Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Eylül 2015. SATMAK VE SATILMAK İnsanlar arasındaki ilişkide insanlık tarihi kadar eski bir husus var ki, “bazı insanların bazılarını veya içinde bulunduğu.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Eylül 2015. SATMAK VE SATILMAK İnsanlar arasındaki ilişkide insanlık tarihi kadar eski bir husus var ki, “bazı insanların bazılarını veya içinde bulunduğu."— Sunum transkripti:

1 Eylül 2015

2 SATMAK VE SATILMAK İnsanlar arasındaki ilişkide insanlık tarihi kadar eski bir husus var ki, “bazı insanların bazılarını veya içinde bulunduğu toplumu” satmalarıdır... Satma denilince akla “teraziye konulup tartılıp bir bedel karşılığında birilerine devredilmek” gelmemelidir; “yarı yolda bırakılmak veya ihanete uğratılmak” bir çeşit satıştır... “Bahsi geçen satışlarda kabahatli olan kimdir?” sorusunun cevabı “Sen eşek olursan semer vuran çok olur” atasözünün içindedir...

3 İnsanı hayvandan ayıran özelliklerden biri de ahlâki değerlerdir. Çünkü; hayvanlar, ahlâk oluşturamazlar. İnsan ise; oluşturulmuş ahlâkın sınırları içinde kalarak toplumuna olan saygısını ispat edebilir; tersi, hayvanlaşmaktır (cinselliği köpekler gibi sokağa taşımakta olduğu gibi). Dahası: Dini ahlâkı bozmaya çalışanlar hayvandan da aşağıdır; çünkü, hayvanlar “planlı zarar vermeyi” bilmezler... İNSANINOLMAZSAOLMAZIAHLÂK’TIR AHLÂK ve AHLÂKLI OLMAK “Birlikte yaşayan insanların birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen yazılı ve sözlü kurallar bütününe” ahlâk dersek, bireyin bu kurallara uyması halinde “ahlâklı”, uymaması halinde ise “ahlâksız” tanımlaması yapılabilir... Ahlâk anlayışı toplumlara ve zamana göre değişse de, ahlâkın temel kuralları değişmez; hırsızlığın her toplumda ayıplığı/ yasaklığı, ihanetin suç olması gibi... dini ahlâkın sınırları Dinin “yap-yapma” dedikleri inananların toplumunda “ayıp/ ahlâksızlık/ helâl/ uygun” olarak karşılık bulur ki, bu “dini ahlâkın sınırları” demektir... Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede, dini referans noktaları “genel ahlâkın sınırları” demektir... Çocuğun karakter yapılanmasında başkalarının daha etkili olduğunu biliyoruz. ahlâk anlayışını Arkadaş, çevredekiler, eğitim sistemi, yazılı-sözlü medyanın yayınları vb. gelişmekte olan bir çocuk/ genç üzerinde çok önemli izler bırakır; onun ahlâk anlayışını oluşturur... isyankâr davranışlarda İnsan (bebek) önce içine geldiği ailenin kültürüyle/ ahlâkıyla tanışır ve bilinçsizce ondan etkilenir. Ailenin etkisi, çocuğun daha baskın başka değerlerle tanışmasına kadar devam eder. Bir delikanlının ailesine isyankâr davranışlarda bulunmasının temel sebebi budur... İNSAN, İÇİNDE BÜYÜDÜĞÜ DEĞERLERİN ESERİDİR. ÖZETLE

4 Halk yığınlarını “gütmek” isteyenler; “Birine kırk gün deli derseniz toplum onu deli olarak kabullenir” sözünü hayata geçirerek aynı bilgiyi tekrar tekrar topluma sunarlar ve algı oluştururlar. İnsanları algı ile “kukla haline getirmek” budur... Hipnoz ise; bireyin (üye/ mürit vb.) beynini yıkamak suretiyle “robotlaştırmak/ düşünemez hale getirmek” tir... HER KILIĞA GİREBİLENLERPLANLIZARARVERMEK İnsanın günlük hayatı, kendinin ürettiği (pozitif ve/veya negatif fikirlerin) İnsanın günlük hayatı, kendinin ürettiği (pozitif ve/veya negatif fikirlerin) eylemleri ile, başkalarının eylemlerine gösterdiği tepkilerle geçer... eylemleri ile, başkalarının eylemlerine gösterdiği tepkilerle geçer... Ve çoğu insan, kapasitesini sadece kendi çıkarları için kullanırken, başkalarına zarar verebileceğini düşünmez; zararı planlayanlar hariç... KUKLALAŞTIRMAKKUKLALAŞTIRMAK ROBOTLAŞTIRMAKROBOTLAŞTIRMAK İnsan “yapması gerekenleri yapmamış; yapmaması gerekenleri yapmış” ise, fırsatçılara ( FİTNECİLERE ) ortam hazırlamış demektir; hatası oranında sorumludur... İnsan “yapması gerekenleri yapmamış; yapmaması gerekenleri yapmış” ise, fırsatçılara ( FİTNECİLERE ) ortam hazırlamış demektir; hatası oranında sorumludur... Ahlâki değerleri olmayanların uyacakları “sınır değerler” yoktur. Böyleleri “rant ve haz” için her yolu kullanırlar... Örnek: Olduğundan başka görünmek, dini istismar etmek, yalan söylemek, bilen biri gibi davranarak doğruyu saptırmak vb.... “Kuklalaştırılmış topluluklar” ile hipnotize olduğunun farkında olmadan “dava adamı(!)” olmuş olanlar, en kolay aldatılanlardır. Böyleleri “hizmet(!)” yaptıklarını sanırken kullanıldıklarının farkına bile varmazlar...

5 Müslümanların zaafını bilen İslâm düşmanları, onları birbirlerine düşürmeyi başarmıştır. Tarih bunun örnekleriyle dolu olduğu gibi, günümüzde de canlı örneklerini görüyoruz... İçte ve dışta olup bitenler Müslümanların gafletlerinin en açık delilidir... Bir kâfir için “ona yakışır” diyebiliriz; ya Müslüman için ne diyeceğiz? Hani fitne çıkarmak haramdı, insan öldürmekten de kötü idi?FİTNE(FİTNECİ) Fitne, dilimizde “insanlara fenalık yapmak, toplumda kargaşa çıkarmak için kötü fiil ve davranışlarda bulunmak” anlamında kullanılmaktadır... Fitne konusu toplumun varlığını ve geleceğini ilgilendiren bir konudur. Çünkü; Fitne denince akla küçük çaptaki kötülükler değil, toplumun büyük kesimlerini ilgilendiren olaylar akla gelmelidir... İslâm, “Duyduğunuz her haberi taşımanız günah olarak size yeter” mealindeki hadisle “kaynağına güvenmediğiniz haberlere itibar etmeyin, haberleri tahkik etmeden (doğrulatmadan) kullanmayın” diyerek Müslümana metot öğretmektedir; hedef, fitneyi önleyerek kul/ toplum hakkını korumaktır. Toplumu dirençli tutan en önemli dayanaklardan biri birlik ve beraberliktir. Bunun beslenme kaynağı, sevgi bağıdır. Bu bağın en büyük düşmanı ise, fertler arasında kin ve nefretin yayılmasıdır... Kin ve nefreti körükleyenler bu toplumun/ Müslümanların düşmanıdırlar; çünkü, fitne çığ gibi büyür ve suçlu-suçsuz herkesi yutar/ yakar... Günümüzde suizan, dedikodu ve gıybetin yaygınlaşması sonucunda fitne-fesadın yaygınlaşmış olması toplumsal bir felâket olarak kabul edilmelidir. Çünkü; huzur içindeki bir aileyi/ toplumu kargaşaya uğratmak için laf götürüp getirmek, söylenmiş sözleri çarpıtarak nakletmek (fitne çıkarmak) o ailenin veya topluluğun dağılmasına yeterli olabilmektedir...

6 İçimizdeki Batının devşirmeleri, İslâm karşıtı ne varsa, yüzyıldır bu topraklara devamlı taşıdı ve taşımaya devam ediyor... Müslümanlar “gerici”, onlar “çağdaş” algısıyla vur İslâm’a... Halkın bir kısmı da laikliği kötü kopyalayarak sekülerleşti... Sokaklarımız çıplak Müslümanlarla, sahillerimiz Cuma’ya giden Ramazan kaçkınlarıyla, bankalar faiz pazarlığı yapan hacılarla dolu... Öte yandan; sokaklarda yakıp yıkan, öldüren vandallar... Kimi “beyaz Türk” solculuk adına bölücü/ komünist “PKK Terör Örgütü”ne oy vererek destek olurken, kimi FETÖ’cu polis ve aileleri de polis öldüren aynı örgütü oylarıyla/ gizli dinleme bilgileriyle, görev savsaklamasıyla besliyor... KAN SATIYORUMMM...ÜLKE SATIYORUMMM... SATIŞI ÖNEMSEMEYENLER DÜNYACILAR Her insan içinde bulunduğu çevrenin “değerleri” ile beslenir... Değerler ise, insanı bazı konulara karşı aşırı hassas kılarken, bazı konulara da duyarsız hale getirir... BİTMEDİ DAHA NELER NELER... BOŞLUĞUBİRİLERİ DAİMADOLDURUR Seninleyiz Kih VAHYİN EMİRLERİNİ KENDİNE DEĞER YAPIP ONA UYANLAR ŞEYTANIN TELKİNLERİNİ KENDİNE DEĞER YAPIP ONLARI PUTLAŞTIRANLAR Sahtekârlar, hacıyatmazlar, sekülerler Ülkenin kaymağını yiyip “Bu ülkede yaşanmaz” diyenler, rüşvetçiler, baronlar, istemüzükçüler, Vandallar, kopyacı bürokratlar, Amerikan beslemesi politikacılar, mafya mensupları... Yaşa! Tek ilgisi “bu dünya” olanlar “rant için” her şeyi satar; daha güçlüleri de onu satar. “Çıkarcılığın” temel kanunu budur... - Satarda - Satarda - Satılırda - Satılırda “...KALPLERİ OLUP DA BUNLARLA ANLAMAYAN, GÖZLERİ OLUP DA BUNLARLA GÖRMEYEN, KULAKLARI OLUP DA BUNLARLA İŞİTMEYEN (...) İŞTE BUNLAR HAYVANLAR GİBİ, HATTA DAHA DA AŞAĞIDADIRLAR...” (Kur’ân 7/179)

7 Ahlâksızlığı yol yaparsan birileri de seni yol yapar; yani kullanır... Bir Kürt, Marksist - komünist (PKK’lı) olmakla; İslâm’dan kaynaklanan ahlâki değerlerini terk etmiş olur. Böylesi biri için; kendinden başkası sadece “söylem”dir; gerçekte çıkarı için satar; örgüt için başkalarınca satılır. Bu işlerin doğası böyledir... NOT: Bu sitede ŞUBAT 2011’de yayınlanan “MAYMUNDAN IRKÇILIĞA” konusunun yirmi beşinci sayfasından itibaren “Kürt Çocukların Mezara Gönderilmesi, Türk Çocuklarının Çöplükten Beslenmesi Operasyonu” kısmının (bu sayfaya ek) okunmasını tavsiye ederim... Dağa çıkarılan kızlardan bazılarıyla propaganda için silahla resim çektirilir: sonrası mı?... Kıdemlilerce “kullanılır”... Nitekim; Irak'ın kuzeyindeki Zargeli kampına ait istihbarat raporunda “örgüte yeni katılan genç kızlar buraya getiriliyor ve kamptaki terör örgütü yöneticileriyle cinsel ilişkiye zorlanıyor...” denilmektedir. (Akşam ) Bir vali’de yaptığı basın toplantısında “Bir ilimizden 40’a yakın genç kız dağa kaçırılarak iğfal ediliyor ve siz bu halde ailelerinize dönemezsiniz diyerek orada zorla tutuluyorlar” dedi. Kendi saltanatlarının devamı için binlerce Kürt çocuğunu dağa çıkaranlar, onları bile bile ölüme/ cinsel köleliğe götürenlerdir. Neymiş? Devlet kuracaklarmış. Buna örgütün kurucusu bile inanmıyorken “devlet işi” çocuklar için olsa olsa “saplı elma şekeri” olur... Gerçeklerle yüzleşince ellerinde kalanın “sap” olduğunu anlayacaklar. Nitekim; her askeri uçak kalktığında örgütün başları kaçarken (son PKK kalkışmasında bir bakan: “PKK yöneticileri lağım faresi gibi İran'ın, Irak'ın, Suriye'nin içlerine kaçtılar..." demişti ) olan binlerce Kürt çocuğuna olmaktadır, pisi pisine ölmekteler... Kürt’lerin İslâm’a olan bağlılıklarını biliyoruz, çocuklarının dağlarda komünizm adına dinsiz (kızlarının nikahsız kadın olarak) ölmesi aileler için ne kadar acı olmalı... Bu resimle verilmek istenen mesaj: “Ey Kürt gençleri dağlara gelin, burası kız dolu; işte haremim...” demek değilse; Kürt ailelerine “kızlarınız emin ellerde(!)” demek mi?

8 BU ÇOCUKLAR DAĞA YENİ GELDİLERSATIYORUM Komünist Kürtlerin kaymak tabakası (yöneticileri) dağları değil havuzları seviyor... Onlara inanan aptallar ise, dağda ölmeyi bekliyor. Kanına girdikleri Kürt çocukları dağlarda açlıktan domuz eti yerken, bazı PKK’lılar yıldızlı otellerde eğleniyordu... KEH Tahrik ettikleri asker Kandil’i bombalarken bazı PKK’lılar yıldızlı otellerde eğleniyordu... KEYF PEŞİNDE Kürt anneler çocuklarını gömerken bazı PKK’lılar yıldızlı otellerde eğleniyordu... Bu da Bodrum akşamlarına takılan vekillerinden... Demirtaş Demirtaş fotoğrafla ilgili, ”Ailemle, çocuklarımla dinleniyordum." dedi. (Alıntı) Binlerce yıldır Binlerce yıldır bu topraklarda Türklerle birlikte yaşayan Kürtlerin bir kısmı birlikte yaşayan Kürtlerin bir kısmı (PKK’lılar) şimdi (PKK’lılar) şimdi BATILI’ların kuyruğunda BATILI’ların kuyruğunda macera peşinde... NAMUS KİRLETİYOR, KAN SATIYOR... macera peşinde... NAMUS KİRLETİYOR, KAN SATIYOR... PKK son kararı (eylemleri ile) bir kere daha Kürt çocuklarının kanını yabancıların çıkarları için döktü/ sattı... Dağlara gönüllü gidenlerin ölümünde sorun yok; kendileri öyle istedi... Zorla götürülenlere gelince; onlara ve ailelerine yazık oluyor... PKK zannetti ki Türk düşmanları kendilerini sürekli destekleyecekler. Halbuki batı terör örgütlerini belli bir süre kullanır, işi bitince de satar. (Yakın tarihte batının Kürtleri üç kere sattığını gördük...)

9 VAMPİRLER Eskiden işleri “Müslüman kanı dökebilmek için entrikalar çevirmek” olan Tapınak Şövalyeleri vardı. Yakın geçmişte yerlerini yeni versiyonları aldı... Eskisi yenisi fark etmiyor, varlıklarını biraz da coğrafyamızdaki aptallarımıza borçlular. ONLARINYERİNİ İSTİHBARATBİRİMLERİ Gibi..... RESMİ, YARI RESMİ veya ÖZEL YAPILANMALAR aldı. Haçlı Seferleri"ne rağmen Müslümanları yok edemeyen batılılar stratejilerini yok edemiyorsak yönetelim” batı kültürünün fahri temsilcisi Batılı, baskısını sürdürebilmek için İslâm ülkeleri içinde örgütlerler kurdurmakta ve kurulmuşların içine sızarak onları kendi çıkarları için kullanmakta beceriklidir... "yok edemiyorsak yönetelim”e çevirdiler... Bir yandan “demokrasi getireceğiz" söylemleri altında Müslüman coğrafyasını yakıp yıkarken (çoğu batılı için Müslümanlar insan bile sayılmaz ve öldürülmelerinde sakınca görülmez); diğer yandan Müslümanların direncini kırabilmek için “İslâm'ı yozlaştırmaya“ çalışırlar. Onlar; "vicdanlara/ camilere sıkıştırılmış" ve törensel olmaktan öte geçmemiş İslâm anlayışından (seküler Müslümandan) rahatsızlık duymazlar; çünkü, böylesi bir Müslüman “batı kültürünün fahri temsilcisi”dir ve batı için tehdit oluşturmaz... Batılı, baskısını sürdürebilmek için İslâm ülkeleri içinde örgütlerler kurdurmakta ve kurulmuşların içine sızarak onları kendi çıkarları için kullanmakta beceriklidir... Kimlerin sattığını kimlerin satıldığını öyle iç içe geçirir ki "cemaat" adlı örgütler bile "din adına" ihanet ederler, farkına varamazlar...

10 BİRSATICININTÜKENİŞİ Bir yapılanma normal seyrinde büyürken birden kanser hücresi gibi anormal/ hızlı büyümeye başlarsa yöneticiler “güç zehirlenmesi”ne uğrar ve “Biz neymişiz be abi” demeye başlarlar. Bu noktadan sonra lider ve yalakalarının gözleri hiçbir şeyi görmez ve “ajan” gibi davranmaya başlarlar. Artık onları tut tutabilirsen... Kendi hayalleri/ çıkarları için örgütü kullanırlar; hâttâ, ülkelerini pazarlık konusu bile yapabilirler. Meğer cemaatin muhasebecisi yıllardır Kıbrıs’ta milyon dolarlık kumarlar oynuyormuş, bakalım daha ne pislikleri ortaya çıkacak? Batılılarla kirli ilişkiler kurmuşlar Alt tabaka dinen “Batıya mesafeli” dururken, abiler habersizce “Batılılarla kirli ilişkiler kurmuşlar”... Daha neler ortaya çıkacak bakalım? “Abiler”i (eşek arıları) himmet ve şantaj paraları ile devletin sırlarını yurt dışına taşımış bile... Yuların kimin elinde olduğu yeni anlaşılıyor... Hicret yapıyoruz Abiler yurt dışına kaçmaya başladılar; niçin? Sebebi milletçe belli...Önemli olan abilerin “Hicret yapıyoruz” yalanına işçi arıların inanıp inanmamaları... Müslümanların iyiliği için olmasa İsrail ve CIA ile örtülü ilişkiler, Amerikalı senatörlerle/ neo-conlarla açık işbirliği içerisinde olmaları “Müslümanların iyiliği için olmasa” gerek... Cemaatin“tabandakiler” denilen üyeleri/ sempatizanları (işçi arıları) din adına hizmet ettiklerini sanırken... Bu satıcı benim adamım... Rüya gördüm, seni Cennete götüreceğim... SORU ŞU: Pensilvanya’daki “hoca” ve kaçan “abiler” kendilerince kurtuldular; çünkü, Türkiye’den kaçırılmış dolarlar ve Vatikan’ın koruması onlara yeter... Ülkede kalan cemaat üyeleri ve ailelerinin itibarı, çocuklarının geleceği ne olacak? “İşçi arılar” nefret kusmayı bırakıp bunu düşünmeli...

11 BİTİRİRKEN Türkiye’yi, kendilerine “ayak bağı” görenler önceleri PKK “canlı bombalar”ı ile bizi “hizaya getirme” çabasına girerlerken; şimdilerde, PKK terörüne FETÖ’nün devlet yapılanması içine yerleştirdiği “koza bombalar”ı eklediler... İÇİMİZDE DAHA NE BEYİNSİZLER VAR... TARİH ŞAHİTTİR Kİ TÜRKİYE İLE ÇATIŞANLAR KAYBEDECEKTİR. CANLI BOMBA PKK için Kürt çocuğunun ölüsü daha kıymetlidir; çünkü, onu beslemekten kurtulmuş ve ölüsünden rant sağlamış olacaktır. O, ister patlasın birkaç kişinin ölümüne sebep olsun veya öldüremeden pisi pisine ölsün fark etmez... Türkiye birileri adına rahatsız edildi ve aferin alındı ya, maksat hasıl olmuştur... CANLI BOMBA PKK için Kürt çocuğunun ölüsü daha kıymetlidir; çünkü, onu beslemekten kurtulmuş ve ölüsünden rant sağlamış olacaktır. O, ister patlasın birkaç kişinin ölümüne sebep olsun veya öldüremeden pisi pisine ölsün fark etmez... Türkiye birileri adına rahatsız edildi ve aferin alındı ya, maksat hasıl olmuştur... KOZA BOMBA (Soğuk savaş döneminde Rusya’nın uyguladığı bir tür casusluk metodu.) Bir makam, mevki, statü içinde saklanarak hamle zamanını beklemek, zamanı gelince açığa çıkarak zarar vermek, kaçabilirse kaçmak... Kaçamayan FETÖ memurları “kamikaze memur” olmaktadır, yazık. KOZA BOMBA (Soğuk savaş döneminde Rusya’nın uyguladığı bir tür casusluk metodu.) Bir makam, mevki, statü içinde saklanarak hamle zamanını beklemek, zamanı gelince açığa çıkarak zarar vermek, kaçabilirse kaçmak... Kaçamayan FETÖ memurları “kamikaze memur” olmaktadır, yazık. Bu ümmet, özellikle de bu millet, şimdiye kadar böylesi büyük bir fitne ile imtihan olmadı. YORUMYOK “Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler. İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir. Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler.” “Devrim devrim” diyerek gençleri zehirleyen ve sokakları kana bulayan komünist terör örgütleri, ulaşamadıkları makamlardaki kişilere duydukları nefreti sokaklara döken “vandal”lar, zenginliğin (veya statünün) azgınlığı içinde “muhafazakârlığa/ ahlâki değerlere” saldıran “Beyaz Türkler” denilen sınıf ve daha niceleri; istikrarı satıyorlar, geleceğimizi pazarlıyorlar... TARİHİN HER DÖNEMİ: “BU MİLLETİ” YOK ETME, EDEMİYORSA YÖNETME ENTRİKALARI İLE DOLUDUR... BUGÜN YAŞADIKLARIMIZ: YERLİ AJANLARA (Satıcılara) EMTİA (mal) OLANLARLA OLMAYANLARIN KAVGASIDIR...

12 Faydalandıklarıma teşekkürlerimle... Eylül 2015


"Eylül 2015. SATMAK VE SATILMAK İnsanlar arasındaki ilişkide insanlık tarihi kadar eski bir husus var ki, “bazı insanların bazılarını veya içinde bulunduğu." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları