Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Ocak 2010. Kâinat, yaratılmıştır; yani, “başlangıcı vardır”. Görevini tamamladığında (kıyametle birlikte) yok olacağından, “sonu da vardır”. İnsan da.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Ocak 2010. Kâinat, yaratılmıştır; yani, “başlangıcı vardır”. Görevini tamamladığında (kıyametle birlikte) yok olacağından, “sonu da vardır”. İnsan da."— Sunum transkripti:

1 Ocak 2010

2 Kâinat, yaratılmıştır; yani, “başlangıcı vardır”. Görevini tamamladığında (kıyametle birlikte) yok olacağından, “sonu da vardır”. İnsan da yaratılmıştır; yani, “başlangıcı vardır”. Beden ölmesine rağmen ruh ölmeyeceği için, “sonu yoktur”. Her insan, kâinat denilen büyük bir yapının, dünya denilen küçük bir parçasında “niçin ve nasıl yaşadığını” öğrenmek zorundadır. 1.Bölüm’ünü burada sunduğumuz “Kâinat ve İnsan” isimli konumuz, iki bölüm halinde takdim edilecektir. Faydalı olur temennisiyle…

3 BARINAK Kâinatı ve insanı tanıyabilmek için elimizde iki kaynak vardır. Bunlar; Kur’ân ve insan aklının ulaştığı maddeye ait bilgiler. Biz bu konuyu hazırlarken ikisine de başvurduk. Kendini ve kâinatı tanımaya çalışan insan, canlı - cansız tüm varlıkların yapısını ve birbirleriyle ilişkilerini sürekli araştırmaktadır. Bunun için de aklını ve vücudunun üstün özelliklerini kullanarak alet yapmakta ve onları kullanarak bilgisini daha da artırmaktadır… İnsan, ulaştığı bilgi ve teknolojiyle; bir yandan “teleskoplar, uydular” yaparak “makro sistemleri” araştırırken; diğer yandan “elektron mikroskoplar” yaparak gözle görülmeyen “mikro sistemleri” araştırmaktadır. ULAŞILAN HER YENİ BİLGİ, KÂİNATIN MADDİ BOYUTUNU, DAHA İYİ TANIMAMIZI SAĞLAMAKTADIR...

4 TANIM KÂİNAT Tanım Allah’ın yarattığı ve yaratmakta olduğu; ● Şimdiye kadar var olmuş ● Halen var olmakta olan ● Gelecekte var olacak olan Canlı - cansız, görülen - görülemeyen her şey… KÂİNAT Tanım Çeşidi, özellikleri, sayısı ve görevi tam bilinmeyen tüm canlı ve cansızların toplamı… KÂİNAT TanımMakro ve mikro sistemleri içinde toplayan yapı. 1. BÖLÜM

5 GALAKSİLER MAKRO SİSTEMLERİN ÜLKESİ “UZAY”… ● ● Uzayda; milyarlarca yıldızın kümelendiği sistemler vardır. Bunlara “Galaksi”(Gök Kümeleri) denir… Uzayda, her birinin içinde milyarlarca yıldız bulunan on milyardan fazla galaksi olduğu tahmin edilmektedir. ● ● Bizim güneşimizin içinde bulunduğu galaksinin adı “Samanyolu”dur. Bu galaksi, spiral kolları olan disk biçimindedir ve içinde yaklaşık (değişik yaşlarda) 200 milyar yıldız vardır. ● ● Her galaksi kendi merkezi etrafında döner. (Örnek: Samanyolu kendi turunu 250 milyon yılda tamamlar.) ● ● Galaksiler büyüklüklerine göre “dev galaksi” veya “cüce galaksi” ismini alır. Uzay: Uzay: İçinde galaksiler, nebulalar (bulutsu yapılar), kara delikler, yıldızlar, gezegenler, kuyruklu yıldızlar, uydular, astroidler, meteorlar ve bilmediğimiz nice gök cisimlerinin yer aldığı, boyutları sonsuz kabul edilen yapı… “O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.”

6 BÜYÜK PATLAMA ● ● Uzay ve içindekiler yokken bir patlama oldu… ● ● Oluşan gök cisimleri hızla uzaya yayıldı… ● ● Her yıldız (patlama noktasına yakın olan daha yavaş, uzak olan daha hızlı olmak üzere) hareket halindedir… ● ● Hız farklılığından dolayı galaksiler (yıldızlar) birbirinden hızla uzaklaşmaktadır. Bir başka deyişle, uzay genişlemektedir… ● ● Bu hareketlilik 14 milyar yıldır devam etmektedir…

7 GRAFİK ANLATIMLA UZAYIN AÇILIMI Büyük Patlama Her grubun içindeki galaksiler birbirinden ve her galaksinin içindeki yıldızlar da birbirinden uzaklaşıyor. Yani; uzay açılıyor (üç boyutta büyüyor). Samanyolu’nun da içinde bulunduğu 17 kadar galaksinin oluşturduğu grup. Her galaksi grubu (ve içindekiler) çizgisel hareket halindedir. Örnek: Samanyolu 600 km/s hızla sürüklenmektedir. Herkül Grubu: En büyük galaksi grubu olup, içinde ’den fazla galaksi olduğu tahmin ediliyor. Samanyolu

8 GÜNEŞ SİSTEMİ Samanyolu Galaksisi’nin bütününün fotoğrafı, galaksi dışına çıkılamadığından çekilememektedir. Bu resim bizim galaksimize benzediği için kullanılmıştır. GÜNEŞ SİSTEMİ ● Güneş Sistemi ● Samanyolu Galaksisi içindeki 200 milyar yıldızdan biri olan bizim yıldızımız (Güneş) ile onun etrafında dönen gezegenler ve Güneş odaklı kuyruklu yıldızların tümüne “Güneş Sistemi” denir. ● ● Güneşin kendisi nükleer bir enerji kaynağı olup, yüzey sıcaklığı C’dir. Güneş, bizim ısı ve ışık kaynağımızdır. ● ● Gezegenlerin, Güneşe olan uzaklıkları farklı olduğundan her gezegenin, Güneş etrafında dolanma süresi (kendi yılları) başkadır. Örnek olarak; Jüpiter’in Güneş etrafında bir dolanım süresi (Jüpiter yılı) dünya zamanıyla 12 yıl’dır. Bugünkü teknoloji (teleskop, uydu) ile Güneşin üzerindeki patlamaları görüyor ve onun alev alev yanışını gözlemleyebiliyoruz. “Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.” ( Kur’ân 78/13 )

9 Güneş, demiri bile kaynatıp gaz haline dönüştürecek kadar sıcak enerji kaynağıdır... Ona az yakın olsak yanarız, az uzak olsak donarız… ● ● Üzerinde yaşadığımız Dünya, Güneş Sistemi’nin bir parçası olup, üçüncü gezegendir. DÜNYA BİZİ TAŞIYAN BİR UZAY GEMİSİDİR ● ● Dünya, kendi ekseni etrafında dönerken, aynı anda, odağında Güneş bulunan bir elips yörünge üzerinde, km/saat (ortalama) hızla hareket ederek, 365 günde “bir turunu” tamamlar. ● ● Buna “dünya yılı” denir. ● ● Dünya, insanın yaşamasına uygun olarak yaratılmıştır… EVİMİZ “O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler. ” ( Kur’ân 21/33 ) Dünya atmosferi (diğer işlevleri yanında) uzaydan gelen gök taşlarına, Güneşten gelen zararlı radyasyon ve fazla ışına karşı, canlıları koruyan bir kalkandır. DÜNYA “Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık…” (Kur’ân 21/32 )

10 GÜZELLİKLER Kâinat sadece taş, toprak, ateş ve radyasyon değildir…

11 ŞİMDİLİK GÖRDÜKLERİMİZ İnsan gözünün görme kapasitesi sınırlıdır. Bu sebeple; çıplak gözle gökyüzüne baktığınızda az sayıda yıldız görürsünüz. Gökyüzüne küçük bir teleskop ile baktığınızda; net görebildiğiniz yıldız sayısı o kadar artacak ki şaşırırsınız. Birde rasathanelerdeki teleskopları deneyin. Çıplak gözle nokta olarak bile görülmeyen Galaksileri net bir şekilde görürsünüz. Atmosferin net görmeyi engelleyen etkisinden kurtulup (uzaya çıkıp) baksanız… Veya; Hubble Uydu Teleskopu ile çekilmiş uzay resimlerini inceleseniz, nefesiniz kesilir. “Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.”

12 ALGI… UZAY, GÖRDÜĞÜMÜZ “YOKLARIN” ÜLKESİDİR… ÖTE YANDAN ● ● Gökyüzünde gördüğümüz yıldızlardan bazıları gerçekte yerlerinde yok, çok önce öldüler. Onlar, milyonlarca yıl önce ölürken gönderdikleri son ışıkları, bize bugün ulaştığı için onları var görüyoruz. ● ● Bugün oluşan yıldızları ise; milyonlarca yıl sonra dünyaya ilk ışıkları ulaştığında, o günün insanları görecek. Şayet, kıyamet kopmamışsa. KÂİNATI TANIMADAN KENDİMİZİ TANIMLAYAMAYIZ…

13 ● Işık Yılı: ● Işık, saniyede km yol alır. (Yer küresinin çevresi km olup, ışık bir saniyede dünya çevresini 8 kere dolaşır.) Işık Yılı: Işığın, dünya zamanı ile bir yılda aldığı yoldur. Işık Yılı = 365 x 24 x 60 x 60 x km = km ● ● Bize güneşten sonraki en yakın yıldız (Samanyolu içindeki) “Alfa Centauri” olup, bize 40 trilyon km (4.2 Işık Yılı) uzaklıktadır. Not: Bir insan hiç durmadan saniyede 1 km. uzunluğunda adım atabilse, bu insanın en yakın yıldıza varabilmesi için yıl yaşaması gerekir. ● ● Samanyolu’nun çapı Işık Yılı (bir milyon trilyon km)… ● ● Güneş, Samanyolu merkezli yörüngesinde ortalama saatte km hızla hareket eder ve bir turunu 225 milyon yılda tamamlar. (En dıştaki yıldızlar turlarını 250 milyon yılda tamamlar). Bu da galaksimizin ne kadar büyük olduğunu gösterir. ● ● Bize yakın olan Andromeda Galaksisi, bizden 2.2 milyon ışık yılı uzaklıktadır. (Yer - Güneş arasının 180 milyar misli.) ÖLÇEBİLMEK 2. BÖLÜM

14 GRAFİK ANLATIM AY GÜNEŞ Bizim galaksimize en yakın galaksi ANDROMEDA DÜNYA Ankara- İstanbul 450 km km ( kere Ankara - İstanbul arası ) km 2.2 milyon ışık yılı ( 860 kere Ankara - İstanbul arası ) 1 saniye km 8 dakika

15 Uzaydaki maddi yapıların büyüklükleri, mesafeleri ve hareketlerindeki düzen; Yüce Allah’ın sonsuz gücünün eseri olup, insanın aczini göstermesi açısından da önemlidir… “O, İstediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız...” “O, İstediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız...” (Kur’ân 14/34 ) ● ● Bir insan doğar doğmaz ve hiç durmaksızın sayı saymaya başlasa; 80 yıllık bir ömür sonunda, sadece 2,5 milyar sayısına gelir. Not: 2,5 milyar sayısı teorik bir hesaplamadır. Büyük sayılar bir saniye içinde söylenemediğinden, insan 80 yılda daha az sayıya ulaşır. ● Halbuki sadece bizim galaksimiz Samanyolu içinde (biliminin ifadesiyle) 200 milyar yıldız vardır. Yaratılmışlardan sadece biri olan yıldızları bile saymaya ömrü yetmeyen insan, Allah’ın yarattığı nimetlerin tümünü nasıl sayabilir ki? “Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.” (Kur’ân 65/12 ) YA UZAYIN DIŞI?

16 MİKROLAR 3. BÖLÜM Dünyadaki her tür canlı (insan, hayvan, bitki) ve her çeşit cansız madde (katı, sıvı, gaz) ile uzaydaki tüm gök cisimleri; ATOM dediğimiz cansız “mikro sistemler” den meydana gelmiştir.

17 ● ELEMENT ● Kimyasal işlemler ile kendinden farklı iki veya daha fazla sayıda maddeye ayrılamayan saf maddelere “ELEMENT” denir. Örnek: Bakır, altın ve oksijen birer elementtir. ● ● Bilinen element sayısı 109’dur ve bunların 89 adedi doğada vardır. Diğerleri, mevcutlardan faydalanarak laboratuarda elde edilmiştir. Element sayısına yenileri eklenmektedir. ● ATOM ● Elementlerin özelliklerini taşıyan en küçük birimlere “ATOM” denir. ● MOLEKÜL ● Özdeş veya farklı atomların, iki veya daha fazlasının kimyasal yollar ile bir araya gelip yeni oluşturduğu birime “MOLEKÜL” denir. Örnek: O 2 (oksijen molekülü), O 3 (ozon molekülü), H 2 O (su molekülü) gibi. ELEMENT ● BİLEŞİKLER ● İki veya daha fazla elementin kimyasal bağlar ile oluşturdukları saf yeni maddelere “BİLEŞİKLER” denir. Bugüne kadar, yaklaşık 17 milyon bileşik madde bilinmektedir. (Örnek: Hidrojen ve oksijen atomları 2’ye 1 oranında birleşerek H 2 O (su) veya 2’ye 2 oranında birleşerek H 2 O 2 (hidrojen peroksit) meydana getirirler gibi…) ● ● Element veya bileşikler kendilerine ait özelliklere sahip maddelerdir. Örnek: Su bir bileşiktir. Su saf yapıda her zaman 1/9 hidrojen ve 8/9 oksijendir. Bunun dışında bir yapıda bulunamaz. ● ● Bileşikler kendilerini oluşturan elementlerden tamamen farklı özellikler gösterirler. Örnek: H 2 O (su) molekülleri, kendini oluşturan hidrojen ve oksijen elementlerinin özelliklerinden tamamen farklıdır. (Hidrojen yanıcı gaz, oksijen yakıcı gaz, su ise söndürücü bir sıvıdır.) Cu Bakır Fe Demir Ni Nikel O Oksijen Na Sodyum C Karbon Au Altın Ag Gümüş Zn Çinko Ca Kalsiyum Ve diğerleri

18 ATOMLAR Atom, bir çekirdek ve bu çekirdeğin uzağındaki yörüngelerde dönen elektronlardan meydana gelir. Çekirdek, atomun merkezinde bulunur ve belirli sayılarda proton ve nötrondan oluşur (onlarda ‘daha alt’ parçacıklardan meydana gelir). Farklı atomların proton sayıları da farklıdır. Elementleri birbirlerinden farklı kılan şey de budur. Her elementin atomunun çekirdeğindeki proton sayısı sabittir; değiştirilebilse, yeni bir element meydana gelir. Atomu oluşturan çekirdeğin hacmi, atomun hacminin 10 milyarda biridir, buna rağmen, atomun bütün kütlesi atomun çekirdeğinde birikmiştir (Çekirdek nükleer bir güçtür) … Elektron, çekirdeğin çevresinde saniyede km hızla durmadan ve hiç çarpışmadan dönen parçacıklardır. Bir atomda, protonlarla eşit sayıda elektron bulunur ve kütlesi protonun kütlesi yanında yok sayılabilir. Bir atomu dünya kadar büyütebilsek, elektron sadece elma büyüklüğünde kalır. MUCİZE MİNİKLER ATOMLAR

19 MOLEKÜL ● ● Moleküller, maddenin kimyasal özelliklerini belirten en küçük birimlerdir. Bu küçük yapılar iki veya daha çok atomdan, bazıları da binlerce atom grubundan oluşur. ● ● Birçok madde aynı atomları içermesine rağmen farklı görünür ve farklı özellikler taşır. Bunun da nedeni, atomların molekülleri oluşturmak için aralarında kurdukları farklı kimyasal bağlardır. ● ● Çevremizde gördüğümüz madde çeşitliliği, moleküllerin çeşitli biçimlerde bir araya gelmeleriyle oluşmuştur. ÖRNEK 1 M o l e k ü l l e r Dişilik Hormonu C 18 H 24 O 2 Erkeklik Hormonu C 19 H 28 O 2 “ “Erkeklik Hormonu” veya “Dişilik Hormonu” dediğimiz moleküllerin her ikisi de aynı elementlerden; C (Karbon), H (Hidrojen), O (Oksijen)’den oluşur. Elementler aynı olmasına rağmen, moleküllerin özelliklerinin farklı olması (birinin erkeklik, diğerinin dişilik özelliği taşıması), atom sayılarının farklı olmasındandır. ÖRNEK 2 çamaşır sodası Yukarıdaki üçlü de hidrojeni alıp yerine sodyum (Na) elementini koyalım. (C, Na, O) elementleri için bir örnek: NaCO 3 (Sodyum Karbonat) … Al sana “çamaşır sodası”. Moleküllere ait iki örnek

20 İskelet sistemini parçalarsak; organlara ve oradan da dokularına ulaşırız. ▼ Dokuları parçalarsak hücrelere, onu da parçalarsak moleküllere ulaşırız. ▼ Molekülleri parçalarsak elementlere (atomlara) ulaşırız. Örnek: Örnek: Bir gökdeleni oluşturan atomların her birinin içindeki boşluğu gidermek mümkün olsaydı, geriye bir avuç dolusu atom çekirdeği kalırdı.. ATOM ve İNSAN SONUÇ örnek olarak; iskelet sistemine İnsanı parçalarsak bir alt grup sistemlere (örnek olarak; iskelet sistemine) ulaşırız. Örnek olarak ele aldığımız kemik; atom dediğimiz “miniklerin” bir araya gelmesiyle oluşmuş bir yapıdır… Bir atomda, çekirdekle elektronlar arası boştur. Bir başka ifade ile; bir atomun çok büyük bölümü boşluktur. Bu boşluğu daha iyi anlatabilmek için bir örnekleme yapalım: Bir atomu büyük bir “futbol sahası” kadar büyütebilsek; çekirdek “fındık”, elektronlar ise “toz tanesi” kadar olurdu. Örnek: Örnek: Bir insanı oluşturan atomların boşlukları giderilebilseydi; insan boyu milimetrenin birkaç binde biri (bakteri boyu) kadar olurdu; yani, göremezdik. İnsan bedeni atomlar üzerine inşa edilmiş (içi boş) bir yapıdır.

21 CANLI MİKROLARHükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. ( Kur’ân 67/1 ) Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. ( Kur’ân 67/1 ) İnsan; mikroskop’un icadı ile yeryüzünde gözle görülmeyen canlıların da var olduğunu öğrendi. Bugün adına mantar, bakteri, virüs dediğimiz bu canlıların genel adı “mikroorganizma”dır. Bunlar yeni bir şekil alabilir, bölünerek çoğalabilir ve dakikalar içinde milyarlara ulaşabilir. Bir kısmı hayvansal, diğer bir kısmı da bitkisel karakter gösteren bu canlıların karada, suda, havada veya başka bir canlı hücresi içinde yaşayan türleri vardır. Bazıları hastalık yapar, bazıları da biyolojik süreçlerde fayda sağlar.

22 ● ● Bir milimetreyi (mm) hepimiz biliriz; yani, santimetrenin onda biri uzunluk. Bu uzunluğu eşit parçaya böldüğümüzü düşünelim, mikron elde ettiğimiz uzunluğun adı bir “mikron”dur. Bir mikronu çıplak gözle göremeyiz. ●Bakteriler ● Bakteriler son derece küçük canlılar olup boyları genellikle 2-10 mikron’dur. Bunların tanesi yan yana dizilse yaklaşık 2 cm uzunluk eder. ● Virüsler ● Virüsler, bakterilerden de küçük canlılardır. Boyları milimikron (milimetrenin milyonda biri) ile ölçülür. ● ● İnsan vücudunun kendi hücresi yaklaşık 10 katrilyon iken, vücutta bulunan bakteri sayısı yaklaşık 100 katrilyon’dur. 4. BÖLÜM ● ● Mikroorganizmaların boyutlarına örnek vermeye devam edelim: 1 gram toprakta milyar arasında bakteri bulunur.

23 SAYAMAMAK ● ● Yarım milyon atom yan yana dizilse bir kıl kalınlığı etmez. ● ● Atomun küçüklüğünden bahsettik; ya, çekirdeğinin küçüklüğü? Örnekleyelim: Atomu bir küre şeklinde kabul edelim ve bu kürenin içindeki boşluğu atom çekirdekleri ile doldurmaya çalışalım. Bize adet çekirdek gerekecektir. ● ● Atom çekirdeğinde bulunan protonlardan sadece birinin kütlesi yaklaşık 1, gramdır. Yani; bir protonun kabaca ağırlığı: Bir gramı, bir milyar kere katrilyona bölerek bulacağız… AMAN ALLAH’IM BU NASIL BİR KÜÇÜKLÜK? Yukarıda bahsettiğimiz mikroorganizmalar gerçekten çok küçük varlıklardır. Atomlar ise; onlara göre inanılmaz oranda daha küçüktür. Hayal dahi edemediğimiz küçükler (mikrolar) bir araya gelerek, hayal dahi edemeyeceğimiz büyükleri (makroları) meydana getiriyor… İTİRAF EDELİM

24 BU BÖLÜMÜ BİTİRİRKEN İnsan, atoma göre bir “makro yapı” iken dünyaya göre bir “mikro yapı” dır. Atom, kendi elektronuna göre makro yapı iken, insana göre “mikro yapı” dır. Galaksi hayal dahi edilemeyecek büyüklüğüne rağmen, kâinata göre bir “mikro yapı”dır. Dünya kendisini oluşturan atoma göre “makro yapı” iken, içinde bulunduğu galaksiye göre “mikro yapı” dır. İnsanınanlatılanlarla ilişkisi ilişkisi 2. Bölüm’de ele alınacaktır.

25 Faydalandıklarıma teşekkürlerimle... Ocak 2010


"Ocak 2010. Kâinat, yaratılmıştır; yani, “başlangıcı vardır”. Görevini tamamladığında (kıyametle birlikte) yok olacağından, “sonu da vardır”. İnsan da." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları