buna karşılık elimi uzatır uzatmaz eriştiğim Çin şiirleri var. Bunların çoğu, o resimlerle akraba. Demek ki resim özlemimi şiirle giderebilecek durumdayım. Bu parçaya dayanarak sanatla ilgili aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir? A) Farklı sanat dalları benzer duygu ve düşünceleri yansıtabilir B) Sanat yapıtının ortaya çıkışında izleyicinin de rolü vardır. C) Kimi sanatçılar, sanatın birkaç dalıyla ilgilenir. D) Sanat yapıtları eskidikçe değer kazanır. E) Sanattan anlamak uzmanlık gerektirir.

9 3) Sanatta, nesnelerin bildiğimiz anlamından kopabilmemiz, onları düşündüğümüz gibi değil, oldukları biçimde kabul edebilmemiz gerekir. Örneğin, bir tabloda, ekmek fırını camekanında bir dikiş makinesiyle bir şemsiye bir arada olabilir. İşlevi saf ve kesin bir biçimde saptanmış gerçek bir nesnenin (bir şemsiye) kendinden çok uzak bir başka nesneyle (bir dikiş makinesi) birlikte, her ikisi için de garip kaçan bir yerde (bir fırın camekanı) bir arada olmaları, kendiliğinden bu nesneleri işlev ve kimliklerinden ayırır. Bu nesneleri eski anlamlarıyla görmek bir yanılgıdır. Artık onlar, gerçek, şiirsel yepyeni bir anlama kavuşmuştur. Bu parçada aşağıdaki görüşlerden hangisi öne sürülmektedir? A) Var olmanın anlamı sanatçıya göre değişir. B) Gerçek sanatçı, yapıtlarında doğanın gizemini yansıtır. C) Sanatçı, yapıtında kendi kişiliğinin ipuçlarını verir. D) Sanat, doğadaki gerçekliğe farklı bir anlam kazandırır. E) Sanatın amacı güzeli ortaya koymaktır.

10 4) Büyük bir sanat yapıtı karşısında kişi, dünyaya bakış açısının genişlediğini, hem dünyayı hem de kendi benliğini kavrayışının derinlik kazandığını görür. Yeni bir ışık altında bakar her şeye birçok şeyi ilk kez görür; ama hep olgunlaşarak bakar. Her yapıtın dünyası, bir bakıma, onu algılayanın dünyasıyla bütünleşir; iki dünyanın karşılıklı alışverişinden kendi benliğinin aydınlandığını gözler kişi. Bu parçada bir sanat yapıtının hangi özelliği vurgulanmaktadır? A) İnsan doğasını yansıtması B) Sanatçının duygularını dile getirmesi C) İzleyen kişiyi geliştirmesi D) Bir eşinin daha bulunması E) Bir yarar gözetilerek yapılmaması

11 5) Estetik beğenilerin tartışılamayacağı sözü doğru olabilir; ama bu beğenilenin gelişebileceği doğrusunu da dışlamamalıdır. Bunu, herkes, herhangi bir alanda, günlük yaşantısından çıkarabilir. Örneğin, değişik müzik türleri dinlemekten pek keyif almayan birisi, müziğin diğer türlerini inceleyerek vakit, istek ve fırsat bulsa, yeğlediği türü ve tarzları yanılmadan ayırt edecek düzeye gelebilir; artan bilgisi de müzikten daha ince tatlar almasına katkıda bulunabilir. Aynı şekilde bir kişi değişik minyatürleri seyrede seyrede minyatür sanatı konusunda bir anlayışa ve seçiciliğe ulaşabilir. Bu parçaya dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılabilir? A) Sanat hakkında bilgi sahibi olmak için sanata eleştirel bakmak gerekir. B) Yapımı çok zaman ve emek gerektiren yapıtlar çoğunluk tarafından beğenilir. C) Sanat yapıtları ancak o ürünü yaratan sanatçılar tarafından açıklanabilir. D) Üzerinde görüş birliğine varılan yapıtların sanatsal değeri vardır. E) Sanattaki beğeni, karşılaşılan eserler çeşitlendikçe gelişir.

12 6) Bir tabloda gökyüzünün mavi, otun yeşil olmasını bekleyen kimseler, tabloda başka renkler görünce şaşırırlar. Oysa, mavi gök ve yeşil çayırlara ilişkin her şeyi unutmayı bir denesek; dünyaya sanki başka bir gezegenden şimdi gelmişçesine bakıp onu ilk görmüş gibi olsak. İşte o zaman nesneler değişik renklerle görünürlerdi bize. Ressamlar da bazen başka bir gezegenden gelmiş gibi, dünyayı yepyeni bir gözle görmemizi isterler. Bize, doğadaki varlıkların güzelliklerini görmeyi öğretenler de onlardır. Onları izleyip, onlardan bir şeyler öğrenirsek, pencereden dışarı bakmak, bile heyecan verici bir serüvene dönüşecektir. Bu parçada sanat eserinin hangi özelliği vurgulanmaktadır? A) Sadece, güzel olması amacıyla yapılması B) Bir benzerinin olmaması C) Belirli bir sanat akımının izlerini taşıması D) Sanatçının öz ve biçin arasında kurduğu dengenin bir sonucu olması E) Dünyayı, alışık olunandan farklı bir anlayışla yansıtması

13 7-) Güzelliğin on para etmez şu bedendeki aşk olmasa."diyen Aşık Veysel ile "Var olmak algılanmış olmaktır."diyen Berkeley'in Bu görüşlerin ortak yönü aşağıdakilerden hangisinin vurgulanmasıdır A)Soyut olanın önemsiz olduğu B)Somut olanın önemsiz olduğu C)Asıl olanın nesne olduğu D)Asıl olanın özne olduğu E)Değerlerin belirsiz olduğu

14 8-)Küçük bir akarsuyun oluşturduğu çağlayan, tarla kenarındaki gelincikler ya da kanaryanın ötüşü “güzel” olmalarına rağmen, sanat felsefesinin konusuna girmezler. Buna karşılık Cahit Külebi’nin “Atatürk’e Ağıt” adlı şiiri ya da Picasso’nun “Guernica” adlı tablosu birer sanat ürünü olduklarından sanat felsefesinin inceleme alanına girerler. Buna göre, bir güzelliğin sanat felsefesinin inceleme alanına girebilmesi için taşıması gereken özellik aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A. Mutlak ve kalıcı olması B. İnsan ürünü olması C. Doğada bulunması D. Genel olarak kabul görmesi  E. Büyük sanatçılarca yansıtılması

15 9-) I. Aristoteles’e göre güzellik, nesnenin parçaları arasındaki uyumlu orantıdan kaynaklanır. II. Plotinos’a göre güzellik, tanrısal aklın evrende ışımasıdır. III. Augustinus’a göre güzelliğin nedeni olan uyum, Tanrı’nın mükemmelliğinden kaynaklanır. IV: Hegel’e göre, mutlak ruhun nesnelerde görünür hale gelmesidir. V. Croce’ye göre güzellik, mutluluk veren bir ifadedir. Verilenlerden hangilerinde filozofların güzellik anlayışlarının idealist olduğu söylenemez? A) Yalnız V B) II ve III C) I ve V D) I, III ve V E) II ve IV

16 10-) Kant’a göre bir nesnenin güzel olduğunu söylemek, kişisel bir yargıda bulunmaktan öte bir anlam taşır. Çünkü insan bir şeyi güzel bulduğunda, herkesin o şeyi güzel bulmasını bekler. Buna göre, Kant’ın güzellik anlayışı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? A. Kişisel beğeniden kaynaklanır. B. İyilik ve doğrulukla ilişkilidir. C. Faydacı bir yaklaşımın ürünüdür. D. Evrensel bir nitelik taşır. E. Tamamen deneyime dayalıdır.

17 11-) Benedetto Croce’ye göre, sanat, sanatçının hayal gücünde ve ruhunda meydana gelen ama bir kez olup biten bir estetik yaşantıdır. Bu yaşantı, sanatla doğa arasında mutlak bir ayrım yapar. Bu anlayış, doğada ideal olanın ve mükemmelliğin bulunmadığını savunur. Mükemmelliği arayan sanatın, doğada hiçbir şekilde olmayan bir şeyi yarattığını dile getirir. Bu yaklaşıma göre, yaratma kuramı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A. Mükemmel varlık sanat eserinde kendini gösterir. B. Dış dünyadakinden farklı ürünler meydana getirir. C. Sanatçının duyguları belirleyicidir. D. Sanatla dış dünya arasında kesin bir ayrıma gidilir. E. Doğanın aslına uygun tasvir edilmesidir

18 12-) Her sanat yapıtında belli bir varlık yorumu dile gelir. Bir Leonardo’nun resminde karşılaştığımız varlık yorumu, bir Monet’in resminde bulduğumuz varlık durumundan farklıdır.Bir Picasso’nun resmindeki varlık yorumu diğerlerinden farklıdır.Hepsinde ortak olan yan, tüm bu yapıtlarda varlık ve dünya ile hesaplarının söz konusu olmasıdır.Ne var ki,sanat bunu,örneğin resim sanatı renk, boya, biçim gibi resimsel elementler ile yapar.Edebiyat kelimeler ile,müzik sesler ile yapar.Bütün bu sanatların ortaya koyduğu yapıtlar, sanatsal argümanların yerini yaratıcı hayal gücü ile özgün bir düzene sokulması olayına dayanır. Bu paragrafa dayanarak sanatla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A)Sanatın öznel bir faaliyet olduğuna B)Sanatın dünyayı ve varlığı anlama ve yorumlama etkinliği olduğuna C)Sanatın da bir bilgi çeşidi olduğuna D)Picasso, Monet ve Leonardo’nun varlığı yorumlarının farklı olduğuna E)Sanat bilgisinin genel-geçer bir yapıya sahip olduğuna

19 13-) Sanatta, aklın ilkeleri, genel –geçer kavramlar yerine kişisel duygu ve yeteneğe dayalı eser ve bilgi üretme söz konusudur. Bu açıklamadan hareketle, sanatın hangi özelliğine ulaşabiliriz? A)Estetik oluşu B) Öznelliği C) Tek oluşu D)Taklit oluşu E) Haz verici oluşu

20 14-) Sanatçının eserini ortaya koyarken bir amacı vardır. Ama eseri değerlendirenler bu yönünü dikkate almazlar. Mimar Sinan,Selimiye Cami’sini tasarlarken, içinde ibadet yapılacak bir mabet inşa etmek istiyor olabilir. Ama eserin niteliğini bu amaçtan daha çok o eseri seyreden kişinin estetik anlayışı etkiler. Bu parçaya göre, estetik nesne ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılır? A)Sanatçının estetik nesneyi ne için yaptığı önemlidir. B)Sanatı değerlendiren,sanatçının eserini niçin yaptığını bilmelidir. C)Estetik nesneyi belirleyen, değerlendiren kişilerin estetik anlayışıdır. D)Estetik nesne öznel yargılardan bağımsız olarak değerlendirilmelidir. E)Sanatçı eserini yaparken değer yargılarından uzaktır.

21 15-) Kant’a göre bir kimsenin herhangi bir objeye güzel demesine neden olan düşünce, başka kimselerin de ona güzel diyebileceği düşüncesidir. Kant bu görüşüyle aşağıdakilerden hangisini anlatmaya çalışmıştır? A)Güzel kavramının göreceli olduğunu B)Sanatın duygusal bir etkinlik olduğunu C)Estetik yargıların evrenselliğini D)Güzel kavramının tartışılamayacağını E)Estetik yargıların öznel olduğunu

22 16-) -Güzellik, Platon’a göre, Tanrısal aklın evrendeki yansımasıdır. - Hegel’e göre, mutlak ruhun nesnelerdeki yansımasıdır. Buna göre, bu iki filozofun güzellik anlayışları aşağıdakilerden hangisiyle nitelenebilir? A)Sanat bir yaratmadır görüşünü benimsemişlerdir. B)İdealist görüşü benimsemişlerdir. C)Sanat bir oyundur görüşündedirler. D)Şüpheci görüşündedirler. E)Maddeci görüşe sahiptirler.

23 17-) VanGogh veya Goagu’ın resim yapmak için resim yapmışlardır. Resim yapmanın ve satmanın kendisine vereceği olanaklar ve bu olanakların kullanmasını sağlayacağı zevklerle ilgilenmemişlerdir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi estetik tavrın belirleyici özelliğidir?  A)Kişinin bir nesne ile ilgili beğenisini başkalarıyla paylaşmak istemesi  B)Doğadaki güzelliğin aynen sanat eserine aktarılmak istenmesi  C)Kişinin hoşuna giden bir nesnenin çoğunluk tarafından da beğeniliyor olması  D)Kişinin, sanat eserinin çıkar gözetmeyen bir beğeni ile yapması  E)Kişinin bir nesneyi kendi ölçütlerine dayanarak beğenmesi

24 18-) Sanat eserinin nasıl ortaya konduğu sorusunu Platon ‘Mimesis’ kavramıyla açıklamıştır. Platon’a göre sanat nedir?  A)İdealar dünyasının kendisidir.  B)Duyular dünyasının taklididir.  C)İnsanın yaratmasıdır.  D)Gerçekliğin kendisidir.  E)Subjektif bir kavramdır.

25 19-) Platon’a göre güzellik, ideadır; bu nedenle içinde yaşadığımız ve her an değişen dünyada bulunmaz. O, mutlak olduğundan, ancak değişmeyen idealar dünyasında bulunabilir.’  Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmamıştır?  A)Güzelliğin mutlak bir kavram olduğu  B)İdealar dünyasının değişime kapalı olduğu  C)Duyusal dünyadaki varlıkların sürekli olarak değiştiği  D)Birbirine benzeyen her ideanın güzel olduğu  E)İçinde yaşadığımız dünyada güzellik ideasının bulunmadığı

26 20-) Plotinos’a göre güzel, Tanrının saydamlığıdır ve ondan ancak ruhun arınmasıyla pay alırlar. Ona göre madde kendi kendine güzel değildir. İdealarla aydınlanma oranında güzeldir. Plotinos’a göre güzel nedir?  A)Mutluluk veren bir ifadedir.  B)Varlıktaki düzen ve uyumdur  C)Sonsuzun, sonlu olarak kendini göstermesidir.  D)Gerçeğin nesnelerdeki yansımasıdır.  E)Hakikatin varoluş çeşitleridir.

27 21-) Estetik yaşantının öznesi, estetik nesneyle bir merakını gidermek için ilgilenmez; estetik nesneyi başka bir amaca hizmet eden bir araç olarak da görmez. Estetik yaşantı da insan karşısındaki nesneyi hep belli bir uzaklıktan seyreder. Estetik yaşantı kullanma, sahip olma, tüketme ve ahlaki açıdan yargılama gibi davranışları dışarıda bırakır. Buna göre, estetik yaşantının amacı aşağıdakilerden hangisidir?  A)Estetik hazzı yaşamak  B)Pratik bir ihtiyacı gidermek  C)Yaşama dair bir bilgi elde etmek  D)İnsan doğasını anlamaya çalışmak  E)Ahlaki olgunluğa erişmek

28 22-) Aşağıdakilerden hangisi ‘Ortak estetik yargılar vardır’ görüşünü destekleyen bir açıklamadır?  A)Estetik beğeni, insandan insana değişen öznel yargıların ürünüdür.  B)Sanat, hayal gücünden kaynaklanan yaratımlardır.  C)Sanat eserinin değeri bilimsel çalışmalara konu olamaz.  D)Güzel, objenin bir niteliği değil, insanın ona yüklediği bir değerdir.  E)Çıkar gözetmeden nesneye yönelen, ondaki güzelliği görür.

29 23-) Güzel; - Aristoteles’e göre, doğada yarım, mükemmelleşmemiş durumda kalanı tamamlamaya yönelik bir etkinliktir. - Plotinos’a göre, ideadan yansıyan şeydir. - Schelling’e göre, ideadan yansıyan şeydir. Bu filozofların güzellik anlayışlarına dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir? A)Filozofların güzellik anlayışları aynıdır. B) Filozofların görüşlerinin şekillenmesinde özgür düşüncenin etkisi vardır. C)Filozoflar konuları açıklamada farklı görüş ortaya koyarlar. D)Filozofların görüşleri değişik konularla ilgili olabilmektedir. E)Filozofların görüşleri bilimlerin doğuşuna kaynaklık etmiştir.

30 24-) Sanat eserleri, girmiş oldukları biçimler altında, doğadan pay alarak ve onları taklit ederek ortaya konan ürünlerdir. Bu görüşe göre sanat eseri nasıl oluşur? A) İdeal olanın yaratılmasıyla B) Doğal olanın yansıtılmasıyla C) Nesneler üzerinde bilimsel verilerin etkin kılınmasıyla D) İnsan ihtiyaçlarına uygun nesnelere öncelik verilmesiyle E) Varlık üzerinde insan denetimini artıran araçların kullanılmasıyla

31 25-) Gerçeğin taklit edilmesiyle ortaya konan bir nesne; fabrikada seri olarak çok sayıda üretilen ve birbirinin eşi olan bir ürün, güzel de olsa sanat eseri sayılmaz. Bu parçada sanat eserinin hangi özelliği vurgulanmaktadır. A) Özgün ve tek olma B) Gelecek kuşaklara aktarılma C) İnsana özgü olma D) Beceri sonucunda oluşma E) Yarar amacı gütmeme

32 26-) Sanat felsefesi, sanatın ne olduğunu, sanatın ifade biçimlerini, sanat eserlerinin özelliklerini ele alarak sanat üzerine çözümlemeler yapar. Sanat eseriyle ilgili olarak ortaya konabilecek kavram ve problemleri analiz eder. Estetik ise, genel anlamda güzelin doğasını yalnızca sanat eserlerinde değil, doğada da analiz eder. Bu parçaya göre estetiğin sanat felsefesinden farkı aşağıdakilerden hangisidir? A) Yalnız sanatı konu edinmesi B) Sanat eserlerinde güzeli araması C) Tüm nesnelerde var olan güzellikle ilgilenmesi D) Sanatın ifade biçimlerini ortaya koyması E) Yalnızca doğadaki güzellikle ilgilenmesi

33 27-) Sanat, sanatçının gerçekliği, hakikati ve gördüğü bir nesneyi veya durumu taklit etmesiyle ortaya çıkan üründür.  Sanat, sanatçının hayal gücünün özgür bir yaratımıdır.  Sanat, insanın diğer etkinliklerine benzemeyen çok özel bir etkinliktir. Bu açıklamalar sanat felsefesinin aşağıdaki sorularından hangisine yanıt niteliğindedir? A) Sanatlar nasıl sınıflandırılabilir? B) Sanatsal ifade nedir? C) Sanat nedir? D) Sanat eseri ne anlama gelir? E) Güzellik nedir?

34 28-) “Estetik, güzelin ne olduğunu bize anlatan bir bilim olarak düşünülebilirdi. Ama bunu dile getirmek tümüyle gülünçtür. Çünkü o zaman estetiğin, hangi kahve türünün daha güzel olduğunu da söylemesi gerekir.” Bu görüş aşağıdaki yargılardan hangisine bir eleştiri niteliği taşır? A) Estetiğin konusu yalnızca güzeldir. B) Estetik yargılar insan düşüncesinin ürünüdür. C) Estetik her alana uygulanabilir. D) Estetik yargıların kaynağı yaratıcı hayal gücüdür. E) Estetik yargıların kaynağı doğadır.

35 29-) Doğayla sanat arasında mutlak bir ayrım vardır. Doğada ideal olan ve mükemmellik bulunmaz. Mükemmelliği arayan sanat doğada olmayan bir şeyi yaratır. Çünkü mükemmellik gerçekte var olmayan, fakat ideal olan bir şeydir. Mükemmelliği, sanatçı, hayal gücünü ve yaratıcı yanını kullanarak yaratır. Bu açıklama sanat felsefesinin aşağıdaki yaklaşımlarından hangisine aittir? A) Yaratma olarak sanat B) Oyun olarak sanat C) Taklit olarak sanat D) Hem oyun hem de taklit olarak sanat E) Hem taklit hem de yaratma olarak sanat

36 30-) Schiller’e göre, sanat ile oyun arasında benzerlik vardır. Çünkü hem sanatta hem de oyunda gerçek dışı bir dünyaya yönelim vardır. Sanat ve oyun hayale dayanır, fayda gütmez. “İnsan oynadığı sürece insandır. İnsan gerçek özgürlüğe ancak sanat yoluyla ulaşabilir.” Schiller’in bu görüşüne göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz? A) Sanat da oyun da insana özgürlük alanı yaratır. B) Sanat da oyun gibi pratik kaygı sonucu ortaya çıkar C) Sanat da oyun da yarar amacı gütmeyen ve bizzat kendileri için yapılan faaliyetlerdir. D) İnsan oyun oynarken de sanatla uğraşırken de adeta kendisini unutur ve mutlak bir özgürlük içinde var olur. E) İnsan özgürlüğe ulaşmak için sanatla uğraşmalıdır.

37 31-) Sanat hayatın ve doğanın içindeki gizemi ortaya çıkarmak, onunla insan ruhu arasında bağ kurarak hayatın ve doğanın yorumunu yapmaktır. Bu parçaya dayanarak aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılabilir? A) Sanat hayat ve doğanın bir fotoğrafını almaktır. B) Sanat eseri, görüleni değil, bilinmeyene tutulan aynadır. C) Sanat yalnızca taklittir. D) Doğal olanın yansıması sanattır. E) Sanat evrenseli yakalayabilmektir.

38 32-) Platon’a göre duyusal dünyadaki her şey ideaların dünyasından pay alarak gelir. Eğer güzel kavramı olmasaydı, güzel nesneler olmayacaktı. Demek ki doğa ideaların taklididir. Sanatçı ise doğayı taklit ederek eserini meydana getirir. Buna göre platon aşağıdaki yargılardan hangisini onaylar? A) Sanat tanrısal yaratmadır. B) Sanat bir oyundur. C) Sanat yetkin olanın yaratılmasıdır. D) Sanat taklidin taklididir. E) Doğa sanat olarak görünüyorsa güzeldir.


"SANAT FELSEFESİ  Eski Yunanca bir sözcük olan estetik duyumlamak, algılamak anlamındadır. Estetik güzellik felsefesidir. Güzel üzerine düşünme ve ne olduğunu." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları