Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ANLATIMIN TEMEL ÖZELLİKLERİ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ANLATIMIN TEMEL ÖZELLİKLERİ"— Sunum transkripti:

1 ANLATIMIN TEMEL ÖZELLİKLERİ

2 Anlatımın Temel Özellikleri:
Bir yazının ya da yapıtın konusu ne denli ilginç olursa olsun, eğer anlatımı iyi değilse o yazı okurun ilgisini çekmez, beğenilmez. İyi anlatım da birtakım üstün nitelikler taşır. Bu niteliklerin önemli olanları şunlardır:

3 AÇIKLIK: İfadelerin kolaylıkla anlaşılabilecek nitelikte olmasıdır
AÇIKLIK: İfadelerin kolaylıkla anlaşılabilecek nitelikte olmasıdır. Bir yargıdan birden fazla anlam çıkartılamamasıdır. Okuyucunun çıkardığı anlamın yazarın vermek istediği anlamla aynı olması, yani anlatılmak istenenin kolayca anlaşılması demektir. Örnek: Yeni durağa gelmiştim. (Kapalı) On beş dakikada yaptığı yemeği yedi. (Kapalı) Beni aradığını duyunca çok şaşırdım. Yılandan senden daha çok korkarım

4 Örnek: Ağaçlar Geçtim Ordan gün olur, tilki yürür, tilki dereden atlar, gözleri ağaçlarda, gözleri elmalarda. tilki horozu sever, dere tilkiyi sever. dalgın atlayışında alır cebine koyar; fısıltıyla yayılır benim gizli ikindim. ben tenhalık diye serçeleri bilirim. (Ülkü Tamer) Bu şiirde günlük hayatta kullanılmayan, alışılmamış bağdaştırmalara başvurulmuş. Bu cihetle kapalı bir anlam ortaya çıkmıştır.

5 AKICILIK: Söyleniş ya da okunuşu çok kolay ve rahat sürdürebilme özelliğidir. Akışı bozan söylenişi güç seslerin, kelime tekrarlarının ve aynı anlama gelen kelimelerin bir arada kullanılmamasıdır. Örnek: Mutlu, mesut ve bahtiyar bir hayat yaşamıştı. Timur Anadolu’yu baştan sona yakıp yıktıktan ve yüz binlerce Türk’ü kılıçtan geçirip çekildi. Programlarının izlenme oranından memnun olamayan Televizyon kanallarının yeni program arayışı aslında programlardan değil, program içeriklerinden kaynaklanmaktadır. (Aynı kelime tekrarı) Kişiden, zamandan ve olaydan arınılmış bir öyküleme yoktur. (altı çizili ekler gereksiz kullanılmış)

6 YALINLIK (Sadelik): Sözün süssüz, kısa; anlamın da güçlü ve kesin olmasıdır.
Yalın bir cümlede düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir. Örnek: Şafak bir nehr-i hüzn eyler reh-i ümmid-i hûnundan Düşer bin şi'r-i muzlim ol ziyanın her sütunundan Seni zambak gibi gördükçe açık pencerede Gül açar bahtımın evvelki hazanlık korusu “O şiirlerinde duygular,düşünceler,bütün yabancı öğelerden,fazlalıklardan,süsten arınmış olarak,en saf biçimiyle belirtir. iki nokta arasındaki en kısa çizginin düz çizgi olması gibi.” Parçada sözü edilen özellik aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılabilir? a)yoğunluk  b)etkileyicilik  c)açıklık  (d)yalınlık  e)bütünlük

7 Sıfırın altında eksi otuz civarında bir soğuk vardı.
DURULUK: Anlatımda gereksiz ifadelere yer verilmemesi, gereksiz sözcüklerin ve eklerin kullanılmamasıdır. Örnek: Mecburen evden çıkmak zorunda kaldı. Birçok şehirlerde bulundum. Kişiden kişiye değişen, yoruma açık bir konuyu tartışmanızı istiyorum. Gizli sırlarını herkese açma. Sıfırın altında eksi otuz civarında bir soğuk vardı. Öğretmenimi severim ve onu her zaman ararım.

8 ÖZLÜLÜK: Az sözle çok anlam ifade edebilme, sözü uzatmadan, kısa tutarak mesajı en öz şekilde iletme demektir. Eşanlamlıların peş peşe sıralandığı, bağlaçların gereksiz kullanıldığı, “edebiyat yapmak” hastalığının görüldüğü anlatımlar özlü değildir. Atasözleri birer özlü sözdür. Örnek: Vapur, şafaktan atik davranarak, güzel İstanbul’u geride bırakarak, ilk bakışta bir farenin basit resmini andıran Marmara’ya geçmişti. Vapur şafaktan önce, İstanbul’u geride bırakarak Marmara’ya geçmişti. Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.

9 ÖZGÜNLÜK: Duygunun, düşüncenin ya da bir gerçeğin anlatımının, anlatana özgü nitelikler taşımasına özgünlük denir. Başkasına benzememe, kendine has olma demektir. Yazıda taklitçilikten kaçınma, farklı, yeni, alışılmışın dışında olma demektir. Örnek: BALKON Çocuk düşerse ölür çünkü balkon Ölümün cesur körfezidir evlerde Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların Anneler anneler elleri balkonların demirinde İçimde ve evlerde balkon Bir tabut kadar yer tutar Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen Şezlongunuza uzanın ölü Bana sormayın böyle nereye Koşa koşa gidiyorum Alnından öpmeye gidiyorum Evleri balkonsuz yapan mimarların (Sezai Karakoç) Şair hem kendisinden önceki şairlerce ele alınmayan bir konuyu, "balkon"u, ele alması hem de altı çizili kısımlardaki gibi çarpıcı ve şairine dizelere sahip olması dolayısıyla özgün bir şiirdir.

10 DOĞALLIK (İçtenlik): Yapmacıksız, içinden geldiği gibi günlük yaşantıda olduğu gibi, sanat yapma endişesi taşımadan süs ve özentiden uzak olma demektir. Ancak doğallık, sanat yapmama, basitlik ve sıradanlık da demek değildir. Anlatımın düşünceye uygunluğu demektir. Özellikle deneme türündeki yazılarda içtenlik, aranan bir özelliktir. Örnek: Yalnızsınızdır; etrafınız her daim yosun kokulu bir tülle sarılı, biraz bulanık, biraz titrektir sanki... Yaşadığımız hiçbir anın içinde değilsinizdir, hep bir başka anı yaşar zihniniz ve baktığınız hiçbir yeri görmezsiniz aslında, hep bir başka yerin hayaliyle bulunduğunuz yerin gerçekliğini birbirine karıştırır gözleriniz... Bilirsiniz birileri vardır orada; bekleyen, seven, hoş geldin diyecek olan, biri, birileri... Bildikleriniz yaşadıklarınızı değiştirmez; oysa saplanıp kalmışsınızdır, koparamayacaksınızdır kendinizi. Örnek: Benim saçlarım yumuşak. Havva'nın saçları keçe gibi. Annem, ustura ile iki kere kazıttı saçlarını uzasın diye, ama uzamadı, kısa kaldı. Burnu da öyle biçimsiz ki! Yamyassı. Tıpkı okul kitabımızdaki maymunun burnuna benziyor burnu. Hiç sevmiyorum onu pis, hırsız. Nasıl çıktı dediğim. Oh olsun! Kütük gibi şişti bacağı. Geceleyin asmadan üzüm koparmaya çıkmış, düşmüş, doğru idare lambasının üstüne. Cam kırıkları ayağına değmiş hep. Aptal. Babam da çok merhametli. Kalktı bu çirkin kızı İstanbul'a götürdü. Yalnız kaldık. Annem gizli gizli ağladı. Bir aydır rahatız. Keşke hiç gelmese bu Havva. Geldi ama. İyi olmuş."

11 TUTARLILIK: Birbiriyle çelişen düşünceler ileri sürmeme, sık sık düşünce değiştirmeme demektir. Söz ve söz öbekleri ile cümleler arasındaki anlam ve mantık bağıntısına tutarlık denir. Örnek: "Öykü ile şiir akraba türlerdir. Ancak şiir, sanatçıya çektirdiği çile bakımından öyküden daha zorlayıcıdır. Seçilen sözcüklerin çağrışım değeri taşıması, şiiri yoğun ve değerli kılan bir özelliktir. Çağrışım değeri olan sözcükleri seçmek sıkıntılı bir süreçtir şair için. Bu bakımdan, şiir, öyküye asla yaklaşamaz." Altı çizili cümleler birbiriyle çeliştiğinden bu metinde tutarlılık yoktur.

12 ÖRNEK SORULAR Görülenleri, duyulanları, düşünceleri süslü , yaldızlı sözler kullanmadan,yapmacıklığa düşmeden, anlaşılması güç, uzun cümlelere yer vermeden en kısa yoldan dile getirmek gerekir.Kıvrımlara , karışık yollara sapmadan derdimizi söyleyeceğimizi belirtmemiz gerekir.    Bu parçada sözü edilen özellik hangisiyle adlandırılabilir? A ) Yoğunluk       B ) Doğruluk            C ) Açıklık            D ) Yalınlık              E ) Duruluk

13 Örnek soru: Arkadaşlarına şöyle diyordu: “Okula gitmeyen arkadaşıyla kardeşini aradı.” Şimdi bunu nasıl anlamalıyız? Arkadaşıyla bir olup kardeşini mi aradı? Hem kimin kardeşi? Yoksa hem arkadaşını hem onun kardeşini mi aradı? Okula gitmeyen kimdi?             Parçada eleştirilen cümlenin anlatımında eksik olan hangi özelliktir? A ) Duruluk           B ) Açıklık            C ) Yalınlık             D ) Sağlamlık          E ) Akıcılık

14 Örnek Soru: “Şiirlerinde gereksiz sözcüklerden olabildiğine kaçınıyor. Sıfatlar, benzetmeler için de bu böyle. Okuyucuyu birtakım soyut, düğümlü sözcüklerle yorduğu da söylenemez. Öğretici bir hava taşımamalarına karşın, yine de bu şiirlerde bir eksiklik var: Başka şiirleri hatırlatıyor; bunları daha önce okumuş gibi bir duyguya kapılıyorsunuz.” diyen bir eleştirmenin sözünü ettiği şiirlerde bulduğu eksiklik nedir? A ) Yalınlık                B ) İçtenlik C ) Yoğunluk             D ) Açıklık D ) Özgünlük        

15 Örnek Soru: Yazarlıkta ilk öğretmenim annemdir. Annem İstanbulluydu. Anadolu’yu yakından görüp tanımıştı. Halkın dil ve düşünce gerçeklerini içine iyice sindirmişti. Okuryazardı; ama gramer bilmezdi. Edebiyat bilgisi kıt bir kadındı. Sezgisi güçlüydü. Yazdıklarımı anneme okur, nasıl olduğunu sorardım. Yazdıklarımın kimi yerlerini “Burası olmamış.”diye eleştirirdi. Nedenini sorduğumda: “Böyle denmez de ondan.” derdi. Parçaya göre yazarın annesinin, onun anlatımında bulunmasını istediği nitelik nedir? A ) Doğallık              B ) Duruluk C ) Akıcılık                D ) Özgünlük E ) Tutarlılık

16 Örnek Soru: Klasik sanatçılar, az konuşur; ancak çok şey anlatırlar. İşe yaramayan ne varsa atarlar yazılarından. Onlarda parlak, şatafatlı  tek cümle bulamazsınız. Yeni bir şey söylemezler; ama söylediklerini sağlam söylerler. Tek tutukluk, tek pürüz yoktur onların eserlerinde.    Parçaya göre klasik sanatçılarda aşağıdaki anlatım özelliklerinden hangisi yoktur? A ) Özlülük                B ) Duruluk C ) Akıcılık                D ) Yalınlık E ) Süslülük

17 Örnek Soru: Güzel bir kadının makyaja  ihtiyacı yoktur, akıllı bir erkeğin pahalı ve şık elbiselere ihtiyacı olmadığı gibi. Bir elmanın tadı nasıl parlak kırmızısından ileri gelmiyorsa bir yapıtın da güzelliği parlak sözlerden ileri gelmez.  Bu parçada aşağıdaki anlatım özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır? A ) Yalınlık              B ) Duruluk C ) Özlülük                 D ) Akıcılık   E ) Özlülük

18 Örnek Soru: Romanda anlatılanları, yaşayan bir insan yazarsa nasıl sonuca ulaşır; yaşamadan ilgi duyan yazarsa ne türlü bir sonuca ulaşabilir? Ben diyorum ki: Eğer babalık sevgisini göstermek istiyorsak bir romanda, baba olan biri yazarsa, daha başarılı olur. Yoksa aşağı yukarı olur.  Parçaya göre bir romanın anlatımında  bulunması gereken nitelik hangisidir?  A ) Akıcılık               B ) Doğallık C ) Özlülük                D ) Yalınlık E ) Özgünlük

19 HAZIRLAYAN: SELAMİ İPEK TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ


"ANLATIMIN TEMEL ÖZELLİKLERİ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları