Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İLİŞKİLERDE YAŞANAN PATOLOJİYE GENEL BAKIŞ (Jung’çu bakış açısıyla) Dr. Aydın DEMİRKOL Psikiyatri Uzmanı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İLİŞKİLERDE YAŞANAN PATOLOJİYE GENEL BAKIŞ (Jung’çu bakış açısıyla) Dr. Aydın DEMİRKOL Psikiyatri Uzmanı."— Sunum transkripti:

1 İLİŞKİLERDE YAŞANAN PATOLOJİYE GENEL BAKIŞ (Jung’çu bakış açısıyla) Dr. Aydın DEMİRKOL Psikiyatri Uzmanı

2 SUNUM PLANI İlişkilerde sık görülen uyumsuzluk ve patolojiler Normale genel bakış  Temel psikolojik gereksinmelerimiz  Jungçu bakıştan psişemiz  Psikolojimize ait yararlı önkabuller Patolojiye genel bakış  Patolojinin ana hatları  Patoloji her zaman göründüğü gibi patolojik midir?  Başlıca patolojiler ve anlamları Danışmanlara öneriler

3 İLİŞKİLERDE SIK YAŞANAN UYUMSUZ DAVRANIŞLAR ve PATALOJİLER  Şiddet/Öfke  Kıskançlık/Sadakatsizlik  Aileye Aşırı Düşkünlük/Bağımlılık  Sorumsuzluk/ İhmal  İletişim Sorunları/Uyumsuzluk  Pısırıklık/Girişimsizlik  Psikiyatrik Hastalıklar

4 İlişkileri sık etkileyen ruhsal rahatsızlıklar  Depresyon  Anksiyete  Obsesif Kompulsif Bozukluk  Madde bağımlılığı  Cinsel işlev Bozuklukları  Kişilik Bozuklukları

5 İki temel ruhsal gereksinim: GÜVENLİK  Yalnız olmama, sevilme  Belirlilik, kontrol edebilme ÖDÜL  Haz (Hayvanlarla ortak)  Anlam (Daha ziyade insana özgü tanrısal özl.)

6 Üç temel korkumuz:  Anlamsızlık (değersizlik)  Yalnızlık (sevilmeme)  Belirsizlik (kontrolü kaybetme)

7 Güvenlik / Ödül  Anlam büyük riskte değilse güvenlik önceliklidir.  İstenen ikisinin de % 100 olmasıdır. (Cennet)  Bu dünyadaki ideali ise en fazla yin yang’dır. (Araf-dualite dünyası)

8 Sığınaklar güvenli ancak konforsuzdur!

9 Güvenlik/Ödül  İnsan gelişmişlik düzeyinde hem güvenlik hem de anlam hissine daha fazla gereksinim duyulur.  Hayvan düzeyinde güvenlik ve haz büyük oranda yeterli olurken insanın anlam gereksinimi de büyüktür.  Anlam uğruna güvenlik sıkça feda edilir. Tersi daha sık olur.

10 Jung’a göre ruhumuz (psişe)

11 JUNG Kavram ve Prensipleri  Kolektif bilinçdışı (arketipler)  Bilinçdışında adeta bilgeleşmiş koruyucu yapılar görür.  Ruhumuzda da karşıt çiftler dengesi olduğunu ileri sürer.  Bireyleşme iç huzura yolculuktur.  İçedönük/dışadönük kişilik

12 Jung Kavram ve Prensipleri  Jung’un insana ve ruhsal hastalıklara bakışı daha iyimserdir.  Ruhsal rahatsızlıkları gebelik gibi görür.  Deterministik değildir.  Çağımızda bilinçdışı bilgesinin sürgünde olduğuna inanır.  Gölgeyle barışmamanın karanlığa götürdüğünü bildirir.

13 Jung’a göre ruhumuzun 4 işlevi:

14 SEZGİ, DUYGU VE DUYULAR EN AZ AKIL KADAR ÖNEMLİDİR  Sezgi bilinçdışı bilgesinin bileşke tüyosudur. Türümüzün hedeflerini gösterir. “Nereye” sorusuyla navigasyon sağlar.  Duygular “nasıl” sorusuna yanıt verir. Bir şeyin bizim için hoş olup olmadığını söyler  Duyular fark edişi arttırır.  Düşünme,”ne” sorusunu yanıtlar. Akıl vizyoner ve denetimcidir ancak evrimde yenidir ve toydur.

15 İçedönük/Dışadönük kişilik  İçedönük yaşam enerjisini iç dünyadan, dışadönük dış dünyadan alır.  Batı dışadönük, Uzakdoğu içe dönüktür.  Küreselleşme Batı normlarıyla olduğundan dünya fazla dışa dönmüştür.  İçedönüklük çağımızda sürgündedir.  İçedönük-dışadönük dengesi hem içimizde hem çiftlerde önemlidir.

16 Bireyleşme: Hedef iç bütünlük

17 Bilinçdışı önemlidir  İnsanın hayvandan farkı sadece bilinçli aklı değildir. Bilince hizmet eden bilinçdışı da gelişmiştir.  En önemli faaliyetler bilinçdışının en derin katmanlarına kodlanmıştır.  Bilinç toy bir şehzade gibiyse bilinçdışı bilge bir sadrazam gibidir.  Bilinçdışının keşfinden hemen sonra bilinçdışı tarihin en büyük devaluasyonuna uğramıştır.

18 Bilinçdışı koruyucudur  Bilinçdışı bilgesi arketip desteğiyle, algı yanılması ve savunma mekanizmalarıyla korur  Bunlar ruhun sigortalarıdır.  Bu durum çocuklara her gerçeğin olduğu gibi söylenmemesine benzetilebilir.  Uyumsuz davranış veya ruhsal hastalıklar duygusal yaş takılmasından kaynaklanır.

19 Bilinçdışı koruyucudur  Bu koruyuculuk Hayat güzeldir filmindeki çocuğunu onun iyiliği için kandıran baba veya Prens Arthur’u koruyan Merlin’e benzetilebilir.

20 Bilinçdışı güçlüdür ama…  İnsan bilinçdışının çok fazla etkisi altında olsa da tamamen güdümünde değildir.  Bilinçdışımız ne kadar da güçlü olsa da tek belirleyici güç değildir.  İnsanlar bilinçleriyle bilinçdışını keşfedebildiklerinde kendilerini gerçekleştirebilirler ve bazı ilahi özelliklere sahip olarak kendi yaşantılarında olabildiğince söz sahibi duruma gelebilirler.

21 Karşıt çiftler dengesi  Dünyamız dualite dünyasıdır.  Tüm evren gibi ruhumuz da karşıt çiftlerden oluşurlar.  Ruh sağlığı bu çiftlerin dengelenmesine bağlıdır.

22 Arketipler  Evrimle gelişmiş modelleyici soyut kalıplardır.  İçgüdünün daha sofistike ve soyut biçimleridir.  Kuşların yuva yapmasının insan davranışlarındaki karşılığıdır.  Türe özgü ve evrenseldir.

23 Kişilik arketipleri  Persona (maske)  Gölge (Hoşlanmadığımız yönlerimiz)  Anima/Animus (İçimizdeki azınlık kadın/erkek)  Ben (Ego): Bilince yakın yerlerin merkezi)  Özben (Self): Tüm psişenin merkezi)

24 PERSONA  Maske anlamına gelir.  Sosyal yüzümüzdür.  Neslin devamı için gerekli olmuştur.  Maskelerimizi tanımak  Maskelerimizi azaltmak  Maskesiz halimizi sevebilmek önemlidir.

25 YERYÜZÜNDEKİ TEK GERÇEK MUTLULUK KENDİ SAHTE KİMLİĞİMİZİN ZİNDANINDAN KAÇABİLMEKTİR Gene MORTON

26 Gölge  İstenmeyen yönümüzdür.  Genelde id’e benzer hayvansı yöndür.  Karanlık yönümüze dalarsak aydınlık yön daha iyi gözükür.

27 Kaka Gölge  Ruhumuzun da bağırsakları var  Kaka şeyler düşünürüz  Kaka şeyler söyleriz  Kaka şeyler yaparız

28 Gölge ile barışmanın önemi  Gölgeyle barışmak bağırsaklarımızın düzgün çalışması gibidir.  Ruhumuza akışkanlık ve esneklik getirir. Bağırsak zehirlenmesinden korur.  Paradoks olarak bizi şiddetten uzak tutar.  Karanlığa geçince ışık daha iyi farkedilir.

29 Anima/Animus  Karşı cinslerin birbirini anlamasını arttırır.  Jung’a göre aşk içimizdeki anima veya animusa uyan kişilere yansır.  Çağımızda anima değerleri sürgündedir.

30 Diğer başlıca arketipler  Kahraman (Hero)  Yaşlı Bilge adam (Old wise man)  Büyük ana (Magna mater)  Anne  Baba  Hileci (Trickster)* *Her arketipin bir de gölge yönü bulunur.

31 KAHRAMAN  Günlük yaşamımızda çok popüler olarak aktive olan bir arketiptir.  Güvenliği riske atıp anlam arayan her insan bir kahramandır.  Çağımızda sıradan kişilerde bile fazlasıyla aktive olur.

32 Yaşlı Bilge

33  Kahramana eşlik eden yol göstericidir  Her danışman bu arketipi uyandırır.  Önemli olan bu arketipi bilinçli ve tam kapasite uyandırmaktır.  Bu kadim bilinçdışı desteğinin bilinçli kullanılması anlamına gelir.  Bu yaklaşım arketipsel onarıcı etkiyi arttırır.

34 Hileci  Gölge yönü bilinçdışı bilgesinin en sık kullandığı yöntemdir.  Algı yanılmaları ve savunma mekanizmalalarıyla koruma sağlar.  Büyüyememiş çocukların egosunu koruma amaçlıdır.  Yangına karşı sigorta atması gibidir.

35

36 İLİŞKİLERDEKİ RUHSAL SORUNLARI ANLAMADA BAZI ÖNKABULLER  En önemli ilişkimiz kendimizle (bilinçdışımızla) olan ilişkimizdir.  Günlük yaşamı belirlemede bilinçdışı baskındır.  Karşıt uçlar bir çok zaman yakındır.  Ruhsal hastalık veya sorunlar duygusal zekası yüksek olanlarda daha fazladır.  İlerleme gerilemesiz olmaz

37 En önemli ilişkimiz: Kendimiz

38 Kendimizle ilişkimiz iyiyse: BAŞARIMIZ ARTAR  Kendimizi gerçekten beğeniyorsak başkalarından ilgi ve iltifat elde etmek için sürekli ruhsal ithalatla vakit ve nakit kaybetmeyiz.  Sığınaklarda çakılı kalmayız ya da gereksiz yere uzaklarda diyar diyar gezmeyiz, gerçekten gerekmiyorsa iş, eş değiştirmek zorunda kalmayız.  Ödülün hemen gelmediği zorlu durumlarda eleştirilere rağmen maraton koşucusu gibi koşup bitiş çizgisine ulaşabiliriz.

39 Kendimizle ilişkimiz iyiyse: YALNIZLIĞIMIZ AZALIR  Nereye gidersek gidelim kendimizi de götürürüz.  Kendimizle muhabbetimiz iyiyse yalnızlığımız azalır.  Kendimize güveniyorsak anne- babamızla veya hocamızla berabermiş gibi hissederiz. Korkularımız azalır.

40 Kendimizle ilişkimiz iyiyse: BELİRSİZLİK AZALIR  İçimizdeki yol gösterici bilgeyi dinleyebilmek koordinatlarımızı netleştirir, adeta navigasyon cihazı etkisi yapar.  Seçimlerimizde bir de hocamıza danışmış gibi daha az zorlanırız.

41 Zıt uçlar çok zaman yakındır. Alaska ve Sibirya yakındır. Ruh dünyamız da yuvarlaktır.

42 Çok danışma/Danışamama Adres sorma: Uç 1: Hiç sormadan bulmaya kalkma Uç 2: Emin olamayıp sürekli sorma Denge: Yerine göre sorma veya bilgilerden çıkarsama

43 İyi kötü  Başarılı komiser-mafya babası  Şerif,Papaz-haydut (İyi kötü çirkin filmi)  İyi dost-baş düşman (Sezar-Brütüs)  Yufka yürekli-katil  Kuzu gibi olma-aslan kesilme  Yangından kurtaran polis-tec eden polis (Bering boğazı geçişleri)

44 Bağımlılık/Bağlanamama  Doktordan dan çıkmaz-Doktora uzun süre gelemez  İlacı kesmeden uzun süre kullanır- ilaca başlamaz ya da kesintili kullanır  Semt değiştiremez-uzak ülkelere gider  Sığınaktan çıkmaz- uzun süre sabit yerde kalamaz  Boşanamaz-uzun süre bağlanamaz

45 Bağımlılığın zıt versiyonları  Bağımlı görünüm-aşırı bağımsız görünüm  İnsana kaçış-insandan kaçış  Yalnızlıktan–yapışılmaktan korkma (ıssız adam)

46 Girişim korkusunun zıt versiyonları  Sorumluluk alamaz - Fazlasıyla sorumluluk alır  Devletten çıkamaz-özel sektörden çıkamaz  Girişim yapamaz- girişimsiz yapamaz  İnisiyatif kullanamaz-fazla rahat inisiyatif  Hayır diyemez-evet diyemez  Onaysız yapamaz-onay için soramaz  Yüksekten korkar-paraşütçü olur

47 Obsesif kişilik zıt versiyonları  Aşırı tedbirlidir-aşırı tedbirsizdir  Pijamaya kravat takar-blucinden çıkmaz  Faturaları gününde öder-faturaları geciktirir  Arabayı bakıma çok düzenli götürür-arabayı bozulunca bile zor götürür  Borç alamaz-borçlarını alamaz  Sıkı sıkı hesap yapar-para konuşamaz  Detaycıdır-aşırı yüzeyseldir  Cimridir-müsriftir

48 İki Uçlu (Bipolar) Bozukluk  Depresif atak-manik atak  Çok güvensizdir-fazla güvenlidir  Değersiz hisseder-fazla değerli hisseder (Terapötik güven ve anlam kazandırma lityumdan çok daha iyi koruyabilir)

49 YAŞANTISAL KRİZLERİN ZIT UÇLU YANSIMALARI  ÖLÜM KORKUSU-YAŞAMA KORKUSU: Parlak montlu 50’lik koca - anneanne mantolu karısı

50 Ruhsal patogenez  İlişkide görülenler dahil bütün ruhsal patolojiler güvenlik ve ödül eksikliğinden (veya böyle algılamaktan) kaynaklanır.  Ruhsal hastalıklar başlıca hangisinin eksik olduğuna, kişisel özellik ve buna bağlı savunma mekanizmalarına, kültürel etkenlere ve çağın özelliğine göre değişik görünümler alır.

51 Ruhsal Patogenez-2  Tüm patolojiler yıkıcı etkenlerle onarıcı* etkenlerin bilişkesidir (iltihap benzeri)  Ruhsal hastalık görünümleri en çok savunma düzenekleriyle biçimlenir. (Bademcik- sepsis benzeri)  “Denize düşen yılana sarılır” belirti veya uyumsuz davranışların açıklamasıdır.  Belirtiler veya geliş yakınmaları “yılan”sa boğulma korkusuyla simgelenen asıl korkular “öcü”dür. *Her belirti veya her hastalıkta olumlu yönler de vardır.

52 Ruhsal Patogenez-3  Ruhsal hastalıkların kentsel dönüşüm inşaatı benzeri veya ruhsal gebelik benzeri olumlu özellikleri vardır.  Ruhsal rahatsızlıklar yeniden daha sağlıklı büyüme sürecini de kapsarlar.  Ruhsal rahatsızlıklardan travmaların olumsuz etkileri kadar bu travmalardan çıkarılan derslerin olumlu yönü (manevi ödenek birikimi) de sorumludur.

53 İdeale yakın bir ilişki için…  Önce kendimizle evliliğimizi (bilinçdışımızla bütünleşmemizi) iyileştirmek gerekir.  Kendimize ilgisizlik veya şiddetli geçimsizliğin düzelmesi gerekir.  Tanrı ya da hayvan değil, melek ya da şeytan değil, insan olduğumuzu sindirmek gerekir.  Bu dünya cennet cehennem değil Araf’tır.  İnsan da Araf’ı temsil eder. Bunu bilmek ilişkilerin yükünü azaltır.

54 Şiddet/öfke  Güvensiz ve değersiz hissetmekten kaynaklanır.  Duygusal yaş olarak büyüdüğünde ve kendisine istemeden yaptığı haksız iç hakaretler düzelirse çok azalır.  Bunlar yanlış demek yerine, sizin gibi değerli bir insana layık tepkiler vermeniz için çalışmalıyız demek gerekir.

55 Aşırı Kıskançlık/Sadakatsizlik  Gölge yönle barışmaya başlama anlamına gelebilir.  Kıskandığını bilmek bilmemekten iyidir.  Sadakatsizlik başlamasının olumlu yönü katı süperegonun esnemesidir.

56 Aşırı aile düşkünlüğü/Bağımlılık  Bu konuda itham eden eş de çoğu zaman bağımlıdır.  Kök ailesine çok bağımlı olanın ebeveynleri de duygusal yaş anlamında çocuktur.  Genellikle aile kültür dilleri farklıdır.  Altından öfke çıkabildiği gibi, çocuk ebeveynleri yönetme sanatı da çıkabilir.

57 SORUMSUZLUK/ İHMAL  Antisosyal, Borderline kişilik özelliklerinde sık görülür  Obsesif kişiliğin de bir versiyonu olabilir.  Obsesif kişiliğin versiyonu olarak yeni başlamışsa umutlu bir durumdur.

58 PISIRIKLIK/GİRİŞİMSİZLİK  Bağımlı, çekingen ve obsesif kişiliklerde sık görülür.  Eşleri genellikle aşırı girişimci ya da eşinden telafi bekleyici girişim korkusu içindeki biridir.  Aşırı girişimci birinin aniden bu duruma geçmesi denge için umutludur.

59 Depresyon  Güvenlikten ziyade anlam yetersizliğiyle ilişkilidir.  Çağımızda anlam kaybı, güvenliği de aynı oranda etkiler yanılgısı vardır.  Alınganlık, öfke veya sosyal çekilme yaratarak çift ilişkisini çok bozar.  Depresyon değerli bir arsada yeni bir inşaatın temel çukuru anlamına gelir.

60 Anksiyete Bozuklukları  Bağımlılığı arttırarak ilişkileri hem olumlu hem de olumsuz etkiler.  Panik bozukluğu çağımızda görülen anksiyete somatoform bozukluk arası bir formdur.  PB eskinin histerisinin çağımız karşılığıdır.  Deprem dedenin simülatörle uyarması ve kentsel dönüşümü sağlaması gibi bir hedefi vardır.

61 Obsesif Kompulsif Bozukluk  Süperego fazlalığı veya gölgeyle barışma güçlüğü hastalığıdır.  Ruhsal mikroplara dayanamama özelliği nedeniyle ruhsal bağışıklık sistemi bozukluğu da denebilir.  Belirsizlik kontrolsüzlük algılanır ve yaşam kompulsiyon yılanıyla belirli hale getirilmeye çalışılır.  Ruhsal bağışıklık sistemi düzelirken daha fazla görülür.

62 Madde ve diğer bağımlılıklar  Uygunsuz güvenlik ve anlam takviyeleridir.  Deniz düşünce tutunulan yılanlardır.  Can simidi atıp sonra da yüzmeyi öğretmeden geçmesi zordur.  Evliliği çok zorlaştırır. Uygunsuz eş tutumları kısır döngü yaratarak bağımlılığı arttırır.

63 Cinsel işlev bozuklukları  Evlilikte ödül gereksinmesinin hem haz hem de anlam bileşenlerini bozar.  Uzun sürmesi güvenliği de tehdit eder.  Cinselliğin bozulması bazen olumlu bir gelişim sürecinin geçici olumsuz komplikasyonu olarak karşımıza çıkar.

64 KİŞİLİK BOZUKLUKLARI (DSM)  A Kümesi: (Tuhaf, eksanrik küme) Paranoid, şizoid, şizotipal kişilik bozuklukları  B Kümesi: (Uyumsuz, dengesiz, tutarsız küme) Antisosyal, borderline, histrionik, narsistik kişilik bozuklukları  C Kümesi: (Korkulu, anksiyöz küme) Çekingen, bağımlı, obsesif kompulsif kişilik bozuklukları

65 PARANOİD KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Başkalarının zararlı olabileceğinden, aldatıldığından kuşkulanma, dostlarının, iş arkadaşlarının güvenilirliğinden kuşkulanma, aleyhine kullanılacağını düşünerek sır vermek istememek, sıradan söz ve olaylardan anlam çıkarma, haksızlığa, önemsenmemeye dayanamayan, kinci insanlardır.  Eşlerinden kuşkulanırlar, kendilerine zarar verileceği yargısına varıp ani tepki gösterirler.

66 ŞİZOİD KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Sürekli toplumsal ilişkilerden kopma ve başkalarıyla birlikte olunan ortamlarda duyguların anlatımında kısıtlı kalma durumu söz konusudur.  Erkeklerde daha fazla görülür. Kronik şizofreni akrabalarında daha yaygındır.  Strese tepki olarak çok kısa süren (saatler süren) psikotik epizodlar yaşayabilirler.  Şizofreni veya sanrısal bozukluğun öncesinde görülebilir.

67 ŞİZOTİPAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Referans fikirleri, inanışlarda acayiplik, büyüsel düşünce, olağandışı algısal yaşantılar, bedensel illüzyonlar olabilir.  Düşünce ve konuşmanın olağandışı biçimi, kuşkuculuk, paranoid düşünce, alışılagelmişin dışında kendine özgü davranış ve görünüm, uygunsuz, kısıtlı duygulanım, yakın arkadaşları ya da sırdaşlarının olmaması, toplum içinde bulunurken yaygın anksiyete durumu vardır.  Ilımlı kronik şizofreni olarak görülebilir.

68 ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Başkalarının haklarını saymama, başkalarının haklarına saldırma ile giden yaygın bir durum söz konusudur.  Çocukluktan itibaren yalan söyleme, evden kaçma, hırsızlık, saldırganlık, madde kullanımı, yasadışı aktiviteler gibi davranışlara rastlanmaktadır. İçkili araba kullanma, eşe çocuklara zarar verme gibi hareketler sık görülür.  Eşlerine ilgi göstermez ama ayrılırlarsa tehlikeli yapışırlar.

69 ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Aykırı davranışlarına rağmen kişiler herhangi bir anksiyete ya da depresyon belirtisi taşımazlar. Çünkü bu tür kişilik bozukluğuna sahip bireylerin olaylar ile ilgili kendilerine göre uygun açıklamaları vardır.  Kendine zarar verme tehditleri ve çabaları yaygındır.  Sözel iletişimlerinde başarılıdırlar.  Kolay yoldan para kazanmayı isteyen kişilerdir.

70 BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Bu kişilerin kimlik duygusunda, duygu durumunda ve ilişkilerinde sürekli bir tutarsızlık vardır.  Kronik olarak boşluk duygusu ve can sıkıntısından yakınırlar.  Nevrozla psikoz arasında bir sınırdadırlar.  Asıl patoloji bireyin benlik duygusunda, nesne ilişkileri kurma biçimindedir.  Kadınlarda erkeklere göre iki kat fazla sıklıktadır.

71 BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Bu hastalar yalnız kalmayı tolere edemezler, arkadaşlık için çılgınca yollar denerler fakat başarılı olamazlar.  Yalnızlıklarını azaltmak için rasgele ilişkiler kurarlar.  Bu kişilerde kimlik duygusu yoktur. Davranışları kestirilemez.  Baskı altında kaldıklarında depresyona ve kısa psikotik ataklara girebilirler,  İnsanları tümüyle iyi ya da tümüyle kötü kategorisine ayırırlar, ilişkileri bu nedenle başarısızdır.

72 HİSTRİYONİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Dikkat çekme davranışı belirgindir.  Duygu ve düşüncelerini abartan, ilgi çekmek için ağlama nöbetleri geçiren kişilerdir.  Ayartıcı davranışlar sıktır.

73 HİSTRİYONİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Cinsel fanteziler yaygındır. Ancak psikoseksüel fonksiyonları bozuk olabilir (kadınlarda anorgazmi, erkeklerde empotans gibi). ( Cinsellikten başka herşeyi seksüalize ederler.)  İlişkileri yüzeyseldir. (Yakın ilişki fantazisi)  Stres altında gerçeği değerlendirmeleri kolay bozulur.

74 NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Üstünlük duygusu (düşünce ya da davranışlarda), beğenilme gereksinimi ve empati yapamamanın olduğu sürekli bir durumdur.  Gerçekte derin bir yetersizlik duygusunun telafisidir.

75 NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Çok beğenilmek ister, hak kazandığı duygusu vardır, kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır, empati yapamaz  Çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığını sanır, küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergiler.,

76 ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞU:  Kendini başkalarından aşağı görürler, kişisel ilişkilerden ve etkinliklerden kaçınırlar.  Bu kişilerde eşlik eden sosyal fobi sık görülür.  Çevreden destek görürlerse işlevsel olurlar, destek yeterli değilse depresyon, anksiyete ortaya çıkabilir

77 BAĞIMLI KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Uysal ve yapışkan davranışa ve ayrılma korkusuna yol açacak biçimde kendisine bakılma gereksiniminin aşırı olduğu kişilerdir.  Başkalarının öğüt ve destekleriyle karar verirler. Tek başına kaldığında kendini rahatsız ve çaresiz hissederler.  Yakın bir ilişki sonlandığında, başka bir ilişki arayışı içine girerler.

78 OBSESİF KOMPULSİF KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Bu kişilik bozuklukların özelliği esnek olmama vemükemmeliyetçiliktir.  Bu kişiler, emosyonel sınırlılık, düzenlilik, sabırlılık, inatçılık, kararsızlık ile karakterizedir.  Kuralcı, düzenli, ayrıntıya çok dikkat ederler.  Bu kişiler fazlasıyla kuralcıdırlar, kuralların bozulmasına tahammülleri yoktur.

79 OBSESİF KOMPULSİF KİŞİLİK BOZUKLUĞU  Arkadaş çevresi çok az olan kişilerdir. İş ve evlilikte sebatlı kişilerdir.  Muayene sırasında, katı görünüşlü, ciddi, sorulan sorulara çok detaylı cevap veririler

80 İyi bir ilişkide…  Tamamlayıcılık vardır.  Sinerji vardır.  Güvenlik ve ödül dengeli olarak bulunur.  İyi tamamlayıcılar benzerler de.  Her çiftte karşı cinse ait özellikler tamamlayıcı biçimde bulunur.

81 UYUMLU ÇİFTLER  Hem güvenlik hem ödül sağlarlar.  Temelde benzer ayrıntıda karşıttırlar.  İki yarım elma veya daha iyisi, aynı sepette olmaktan memnun iki bütün elma gibidirler.

82 Çiftlerde Uyumsuzluk başlangıcı  Bazen daha iyi uyumun bir müjdecisidir. (Güvenlik eksikliğini aşıp “anlam”a yolculuğun acemilik döneminin geçici yıkıcılığı)  Bu durum kentsel dönüşüm inşaatının geçici dağınıklığına benzetilebilir.  İki yarım elmanın iki bütün elmaya geçişi sırasındaki birbirini geçici olarak tamamlayamamasına veya,  Bir telefon modelinin gelişip şarjının henüz geliştirilememesine de benzetilebilir.

83 Anima/Animus tamamlayıcılığı  Duygu mantık dengesi  EQ/IQ  Sanat bilim  Mantık evliliği en mantıksız evlilik  Duygu evliliği en duygu tüketici  Karşıt duyguların bir arada olması doğaldır.

84 BİRLİKTELİĞİN ARTISI  Kötü bir birliktelikte: 1+1 = 2’den az  Vasat bir birliktelikte: 1+1 = 2  İyi bir birliktelikte: 1+1 = 2’den fazla

85 İLİŞKİDE ANA ÇATIŞMA UNSURLARI  Kendimizle olan ilişkimizdeki çatışmaların ilişkiye yansıması  Geleneksellik-modernlik ikileminden kaynaklanan kişilik çatışması temelleri

86 Dönüşümün izlediği yollar:  Tik işareti  Alaska sibirya (Bering boğazı ani geçişi)  Pazar terazisi dengeye giden sallanışı

87 Olumlu dönüşümün matematiği - x - = + (sağlıksız olumlu) - x + = - (olumsuz gözüken iyiye gidiş) + x + = + (sağlıklı ve olumlu)

88

89 Uyumlu erken dönem evlilik

90 Zoraki uyum

91 Tekli gelişim süreci

92 Uyumlu sağlıklı birliktelik

93 UYUM SAĞLANAMAZSA  Elmalar bütün olsa da birliktelik çirkinleşir, mutsuzlaşır.

94 Boşanma olmazsa böyle devam

95 Danışmanlıkta ön kabul  En fazla arıza verenler en dijitallerdir.  Bütün değersiz hissedenler değerlidir. Değerli hissedenlerin bir kısmı değerlidir.  Kompleks komplike zekalarda bulunur.  Bedensel yeti yönünden zayıf olan insan ruhu doğanın en gelişmişidir.

96 Danışmanlıkta Jung’çu kabuller  İçimizdeki bilge ve gücüne güvenmek  Aktif olma bu bilgenin (destek arketiplerinin) yolunu açmada olmalıdır.  Yin yangda eksik olana pozitif ayrımcılık esastır.  Her insanın bireyselliğine destek olmak gerekir.  Bilinçdışının yolu bilinçli olarak açılır.

97 İyi markalar da arıza yapar!

98 Bozulduğunda en az tamirci kullanılan hangisidir?

99 Hayatın bozuk yollarında…  Kaliteli arabalar daha çok arıza yapar.

100 Yaşamın darbelerinde…  Dijitaller analoglara göre daha fazla arıza verir.

101 Danışmansız-Terapisiz

102 Danışmanlı-terapistli

103 Bilinçdışını bilinçli kullanmak  Bilinçdışı bilgesinin her zaman doğruya yaklaşacağını hissedin  Arketipleri bilinçli olarak alevlendirin.  Koruyucu arketipler plasebo etkisini de terapiye katar.  En iyi plasebo haptan çok daha güçlü olabilen, arketipleri çok daha iyi uyarabilen davranıştır.  Şefkatli bir bakış pek çok teknik konuşmadan üstündür.  Akıldan ziyade sezgi, duygu ve duyuyu ön plana alın. Kendi bilinçdışınız insan ruhu gelişmişliğini hissedecek tek yapıdır.

104 Bilinçdışına güven  Uyumsuz davranışlar doktorun kangrenli kolu kesmesi gibi durumun en uygunudur.  İlerlemek için çoğu zaman gerilemek gerektiğini unutmayın (tekerlek geriye gidiyormuş gibi algılanır)lüzumsuz arkadaş azalması, psikiyatriye başvurma  Kişi güçlenirse daha uyumlu davranışlar otomatik olarak güncellenip devreye girecektir.  Kişinin bireyselliğinden taraf olun  Elden geleni yapınca her şey olacağına varır.  İstemesek de boşanma bazen en uygun çözümdür.

105 Karşıtlıklar ve paralellikler  Karşıtlardan eksik olanlara pozitif ayrımcılık yapın  İshali suyu kısma değil bol izotonik sıvının düzelteceğini unutmayın.  Değişim olumsuz gözükse de olumlu diline çevirip mutlaka desteklemeli  Pasif kalmakla akıntıya karşı aynı hızda yüzme arasındaki farkı hissedin, hissettirin  Gaz kadar frenin de önemini bilin

106 Navigasyon hizmeti  Danışmanlık ve terapinin en önemli aşamasıdır.  Güvenlik ve anlam sağlamanın en kısa sürede ve en etkili yöntemidir.  İlk görüşmede başlanmalıdır.  Bazen tek görüşmede düzelme sağlar.  İnşaat benzetmesiyle düştükleri çukurun mezar ya da lağım değil temel çukuru olduğu gösterilir.

107 Danışmanlığı kolaylaştıran teknikler  Amansız duygudurum takibi yapın. Duygusuz ifadeleri dikkate almayın, bu konuda danışana geri bildirim verin.  Gözler, ses ve mimikler bilinçdışının nabızlarıdır.  Alt yazı okuyun  3. kulakla dinleyin  Takibi sezginiz öncülüğünde yapın. Aklı duygu ve duyularınızdan bile sonraya alın. Bu hem isabet oranınızı arttırır hem de danışmanı fazla yormaz.

108 Kolay yüzleştirme  Yüzleştirme netleştirme ve saptamadır. Doğrudan değil DOLAYLI ve YARDIMCI, EĞİTİCİ BİR ETKİ SAĞLAR. (Hedef bilinçdışı)  Algı yanılmaları ve savunmalar bilinçdışının kurtarma amacıyla tutundurduğu yılanlardır ve ancak güvenlik ve anlam arttıkça değişir.  Danışanları duygusal yaşları elverdiği oranda maksimum gerçeğe davet edin.  Destekleyici ve sahiplenici zeminde sezginiz elverdiğince rahatça yüzleştirmeler yapın. (Terapiye direnç ve savunma gereği destekleyici ortamda azalır)

109 Danışmanlığı kolaylaştıran teknikler  Pasif agresyonları aktif agresyon diline çevirip geri bildirim verin.  Ara sıra şefkatli zeminde sert ve tehlikeli manevralar karizmayı arttırır. Danışana da yarar. Unutmayın yalnızca tehlikelinin koruyuculuğu karizmatiktir.  Sert sözlerle iltifat (Aptalım değersizim. Evet bu özelliklerle değersiz olduğuna inandığına göre aptal olabilirsin  Duyguya mantıkla cevap vermeyin.

110 Metaforla somutlaştırma  Soyut daha belirsiz olduğundan korkutucudur.  Benzetmeyle somutlaştırma hem netleştirir hem de regresyonla rahatlık sağlar.  Bol metaforla durumu somutlaştırın  İnşaat, duygusal yaş metaforları

111 Maskeleri azaltma  Kendi yaşamınızdan örnekler verin.  Olabildiğince kendiniz olun  Terapi ortamını yaşamdan çok da farklı bir konumda tutmayın

112 Gölgeyle bütünleştirme  Tatlı argo konuşmak gölgeyle barışmasına ve maskeleri azaltmaya yardımcı olur. Hazırsa yapın.  Mizah sadece insanlar içindir, yumuşatıcı etkisini kullanın.

113 Azmettirici düzeyinden çözüm  Belirtilere ve getirilen yakınmalara (tutunulmak zorunda kalınan yılanlara) değil altındaki korku ve yaralanmalara (öcülere) odaklanın  Belirtiler ve yakınmalar bilincin en çok korktuğu bilinçdışının ise mevcut koşullarda en güvenli bulduğu korkulanlardır.  Yüzme öğrenmeden (öcülerle baş edemeden) yılanı bırakamaz  Boğulmayacağını anlarsa yılanı otomatik bırakır.

114 Aktarımı teşvik  Aktarımı destekleyin hatta teşvik edin. Aktarım yeniden sağlıklı büyümesinin kral yoludur.  Gereksiz aşırı mesafe koymayın. Ne kadar terapötik ebeveyn olursanız saygı o kadar doğal artar.  Danışanın birkaç özel bilgisini hatırlayın.  Danışanın size lafla saldırmasına şefkatle yanıt verin. Unutmayın ergenler en sert sözleri en güvendiklerine söyler.  Ne yediğini, işyeri web sayfasından vs. konuşun

115 Danışmanlara öneriler (son)  Yalnız meyve sebze ette değil terapötik müdahalelerde de organik olun, doğanın yüz binlerce yıllık birikimini kullanın:  Yaşlı bilge olun  Terapötik çocuklarınız büyüyene kadar onlara destek olun  Danışanı sahiplenin, danışmanlık çerçevesi sınırlarında onun terapötik ebeveyni olun  Unutmayın ergenlik kahramanlıktır ve gelişen insanda bunlardan birkaç tane olur.

116


"İLİŞKİLERDE YAŞANAN PATOLOJİYE GENEL BAKIŞ (Jung’çu bakış açısıyla) Dr. Aydın DEMİRKOL Psikiyatri Uzmanı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları