Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Duyum ve Algı Fiziksel Uyarandan Anlamlı Algılara Uzanan Bir Süreç.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Duyum ve Algı Fiziksel Uyarandan Anlamlı Algılara Uzanan Bir Süreç."— Sunum transkripti:

1 Duyum ve Algı Fiziksel Uyarandan Anlamlı Algılara Uzanan Bir Süreç

2 Duyum Dışarıdan alınan uyaranların sinir sistemine iletilmesi sürecidir. Duyusal uyarılma deneyimidir. Uyaranın sinir sisteminin tanıdığı kodlara dönüştürülmesi gerekir. Uyaranın niteliklerinin kodlanması –Frekansı –Şiddeti

3 Duyusal Eşikler Mutlak eşik –Sinir sistemimizin kapasitesi ve sınırlılıkları ile ilgilidir. –Uyarılmaların %50’sinde fark edilebilen enerji miktarı. –Bir uyaranı fark edebilmek için uyaranın taşıması gereken minimum enerji miktarı. –“Bir uyaran var ya da yok” diyebilmemizi sağlar.

4 Mutlak Eşik Kişiler arasında ve aynı kişide duruma göre farklılıklar gösterebilir. McBurney ve Collins (1984) –Tat: 500 lt suda 1 gr. Tuz –Koku: 3 odalı bir evde yayılan 1 damla parfüm –İşitme: sessiz bir ortamda 6mt. Uzaktaki kol saatinin sesi

5 Mutlak Eşik Uyum: Genel uyarılma düzeyi mutlak eşiği belirler. Bu sayesinde çok fazla ipucuna gereksinim olmadan çevre koşullarına uyum sağlarız. –Tuzlu yedikten sonra 500 lt sudaki 1 gr. tuz –Aydınlık bir günde uzaktaki bir mum ışığı –Karanlık bir ortamda küçük bir ışığa duyarlılık

6 Fark Eşiği Ancak farkedilebilir fark Zamanın %50’sinde fark edilebilen en küçük uyarılma değişikliği Bir uyarandaki değişimi fark edebilmek için gereken en küçük enerji değişimi miktarı

7 Weber Yasası Psikofizik çalışmaları Bir uyarandaki değişimin fark edilebilmesi için uyaranın başlangıçtaki şiddetinin sabit bir oranda değişmesi gerekir. –Ses: 1/3 –Tat: 1/5 –Ağırlık:1/50

8 Eşikaltı Algı (Subliminal Perception) Uyaran sinir sisteminde aktivasyon yaratır ama bilinç düzeyinde işlenmez. Bireylerin duygudurumunu etkileyebilir. Tüketici davranışı ya da kendine yardım davranışları üzerindeki etkisi kesin olarak gösterilememiştir.

9

10 Retina ve Fovea Retina: Göz yuvarlağının arkasında ışığa duyarlı iç katman Fovea: Retinanın merkezindeki görsel alanın merkezi Retina ve fovea üzerinde çubukçuk ve koni hücreleri bulunur. Bu hücrelerin dağılımları farklıdır.

11 Koniler (Cone) Her gözde 8 milyon civarında koni bulunur. –Fovea’da daha yoğun olarak bulunurlar –Çalışmak için ışığa gereksinim duyarlar –Detaylı ve keskin görmeyi sağlarlar –Renkleri algılarlar

12 Çubukçuklar (Rod) Her gözde 120 milyon civarında çubukçuk bulunur. –Retinanın kenarlarında daha yoğun olarak bulunurlar –Çalışmak için ışığa sınırlı ışığa gereksinim duyarlar (Gece, sınırlı ışık) –Siyah-Beyaz duyum üretirler –Hareketlere duyarlıdırlar

13 Algı Duyuların organize edilmesi, işlenmesi, yorumlanması ve anlamlı örüntüler haline getirilmesi süreci –Zemin-şekil ilişkileri –Gestalt kuralları – Algı yanılmaları

14 Zemin-Şekil İlişkileri

15 Gestalt Psikolojisi Bütünlük psikolojisi Algı ve bütünlük Algılar, düşünceler, illüzyonlar “Bir bütün kendisini oluşturan parçaların toplamından farklı bir şeydir”, Etkileri algı, eğitim, sanat ve psikoterapi alanlarında görülen bir yaklaşım.

16 Algı Yanılmaları Biz, her zaman dış dünyayı olduğu gibi algılamayız. Bazen, dış dünya, bize olduğundan daha farklı algılanır. Bu nedenle, dış dünyadan edinilen algıların bazıları doğru değildir. Bu da bize, “Duyup görmediğime inanmam.” diyen zihin yapısına karşı, “Duyup gördükleriniz ne kadar doğru ve güvenilir?” sorusunu sorma ve sorgulama hakkı vermektedir. Gerçekliği ve doğruluğu, yalnızca duyu organlarına bağlı olarak öğrenme isteği, bizim dış dünya hakkındaki bilgilerimizin yanlış olmasına neden olmaktadır. Örneğin; tren raylarının bizden uzaklaştıkça tek bir çizgi haline geldiğini söylemek ne kadar doğru ise; hareket eden bir bulut yığının arkasındaki, ay veya güneşi hareket ediyor sanmak da o kadar doğrudur.. Demek ki doğru bilginin kaynağı ve ölçütü, yalnızca duyu organlarımız olamaz. Bilginin elde edilmesinde duyu organlarının rolü önemlidir; fakat tek başına yeterli değildir. Dış dünyadaki fiziksel gerçeklik, bize olduğundan farklı şekilde algılanabilir. Bu farklı (yanlış) algılama duyu organlarımızın yapısından ve geçmiş yaşantımızdan kaynaklanabilir. Birinci durumda fiziki illizyon (yanılsama); ikinci durumda ise psikolojik illizyon meydana gelir.

17 YANILSIMA (İLLUSİON) Yanılsama (İllusion); fizik biliminin kendi ölçüm araçlarının yardımıyla tanımladığı durumlardan farklılaşan hatalı algılamadır. Bir çubuğun suya girdiği yerdeki kırık ya da güldüren aynalarda gördüğümüz çarpıtılmış imgeler gibi, bazı yanılsamalar fizikseldir. Bunlar, reseptörlerimize ulaşan uyaranların kendisinde bulunan bozulmalardan kaynaklanmaktadır. Diğer yanılsamalar, algı sistemimizden kaynaklandığı için algısaldır. Psikolojinin ilgi alanına giren yanılsamalar da bunlardır

18 FİZİKİ İLİZYON Fiziki ilizyon; aynı uyarıcı durumun, farklı kişilerde, aynı şekilde algılanmasıdır. Örneğin; suya batırılan bir çubuğun, suya girdiği noktada kırık gibi algılanması fiziki illizyondur. Yine aynı şekilde, ışıklı bir nesneye bir süre bakıp gözümüzü kapattığımızda nesneyi bir süre daha görmeye devam etmemiz de fiziki illizyona diğer bir örnektir. Fiziki yanılsamalar, bütün insanlarda aynı şekilde görülür. Oldukça ilgi çeken geometrik yanılsamalar, yanılsamaların büyük bir kısmını oluşturur. Bunlar, bir yönü algısal olarak çarpıtılan çizimlerdir. Bazı yanılsamalar, görece büyüklüğe dayanır.

19 PİSİKOLOJİK İLİZYON Psikolojik illizyon; aynı uyarıcı durumun, farklı kişilerde, farklı şekilde algılanmasıdır. Örneğin; alaca karanlıkta bir su borusunu, yılan sanmak psikolojik illizyondur. Psikolojik yanılsamalar, daha çok bireyin içinde bulunduğu psikolojik durumdan kaynaklanır ve bireyden bireye değişir. Sonuç olarak denilebilir ki, dış dünya ile ilgili bilgilerimize fazlaca güvenip, “tek doğru budur.” denemez, Doğrular, bakış açısına göre farklılık arz eder, ne kadar insan varsa, o kadar doğru vardır. Baktığımız pencereye göre hakikat değişebilir. İnsan için, dış dünya ile ilgili mutlak ve kesin bilgilerin olamayacağı; mevcut bilgilerimizin yüksek derecede ihtimalli (olasılıklı) olabileceği gerçeği, gözden ve akıldan uzak tutulmamalı…

20 YANILSIMA ÖRNEKLERİ Yatay çizgiler paraleldir Her iki kümenin ortasındaki daireler,aynı büyüklükte olmasına rağmen; çevrelerindeki daireler nedeniyle birbirlerinden farklı olarak algılanır Birbirine eşit olan çizgiler, birbirine eşit değil gibi algılanır

21 YANILSIMA ÖRNEKLERİ Siyah noktaları saymaya çalışın Gözlerinizi siyah noktaların üzerinde tutmaya çalıştığınızda, yatay ve dikey çizgilerin birleşme noktalarından belirip kayboluyorlar. Yakalamak gerçekten çok zor.

22 YANILSIMA ÖRNEKLERİ Eğik çizgiler, birbirine paralel Bozma yanılsaması (daire düzgündür) Dikey çizgilerin hangisi, koyu, hangisi açık?

23 YANILSIMA ÖRNEKLERİ Yatay çizgiler eşit olmasına rağmen, dikey çizgilerden dolayı, alttaki yatay çizgi daha kısa olarak algılanır. Çizgisel perspektif (görme alanında eşit yer kaplayan nesnelerden en yakında olanı en küçük, en uzakta olanı en büyük görünür.)

24 Algıda Değişmezlik Büyüklük değişmezliği Şekil değişmezliği Parlaklık ve şekil değişmezliği

25 Görsel İpuçları Tek göze bağlı ipuçları –Doğrusal perspektif –Ufuk perspektifi –Dokunum ipucu İki Göze bağlı ipuçları –Retinal ayrıklık –Kavuşma açısı

26 Yakınlık

27 Benzerlik

28 Süreklilik

29 Tamamlama


"Duyum ve Algı Fiziksel Uyarandan Anlamlı Algılara Uzanan Bir Süreç." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları