Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SANAT ELEŞTİRİSİ ATİNA OKULU Ertuğrul AYGÜN. Raffaello Sanzio (1483-1520/ Urbino) İtalyan ressam ve mimar Raffaello, 16. yüzyıl Roma Okulu temsilcisidir.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SANAT ELEŞTİRİSİ ATİNA OKULU Ertuğrul AYGÜN. Raffaello Sanzio (1483-1520/ Urbino) İtalyan ressam ve mimar Raffaello, 16. yüzyıl Roma Okulu temsilcisidir."— Sunum transkripti:

1 SANAT ELEŞTİRİSİ ATİNA OKULU Ertuğrul AYGÜN

2 Raffaello Sanzio ( / Urbino) İtalyan ressam ve mimar Raffaello, 16. yüzyıl Roma Okulu temsilcisidir. Michelangelo ve Leonardo da Vinci gibi büyük ustalarla aynı dönemde yaşamıştır. Raffaello, görünenleri idealize etmeden, yalınlaştırmadan ya da deforme etmeden, olduğu gibi tüm çıplaklığıyla ve sahip olduğu kendi güzellikleriyle yansıtmayı tercih etmiştir. Kompozisyonlarında kullandığı insan figürleri doğalcı ve duygulu bir anlatım sunarken aynı zamanda son derece hareketli ve dinamik bir görünüm verir. Raffaello resimlerinde çoğunlukla dini konuları ele almış, anlatmak istediği hikayeleri uyumlu bir bütünlük içinde sunmuştur. (1/27)

3 ATİNA OKULU, Raffaello Zanzio, , Fresk, Genişlik 770 cm, Stanza Della Segnatura, Vatikan (2/27)

4 Atina Okulu, günümüzde Vatikan Müzeleri içinde yer alan Papalık Odaları'ndan 'Stanza della Segnatura'nın bir duvarını kaplamaktadır. Bu freskin Raffaello'nun en büyük basyapıtlarından ve İtalyan Rönesansı'nın klasik ruhunu en somut haliyle yansıtan eserlerden biri olduğu kabul edilir. Raffaello’nun dikkat çekici üstün yeteneği dönemin Papası II. Julius'un onu tek başına tüm Papalık Odaları'nı süslemesi konusunda yetkili kılmasını sağlamıştır. (3/27)

5 Resim, Rönesans'ın temel aldığı Klasik Yunan medeniyetinin en ünlü filozof ve bilim adamlarını bir araya toplamaktadır. Fakat geri plan olarak Klasik Yunan mimarisinden çok Roma dönemi mimari elemanları içeren bir bina resmedilmiştir. Kolonların her iki yanındaki devasa heykeller (Apollon ve Athena heykelleri) ve süslemeler Klasik Yunan sanatına aittir. (4/27)

6 Resimde ustaca kullanılan perspektif ögeleri - ardı ardına birbirini takip eden üç kemer, merdivenler, ön planda yerdeki geometrik desen - bir teleskop etkisi yaratarak seyircinin dikkatini tam ortadaki iki temel figüre çekmektedir. ( 5/27 )

7 Resimde yer alan 59 figür rastgele yerleştirilmiş değildir. Sol kısımda müzik ve aritmetik ile ilgilenenler, sağ tarafta geometri ve astronomi ile ilgilenenler, orta kısımda ise filozoflar bulunmaktadır. Eserdeki tüm figürlerin anlamı ve hikayesi vardır. (6/27)

8 Resmin ortasında yer alan iki önemli figür Klasik Yunan Felsefecileri Platon ve Aristoteles'tir. Platon yaşlı görünümlü, çıplak ayaklı bir bilge görüntüsünde resmedilmişken; öğrencisi Aristoteles, Platon'dan bir adım daha önde resmedilmiş ve iyi giyimli, olgun bir adam olarak gösterilmiştir. Platon'un elinde eseri Timaeus'u, Aristoteles'in elinde ise meşhur Ethics eserini görebiliriz. Platon yukarıyı gösteren eli ile bilginin tüm kaynağı olarak gökleri (Platon'a göre çevremizde gördüklerimiz sonsuz ve değişmez bir gerçekliğin yansımasıdır), Aristoteles ise yere dönük eli ile bilginin tüm kaynağı olarak yeryüzünü (Aristoteles'e göre asıl gerçeklik görüp dokunabildiğimiz gerçekliktir) göstermektedir. Platon figürü Raffaello'nun yaşadığı dönemde çok meşhur olan Leonardo da Vinci'nin yüzü temel alınarak tasarlanmıştır.) (7/27)

9 Zeytin yeşili kostüm içinde görülen bilgin Sokrates'tir. Sokrates'in hemen yanında bulunan dinleyicilerine felsefesini açıklayan el işaretleri yaparken görürüz. Bu şekilde “Sokratik Diyalog” yöntemi vurgulanmıştır. (Sokrates’in üçüncü parmağını işaret ettiği ve bu yolla kutsal üçlemeyi bir kez daha vurgulandığı düşünmülmektedir.) Sokrates; felsefe tarihinde temeldir. “Tek bildiğim, hiçbir şey bilmediğimdir” diyerek bilgeliğin bir özelliği olan mütevazılığını da göstermiştir. (8/27)

10 Sokrates’in karşısında, savaş kıyafetleri içinde öğrencisi Alkibiades bulunmaktadır. Bu kişinin Büyük İskender olduğu da söylenmektedir. Alkibiades’in yanındaki kişi “Elea” adını taşıyacak felsefi akımın kuruyucu olan Xenophon’dur. Xenophon, “Tanrı bilim” konusunda doğruya varmanın olanaksız olduğuna inanmış, tanrılar ve bütün maddeler konusunda kesin doğruları bilen olmadığını ve olamayacağını, her ileri sürülen görüşün, tahminden ibaret sayılması gerektiğini söylemiştir. Bu tez, şüphecilik akımının ilk adımları olarak kabul edilmektedir. Gruptaki diğer kişi ise Aeschies’dir. (9/27)

11 Pisagor, ön soldaki grubun merkezidir. Diz çökmüş, elinde tuttuğu deftere önündeki çocuğun tuttuğu levhadaki notları geçiriyor. Bu notlar müzik oktavlarını gösteren şemalardır. Öğretisinin dört temel unsuru; güzellik, ahenk, saflık ve coşku olmuştur. Müzik aralıklarından, gezegenler arası mesafelerden bahsetmiştir. Pisagor’un anlattığı sayı ve şekiller, Platon’un bahsettiği idealara karşılık gelmektedir. (10/27)

12 Pisogor’un karşısında, elinde defter tutan kişi Parmenides’tir. Metafiziği ilk kez ortaya koyan filozoftur. Nesneler üzerine çalışmadı, nesnelerin ne oldukları, nereden kaynaklandıkları üzerine çalıştı. Nesnelerin içinde olan ve var eden özü “Ens” olarak açıklamıştır. Nesnelerin ensine ulaşmak için “nous”a, “saf akıl”a ihtiyaç vardır. “Hakikat yolu” ile “kanı yolu” farkını açıklamıştır. Hareketi, bir durum değişikliği olarak tanımlamıştır. (11/27)

13 Hypathia; İskenderiye'de felsefe, matematik ve astronomi profesörü olan Hypathia, resimdeki tek kadın figürdür ve tarihin bilinen ilk kadın matematikçisidir. Papa'nın resimde bu figüre karşı çıkacağını düşünerek Raffaello bu koyu tenli Mısırlı figürü açık tenli ve yüz hatları Papa'nın yeğenine benzeyecek şekilde çizmiş ve figürlerin arasına yerleştirerek kısmen kamufle etmiştir. (12/27)

14 Pisagor’un omuz hizasında arkasında duran ve eğilerek Pisagor’un yazdıklarına bakmaya çalışan kişi İbn-i Rüşd’ tür. İslam filozofu ve hekimidir. Aristoteles’in eserlerine yapmış olduğu yorumlarla Aristotelesçiliğin yeniden canlanmasını ve güçlenmesini sağlamıştır. Pisagor’un tam arkasında bulunan ve Pisagor’un yazdıklarını not etmeye çalışan kişi ise Romalı bir filozof olan Boethius’tur. (13/27)

15 Merdivenlerin hemen ucunda masasına dayanmış düşünen adam Heraklit'tir. Bu figürün özellikle Michelangelo'dan esinlenilerek oluşturulduğu düşünülmektedir. Raffaello'nun Papalık Odaları'nı boyadığı dönemde Michelangelo da hemen yakındaki Sistin Şapeli tavanı üzerinde çalışmaktadır. Tavan fresklerinin bir yarısı tamamlandığında seyircilere gösteri amaçlı açılır. Bu fırsattan yararlanarak eseri görmeye giden Raffaello, gördükleri karşısında hayrete kapılır. Michelangelo'nun üstün yeteneğinden çok etkilenen Raffaello, tamamlanmış eserine sonradan bu Heraklit figürünün eklemeye karar verir, ve onu da Michelangelo'nun görüntüsünde resmeder. (Parmenides’in takipçisidir. Ona göre; eğer iki karşıtlık arasında denge aramasaydık hareket edemezdik. İnsan ilahi olana eğilimlidir.) (14/27)

16 Pisagor’un arkasındaki sütünün arkasında yeşil şapkalı yaşlı figür, Elea okulundan Zenon’dur. Zenon; Parmenides’in takipçisi, diyalektiğin kaşifidir. “Hareket nesnelerin dünyasında mümkündür, saf ideaların dünyasında değil” demiştir. Zenon’un yanındaki figür; Epikür’dür. Platoncu filozoflardan ders almıştır. Öğretisi çok yayılmıştır. Bunun nedeni kolay anlaşılır olmasıydı. Epikürcülerin amaçları mutluluğa ulaşmaktı. Çünkü felsefenin amacı buydu. (15/27)

17 Diyojen; Merdivenlere sere serpe uzanmış, çevresindekilere karşı kayıtsız gibidir. Onun öğretisine göre; yaşamın tek amacı vardır: erdemli olmak. İnsanı erdemli yaptığı için bilgili olmaya değer verir. Ama bunun dışındaki her şeyi gereksiz görür. Bilge kişi kendine yetendir. Erdemin en büyük armağanı, insanı özgür yapmasıdır. Böyle bir kişi bütün isteklerinden sıyrıldığından Tanrılara benzer. İnsanın ihtiyaçları ne kadar azsa o kadar çok mutlu olur. (16/27)

18 Öklid çevresindeki öğrencilere yerdeki tablo üzerine eğilmiş şekilde teorisi açıklamaktadır. Yunan Matematikçisidir. (M.Ö. 300 dolayları). Gelmiş geçmiş matematikçilerin içinde adı geometriyle en çok özleştirilen kişidir. Öklid, geometri dünyasında kapladığı bu seçkin yeri, kendisinin büyük bir matematikçi olmasından çok, geometrinin başlangıcından kendi zamanına kadar bilineni, “Öğeler” adını verdiği kitabında toplamış olması ile elde etmiştir. Öklid figürünün dönemin en ünlü mimari Bramante'nin görüntüsünü yansıttığı düşünülmektedir. (17/27)

19 (Bramante, Urbinolu’dur ve Raffaello’nun hemşerisidir. Papalık hizmetinde mimarlık yapmaktadır. Raffaello’yu Papa II. Julius’a öneren ve onun Stanza Della Segnatura’da görev almasını sağlayan kişidir. Michelangelo’nun desenleme görevi aldığı Sistine Şapeli’nin anahtarının kendisinde olduğu bir sırada, gizlice, Raffaello’yu şapele götürüp gezdirmiştir. Durumdan şüphelenen Michelangelo, bu olaydan sonra anahtarı hiç kimseye vermemiş ve şapeli kimseye açmamıştır.) (18/27)

20 Bu iki figür Zerdüşt "Zoroaster" ve Batlamyus'u "Ptolemy" simgelemektedir. Zerdüşt gökyüzü (astronomi) ile, Batlamyus ise yerbilimleri (coğrafya) ile ilgilenmiştir. Ellerindeki küreler gökyüzü ve yeryüzüne simgelemektedir. Batlamyus'un Raffaello zamanına kadar yapılmış herhangi bir büstü olmadığı için arkadan görünür şekilde resmedilmiştir. Zerdüşt’e göre insan iyiyi ve kötüyü seçebilmek için özgür irade ile yaratılmıştır. “Ben yeni bir din öğretmiyorum, eskisini ıslah ediyorum” demiştir. Ruhlar önce gökyüzünde yalnız olarak vardılar, sonra temsil ettikleri varlıklarla birleştiler. Tabiatın tüm süresi üçer bin yıllık dönemlere ayrılmıştır. Eseri Avesta’dır. (19/27)

21 Apelles, Antik Yunan ressamı (Raphael'in kendi portresinin görüntüsündedir ve resimde seyirciye doğru bakan tek figürdür.) Perugino, Raffaello’nun ders aldığı ve uzun yıllar etkisinde kaldığı ve taklit ettiği hocasıdır (20/27)

22 Plotinus, Neoplatonizm’in kurucusu antik filozof. Plotinus'un mistik felsefesi Yahudi, Hristiyan, Gnostik ve Müslüman filozoflara ve mistiklere yüzyıllar boyunca esin kaynağı olmaya devam etmiştir. (Ünlü heykeltıraş Donatello'dan esinlenerek resmedildiği düşünülmektedir.) (21/27)

23 Resmin arka planında yer alan kemerli nişlerde, “Apollon” ve “Athena” heykelleri dikkati çekmektedir. Örtük bir biçimde İsa ile ilişkilendirilen Apollon, elindeki liriyle ruhsallığın zaferini ve ilahi armoniyi simgelemektedir. Yine örtük bir biçimde Meryem ile ilişkilendirilen Athena ise, aklı, bilgeliği temsil eder ve erdemlerin temsil edildiği tarafta yer alır. Kalabalığın arkasında, mavi gökyüzüne açılan tonoz örtüsündeki perspektif kullanımı, bu dönemde sanatçının perspektif kullanımı konusunda geldiği noktayı gösterirken, bu tonozların ardında yer alan açıklık ile de, maddi olandan manevi olana ve oradan da sonsuzluğa ulaşma yolundaki “Yeni - Platoncu” düşünce alınmış olur. (22/27)

24 Atina Okulu, hem ikonografi hem de ikonoloji bakımından Rönesans düşüncesini tam olarak yansıtan bir freskodur. Burada Raffaello, geçmiş dönemlerin ünlü filozoflarını ve dönemin ressamlarını, çok figürlü kompozisyon şeması anlayışıyla resmetmiştir. Özellikle Platon ve Aristoteles figürleri, diğerlerinden bayağı kopmuş durumda, ön planda olmalarıyla, hem anlamı hem de anlatımı güçlendiren figürlerdir. (23/27)

25 Mimarinin ayrıntıları da aynı anlatımcı tavrın ürünleri olarak, aynı zamanda da kompozisyon şemasını netleştirmektedir. Ortadaki merdiven; hem kompozisyona yerleştirilen çok sayıdaki figürün düzenini belirlerken, hem de sembolik bir anlatım üstlenir. Ön ve arka plandaki dağılımda, bağlayıcı rolüyle dikkati çeken figürler, tabii ilimlerin temsilcilerinin yer aldığı alt bölümden arka plandaki manevi ilimlerin temsilcilerinin bulunduğu üst bölüme geçişi sağlamaktadır. (24/27)

26 Atina Okulu’nda ana konu felsefe ve astrolojiyi ilahiyat ilmi ile bağdaştırmaktı. Rönesans sanatının en mükemmel örneklerinden olan bu resimde Raphael, hocası Perugino’nun tesirinden kurtulmakta, göz alabildiğine uzanan ufuklar, büyük satıhlar yerine yepyeni bir mimari kurmaktadır. Burada artık, resmin ağırlık merkezi belirli bir noktada toplanmayıp, her köşesi aynı değerdedir. Muazzam tablo içinde figürlerin yerleştirilmesi çok ustacadır. Diğer taraftan Raphael, bu figürlerin hareketlerini ferdi olarak dikkate almamış, resmin bütününe bu hareketi vermek istemiştir. (25/27)

27 Raffaello, Atina Okulu’yla daha önce hiçbir ressamın ulaşamadığı bir mertebeye çıktıysa ve dekadan Roma sanatının ötesine geçerek Yunan dehasının en saf esin kaynaklarına ulaştıysa, bunun nedeni içindeki sanatçının kendisini hiçbir zaman âlimlerin eline terk etmemesiydi. Kendisine sunulan konuyu işlerken tamamen bağımsız kalabilmişti. Nitekim Raffaello bazı hümanist dostlarının kendisi için hazırladığı felsefe tarihinin genel hatlarını takip etmekle birlikte, birkaç figürde tamamen sanatsal kaygılardan yola çıkmıştı. Doldurulacak boşluklarda hiç tereddüt etmeden ana konuyla ilgisi olmayan, Urbino Dükü Francesco-Maria, Mantualı genç Federico, Perugino gibi çağdaş karakterlere, hatta bizzat kendisine yer vermişti. Böylece kompozisyona yeni bir yaşam katmış, benzersiz bir saflığa ve ahenge sahip bu grubu ortaya çıkartmıştı. (26/27)

28 Raffaello Atina Okulu’nda, kahramanların hislerini ve inançlarını nasıl kusursuz bir şekilde analiz edebileceğini ve felsefe eğitimine nasıl canlılık katabileceğini göstermiştir. (27/27)

29 Teşekkürler…


"SANAT ELEŞTİRİSİ ATİNA OKULU Ertuğrul AYGÜN. Raffaello Sanzio (1483-1520/ Urbino) İtalyan ressam ve mimar Raffaello, 16. yüzyıl Roma Okulu temsilcisidir." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları