Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

PRİMSİZ REJİM. PRİMLİ REJİM PRİMSİZ REJİM SOSYAL SOSYAL SOSYAL SİGORTALAR YARDIMLAR HİZMETLER.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "PRİMSİZ REJİM. PRİMLİ REJİM PRİMSİZ REJİM SOSYAL SOSYAL SOSYAL SİGORTALAR YARDIMLAR HİZMETLER."— Sunum transkripti:

1 PRİMSİZ REJİM

2 PRİMLİ REJİM PRİMSİZ REJİM SOSYAL SOSYAL SOSYAL SİGORTALAR YARDIMLAR HİZMETLER

3 TAZMİNAT KORUMA KARAKTERLİ KARAKTERLİ SOSYAL YARDIMLAR SOSYAL YARDIMLAR SOSYAL YARDIMLAR

4 4109 Sayılı Asker Ailelerinden Muhtaç Olanlara Yardım Hakkında Kanun 1005 Sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun 3292 Sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu 168 Sayılı Yabancı Memleketlerde Türk Asıllı ve Yabancı Uyruklu Öğretmenlere Sosyal Yardım Yapılması Hakkında Kanun 2629 Sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

5 Savaşta veya barış zamanında 45 günden fazla askerlik hizmetinde bulunanların muhtaç ailelerine yardım yapılması öngörülmüştür. Aslında bu kanun her ne kadar, tazminat karakteri ağır basan sosyal yardımlar içinde sınıflandırılmış olsa da yapılan düzenlemeye baktığımızda daha ziyade, koruma karakteri taşıyan bir düzenleme olduğunu görmekteyiz sayılı yasanın önem arz ettiği nokta ise, kabul edildiği dönemde yani 1941 yılında henüz bir sosyal güvenlik sistemi kurulmamışken, yapılan bir düzenleme olmasıdır. Devletin sağladığı bu yardımlardan faydalanma hakkı askere alınma tarihinde başlamakta ve askerin terhisini takip eden 15. günün sonuna kadar devam etmektedir. Ancak, askerin kanuni bir sebep ve yetkiye dayanmaksızın vazifesinden ayrılması durumunda ailesine yapılan yardımlar askerin firarının anlaşıldığı tarihten itibaren yeniden hizmete başlayacağı tarihe kadar derhal kesilir Sayılı Asker Ailelerinden Muhtaç Olanlara Yardım Hakkında Kanun

6 4109 sayılı yasa kapsamında yardımların yapılabilmesi için aranan koşulları şu şekilde sıralamak mümkündür; Gerek barış zamanında, gerekse savaş zamanında 45 günden daha fazla bir süre ile askerlik yapılması; Ailenin geçiminin askere giden kişi tarafından sağlanıyor olması ve yerel ölçülere göre geçimlerini sağlayacak ne kendilerinin ne de askere gidenin geçim aracı ve olanağı bulunmaması. Yapılan yardımlardan, askerin muhtaç duruma düşen anası, babası, çocukları, karısı, kız ve erkek kardeşleri faydalanabilir. Muhtaçlığın tespitinde ise ailenin bulunduğu yörenin ölçüleri esas alınır. Yapılacak yardımlar şehir ve kasabalarda belediye meclislerince, köylerde ise ihtiyar heyetlerince belirlenip uygulanacaktır. Büyükşehirlerde incelemelerin gereği gibi yapılabilmesi için şehri gerektiği kadar semtlere ayırmaya ve tali heyetler oluşturmaya belediyeler yetkili kılınmıştır. Yardımlar, nakdi ödeme, erzak ve eşya sağlama şeklinde yapılır. Yardım miktarı; her yerde ailenin geçimini asgari ölçüde sağlayacak düzeyde olacaktır. Yani bu kanun kapsamında hak sahiplerine aylık bağlanmamakta, ihtiyaç ne ise buna göre ödeme yapılmaktadır. İhtiyaçlarının bir kısmını temin edebilecek durumda olanlara ise, olması gerekli asgari geçim düzeyi ile kendi gelirleri arasındaki fark kadar ödeme yapılacaktır Sayılı Asker Ailelerinden Muhtaç Olanlara Yardım Hakkında Kanun

7 1005 sayılı kanun kapsamında kendisine aylık bağlanabilecek kişiler; Milli mücadeleye katılıp İstiklal Madalyası almaya hak kazanmış Türk vatandaşları ve bunların ölümü halinde dul kalan eşleri, yıllarında yaşanan Kore savaşına fiilen katılan Türk vatandaşları ve bunların ölümü halinde dul kalan eşleri, 1974 yılında yapılan 1. ve 2. Kıbrıs Barış Harekatına fiilen görev alarak katılmış olan Türk vatandaşları ve bunların ölümü halinde dul kalan eşleridir. Hak sahibinin ölümü halinde dul eşe aylık bağlanmaktadır; ancak bu aylık hak sahibine verilecek aylığın %25’i oranındadır. Dul eşin tekrar evlenmesi halinde ise bu aylık kesilecektir Sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun

8 Belirtmiş olduğumuz hak sahiplerinin bu kanun kapsamında aylığa hak kazanabilmeleri için; Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan gelir ve aylık bağlanmamış olmalı; Zorunlu olarak sosyal güvenlik kurumlarından birine tabi olmayı gerektiren bir işte çalışmama ve bu çalışmama hali belgelendirilmiş olmalı; Hak sahibinin yazılı talepte bulunması gerekmektedir sayılı kanun kapsamında hak sahipleri, kendilerine aylık bağlanması talebi ile, yazılı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvuracaktır. Kurum bu başvuru üzerine, başvurunun yapıldığı tarihi takip eden aydan geçerli olmak üzere ve bu durumları devam ettiği müddetçe, 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan 30 günlük net asgari ücret tutarı esas alınarak ödenir Sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun

9 Ancak burada kanun hak sahipleri arasında dul eş sayılmış ancak, çocukları sayılmamakla beraber, Geçici 1. Maddesinde bu tarihten önce özel kanunlarla vatani hizmet tertibinden aylık bağlanan yetimlerin aylıklarının da bu kanunda kabul edilen miktara yükseltileceğini kabul etmiştir. Ayrıca her ne kadar kanunun 1. Maddesinde Kore savaşına katılanlar ve vefatları halinde dul eşe aylık bağlanacağı düzenlemesine yer verilmişse de, 2943 sayılı yasa ile eklenen Geçici Madde 2 ile “ 1950 yılında Türk Tugay’ının Kore’ye ayak bastığı Ekim ayında başlamak ve 1953 yılında Pan-Munjon Ateşkes Anlaşmasına kadar Kore’de fiilen savaşa katılmış olan Türk Vatandaşlarına bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte almakta olduklar 4250 lira aylığın üç yıllık tutarı, yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde defaten ödenerek aylık bakımından bu kanun ile ilişkileri kesilir. Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile toptan ödemenin yapıldığı tarih arasında ölenlerin istihkakları kanuni mirasçılarına ödenir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra hiçbir nedenle aylık ödeme yapılamaz. ” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu kapsamda diyebiliriz ki, bugün itibari ile bu kanun kapsamında Kore gazileri ve dul eşlerine aylık ödemesi yapılmamaktadır Sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun

10 Yine 2943 sayılı yasa ile eklenen Geçici 3. Maddesi ile; “ 1974 yılının Temmuz birinci ve Ağustos ikinci Barış Harekatına Kıbrıs’ta fiilen göre alarak katılmış olan Türk Vatandaşlarına bu Kanunun yürürlük tarihine kadar aşağıdaki cetvele göre hesaplanacak aylıkların tutarı, yürürlük tarihini izleyen üç ay içinde defaten ödenir. Bu kanunun yürürlük tarihinden evvel ölenlerin istihkakları ölüm tarihini izleyen ay sonuna kadar hesaplanır ve kanuni mirasçılarına ödenir. Geçici ikinci ve üçüncü maddeler uyarınca yapılacak toptan ödemeler her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olup hiçbir suretle haczedilemez ” düzenlemesi yer almıştır. Kıbrıs gazileri yahut dul eşleri içinse 2943 sayılı yasa ile getirilen geçici 3. madde kapsamında fark alacağı olarak toptan ödeme yapılmış, ancak bu kanun kapsamında aylık almaya devam etmişlerdir. Yapılan ödemenin vatani hizmet tertibinden bağlanan aylık olması sebebi ile bu aylıklar haciz edilemezler Sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun

11 Hiç bir karşılık ve menfaat beklemeden üstün başarı ve gayretle Türk Vatanına hizmet etmiş ve bu hizmetleri belgelenmiş olan Türk vatandaşlarına veya bunların ölümleri halinde muhtaç duruma düşen aile fertlerine vatani hizmet tertibinden bağlanacak aylıkların usul ve esaslar düzenlenmiştir. Kanun kapsamında sosyal yardımlardan faydalanmak için; Kanunun kapsamında sayılan kişilerden olmalıdır. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan gelir ve aylık almamalıdır. Zorunlu olarak sigortalı olmasını gerektirecek bir çalışması olmamalıdır. Yazılı başvuru yapmalıdır. Yazılı talebin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ulaşmasını takip eden aydan geçerli olmak üzere ve bu durum devam ettiği müddetçe hak sahibine aylık bağlanır. Hak sahibinin ölümü halinde eş ve çocukları da bu kanun kapsamında aylık almaya devam edecektir. Bu aylıklardan hiçbir vergi kesintisi olmadığı gibi haczedilemez.

12 Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı önlenmek, izlemek ve soruşturmak, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi,muhafazası,nakli,imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi işlemlerinde görevlendirilen bu görevleri nedeniyle ya da görevleri sona erdikten sonra yapmış oldukları bu görev nedeniyle maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucunda ölmeleri veya engelli hale gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminatın ve bağlanacak aylığın, yaralanmaları halinde ise ödenecek nakdi tazminatın belirlenmesi amacıyla düzenlenmiştir Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun

13 Kanunun kapsamına, İç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın önlenmesi, izlenmesi ve soruşturulması veya trafik yol ve güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen; Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı Personeli, Silahlı Kuvvetler mensupları, Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları, Çarşı, mahalle ve kır bekçileri, Orman memurları ve personeli ile Gümrük Muhafaza memurları, Sayılan bu kişiler iç güvenlik ve asayişin korunmasında veya kaçakçılığın önlenmesinde fiilen görevlidirler Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun

14 Ancak, bu kişiler dışında görevleri doğrudan doğruya iç güvenliği ve asayişi sağlamak olmayan ama yaptıkları görevlerin güvenlik ve asayişi ilgilendirdiği durumlarda bazı kamu görevlileri ve sivillerde kapsama girmektedirler. Bunlar da; Güven ve asayişi ihlal eden eylemlere ve kaçakçılığa ilişkin olayların soruşturma ve kovuşturma işlemlerini yürüten adli ve askeri hakimler, Cumhuriyet savcıları ve yardımcıları ile askeri savcı ve yardımcıları, Güven ve asayişi ihlal eden eylemler ile kaçakçılığa ilişkin eylemlerin önlenmesine yönelik görev yapan mülki idare amirlerini, Tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleri ile ceza ve tutukevlerinin iç ve dış güvenliğini sağlamakla görevli bulunan personeli, Güven ve asayişin korunmasında hizmetlerine ihtiyaç duyulan ve ilgililerce kendilerine bu amaca yönelik görev verilen kamu görevlileri ve siviller, İç güvenlik ve asayişin korunmasında ya da kaçakçılığın önlenmesi, izlenmesi ve soruşturulmasında güvenlik güçlerine kendiliklerinden yardımcı olmuş ve faydalı oldukları yetkililerce belgelenen şahıslar, Devlet güçlerini sindirmeye yönelik olarak yapılan saldırılara maruz kalmış kamu görevlileri, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan ve tarih ve 4536 sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Parlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanunda tanımlanan patlayıcı maddeleri incelenmesi, muhafazası, nakli imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenleri, Yukarda sayılan bu kişilerin yaptıkları görevler ve yardımlar nedeniyle, saldırıya uğrayanların eş, çocuk, torun, ana, baba ve kardeşleri de bu kanun kapsamındadır 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun

15 Kanun kapsamında olanların ölümleri halinde yakınlarına, malul olmaları halinde ise kendilerine nakdi tazminat ödenir. Ayrıca yine kanunun aradığı şartlar dahilinde malul hale gelenlere,ölüm halinde yakınlarına aylık bağlanacaktır. Bu kanunda yazılı hallerde ölen veya çalışamayacak duruma gelenlerin çocuklarının devlete ait yatılı okul ve eğitim kurumlarında ücretsiz olarak okutulacak, yüksek öğrenim yapanlar yurtlardan ve yüksek öğrenim kredilerinden ücretsiz olarak faydalanırlar. Ayrıca yine kanun kapsamında kalanların devlet üniversite hastaneleri, sosyal sigortalar kurumu hastaneleri ile askeri hastanelerde ücretsiz olarak faydalanmaları sağlanır Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun

16 Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu

17 Kanun ile yurt içinde yahut yurt dışında görev yapan kamu görevlilerinden yahut kamu görevlisi sıfatını taşımamalarına rağmen bu görevlerini yapmalarından dolayı, terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun uygulanacağını belirtilmiş ancak bu kanun kapsamında hak sahibi kabul edilenlere yapılacak ödeme miktarının sınırları ayrıca belirtilmiştir. Bunun yanı sıra hak sahipleri sağlık yardımlarından da faydalandırılacaktır. Ayrıca terör eylemlerinden ötürü zarar görenler içinde ayrıca düzenleme yapılmış ve yaralananların tedavilerinin devlet tarafından yaptırılacağı, zarar gören, can ve mal kaybına uğrayan vatandaşlara, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik fonundan ödeme yapılacağı, bu fondan ilk ve orta öğrenim çağındaki şehit çocuklarının öğrenim masraflarının karşılanacağı düzenlenmiştir Sayılı Terörle Mücadele Kanunu

18 Yabancı ülkelerde Türk kültürüne hizmet eden Türk asıllı ve yabancı uyruklu öğretmen veya din görevlilerine; görevden ayrılmaları halinde kendilerine, ölümlerinde ise eş ve çocuklarına sosyal yardım yapılacağı düzenlenmiştir. İlgililere aylık bağlanabilmesi için; 25 yıl veya daha fazla hizmetten sonra görevden ayrılması; Asgari on beş yıl hizmeti bulunup 60 yaşını tamamlamış olması; Özürlü olması veya tedavisi mümkün olmayan hastalık sebebiyle çalışamaz hale gelindiğinin, en az üç doktordan oluşan bir sağlık kurulu tarafından düzenlenecek raporla belgelenmesi ve bu raporda belirtilen sebebin görevini yapmasına engel teşkil ettiğinin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Dışişleri Bakanlığınca uygun görülmesi; Durumu yukarda belirtilen haller kapsamına girmemekle birlikte, Dışişleri Bakanlığı tarafından takdir edilecek sebeplerle görevini bırakmış olmak; Görevlerini yapmaları sırasında, şahsiyet ve Türk kültürüne hizmetlerinin sebep ve etkisiyle, bulundukları ülke makamlarınca görevlerinden men edilmiş olmak; şartlarından en az birisine haiz olmaları gerekmektedir. 168 Sayılı Yabancı Memleketlerde Türk Asıllı ve Yabancı Uyruklu Öğretmenlere Sosyal Yardım Yapılması Hakkında Kanun

19 Bu şartları taşıyan kişinin kanun kapsamında sosyal yardımlardan faydalanabilmesi için; Cemaatten veya tabiiyetinde bulunduğu hükümetten yeteri kadar yardım veya emekli aylığı almamış olması; Türk kültürüne ve devrimlerine aykırı harekette bulunmaması Dışişleri Bakanlığında belirlenecek mücbir sebepler dışında, bulunduğu memleketten başka bir memlekete yerleşmek maksadı ile gitmemesi gerekmektedir. Bu kanun kapsamına giren ve sosyal yardım yapılacak kişilere, ne kadar aylık ödeneceği, ödemelerin ne şekilde yapılacağı, ilgililerin hizmet yılları ile tamamlamış oldukları eğitim seviyesi ve alanı, pedagojik formasyonlarının bulunup bulunmadığı, görev unvanları, yerleştikleri ülke ve mahalli geçim indeksleri de dikkate alınmak üzere; Dışişleri, Maliye, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından müştereken tespit edilirler. 168 Sayılı Yabancı Memleketlerde Türk Asıllı ve Yabancı Uyruklu Öğretmenlere Sosyal Yardım Yapılması Hakkında Kanun

20 Sosyal yardımlardan faydalanacak öğretmenle ile din görevlilerinin yabancı ülkelerde Türk Kültürüne hizmetleri, devrimlere sadakatleri ve başarı durumları Dışişleri Bakanlığınca tespit edilecek ve öğretmenlerin sicilleri Milli Eğitim Bakanlığınca, din görevlilerinin sicilleri ise Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından tutulacaktır. Bu kanun kapsamında sosyal yardım olarak yalnızca aylık bağlanmamakta bunun yanı sıra sağlık yardımları da yapılmakta olup, sosyal yardım yapılan kişinin Türkiye’de ki sağlık kurum ve kuruluşlarındaki tedavilerine ilişkin giderler ile ilaç giderlerinin yeşil kart uygulaması kapsamında karşılanacağı düzenlenmiştir. Bu kanun kapsamında yapılacak sosyal yardımların Dışişleri Bakanlığı bütçesinde açılacak özel bir fasıldan ödenecektir. Ayrıca kanun yapmış olduğu düzenleme ile yayımlanmasından önce geçmiş hizmetlerin de nazara alınacağını, kanunun yürürlüğe girmesinden önce bu kanundaki şartları yerine getirmek sureti ile görevlerinden ayrılanlar ile bunların dul ve yetimlerine sosyal yardım yapılacağını düzenlemiştir. 168 Sayılı Yabancı Memleketlerde Türk Asıllı ve Yabancı Uyruklu Öğretmenlere Sosyal Yardım Yapılması Hakkında Kanun

21 Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı pilot, silah sistem subayı, taktik koordine subayı, uçuş ekibi personeli, görev ekibi personeli, paraşütçü, denizaltıcı, atmosferik dalış sistemi pilotu, dalgıç ve kurbağa adamlar ve bunların adayları ile hava ve deniz vasıtaları içinde bulunan veya görevlendirilen diğer personel hakkında uygulanır Sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

22 Kanunun üçüncü bölümünde ise şehitlik ve engellilik tazminatı düzenlenmiştir. Kanunun 13. Maddesinde kimlere tazminat ödeneceği, 14. Maddesinde ise ödenecek tazminatın miktarı düzenlenmiştir. Pilot, silah sistem subayı, seyrüsefer subayı, taktik koordine subayı, uçuş ekibi personeli, görev ekibi personeli ve bunların adaylarının uçuş hizmet faaliyetlerinden, Paraşütçü ve paraşütçü adaylarının uçuş faaliyetleri ile paraşüt atlayışlarından, Denizaltıcı, ADS pilotu, dalgıç ve kurbağa adamlar ile bunların adaylarının denizaltı, ADS pilotu, dalgıç ve kurbağa adam hizmet faaliyetlerinden, Hangi meslek ve sınıftan olursa olsun; vazifeli olarak askeri hava vasıtası veya askeri maksatla kullanılan hava vasıtası veya denizaltıda bulunan askeri personel ile bir askeri hizmetin ifası için veya pilot yetiştirilmek üzere Türk Silahlı Kuvvetlerindeki teşkillere seçim veya bu teşkillerdeki fiili eğitimleri maksadıyla bu vasıtalarda bulunanlar, hava vasıtası veya denizaltıda bulundukları esnada veya paraşütle atlayış faaliyetlerinin etkisiyle, şehit olan veya engelli hâle gelenlere tazminat ödeneceği düzenlenmiştir. Şehit olanların kanuni mirasçılarına kıstas aylığın 100 katı, yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malul olanlara kıstas aylığın 200 katı, diğerlerine ise vazife malulü olanlar hakkında esas alınan 13/7/1953 tarihli ve 1053 sayılı Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkındaki Nizamnamede gösterilen engellilik derecelerine göre (a) bendinde belirtilen tutar üzerinden oranlama yapılarak, Yaralanma ve engellilik durumları (b) bendinde gösterilen derecelerde olmamakla birlikte görevlerinden ayrılmalarına neden olmuş ise, (a) bendinde belirtilen miktarın % 20'si, tutarında maddi ve manevi tazminat ödenir. Bu tazminatın tespitine esas tutulacak kıstas aylığı,tazminat verilmesine dair karar tarihindeki kıstas aylığıdır. (a) bendi esaslarına göre tespit edilen tazminatın kanuni mirasçılara intikalinde; şehidin eş ve füru veya yalnızca füru ile içtima eden ve ölüm tarihinde sağ olan ana ve babanın her birine ayrı ayrı olmak üzere % 10 tutarındaki kısmı verildikten sonra kalanı içtima eden diğer mirasçılara ödenir. Diğer hallerde miras hükümleri uygulanır. Ancak ana ve babaya verilen tazminat, çocukların her birine ödenen tazminattan fazla olamaz Sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

23 2022 Sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun 3294 Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kanunu 3580 Sayılı Öğretmen ve Eğitim Uzmanı Yetiştiren Yükseköğretim Kurumlarında Parasız Yatılı veya Burslu Öğrenci Okutma ve Bunlara Yapılacak Sosyal Yardımlara İlişkin Kanun 5774 Sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması İle Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun Koruma Karakterli Sosyal Yardımlar

24 Koruma karakteri taşıyan en tipik kanunumuzdur. Kanun her ne kadar 65 yaşını dolduran ibaresi taşıyor olsa yapmış olduğu düzenleme ile 65 yaşını dolduranlara ve henüz doldurmayanlara hangi şartlar dahilinde yardım yapılıp yapılmayacağını ayrı ayrı düzenlemiş; ancak 1. maddenin üçüncü fıkrasında 65 yaşın tespitinde, doğum tarihinde yapılmış düzeltmeler nazara alınmaz düzenlemesine yer vermiştir Sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun

25 65 yaşını doldurmuş olanlar için, herhangi bir gelir veya aylıktan faydalanmıyor olmalı, çalışmıyor olmalı, nafaka almadığı gibi kendisine nafaka bağlanması imkanı da olmamalı, Türk vatandaşı olmalı, Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilmiş olmalıdır. Her ne nam adı altında olursa olsun, her türlü gelirler toplamı esas alınmak kaydı ile hane içinde kişi başına ortalama aylık gelir tutarı 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilmezler ve kendilerine aylık bağlanamaz. 65 yaşını doldurmamış olanlardan; Başkasının yardımı olmaksızın hayatına devam edemeyecek şekilde engelli olup, engelli olduğunu sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan 18 yaşını doldurmuş olmalı Türk vatandaşı olmalıdır. Bu kanundan faydalanmak isteyenlerin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından sosyal inceleme raporları gerektiğinde sağlık kurulu raporları dikkate alınarak ilgililere aylık bağlanması şartlarını haiz olup olmadıkları hakkında karar verilir. Bu başvuruyu takip eden aybaşında kanunda yazılı şartların varlığı halinde ilgiliye aylık bağlanacaktır. Aylıklar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından bağlanır ve Bakanlık Bütçesinden ödenir Sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun

26 2022 sayılı kanuna 6111 sayılı yasa ile eklenen Geçici 2. Madde ile silikozis hastalarına ve bu hastalıktan ölenlerin yakınlarına ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Geçici 2. Maddenin yayımı tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde talepte bulunan ve sosyal güvenlik mevzuatına tabi olarak çalışmayan, sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun herhangi bir gelir veya aylık almayan ve silikozis hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü en az % 15 kaybettiğine Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca meslek hastalıkları tespit hükümleri çerçevesinde karar verilen kişilere, bu maddede belirtilen şartları sağlamaları halinde Sosyal Güvenlik Kurumunca aylık bağlanır SAYILI KANUN VE SİLİKOZİS HASTALARI VE YAKINLARI

27 Bu kanuna göre aylık almakta iken ölen silikozis hastasının; 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının; (a), (b) ve (e) bentleri hariç olmak üzere, 5510 sayılı Kanun veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almayan; a) Dul eşine % 50'si, bu madde kapsamında aylık alan çocuğu bulunmayan dul eşine % 75'i, b) Çocuklarından; 1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayan ve evli olmayan veya, 2) Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu anlaşılanların veya, 3) Yaşları ne olursa olsan evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,her birine % 25'i, oranında aylığın tamamı dağıtılacak şekilde aylık bağlanır. Eş ve çocuklara bağlanacak aylıkların toplamı silikozis hastasına bağlanan aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse eş ve çocukların aylıklarından orantılı olarak indirimler yapılır SAYILI KANUN VE SİLİKOZİS HASTALARI VE YAKINLARI

28 Eş ve çocukların aylıkları yukarıda belirtilen koşulların ortadan kalkması halinde kesilir. Bu maddeye göre tarafına aylık bağlanan silikozis hastası ile eş ve çocuklarının tedavi giderleri, 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre, Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen aile içindeki kişi başına düşen gelir payına bakılmaksızın yeşil kart verilerek karşılanır. Bu maddeye göre aylık alanların 5510 sayılı Kanuna göre çalışmaya veya sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almaya başlamaları halinde aylıkları kesilir 2022 SAYILI KANUN VE SİLİKOZİS HASTALARI VE YAKINLARI

29 Yine bu kanun kapsamında 6495 sayılı yasa ile Geçici 3. Madde ile ve 6552 sayılı yasa ile eklenen Geçici 4. Madde ile bu yasa kapsamında adeta bir af düzenlemesi yapılmış ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken aylıklar ile bunlardan doğan ceza ve faizlerin terkin edildiği, ilgililer hakkında herhangi bir adli, idari ve icrai takip yapılmayacağı, yersiz ödeme kapsamında maddenin yürürlüğe girmesinden önce idare tarafından yapılan tahsilatların ise ilgililerine iade edilmeyeceği düzenlenmiştir SAYILI YASA KAPSAMINDA AF

30 Kanun; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımın adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmek amacı ile çıkarılmıştır. Kanunun öngördüğü yardımlardan yararlanabilmek için; fakir ve muhtaç durumda olmak, Türkiye’de ikamet ediyor olmak ve kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir ve aylık almamak gerekmektedir Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kanunu

31 Kanunla Başbakanlığa bağlı ve T.C. Merkez Bankası nezdinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu (SDYTF) kurulmuştur. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonunun gelirleri; Kanun ve Kararnamelerle kurulu bulunan veya kurulacak olan fonlarda Bakanlar Kurulu kararıyla % 10’a kadar aktarılacak miktarlardan, Bütçeye konulacak ödeneklerden, Trafik para cezalarının % 50’sinden, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu reklam gelirleri hasılatından aktarılacak %15’lik miktardan, Her nevi bağış ve yardımlardan, Diğer gelirlerden, oluşmaktadır. Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmaları yapmak üzere ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara akdi ve ayni yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur.Vakfın mütevelli heyetinin kimlerden teşekkül edeceği de yine kanun ile düzenlenmiştir. İl ve İlçe Vakıflarının gelirleri ise; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan aktarılan miktardan, İşletme ve iştiraklerden elde edilecek gelirler, Diğer gelirlerden oluşmaktadır Bu kanun kapsamında verilen yaşlılık ve engelli aylıkları kişinin rızası olsa bile haczedilemez, başkasına devir ve temlik edilemez. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına ihtiyaç sahiplerine parasal yardımların yanı sıra örneğin yurt yada pansiyon yapma yetkiside tanınmıştır Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kanunu

32 Bu kanun öğretmen ve eğitim uzmanı yetiştiren yükseköğretim kurumlarının öğretmen ve eğitim uzmanı yetiştiren programlarında, Milli Eğitim Bakanlığı adına mecburi hizmet karşılığı önlisans, lisans ve lisansüstü öğrenim yapmaya hak kazanmış öğrencileri kapsamaktadır. Kanunun amacı ise öğretmenlik mesleğini ve eğitim uzmanlığını cazip hale getirmek ve eğitimin kalitesini arttırabilmek, ve bu alanlarda yükseköğretime talebi arttırmak amacı ile Milli Eğitim Bakanlığı adına mecburi hizmet karşılığı burslu öğrenci okutmak ve bunlarla ilgili usul ve esasları düzenlemektir. Bu kanun kapsamında öğretmen yada eğitim uzmanı yetiştiren yükseköğretim kurumlarında öğrencilere parasız yatılı olarak okumak veya burs almak imkanları tanınmıştır. Burs ve harçlık ödemesi sadece eğitim dönemi ile sınırlı olmayıp, tatil aylarında da ödenmelerine devam edilir. Parasız yatılı olan öğrencilerin kitap kırtasiye gibi eğitim giderleri Bakanlıkça belirlenen miktarla sınırlı olmak üzere Bakanlıkça karşılanır. Ancak öğrenci parasız yatılı okuma yahut burslu okuma hakkını kaybederse yada öğrenim kurumunu terk ederse yapmış olduğu masrafları faizi ile ödemekle yükümlüdür Sayılı Öğretmen ve Eğitim Uzmanı Yetiştiren Yükseköğretim Kurumlarında Parasız Yatılı veya Burslu Öğrenci Okutma ve Bunlara Yapılacak Sosyal Yardımlara İlişkin Kanun

33 Kanunun kapsamı ise ikinci maddesinde düzenlenmiş olup, “ Bu Kanun, müsabakaların yapıldığı dönem itibariyle, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından olimpik, paralimpik ve defolimpik spor dalları içinde kabul edilmiş spor dallarının büyükler kategorisinde; olimpiyat oyunlarında, Dünya veya Avrupa şampiyonalarında; ferdi ya da takım sporlarında takım halinde birinci, ikinci ve üçüncü olan amatör sporcular ile bunların ölümü halinde bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocuklarını ve takım halinde olimpiyat veya dünya şampiyonu olmuş amatör sporcuların milli takım teknik direktör ve antrenörlerini kapsar. Katılımcı ülkeler ve yarışma kategorisi itibariyle birinci fıkra kapsamına girmekle birlikte; belirli nüfus veya sosyal gruplar ya da meslekler ile sınırlı olarak düzenlenen oyun veya şampiyonalar ile bu oyun veya şampiyonalarda alınan dereceler bu Kanunun kapsamı dışındadır.” 5774 Sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması İle Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun

34 Kanunun kapsamında kalan sporculara, Hak mahrumiyeti cezası almamaları ve başarılarının doping dahil herhangi bir sebeple geçersiz kabul edilmediği Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından belgelendirilecek olanlara, Maliye Bakanlığının yazılı müracaatı halinde ve bu müracaatın tarihi almış olduğu başarıdan önce olmamak kaydı ile, 40 yaşını doldurdukları tarihten başlamak üzere Ve Türk Vatandaşlığını korudukları sürece, Bakanlar Kurulunca “sporcu şeref aylığı” adı altında aylık bağlanır. Tüm vücut fonksiyonlarının en az %40’ını kalıcı olarak kaybetmiş olan, engelli sporculara ise yaş şartı aranmaksızın aylık bağlanacaktır. Eğer sporcunun engellilik hali kalıcı değil de geçici ise ve sporcu henüz 40 yaşını doldurmamışsa, engelliliği %40’ın altına düşünceye dek kendisine aylık bağlanacak, engelliliğinin %40’ın altına düştüğü ayı takip eden aybaşından itibaren de kendilerine bağlanan aylık kesilir. Sporculara bağlanan bu aylıklardan hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulamaz ve nafaka borçları hariç hiçbir suretle de haczedilemeyecektir. Devlet sporcusu seçilenler VIP salonlarını kullanabilecekleri gibi, kendilerine talepleri halinde hususi damgalı pasaportta verilir. Yine bu kanun kapsamında, kanunun aradığı şartları taşımak kaydı ile sporcu şeref aylığı almakta olanların eş ve çocuklarına ölüm yardımı, sağlık yardımı gibi yardımlardan faydalandırıldıkları görülmektedir Sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması İle Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun

35 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nun tanımlar başlıklı üçüncü maddesinde sosyal hizmet " kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi,manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunların önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetle bütünü " şeklinde tanımlanmıştır. Sosyal Hizmetler

36 2828 sayılı kanunun adı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu iken; 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 35. maddesi ile adı değiştirilmiş ve Sosyal Hizmetler Kanunu adını almıştır. 633 sayılı KHK ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ortadan kaldırılmış ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına devredilmiştir. Sosyal Hizmetler Kanunu'nda korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetleri ve bu hizmetlerin yürütülmesi için gerekli idari teşkilata dair düzenlemeler yer almaktadır sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu

37 Korunmaya muhtaç çocuklar Korunmaya muhtaç olan çocuk; beden ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olan, anası yada babası yahut her ikisi de hayatta olmayan, belirsiz olan yada ikisi tarafından da terk edilmiş olan yada ana veya babası tarafından ihmal edilip, fuhuş,dilencilik,alkollü içkileri veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen çocuklardır. Çocukların bakımı ve korunması için Aile ve Sosyal Politika Bakanlığı bünyesinde çeşitli yapılar oluşturulmuştur. Bunlar kreş ve gündüz bakımevleri, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarıdır. Sosyal Hizmetler Kanununun Kapsamı

38 Çocuğun suça sürüklenmiş olması, suç mağduru olması veya sokakta sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalması halinde hakkında bakım tedbiri veya koruma kararı verilen çocukların psikososyal desteğe ihtiyacı olduğu tespit edilenlerin, bu ihtiyaçları giderilinceye kadarki süre ile bakım ve korumalarını sağlamanın yanı sıra aile yakın çevre ve aile ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü,çocukların mağduriyetlerine, suça sürüklenme ve yaş ile cinsiyetleri nazara alınarak ayrı ayrı yapılandırılan ve ihtisaslaştırılan çocuk destek merkezleri de kurulmuştur. KORUNMAYA MUHTAÇ ÇOCUK

39 Engelliler Doğuştan yahut sonradan herhangi bir hastalık yada kaza neticesinde bedensel,zihinsel, ruhsal duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeni ile, normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olup, korunma bakım rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyacı olan kişidir. Bakıma ihtiyacı olan engelli Engellilik sınıflandırmasına göre resmi sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın, alışılmış, tekrar eden gereklerini, önemli ölçüde yerine getirmemesi sebebi ile hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişidir. İşte kanunun engelli ve bakıma muhtaç engelli olarak tanımladığı ; bedensel zihinsel yada ruhsal engelleri sebebi ile normal yaşamın gereklerini uyamayan kişilerin, fonksiyon kayıplarını giderebilmek, toplum içinde kendi kendilerine yeterli olmasını sağlayan beceriler kazandırmaya çalışan, bu becerileri kazanmayacak durumda olanlar ise devamlı bakmak üzere bakım ve rehabilitasyon merkezleri oluşturulmuştur. Bu merkezlerin yanı sıra engelli bireylerin yaşam kalitesinin arttırılması ve sosyal hayata aktif katılımlarının katkı sağlanması amacı ile engelli bireyleri ile ailelerine rehberlik ve destek hizmeti ile evde gündüz bakım hizmeti sunan aktif yaşam merkezleri oluşturulmuştur sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu

40 Yaşlılar Sosyal ve ekonomik yönden yoksunluk içinde olup, korunmaya bakıma ve yardıma ihtiyacı olan yaşlı statüsündeki kişilerdir. Bu kişilerin huzurlu bir ortamda korunması, bakılması, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarının sağlanması amacı ile huzurevi denilen yatılı sosyal hizmet kuruluşları oluşturulmuştur. Kuruma bağlı kuruluşlarda bakılmakta iken mirasçı baırakmaksızın ölen kimselerin mirası kuruma geçer. Kadın ve Erkekler Fiziksel duygusal cinsel ve ekonomik istismara uğrayan kadın ve erkeklerin psiko sosyal ve ekonomik problemlerinin çözümlenmesi sırasında varsa çocukları ile birlikte geçici olarak kalabilecekleri kadın veya erkek konukevleri oluşturulmuştur sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu

41 Sosyal hizmet programlarının uygulanmasında korunmaya ihtiyacı olan çocuk, ihtiyacı olan engelli ve ihtiyacı olan yaşlıya öncelik tanınır. Sosyal hizmetlerin yürütülmesi ve sunulmasında sınıf, ırk,dil,din,mezhep yada bölge farklılığı gözetilmez. Hizmet talebinin hizmet arzından fazla olması halinde öncelikler, ihtiyacı olan olma derecesi ve başvuru ve tespit sırası esas alınarak belirlenir. Kuruma bağlı olanlar haricinde sosyal hizmet kuruluşu kurulması izne bağlıdır. Çocuk yuvaları ve yetiştirme yurttalarında korunmaya ihtiyacı olan çocukların yaş, cinsiyet, sosyal ve psikolojik özellikleri ile engel dereceleri dikkate alınarak kaynaştırma esasına göre gruplandırılması ve özellikle çocuk yuvaları ile huzurevleri aynı mahallerde tesis edilerek dede-torun, nine-torun ilişkilerinin sağlanması esas alınır. Korunmaya, bakıma ve yardıma ihtiyacı olan kişilere hizmet sunumu insan haysiyet ve vakarına yaraşır şekilde yerine getirilir. Sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalıştırılacak personelin seçim ve niteliklerinin tespitinde ve bunların hizmet içi eğitim programlarının düzenlenmesinde bu kurum ve kuruluşların hizmet özellikleri dikkate alınır. Doğal afetlerde ulusal ve uluslararası sosyal hizmet kurum ve kuruluşları ile birlikte hareket edilmesi ve acil kurtarma ve yardım çalışmalarının en etkili şekilde yürütülmesi için her türlü tedbiri alır. Sosyal Hizmetlere İlişkin Genel Esaslar

42 Kanunun 16. maddesinin üçüncü fıkrası "Korunmaya ve bakıma alınmış olup, iş görme gücüne sahip ve istekli olanlar, bulundukları sosyal hizmet kuruluşlarının uygun görülen hizmetlerinde bu hizmetlerle ilgili kadroların boş tutulması ve herbir boş kadro karşılığı haftada 40 saati geçmemek üzere tespit edilecek çalışma saatleri içinde, saat başına ücret ödenmek kaydı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, İş ve Sosyal Güvenlikle ilgili mevzuat hükümlerine tabi olmaksızın ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre sözleşme ile çalıştırılabilirler. Bu kadroların %30'u engellilikleri nedeni ile koruma kararı uzatılanlara tahsis edilir. Saat ücreti asgari ücretin aylık çalışma saati toplamına bölünmesi ile tespit edilir.Bir kadro karşılığında çalışma saati ile sınırlı olmak üzere birden fazla kişi çalıştırılabilir.Ancak kişi başına ayda 60 saatin dışında ücret ödenemez. " düzenlemesine yer vermiş; aynı madde dokuzuncu fıkrasında "Ev tipi sosyal hizmet birimlerinin, tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrası hükmü kapsamındadır" düzenlemesine yer verilmiştir. Sosyal Hizmetlere İlişkin Genel Esaslar

43 Bu kapsamda bir başka düzenlemede tarih 5838 sayılı kanunla yapılan değişiklik ile 2547 sayılı yasanın 46/1-(k) maddesinde " Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından burs verilenler veya burs alma şartlarını taşıyanlara öncelik verilmek suretiyle hizmetlerine ihtiyaç duyulan öğrenciler, öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumlarındaki geçici işlerde kısmi zamanlı olarak çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılan öğrenciler, bu çalışmalarından dolayı işçi olarak kabul edilmez." düzenlemesine yer verilmiştir. Ancak özel bir üniversitede burslu olarak doktora yapan, ancak bu süreçte kendisine verilen sınav gözetmenliği, ödev okuma, problem çözme, veri analizi gibi faaliyetlerde bulunan öğrencinin açmış olduğu sigortalılığın tespiti davasında Ankara 5. İş Mahkemesi 2011/321 Esas, 2012/872 Karar sayılı dosyasında öncelikle sosyal güvenlik hakkının insan hakkı olduğuna vurgu yapmış ve Anayasamızın 90. maddesine göre ulusal mevzuat ile uluslararası sözleşmenin çatışması halinde uluslararası sözleşmenin uygulanması gerektiğini vurgulayarak, somut olayda davacının doktora yaparken araştırma görevlisi olarak çalıştırıldığı, doktora öğrencileri tarafından yerine getirilmeyecek gözetmenlik sınav kağıdı okumak gibi işlerin davacıya yaptırıldığı ve davacı ile üniversite arasında imzalanan taahhütname ile bağımlılık ilişkisinin kurulduğunu kabul ile, davacının sigortalılığının tespiti talebini tarihli kararı ile kabul etmiş, Yerel Mahkeme kararı Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2012/23484 Esas 2014/230 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu emsal karar kapsamında aynı durumun 2828 sayılı yasanın 16/3 maddesi kapsamında çalışanlar içinde söz konusu olduğu ve bu kişilerin de sigortalılığın kabulü gerektiği kanaatindeyim. Sosyal Hizmetlere İlişkin Genel Esaslar

44 Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli ve yaşlılar ile sosyal hizmetlere ihtiyaç duyan diğer kişilerin tespiti kurumun görevidir. Ayrıca mahalli mülki amirler, sağlık kuruluşları, köy muhtarları genel kolluk kuvvetleri ve belediye zabıta memurları, bu kişileri kuruma bildirme yükümü altında oldukları gibi, kurum tarafından yapılan inceleme ve araştırmalara da yardımcı olmaları gerekir. Korunmaya muhtaç çocukların korunmaya alınması için haklarında kurum tarafından koruma kararı alınması gerekir. Ancak söz konusu çocuk hakkında derhal koruma tedbiri uygulanması gerekiyor ise bu durumda mahkeme kararı alınıncaya kadar en büyük mülki amir onayı ile çocuk bakım altına alınır. Koruma kararının alınacağı mahkeme kanunun 22. maddesinin birinci fıkrasına göre 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa göre yetkili ve görevli mahkemedir sayılı kanunun 7. maddesine göre çocuk hakkında koruyucu tedbir verme görevi çocuk mahkemesi hakimine bırakılmış olup, yetki konusu ise aynı kanunun 8. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, korumaya ihtiyacı olan çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk mahkemesi hakimi tarafından verilecektir. Korunmaya, Bakıma, Yardıma İhtiyacı Olanların Tespiti

45 Çocuk Koruma Kanunun 7/6 maddesine göre çocuk koruma kararı on sekiz yaşın doldurulması ile kendiliğinden sona erer.Ancak hakim eğitim ve öğretimine devam edilebilmesi için ve rızası alınmak sureti ile tedbirin belirli süre daha uygulanmasına devam edilmesine karar verebilir. Nitekim 2828 sayılı kanun da paralel şekilde 24. maddesinde koruma kararının çocuk reşit oluncaya kadar devam edeceğini, kararının çocuk reşit olmadan önce de şartların varlığı halinde kaldırılabileceği gibi reşit olduktan sonra da şartların varlığı halinde devam edebileceğini düzenlemiş ve 18 yaşını dolduran korunmaya muhtaç çocuklardan ortaöğretime devam edenlerin 20, yükseköğrenime devam edenleri is e25 yaşına karar koruma kararlarının uzatılabileceği, 18 yaşını doldurmuş ancak öğrenime devam etmeyen çocukların ise bir iş veya meslek sahibi edilerek kendi kendilerine yeterli olmalarının sağlanması amacı ile 20 yaşına kadar koruma kararlarının uzatılabileceği düzenlenmiştir. Ancak bu hükümler bir kez daha göstermektedir ki kanunlar arasında kullanılan terimlerde zaten bir birlik olmadığı gibi aynı kanun içinde dahi kanun koyucu bir taraftan reşit olmak ibaresini kullanırken diğer taraftan 18 yaşını doldurmuş olmak ifadesine yer vermektedir. Koruma kararı kalkan ancak tek başına yaşamını devam ettirmeyecek durumda olan kız çocukları için ise kurumda kalma imkanı verilmiş olup, bu çocukların emek karşılığı iaşe ve harçlıkları kurumca karşılanmak kaydı ile kurumda çalışmaları da sağlanabilir. Bedensel zihinsel ve ruhsal engellilikleri sebebi ile sürekli bakıma ihtiyacı olan ve çalışmaktan aciz olan çocukların koruma kararı uzatılabilir. Korunmaya, Bakıma, Yardıma İhtiyacı Olanların Tespiti

46 Cezai sorumluluk, kanunun 27. maddesinde düzenlenmiş olup, bu kanun kapsamına giren sosyal hizmet kuruluşlarında muhafaza ve bakımlarına terkeden şahıslara karşı herhangi bir suç işleyen kuruluş görevlileri hakkında bu suç nedeni ile gene hükümlere göre verilecek muvakkat hürriyeti bağlayıcı cezalar ile para cezaları üçte bir oranında arttırılarak hükmolunacaktır. Bu kanun gereğince korunmaya ve yardıma muhtaç durumda olan ailelere ve kişilere yapılacak ödemeler ve sağlanacak yardımlar başkasına devir, temlik ve haciz edilemez. Kuruma ait sosyal hizmet kuruluşlarında koruma kararı devam eden kız çocuklarından evlenenlere çeyiz ihtiyaçlarını karşılamak ve bir defaya mahsus olmak üzere en yüksek Devlet memuru aylığının birbuçuk katı tutarında evlenme yardımı yapılır. Bu yardım hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ödenir. Koruma kararı kapsamında iki yıldan az olmamak üzere Bakanlığa ait sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olanlar ve reşit olduğu tarihte koruma altında kalmaya devam edenler için kamu kurum ve kuruluşlarından hangi statüde olursa olsun serbest kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu çocuklar için ayrılır ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilir. Serbest kadro ve pozisyon toplamının binden az olması halinde kamu kurum ve kuruluşlarında en az bir hak sahibi istihdam edilir. Bu hükümden yararlanmak isteyenler, 18 yaşını doldurdukları ve koruma veya bakım tedbir kararının sona erdiği tarihten itibaren iki yıl içinde Aile ve Sosyal Politika Bakanlığına başvururlar. İşe yerleştirmede öncelik lisans,önlisans ve ortaöğretim mezunlarına verilir. Kuruma İlişkin Özel Düzenlemeler

47 Hakkında korunma kararı alınan ve korunmaya ihtiyacı olan çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi bir koruyucu aile tarafından da üstlenilebilir.Bu bir ücret mukabilinde olabileceği gibi, koruyucu aile ücret talep etmeksizin gönüllü olarak da çocuğun bakımını üstlenebilir. Koruyucu Aile


"PRİMSİZ REJİM. PRİMLİ REJİM PRİMSİZ REJİM SOSYAL SOSYAL SOSYAL SİGORTALAR YARDIMLAR HİZMETLER." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları