Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Ahiret inancı İslam’ın temel inanç esaslarından biridir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette diğer iman esasları ile birlikte ifade edilir.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Ahiret inancı İslam’ın temel inanç esaslarından biridir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette diğer iman esasları ile birlikte ifade edilir."— Sunum transkripti:

1 Ahiret inancı İslam’ın temel inanç esaslarından biridir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette diğer iman esasları ile birlikte ifade edilir.

2 «Her canlı ölümü tadacaktır.» Âl-i İmrân suresi, 185. ayet. «Her canlı ölümü tadacaktır.» Âl-i İmrân suresi, 185. ayet.

3 Ahiret inancı İslam’ın temel inanç esaslarından biridir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette diğer iman esasları ile birlikte ifade edilir.

4 Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de kurtuluşa ulaşan kimseleri tanıtırken onların ahirete de iman eden insanlar olduklarını şöyle belirtir: “O kimseler namazı kılarlar, zekâtı verirler; onlar ahirete de kesin olarak iman ederler.” (Lokmân suresi, 4. ayet.)

5 Ahiretin var olduğu ve dünyada yapılanların hesabının verileceği gerçeği tüm peygamberlerin ortak mesajıdır. Hz. Muhammed’den önceki peygamberler de kendi toplumlarına bu ilkeyi anlatmışlardı. Müslümanlıktan önceki dönemlerde yaşayan Yahudi ve Hristiyanlar da ahiretin var olduğuna inanmak durumundaydılar.

6 Dünya hayatı geçicidir. Doğar, büyür ve ölürüz. Ölüm bir yok oluş değil farklı bir dünyaya açılan kapıdır. Ahiret hayatı ebedîdir. Dünya hayatı geçicidir. Kur’an-ı Kerim’de dünya ve ahiret hayatı şöyle karşılaştırılır: “Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!”

7 Bireyler dünyada bazen haksızlığa uğrayabilir, her zaman haklarını alamayabilirler. Oysa Allah “Adil”dir, adalet sahibidir. Dünyada alınamayan her hak, ahirette sahibine mutlaka verilecektir. Hakkını almamış hiç kimse kalmayacaktır. Bu düşünce, ahiretin varlığına inanmanın sağladığı bir güveni de beraberinde getirir.

8 Ahirete iman davranışlarımıza etki eder. Öldükten sonra hesap vereceğimize inandığımız için dünyada iyilik yapar, kötülüklerden kaçınırız. Örneğin yoksullara yardım etmek sevap kazandıran bir davranıştır. Ahirete inanan kişi yoksullara yardım etmeye özen gösterir.

9 Yetimlere kötü davranmak ise günahtır. Hesaba çekileceğine inanan kişi yetimlere kötü davranmamalıdır. O hâlde ahiret hayatı için bu dünyada hazırlık yapmalıyız. İyiliklerimizi çoğaltmalı, kötülüklerden kaçınmalıyız.

10 Bir hadisinde Hz. Peygamber kendisine sorulan bir soruya cevap olarak “Akıllı insanın ölümden sonraki hayat için hazırlık yapan kişi ” olduğunu söylemiştir.

11 Âhiretin Varlığının İspatı Âhiret hayatının mahiyeti ve âhiretteki durumlar, duyular ötesi ve gayba ait konular olduğu için, gözlem ve deneye dayanan pozitif bilimlerle ve akılla açıklanamaz. Bu konuda tek bilgi kaynağı vahiydir.

12 Kur'an'da ve sahih hadislerde ne haber verilmişse onunla yetinilir. Bunun ötesinde aklî bir yoruma gidilemez. Çünkü âhiretteki durumlar dünyadakine benzemez. Aralarında isim benzerliğinden başka bir benzerlik yoktur

13 Meselâ "İsrâfil sûra üfürecek, insanların amelleri tartılacak, herkesin defteri ortaya çıkacak" denildiği zaman, hatıra dünyada bilinen bir alet, bir terazi, kâğıttan yapılmış bir defter gelmemelidir. Bunların gerçek şeklini ve iç yüzünü ancak Allah bilir. Onların varlığına inanılmalı, mahiyetleri konusunda ise yorum yapılmamalıdır.

14 İslâm dini ve kutsal kitabı, âhiret inancına büyük önem vermiştir. Bu sebeple Kur'an'da, hem Mekkî hem de Medenî sûrelerde, 100’den fazla terim veya deyim kullanılarak, âhiret inancı pekiştirilmiştir. Kur'an'da âhiret gününden bahsetmeyen hemen hiçbir sûre yoktur

15 Kur'an, âhiret fikrini, insanın düşünce ve kalbine bazan apaçık delillerle, bazan da örnekler vermek suretiyle yerleştirmeyi amaçlamıştır. Âhiret hayatından söz eden çok sayıdaki mânası apaçık âyetler ile sahih hadisler âhiretin varlığını ispat eden, bu konuda şüpheye asla yer vermeyen naklî delillerdir.

16 Sağlıklı düşünebilen insan; aklı, kendisinde bulunan adalet, sorumluluk, ebedîlik ve sonsuzluk duygusu ile, insanın başı boş ve amaçsız yaratılmadığı fikrinden hareketle, âhiret hayatının varlığını tabii bir şekilde kabul eder. Çeşitli Kur'an âyetleri bu hususlara açıklık getirmektedir

17 1. İnsandaki adalet duygusu, âhirete inanmayı zorunlu kılar. Biz, yüce Allah'ın mutlak ve sonsuz adaletine, inanırız. Bilindiği gibi bu dünyada herkes işlediği suçun cezasını tam anlamıyla çekmemekte, birtakım haksızlıklar meydana gelmektedir. Âhirette ise durum böyle olmayacak, hiçbir şey gizli kalmayacak, hak yerini bulacak, Allah mutlak adaleti ile kötüleri cezalandıracak, iyileri de mükâfatlandıracaktır.

18 Şu âyet iyilerle kötüleri bir tutmanın ilâhî adalete uymayacağını ortaya koymaktadır: "Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar? Allah gökleri ve yeri yerli yerince yaratmıştır. Böylece herkes kazancına göre karşılık görür. Onlara haksızlık edilmez" (el-Câsiye 45/21-22)

19 2. İnsandaki sorumluluk duygusu da âhirette inanmayı zorunlu kılar. Yüce Allah insanı, iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, hayır ile şerri ayırt eden ve seçen bir varlık olarak yaratmış, bu seçiminden dolayı da sorumlu tutmuştur. İnsanın belli davranışlarından sorumlu olması bu sorumluluğunun karşılığını göreceği bir hayatı ve yurdu gerekli kılmaktadır.

20 Bir âyette şöyle buyurulur: "Göğü, yeri ve ikisi arasındaki şeyleri biz boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Vay o inkâr edenlerin ateşteki haline! Yoksa biz, iman edip de iyi işler yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Veya (Allah'tan) korkanları yoldan çıkanlar gibi mi sayacağız“ (Sâd 38/27-28).

21 3. İnsandaki sonsuzluk ve ebedîlik duygusu, âhirete inanmayı gerekli kılar. İnsanlık tarihi ile ilgili olarak, değişik alanlarda yapılan incelemeler, insanda bir ebedîlik ve sonsuzluk duygusunun varlığını göstermiştir. Vatanından ayrı kalmış fakat yurduna dönmek isteyen bir garip yolcu olduğu duygusu, insanda onu ebedî hayat inancına hazır tutan, yaratılıştan bir özelliktir.

22 Kur'an "Hayat ancak bu dünyada yaşadığımızdır, ölürüz ve yaşarız. Bizi tüketip bitiren ancak ve ancak zamandır" diyenlerin, gerçek bir bilgiye dayanmadıklarını ifade ederek, inkârcıları ve âhireti yalanlayanları mahkûm etmiş (el-Mü'minûn 23/33-37)

23 "De ki: Allah sizi diriltir, sonra öldürür. Sonra sizi şüphe götürmeyen kıyamet gününde bir araya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler. Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Kıyametin kopacağı gün var ya, işte o gün bâtıla sapanlar hüsrana uğrayacaklardır" (el-Câsiye 45/26-27).

24 4. İnsanın başı boş ve amaçsız yaratılmayışı da âhirete inanmayı gerektirir. Kur'an'da da ifade edildiği gibi insan boş yere ve amaçsız yaratılmamıştır. O, yaratılış gayesini gerçekleştirmek, yeryüzünde halife olmak, ancak kulluk etmek için yaratılmıştır. Öyleyse o bu görevleri yerine getirmekle yükümlüdür. Getirirse âhirette karşılığını da görecektir

25 Bir âyette şöyle buyrulur: "Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız? Mutlak hâkim ve hak olan Allah çok yücedir. O'ndan başka Tanrı yoktur. O, yüce Arş'ın sahibidir" (el-Mü'minûn 23/ ).

26


"Ahiret inancı İslam’ın temel inanç esaslarından biridir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette diğer iman esasları ile birlikte ifade edilir." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları