Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

"Biz hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık. Kendilerine güzel güzel rızıklar.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: ""Biz hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık. Kendilerine güzel güzel rızıklar."— Sunum transkripti:

1 "Biz hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık. Kendilerine güzel güzel rızıklar verdik. Yine onları yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.“ (İsra suresi, 70. ayet) "Biz hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık. Kendilerine güzel güzel rızıklar verdik. Yine onları yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.“ (İsra suresi, 70. ayet) Hz. Muhammed (s.a.v.) İnsanlara Değer Verirdi

2 “(Resûlüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik” Enbiya 21/107 “(Resûlüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik” Enbiya 21/107 “ Ve ş üphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin.” Kalem Suresi 4. Ayet

3 "Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır.“ (Hadis-i Şerif)

4

5 Veda Hutbesinde; İnsanlar! “Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz Mekke nasıl kutsal bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, nâmusunuz ve şerefiniz de öylece mukaddestir (değerlidir) ve her türlü haddi aşmaktan korunmuştur.”

6 1- İnsanlar arasında zengin, yoksul, yaşlı, genç, ırk, cinsiyet, inanç ayrımı yapmamış, herkese sevgiyle yaklaşırdı.

7 2- Yaşadığı toplumda aşağılanan, ezilen kimselerin haklarını daima savunur ve korur, kölelerin özgürleştirilmesini teşvik eder, esirlere iyi davranır, kadınların ve kız çocuklarının horlanmasına karşı çıkar, böylelikle insan onurunun korunmasını isterdi..

8

9 3- İnsanlara içten, samimi ve güler yüzlü davranır, herkesle konuşur, selamlaşır, kimsesiz, yaşlı, hasta ve yetimlerle ilgilenir, kendisiyle özel görüşmek isteyenleri geri çevirmezdi.

10 Bir gün Peygamberimizin yanına gelen yaşlı bir kadın "Ey Allah'ın Resulü, sana anlatacak bazı sorunlarım var. Yanıma gelir misin?" der. Peygamberimiz de "Medine'nin neresine dersen geleyim. Derdini söyle, dinleyip sana yardımcı olayım." der.

11 4- Kendisini davet edenlerin davetlerine katılır, verilen armağanları (küçük ve değersiz olsa bile) geri çevirmezdi.

12 Mübarek eliyle bir çocuğun başını okşasa, o çocuk diğerleri arasından hemen seçilir, belli olurdu.

13 5- Müslüman olmayan komşularıyla iyi geçinir, hasta olduklarında onları ziyaret eder, hangi dinden olursa olsun insana insan olduğu için değer verilmesini isterdi.

14 Bir gün Peygamberimiz ve arkadaşları otururken önlerinden bir Yahudi cenazesi geçer. Peygamberimiz ayağa kalkar. Yanındakiler de cenazenin Müslüman olmadığını söylerler. Bunun üzerine Hz. Muhammed s.a.v “ Bu da bir insan değil mi?" diyerek her insanın saygıya değer olduğunu vurgular. Bir gün Peygamberimiz ve arkadaşları otururken önlerinden bir Yahudi cenazesi geçer. Peygamberimiz ayağa kalkar. Yanındakiler de cenazenin Müslüman olmadığını söylerler. Bunun üzerine Hz. Muhammed s.a.v “ Bu da bir insan değil mi?" diyerek her insanın saygıya değer olduğunu vurgular.

15 6-Kendisi için istemediği bir şeyi başkaları için de istemezdi.

16 Yemek sırasında Peygamberimizin kurumuş, bozulmuş hurmaları elinde biriktirdiğini gören bir kişi "Verin, onları ben yiyeyim." deyince ; O (s.a.v.) "Ben kendim için hoş görmediğim bir şeyi sizin için asla istemem." demiştir.

17 Peygamberimiz (s.a.v.), gençlere olan güveni ve onlara verdiği değerden dolayı onları çok önemli görevlere getirdi. Daha yirmili yaşlarındaki Cafer, Habeşistan Kralı karşısında İslâm’ı savundu.

18 Muâz b. Cebel, Yemen’e vali tayin edildi. Üsâme genç yaşta İslâm ordusuna kumandanlık etti. Zeyd b. Sâbit, Resulullah’ın vahiy kâtibi olma bahtiyarlığına erişti.

19 Bir Hikâye Mescidi Nebevi’yi süpüren yaşlı bir kadın vardı. Bir ara Resûlullah (s.a.v.) onu göremeyince nerede olduğunu sordu. “Öldü” dediler. Bir Hikâye Mescidi Nebevi’yi süpüren yaşlı bir kadın vardı. Bir ara Resûlullah (s.a.v.) onu göremeyince nerede olduğunu sordu. “Öldü” dediler. Peygamberimiz: “Bana haber verseydiniz ya!” buyurdular. Ardından kadının mezarına giderek dua etti.

20

21 O'nu ansızın görenler heyecan ve sevgiyle ürperir, konuşunca hayran olurdu.

22 Bir yere giderken sağına soluna bakıp yürümez, vakar ve süratle ilerlerdi.

23 Kendisi ne yer, ne giyerse, hizmetçilerine de onları yedirir, onları giydirirdi.

24 Bütün insanları hoş tutar, hizmetçilerine şefkatle muamele ederdi.

25 Çocukları çok sever, saçlarını okşar, onlarla konuşurdu.

26 Herkesin aklına göre söz söyler, herkese güler yüz gösterirdi.

27 Kimsenin sözünü yarıda kesmez, haşin davranmaz, mütevazi yaşardı.

28 Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı.

29 Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.

30 Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi.

31 Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınayıp ve ayıplamazdı.

32 Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.

33 Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi.

34 Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.

35 Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü;

36 Ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir, vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.

37 Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.

38 Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: "Sen dünyada garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol!" Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: "Sen dünyada garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol!"

39 Her zaman hüzünlü ve gülümser bir durumda bulunurdu.

40 Evet değerli arkadaşlar!... Peygamber Efendimizi örnek alarak; elimizden geldi ğ i kadar kendi i ş imizi kendimiz yapmaya çalı ş malıyız, kimseye yük olmamalıyız.

41 Evde; odamızı, masamızı, elbiselerimizi düzenleyebiliriz, babamıza ve annemize, büyüklerimize; temizlik, yemek vb. konularda yardım etmeliyiz.

42 İnsanların eğlencesine katılmaya çalışırdı. Yakınlarından biri bu konuda şöyle söylemektedir: "Bizler Peygamberimizin yanında şiir okur, anılarımızı anlatır, şakalar yapar, gülerdik. O da bizimle birlikte güler, eğlenirdi.

43 Hz. Muhammed aile bireylerinin hepsine eşit davranmıştır. Onlarla yakından ilgilenmiş, aralarında hiçbir ayırım yapmamıştır.

44 Peygamberimizin evlâtlığı Zeyt'in oğlu şöyle anlatmıştır: "Allah'ın elçisi beni bir dizine, torunu Hasan'ı öbür dizine oturturdu. Bizi göğsüne bastırarak, 'Allah'ım! Bunlara rahmet ve mutluluk ver, ben bunların mutlu olmalarını istiyorum.' derdi."

45 O, bütün bu yoğunluk içerisinde ailesine zaman ayırmaya özen gösterirdi.

46 İmkân buldukça eşi ve çocuklarıyla ilgilenirdi. Aile bireylerine eşit davranır, çevresindekilere de bunu öğütleyerek şöyle derdi: İmkân buldukça eşi ve çocuklarıyla ilgilenirdi. Aile bireylerine eşit davranır, çevresindekilere de bunu öğütleyerek şöyle derdi:

47 "Allah'tan korkunuz, çocuklarınız arasında adaletli davranınız.” "Allah'tan korkunuz, çocuklarınız arasında adaletli davranınız.”

48 Bizler de ; önemli kararlarımızda, emin olmadığımız konularda, ailemizle, arkadaşlarımızla görüş alışverişi içinde olmalıyız.

49 Aynı şekilde anne ve babamızın bazı konularda bizlerinde fikirlerini sorarak hareket etmeleri bizleri son derece mutlu eder, unutmamalıyız.

50


""Biz hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık. Kendilerine güzel güzel rızıklar." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları