Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bilinç Nedir?  Bilinç; uyanıklık hali, kendinden ve çevresinden haberdar olma olma durumudur.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bilinç Nedir?  Bilinç; uyanıklık hali, kendinden ve çevresinden haberdar olma olma durumudur."— Sunum transkripti:

1

2 Bilinç Nedir?  Bilinç; uyanıklık hali, kendinden ve çevresinden haberdar olma olma durumudur.

3 Bilinç Dışı Durum Nedir?  KOMA Tam anlamıyla bir tepkisizlik durumudur. Gözler kapalıdır, uyanıklılık, farkındalılık yoktur, koma halinde olmak için hastanın bu durumunun bir saatten daha uzun süre devam etmesi gerekir.

4  BİTKİSEL YAŞAM Hasta bu durumda uyanıktır, fakat farkındalılık yoktur. Hastada uyku ve uyanıklık fazları söz konusudur ve dönem dönem gözleri açılır. Bir ay içinde hastanın inatçı bitkisel hayatta olduğuna karar verilir. Üç ay veya bir yıl sonra beyindeki hasarın cinsine göre, durumun geriye dönüşü olmaz ve daimi bitkisel hayatta olduğu teşhisi konur.

5  MİNİMAL BİLİNÇLİLİK Uyanıklılık vardır ve çok nadiren farkındalılık belirtileri görülür. Hastanın arada sırada konuşmak için çaba sarf ettiği sanılır. Bazen maksatlı olarak hareket eder konuşmaya çabalar.

6  SENDROMA HAPSOLMAK Felçli bir vücudun uyanık ve farkında olmasıdır. Hem görme hem de duyma yetisini yitiren hastalarda bu teşhisi koymak neredeyse olanaksızdır.

7  Tepki vermeyen hastalar, çevresel etkiler nedeniyle en çok psikolojik travma yaşayanlardır.Ayrıca psikososyal gereksinimlerine en çok dikkat edilmesi gereken gruptur. Bu hastaların psikososyal gereksinimlerinin göz ardı edilme nedenleri, bakımı verenlerin prognozu umutsuzca değerlendirmesi ve tepki vermeyen hastaların bilinçsiz hasta olarak yorumlanmasıdır.

8

9 Peki Bu Hastalar İle Nasıl İletişim Kuracağız?  İletişim, yaşamın her alanında yer alan evrensel bir deneyimdir. İletişim süreci, çevresel faktörler, bireylerin algıları, değerleri, duyguları, düşünceleri, kültürel ve fizyolojik özellikleri gibi unsurlardan etkilenmektedir.

10  Bu grupta yer alan hastalar iletişim konusunda en çok sıkıntı yaşanan hasta grubunu oluşturmaktadır. Bu hastalar korku, ajitasyon, açlık, susuzluk, iletişim problemleri, bilinç ve kontrol kaybı yaşamakta ve ayrıca iletişim kuramama sonucu ağrılarını tanımlayamama, kontrol kaybı, depersonelizasyon, anksiyete ve stres yaşamaktadırlar.

11  Alasad ve Ahmad’ in (2005) yaptığı araştırmalarda, hemşirelerin yoğun bakım ünitesinde bilinçsiz hastalarla daha az sıklıkla iletişim kurduklarını, Baker ve Melby’ in (1996) yaptığı araştırmalarda, yoğun bakım hemşirelerinin yalnızca %5 ‟ inin bilinçsiz hastayla iletişim kurduklarını, hastayla kurulan iletişimin içeriğinin ise hastaya uygulanacak işlemleri açıklamak için olduğunu belirtmişlerdir.

12  Ancak hastanın durumu ne olursa olsun sağlık hizmetlerinin sunumunda etkili iletişim ve ilişkilerin olumlu yönde rol oynadığı gerçeği unutulmamalıdır.

13  Bazı hastaların bilinci yerinde olsa da uyaranlara cevap veremez bu tür hastalar ile iletişimde en sık vücut dili, yüz ifadesi, göz teması, evet hayırlı sorular, kağıt kalem, çeşitli şekil ve işaretler kullanılmaktadır. Bu durumdaki hastaların en çok baş sallama ve mimikler yoluyla anlaştıkları belirtilmektedir.

14  Yapılan çalışmalarda bitkisel hayatta olan bazı kişilerin dudaklarını oynatarak karşısındaki kişilerle iletişime geçtiği görülmüştür.

15  Yoğun bakım hemşireleriyle yapılan bir çalışmada, hemşireler sözel olmayan iletişim yollarından %87.2 oranında yüz ifadesini, %78 oranında dokunma/temas, %74.4 oranında ses tonu ve %67.7 oranında göz ilişkisini kullandıkları ortaya konmuştur.

16  Yapılan araştırmalarda hemşireler tarafından kullanım bakımından ikinci sırada olan dokunma/temas yolu ile kurulan iletişimde hastalara verilen güven duygusunun daha fazla olduğu ortaya konmuştur.

17  Yoğun bakımlardaki hasta grubunun önemli bir çoğunluğunu oluşturan şuuru kapalı hastalarda sanılanın aksine “işitme” en son kaybedilen duyudur. Leigh’in çalışmasında yoğun bakımda kalan ve sonradan bilinci yerine gelen hastaların, şuuru kapalı olduğu dönemde çeşitli konuşmalar duyduklarını ve anladıklarını ifade ettikleri belirtilmiştir.

18  Yine başka bir araştırmacının (Alasad ve Ahmad 2005; Elliott ve Wright 1999; Lawrence 1995) yaptığı çalışma sonucunda aynı kanıya varmıştır.Bu nedenle hastalara sözlü olarak, yapılacak her işlem bildirilmelidir.Hastanın iletişim ihtiyacı tek yönlü olsa bile karşılanmalıdır.

19

20  Bazen bilinci kapalı hastalar yaşam bulgularındaki değişim ile bazen gözünden akan yaşla, iletilen mesajlara geri bildirim verebilirler.

21 Vaka 1  Polonya'da vagon çarpması sonucu komaya giren demiryolu işçisi, 19 yıl sonra uyandı.Polsat TV'ye göre, Jan Grzebski, kazayı 1988'de geçirdi Beyninde tümör gelişen işçi, konuşamaz ve kıpırdayamaz hale geldi.19 sonra yaşama dönen Grzebski, "Her şeyi duydum, her şeyi gördüm Doktorlar bana bir iki ay ömür biçmişti" dedi Hayatını karısına borçlu olduğunu belirten Grzebski, "Benimle hep ilgilendi" diye konuştu.

22 Vaka 2  19 yaşında trafik kazası geçirerek komaya giren Terry Wallis’ in bilinci tam 20 yıl sonra yavaş yavaş yerine gelmeye başladı.

23 Bilinci Kapalı Hasta İle İletişimde Hemşirenin Sorumlulukları  Hasta ile iletişimde acele edilmemeli sabırlı olunmalıdır.  Güven verici bir ses tonuyla konuşulmalıdır.  Yapılan işlemler hastanın bizi duyma ihtimali düşünülerek açıklanmalıdır.  Hastanın yüz ifadesine ve hareketlerine dikkat edilmeli, dudak hareketleri izlenmelidir (ancak sadece dudaklarına bakarak yapılan iletişim yanıltıcı olabilir).

24  Hastaya zaman ayrılmalıdır. Hemşirenin hastanın yanında bulunması kendini yalnız hissetmesini önler ve güven duymasını sağlar.  Hastayla konuşulmalı ve ismiyle hitap edilmelidir.  Hastaya destek ve güven sağlayabilecek şekilde “dokunma” iletişim tekniği olarak kullanılmalıdır.

25  Hastanın yakınları ile görüşülerek hasta hakkında bilgi edinilmelidir.  Hastanın durumu hakkında hastanın başında olumsuz konular konuşulmamalıdır.  Yapılan işlemler esnasında hastaya moral verecek konular konuşulmalı bu konuda hastanın ailesi ile de iş birliği yapılmalıdır.  Mümkün olduğunca sevdiklerinin hastanın yanında olması sağlanmalıdır.

26  Hastanın bakım ve tedavisinden sorumlu kişilerin aynı olması sağlanmalıdır.  Bütün personel, bireyler arası ilişkiler ve iletişim konusunda eğitim programlarına alınmalıdır.  Gürültüyü kontrol etmelidir: Alarmlı monitörler yerine, ışık alarmlı monitörler kullanılmalı,yüksek sesle konuşmalar önlenmeli, tıbbi araç gereçleri çekerken veya iterken dikkat edilmelidir.

27

28 Bilinci Kapalı Hastanın Yakınları İle İletişim  Bir hemşire, aile dinamiklerini, fonksiyonlarının nasıl etkilendiğini, yaşadıkları duygusal yoğunluğu anlamalıdır.  Hastanın bütüncül bakımına ailenin hangi seviyede katılacağı belirlenmelidir.  Aile üyeleri bazı bakım işlerine dahil edilmeli ve bu konuda onlara bilgi verilmelidir.  Hasta yakınlarının bilgi ihtiyacının giderilmesi için yalın ve açık bilgi verilmelidir.

29  Hemşire ailenin ümitli olmasını ve güven duymasını sağlamak için onların neler yapması gerektiğine değinmelidir. Ancak yanlış şekilde güven vermemek için gerçek durum mutlaka vurgulanmalıdır.  Hasta yakınlarını dinlemeye zaman ayrılmalıdır.

30  Hasta ailelerine bilgi verilirken hastanın durumunun her an değişebileceği göz önünde tutulmalıdır.  Aile kararları paylaşmada desteklenmeli depresyon, anksiyete ve stresle baş etmelerinde yardımcı olunmalıdır.

31  Bilinci kapalı bireylerin ailelerine hastalarının onları anlayabilme olasılığı olduğu anlatılmalı, hasta ile konuşmaları desteklenmeli ve onlara dokunmaları için cesaretlendirilmelidir. Bu yaklaşım işitme olasılığı olan hastanın yararına olduğu kadar hastaları için bir şeyler yapma çabası olan ailenin de yararınadır. Aile de bilgilendirilmeli, duyguları paylaşılmalı, sorunlarıyla baş etmelerine yardım edilmelidir

32 Kaynakça  02/html/ htm 02/html/ htm  Kaya H.’Eleştirel Düşünme Gücü ve Yoğun Bakım Hemşireliği’.Yoğun Bakım Hemşireler Dergisi 1998;2(2) :94-97  Oktay S.’Yoğun Bakım Ünitelerinin Standartları, Organizasyonu ve Yönetimi’.Yoğun Bakım Hemşireleri Dergisi 1997;1 (1):9-13. Mollaoğlu M.’Kritik Bakım Ünitelerinin Duyusal Girdilere Etkileri ve Hemşirelik Girişimleri’.Yoğun Bakım Hemşireleri Dergisi 1997;1(2)  Özkan S.’’Yoğun Bakım Hastalarına Psikolojik Yaklaşım’’Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi; : .Terakye G.’’Bilinci Kapalı Bireyle İletişim’’.Hasta Hemşire İlişkileri. Aydoğdu Ofset,İstanbul;1994:

33  Mollaoğlu M. Yoğun Bakım Ünitelerinde Dokunmanın Önemi. Yoğun Bakım Hemşireleri Dergisi 2001;5 (2):  Birol L, Akdemir N, Bedük T (2000). Nörolojik hastalıklar. Bilinçsiz hasta ve hemşirelik bakımı. İç Hastalıkları Hemşireliği. Vehbi Koç Vakfı Yayınları. No:6. Ankara. s  Çınar Ş, Khorshid L (2003). Yoğun Bakım Hastasında Terapötik Dokunma, Yoğun Bakım Hemşireliği Dergisi, 7 (1):15-18  Durna Z (1990). Koma ve şuur bozukluklarında hemşirelik yaklaşımı. Hemşirelik Bülteni, 4(18), s  Vaka 1:  Vaka 2:


"Bilinç Nedir?  Bilinç; uyanıklık hali, kendinden ve çevresinden haberdar olma olma durumudur." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları