Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Mesleki Solunum Sistemi Hastalıkları Doç. Dr. TEVFİK PINAR.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Mesleki Solunum Sistemi Hastalıkları Doç. Dr. TEVFİK PINAR."— Sunum transkripti:

1 Mesleki Solunum Sistemi Hastalıkları Doç. Dr. TEVFİK PINAR

2 2 Mesleki Akci ğ er Hastalıkları A. PNÖMOKONYOZLAR - Silikozis - Asbestosis - K İ P - Silikat pnömokonyozları - Berilyum hastalı ğ ı -Di ğ erleri: Aluminyum, Antimon, Baryum, Kobalt, Siderosis, Miks toz pnömokonyozları, vb. B. Mesleki astım C. HSP (Hipersensitivite Pnömonisi) D. KOAH (kr. Bronşit + amfizem) E. Bissinosis F. Toksik ajanlara ba ğ lı patolojiler: Amonyak, Kadmiyum, Klorin, Metal- Polymer-Organik tozların ateşi (MFF-PFF-ODF) G. Akci ğ er kanserleri H. Solunum sisteminin mesleki infeksiyöz hastalıkları

3 PNÖMOKONYOZLAR 3

4 PNEUMO: HAVA KONIOS: TOZ 4

5 Pnömokonyozlar : “Etkeni toz olan akciğer hastalıklarıdır.” Pnömkonyozlar: “Akciğerde tozların birikmesi ve onlara karşı doku reaksiyonu sonucu oluşan hastalıktır.” 5 Pnömokonyozlar

6 Pnömkonyoz: Akciğerlerde toz depolanması ve fibrozis ile seyreden hastalıkların genel adırır. Pnömkonyoz: Akciğerde biriken tozlarla oluşan, açık radyolojik görünüm veren akciğer hastalıklarıdır. 6

7 1. DEPOLANMA 2. DOKU REAKSİYONU 7

8 Tozlar havada asılı olarak kalabilen, ağırlığı nedeniyle çökme eğilimi gösteren, mikron büyüklüğündeki katı partiküllerdir. Solunabilen tozlar: Aerodinamik çapları 0,5-10 Mikrondur. Sorun oluşturabilecek tozlar çapı 0,5-5 mikron arasında olanlardır. 8 Tozlar

9 9

10 Lif “Boy / en” oranı (aspect ratio) 3 / 1’den daha fazla olan, yani boyu eninin 3 katından daha fazla olan parçacıklar lif (fiber) olarak adlandırılır. Çapı 0.3 μm’dan az, boyu 8 μm’dan uzun lifler hastalık yapabilir Lifsel yapıdaki maddeler Doğal (değişik asbest türleri) Yapay (man-made mineral fibers) olabilir. 10 ŞEKİL

11 11

12 İnorganik ve Organik olmak üzere ikiye ayrılır. İnorganik (Silis (SiO 2 ), asbest, kömür, demir, berilyum) ve Organik (pamuk tozu, şeker kamışı, kümes hayvanı tüyü, mantar sporu vs) tozlar farklı sağlık etkilerine sahiptir. İnorganik olanlar alveollerde birikirler. Organik olanlarda ise depolanma söz konusu değildir. Alerjiye benzer etki gösterirler. 12 Tozlar, Kimyasal yapılarına göre:

13 Pnömokonyoz, inorganik (silis (SiO2) asbest, kömür, demir, berilyum) tozlarla oluşan hastalığın genel adıdır. 13

14 1. Kristal ve 2. Amorf (Kristal yapısı belli olmayan) tozlar olmak üzere ikiye ayrılırlar. 14 Fiziksel Özelliklerine göre

15 İrritan, Allerjen (Polen), Toksik (Kurşun oksit), Fibrojenik Non-Fibrojenik olarak adlandırılır. 15 Biyolojik etkilerine göre

16 Fibrojenik (Silis tozu, Asbest vb.) ve Non-Fibrojen (Demir oksit, Baryum) tozlar olarak ayrılır. 16 Fibrozis yapıp yapmadıklarına göre

17 Akciğer Hastalıkları Akciğerlerde inflamasyon (Örn, manganez), bronkospazm, akciğer kanseri, (uranyum madeni, asbest tozları), Alerjik etkiler (çiftçi akciğeri, un böceği reaksiyonu) Deride ve mukozalarda tahriş/ İrritasyon Patlama tehlikesi, organik tozlar (Un, nişasta, kömür tozları vb) Yoğun toz aydınlatmayı kısıtlar 17 Çalışma yaşamında tozların neden olduğu sorunlar

18 -Tozun kimyasal özellikleri; İnorganik, kristal yapılı ve fibrojenik tozlar pnömokonyoz oluşumunu kolaylaştırır. -Tozun havadaki yoğunluğu; Örneğin, silis tozunun ise 0,5 mg/m 3 ten fazla olması pnömokonyoz oluşumunu kolaylaştırır -Maruziyet süresi; Hastalığın oluşumu için çoğunlukla yıl gibi bir süre gereklidir. Sürenin uzaması pnömokonyoz oluşumunu kolaylaştırır. -Kişisel Özellikler; Bünyesel farklılıklar ve sigara içme gibi sağlıksız alışkanlıklar pnömokonyoz oluşumunu kolaylaştırır. 18 Pnömokonyoz oluşumunda;

19 Tozun fiziksel özellikleri Tozun boyutları (İnsan sağlığı için önemli olan tozlar mikron arasındaki büyüklüktedir.) Maruz kalınan toz miktarı Solunum sisteminin savunma mekanizmaları Kişisel duyarlılık Sigara kullanımı (Etkilenmeyi arttırır.) 19 Pnömokonyoz oluşumunda etkenler

20 İnhale edilebilen toz: 100 mikron daha küçük tozlardır. Akciğere girebilen tozlardır. Respirabl toz: 10 mikrondan küçük tozlardır. Alveollere ulaşabilirler. Ancak, daha çok bronşiollerden dışarı atılırlar. Partikül büyüklüğü 5 mikron ve daha az olan tozlar bronşiolleri geçerek alveollere ulaşırlar. Akciğerlerde hastalık yapabilme kapasitesi açısından mikron arasındaki tozlar en büyük tehlikeyi oluştururlar. 20

21  1. Silikozis  2. Asbestozis  3. Kömür işçisi pnömokonyozu  4. Berillozis  5. Alüminozis, Siderozis, Baritozis  6. Diğer madeni tozlarla oluşan pnömokonyozlar 21 Pnömokonyoz

22  1. Ağır hastalık yapanlar: silis tozu, asbest tozu  2. Orta derecede ağır hastalık yapanlar: kömür tozu, silikatlar  3. Minimal dokusal değişiklik yapanlar: demir oksit, baryum bileşiği tozları 22 Pnömokonyozda Klinik Tablo

23  Vücuda giren tozların %98-99’u savunma mekanizmaları yardımıyla dışarı atılır.  10 mikrondan büyük tozlar burunda tutulurlar.  5-10 mikron büyüklüğündeki tozlar; (burun konkaları, nazofarenks, orofarenks, farenks, trakea, bronşlar ve bronşiollerde) tutulur.  5 mikrondan küçük olan tozlara “solunabilir toz” denir, alveollere kadar ulaşır ve burada birikirler.  Solunabilir tozlar arasında büyüklüğü mikron arasında olan tozlar en büyük tehlikeyi oluştururlar. Çapı 0.5 mikrondan daha küçük olan tozlar alveol içinde havada asılı olarak kalırlar ve solunumla geri atılırlar. 23 Vücudun tozlara karşı savunma mekanizmaları

24  a. Öksürük; Yabancı maddelerin akciğerlere ulaşmasını engeller.  b. Silia aktivitesi, tozları üst solunum yollarına ve oral ve nazal kaviteye doğru uzaklaştırır.  c. Mukus örtüsü, solunum yollarını oluşturan hücrelerin korunmasını sağlayan mukus tabakasına yapışan tozlar daha alt solunum yollarına ve alveollere ulaşamaz. 24 Solunum sisteminin savunma mekanizmaları:

25  d. Surfaktan tabakası, mukus örtüsü gibi solunum yollarını oluşturan hücrelerin korunmasını sağlayan ve daha alt solunum yollarını ve alveolleri tozdan koruyan bir tabakadır.  e. Bronşların daralıp, genişlemesi ve bronşiollerin peristaltik hareketleri tozun daha alt solunum yollarına ve alveollere ulaşmasını engeller.  f. Fagositoz, genel anlamda bir koruyucu mekanizma olarak inflamatuar süreçte rol alan koruyucu bir fonksiyondur. 25 Solunum sisteminin savunma mekanizmaları:

26  İşyeri ortamında toza maruziyet öyküsü incelenirken çalışanın ayrıntılı meslek öyküsü alınmalıdır (En son yaptığı ve daha önce çalıştığı işler, çalıştığı bölümler, kullandığı ve çalıştığı ortamdaki maddeler, iş dışı uğraşları, alışkanlıkları sorgulanmalıdır). 26

27  PA Akciğer grafisinin (35 x 35cm.) değerlendirilmesi, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü ile Maden ve Taşocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Tozla Mücadeleyle İlgili Yönetmelik hükümlerine göre yapılır.  PA akciğer grafileri, A ve B okuyucu tarafından değerlendirilir. İlgili Tüzük ve Yönetmelik ile A ve B okuyucu listelerine adresinden ulaşılabilir.www.isggm.gov.tr 27

28  A ve B okuyucuları tarafından pnömokonyoz olgusu ya da şüphesi biçiminde kabul edilen ve işverene bildirilen işçiler, Meslek Hastalıkları tanısı koymakla yetkili Hastaneye sevk edilir. Hastane raporlarının bir örneği ilgili işyerine ve İSGÜM'e gönderilir. 28

29  Opasiteler akciğer alanlarındaki yaygınlığı (profüzyon) yönünden de sınıflandırılabilir:   Kategori 0: Normal görünüm  Kategori 1: Heriki akciğer alanının üçte birinden daha az alana yayılmış opasite  Kategori 2: Heriki akciğer alanında daha yaygın görünüm  Kategori 3: Akciğer alanlarının tamamına yayılım 29

30  Kategori 0: Küçük opasiteler yok ya da kategori 1 den az  Kategori 1: Küçük opasiteler az sayıda, normal akciğer dallanması izleniyor.  Kategori 2: Çok sayıda küçük opasite var, akciğer dallanması kısmen örtülmüş.  Kategori 3: Çok fazla sayıda küçük opasite mevcut, genellikle akciğer dallanması izlenemez. 30 Küçük yuvarlak ve düzensiz opasitelerin yoğunluğu

31  Pnömokonyoz meslek hastalığı  MADDE 20 –  (1) Pnömokonyozun meslek hastalığı sayılabilmesi için, sigortalının, havasında pnömokonyoz yapacak yoğunluk ve nitelikte toz bulunan yeraltı veya yerüstü işyerlerinde toplam olarak en az üç yıl çalışmış olması şarttır.  (2) Ancak, havasında yüksek yoğunlukta ve pnömokonyoz yapacak nitelikte toz bulunan yeraltı ve yerüstü işyerlerinde meydana gelmiş, klinik veya radyolojik bulgular ve laboratuar muayeneleriyle süratli seyrettiği ve ağırlığı saptanmış olgularda Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun kararı ile üç yıllık süre indirilebilir.  (3) Pnömokonyoz değerlendirmeleri, ILO standartları dikkate alınarak yapılır.  31 Meslekte kazanma gücü kaybı tespiti yönetmeliği- 2008

32 Kırma, delme ve öğütme işleri Yol, tünel ve baraj yapımı işleri Maden ocakları Döküm işleri (kum ve grafit) Porselen sanayi Seramik sanayi Tuğla ve kiremit sanayi Çimento sanayi Asbestli balata sanayi Kumlama işleri Cam sanayi 32 Pnömokonyozun görüldüğü sektörler

33 Teknik ve organizasyon önlemleri:  Madende yapılan çalışmalarda daha az toz çıkaracak yöntemlerin uygulanması,  Yapılan işlemler sırasında toz oluşumunun en aza indirilmesi için, önceden yüzeylerin ıslatılması,  Su bariyerleri ile oluşan tozun yayılmasının engellenmesi ve havada asılı bulunan tozun çöktürülmesi,  Maden zemininde ve ekipmanların üzerinde biriken tozun havaya kalkmasını önlemek için yüzeylerin ıslatılması, 33 Madenlerde pnömoknyozdan korunma yöntemleri

34  Cevherin taşınması sırasında toz oluşumunun önlenmesi için (kapalı bantlar, uygun bant hızı vb.) gerekli önlemlerin alınması,  Doğru planlanmış havalandırmayla havadaki toz konsantrasyonunun azaltılması,  Oluşan tozun çalışanlara ulaşmasını engelleyici tedbirlerin alınması,  Belirli aralıklarla ortamdan örnekler alarak havadaki toz miktarı ve cins tayininin yapılması. 34

35 Kişisel korunma önlemleri  Koruyucu olarak uygun toz maskesi, toz tutmayan kumaştan yapılmış ve toz birikmesine imkan vermeyecek şekilde cepleri kapalı iş elbisesi kullanımının sağlanması. Tıbbi Önlemler  İşe giriş muayeneleri  Aralıklı (periyodik) kontrol muayeneleri  Geç muayene (işten ayrıldıktan sonra)  Sağlık eğitimleri 35

36 36 SİLİKOZİS

37  Silisyum dioksit tozunun alveollerde birikmesiyle oluşan akciğer hastalığıdır.  Maden ocaklarında galeri açılmasında, karayolu, demiryolu, baraj yapımındaki tünel kazılmasında krom, cıva, bakır, demir madeni filizleri elde edilmesinde çalışanlar silis oranına göre tehlikeye maruzdurlar. 37 Silikozis

38  Silika (Silikon dioksit: SO 2 )  yer kabuğunun yaklaşık  %25’ni oluşturur  Kristal ve amorf formları  vardır  Kristal formları toksiktir  Kuvars Silikozise en çok sebep olan  Kristobalit  Tridimit  Amorf silika; diatomit ve vitröz silika olarak bulunur. Diatomit ısıtılınca kristobalit ve tridimite dönüşür. 38 Silika

39 Maruziyetin Olduğu İşler;  Madencilik ve maden işletmeciliği (arama, işleme, çıkarma),  Taş ve yapı endüstrisi (delme, çıkarma, küçültme, kesme, zımparalama, ışınlama, yer altında yapılanma),  Seramik endüstrisi (porselen üretimi, çanak-çömlek üretimi, ateşe dayanıklı ürünlerin üretimi),  Döküm endüstrisi (döküm, kalıp ve ışın).  Talkum ile kirlenmiş kuvartzın kullanımı. 39 Silikozis

40 Kuvartz tozunun (cristobalit ve tridymit dahil) etkisi;  Solunum sistemine giren serbest kristalize silika oranına,  Silika partiküllerinin kristal yapısına,  Partikül büyüklüğüne,  Solunan silika partiküllerinin havadaki konsantrasyonuna,  Solunum yollarına giren tozunun miktarına,  Maruziyet süresine,  Kişisel duyarlılığa bağlıdır. 40 Silikozis

41  Fibrojenik aktivite bakımından en yüksek potansiyale sahip toz silisyum dioksittir.  Serbest silika kristalleri, akciğerlerde fibrojenik reaksiyona yol açarak hastalık oluşturur.  Silika serbest radikallerin oluşumuna neden olur ve doğrudan sitotoksik etki gösterir.  Bir çok mineralin aksine, silika doku içinde uzun süre erimeden kalabilir ve kişinin yaşamının her hangi bir döneminde lokal reaksiyon başlatabilir. 41 Silikozis

42  Maruziyet sonlansa bile lezyonlar büyümeye ve yeni lezyonlar oluşmaya devam edebilir.  Dokuda beslenme bozukluğu ile kavitasyon oluşabilir.  PMF’de büyümüş basit silikotik nodüllerin konglomerasyonu karakteristiktir. 42

43  Akciğer grafisinde parankimal yapının bozulmaması basit silikozis, bozulması komplike silikozis olarak tanımlanır.  Yapıda ileri derecede bozulmaya konglomere silikozis (progressif masif fibrozis (PMF) denilir.  Klinik özelliklere göre, klasik, akselere, akut silikozis olarak sınıflanır; 43 Silikozis

44 Akut Silikozis:  Yüksek kuvars içeren ince kristallin silika maruziyeti  Birkaç ay içerisinde ortaya çıkan şiddetli nefes darlığı solunum yetmezliği; Subakut akselere silikozis:  Maruziyetten itibaren 5-15 yıl içerisinde hastalık belirir. Kronik silikozis:  Hastalık 15 yıl ya da daha geç ortaya çıkar. Genellikle semptomsuzdur. Nefes darlığı PMF ile birlikte 44 Silikozis

45  İlk belirti egzersizle ortaya çıkan nefes darlığıdır.  Kardinal belirti geç dönemde görülen dispne’dir.  Ayrıca, sabah öksürüğü, sırt ağrıları görülür. Radyografi  Opasiteler görülür. Bu opasiteler ILO sınıflaması gereği çaplarına ve yaygınlıklarına göre kategorilere ayrılırlar.  Mikronodül, nodül ve daha büyük kümeler halinde fibrozisle birlikte plevralarda yapışıklıklar görülmesi olağandır.  Bazı hastalarda “egg-shell kalsifikasyonu”, hiler lenf bezlerinde yumurta kabuğu görünümü saptanabilir.  Silikozisli hastalarda tüberküloz oldukça sık görülen bir komplikasyondur. 45 Klinik belirtiler

46 46

47 47

48 48

49 49

50 Akciğer fonksiyon testleri,  Normograma bakılarak beklenen değerlerle karşılaştırılır. Akciğer fonksiyon testlerinde ve kan gazlarında bozukluklar ortaya çıkar. 50 Silikozis

51 Mühendislik önlemleri:  Galeri açma / tünel kazma vb. sulu delgi  Havalandırma  Etrafa toz yayıldıktan sonra tozun çökmesi, bastırılması için bekleme.  Döküm temizlemede, seramik sanayiinde taşlama işinde yerel aspirasyon  Hortumlu maske  Silis tozu yerine başka madde kullanma (ikame)  Toz yoğunluğu ölçümleri 51 Silikozis-korunma

52 TEDAVİ  Silikoziste spesifik bir tedavi yoktur.  Semptomatik tedaviyle yetinilmek zorunda kalınır. 52

53 Tıbbi korunma yöntemleri  İşe giriş ve aralıklı tıbbi kontrol muayeneleri  Aralıklı muayenelerde göğüs filmi  Ağır ve tehlikeli işler tüzüğünde 6 ayda bir tıbbi kontrol muayenesi öngörülmektedir.  Tozlu işyerlerinde 2-3 yılda bir akciğer grafisi 53 Silikozis-korunma

54 Erken Kontrol Muayenesi:  Çalışanın çalışmasını engelleyecek gibi görünen uzun süreli hastalıklar, kronik hastalıklar ya da organ fonksiyon bozukluğu şüphesi doğduğunda,  Bireysel vakalarda, hekimin uygun görmesi durumunda,  Sağlık durumu ile işyerindeki işi arasında nedensel ilişki gören bir çalışanın isteği üzerine,  Sağlık nedeniyle üç haftadan uzun veya meslek hastalıkları veya iş kazaları nedeniyle veya sık tekrarlanan işten uzaklaşmalarda, işe dönüş muayenesi. 54 Silikozis-korunma

55 Takip Muayenesi:  Maruziyetin sona ermesini takiben (> ay) ya da ay sonra röntgenle elde edilen silikoz / antrakosilikoz belirtilerinde. 55

56  Solunum ve dolaşım sistemlerinin muayenesi,  Spirometri (solunum fonksiyon testi),  Büyük boyutta (35 cm x 35 cm) akciğer grafisinin çekilmesi (sert ışın tekniği ile çekilmiş büyük boyutta) ya da 1 yıldan eski olmamak koşulu ile mevcut aynı tip bir röntgen filminin değerlendirilmesi (kontrol muayenelerinde röntgen filmi 6 aydan eski olmamalı). 56 Silikozis-korunma

57  Silikaya maruziyetin olması durumunda, hastalığında ağırlaşma beklenen kişiler  Akciğer fonksiyonları ile kalp ve dolaşım sisteminde ağır bozukluklar,  Kronik bronşit, bronşial astım, akciğer amfizemi,  Kronik plörezi,  Röntgen ile görülebilen akciğerdeki fibrotik değişimler, 57 Silikaya Maruziyetin Olduğu İşlerde Çalışması Sakıncalı Kişiler

58  Solunum yolları veya akciğer fonksiyonlarını olumsuz etkileyen ya da bronkopulmonal sistem hastalıklarının oluşmasını kolaylaştıracak anomaliler, tümörler, kronik enflamasyonlar, plevra kalınlaşmaları, yapışıklıkları,korpulmonale ve diğer etkenlerin bulunması,  Solunumu etkileyen göğüs kafesi ya da omurga deformasyonları, 58

59  Göğüs kafesindeki organların fonksiyonlarını etkileyen akciğerin rezeksiyonu ya da yaralanması sekelleri,  Aktif ve kapalı tüberküloz ya da yaygın inaktif tüberküloz,  Yetersiz beslenme ve düşkünlük, yapısal yetersizlik,  Aşırı şişmanlık; normal vücut ağırlığın % 30’dan fazla olması 59

60  Kesinleşmiş ya da beklenen kalp fonksiyon bozuklukları, kesinleşmiş kalp kapakçık lezyonları ya da başka organik kalp hastalıkları ya da kısa sürede kalp yetmezliği yapacağı düşünülen bir süre önce geçirilmiş kalp hastalıkları,  Yüksek tansiyon (özellikle kontrol edilemeyen)  Bağışıklık sistemini zayıflatan kronik hastalıklar, 60

61 61 ASBESTOZİS

62  Asbestoz olarak ifade edilen mineraller doğal olarak oluşan, fleksibl, fibröz hidroz silikatlar ailesindendir.  Asbestoz lifleri uzun ve kıvrık (SERPENTİNE) ya da kısa, düz ve ok şeklinde (AMPHİBOLE) olarak ikiye ayrılır. 62 Asbestozis

63  Serpentin lifi, chrysotile (beyaz asbest), ticari olarak kullanılan asbestozun çoğunu oluşturur. Isıya dirençli, esnek ve kolay eğirilme özelliğinden dolayı tercih edilir.  Amphibole’ler ise beş kategoride incelenir; Crocidolite (mavi asbest), amosite, anthophyllite, tremolite ve actinolite‘dir. Daha rijit olan bu lifler daha az kullanılır. 63

64  Krizotil asbest (beyaz asbest), uzun ve kıvrımlı lif yapısı nedeniyle solunum yollarında silialar tarafından tutulur ve akciğer derinliklerine ulaşması engellenir.  Amfibol’ler ise daha kısa ve düz yapıda olduğu için silialar arasından kolaylıkla geçerek akciğer derinliklerine ulaşabilir.  Bu nedenle, amfibol grubundaki asbest lifleri, serpantin grubuna göre daha tehlikelidir. 64 Asbestozis

65  Özellikle çapı 3 mikrondan az, uzunluğu en az çapın üç katı olan asbest toz parçacıkları pnömokonyozda rol oynar.  Bu tozlar organizmaya girdikten sonra respiratuar bronşiol civarında kalırlar  Asbest tozları bronş kanseri ve seröz zarlarda (periton, plevra) malign mezotelyoma’ya yol açabilmektedir. 65 Asbestozis

66 Görüldüğü sektörler;  Duvar, tavan yalıtımı yapılan inşaat işleridir. Yer muşambaları, plastik karo döşemeleri, çimentolu su, kanalizasyon boruları, otomobil balataları, değişik contalarda asbest içeriği vardır.  Asbest iplik haline getirilir ve dokumada kullanılır.  Gemi inşasında yalıtım için asbest kullanılır. 66

67  Asbestli tekstil endüstrisi (iplik, dokuma, ip),  Asbestli çimento endüstrisi (levha, boru),  Yapı endüstrisi (asbestli çimento ürünlerinin işlenmesi),  Kimya endüstrisi (boya ve izolasyon malzemelerinin dolgu malzemeleri, sentetik reçine kıvam artırıcıları, termoplastlar, lastik ürünleri,  İzolasyon (ısı, gürültü ve yangın yalıtımı olarak),  Kâğıt endüstrisi (asbestli kâğıt ve kartonlar),  Kaplama endüstrisi (fren ve debriyaj kaplama malzemeleri, balatalar) ve  Gemi ve vagon yapımı. 67 Asbestozis

68 68

69  Dayanıklılık  Yalıtkanlık  Sıcak-soğuk, asit, sürtünme, paslanma gibi etkenlere karşı dayanıklılık 69 Asbestin kullanım nedenleri

70  Asbest ya da amyant, ısıya, aşınmaya, kimyasal maddelere çok dayanıklı lifsel yapıda kanserojen bir mineraldir.  Halk arasında ak toprak, çorak toprak, gök toprak, çelpek, höllük veya ceren toprağı gibi isimlerle bilinir. 70

71  Erionite gibi asbestoz benzeri fibröz mineraller de tanımlanmıştır.  Bunlar özellikle ülkemizde kırsal kesimde, yerleşim alanlarında ev içi ve ev dışı yapı ve izolasyon malzemesi olarak kullanılmaktadır.  Bu malzemenin yıpranma, süpürme gibi nedenlerle tozuması ile yaşayanlar doğduklarından itibaren inhale etmektedir ve diğer tüm ticari formlar da olduğu gibi mezotelyoma başta olmak üzere malign ve nonmalign solunumsal hastalıklara neden olabilir. 71 Asbestozis

72 Klinik ve Laboratuvar Bulguları:  Asbest liflerinin solunması sonucu meydana gelen ilerleyici bir AC fibrozudur.  Hastalığın seyri yavaştır (20 yılda semptom verir)  İlk belirtileri kuru öksürük ve nefes darlığıdır  Parmaklarda çomaklaşma, siyanoz, öksürük ve balgam  Akciğerlerde inspirasyon sonu raller  Sağ kalp yetmezliği  İnfeksiyonlara yatkınlık  Artmış bronş CA riski  Asbest tozuna maruz kişilerde balgamda mikroskopi ile asbest liflerine rastlanır. 72 Asbestozis

73  Radyolojik özellikler ILO sınıflamasına göre yorumlanır.  Buzlu cam ve bal peteği görünümü  Kaidelerde retiküler görünüm  Kalp gölgesinde kaybolma  Plevrada mayi ve kalınlaşma  Diafragma plevrasında bilateral kalsifikasyonlar 73 Radyolojik bulgular:

74 Tedavi ve Korunma:  TEDAVİSİ YOKTUR.  Semptomatik tedavi uygulanır. 74 Asbestozis

75 Korunmada genel kurallar silikozda belirtildiği gibidir.  Yerel aspirasyon,  Islak çalışma,  Tehlikeli maddenin (asbestin) substitisyonu (yapay lifler kullanımı)  İşe giriş, aralıklı tıbbi kontrol muayeneleri,  Radyolojik kontrolün 2 yıl gibi aralıklarla yapılması,  Asbest tozuna maruziyet tehlikesi olan işçilerde sigara kullanımının önlenmesi. 75

76  Asbest tarihi itibariyle AB ülkelerinde yasaklanmıştır.  Yasal olarak Türkiye’de 1996 yılından itibaren, kahverengi (amosit) ve mavi asbest ( crocidolite) çeşitleri yasaklanmıştır. 76

77  Kansere neden olan asbestin üretimi, kullanımı ve asbest içeren eşyaların piyasaya sunulması yasaklanması  Tüm asbest türlerinin çıkarılmasının, herhangi bir ürün üretiminde kullanılmasının ve asbest içeren tüm ürünlerin piyasaya arzının yasaklandığı yönetmelik, 31 Aralık 2010 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. 77

78  Asbestle çalışanların sağlık gözetimi ile ilgili kişisel sağlık kayıtlarının, maruziyetin sona ermesinden sonra en az 40 yıl süreyle saklanması gerekmektedir. 78

79 Benign hastalıklar 1. Asbestozis 2. Plevral reaksiyonlar Plevral Plaklar Benign asbest plörezisi Diffüz plevral kalınlaşma 3. Parenkimal AC hastalıkları Rounded atelektazi Transpulmoner bantlar 4. Diğerleri (Hava yolu obstrüksiyonu, immünolojik değişiklikler, perikardiyal sıvı- kalınlaşma, üst zon değişiklikleri, retroperitoneal fibrozis vs) 79 Asbest ’ e bağlı hastalıklar: Malign hastalıklar ◦ Malign mezotelyoma ◦ Akciğer kanseri ◦ Diğer tümörler (GİS, böbrek vs)

80 Asbeste bağlı meydana gelen en önemli sağlık sorunuları:  Akciğer kanseri  Mezotelyoma 80 Asbestozis

81  Asbeste maruziyet sonucu akciğer kanseri riski 5.3 kat,  Sigara içme durumunda 11.2 kat artmaktadır.  Hem asbeste maruz kalıp hem sigara içen kişide akciğer kanseri riski 55 kat artmaktadır. 81 Asbestozis

82  Asbestin her türlü akciğer kanserine neden olduğu bilinmektedir.  Kanser oluşumu için asbeste maruz kalan kişinin sigara içmesi ve asbestozis olması şartı vardır.  Asbestozis ne kadar ileri ve içilen sigara ne kadar fazla ise kanser riski o derece yüksektir.  En sık periferik yerleşimli adenokanser görülür. 82 Akciğer Kanseri

83  Çevresel veya mesleki asbest maruziyeti kesinlikle vardır.  Hastalık genellikle yıl sonra ortaya çıkar  İş hikayesi, AC filmi (serbest ve lokalize mayi, mediastende itilme ve çekilme, plevral kalınlaşma, kalsifikasyonlar), USG, BT, MRI, iğne biopsisi ile tanı konur.  Asbest maruziyeti, göğüs ağrısı ve plevral sıvısı olan olgularda mezotelyoma akla getirilmelidir. 83 Malign plevral mezotelyoma

84 “Kömür madeni tozlarının inhalasyonu, akciğerde depolanması ve buna karşı gelişen doku reaksiyonu ile oluşan akciğer hastalığıdır.” 84 KÖMÜR İŞÇİSİ PNÖMOKONYOZU(KİP)

85  Kömür madeni tozunun %30-40’ı kömür olmayan minarellerden oluşur, bunların %5’i silikadır.  Kömür işçilerinde ortaya çıkan bozukluğun başlangıçta kömür tozundaki silika nedeniyle oluştuğu düşünülmüştür. Ancak siyah karbon, grafit, karbon elektrolit endüstrisi silika içermemekle beraber KİP gelişebildiği gösterilmiştir. 85

86  Kömür tozları akciğerlerde fibrojenik bir reaksiyona yol açarak Kömür işçisi pnömokonyozu denilen bozukluğa yol  Silika ve kömür tozu serbest radikallerin oluşumuna neden olarak direkt sitotoksik etki gösterir. 86

87  Silikozisteki gibi ileri fibrozis görülmez.  Yaşam süresini etkilemez.  Ciddi solunum fonksiyonu bozukluğu görülmez.  İş değişikliği yapmak dışında herhangi bir tedavi gerektirmez. 87

88  “KİP” nin histopatolojik özelliği kömür makülüdür. Bu makül peribronşioler interstisyuma yayılan retikülin birikimi ve fokal amfizem alanları yanısıra respiratuar bronşiol düzeyinde kömür yüklü makrofajların birikimi ile meydana gelir.  Küçük maküller genellikle yuvarlaktır, büyüdükçe düzensiz satellit lezyonlar oluşur.  Üst loblarda- genellikle simetrik yerleşirler. 88

89  Makül’e komşu alanlarda fokal amfizem patognomonik özelliktir.  Makül çevresindeki kollajen artımı ile makül büyür, palpabl nodül’e dönüşür.  KİP’da son dönem bulgusu amfizem’dir, akciğerin %20’sini kapsar.  Maküllerin birleşip büyümesi ile akciğer içinde büyük kitlesel fibrotik oluşumlar ortaya çıkar (Progressif masif fibrozis= PMF). 89

90 Kaplan Sendromu:  Progresif masif fibrozis ile birlikte romatoid artrit görülmesine denir. 90

91  Silikaya maruziyetin olması durumunda hastalığında önemli ağırlaşma beklenen kişilerde ;  Akciğer fonksiyonları ile kalp ve dolaşım sisteminde ağır bozukluklar,  Kronik bronşit, bronşial astım, akciğer amfizemi,  Kronik plörezi, 91 Kömür Tozuna Maruziyetin Olduğu İşlerde Çalışması Sakıncalı Kişiler

92  Röntgen ile görülebilen fibröz ve akciğerdeki benzer fibrotik ve granüle bağlı değişimler,  Solunum yolları veya akciğer fonksiyonlarını olumsuz etkileyen yada bronkopulmonal sistem hastalıklarının oluşmasını kolaylaştıracak anomaliler, tümörler, kronik enflamasyonlar, plevra kalınlaşmaları, yapışıklıkları, korpulmonale ve diğer etkenlerin bulunması, 92

93  Solunumu etkileyen göğüs kafesi yada omurga deformasyonları,  Göğüs kafesindeki organların fonksiyonlarını etkileyen akciğerin rezeksiyonu yada yaralanması sekelleri,  Aktif ve kapalı tüberküloz yada yaygın inaktif tüberküloz,  Yetersiz beslenme ve güçsüzlük, yapısal yetersizlik,  Aşırı şişmanlık; normal vücut ağırlığın % 30’dan fazla olması 93

94  Kesinleşmiş yada beklenen kalp fonksiyon bozuklukları, kesinleşmiş kalp kapakçık lezyonları yada başka organik kalp hastalıkları yada kısa sürede kalp yetmezliği yapacağı düşünülen bir süre önce geçirilmiş kalp hastalıkları,  Yüksek tansiyon (özellikle kontrol edilemeyen)  Bağışıklık sistemini zayıflatan kronik hastalıklar, 94

95  Berilyum modern endüstride yaygın kullanım alanına sahiptir.  Mesleki maruziyet, florasan tüp sanayi, seramik üretimi, berilyum medeninin çıkarılması vb durumlarda olmaktadır.  Akut berilyum hastalığı, doza bağlı olarak ağırlığı değişen üst hava yolları irritasyonu, bronşiolit ve akciğer ödemi tablosudur.  Kronik berilyum hastalığı ise AC dışı organları da tutabilen kronik granulomatöz bir hastalıktır (kliniği sarkoidoz gibidir). 95 BERİLYOZİS

96  Demir tozlarının depolanması sonucu ortaya çıkan pnömokonyoz türüdür.  Demir bazı cevherlerde silis ile birlikte bulunur. Buna karışık toz maruziyeti denir (Sidero-silikozis). 96 SİDEROZİS

97  Fibrotik reaksiyon çok zayıftır  Akciğerlerin temel anatomik yapısında önemli bir bozulma olmaz.  Hafif-orta derecede obstrüktif tipte solunum fonksiyon bozukluğu görülebilir.  Efor dispnesi en sık görülen belirtidir.  Ağır klinik tablo görülmez. 97

98  Spesifik tedavi yoktur.  Semptomatik tedavi uygulanır.  Maruziyet kesildikten yıllar sonra radyolojik bulgularda düzelme olabilir. 98

99 99

100 100 ILO - Pnömokonyoz opasitelerinin radyolojik sınıflaması

101 101


"Mesleki Solunum Sistemi Hastalıkları Doç. Dr. TEVFİK PINAR." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları