Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

T.C. İSTANBUL SABAHATTİN ZAİM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EĞİTİM YÖNETİMİ VE DENETİMİ DAHA YENİ YAKLAŞIMLAR Hazırlayanlar: Mehmet ÖZKAN -Meryem.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "T.C. İSTANBUL SABAHATTİN ZAİM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EĞİTİM YÖNETİMİ VE DENETİMİ DAHA YENİ YAKLAŞIMLAR Hazırlayanlar: Mehmet ÖZKAN -Meryem."— Sunum transkripti:

1 T.C. İSTANBUL SABAHATTİN ZAİM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EĞİTİM YÖNETİMİ VE DENETİMİ DAHA YENİ YAKLAŞIMLAR Hazırlayanlar: Mehmet ÖZKAN -Meryem Dinsever

2 İÇERİK  Giriş  Yeni Yaklaşımlar  İnformasyon Teorisi  Sibernetik İnformasyon Teorisi  Operasyonel Araştırma  Genel Sistem Teorisi  Açık Sistem Teorisi  Alt Sistemler Etkileşimi  Okula Açık Sistem Yaklaşımı  Eğitim Sürecinin Sistemleşmesi  Eğitim Sisteminin Açıklaşması

3 GİRİŞ  Pozitif bilimdeki hızlı gelişmelerin ürünü olan bu yeni yaklaşımlar, yönetim bilimini de etkilemiştir.  Bu yeni yaklaşımlardan bazıları yönetime önemli katkı sağlamıştır. Operasyonal araştırma bunlardan biridir.  Yeni yaklaşımlarla bu tür katkılarla birlikte bazı yorum ve tahminler de yapılabilir.  Daha yeni yaklaşımların amacı da böyle yorum ve tahminler üzerinde durmaktır.  Örgüt ve yönetim uygulamalarında bu yeni yaklaşımların çok daha birleşik yönde yararlanılması zorunluluktur.  Örneğin; informasyon teorisi ve Sibernetik İnformasyon Teorisi ve karar teorisi örgüt yönetim ve uygulamalarında iç içe girer.  Operasyonel araştırma disiplinler arası bir araştırma türüdür.  Kısaca bu yaklaşımlar değişik biçimlerde birleştirilebilir.

4 YENİ YAKLAŞIMLAR  İnformasyon Teorisi  Sibernetik İnformasyon Teorisi  Operasyonel Araştırma  Genel Sistem Teorisi  Açık Sistem Teorisi

5  İnformasyon, bilinenden çok bilinmeyene ve bilinmeyenin azaltınmasına ilişkindir.  İnformasyon bilgi (knowledge) ile karıştırılmamalıdır.  İnformasyon Teorisi (İT); eğitim yönetiminde informasyonu kullanma, yönetme ve yönlendirme sanatıdır.  İT’nin uygulanabilmesi için iletişiminin de düzgün olması gerekir. Bu nedenle informasyonla iletişim iç içe geçmiş durumdadır.  Shannon ve Weaver elektrik mühendisliği, telefon, telgraf, ve radyo aracılığıyla verilen işaretlerin iletişim sistemlerini incelemişler. İletişim sürecini;  Kaynak,  Verici,  Kanal  Alıcı,  Amaç  Olarak 5 ögeye ayırmışlar. Böylece iletişimde bir takım sayısal yöntemler bulmuşlar ve böylece iletişim hızı, doğruluğu gibi optimum faydalanmayı getirmişler.  Bu yöntem sürecin davranış (insan) boyutunu ihmal etmiştir. İNFORMASYON TEORİSİ (İT)

6  Geri beleme (feed back); İnformasyonun iletişiminde geri bildirim çok önemlidir.  İT, iletişim sürecinin davranış yönünü dikkate almadığından geri besleme sürecinde Sibernetik kavramı önemli rol oynamaktadır.  İnformasyonun bulunması ve ulaşılmasında zorluklar yaşanmaktadır. Fazla bilgiye boğularak ihtiyacımız olan bilgiye ulaşmakta zorlanmaktayız.  Eğitim Yönetiminde İT’nin uygulaması;  IT Daha kolay uygulanabilir.  Eğitim ve öğretimde formal ve informal iletişim önemli rol oynamaktadır.  Eğitim yönetiminde geri besleme önemlidir.  Fazla bilginin olması bilgi kirliliğine ve bilgiye ulaşımı engellemektedir.  Bir yöneticinin önüne kabarmış dosyaları sunmak informasyon sağlamak değildir.  Örgütte informasyonun giriş ve çıkış noktalarını ve yayılma yönlerini belirmelemek önemlidir.  Bilginin akış yönleri iki türlüdür.  Yukarıdan aşağıya bilgi akışı rasyonel ve tekniktir.  Aşağıdan yukarıya akışta duygusal ve kişisel özelliklerin belirtilerine sıkça rastlanır.  Bilgi akış yönleri ve akışta yapılacak değişimin çalışanlar üzerindeki etkisi ve motivasyonu iyi yönetilmelidir.  Günümüzde bilgi teknolojilerinin gelişmesiyle informasyon ve iletişimi kolaylaşmış olup sürece ciddi katkılar sağlamaktadır. İNFORMASYON TEORİSİ (İT)

7  Sibernetik, enerjiye açık, fakat informasyon ve kontrola kapalı sistemlerin incelenmesidir.  Eğitim Yönetiminde iletişim ve kontrol süreçlerini inceler.  Sibernetik makinalardan esinlenerek örgüt yapıları üzerine modeller kurar.  Nobert Wiever, makinalar ı inceleyerek bu modeli geliştirmiş. Makinaların ne yaptığını incelemiş. Bu bakımdan görevsel ve davranışçı bir yaklaşımdır.  Düzenli, kararlı ve üretici davranış biçimlerinin tümüyle ilgilenir.  Otomasyon sayesinde otomatik kontrol sistmeleri geliştirilebiliyor.  Örgüt ve yönetim açısından bakıldığında, Sibernetik başlıca iki yarar sağlar  1. En değişik sistem türlerini bile tanımlamak için, tek bir kavramlar dizisi kullanılmalıdır.  2. Karmaşklık niteliği ihmal edilmeyecek kadar önemli olan sistemlerin, bilimsel incelenmesi için bir yöntem olmasıdır.  Sonuç etkisi olarak; örgüt yapısı, yetki kavramı, sorumluk dağılımı gibi ilkelerde değişiklikler beklenmektedir. SİBERNETİK İNFORMASYON TEORİSİ (SİT)

8  Sibernetik kavramı belirli bir amaca dönük olarak otomatik işlemeyi öngördüğünden, öğrenme ve uyum hareketlerini kapsamaz. Bu özelliği yönetime uygulama alanını kısıtlamaktadır.  Eğtim Yönetiminde (EY) Uygulanması  Biyolojik sistemlerden insan sistemlerine geçiş için bir benzeşim kurmaya çalışan sibernetik, ikinci tür sistemlerde iletişim ve kontrol süreçlerinin düzenlenmesini kolaylaştırır.  Fakat, insan sistemleri çok daha karmaşıktır.  EY’de büyük örgütlerin iletişim ve kontrol modellerinin hazırlanmasına katkı yapar.  İnformasyon akımı, besleme yapısı gibi alt sistemler kurulurken sibernetik ilkeleri göz önünde bulundurulmalıdır. SİBERNETİK İNFORMASYON TEORİSİ (SİT)

9  Disiplinler arası araştırma türüdür.  İkinci dünya savaşında denenmiş sonrasında sivil alanda uyugulanmış.  OA’ nın genel amacı, karar verme durumunda olan yöneticiye yardım etmektir.  OA’ da incelem sonrası matematiksel bir model kurulur. Modelden yeni kuramlar çıkarılıp yönetime destek olunmaya çalışılır.  OA’ cılar kendilerini «Yönetim Bilimcileri» olarak sayarlar.  OA’ cı olmayanlarda bu alanı «Uygulamalı Matemaktik» olarak saymakta,  Mühendisler de «Optimizasyon Teorisi» demekte  Burada kullanılan matematiksel yöntem bir araçtır ve yönteme destek sağlar. Tıpkı matematiğin Fizik ve kimyaya destek sağladığı gibi.  Bazıları bu yöntemin az gelişmiş ülkelerin kalkınma planlarında uyuglanacağını savunur. OPERASYONEL ARAŞTIRMA (OA)

10  Bu sistemde daha çok matematiğe kaydığı için insan süreçlerini ihmal etmiş  İnsan davranışları rakamsallaştırılamaz. Duygusal faktörler devreye girer. Bu yüzden mesela; Bir çatışma durumunda bu sistem yeterli değildir.  OA örgütün sosyal çevre ile olan ilişkilerini değil, teknik işleyişini inceleme yolunu seçmiştir.  EY’ de bu sosyal yapının çatışmalı ilkeleri tarafından sınırlanmaktadır.  Her şeye rağmen OA’ nın uygulama imkanları sibernetik ve informasyon teorisinden fazladır. Çünkü; sadece teorik değil görgülü ve paragamatik yaklaşımları sayar. Veriler somut olup rakamsal verilere dayandırılmaktadır. OPERASYONEL ARAŞTIRMA (OA)

11  GST, çeşitli disiplinlerin teorik yapısındaki benzerlikleri arar., değişik bilimlere uyabilecek modeller geliştirir. Bunları anlamlı ilişkiler ile bağlayacak bir sistemler sistemi kurmaya çalışır.  GST, fizik, biyoloji ve insan sistemleri arasında yapısal benzerlikler arar.  Bunları modellemeye çalışır.  GST araştırmaları sayesinde öğrenme ve gelişme süreçleri arasında paralellik kurulmuş.  GST, örgütte uygulanacak bir genel sistem modeli, örgütün bütün boyutlarında informasyonu düzenli bir biçimde birleştiren modeldir. GENEL SİSTEM TEORİSİ (GST)

12  Açık sistemin çevresi ile etkileşimi, bu çevrenin tanımını gerektirmektedir.  Sistemin çevresi onu etkileyen ve onun tarafından etkilenen başka sistemlerden meydana gelir.  Sistem ile çevresi arasındaki etkileşim, enerji ve informasyon alışverişi biçiminde olur. Çevresi ile böyle etkileşimde bulunan sistemler, açık sistemlerdir.  Çevrenin bu katkıyı sağlayan parçası sisteme eklendiği zaman, sistem açıklık niteliğini kaybeder ve kapalı çalışmaya başlar.  Sosyal sistemler genellikle açık sistemlerdir. Çünkü; çevreleriyle etkileşebildikleri gibi, kendi amaçlarını da koyabilir ve değiştirebilirler.  Örgüt, açık bir sistem olarak görüldüğünde, örgüte giriş ve çıkış süreçleri örgüt-çevre etkileşimlerini meydana getirmektedir.  Açık sistemlerde çıkıştan bir kısmının tekrar sisteme dönüşümü sistemin işlemesine çembersel bir nitelik verir.  Sistem teorisi yapı ögelerinin değişmez özelliklerinden çok, bunların ilişki ve bağımlılık problemlerini inceler.  Açık sistemleri incelerken alt sistemleri de göz önünde bulundurmalı ve birbirleri ile etkilişimleri incelenmeli.  Bir sistemi meydana getiren ögeler alt sistemlerdir. Bunların amaçları, görevleri ve diğer özellikleri ana sisteminkinden farklıdır. AÇIK SİSTEM TEORİSİ (AST)

13  Belirli bir örgüte sistem yaklaşımında seçilecek iki hareket noktası, çeşitli sistem kavramlarının neler olduğu ve bunların içinden o örgüte en uygun olanın hangisi bulunduğudur. ALT SİSTEMLER ETKİLEŞİMİ

14  Açık sistem yaklaşımına göre, okul aşağıdaki alt sistemler bir araya getirilerek modelleştirilebilir.  Aşağıdaki modele göre, öğrenciler, çevreden yahut alt düzeyde bir okuldan sisteme girecektir.  İşleme sürecinden geçtikten sonra, ya üst düzeyde bir okula, yahut piyasaya katılacaktır.  İşleme alt sistemi, öğrencileri olumlu yönlerde değiştiren bütün süreçleri kapsar.  Bu alt sistem, eğitim sisteminin çevresini meydana getiren sosyal, ekonomik ve politik sistemler ile etkileşmek zorundadır.  Kontrol alt sistemi, çıkışı nicelik ve nitelik bakımlarından değerlendirmek ve sonuçları besleme mekanizması yoluyla karar merkezlerine iletecektir.  Giriş, İşleme ve Çıkış süreçlerinden her biri, kontrol alt sisteminin etkisi altındadır.  Çıkışta başlayan besleme süreci, giriş ve işleme aşamalarını etkileyecektir. Ayrıca girişi sağlayan çevre ve okul ile, çıkışın yöneldiği, piyasa ve okul da, kontrol ve besleme üzerinde dolaylı etkiler yapacaktır.  Kendi içinde ve çevresinde bu ilişkiler kurulduğu ve işlediği zaman, okul açık sistem niteliği kazanacaktır. Böyle yapılmazsa, insanın biliçli katkı ve karışmasından yararlanmamış bir sistem olacaktır. ALT SİSTEMLER ETKİLEŞİMİ

15 OKULA AÇIK SİSTEM YAKLAŞIMI  Eğitim örgütlerinde uygulanacak modelin, açık sistem türünde olması gerekir. Yani, örgüt – çevre ilişkilerini ön planda tutmalıdır.  Örgütten çıkışın bir kısmı tekrar girişe dönüşerek sistemi beslemeli.  Böyle bir sistemin yaşaması ve gelişmesi, kendi çıkışından bir kısmı ile kendi kendini beslemesine bağlıdır.  Üniversiteler, öğretmen yetiştiren kurumlar, mesleki ve teknik okulların çıkışlarından bir kısmı, tekrar girişe döşür ve sisteme girerek fayda sağlar.  Bu dönüşüm derecesi ne kadar yüksek olursa, sistemin yıpranması o kadar azalır, gelişmesi de o kadar artar.

16  Eğitim girişimine sistem yaklaşımı eğitim süreci ve eğitim örgütleri olarak iki açıdan düşünülmelidir.  Eğitim sürecinin sistemleştirilmesi, bireye verilen değişik eğitim türlerinin etkileşme ve bütünleşmesini sağlamak ve bunları birey üzerinde yoğunlaştırmaktır.  Eğitim sürecinin sistemleşmesi, eğitim örgütlerinin de sistemleşmesini kolaylaştırır.  Yandaki model sistemleşmiş eğitim sürecini göstermektedir. EĞİTİM SÜRECİNİN SİSTEMLEŞTİRİLMESİ

17  Bu modelde eğitim sisteminin etkileşmek zorunda olduğu sosyal, politik, ve ekonomik sistemler ve bunların alt sistemlerinden bazıları gösterilmiştir.  Sosyal sistem kavramına göre sistemin sınırları esnek bırakılmış, açık sistem kavramına göre de her sistemin çevresini meydana getiren diğer sistemler ile etkileşimi sağlanmıştır.  Bu etkkileşim sistemler arası amaçlama, işleme, kontrol ve besleme süreçleri yoluyla gerçekleşmektektedir.  Bu süreçler ayrıca, sistemler arası bir bağımlılık ve dolaşım meydana getirmektedir.  Model kurucusunun gerçek ile temasını artıran teorik bir araçtır. Görevi de, karar sorunu bakımından sistemi temsil etmektedir.  Temsil ettiği ssitemin iç ve dış ilişkilerini belirtir. Karar sorununa ilişkin kapsamı düzenler. Kurucuları ve uygulayıcıları arasında iletişim sağlar.  Böylece model, geçmişi açıklamayı, geleceği tahmin ve kontrol etmeyi kolaylaştırır.  Sistem yenilemesi, örgüt şemasında yapısal değişmeler düzeyine düşürüldüğü zaman, başarı derecesi de düşecektir. Çünkü, örgüt şeması, rol etkileşimli, yetki devri, sorumluluk bölüşümü gibi önemli davranış ilişkilerini aksettirmez. Bununla beraber, yapıyı yenilemeleri genellikle yapısal yönde düşünülmelidir.  Bu nedenle, modeli uygulayacak insanın davranış gelişimi ihmal edilmekte ve en güçlü modeller bile beklenen başarıyı verememektedir. EĞİTİM SİSTEMİNİN AÇIKLAŞMASI

18  Sistemi yenilemek amacıyla yapılmış her girirşimde duyulan yeni bir kadro ihtiyacı çabucak unutulmakta ve ancak diğer bir yenileme atılımı dolayısıyla hatırlanmaktadır.  Yeni kadro hazırlanması ise, yeni bir sistem modeli kurmak kadar kısa süreli ve kolay olmamaktadır.  Bu yüzden eğitim sistemlerinin yenilenmesinde model ve insan, diğer bir deyimle, yapı ve davranış paralelliği bir türlü sağlanamamaktadır.

19 TEŞEKKÜR EDERİZ.


"T.C. İSTANBUL SABAHATTİN ZAİM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EĞİTİM YÖNETİMİ VE DENETİMİ DAHA YENİ YAKLAŞIMLAR Hazırlayanlar: Mehmet ÖZKAN -Meryem." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları