Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Haziran 2015. Geçtiğimiz Nisan ayı içinde ÖSYM’nin (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin) Tv’de reklamları vardı. İmtihana girecek öğrencilere hitap.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Haziran 2015. Geçtiğimiz Nisan ayı içinde ÖSYM’nin (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin) Tv’de reklamları vardı. İmtihana girecek öğrencilere hitap."— Sunum transkripti:

1 Haziran 2015

2 Geçtiğimiz Nisan ayı içinde ÖSYM’nin (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin) Tv’de reklamları vardı. İmtihana girecek öğrencilere hitap ederek: “EMEĞİNİZ EMANETİMİZDİR” diyorlardı. İnşallah öyle olmuştur… Geçtiğimiz onlarca yılda bu emaneti koruyamadıkları ortaya çıktı. Paralelci’lerin “soru çalıp, toplu kopya çekmelerine” engel olamadıkları gibi, içlerinde onlardan olup örgüte yardımcı olanları da olmuş… Sonuç mu? İmtihana katılanlar bilgilerine göre sıralanmadığı için hak etmeyenler üniversitelere girmişler… Örgütün daha önce üniversitelere yerleştirdikleri nasıl mezun oldular bilinmez ama, KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) kopyaları ile kamuya yerleştirildikleri,terfi ettirildikleri kesin… Geçtiğimiz Nisan ayı içinde ÖSYM’nin (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin) Tv’de reklamları vardı. İmtihana girecek öğrencilere hitap ederek: “EMEĞİNİZ EMANETİMİZDİR” diyorlardı. İnşallah öyle olmuştur… Geçtiğimiz onlarca yılda bu emaneti koruyamadıkları ortaya çıktı. Paralelci’lerin “soru çalıp, toplu kopya çekmelerine” engel olamadıkları gibi, içlerinde onlardan olup örgüte yardımcı olanları da olmuş… Sonuç mu? İmtihana katılanlar bilgilerine göre sıralanmadığı için hak etmeyenler üniversitelere girmişler… Örgütün daha önce üniversitelere yerleştirdikleri nasıl mezun oldular bilinmez ama, KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) kopyaları ile kamuya yerleştirildikleri,terfi ettirildikleri kesin…

3 Ülkemizdeki klasik masonların etkinliği azalınca yerine “kamuflaj içinde” yenisi devreye sokuldu. Görünürde bir hoca; “rüyalarını din gibi anlatıp taraftar toplarken”, kurduğu yapı da “hizmet için himmet” sloganıyla milli serveti ülke dışına taşıdı. “CIA” bu parayla dünyanın her tarafına “Türk okulu adıyla” kendi üslerini kurdu; bizlerde türkü okuyan iki zenci çocuk görünce sevindik... Aptalsan kandırılırsın... EVRİMLEŞMİŞ MASONLAR BİZ DAHA ÇOK “KOPYA” ÜZERİNDE DURALIM… KES KOPYALA YAPIŞTIR Örgütler gücünü “beyni yıkanmış taraftarlar”ından alır. Bu öyle bir beyin yıkama ki, kişi en yakınındakilere bile zarar verecek hale getirilir… Canlı bomba, kamikaze memur buna örnektir… Bazı örgütler için “önemli makamlar güç kaynağıdır ve oraların tutulması” gerekir. Taraftarın bu makamlara gelmesi için her yol kullanır. KPSS, lisan,TUS sınavlarında kopya vermek, sicil yükseltmek gibi... Örgüt, taraftarının kendisine faydalı olmasını ister. Bunun için de önünün açılması için ona yardım eder...Torpil, kopya vermek, evrakta sahtecilik bu yardımların klasik olanlarıdır... Kökleri eskilere dayanan “masonik yapılanmalar”; önde sadece “tabelası” olan, arkada kimlerin ne dolaplar çevirdiğinin herkesçe bilinmediği yapılardır. Üyelerini gizleyerek önemli mevkilere yerleştiren, böylece “siyaset - sermaye” üzerinde ağırlık oluşturan yapılardır. Bunların bir yerlere hizmetleri sebebiyle dış destekleri de vardır.

4 Yetkililer 2000'den itibaren yapılan sınavların şüpheli bulunduğunu kaydederken, Paralel Yapı'nın lideri Fethullah Gülen'in 2001'de yayımlanan "Fasıldan Fasıla 4" adlı kitabındaki bir ayrıntıya dikkat çekildi. Gülen'in kitabında yer alan "Rüyalar misal aleminden, kaderle alakalı levhaların yazılıp çizilip temaşamıza sunulan yansımalarıdır. Gözler bu aleme kapandığı an, öbür alemde cereyan eden hadiselerden çıkılır. İşte rüyaların cereyan ettiği bu aleme, mana alemi denebilir. Mesela, bazı kimseler, daha sonra kazanacakları bir başarıyı, çok öncesinden rüyalarında görebilmekte ve gireceği imtihan sorularını bütün ayrıntılarıyla müşahede edebilmektedir" şeklindeki açıklamanın örgüt tarafından talimat gibi algılandığı da iddia edildi. (Sabah ) SORULARIRÜYADAGÖREMEYİNCEÇALANLAR Bazı atasözleri kaba sapa olsa da tam yerine oturur. Örnek mi? “Hoca osurursa, cemaati de sıçar.” Not: Resimler internetten alıntıdır. Söz balonları bana aittir…

5 TERLEMEYİ (Çalışmayı) SEVMEYENLER Okula bilgi almak için değil de, bir üst okula gidebilmenin şartı olan “diploma” için gidenler; becerebiliyorsa kopya çekerler, rüşvet dağıtırlar, yakınlarının hatırlarını, örgütlerinin güçlerini kullanırlar. Çünkü; çalışmadıkları için çaresizdirler, bir şekilde not almak zorundadırlar. Bu zorunluluk onlara ahlâksızlığı meşrulaştırır. AĞUSTOS BÖCEĞİ Tembelliği anlatmakta kullanılan “ağustos böceği” hikayesini bilirsiniz. Hani bütün yaz gezip dolaşıp kış hazırlığı yapmayan böceğin çaresizlik hikayesini… Eğitimin önemini kavramamış öğrenciler tıpkı ağustos böceği gibi davranırlar; ders çalışmaya ayıracak zamanları yoktur; varsa yoksa oyun, eğlence, ders harici her şey… Böylelerinin kopya çabaları (adeta can simidine yapışmak gibi) bireysel hareketlerdir … KARINCA Karınca, çalışkanlığı anlatmakta kullanılan en iyi örnektir. O bütün yaz kış için hazırlanırken çevre şartlarından olumsuz da etkilenebilir… Bazı öğrenciler akıllı-zeki ve iyi niyetli olmalarına, çalışıp-çabalamalarına rağmen ezber kabiliyeti olmadığından bazı bilgileri almakta zorlanırlar ve eksiğini kopya ile tamamlamak isterler. Minik bir hatırlama kopyası onlara yeterli olur… Başkaları gibi yaptıklarıyla öğünmez, utanırlar... “Durumdan vazife çıkararak” kendilerini başkalarının önüne geçirmek isteyenler örgüt yapılanması içine girerler. Görünürde hedef “hizmet” gibi gösterilse de, arka planda “kişisel rant” itici güçtür. Diplomaya kolayca ulaşmayı, emeksiz makam mevki sahibi olmayı kim istemez… Kâinat imamları (!) “Yapın” dedikten sonra bunları tut tutabilirsen. Organizeli “toplu kopya” için her planı yapar ve uygularlar.

6 BALTANIN SAPI ODUNDAN YAPILIR KPSS tarihinin hiçbir döneminde 120 sorunun 120'sini doğru cevaplayan olmamışken 2010'daki sınavda (Paralel Yapı'nın soruları çalıp yandaşlarına dağıtması sonucu) tam 350 kişi 120 sorunun tümünü doğru cevaplamış. Bu 350 kişinin 70'i karı koca ve 23'ü akraba, 52'si ise aynı adreste veya aynı apartmanda oturuyor... Bu rakamlar taşan fosseptik çukurunun kapağının kaldırılmasıyla karşılaşılan ilklerdir; bakalım çukurdan daha neler neler çıkacak? Zaman içinde göreceğiz... ● ● Paralel Yapı soruları çalmış ve elemanlarına dağıtmıştır. Çalanlar, dağıtanlar, kullananlar haksız rantlar kazanırken; yıllarca bu imtihanlar için hazırlanan on binlerce adayın hakları yenmiş ve umutları sönmüştür. Kul hakkı diğer haklara benzemez... “Mazlumun ahını almak” hayır getirmez... ● ihanet ortakları ● Örgüt rantı yiyenler; neden-niçin demeden “imamlarının(!)” emirlerine uyarlar. Ya bu imamlar içlerine sızmış ajanların dediklerini “hizmet adına” yapıyorlarsa; hayır mı? Gizli örgütlerde kimse bir üstekini bilmez, milliliğini ölçemez.Tarihin çöplüğü “Biz biliyorduk” diyen “ihanet ortakları”yla dolu. ŞEFFAF ÖRGÜTLER OLSA OLSA HATA YAPAR, GİZLİ OLANLARI İSE İHANET...

7 Haram: "İslâm'ın; yapılmasını, kullanılmasını, yenilip içilmesini kesin olarak yasak ettiği şeylere/eylemlere" denir. Örnek: Örnek: İçki içmek, kumar oynamak, zina etmek, hırsızlık yapmak, yalan söylemek, gıybet ve iftirada bulunmak, gayrimeşru yoldan temin etmek, başkasının hakkını gasp etmek (kul hakkına tecavüz) gibi... ● ● Kopya çekmek, gayrimeşru yoldur. ● ● Soru çalmak, başkalarının hakkını gasptır. PİŞKİNLİKTE AHLÂK DIŞIDIR AYNI SAYFADA OKUYUCU YORUMU: Zaman gazetesinden adiliğin bu kadarı! Kopya çektik demiyorlar “kopya çekmek yasak değildi” diyorlar… SUÇ DEĞİL DE HARAM DA MI DEĞİL? haram da mı değil? “Paralel devlet yapılanmasının sözcüsü olduğu iddia edilen Zaman gazetesi ve Bugün gazetesi, söz konusu savunmaları, "KPSS kumpası hukuken çöktü" başlığıyla haberleştirdi. Sosyal paylaşım sitesi Twitter kullanıcıları, soru hırsızlarının savunmalarını eleştirerek, "Suç değil de haram da mı değil?" ifadelerini kullandılar.” (Alıntı) HARAM NEDİR? ÖRGÜTÜN MEDYA KOLUNDAN ÖRTÜLÜ DESTEK İnternetten alıntı: Haram yemek, diğer haramların yolunu açar.

8 BAŞKALARININ BİREYSEL KOPYAYA BİLE TAHAMMÜLÜ YOKKEN Başka ülkelerde bireysel de olsa kopyayı engellemek için çeşitli önlemler alınırken; bizde, sorular kaynağından yetkililerce çalınmış ve örgüte verilmiş; hem de sadece KPSS’de değil, tüm imtihanlarda... Bir kamu kurumunda (Türkiye’de) Amerikalı profesörle birlikte çalışıyorduk. Bir gün birlikte otururken kapıdan içeri oğlu girdi. “Baba beni çağırmışsın.” “Oğlum imtihan soruların geldi. Hazırsan seni imtihan edeceğim.” “Hazırım…” Profesör baba çekmecesinden büyük bir zarf çıkardı ve açtı. “Karşı masaya otur ve soruları cevapla. İmtihan süren şu kadar.” Böyle bir olayla ilk defa karşılaşıyordum. Sonucu merak ettiğim için bahanelerle birlikteliği uzattım. Babanın belirlediği zaman dolunca; oğlu evrakları verdi ve odadan çıktı. Baba, benden biraz zaman istedi ve evrakları tekrar büyükçe bir zarfa koydu. Zarfın ağzını itina ile kapattı ve üzerini yazdı. Müstahdemi çağırdı ve biraz da para vererek zarfı postaya vermesini istedi. Hayretler içindeydim, dayanamadım sordum: “Ben yokken oğlunuzla birlikte soruları cevaplandırıp, yüksek not almasını sağlayabilirdiniz. Bunu niçin yapmadınız?” Verdiği cevap hiç aklımdan çıkmıyor. “Ben her zaman onun yanında olmayacağım. Oğlumun neyi bilip bilmediğini verdiği cevaplarla öğretmeni ölçecek, eksikliklerini giderecek. Ona not değil bilgi lazım.” Bir kamu kurumunda (Türkiye’de) Amerikalı profesörle birlikte çalışıyorduk. Bir gün birlikte otururken kapıdan içeri oğlu girdi. “Baba beni çağırmışsın.” “Oğlum imtihan soruların geldi. Hazırsan seni imtihan edeceğim.” “Hazırım…” Profesör baba çekmecesinden büyük bir zarf çıkardı ve açtı. “Karşı masaya otur ve soruları cevapla. İmtihan süren şu kadar.” Böyle bir olayla ilk defa karşılaşıyordum. Sonucu merak ettiğim için bahanelerle birlikteliği uzattım. Babanın belirlediği zaman dolunca; oğlu evrakları verdi ve odadan çıktı. Baba, benden biraz zaman istedi ve evrakları tekrar büyükçe bir zarfa koydu. Zarfın ağzını itina ile kapattı ve üzerini yazdı. Müstahdemi çağırdı ve biraz da para vererek zarfı postaya vermesini istedi. Hayretler içindeydim, dayanamadım sordum: “Ben yokken oğlunuzla birlikte soruları cevaplandırıp, yüksek not almasını sağlayabilirdiniz. Bunu niçin yapmadınız?” Verdiği cevap hiç aklımdan çıkmıyor. “Ben her zaman onun yanında olmayacağım. Oğlumun neyi bilip bilmediğini verdiği cevaplarla öğretmeni ölçecek, eksikliklerini giderecek. Ona not değil bilgi lazım.” BAŞKALARI AKILSIZ MI?

9 BİLGİ LÂZIMSA, BUNUN YOLU “TERLEMEK”DEN GEÇER… Eğitim insanın; bedeni, ruhi, ahlâki, siyasi, sosyal, ekonomik, teknik ve ilmi gelişimini sağlayan; kendine, topluma ve doğaya faydalı olmayı hem de onlardan faydalanmasını temin eden planlı ve programlı yapılan çalışma sürecidir. Bu süreçte; aile, sokak, okul ve medya pozitif veya negatif rol oynar… ● ● Okul, kurs vb. eğitim faaliyetlerinin sonunda katılımcının verilenlerden ne kadarını alabildiğinin (diplomayı hak edip etmediğinin) yazılı veya sözlü ölçülmesi… ● ● Bir kurum veya kuruluşa girmek isteyen adaylar arasında bilgi-beceri sıralaması için yapılan işlemlerin her biri… ● SADECE OKULLU OLMAK DİPLOMAYI HAK ETTİRMEZ. ● SADECE DİPLOMA İŞ GARANTİSİ SAĞLAMAZ. ● BUNLAR İÇİN “İMTİHANLARI BAŞARMAK” GEREKİR. EĞİTİLMEMİŞ BEYİN “KÖLE”, EĞİTİLMEMİŞ BEDEN “IRGAT” OLUR. BİR BAŞKA AÇIDAN İMTİHAN Dünyada yaşamış olmak, cenneti garantilemez; ahiret imtihanına da hazırlanmak gerekir.

10 İÇ İÇE HALKALAR CIA ve MOSSAD, bir cemaatin içinde “Paralel Yapı” kurarda onu kullanmaz mı? "İslam ülkelerine baktığımız zaman, bütün umudun Türkiye'de olduğunu, Türkiye'nin, özellikle Ortadoğu bağlamında, tartışılmaz önemde bir işlevi olduğunu görüyorum. Ben, yeryüzünü kurtaracak hareketin ancak ve ancak Türkiye'den başlayacağına inanıyorum ve gençlerimize hep umutla bakıyorum. Batıcılar, işte bunun için Türkiye'nin ilerlemesini durdurmak, birliğimizi bozmak amacıyla bütün dünyada tuzaklar kurmaktadırlar. Fakat inşallah bunların hiçbiri bizi etkilemeyecektir..." (Basın ) Kopya olayına karışmak Müslümana yakışmaz... “Kâinat imamı(!)”nın örgütüne yakışıyor ki yapıyorlar... Kopya işini organize edenler okul çocukları değil de makam mevki sahibi kocaman adamlar olunca, ortada günahtan başka sorunlar var demektir. Anlıyoruz ki; yapılanlar “soru satmak” için değil, masonik yapılanmanın taraftarlarını kamuya yerleştirmek. Yerleşince ne olacak? Dinlemeye dayalı şantajlar, kumpasa dayalı sindirmeler, himmet adı altında haraç toplamalarla daha da güçlenmek... Birileri Başbakan’ı, güvenlik kurullarını, Enerji Bakanlığı’nı, Dışişleri Bakanlığı’nı niçin dinler ki, koleksiyon için mi? Yoksa, kucaklarına oturduklarına “bilgi servisi” yaparak minnet borçlarını mı ödüyorlar? İçinde yaşadığı milleti pazarlamak; bu ne hainlik... Binlerce insan niçin dinlenilir, odalarına gizlice kamera konulur; bu ne ahlâksızlık?... Böyleleri niçin sahiplenir; bu ne gaflet?... Nuri Pakdil ( Hollanda'daki konferansından alıntı): Alıntı: Haber7. COM ( )

11 YERLİ UŞAKLARIYLA KABUS GİBİ ÜZERİMİZE ÇÖKMEK İSTEDİLER Yüz yıldır uyuyan Anadolu insanının yüzünü “tarihine” çevirmesi, onun ümmetiyle temasa geçmesini doğurdu. Bu temas / barışma, başta ABD ve İsrail olmak üzere emperyalistleri ürküttü. Nasıl ürkmesinler ki, bahis konusu Türkiye’nin ayağa kalkıyor olması... Hemen ön kesmek için yıllardır örgütledikleri masonik yapılarla saldırıya geçtiler. Saldırılardan son ikisi Gezi Olayları ve Aralık Paralel Darbesi’dir. Bu saldırılarla yönetimi deviremediler ise de ekonomiye zarar verdiler.( = 220 Milyar dolar) TARAFTARLARINA MASAL ANLATMAYA DEVAM EDİYORLAR Bu millet aldatılmayı affetmez. Her geçen gün zemin ayaklarının altından kayıyor. Taraftarlıktan ve/veya sempatizanlıktan ayrılmayı durdurmak, en azından yavaşlatmak için medyalarını kullanarak “karalama stratejisi” uyguluyorlar. Bunu yaparken de “milli olan her şeye çamur atıyorlar”... Atalarımız “Sen eşek olursan semer vuran çok olur” demiş. Bakalım sempatizanlar bu semercilere daha ne kadar inanacaklar? PARALELCİLER HOROZLANMAYI SEÇTİLER Paralelcilerin son yaptıkları onların “milliliklerinin” sahte olduğunu gösterdi. Kısacası; peruk düştü, kel göründü. “Foyaları ortaya çıkan” ekip kuyruğu dik tutmak adına Diyarbakır’da PKK ile görüşürken, adliyede de kamikaze çıkışları yapıyor. Yani; “Biz bitmedik” horozlanması yapıyor. BİTİRİRKEN BÖCEK EZER GİBİ OLMAMALI Cemaati ele geçirip “dışarının kirli senaryolarını” uygulayan “Paralel Yapı” acilen çökertilmelidir. Bu mücadele sadece siyasete bırakılmamalıdır. İmkânı olup da mücadele etmeyenler de bu işin vebalini taşırlar... Mücadelede “yaş ile kuru” ayrılmalıdır. Onlar gibi kumpas kurmak bize yakışmaz... Helal olan mücadeleye haram metotlar karıştırmamalıdır. “Kim kötü ve çirkin bir iş görürse, onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa, diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.” derecesidir.”(Hadis)

12 Faydalandıklarıma teşekkürlerimle... Haziran 2015


"Haziran 2015. Geçtiğimiz Nisan ayı içinde ÖSYM’nin (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin) Tv’de reklamları vardı. İmtihana girecek öğrencilere hitap." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları