Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN DAVRANIŞ SORUNLARI PSİKOLOJİK DANIŞMAN VE REHBER ÖĞRETMEN EBRU AYAN.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN DAVRANIŞ SORUNLARI PSİKOLOJİK DANIŞMAN VE REHBER ÖĞRETMEN EBRU AYAN."— Sunum transkripti:

1

2 ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN DAVRANIŞ SORUNLARI PSİKOLOJİK DANIŞMAN VE REHBER ÖĞRETMEN EBRU AYAN

3 ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN DAVRANIŞ SORUNLARI VE YAKLAŞIM YÖNTEMLERİ 1.Tikler 2.Tırnak Yeme-Parmak Emme 3.Kekemelik 4.Yalan Söyleme 5.Korkular 6.Saldırganlık 7.Aşırı Hareketlilik 8.Dikkat Eksikliği 9.Utangaçlık 10.Çalma Davranışı 11.Kardeş Kıskançlığı 12.Altını Islatma 13.İnatçılık

4 TİKLER Tikler sıklıkla yüz, omuz ve boyun kasları gibi belirli kas gruplarında, özellikle gerginlik anında ya da boş kalındığında ortaya çıkan, devamlı tekrarlanan, hareket ya da ses çıkarma şeklinde görülen istem dışı hareketlerdir. Göz kırpma, yüz kırıştırma, omuz atması, dudak hareketleri, geniz temizleme tiklere örnek olabilecek hareketlerdir.

5 NEDENLERİ * Çocuğun her hareketine müdahale edilen, aşırı baskılı ve otoriter bir ev ortamı ve aşırı kontrolcü ve titiz annelerin, çocuklarında daha sık görülmektedir. * Kıyaslama yapma, * Kardeş kıskançlığı, * Ortaya çıktığı bölgenin ya da organın uzun süren rahatsızlığı (örn; uzun süren burun akıntısı sonrasında burun çekmenin tik haline gelmesi) gibi faktörler etkili olabilmektedir. * Çabuk endişeye kapılan aşırı duygusal, sıkıntıları içine atan, ürkek ve çok titiz olan çocuklarda tikler daha uzun süre devam etmektedir. Genellikle erkek çocuklarında daha fazla görülür. Yorgunlukla ya da stresle sıklığı ve şiddeti değişebilir. ÖNERİLER * Çocuğa sevildiği hissettirilerek kendine güven duygusu geliştirmesi sağlanmalıdır. * Çocuğu başkalarıyla kıyaslamaktan ve eleştirmekten kaçınılmalıdır. * Çocuğu sürekli ikaz edip bu tiki yapmaktan vazgeçmesini istemek, sert tepki göstermek tiklerin devam etmesine ya da yeni tikler oluşmasına yol açabilmektedir. Çocuğun tikleri nedeniyle azarlanması ve arkadaşları tarafından alay edilmesi ciddi zararlar verebilir. Okula devam etmek istemeyebilir.

6 TIRNAK YEME

7 Bu davranış gerilim,taklit,rastlantı,aşırı baskı,kendine güvensizlik gibi birçok değişik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Okulda yaşanan önemli bir olay Ders başarısızlığı Arkadaşlar ile yaşanan sıkıntı Öğretmeni ile yaşadığı bir gerginlik Travmatik etkisi olan bir yaşam olayı Ev veya okul ortamında bulunan gergin ortam Anne baba arası tartışma veya ev içi şiddet Önemli bir yaşam olayı; kardeş doğumu, taşınma, ebeveyn kaybı, boşanma gibi. Sınavlar, sınav öncesinde yaşanan yoğun tempo Korkular

8 Düzeltilmesi için; En etkili yöntem tırnak yemenin ve ısırmanın çok kötü bir alışkanlık olmadığı ve bunu isteyenlerin kolaylıkla terk edebilecekleri anlatılmasıdır. Bu alışkanlık hala devam ediyorsa; Kendine güven oluşturma,boş zaman uğraşıları,bir başka davranışa yöneltme vb. eğitsel ve sosyal çalışmalara yer vermek yararlı olacaktır. Parmak ve tırnağa acı fakat zararsız bir sıvı sürülebilir. Bu hem hatırlatıcı ve hem de tırnağını ağzına götürdüğü zaman acı ile birleştiğinde terk etmeye yardımcı olabilir. Çocukları başarılarından dolayı ödüllendirme bazı durumlarda yarar sağlayabilir. Ancak bunun kısıtlı ve uygun şekilde kullanılması gerekir. Aksi takdirde çocuk yeni ödüller almak için bunu kullanabilir. Çocuğun kendi tırnak bakımıyla uğraşması da yararlı olabilir.

9 PARMAK EMME

10 Anne rahminde öğrenilen ve bebeğin doğuştan sahip olduğu en güçlü reflekslerden biri emmedir. Doğduktan sonra da ilk bir yıl (oral dönem) çevresini ağzıyla keşfetmeye başlar. Çevreyi keşfe çıkmış olan bir bebeğin en doğal davranışı emme davranışıdır. Parmak emme, normal çocuklarda herhangi bir psikopatolojik etken olmaksızın 3- 4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur. NEDENLERİ: İlgi sevgi güven ihtiyacı Çocukta gerginlik yaratan durumlar Kardeş kıskançlığı (regresyon) Utanma ve sıkılma Memeden erken kesilme (fiksasyon) Diş etlerinin verdiği rahatsızlık

11 ÖNERİLER: Nedenlerinin belirlenmesi, ihtiyacın giderilmesi Çocuğa ilgi sevgi gösterilmesi Baskıcı, azarlayıcı bir yaklaşım izlenmemesi Telaşlanmadan çocuğa bunun bebekçe bir davranış olduğunun açıklanması Davranışı görmezden gelinerek başka şeylerle uğraşmasını sağlamak (dikkatini başka yöne çekmeye çalışmak) Kardeş kıskançlığı söz konusu ise durumun anlaşılır bir dille açıklanması Alışkanlığı tersine çevirme adımları

12 ALIŞKANLIĞI TERSİNE ÇEVİRME ADIMLARI Rahatsızlıkların Gözden Geçirilmesi Farkındalık Eğitimi-Ortaya Çıktığı Durumları Saptama Alternatif Tepki Düzeltici ve Önleyici Tepki Bağlantılı Davranış Gevşeme Çalışması Toplumsal Destek Deneme Kayıt

13 Takıntılı Hareket Yerine Ne Yapmalı? Takıntılı Alışkanlık Alternatik Alıştırma Parmak Emme Yumruk sık Tırnak Yeme Eşyayı tut Kirpik-kaş yolma Eşyaları tut Kafa sallama-boyun Boynunu kas kükürdetme

14 KEKEMELİK

15 Kekemelik yedi yaşından önce ortaya çıkan bir konuşma bozukluğudur. Seslerin, hecelerin ve kelimelerin söylenmesinde istemsiz, sessiz tekrarla beliren konuşma akıcılığı sorunudur. Ani korku ve korkutmaların kekemeliğin başlamasında rol oynamaktadır. Evde yalnız bırakılma, babanın kayışla dövmesi,sünnetten korkma,bir kazaya tanık olma vb… Küçük yaşlarda çocuğun yaşadığı psikolojik problemler örneğin; ayrılık kaygısı, bastırlımış istek,korku ve çatışmaların kekemeliği arttırıcı faktörler olduğu tespit edilmiştir. Çevre yoksunluğunun olması da kekemeliğin sürekliliğini artırmaktadır. Aşırı titiz, kuralcı, beklentileri yüksek olan, aşırı baskıcı anne baba tutumu sergileyen ailelerde kekeme çocukların daha çok olduğu görülmüştür.

16 Tanı için hastaneye başvurmalıdır. Sabırla onu dinleyin konuşmasını “olay” yapmayın. Bazı kelimeleri söyleyememek takılmak ona çok sıkıntı verebilir.Bu durumda hafifçe gülümseyerek “bu kelime uğraştırdı seni” bazen zor oluyor değil mi?” gibi sözler söyleyin.Bu gibi sözlerle onun çabasını fark ettiğinizi ve kekelediği için onu suçlamadığınızı ifade edin. ”Daha yavaş konuşursan kekelemezsin”, “yüzünü öyle yapma” gibi suçlayıcı etkileri olabilecek olumsuz ifadelerden kaçının. Yaşadığı konuşma güçlüğü hakkında duygularını onunla konuşmaktan çekinmeyin. Herkesi bazı güçlükleri olabileceğini ifade edin. Çocuğun nasıl söylediğinden çok ne söylediğini dikkatle dinleyin, konuşmaya müdahale etmeden göz ilişkisini sürdürün. Çocukla konuşurken kısa, kurallı ve basit cümleler kullanın, ifadeler açık ve kolay anlaşılır olsun. Siz konuştuktan sonra, çocuğun size cevap verebileceği yeterli zaman tanıyın

17 YALAN SÖYLEME

18 Gerçek ve gerçek üstü olayları birbirinden ayırt edememe, (3-5 yaş çocuğunun hayal gücü çok geniş olduğu için anlattıkları yalan söylemek olarak değerlendirilmeyebilir) yetişkinlerin (anne-baba)gerçeği söylediği zamanki sert tutumları, sevgi ve ilgi eksikliği, anne-babayı örnek almak vb. nedenlerden kaynaklanır. Bu davranışın giderilmesine yönelik baskı kullanmamak,başaramayacağı şeyleri onlardan istememek,başkalarıyla karşılaştırmamak,iyi model olmak,doğru ifadeleri ödüllendirmek,gösterilecek temel davranış olmalıdır.

19 ÇOCUĞUN YALAN SÖYLEMESİNİN NEDENLERİ Uygunsuz davranışların ebeveynden veya otorite sahibi kişilerden gizleme, kendisini suçsuz çıkarmaya çalışma Anne- babayı hayal kırıklığına uğratmaktan kaçınma Arkadaşlar arasında kabul görmeye çalışma İmkansız talepler altında ezilmekten kaçınma Anne ve babayı örnek alma Yalan söylemenin iyi görülmesi Özlem duyulan konular için yalan söyleme İlgisiz anne baba tutumu Sosyo-ekonomik gelir düzeyi Benlik saygısını koruma isteği

20

21 Çocuğun yalan söylediğini fark edildiğinde, onun doğruyu söylemediğini anladığınız belirtilmeli. Ancak onu cezalandırmak yerine: “Bana yalnızca doğruyu söylemeni istiyorum. Ben de sana yalnızca doğruyu söylediğime göre, birbirimize her zaman inanabiliriz.” Soğukkanlı kalıp yalanın türü ve nedenleri anlaşılmaya çalışılmalı. Kendi davranışlarımızla çocuğa model olmalıyız. Farkında olarak ve ya olmayarak ona öğretilenler gözden geçirilmeli. Çocuklar kapasitesi dışında görevler için suçlanmamalıdır. Çocuğa doğruyu söyleme konusunda cesaret verilmelidir.

22 KORKULAR Korkuya neden olan durumların ortadan kaldırılması,ortamdan uzak tutulması,olay ve nesneler hakkında sağlıklı bilgilendirme yapılması,sistematik duyarsızlaştırma vb. yöntemlerinin kullanılması yararlı olacaktır.

23 SALDIRGANLIK Öfke,nefret,kıskançlık, hakim olma,kendine aşırı güven veya güvensizlik,gelecekten umutsuzluk,sosyal değerlerde çöküş,sosyalleşmeme,sevgi yoksunluğu,olumsuz model,taklit,karşıt tepki,bazı organik yetersizliklerin telafi edilmesi gibi birçok değişkenlerden kaynaklanmaktadır. Bu davranışın önlenmesi veya azaltılması, çoğu zaman yaşam ortamlarının caydırıcı olmasıyla mümkündür.Yine de yanlış model olmama,aşırı eleştirmeme,fiziksel ceza uygulamama,çocuğa değer verici tutum gösterme,çalışmaya ve işbirliğine yönlendirme,sosyal ilişkiler geliştirme,sorumluluk verme,duygularla yüzleştirme gibi yollara başvurmak uygun bir yöntem olacaktır.

24 AMERİKAN PSİKİYATRİ BİRLİĞİNİN TANIMLADIĞI BELİRTİLER Dikkat Eksikliği Belirli bir işe ya da oyuna dikkatini vermekte zorlanır. Dikkati kolayca dağılır. Dikkatsizce hatalar yapar. Başladığı işi bitiremez. Kendisiyle konuşulurken dinlemiyormuş gibi görünür. Görev ve etkinlikleri düzenlemekte zorlanır. Yoğun zihinsel çaba gerektiren işleri yapmaktan kaçınır (ev ödevi, okul aktiviteleri gibi). Etkinlikler için gereken eşyaları kaybeder. Günlük etkinliklerde unutkandır.

25 Hiperaktivite/Dürtüsellik Eli ayağı kıpır kıpırdır. Oturduğu yerde duramaz. Gereksiz yere sağa sola koşuşturur, eşyalara tırmanır. Sakince oynamakta zorlanır. Sürekli hareket eder, sanki motor takılmış gibidir Çok konuşur. Sorulan soru tamamlanmadan cevap verir. Sırasını beklemekte güçlük çeker. Başkalarının sözünü keser ya da oyunlarında araya girer. AMERİKAN PSİKİYATRİ BİRLİĞİNİN TANIMLADIĞI BELİRTİLER

26 Dikkatsizlik veya hiperaktivite belirtilerinden herhangi birinden altı veya fazlası çocuğunuzda varsa Çocuk Psikiyatrisi uzmanına başvurmalısınız

27 Belirtiler Ne Zaman Ortaya Çıkar? Çoğunlukla 3 yaşından sonra kendini belli etmeye başlar. Okulun ilk senelerinde okul, arkadaş ve öğrenme sorunları ile dikkati çekerler. Bazılarında bebeklikte uyku, yeme düzensizlikleri ve beklenenden daha huzursuz olmaları görülebilir.

28 AŞIRI HAREKETLİLİK Aşırı hareketlilik yerinde duramama, itaatsizlik, aşırı merak,dikkat dağınıklığı ve ilgilerin uçuculuğu şeklinde kendini gösterir.Bu rahatsızlık çoğu zaman organik nedenlerden ileri geldiği için, giderilmesi içinde tıbbi tedaviye yönlendirmek,doktor önerisiyle gerekiyorsa sakinleştirici ilaç kullandırmak yararlı olacaktır.Ev ve aile ortamında ise; hareketli, gürültülü,dikkat çekici ortamlardan uzak tutmak,gurup oyunlarına yönlendirmek,hobi oluşturmak,dikkat yönlendirmek,enerjiyi yararlı başka işe yönlendirmek ve dinlenme eğitimi yapmak yararlı olacaktır.

29 DİKKAT EKSİKLİĞİ Bu durum bir konu üzerinde dikkatini toplayamama,ilgilerdeki dağınıklık,uyarıcılara kayıtsız kalma,kas kontrolüne sahip olamama şeklinde kendisini gösterir.Merkezi sinir sistemi bozuklukları,hormonal dengesizlik,genetik yapı,ateşli hastalık geçirme,yanlış ilaç kullanma,varsa özürün yan etkisi ve aşırı kaygı bu rahatsızlığın nedenidir.Bu rahatsızlığın giderilmesinde elektro şok,ilaç tedavisi vb. tıbbi veya psikoterapi yardımları alınmalıdır. Okul ortamında ise,sosyal ve psikolojik baskıların azaltılması,oyun odası ve oyun terapisi,formal ve karmaşık işlerden uzak tutulması sağlanmalıdır.

30 ÇALMA DAVRANIŞI

31 NEDENLERİ: Mülkiyet kavramının öğretilmemiş olması Çocuğa sınırların çizilmemiş olması Okul kurallarına uyma bilincinin gelişmemiş olması Okulda sosyal bir gruba kabul edilme isteği Kendisine ilgisiz davranan ana-babasının ilgisini çekmek. İhtiyacı olmadığı halde alma isteğini bastıramaması. (kleptomani) Maddi yetersizlikler sonucu ihtiyacı karşılama gereksinimi Sevgi yoksunluğu karşısında aileden öç alma isteği Ailelerin yanlış/hatalı yetiştirmesi (Mülkiyet kavramı, başkasının haklarına ve mallarına saygı göstermesi gerektiği zamanında öğretilmemiştir.) Ailenin aşırı baskısı sonucu çocuğun ana-baba otoritesine karşı gelme amacı Olumsuz arkadaş gruplarındaki akran baskısı Çevresindeki olumsuz rol model ile özdeşim kurma Çocuk esirgeme yurtları, yatılı okullarda fazla görülmesi (ilgi sevgi yoksunluğu)

32 Okul öncesi dönemde çocuk genellikle merak sonucu beğendiği eşyayı almak ister bu yüzden büyük bir tepki verilmemelidir. Bu davranışının deşifre edilmemesine özen gösterilmelidir. Artık sana güvenmiyorum gibi ifadeler kullanılmamalıdır. Verilebilecek en güzel tepki; bu oyuncak sanırım yanlışlıkla sende kalmış arkadaşın da oyuncağının kaybolduğunu sandığı için çok üzülmüştü ve her yerde bunu arıyor. İstersen birlikte verelim arkadaşın mutlu olsun. Mülkiyet kavramını öğretme İzin istemeyi öğretme Davranışın nedenini (Çocuğun ihtiyacını) belirleme Bireysel ve toplumsal haklara saygı göstermeyi öğretme Çocuğun haklarına saygı göstererek model olma Düzenli harçlık verme Soğukkanlı, dengeli ve tutarlı bir tutum Teşhir etmeme, etiketleme Davranışı göz ardı etmeme, takip etme

33 UTANGAÇ ÇOCUKLAR

34 Onu rahat bırakarak, yavaş yavaş dengesini bulmasına fırsat verilebilir. Çocuğu hatalı davranışları karşısında ayıplayarak utandırmak, özelliklede başkalarının yanında bunu yapmak utangaçlığı daha da arttıracağı için bu konuda çok dikkatli olunmalıdır. Konuşması veya yaşıtlarıyla oynaması konusunda ısrar etmeyin. İstediğini ve hoşlandığı bir şeyi yapma konusunda serbest bırakmak çocuğu rahatlatır. Topluluk önünde hissettiği kaygı düzeyini azaltabilmek amacıyla sınıfta yapacağı sözlü sunusunu rahatça anlatana kadar önce size sunması rahatlatıcı olabilir. Önce çok büyük bir grup yerine bir arkadaşıyla grup çalışması yapmasını ayarlayın. Bu kişiyle toplumsal bir ilişki kurmanın faydasını yaşayacaktır. Özellikle iyi olduğu becerilerde başka bir çocuğa yardımcı olması için görevlendirin Panoya resim yerleştirme gibi sınıf içi sorumluluklar verilmesi kendini ortama ait ve işe yarar hissetmesini sağlayacaktır. Kendini bilgili hissettiği bir konuda öğretmen tarafından sınıfta soru sorulması, cevaplarsa sınıf önünde takdir ve tebrik edilmesi kendine güven duymasına yardımcı olur.

35 BELİRTİLERİ

36 PSİKOMOTORFİZYOLOJİKBİLİŞSELDUYGUSAL Geri çekilme ve pasiflik Hızlı kalp atışıKendisiyle, başkalarıyla, ya da durumla ilgili olumsuz düşünceler geliştirme Kendi farkındalığıyla ilgili acı çekme Göz temasından kaçınma Ağız kuruluğuDeğerlendirilmekten korkma ve başkaları tarafından aptal bulunma korkusu Utanç duyma Korku duyulan ortamlardan kaçınma Soğuk terleme ya da titreme Endişe ve mükemmeliyetçilik Düşük özsaygı Alçak sesle konuşmaKarın ağrılarıSosyal etkileşimler sonrasında kendi kendini suçlaması Üzgün olma hali Vücut hareketinin ya da ifadesinin çok az olması ya da abartılı biçimde gülme Baş dönmesi ya da baygınlık hissetme Kendisinin zayıf başkalarının güçlü olduğuna dair olumsuz inançlar geliştirmesi Yalnızlık Konuşma akıcılığında bozukluk Kendisini ya da durumunu gerçek dışı hissetmesi Ben yetersiz ve etkileyici değilim düşüncesi Depresyon Sinirli davranışlar el ya da yüzle oynama Kontrolü kaybetme, delirme ya da kalp krizi geçirme korkusu Sosyal ortamlara dair yanlış inançları Kaygı

37 BELİRTİLERİ OKUL DIŞINDA Konuşacak konu bulmakta güçlük çekiyorsa, Topluluk önünde konuşmaktan kaçınıyorsa, Etkinliklerde genellikle rahat değilse Kendini baskı altında hissediyorsa, Yeni ortama girmeyi reddediyorsa, Yeni tanıştığı insanlara karşı ürkek davranıyorsa, Yetkili biriyle konuşurken bir isteğini belirtmekte zorlanıyorsa, Karşı cinsten kişilerle konuşurken utangaç davranıyorsa, Bir şey ödünç isterken ya da ödünç verdiğini geri isterken zorlanıyorsa, Hata yapmaktan korkuyorsa Sosyal yeterliliği konusunda kuşkuları varsa, Duygularını açmakta güçlük çekiyorsa

38 OKULDA Çoğu zaman istemediği halde başkalarının isteklerine boyun eğiyorsa, Yapmadığı bir şey yüzünden başı derde girdiğinde bu konuda konuşmak istemiyorsa, Öğretmen ya da arkadaşlarıyla konuşurken göz kontağı kurmuyorsa, Derste soru sormuyor sorulara cevap vermekte isteksiz davranıyorsa, Grup çalışmalarında karın ya da baş ağrısı gibi fiziksel rahatsızlıklardan yakınıyorsa, Öğretmen çağırdığında çok kaygılanıyorsa, Liderlik rolü alma konusunda direnç gösteriyorsa, Genellikle yalnız kalmak istiyorsa utangaç-lığın bir sorun haline geldiğinden şüphe edilebilir.

39 ANNE BABAYA ÖNERİLER Anne baba çocuğu sıkmayarak, yavaş yavaş dengesini bulmasına fırsat vermelidir. Özellikle iyi olduğu becerilerde başka bir çocuğa yardımcı olması için öğretmeniyle görüşülebilir. Dışa dönük davranışlar yüreklendirilmelidir. Çocuğun ilgisini ya da merakını çekecek ortamlar yaratmak, spor, park, kurs gibi sosyalleşmesine imkan sağlayacak seçenekler sunmak önemlidir. Anne baba çocuğa ihtiyaç duyduğu desteği sağlamalıdır. Çocuğu hatalı davranışları karşısında utandırmak, özelliklede başkalarının yanında bunu yapmak utangaçlığı daha da arttıracağı için bu tür davranışlardan uzak durulmalıdır

40 Çocuğa iletişim becerileri öğretilerek, kendi başına ilişkiler kurmasına fırsat verilmelidir. Sebebi ne olursa olsun çocuğun korkuları hafife alınmamalıdır. Korkulan durumlarda ne yapması gerektiği oyun şeklinde öğretilmelidir. Çocuğun konuşmaktan ve cevap vermekten çekindiği durumlarda onun adına konuşmaktan kaçınılmalıdır. Kendine güven eksikliği söz konusuysa, koşulsuz kabul ve sevgi göstermek çocuğun reddedilme korkusunu yenmesine yardımcı olur ve kendine güven duymasını sağlar. İlgi alanları ve hoşlandığı şeyler desteklenmelidir. Çocuğa başarılı olabileceği durumlar yaratılmalıdır. Çocuğun hangi konuda başarılı olabileceğini belirlemek ve onu bu alana yöneltmek gerekir.

41 Anne babanın etkili iletişim kurarak çocuğa model olması gerekir. Anne babalar çocuklarının oyunlarına katılmalı, çocuklarının diğer çocuklarla oynayıp arkadaşlık kurmalarına ortam hazırlamalıdır. Aile ritüelleri çocuğun pratik yapacağı ortamlardır. Çocuğun topluluk önünde hissettiği kaygı düzeyini azaltabilmek amacıyla önceden provalar yapması sağlanabilir. Yapmak istediği şeylerin listesi beraberce yapılabilir Çocuk etiketlendiği takdirde bunu yansıtmaya başlayabilir.

42 Altını Islatma (Enürezis)

43 TANIMI VE ÖZELLİKLERİ Altını ıslatma olarak literatürde enüresiz olarak geçmektedir.Cinsiyete, yaşa, ülkelere, sosyo- ekonomik duruma göre değişme göstermektedir. Erkek çocuklarında kızlara oranla iki kat daha fazla görülmektedir. Ergenlik çağına gelince çocukların büyük bir bölümünde kendiliğinden kaybolur. % 1 oranında erişkin yaşa kadar devam eder. Özellikler Enüresiz 4 şekilde görülür: Yalnız gece altını ıslatanlar Yalnız gündüz altını ıslatanlar Hem gece hem gündüz ıslatanlar Ara sıra altını ıslatanlar

44 NEDENLERİ 1. Fiziksel nedenler Derin uyuma Ayakların bel kısmını üşütülmesi İdrar yollarında enfeksiyon 2. Genetik nedenler Enüresiz çocukların çoğunluğunun birinci derece akrabalarının da eskiden enüretik oldukları saptanmıştır. İkiz çalışmalarında tek yumurta ikizlerinde%68 çift yumurta ikizlerinde ise %36 oranında olduğu görülmektedir. 3. Psikolojik nedenler Erken yaşlarda çocuğa tuvalet konusunda yapılan baskı çocukta korku ve endişe yaratır. Yeni kardeşin doğması, sevilen birini kaybı, okula başlama, boşanma, ölüm, ani korkular ve aile içindeki huzursuzluklar gibi faktörler etkili olabilmektedir.

45 Öneriler Çocuğa idrarını kontrol edebilecek fiziksel olgunluğa ulaşma olanağı tanınmalı Çocuğa uygun bakım verilerek çocuğun temizlikten haz duyma alışkanlığı oluşturulmalıdır. Çocuk önce tıbbi muayeneden geçirilmeli Çocuğa bunun geçici bir durum olduğu söylenerek yapmaya dair inancı artar İlgisizlikten, kötü söz ve fiziksel cezadan kaçınılmalıdır. Bu çocuklar mümkün olduğunca sosyal etkinliklere katılmaları yönünde teşvik edilmelidir. Altını ıslatmadığı zamanlarda çocuk ödüllendirilebilir.

46

47 KARDEŞ KISKANÇLIĞI

48 Kıskançlık, sevilen birinin başkası ile paylaşılmasına katlanamamaktır.

49 KARDEŞ KISKANÇLIĞININ NEDENLERİ Yeni bir çocuğun doğumu İlginin başkasına yönelmesi Çocuğa ayrılan zamanın azalması Kardeşler arası yaş farkı Dışarıdan insanların telkini Cinsiyete göre ayrımcılık

50 KARDEŞ KISKANÇLIĞININ BELİRTİLERİ Yemek yemek ve zayıflama Kabus görme ve alt ıslatma Sinirli tavırlar sergileme Okul fobisi Anneden ayrılmak istememe Nefret Etme ve Vurma Davranışı Sergileme Sevilip Sevilmediklerini Sorma

51 ÖNERİLER Doğumdan önce; Kardeşi doğmadan önce ona anlayabileceği bir dilde aileye yeni bir üyenin geleceği Evdeki ortamın her zamankinden daha heyecanlı ve karışık olabileceği Annenin bebekle daha çok vakit geçirmek zorunda kalacağı çünkü küçük bir bebeğin gereksinimleri olduğu ama aynı şeylerin o doğduğunda da yaşandığı ve her şeyin zamanla tekrar düzene gireceği anlatılabilir. Böylece çocuk psikolojik olarak daha hazırlıklı olacaktır. Bunları anlatmak için son ana kadar beklenmemelidir

52 ÖNERİLER Doğumdan Sonra; Gergin davranılmamalı Soyut sözler söylenmemeli Annenin Yokluğunu Hissettirmeyin Anne Baba İş Bölümü Yapmalı Hem Sözel Hem de Davranışlarla Onu Sevildiği İfade Edilmeli Kardeşinden Uzaklaştırmaya Çalışılmamalı Duygularını anlamaya çalışılmalı Kendi bebekliğinden bahsedilmeli

53 Özel olduğu hissettirilmeli Eski eşyalarının paylaşılmasında dikkatli olmalı Ailede birliğe önem verilmeli Birebir iletişimde bulunulmalı

54 İnatçı Çocuklar Yapılmasını istediğiniz şeyi olabildiğince pozitif cümleler kullanarak ifade etmeye çalısın. ´Ayakkabılarını çıkart´ demek yerine, ´Terliklerimizi giyelim haydi´ demek daha etkilidir. Mesajlarınızı, ´hayır´ yanıtı alamayacak şekilde iletin. ´ Çocuk anne-babasının sırf kendisine muhalefet olmak için değil, onun iyiliğini istedikleri için bazı kurallar koyduğunu bilmelidir. Yasakladığınız şeyleri yapmaya kalktığında, nazikçe ona yasakladığınız şeyi neden hatırlatın ve yapabileceği alternatif bir şey önerin.

55 Örneğin yemekten önce gofret yemek istiyorsa, ´yemekten önce gofret yenmez´ demek yerine ´yemekten önce gofret yersen yemeğini yemek istemeyebilirsin, ama istersen bu gofreti saklayabiliriz ve yemekten sonra yiyebilirsin´ diyerek ona alternatif bir gofret yeme zamanı sunabilirsiniz. Veya duvarları çiziyorsa, ´duvarı çizme´ demek yerine, ´duvarları çizersen duvarlar kirlenir, ama eğer istersen sana kâğıt verebilirim veya çizmen için duvara kâğıt yapıştırabilirim´ diyebilirsiniz. Böylece, hayırlarınız onu daha az rahatsız edecek, bağımsızlığının elinden alındığını düşünmeyecek, onun isteklerinize önem verdiğiniz düşünecek, kuralların gerekçelerini öğrenecek ve sizinle çatışmaya girmeyecektir. Yasaklara uymadığında cezalandırmak yerine, kurallara uyduğunda onu ödüllendirin. Ödül verirken de ´sen harikasın, bunu ne güzel yaptın´ gibi onu onayladığınızı belirtir bir cümleyi tercih edin.

56 DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER…


"ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN DAVRANIŞ SORUNLARI PSİKOLOJİK DANIŞMAN VE REHBER ÖĞRETMEN EBRU AYAN." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları