Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ERGENLİK ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BİZ NELER YAPABİLİRİZ?

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ERGENLİK ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BİZ NELER YAPABİLİRİZ?"— Sunum transkripti:

1 ERGENLİK ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BİZ NELER YAPABİLİRİZ?

2 10/5/ BULUĞ ( CİNSEL AÇIDAN OLGUNLAŞMA ) ERGENLİK ( BÜYÜME + DEĞİŞME ) YETİŞKİNLİK ( KENDİ KENDİNE YETME VE EYLEMLERİNDEN YASAL OLARAK SORUMLU OLMA )

3 10/5/ ERGENLİK DÖNEMİNDE  FİZİKSEL GELİŞME  SOSYAL GELİŞME  ZİHİNSEL GELİŞME  DUYGUSAL GELİŞME  AHLAKİ / MANEVİ GELİŞME

4 10/5/  Fiziksel Gelişme : Cinsel özellikler, ses tonu, vücut şekli,iştah, kilo ve boy çarpıcı biçimde değişmeye başlar. Fiziksel görünümleriyle bağlantılı olarak kim oldukları ve kim olmak istedikleri konusunda karmaşa yaşayabilirler. Fiziksel değişimleri konusunda son derece hassastırlar. Büyüme süreci bazen kendilerini yetişkinlerden daha yorgun hissetmelerine sebep olabilir. Bazen de sonsuz enerjileri var gibidir.Vücutları, gelişim hızları, yaşıtlarına göre durumları ve “normal “ olup olmadıklarıyla ilgili kaygıları olabilir.

5 10/5/  Sosyal Gelişme Enerjilerinin büyük bir kısmını kendilerini anlamaya çalışmak ve sosyal çevreleri tarafından benimsenmek için harcarlar. Sanki dünya kendi çevrelerinde dönüyormuş izlenimi verirler ve bunun başkaları tarafından da kabul görmesini beklerler. Sosyal şoklarla karşılaşırlar;  Dışlanma şoku : Gruba ait olmak önemlidir. Kendini dışarda hissetmek, partiye davet edilmemek ya da verilen partiye kimsenin gelmemesi üzücü olur.  İhanet şoku : İlişkiler tamamen güven ve sadakat üzerine kurulmamıştır. Özellikle karşı cinsle olan ilişkilerde gençler kendilerini kullanılmış ya da bir çıkar için alet edilmiş hissedebilir.

6 10/5/  Hayal kırıklığı şoku : Ergenler birbirlerini ilk etapta oldukça fazla idealleştirirler.Karşısındakinin mükem- mel olduğunu düşünür ve gözlerinde büyütürler. İnsanın gerçek yüzü kısa sürede ortaya çıkar; dış görünüşte, karakterde, değerlerde kusurlar bulmanın ya da rahatsız edici kişisel alışkanlıkları farketmenin şoku yaşanabilir.

7 10/5/  Zihinsel Gelişme Yeni bir düzeyde düşünmeye başlarlar. “ Formel işlemler “ denilen yeni yetenekler ortaya çıkmaya başlar gençte ; olasılıkları hesaba katma, soyut düşünme, benzetme ve mecaz, hiciv ve taklitleri anlayabilme.  Duygusal Gelişme Duygusal dalgalanmalar olabilir ve kendisi de neden öyle hissettiğini pek açıklayamaz. Anlaşılmadığını söyleyerek öfke patlamaları da yaşayabilir.

8 10/5/  Ahlaki / Manevi Gelişme Değerler ve inançların yeterince açık konuşulmadığı ailelerde çocuklarda ahlaki ve manevi bir boşluk olabilir. Anne ve babanın ahlaki ilke ve inançları, din kuralları, sosyal gelenekleri kafa karıştırıcı bir karışımdan oluşuyorsa ergen çocukların manevi gelişimi bundan olumsuz etkilenebilir.

9 10/5/ “ Yeni evliyken çocuklarımız olsun istedik. Onlar küçükken ufak tefek rahatsızlıkları olmadı değil, ama hiçbir şey, 5 yaşındaki Ece ‘nin “ baba seni seviyorum “ demesinin veya 8 yaşındaki Mete’nin “ baba bence biraz rahatlaman lazım, hadi balık tutmaya gidelim “ demesinin yerini alamazdı. Şimdi ergenlik çağındalar ve ben onlar için bir yabancıyım “ “ Aslı ile konuşmakta hiçbir sorunumuz olmamıştı. Hiç durmaksızın bize okulda olup bitenleri ve arkadaşlarını anlatırdı. Ama 15 yaşına geldiğinde, birden bizimle konuşmaktan vazgeçti. “ “ Ben boşanmış bir anneyim. Çocuklarım küçükken, disiplin konusunda çok yaratıcı olmam gerekiyordu, ama her zaman doğru davranmalarını sağlayacak bir yol buluyordum. Şimdi ise oğlum uyuşturucu kullanıyor ve kızım bana çok kötü davranıyor. Nerede hata yaptım ?

10 10/5/ “ Annemle konuşabilmeyi isterdim. Bazen sadece ona fikirlerimi söylemek istiyorum ama bu her seferinde onun bana nutuk çekmesiyle sona eriyor. Beni sevdiğini biliyorum ama sanırım büyümeme ve kendime ait fikirlerim olmasına izin veremiyor “ “ Babamla konuşmamız konuşma değil, bağrışma. Keşke benim görüş açımı dinleyebilse, keşke antrenörümle yaptığım gibi bir şeyleri tartışabilsek... “ “ Anne ve babamla aramızda sorunlar çıktığında hepimiz acı çekiyoruz. Herkes kızgın oluyor. Belki de bütün suç benim...” “ Annem benimle konuştuğunda kendimi çok iyi hissediyorum, tıpkı bir yetişkin gibi. O bana ve duygularıma saygı gösteriyor, ben de onunkilere. Oysa üvey babam beni deli ediyor, onun kırıcı sözlerinden kurtulmak için kaçıp uzaklara gitmek geliyor içimden. Keşke bana saygılı davranmayı öğrenebilse... “

11 10/5/ Araştırmalar; Aile içindeki iletişimin kopmasıyla, çocuklar ve gençler arasındaki uyuşturucu, alkol kullanımı, evlilik dışı hamilelik, şiddet suçları ve intihar gibi başlıca sorunlar arasında şüphe götürmez bir bağlantı olduğunu, Gençlerin anne-babalarıyla duyguları, ne olmak istedikleri, yaşamlarını nasıl anlamlı kılabilecekleri hakkında konuşmak istediklerini, Ergenlerin % 89’unun en büyük endişesinin evdeki iletişimin kopması olduğu göstermektedir.

12 10/5/ ÇOCUKLARIMIZLA NASIL İLETİŞİM KURUYORUZ?

13 10/5/ )Emir verme, yönetme : “ Annenle böyle konuşamazsın “, “ Benim oğlum okulu terk edemez, buna asla izin vermem. “ 2) Uyarma, tehdit etme : “ Bunu yaparsan seni pişman ederim”, “ Okulunu bırakırsan her türlü maddi desteği de keserim” 3) Öğüt verme, ahlaki değerlendirme : “ Bu yaptığın davranış çok saygısızca, büyüklerine karşı daha saygılı olmalısın.” “ Şimdi farkında değilsin ama bu öğrendiklerinin ilerde sana çok faydası olacak. “ 4) Çözüm yolları önerme : “ Sınavda başarılı olmak istiyorsan özel ders de alabilirsin veya tekrar sınava girebilirsin. “ “ En iyisi sen kendine bir ders programı yap “ 5) Mantıksal tartışma : “ Artık üniversite mezunları bile zor iş bulurken nasıl okumamayı düşünürsün anlamıyorum.” “ Bir lise mezunu olarak istediğin kadar parayı kazanman da mümkün değil.” 6) Yargılama,eleştiri, karşı çıkma : “ Sen bu kafayla hiçbir yere varamazsın.” “ Çok yanlış düşünüyorsun.”

14 10/5/ ) Övme : “ Her zaman iyi bir öğrenci ve evlat oldun “ “ Çok akıllı bir çocuk olduğun için bu işi de başaracağını düşünüyorum “ 8) Alaycı tavır : “ Seni uyanık seni, aklınca bizi kandıracaksın. “ “ Senin bu giydiklerini hippiler giyiyor, aynı hippi gibi dolaşıyorsun ortalıkta. “ 9) Yorum : “ Derslerde başarısız olduğun için okula gitmek istemiyorsun bence.” “ Neden sana öyle yaptı biliyor musun, çünkü seni kıskanıyor. “ 10) Telkin etme,avutma : “ Şu anda hissettiklerinin hepsi geçici, bak göreceksin seneye bunlara gülüp geçeceksin. “ 11) Soru sorma : “ Diyelim ki üniversiteyi kazanamadın, ne yapmayı düşünüyorsun o zaman ? “ “ Niçin öğretmenimden nefret ediyorum diyorsun ? “ 12) İlgiyi başka yöne çekme : “ Şu anda başım çok ağrıyor, bu konuyu daha sonra konuşalım. “ “ Yemekte seninle tartışmak istemiyorum, ben biraz düşüneyim, sana fikrimi söylerim. “

15 10/5/ %90’ımızın kullandığı bu tip iletişim tavırları; Konuşmaları engeller Çocukların savunmaya geçmelerine yol açar Karşı saldırıya geçip, tartışmalara neden olur Yetersizlik ve aşağılık duygusu yaratır Gücenme, sinirlenmeye neden olur Kendilerini suçlu ve kötü hissetmelerine yol açar

16 10/5/ İLETİŞİM BİÇİMİMİZİ DEĞİŞTİRMELİYİZ !

17 10/5/ AÇIK UÇLU SORULAR SORMAK Karşı tarafı suçlar, tehdit eder veya engeller tarzda soru- lar hem iletişimi sonlandırır hem konuşmayı sınırlandırır. Örnek: Çocuk : Ayşe’yle bir daha konuşmayacağım. Bir tartışma olunca hemen ağlamaya başlıyor bebek gibi.. Anne : Peki sen onu ağlatacak ne yapıyorsun? Çocuk : Hiçbir şey yapmıyorum! Tehdit etmeyen, engellemeyen “ açık uçlu “ sorular ; - “ Onun hakkında konuşmak ister misin ? “ - “ Bu konu hakkındaki duyguların ne ? “ - “ Bu konu hakkında ne düşünüyorsun ? “ - “ Ne olacağıyla ilgili bir tahminin var mı ? “

18 10/5/ PASİF DİNLEME ( SESSİZLİK ) Pasif dinlemede dinlediğinizi belirten ipuçları vermeniz gerekmektedir. Kafa sallamak, öne doğru eğilmek, kaşları çatmak ve diğer vücut hareketlerini sessiz ipuçları arasında sayabiliriz. Sözel olanlar ise “ evet “, “ hımm “, “ anlıyorum “ gibi sözlerdir.Bu tip sözlü ve sözsüz mesajlar çocuğa dikkatinizin ona yönelik olduğunu, onunla ilgilendiğinizi, devam etmesinin ve paylaşmasının mümkün olduğunu ifade eder.

19 10/5/ KONUŞMAYA DAVET VEYA KAPI AÇMA Dinleyicinin kendi düşünce, duygu ve yargılarını yansıtmadan, çocuğun kişisel düşünce, duygu ve yargılarını ortaya çıkarır. “ Gerçekten mi ? “ “ Ne kadar ilginç ! “ “ Konuşmak ister misin ?” veya - “ Hakkında konuşmak ister misin ? “ - “ Onun hakkındaki düşüncelerin ilgimi çekiyor. “ - “ Hakkında bazı duygular taşıyor gibisin. “ - “ Hakkında daha konuşmak ister misin ? “ Bu tip sözler açık uçludur ve çocuğa problemin herhangi bir yönünden söz etme olanağı tanır. Çocuğa neyi paylaşmak istediğine dair serbestlik verir. Çocuğu konuşmaları hakkında değerlendirme ve yargılama yapmazlar.

20 10/5/ AKTİF DİNLEME Aktif dinleme, konuşan bireyin sözlerini açarak, tekrar etmektir.Bu yöntem, çocukların sahip oldukları olumsuz duygulardan dolayı rahatsız olmalarını engeller, yetişkinle çocuk arasında sıcak bir ilişkinin kurulmasını sağlar. Bu yöntemde verilen sözel mesaj anne- babanın mesajından oluşmaz. Sadece çocuğun bir önceki sözünü yansıtır ve tekrarıdır. Çocuk : Yarın Ahmet’in yaşgününe gitmek istemiyorum. Anne : Ahmet’le bir sorununuz var galiba. Çocuk : Ondan nefret ediyorum, hiç dürüst değil. Anne : Dürüst olmadığı için ondan nefret ediyorsun. Çocuk : Evet, öyle. Ayrıca hiçbir zaman benim istediğimi de oynamayı kabul etmez.

21 10/5/ Örnek ( iletişim hatalı ) Çocuk : Ahmet bugün benimle hiç oynamadı. Anne : Belki sen de onu kıracak bir şey yapmışsındır. Arkadaşlarına iyi davranmalısın. Çocuk : Bir şey yapmadım. Ben de artık onunla oynamak istemiyorum. Anne : Tamam o zaman sen de oynayacak başkasını bulursun. Çocuk: Başka kimse yok ama oynayabileceğim. Anne : Şimdi yorgunsun, dinlen, yarın kendini daha iyi hissedince olayı da unutursun. Çocuk : Yorgun falan değilim, yarın kendimi daha iyi hissetmeyeceğim.Nefret ediyorum ondan. Anne : Böyle davrandığın sürece kimse de senle arkadaş olmak istemeyecektir.

22 10/5/ Örnek ( Aktif Dinleme ) Çocuk : Ahmet bugün benimle hiç oynamadı. Anne : Ahmet’e kırıldın galiba. Çocuk : Ben de onunla bir daha oynamayacağım işte. Anne : O kadar kızdın ki ona, onu bir daha görmek istemiyorsun. Çocuk : Evet istemiyorum ama oynayabileceğim başka arkadaşım da yok. Anne : Yalnız kalırsın. Çocuk : Eskiden benim söylediklerimi yapardı, şimdi yapmıyor, hayır ben bunu oynamak istiyorum diyor, ben kabul etmeyince de oynamam o zaman diyor. Anne : Artık onu kolayca etkileyemiyorsun herhalde. Çocuk : Evet, o da büyüdü artık. Anne : Büyümüş olması ne hoş değil mi ? Senin gibi düşünebiliyor. Çocuk : Aslında öyle. Dediklerimi yapmasına alıştığım için bu hali garip geliyor. Ara sıra onun dediklerini kabul edersem belki sorun çıkmaz..

23 10/5/ Günümüzde Ergen Gençlerin Sorunları Arkadaşlık Okul Yaşıtların baskısı* Notlar Gruplaşma* Öğretmenlerin beklentileri Ait olma* Yaşıtlar arasındaki rekabet ve Popüler olma sınıf sıralaması * Spor etkinlikleri * Bir kalıba sokulmak * “ İyi “ olmak * Öğretmenleri iyi çocukları kayırması * Güvenilmek

24 10/5/ Aile Ebeveynlerle ilişkiler Ebeveynlerin beklentileri Ebeveynlerini hayal kırıklığına uğratma korkusu Ebeveynlerinden saygı görmeme Ebeveynlerin “ ben çocukken “ ve “ ben öyle dediğim için “ gibi şeyler söylemesi Üvey anne veya baba Ebeveynleri tarafından sürekli bekletilmek Kardeşleri ile karşılaştırmak Bir kalıba sokulmak “ İyi “ olmak Güvenilmek

25 10/5/ Ayrıca ; Özgürlük ve sorumluluk Para Yaşam tarzı Hataların başarısızlıkla bir tutulması Çözümleri kendi başlarına bulmalarına izin vermek yerine çözümlerin verilmesi Kariyer kararları Uyuşturucu,seks ve güvene yönelik kişisel kararlar

26 10/5/ ÖNERİLER

27 10/5/  Çocuğunuzla beraber olun, onu dinleme fırsatları yaratın. Yaptığı işle, okuduğu kitapla, dinlediği müzikle ilgilenin.  Uzun konuşmalardan, örnek vermekten, sürekli kendinizden örnek vermekten sakının.  Espri gücünüzü geliştirin. Bazen ufak bir sorun onların dünyasını altüst edebilir. Eğer siz de her şeyi fazlasıyla ciddiye alırsanız o nasıl rahatlayabilir ?  Arada bir yapmış olduğunuz bir hatadan söz edin. Kendini eleştirebilen, kendine gülebilen bir anne baba, ergen için de özeleştiri ve hoşgörü kaynağı olur.  Asla onu yaptığı bir hataya gülmeyin. Alay edilmekle olaylara espriyle yaklaşmak çok farklı duygular oluşturur.  Kararlılıkla despotluğu karıştırmayın.

28 10/5/  Sürekli ne zor şartlarda büyüdüğünüzü, onların ne kadar şanslı olduğunu hatırlatmayın.  Farklı düşünceye saygıyı, onun da düşüncelerini dinleyerek gösterin.  Talepler yerine anlaşmalar üzerine çalışın.  Arada onun düşüncelerine başvurun. Ama bunu çok sık yaparsanız rolleriniz değişmiş olur. Bu da çocuğunuza haksızlıktır.  Sizin dünyanızın ve onların dünyasının ne kadar farklı olduğunu hatırlayın.  Her yeni arkadaşında kusur bulup, sürekli eleştirmeyin.  Sevgi mesajını verdiğinizden emin olun  Sevgi ve ilginizi gösterirken meraklı, evhamlı, müdahaleci olmamaya özen gösterin.

29 10/5/  Gayretini görün. Sevginizi ve övgünüzü sözlerle de duyurmaktan çekinmeyin.  Eşinize göstereceğiniz saygı, onun da gerek arkadaşlarına gerekse karşı cinse ve anne babalarına duyacağı saygıyı pekiştirir.  Eşinizle olan sıkıntılarınızı çocuğunuzla paylaşmak onu taraf tutmaya zorlar. Bu da iç huzursuzluk yaratır. Eşinizin çocuğunuzun anne/babası olduğunu unutmayın.  Eşinizi kötülemek erkek çocuğu baba özdeşleşmesinden uzaklaştırır; kız çocuğa da erkeklere güvensizlik aşılar.  Baba ve çocuk arasındaki iletişim dolaylı değil, direkt olmalı. Her konuda anne arada olursa, baba çocuk ilişkisi gelişemez.  Çocuğunuzun sizden bağımsızlık kazanma çabasında kendinize onun “ size değil hayata ait olduğunu “ hatırlatın.

30 10/5/ Teşekkürler.... Yıldız DEDE PSK. DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN


"ERGENLİK ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BİZ NELER YAPABİLİRİZ?" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları