Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1/66 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi. 2/66 Anayasa Hukuku (2-3.Hafta) Devlet Kaynak:Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Esasları, Bursa, 2014.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1/66 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi. 2/66 Anayasa Hukuku (2-3.Hafta) Devlet Kaynak:Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Esasları, Bursa, 2014."— Sunum transkripti:

1 1/66 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi

2 2/66 Anayasa Hukuku (2-3.Hafta) Devlet Kaynak:Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Esasları, Bursa, 2014.

3 Devlet Kavramı Devlet ve Anayasa, birbiri ile sıkı ilişki içinde olan iki kavramdır. Anayasanın olabilmesi için devletin olması gerekir. Devletsiz de anayasa olmaz. Devlet örgütlenmiş bir toplumdur. Her örgütlenmiş toplumun bir düzeni vardır. Buna anayasal düzen denir.

4 Devlet Kavramı Devlet, Arapça kökenli bir deyimdir; “devl” kökünden gelen, elden ele geçen iktidar, saltanat anlamına gelir. Başlangıçta; - Bir hükümdar, ya da hükümdar ailesine ait “egemenlik” ve “saltanat” anlamında kullanılırken, - Sonraları kapsamı genişleyerek, tüm ülkeyi içine alan soyut anlamda “egemenlik” ve “saltanat” anlamında kullanılmaya başlamıştır.

5 Devlet Kavramı Devlet ; - Batıda, İngilizce karşılığı “state”, - Eski Yunanlarda “polis”, - Romalılarda ise “civitas” veya “res publica” kullanılmıştır.

6 Devlet Kavramı Devlet; - İtalyanca karşılığı olan “stato” 15. yy da ortaya çıkmış ve soyut anlamda devlet deyimini ilk kullanan 16. yy da Niccolo Machiavelli ( ) olmuştur.

7 Devlet Kavramı Devlet; - Osmanlıda ise, devlet yerine “mülk” sözcüğü kullanılırdı. - Osmanlılarda 19. yy’a değin bugünkü anlamda devlet sözcüğü kullanılmamıştır.

8 Devlet Kavramı Devlet; - Osmanlıda, devlet yerine “mülk” sözcüğü kullanılırdı. Kanuni Sultan Süleyman: “Halk için muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet Cihanda bir nefes sıhhat gibi.” dediği zaman, burada ”devlet” sözcüğü “mutluluğu” ifade ediyordu. Osmanlılarda 19. yy’a değin bugünkü anlamda devlet sözcüğü kullanılmamıştır.

9 9/66 Devlet İçin Kullanılan Terimler  Stato -Machiavelli  Polis (şehir) - Eski Yunanlılar  Civitas, Res (şey) Publica (kamuya ait) - Romalılar  Imperium Regnum (krallık) Ortaçağ  Populus (halk), terra (toprak) - Ortaçağ  Citta, bourg (şehir) - Ortaçağ  Republique (cumhuriyet) - Fransızlar

10 10/66 Devletin Tanımı  Devlet, belirli bir ülke üzerinde yaşayan, üstün bir iktidara sahip olan, teşkilatlanmış insan topluluğunun meydana getirdiği devamlı ve hukukun kendisine kişilik tanıdığı bir varlıktır.

11 11/66 Devletin Kurulması  Devletin kurulması için, insan topluluğunun belirli bir toprak parçası üzerinde egemen olması gerekir Sahipsiz toprak (terra nullis ) üzerinde egemenlik kurulabilir. Ama günümüzde böyle toprak kalmamıştır. O halde devlet şu yollarla kurulur: - Barışçı yolla: 1867 Alaska’nın ABD’ye satılması vb. - Kuvvet kullanma: Yunanistan’ın kurulması vb.

12 12/66 Devletin Sone Ermesi  Devletin sona ermesi üç unsurdan birinin varlığının sona ermesi ile olur.  Ancak, insan unsuru ile ülke unsurunun yok olması istisnaidir.  Bu nedenle, Devletin varlığı çoğunlukla egemenlik unsurunun kaybıyla olur: - Fesih, - Ayrılma veya bölünme - Birleşme - İlhak /gönüllü ilhak

13 13/66 Devletin Kişiliği  Devlet, üç unsurun birleşmesinden meydana gelen ama bu unsurların dışında kendine has bir varlıktır.  Devlet kendisini meydana getiren gerçek kişilerin dışında “hukuki kişiliğe (tüzel kişilik)” sahip bir varlıktır.  Mutlak Monarşi Dönemlerinde; - XIV. Louis ( ): “Ben devletim” - İngiliz Hukukunda: “Kral haksızlık yapmaz (The King can do no wrong)” 1947’dan sonra yılında Kamu görevlilerinin eylem ve işlemlerine karşı TAC’a dava açma hakkı tanınmıştır. - Kara Avrupası: Hükümdar ve kamu görevlilerinin eylem ve işlemlerinden dolayı açılacak davaların Hükümdara değil, devletin tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiği kabul edildi.

14 14/66 Devletin Kişiliği Devlete Hukuki Kişilik Tanınmasının Sonuçları Siyasi Sonuç İktidarın kişileşmesi önlenir Hukuki Sonuç - Hukuki İşlem yapabilir - Malvarlığı olur, - Hak ve borç altıan girebilir. - Davacı OLURdavalı olabilir.

15 15/66 Hukukun Devamlılığı - U/A Andlaşmaların devamlılığı - Borçların devamlılığı - Kamu alacaklarını devamlılığı Devletin Devamlılığı İlkesi - Hukukun Devamlılığı - U/A Andlaşmaların devamlılığı - Borçların devamlılığı - Kamu alacaklarını devamlılığı Devletin Faaliyet Alanı - Liberal Görüş - Müdahalesi Görüşler * Sosyalist Görüş * Sosyal Demokrat Görüş

16 16/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Tarih boyunca devletin kökeni konusunda, çeşitli teoriler ileri sürülmüştür: 1) Devlet ailenin çoğalmasından meydana gelir. 2) Devletin kökeni bir takım biyolojik esaslarda aranır. 3) Devleti tamamen kuvvet ve mücadeleye dayanır. 4) Devlet bazı ekonomik olaylara dayanır. 5) Devletin kökü insanın akıl ve iradesindedir.

17 17/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Aile Teorisi Bu teoriye göre devlet, ailenin zamanla büyümesi ve aynı kandan gelen ailelerin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Önce büyük sosyal birlikler olan “gens (sülale)”ler, sonra “tribii (boy, aşiret)”ler, sonra da “devlet” ortaya çıkmıştır.

18 18/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Aile Teorisi Ataerkil bir ailenin bütün bireyleri “aile babası (pater familias)”nın otoritesine tabiidir. Aile büyüyüp genişleyince, babanın otoritesi kralın otoritesi haline dönüşmüştür. Babaya itaat edildiği gibi krala da itaat edilmelidir.

19 19/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Aile Teorisi Bu görüşü savunan düşünürler arasında Aristo (M.Ö ), Romalı düşünür Cicero (M.Ö ), Ortaçağ düşünürlerinden Marsilius Patavinus ( ), Fransız Jean Bodin ( ) bulunur. Ör: Osmanlı İmparatorluğu:Oğuzları Kayı Beyi aşireti Aristo Cicero Jean Bodin

20 20/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Biyolojik Teori Bu teoriye “organizmacı teori” de denir. Buna göre devlet, tabii ve biyolojik kanunlara göre, diğer canlı yaratıklar gibi kendiliğinden meydana gelen, büyüyen, gelişen ve zamanla yok olan bir organizmadır. Organik bir birlik olan devlet tabiatın eseridir. Devlet, insan tabiatının gelişmesi sonunda ortaya çıkmıştır.

21 21/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Biyolojik Teori Bu teoriye göre, insan organizması ile devlet organizması arasında büyük bir benzerlik vardır. Ör: - İnsandaki beslenme, devlette üretimdir. - İnsan vücudunda dolaşan kanın devletteki karşılığı mal ve eşya dolaşımıdır. - İnsan vücudundaki beyin, devlette hükümettir.

22 22/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Biyolojik Teori Bu görüşü savunanlar arasında Yunan filozofu Platon (M.Ö ), İngiliz Herbert Spencer ( ) sayılabilir. Platon Spencer

23 23/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Kuvvet ve Mücadele Teorisi Bu teoriye göre, devlet, güçlüler ile zayıflar arasındaki kuvvet ve mücadeleden doğmuştur. Devlet güçlülerin zayıflar üzerinde zorla kurdukları bir baskı teşkilatıdır. Bu sayede güçlüler zayıfları sömürmeye devam etmektedir. Hukuk da bu baskı ve sömürüye zemin hazırlamaktadır.

24 24/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Kuvvet ve Mücadele Teorisi Bu teorinin savunucuları arasına, eski Yunan filozoflarından Herakles (M.Ö ), Romalı düşünür Polybos (M.Ö ) ve İslam düşünürlerinden İbni Haldun ( ) sayılabilir. İbni Haldun Herakles

25 25/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Ekonomik Teori: Marksizm Ekonomik teorinin en önemli savunucusu Karl Marks ( )’tır. Bu görüş, devletin kökenini toplumun yapısında arar. Devlet, ekonomik olayların sosyal ve siyasi olaylara hakim olmaları sonucu meydana gelmiştir. Marks

26 26/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Ekonomik Teori Dünyayı ekonomik çıkarlar yönetir. Sosyal kurumlar arasında «Altyapı/üst yapı» kurumları vardır: Alatyapı kurumu «üretim biçimi»dir ve üst yapı kurumlarını (ahlak, din, kültür-sanat vb.) belirler. Devlette bir üst yapı kurumudur.

27 27/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Ekonomik Teori Marksist görüşe göre, devlet, ekonomik çıkarları çatışma halinde bulunan toplumlarda, üretim araçlarını elinde bulunduran «güçlü sınıfın (burjuvazinin)», «diğerlerini» sömürme aracıdır. Yani devlet, egemen sınıfın sömürülen sınıf üzerindeki baskısının teşkilatlanmasıdır. Sınıflı toplumların ortadan kalkması ile devlete de gerek kalmayacaktır.

28 28/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Devletin Kaynağını İnsan Aklına ve İradesine Dayandıran Teori: Sosyal Sözleşme Teorisi Bu teoriye göre; insanlar devletin oluşmasından önce “doğal yaşam” veya “tabiat hali” denilen bir dönemde yaşıyorlardı. Bu dönemde bir şey oldu, insanlar bu dönemden çıkmaya kendi akıl ve iradeleriyle karar verdiler. İnsanlar bu dönemden çıkarken kendi aralarında bir sözleşme yaptılar.

29 29/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Devletin Kaynağını İnsan Aklına ve İradesine Dayandıran Teori: Sosyal Sözleşme Teorisi Bu sözleşmeye “sosyal sözleşme (social contract)” denir. Devletin temelinde bu sözleşme yatar. O halde devlet insan aklının ve iradesinin ürünüdür. Bu teoriyi savunan Thomas Hobbes, John Locke ve Jean-Jacques Rousseau’nun görüşleri arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır.

30 30/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Thomas Hobbes ( ) “İnsan insanın kurdudur (homo homini lupus)” diyen Hobbes’e göre, bu dönemde herkesin herkesle savaşı vardı. Aquinalı Thomas

31 31/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Thomas Hobbes ( ) Bu kargaşadan bıkan insanlar, düzeni ve barışı sağlamak için kendi aralarında anlaştılar ve sözleşme yaptılar; özgürlüklerini “Levithan (dev, ejderha)”a, yani devlete devrettiler. Levithan’ın tek görevi düzeni sağlamaktır. Bu nedenle, bu anlayış özgürlükçü değil, otoriterdir. Devletin kaynağında bulunan bu sözleşme tek taraflıdır; devleti bağlamaz.

32 32/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler John Locke ( ) Devletin ortaya çıkmasından önceki dönemde, yani doğal yaşam döneminde, insanlar arasında barış ve özgürlük vardı. John Locke

33 33/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler John Locke ( ) Bununla birlikte, - Suç işleyenleri cezalandıracak, - Adaleti gerçekleştirecek ve - İnsanlar arasında anlaşmazlıkları çözecek üstün ve ortak bir otoritenin yokluğu, barışı ve huzuru tehlikeye atıyordu.

34 34/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler John Locke ( ) İşte bu sakıncanın ortadan kaldırılması için inanlar kendi aralarında bir sözleşme yaparak sahip oldukları cezalandırma yetkisinden vazgeçtiler. Bu anlaşma ile insanlar tabii toplum halinden siyasi toplum haline, yani devlet haline geçtiler. Locke’e göre, insanlar, sadece cezalandırma ve adaleti sağlama hakkını devrettiler, diğer haklarını devretmediler.

35 35/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler John Locke ( ) Dolayısıyla insanlar suç işlemedikçe devlet onlara müdahale edemez. Bu halde, Locke’un liberal özgürlükçü bir anlayışı vardır. Üstelik insanların devletle yaptıkları anlaşma sadece bireyleri değil, devleti de bağlamaktadır (iki taraflı). Yani devlet cezalandırma alanı dışında başka haklara müdahale edemez.

36 36/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Jean-Jacques Rousseau ( ) Rousseau’a göre, doğal yaşamda insanlar arasında eşitlik, barış ve mutluluk vardı. Ancak özel mülkiyetin ortaya çıkması ile, insanlar arasında eşitlik bozuldu. Bu da insanlar arasındaki uyuşmazlıkların ve kavgaların çıkmasına sebep oldu.

37 37/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler Jean-Jacques Rousseau ( ) Bu kargaşaya son vermek için insanlar bir araya gelip bir “sosyal sözleşme” yapmışlar: Bu sözleşmeyle insanlar kendi kişiliklerinin dışında kolektif bir varlık meydana getirmişler. İşte bu varlık devlettir. Rousseau bu sözleşme ile oluşan iradeye de “genel irade” demektedir. İnsanlar genel iradeye tabiidirler, azınlık hakları itibar görmez.

38 38/66 Devletin Kökeni ile İlgili Görüşler T. HobbesJ. LockeJ.J.Rousseau Doğal Yaşam Kavga var.Barış ve özgürlük var. Barış, eşitlik var. Özel Mülkiyetin ortaya çıkmasıyla eşitlik bozuluyor. Güveni temin etmek için bireyler, sözleşerek, “genel irade”yi oluşturuyorlar. İnsanlar, özgürlüklerinden vazgeçmiş olmuyorlar; ama genel iradeye tâbiler. Azınlık hakları yok. Sözleşme Konusu Özgürlüklerin Leviathan’a devri Cezalandırma Hakkının devlete devri Devletin Taahhüdü Güvenlik ve düzen Sağlamak Tek yönlü Suçluları cezalandırmak, adaleti gerçekleştirme k Devlet Anlayışı OtoriterÖzgürlükçü Hobbes, Locke ve Rousseau Arasında Karşılaştırma

39 39/66 Devletin Unsurları Devlet, belirli bir insan topluluğunun, belirli bir toprak parçası üzerinde egemenlik kurmasıyla oluşmaktadır. Bu bakımdan devletin varlığı için bazı unsurların bulunması gerekir. Bunlardan biri eksik olursa, devlet olmaz.

40 40/66 Devletin Unsurları Bu unsurlar; - İnsan topluluğu (Millet), - Ülke ve - Egemenliktir.

41 41/66 Devletin Unsurları  Üç Unsur Teorisi: George Jellinek: “Allgemeine Staatslehre” Devlet, insan, toprak ve egemenlik unsurlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bir varlıktır.

42 42/66 Devletin Unsurları  Üç Unsur Teorisi: - Üç unsur birlikte olmalı - Devlet, unsurlarına indirgenemez - Üç unsurun aynı derecede önemi vardır.

43 43/66 - İnsan Topluluğu : Millet Devlet denen şey, bir insan topluluğu olduğuna göre, her şeyden önce bir devletin kurulabilmesi için insanlara ihtiyaç vardır. “İnsan topluluğu (population)”devletin ilk unsurudur. İnsanlar olmaksızın bir devletin kurulması mümkün değildir. Önemli olan belli bir toprak parçası üzerinde belli bir insan topluluğunun egemen olmasıdır. Devletin Unsurları

44 44/66 - İnsan Topluluğu : Millet İnsan topluluğunun niceliği (miktarı) önemli değildir; ama niteliği önemlidir. Her insan topluluğu devlet kuramaz. Bir arada yaşayan insanların bir devlet kurabilmeleri için, birtakım bağlar ile birbirine bağlanmış olmaları gerekir. Devletin Unsurları

45 45/66 - İnsan Topluluğu : Millet İşte biz birbirlerine maddi ve manevi bağlarla bağlanmış ve kendilerini öteki topluluklardan farklı olduklarına inanmış insanlardan oluşmuş topluluğa “millet (nation)” deriz. O halde, belli bir insan topluluğunun bir devlet kurabilmesi için “millet” niteliğinde olması gerektiğini söyleyebiliriz. Devletin Unsurları

46 46/66  Milleti meydana getiren bağların niteliğine göre iki değişik millet anlayışı vardır: Objektif Millet Anlayışı - Irk birliği - Dil birliği - Din birliği Sübjektif Millet Anlayışı - Mazi - Hatıra - Amaç - İdeal - İstikbal - Ülkü Devletin Unsurları - İnsan Topluluğu : Millet

47 47/66 Objektif Millet Anlayışı Bir ulusun tanımlanmasında ırk birliği, dil birliği, din birliği ve kütür birliği ölçütlerini esas alır. Hitler bu ölçüte dayanarak Alman toplumunu oluşturmak istemiştir. Devletin Unsurları - İnsan Topluluğu : Millet

48 48/66 Sübjektif Millet Anlayışı Millet psikolojik unsurla açıklanır. Millet “ortak yaşama isteğidir”. Birlikte yaşama isteğinin temelinde; nesilden nesile aktarılan manevi miras, geçmişin parlak ve karanlık günlerinin anılarına bağlı kalmak, gelecek için izlenecek tutumun birlikte hazırlanması yatar. Devletin Unsurları - İnsan Topluluğu : Millet

49 49/66 Günümüzde; - “objektif millet” anlayışının doğru olmadığını, - Aralarında ırksal, dinsel ve dilsel farklılıklar olmasına rağmen insanların kendilerini aynı milletten hissedebileceklerini ve - Aynı ve ortak bir millet oluşturabileceklerini, yani “sübjektif millet” anlayışının daha doğru olduğunu söyleyebiliriz. Devletin Unsurları - İnsan Topluluğu : Millet

50 50/66 - Devletin Toprak Unsuru: Ülke Devletin ikinci unsuru “ülke (territory, territoire)” unsurudur. Bir devletin kurulabilmesi için, insan topluluğundan sonra, ülke gerekir. Ülke olmaksızın bir devletin kurulabilmesi mümkün değildir. Devletin Unsurları

51 51/66 - Devletin Toprak Unsuru: Ülke Keza mevcut olan bir devlet, ülkesini kaybederse, devlet olma vasfını da yitirir. Sürgünde kurulan hükümetler varsayımı, böyle bir durumun geçiciliğini ispatlaması bakımından bir istisnadır ve genel kuralı doğrulamaktadır. İşte bu nedenle, her devlet, kendi ülkesini oluşturan toprak parçası açısından çok hassas davranır. Devletin Unsurları

52 52/66 - Devletin Toprak Unsuru: Ülke Üzerinde devamlı olarak yaşanılabilir ve egemenlik kurulabilir nitelikte olmak şartıyla ülkenin büyüklüğünün/küçüklüğünün hiçbir önemi yoktur. Ülke, devletin egemenliğine tabi olan ve üzerinde milletin yerleşmiş bulunduğu “üç boyutlu maddî çevre” dir. Devletin Unsurları

53 53/66 - Devletin Toprak Unsuru: Ülke Ülke; - Kara sahası, - Su sahası ve - Hava sahası olmak üzere başlıca üç kısımdan oluşur. Devletin Unsurları

54 54/66 Devletin Unsurları (Toprak Unsuru-Ülke)  Hava Sahası (Ülkesi), devletin kara ülkesi ve karasularının üzerinde yer alan hava sahasını kapsar.  Dış sınırı ülkenin karasularının bittiği çizgi, üst sınırı ise uzayın başladığı çizgidir. ( km.)  Kara Sahası (Ülkesi), devletin egemenliği altındaki toprak parçasıdır. Toprak ve toprak altından oluşur ve ülkenin temel kısmıdır.

55 55/66 Devletin Unsurları (Toprak Unsuru-Ülke)  Su Sahası (Ülkesi), devletin egemenliği altındaki su parçasıdır. Üç alana ayrılır.  Birinci alanda devlet tam egemendir. Bu alana karasuları girer (6-12 mil) girer.

56 56/66 Devletin Unsurları (Toprak Unsuru-Ülke)  İkinci alanda kıyı devleti belirli egemenlik haklarına sahiptir (200 mil). Bu alana bitişik bölge, balıkçılık bölgesi, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge girer.  Üçüncü alan karasuları ve münhasır ekonomik bölge dışında kalan alanı kapsar ve bu bölgeye açık deniz denir. Hiçbir devlet egemenlik hakkına sahip değildir.

57 57/66 - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat) Bir devletin kurulabilmesi için, insan topluluğu ve ülke unsurları gereklidir; ama yeterli değildir. İnsan topluluğu ve ülke unsurları tek başlarına devlet oluşturamazlar. Devletin oluşması için, insan topluluğunun bu ülke üzerinde egemen olması gerekir. Devletin Unsurları

58 58/66 - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat) Siyasal iktidarla, egemenlik deyimini karış- tırmamak gerekir. Egemenlik soyut ve ideolojik bir kavramdır; bağımsızlıkla özdeştir. Siyasal iktidar ise somuttur, anayasa ile verilmiş yetkiler demektir. Egemenlik devletin varlık koşuludur; egemenlik yoksa, devlet de yoktur. Devletin Unsurları

59 59/66 - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat + Bağımsızlık) Egemenlik kavramını ilk defa sistemleştirerek izah eden Jean Bodin ( ), egemenliği ülkede yaşayan tüm insanlar üzerinde kanunla kısıtlanmayan en üstün iktidar olarak tarif ediyor. Egemenliğin, “dış egemenlik” ve “iç egemenlik” olarak iki görünümü vardır. Devletin Unsurları

60 60/66 - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat + Bağımsızlık) Jean Bodin’e göre egemenlik (Devletin Altı Kitabı): Devletin Unsurları - «Yurttaşlar ve uyruklar üstündeki en yüksek, mutlak ve en sürekli güç» - «Emredilmeden ve zorlanmadan emretme ve zorlama gücü.»

61 61/66 - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat + Bağımsızlık) Dış egemenlikten, bir devletin dış ilişkilerinde diğer devletlerle eşit olması anlaşılır. Bu egemenlikten kastedilen şey “bağımsızlık”tan başka bir şey değildir. Uluslararası hukuk: egemenlik = bağımsızlık Devletin Unsurları

62 62/66 - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat + Bağımsızlık) Devletlerin bağımsızlığı ilkesinin; * “Devletlerin egemen eşitliği ilkesi” ve * “İçişlerine karışmama” ilkesi gibi iki sonucu vardır. Devletin Unsurları

63 63/66 - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat + Bağımsızlık) Devletlerin egemen eşitliği ilkesi, askeri ve ekonomik açıdan aralarındaki güç farkı ne olursa olsun bütün devletlerin aynı hukuksal statüye sahip olması demektir Ör: Andora ile Çin aynı statüdedir. Bu ilke BM Andlaşması (Md. 2/1) ile tanınmıştır. Devletin Unsurları

64 64/66 - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat + Bağımsızlık) İçişlerine karışmama ilkesi, MC Sözleşmesi (Md. 15/8) ve BM Sözleşmesiyle (Md. 2/7) tanınmış, keza BM Genel Kurulu’nun 21 Aralık 1965 tarih ve 2131 sayılı kararıyla da kabul edilmiştir. Devletin Unsurları Madde İşbu Antlaşma’ nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler’ e herhangi bir devletin kendi iç yetki alanına giren konulara müdahale yetkisi vermediği gibi, üyeleri de bu türden konuları işbu Antlaşma uyarınca bir çözüme bağlamaya zorlayamaz; ancak, bu ilke, VII. Bölüm.de öngörülmüş olan zorlayıcı önlemlerin uygulanmasını hiçbir biçimde engellemez.

65 65/66 İç egemenlik, devletin kendi ülkesi içinde söz konusu olan egemenliğidir. Yani ülke içinde kendisine rakip bir gücün bulunmamasıdır. İki anlamı vardır: - Birinci anlamda, devlet iktidarının kendisini, yani içeriğini açıklar. Ör: Kanun yapmak, savaş veya barış ilan etmek, yargılama yapmak, para basmak, vergi, toplamak gibi yetkilerinden oluşur. Devletin Unsurları - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat + Bağımsızlık)

66 66/66 -İç egemenlik, ikinci anlamda ise, devlet iktidarının kendisini değil, bu iktidarın bazı niteliklerini belirtir. Devletin Unsurları - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat + Bağımsızlık)

67 67/66  Asli bir iktidardır.  En üstün iktidardır.  Sınırsız bir iktidardır.  Tek ve bölünmez bir bütündür. (Organlar yetkilerini egemenden aldıkları yetkiyle kullanır)  Devir ve ferağ edilemez. Devletin Unsurları - Egemenlik (Siyasi ve Hukuki Teşkilat + Bağımsızlı k) - İç egemenlik Bakımından Devlet İktidarının Nitelikleri: -

68 68/66 Egemenlik Teorileri 1) Teokratik egemenlik teorileri: Egemenlik Tanrıya aittir. Ama bu egemenliği yeryüzünde Tanrı adına insanlar kullanır. Bunun kim olacağı konusunda iki görüş var: - Doğaüstü ilahi hukuk doktrinine göre, egemenlik hem Tanrıdan gelir, hem de egemenliği kullanacak kişiyi Tanrı seçer (sorumluluk Tanrı’ya). - Providansiyel ilahi hukuk doktrinine göre de egemenlik Tanrı’ya aittir, ancak egemenliği kullanacak olanları Tanrı’nın yön vermesi ile insanlar seçer. Devletin Unsurları

69 69/66 2) Demokratik egemenlik teorileri: Egemenlik Tanrıya değil insanlara aittir. Egemenliğin kaynağı “beşeri”dir. Bu teorilerin demokratik bir rejime yol açıp açmayacağı şüphelidir. Bu nedenle, bu teorilere “beşeri egemenlik teorileri” demek daha doğrudur. Bu teoriler ikiye ayrılır: - Milli egemenlik teorisi - Halk egemenliği teorisi Devletin Unsurları Egemenlik Teorileri

70 70/66 2) Demokratik egemenlik teorileri - Milli egemenlik teorisi: Buna göre, egemenlik millete aittir. Millet ise, kendisini oluşturan bireylerden ayrı ve onların üzerinde manevi bir varlıktır. Bu nedenle, egemenlik bölünemez. Devletin Unsurları Egemenlik Teorileri

71 71/66 2) Demokratik egemenlik teorileri - Milli egemenlik teorisi: “Millet”, “halk” kavramından farklıdır. Halk, belli bir zamanda milli topluluğu oluşturan vatandaşlar kitlesine verilen addır. Millet ise, sadece belli dönemde yaşayanları değil, geçmişte yaşamış ve gelecekte de yaşayacak olanlar da kapsayan bir kavramdır Devletin Unsurları Egemenlik Teorileri

72 72/66 2) Demokratik egemenlik teorileri - Milli egemenlik teorisi: O halde, egemenlik halka, yani tek tek vatandaşlara değil, geçmişte yaşamış ve gelecekte doğacaklara, yani millete da aittir. Devletin Unsurları Egemenlik Teorileri

73 73/66 2) Demokratik egemenlik teorileri - Milli egemenlik teorisinden çıkan sonuçlar: * Seçmenlik bir hak değil bir görevdir. * Oy kullanmak zorunludur: «mecburi oy» ilkesi * Oy verirken Milletin iradesi tecelli ettiğine göre, oy hakkı ehil olanlarındır. «Genel oy» değil «sınırlı oy» * «Temsili demokrasi»yi gerektirir. Temsilciler millet adına hareket eder. * «Emredici vekalet yasağı»nı gerektirir. Azil mümkün değildir. Devletin Unsurları Egemenlik Teorileri

74 74/66 2) Demokratik egemenlik teorileri - Milli egemenlik teorisinden çıkan sonuçlar: * Belirli anda seçmen iradesini frenleyecek mekanizmalar olabilir: Ör: Kuvvetler ayrılığı * Çoğunluğun iradesi iki meclisli yapıyla dengelenir. * Anayasa yargısı; - Belirli bir andaki çoğunluğun iradesini gelecek kuşaklar açısından dengeler. - Geçmiş ve gelecek kuşakların iradesine aykırı belirli andaki çoğunluğun iradesini frenler. Devletin Unsurları Egemenlik Teorileri

75 75/66 Devletin Unsurları Egemenlik Teorileri 2) Demokratik egemenlik teorileri - Halk egemenliği teorisi: Buna göre, egemenlik halka aittir. Halk ise belirli bir anda hayatta olan vatandaşlar topluluğudur. Egemenlik halka, yani halkı oluşturan tek tek bireye aittir. Bu nedenle, egemenlik bölünebilir. Ör: 10 bin vatandaşın olduğu bir yerde her vatandaş egemenliğin on binde birine sahiptir. (J.J. Rousseau)

76 76/66 2) Demokratik egemenlik teorileri - Halk egemenliği teorisinden çıkan sonuç: * Seçmenlik bir haktır. * Oy kullanmak isteğe bağlıdır: «ihtiyari oy» * Herkes oy kullanmalıdır: «genel oy» * Temsili demokrasinin kurumlarıyla bağdaşmaz: - Doğrudan demokrasi, yarı-doğrudan demokrasi sistemlerini gerektirir. - Çünkü egemenlik halktadır ve devredilemez. - Rousseau’a göre, milletvekilleri milletin temsilcileri olamaz. Devletin Unsurları Egemenlik Teorileri

77 77/66 2) Demokratik egemenlik teorileri - Halk egemenliği teorisinden çıkan sonuç: - O nedenle egemenlik doğrudan kullanılır: ** halk oylaması, ** halk teşebbüüsü, ** halk vetosu vb. * Emredici vekalet sistemini gerektirir. Azil mümkündür. * Kuvvetler birliği sistemi ile bağdaşır. * İkili meclise karşıdır, sadece halk tarafından seçilen meclis olmalıdır. * Anayasa yargısı yoktur. Devletin Unsurları Egemenlik Teorileri

78 78/66 2) Demokratik egemenlik teorileri - Halk egemenliği /Milli egemenlik Teorileri İki teori arasındaki fark reoriktir: - Genel oy ve kuvvetler ayrılığı ilkeleri artık vazgeçilmezdir. - Her teori, diğerinden bazıları almıştır. Devletin Unsurları Egemenlik Teorileri

79 79/66 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi


"1/66 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi. 2/66 Anayasa Hukuku (2-3.Hafta) Devlet Kaynak:Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Esasları, Bursa, 2014." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları