Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Masal türü hakkında çeşitli görüşler öne sürüldüğünü ve bu türle ilgili çeşitli tanım denemelerinin yapıldığı bilinen bir husustur. “Masal”ın tanımı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Masal türü hakkında çeşitli görüşler öne sürüldüğünü ve bu türle ilgili çeşitli tanım denemelerinin yapıldığı bilinen bir husustur. “Masal”ın tanımı."— Sunum transkripti:

1

2

3 Masal türü hakkında çeşitli görüşler öne sürüldüğünü ve bu türle ilgili çeşitli tanım denemelerinin yapıldığı bilinen bir husustur. “Masal”ın tanımı yapılırken bazen muhteva özelliklerinden, bazen yapı özelliklerinden, bazen şekil özelliklerinden, bazen işlev özelliklerinden, bazen de icra ve yaratım ortamı özelliklerinden hareket edilmiştir. Kimi tanımlarda bu özelliklerin sadece biri, kimilerinde ise birkaçı yer almıştır. Sözü edilen özelliklerin hepsini barındıran bir tanıma rastlamak neredeyse mümkün değildir. Aşağıda önce masalların yapı, şekil, içerik, işlev, yaratım ve icra ortamı özellikleri hakkında bilgiler verilecek, ardından da masal türü yeniden tanımlanmaya çalışılacaktır. Masal türü hakkında çeşitli görüşler öne sürüldüğünü ve bu türle ilgili çeşitli tanım denemelerinin yapıldığı bilinen bir husustur. “Masal”ın tanımı yapılırken bazen muhteva özelliklerinden, bazen yapı özelliklerinden, bazen şekil özelliklerinden, bazen işlev özelliklerinden, bazen de icra ve yaratım ortamı özelliklerinden hareket edilmiştir. Kimi tanımlarda bu özelliklerin sadece biri, kimilerinde ise birkaçı yer almıştır. Sözü edilen özelliklerin hepsini barındıran bir tanıma rastlamak neredeyse mümkün değildir. Aşağıda önce masalların yapı, şekil, içerik, işlev, yaratım ve icra ortamı özellikleri hakkında bilgiler verilecek, ardından da masal türü yeniden tanımlanmaya çalışılacaktır.

4 İlk olarak masalların “Yapısal Özellikleri”ne değinmek istiyoruz: Masallar mensur bir yapı arz ederler. Ancak bu genel mensur yapının içinde çok fazla yer tutmayan ve çoğunlukla masal kahramanının ağzından söyletilen nazım parçaların da bulunduğunu söyleyebiliriz. Mensur yapı içinde yer alan nazım parçalar, “tekerlemeler, beyitler, secili nesirler” vb. çeşitli şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Masallarda formel unsurlar (Başlangıç, geçiş, bitiş, sayı, yer, renk formelleri ve tekerlemeleri gibi kalıplaşmış kullanımlarla diğer kalıplaşmış kullanımlar.) sıklıkla yer alırlar. Masalda kullanılan dil açık, akıcı ve anlaşılır bir dildir. Masalların genel yapısı içerisinde belirli söz sanatlarının (mecaz, teşhis, intak, teşbih vs.) yer aldığını söyleyebiliriz. Motifler (Rüya, uçan halı, sihirli değnek, aksakallı dede, uçan at, Simurg kuşu, ejderha vs.) de masallarda yer alırlar. Masalda yer, kişi… tasvirlerine yer verilmektedir. Masalda miş’li (duyulan) geçmiş zaman kipi, şimdiki zaman kipi ve geniş zaman kipinin kullanıldığını görmekteyiz. Masalların kısa ama yoğun bir anlatımı vardır. İlk olarak masalların “Yapısal Özellikleri”ne değinmek istiyoruz: Masallar mensur bir yapı arz ederler. Ancak bu genel mensur yapının içinde çok fazla yer tutmayan ve çoğunlukla masal kahramanının ağzından söyletilen nazım parçaların da bulunduğunu söyleyebiliriz. Mensur yapı içinde yer alan nazım parçalar, “tekerlemeler, beyitler, secili nesirler” vb. çeşitli şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Masallarda formel unsurlar (Başlangıç, geçiş, bitiş, sayı, yer, renk formelleri ve tekerlemeleri gibi kalıplaşmış kullanımlarla diğer kalıplaşmış kullanımlar.) sıklıkla yer alırlar. Masalda kullanılan dil açık, akıcı ve anlaşılır bir dildir. Masalların genel yapısı içerisinde belirli söz sanatlarının (mecaz, teşhis, intak, teşbih vs.) yer aldığını söyleyebiliriz. Motifler (Rüya, uçan halı, sihirli değnek, aksakallı dede, uçan at, Simurg kuşu, ejderha vs.) de masallarda yer alırlar. Masalda yer, kişi… tasvirlerine yer verilmektedir. Masalda miş’li (duyulan) geçmiş zaman kipi, şimdiki zaman kipi ve geniş zaman kipinin kullanıldığını görmekteyiz. Masalların kısa ama yoğun bir anlatımı vardır.

5 Masalların “Şekilsel Özellikleri” ise şöyledir: Masalın şekilsel özelliklerine baktığımızda masalın halk hikâyesi anlatı türünden kısa, fıkra anlatı türünden uzun bir özellik arz ettiğini söyleyebiliriz. (Günümüze yaklaştıkça, birçok bölgede, çeşitli unsurların etkisiyle masal metinlerinin kısaldığını görmekteyiz.) Masalı oluşturan “masal tipi ve epizotların” hacmi ve sayısına göre masalın hacmi değişmektedir. “Masallar, bir destan veya halk hikâyesi kadar olmasa da uzun metinlerdir. Anlatılması birkaç gece devam eden masallar vardır. Ancak bu tür örnekleri sadece ‘asıl halk masalları’ ve ‘peri masalları’ grubunda görebiliriz. ‘Hayvan masalları’ ve ‘zincirlemeli masallar’ ise yukarıdaki masal gruplarına göre daha kısa olup, anlatılması birkaç dakika ile sınırlıdır.” Masalların “Şekilsel Özellikleri” ise şöyledir: Masalın şekilsel özelliklerine baktığımızda masalın halk hikâyesi anlatı türünden kısa, fıkra anlatı türünden uzun bir özellik arz ettiğini söyleyebiliriz. (Günümüze yaklaştıkça, birçok bölgede, çeşitli unsurların etkisiyle masal metinlerinin kısaldığını görmekteyiz.) Masalı oluşturan “masal tipi ve epizotların” hacmi ve sayısına göre masalın hacmi değişmektedir. “Masallar, bir destan veya halk hikâyesi kadar olmasa da uzun metinlerdir. Anlatılması birkaç gece devam eden masallar vardır. Ancak bu tür örnekleri sadece ‘asıl halk masalları’ ve ‘peri masalları’ grubunda görebiliriz. ‘Hayvan masalları’ ve ‘zincirlemeli masallar’ ise yukarıdaki masal gruplarına göre daha kısa olup, anlatılması birkaç dakika ile sınırlıdır.”

6 Masalların “İçerik/Muhteva Özellikleri” şunlardır: Bilindiği gibi masalın “içeriği”, genel olarak, evrensel bir kimliğe sahiptir. Ancak bu evrensel kimlik içerisinde, masalın anlatıldığı bölgeye veya ülkeye has yerel unsurlarının da yer aldığını söyleyebiliriz. Bu yerel unsurları şöyle sıralayabiliriz: Gelenekler, görenekler, âdetler, görgü ve ahlâk kuralları; dinî inanışlar, halkın dünyayı algılayış ve anlayış biçimi, halkın genel sosyolojik durumu ve yaşayış şekilleri; ayrıca bölgede konuşulan ağzın karakteristik özellikleri. İşte tüm bunlar, evrensel bir içeriğe sahip olan masalın yerel özellikler kazanmasını sağlamaktadır. Tabii ki bu yerel ve millî unsurlar destanlardaki kadar belirgin ve baskın değildirler. Masal, toplumun hayal gücüyle yaratılmış, hayal ürünü bir edebî türdür. Ancak günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz gerçek olayları da konu edinen ve “gerçek hayattan izler taşıyan” masallar da bulunmaktadır. Masalda gerçek olaylardan çok gerçeküstü olaylara yer verilir. Masallarda gerçek veya gerçeğe yakın unsurlar bulunabilmesine karşın, birçok masalda bunlar masalın genelinde eriyip kaybolmaktadırlar. Masalların çoğunda, gerçek dışı olaylar gerçek olaylardan daha çok yer alır ve bunlar baskın durumda bulunurlar. İnsanlar yanında, olağanüstü varlıkların (peri kızı, dev, ejderha, cin, Zümrüdüanka vs.) da masal kahramanları arasında yer aldığı görülür. Ayrıca masalın esas kahramanlarının insanlar olduğunu (hayvan masalları hariç), diğer olağanüstü varlıklar ve hayvanların da genellikle insanlar gibi hareket edip davrandıklarını söyleyebiliriz. Masallar genelde mutlu sonla biterler. Masalların “İçerik/Muhteva Özellikleri” şunlardır: Bilindiği gibi masalın “içeriği”, genel olarak, evrensel bir kimliğe sahiptir. Ancak bu evrensel kimlik içerisinde, masalın anlatıldığı bölgeye veya ülkeye has yerel unsurlarının da yer aldığını söyleyebiliriz. Bu yerel unsurları şöyle sıralayabiliriz: Gelenekler, görenekler, âdetler, görgü ve ahlâk kuralları; dinî inanışlar, halkın dünyayı algılayış ve anlayış biçimi, halkın genel sosyolojik durumu ve yaşayış şekilleri; ayrıca bölgede konuşulan ağzın karakteristik özellikleri. İşte tüm bunlar, evrensel bir içeriğe sahip olan masalın yerel özellikler kazanmasını sağlamaktadır. Tabii ki bu yerel ve millî unsurlar destanlardaki kadar belirgin ve baskın değildirler. Masal, toplumun hayal gücüyle yaratılmış, hayal ürünü bir edebî türdür. Ancak günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz gerçek olayları da konu edinen ve “gerçek hayattan izler taşıyan” masallar da bulunmaktadır. Masalda gerçek olaylardan çok gerçeküstü olaylara yer verilir. Masallarda gerçek veya gerçeğe yakın unsurlar bulunabilmesine karşın, birçok masalda bunlar masalın genelinde eriyip kaybolmaktadırlar. Masalların çoğunda, gerçek dışı olaylar gerçek olaylardan daha çok yer alır ve bunlar baskın durumda bulunurlar. İnsanlar yanında, olağanüstü varlıkların (peri kızı, dev, ejderha, cin, Zümrüdüanka vs.) da masal kahramanları arasında yer aldığı görülür. Ayrıca masalın esas kahramanlarının insanlar olduğunu (hayvan masalları hariç), diğer olağanüstü varlıklar ve hayvanların da genellikle insanlar gibi hareket edip davrandıklarını söyleyebiliriz. Masallar genelde mutlu sonla biterler.

7 Masalda olayın geçtiği “gerçek” zaman belli değildir. Masaldaki olayların hangi tarihler arasında geçtiği pek kestirilemez. Masal zamanının gerçek zamanla ilgisi yoktur. Masalda geçen olayın zamanını belirleyip anlayabilmek mümkün değildir. Masalda geçen mekânlar belirsiz veya hayal ürünü mekânlar olabileceği gibi (Kaf Dağı, yeraltı dünyası…), dünyada bulunan gerçek mekânlar da olabilirler (İstanbul, Erzurum, Halep…). Ancak bu gerçek mekânların masal kahramanlarıyla veya olaylarla birebir bir ilişkisi yoktur. Bunlar genellikle, sadece isim olarak masalda yer almaktadırlar. Roman türündeki sıkı mekân-karakter ilişkisi, masalda yoktur. Masallar herhangi bir zaman ve mekânda yaşanmış gibi kurgulanabilir ve bu anlamda, hemen hemen zamansız ve mekânsızdırlar. Masalda olumlu ve olumsuz (iyi-kötü, güzel-çirkin…) olanın mücadelesi anlatılır ve bu tezat, masaldaki esas heyecanı ve sürükleyici noktayı oluşturur. Masalda olayın geçtiği “gerçek” zaman belli değildir. Masaldaki olayların hangi tarihler arasında geçtiği pek kestirilemez. Masal zamanının gerçek zamanla ilgisi yoktur. Masalda geçen olayın zamanını belirleyip anlayabilmek mümkün değildir. Masalda geçen mekânlar belirsiz veya hayal ürünü mekânlar olabileceği gibi (Kaf Dağı, yeraltı dünyası…), dünyada bulunan gerçek mekânlar da olabilirler (İstanbul, Erzurum, Halep…). Ancak bu gerçek mekânların masal kahramanlarıyla veya olaylarla birebir bir ilişkisi yoktur. Bunlar genellikle, sadece isim olarak masalda yer almaktadırlar. Roman türündeki sıkı mekân-karakter ilişkisi, masalda yoktur. Masallar herhangi bir zaman ve mekânda yaşanmış gibi kurgulanabilir ve bu anlamda, hemen hemen zamansız ve mekânsızdırlar. Masalda olumlu ve olumsuz (iyi-kötü, güzel-çirkin…) olanın mücadelesi anlatılır ve bu tezat, masaldaki esas heyecanı ve sürükleyici noktayı oluşturur.

8 Masalların “İşlevsel Özellikleri” şu şekildedir: Okuyucuya veya dinleyiciye bir konuda öğüt ve ders vermek masalın işlevleri arasında yer alır. Masallar zevk almak ve hoşça vakit geçirmek için anlatılır ve dinlenir. Masal, çocukların eğitiminde kullanılabilir. Masallar hem çocukların ruhunun beslenmesinde, hem hayal güçlerinin geliştirilmesinde hem de onların dil eğitimlerinde etkilidirler. Çocukları okumaya yönlendirmede, güzel konuşma becerisi geliştirmede, ahlaki değerleri öğretmede, geçmiş bilincini aşılamada, düşünce ve ifade yeteneklerini geliştirmede vb. etkilidirler. Ancak çocukların eğitiminde kullanılacak masalların titizlikle seçilmesi gerekmektedir. Çünkü pedagoglara göre çocuğun psikolojik ve sosyal gelişimine zararlı öğeler içeren masallar da mevcuttur. Masallar bilinçli kullanıldıkları zaman, çocuklara verilecek olan dil öğretiminde (dinleme, anlama, konuşma, okuma, yazma) gerçekten önemli bir araçtırlar. “Çocuğa anadilinin, bir işçi elindeki alet gibi nasıl kullanıldığını ilk öğreten, ona bu dilin bütün kıvraklığını, zenginliğini, inceliğini ilk gösteren… masallardır.” Çeşitli bilim dalları (Antropoloji, halk bilimi, psikoloji, dilbilimi, pedagoji vs.) masalı ve/veya unsurlarını bilimsel bir inceleme malzemesi olarak kullanabilirler. Masalların “İşlevsel Özellikleri” şu şekildedir: Okuyucuya veya dinleyiciye bir konuda öğüt ve ders vermek masalın işlevleri arasında yer alır. Masallar zevk almak ve hoşça vakit geçirmek için anlatılır ve dinlenir. Masal, çocukların eğitiminde kullanılabilir. Masallar hem çocukların ruhunun beslenmesinde, hem hayal güçlerinin geliştirilmesinde hem de onların dil eğitimlerinde etkilidirler. Çocukları okumaya yönlendirmede, güzel konuşma becerisi geliştirmede, ahlaki değerleri öğretmede, geçmiş bilincini aşılamada, düşünce ve ifade yeteneklerini geliştirmede vb. etkilidirler. Ancak çocukların eğitiminde kullanılacak masalların titizlikle seçilmesi gerekmektedir. Çünkü pedagoglara göre çocuğun psikolojik ve sosyal gelişimine zararlı öğeler içeren masallar da mevcuttur. Masallar bilinçli kullanıldıkları zaman, çocuklara verilecek olan dil öğretiminde (dinleme, anlama, konuşma, okuma, yazma) gerçekten önemli bir araçtırlar. “Çocuğa anadilinin, bir işçi elindeki alet gibi nasıl kullanıldığını ilk öğreten, ona bu dilin bütün kıvraklığını, zenginliğini, inceliğini ilk gösteren… masallardır.” Çeşitli bilim dalları (Antropoloji, halk bilimi, psikoloji, dilbilimi, pedagoji vs.) masalı ve/veya unsurlarını bilimsel bir inceleme malzemesi olarak kullanabilirler.

9 Masallar, diğer edebî türlerin (Roman, şiir, hikâye vs.) ve film senaryolarının oluşturulmasında ilham kaynağı olabilirler. Masallar bazı Türk topluluklarında avlarda, cenaze törenlerinde, hasta başlarında ve doğum sonrasında anlatılmaktadır. Masalın buradaki işlevleri şöyledir: Masalın yeni doğan bebeğin güçlü ve iyi bir insan olmasına katkıda bulunacağına inanılır. Masalın hasta olan insanların iyileşmesine katkıda bulunacağına inanılır. Masalın ölü ruhların öteki dünyaya doğru olan yolculuklarını güven içinde geçirmelerine ve ruhların öteki dünyada huzur bulmalarına yardımda bulunacağına inanılır. Güney ve Kuzey Sibirya Türkleri arasında destan ve masal anlatımı, sadece eğlendiren, hoşça vakit geçirten, dinlendiren, estetik ihtiyaçları karşılayan bir sosyal aktivite değil, aynı zamanda bu toplumların kutsallarına, inanç dünyalarına hitap eden törensel/ayinsel bir eylemdir. Masallar, diğer edebî türlerin (Roman, şiir, hikâye vs.) ve film senaryolarının oluşturulmasında ilham kaynağı olabilirler. Masallar bazı Türk topluluklarında avlarda, cenaze törenlerinde, hasta başlarında ve doğum sonrasında anlatılmaktadır. Masalın buradaki işlevleri şöyledir: Masalın yeni doğan bebeğin güçlü ve iyi bir insan olmasına katkıda bulunacağına inanılır. Masalın hasta olan insanların iyileşmesine katkıda bulunacağına inanılır. Masalın ölü ruhların öteki dünyaya doğru olan yolculuklarını güven içinde geçirmelerine ve ruhların öteki dünyada huzur bulmalarına yardımda bulunacağına inanılır. Güney ve Kuzey Sibirya Türkleri arasında destan ve masal anlatımı, sadece eğlendiren, hoşça vakit geçirten, dinlendiren, estetik ihtiyaçları karşılayan bir sosyal aktivite değil, aynı zamanda bu toplumların kutsallarına, inanç dünyalarına hitap eden törensel/ayinsel bir eylemdir.

10 Masalın “Yaratım ve İcra Ortamı Özellikleri” şu şekildedir: Masal metninde anlatılan olayların birçoğu birebir gerçek bir olayı anlatmazlar, hatta içerisinde birçok gerçekdışı unsurlar da vardır. Ancak bu masallar dinlenirken onu dinleyen kişinin masalda anlatılanlara inanıp inanmadığıyla ilgili kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Bazı durumlarda, “bu gerçek olmayan anlatı, dinleyiciler üzerinde gerçekmiş gibi bir etki bırakmakta ve dinleyiciler masalda anlatılana gerçekmişçesine tepki vermektedirler.” Masal anlatma işi geçmişten günümüze, gelenekte yaşayan şekliyle, kadınlara ait olan (Erkeklerin de masal anlattığı durumlar/zamanlar vardır.) bir iştir. Buna bağlı olarak özel masal anlatıcılarına “masal anası”, “masalcı” vs. denmektedir. Masal anlatıcıları, yaşadıkları bölgenin yaşayış ve dil (lehçe/ağız) özelliklerini anlattıkları masallara yansıtırlar. Yani anlatıcılar kendi ağız özellikleri ve diğer dil zenginlikleriyle masalı icra eder ve bir bakıma masalı yerelleştirirler. Anlatıcının yaratma ve hayal gücüne bağlı olarak anlatının zaman ve mekân kavramları şekillenir. Masalın “Yaratım ve İcra Ortamı Özellikleri” şu şekildedir: Masal metninde anlatılan olayların birçoğu birebir gerçek bir olayı anlatmazlar, hatta içerisinde birçok gerçekdışı unsurlar da vardır. Ancak bu masallar dinlenirken onu dinleyen kişinin masalda anlatılanlara inanıp inanmadığıyla ilgili kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Bazı durumlarda, “bu gerçek olmayan anlatı, dinleyiciler üzerinde gerçekmiş gibi bir etki bırakmakta ve dinleyiciler masalda anlatılana gerçekmişçesine tepki vermektedirler.” Masal anlatma işi geçmişten günümüze, gelenekte yaşayan şekliyle, kadınlara ait olan (Erkeklerin de masal anlattığı durumlar/zamanlar vardır.) bir iştir. Buna bağlı olarak özel masal anlatıcılarına “masal anası”, “masalcı” vs. denmektedir. Masal anlatıcıları, yaşadıkları bölgenin yaşayış ve dil (lehçe/ağız) özelliklerini anlattıkları masallara yansıtırlar. Yani anlatıcılar kendi ağız özellikleri ve diğer dil zenginlikleriyle masalı icra eder ve bir bakıma masalı yerelleştirirler. Anlatıcının yaratma ve hayal gücüne bağlı olarak anlatının zaman ve mekân kavramları şekillenir.

11 Masalı sadece evrensel bir anlatı türü olmaktan çıkarıp yerelleştirip millîleştiren de yine anlatıcıdır. Çünkü anlatıcı masalın muhtevasına yerel ve millî bazı unsurlar katarak onun bir bölgeye veya ülkeye ait olmasını sağlar. Masallar halk dilinde “sözlü” olarak yaşayan anonim bir edebî türdür. “Anadolu sahası masalcılık geleneğine göre gündüz masal anlatıldığı takdirde çeşitli uğursuzluklar baş gösterebilir.” Bu yüzden masalın anlatım zamanı akşamüzeri ve gecedir. Tabii ki modern toplumda artık masallar sadece gece anlatılmaz. Günümüzde birçok yerde masal günün herhangi saatinde anlatılabilmektedir. “Bazı Türk topluluklarına baktığımızda (Tıva, Hakas, Altay Saha) da masal anlatımının akşam ve gece saatlerinde yapılmakta olduğunu, anlatılan metin bitmemişse bile anlatımın sabaha karşı kesilmekte ve ertesi gün akşam devam ettirilmekte olduğunu görmekteyiz.” “Masalların hususi anlatıcıları vardır. Destan ve halk hikâyelerinde olduğu gibi masalların da anlatıcıları vardır. Herkes masal dinler ve okur, fakat aynı güzellikte masal anlatamaz. Masalı kendi üslûbu ile anlatan kişiler usta anlatıcılardır ve bunlara ‘masal anası’, ‘masal ninesi’ veya ‘masalcı’ adı verilir.” Masalı sadece evrensel bir anlatı türü olmaktan çıkarıp yerelleştirip millîleştiren de yine anlatıcıdır. Çünkü anlatıcı masalın muhtevasına yerel ve millî bazı unsurlar katarak onun bir bölgeye veya ülkeye ait olmasını sağlar. Masallar halk dilinde “sözlü” olarak yaşayan anonim bir edebî türdür. “Anadolu sahası masalcılık geleneğine göre gündüz masal anlatıldığı takdirde çeşitli uğursuzluklar baş gösterebilir.” Bu yüzden masalın anlatım zamanı akşamüzeri ve gecedir. Tabii ki modern toplumda artık masallar sadece gece anlatılmaz. Günümüzde birçok yerde masal günün herhangi saatinde anlatılabilmektedir. “Bazı Türk topluluklarına baktığımızda (Tıva, Hakas, Altay Saha) da masal anlatımının akşam ve gece saatlerinde yapılmakta olduğunu, anlatılan metin bitmemişse bile anlatımın sabaha karşı kesilmekte ve ertesi gün akşam devam ettirilmekte olduğunu görmekteyiz.” “Masalların hususi anlatıcıları vardır. Destan ve halk hikâyelerinde olduğu gibi masalların da anlatıcıları vardır. Herkes masal dinler ve okur, fakat aynı güzellikte masal anlatamaz. Masalı kendi üslûbu ile anlatan kişiler usta anlatıcılardır ve bunlara ‘masal anası’, ‘masal ninesi’ veya ‘masalcı’ adı verilir.”

12 Masalın “masal anası”, “masalcı” vb. özel anlatıcıları olabileceği gibi, sıradan anlatıcıları da olabilmektedir. Çocuğuna masal anlatmak isteyen anne veya baba çocuğuna masal anlatabilmektedir. Ama yukarıda da belirttiğimiz gibi herkes “özel masal anlatıcısı” kadar güzel masal anlatamamaktadır. Masal anlatan anlatıcı, özel bir ezgi veya müzik aleti kullanmaz. Anlatıcının tek icra yolu “söz”dür. Anlatıcı kendi ana dili ve yerel ağız özellikleriyle masalını şekillendirip, anadiliyle icra eder. Ayrıca sıradan masal anlatıcısı ve özel masal anlatıcısının bir “destancı”, “meddah” veya “şaman” kadar belirgin özelliklere sahip olduğu söylenemez. Masalın özellikle anlatılması mecburî bir mekân bulunmadığını söyleyebiliriz. Çocuğuna masal anlatmak isteyen bir anne veya baba evinde masal anlatabilir. Ama bunun yanında bir topluluk içinde, bir kahvehanede de masal anlatılabilir. Masalın “masal anası”, “masalcı” vb. özel anlatıcıları olabileceği gibi, sıradan anlatıcıları da olabilmektedir. Çocuğuna masal anlatmak isteyen anne veya baba çocuğuna masal anlatabilmektedir. Ama yukarıda da belirttiğimiz gibi herkes “özel masal anlatıcısı” kadar güzel masal anlatamamaktadır. Masal anlatan anlatıcı, özel bir ezgi veya müzik aleti kullanmaz. Anlatıcının tek icra yolu “söz”dür. Anlatıcı kendi ana dili ve yerel ağız özellikleriyle masalını şekillendirip, anadiliyle icra eder. Ayrıca sıradan masal anlatıcısı ve özel masal anlatıcısının bir “destancı”, “meddah” veya “şaman” kadar belirgin özelliklere sahip olduğu söylenemez. Masalın özellikle anlatılması mecburî bir mekân bulunmadığını söyleyebiliriz. Çocuğuna masal anlatmak isteyen bir anne veya baba evinde masal anlatabilir. Ama bunun yanında bir topluluk içinde, bir kahvehanede de masal anlatılabilir.

13 Sonuç olarak halk edebiyatında “masal türü”nü şu şekilde tanımlayabiliriz: Genellikle evrensel bir özellik arz eden, ama yerel ve millî unsurları da barındırabilen, çoğunlukla gerçek olayları bünyesinde eritip hayal ürünü olayları öne çıkarıp anlatan (gerçekçi masallar hariç), bir konuda öğüt ve ders verme, hoşça vakit geçirme, çocukları eğitme vb. işlevleri olan, formel unsurlar (tekerleme vb.) ve tasvirler içerebilen, anlaşılır bir dili, kısa ve yoğun bir anlatımı olan mensur (az da olsa manzum parçalar içerebilen), sözlü, anonim halk edebiyatı türüdür. Anlatılan olayın geçtiği gerçek zamanın belli olmadığı bu tür, hacim olarak halk hikâyesinden kısa, fıkradan uzun bir özellik arz eder. Masalda geçen mekânların (belirli, belirsiz veya gerçek) ise olayı ve kişileri, şekillendirici ve etkileyici bir durumu yoktur. Masalın “masalcı”, “masal anası” vb. özel anlatıcıları olabileceği gibi sıradan anlatıcıları da olabilir. Masalını anlatan anlatıcı icra sırasında herhangi bir ritüele başvurmadığı gibi, özel bir ezgi veya müzik aleti de kullanmamakta; sadece “konuşma dili, vücut dili, jest ve mimikleri”ni kullanmaktadır. Yaratım ortamı ve zamanına baktığımız zaman da, masalların genellikle ev ve kahvehanelerde, genellikle gece anlatıldığını, ancak destan türündeki kadar özel ve sabit bir icra zamanı veya mekânının olmadığını söyleyebiliriz. Sonuç olarak halk edebiyatında “masal türü”nü şu şekilde tanımlayabiliriz: Genellikle evrensel bir özellik arz eden, ama yerel ve millî unsurları da barındırabilen, çoğunlukla gerçek olayları bünyesinde eritip hayal ürünü olayları öne çıkarıp anlatan (gerçekçi masallar hariç), bir konuda öğüt ve ders verme, hoşça vakit geçirme, çocukları eğitme vb. işlevleri olan, formel unsurlar (tekerleme vb.) ve tasvirler içerebilen, anlaşılır bir dili, kısa ve yoğun bir anlatımı olan mensur (az da olsa manzum parçalar içerebilen), sözlü, anonim halk edebiyatı türüdür. Anlatılan olayın geçtiği gerçek zamanın belli olmadığı bu tür, hacim olarak halk hikâyesinden kısa, fıkradan uzun bir özellik arz eder. Masalda geçen mekânların (belirli, belirsiz veya gerçek) ise olayı ve kişileri, şekillendirici ve etkileyici bir durumu yoktur. Masalın “masalcı”, “masal anası” vb. özel anlatıcıları olabileceği gibi sıradan anlatıcıları da olabilir. Masalını anlatan anlatıcı icra sırasında herhangi bir ritüele başvurmadığı gibi, özel bir ezgi veya müzik aleti de kullanmamakta; sadece “konuşma dili, vücut dili, jest ve mimikleri”ni kullanmaktadır. Yaratım ortamı ve zamanına baktığımız zaman da, masalların genellikle ev ve kahvehanelerde, genellikle gece anlatıldığını, ancak destan türündeki kadar özel ve sabit bir icra zamanı veya mekânının olmadığını söyleyebiliriz.

14 KAYNAKLAR NOT: Burada verilen bilgiler Burak Gökbulut’un doktora tezinden faydalanılarak hazırlanmıştır: Gökbulut, Burak. Kıbrıs Türk Masalları ile Uygur Türk Masalları Üzerinde Karşılaştırmalı Bir Araştırma (İnceleme- Metinler), T.C. Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Anabilim Dalı Türk Halk Bilimi Bilim Dalı Doktora Tezi, Aça, Mehmet - Müge Ercan, “Anonim Halk Edebiyatı”, Türk Halk Edebiyatı El Kitabı, Grafiker Yayıncılık, Ankara, …………….., “Destan ve Masal Anlatımı Zamanı ile Ortamını Belirleyen İnanışlar Nelerdir?”, I. Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kurultayı Bildiriler Kitabı, (Editör: Fikret Türkmen-Gürer Gülsevin), Lazer Ofset Matbaa Tesisleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, C.1, Ankara, Ali Fuat, Masal Estetiği, Timaş Yayınları, İstanbul, Alptekin, Ali Berat, Kazak Masallarından Seçmeler, Akçağ Yayınları, Ankara, ………………….., Taşeli Masalları, Akçağ Yayınları, Ankara, Bascom, R. William, “Folklorun Biçimleri: Nesir Anlatılar”, (çev. R. Nur Aktaş vd.), Halkbiliminde Kuramlar ve Yaklaşımlar, Yay. Hzl.: Gülin Öğüt Eker vd., Millî Folklor Yayınları, Ankara, Boratav, Pertev Naili, Türk Halkbilimi I, 100 Soruda Türk Halk Edebiyatı, Gerçek Yayınevi, İstanbul, Boratav, Pertev Naili, Zaman Zaman İçinde, Remzi Kitabevi, İstanbul, Ekici, Metin, “Türk Sözlü Geleneğinde Anlatıcılar ve Anlatmalar Arasındaki İlişkiye Art Zamanlı (Diyakronik) ve Eş Zamanlı (Senkronik) Bir Bakış”, Prof. Dr. Fikret Türkmen Armağanı, Kanyılmaz Matbaası, İzmir, Elçin, Şükrü, Halk Edebiyatına Giriş, Akçağ Yayınları, Ankara, KAYNAKLAR NOT: Burada verilen bilgiler Burak Gökbulut’un doktora tezinden faydalanılarak hazırlanmıştır: Gökbulut, Burak. Kıbrıs Türk Masalları ile Uygur Türk Masalları Üzerinde Karşılaştırmalı Bir Araştırma (İnceleme- Metinler), T.C. Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Anabilim Dalı Türk Halk Bilimi Bilim Dalı Doktora Tezi, Aça, Mehmet - Müge Ercan, “Anonim Halk Edebiyatı”, Türk Halk Edebiyatı El Kitabı, Grafiker Yayıncılık, Ankara, …………….., “Destan ve Masal Anlatımı Zamanı ile Ortamını Belirleyen İnanışlar Nelerdir?”, I. Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kurultayı Bildiriler Kitabı, (Editör: Fikret Türkmen-Gürer Gülsevin), Lazer Ofset Matbaa Tesisleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, C.1, Ankara, Ali Fuat, Masal Estetiği, Timaş Yayınları, İstanbul, Alptekin, Ali Berat, Kazak Masallarından Seçmeler, Akçağ Yayınları, Ankara, ………………….., Taşeli Masalları, Akçağ Yayınları, Ankara, Bascom, R. William, “Folklorun Biçimleri: Nesir Anlatılar”, (çev. R. Nur Aktaş vd.), Halkbiliminde Kuramlar ve Yaklaşımlar, Yay. Hzl.: Gülin Öğüt Eker vd., Millî Folklor Yayınları, Ankara, Boratav, Pertev Naili, Türk Halkbilimi I, 100 Soruda Türk Halk Edebiyatı, Gerçek Yayınevi, İstanbul, Boratav, Pertev Naili, Zaman Zaman İçinde, Remzi Kitabevi, İstanbul, Ekici, Metin, “Türk Sözlü Geleneğinde Anlatıcılar ve Anlatmalar Arasındaki İlişkiye Art Zamanlı (Diyakronik) ve Eş Zamanlı (Senkronik) Bir Bakış”, Prof. Dr. Fikret Türkmen Armağanı, Kanyılmaz Matbaası, İzmir, Elçin, Şükrü, Halk Edebiyatına Giriş, Akçağ Yayınları, Ankara, 2000.

15 Gökbulut, Burak. Kıbrıs Türk Masalları ile Uygur Türk Masalları Üzerinde Karşılaştırmalı Bir Araştırma (İnceleme-Metinler), T.C. Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Anabilim Dalı Türk Halk Bilimi Bilim Dalı Doktora Tezi, Günay, Umay, Elazığ Masalları-İnceleme, Atatürk Üniversitesi Basımevi, Erzurum, …………….., Elazığ Masalları-İnceleme, Atatürk Üniversitesi Basımevi, Erzurum, ……………., “Masal”, Türk Dünyası El Kitabı, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları, C.3, Ankara, Kantarcıoğlu, Selçuk, Eğitimde Masalın Yeri, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul, Rayman, Hayrettin, Halk Edebiyatı Anlatı Türleri, Bizim Büro Basımevi, Ankara, Reichl, Karl, Türk Boylarının Destanları: Gelenekler, Şekiller, Şiir Yapısı, (çev. Metin Ekici), TDK Yayınları, Ankara, Sakaoğlu, Saim, Gümüşhane ve Bayburt Masalları, Akçağ Yayınları, Ankara, ………………, Gümüşhane ve Bayburt Masalları, Akçağ Yayınları, Ankara, ……………...,Masal Araştırmaları, Akçağ Yayınları, Ankara, Seyidoğlu, Bilge, Erzurum Masalları, Dergâh Yayınları, İstanbul, Şimşek, Esma, Yukarıçukurova Masallarında Motif ve Tip Araştırması, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, Yaman, Memnune, Çocuk Yazını Olarak Masallar, Erzurum, Yavuz, MuhsineHelimoğlu, Masallar ve Eğitimsel İşlevleri, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, Gökbulut, Burak. Kıbrıs Türk Masalları ile Uygur Türk Masalları Üzerinde Karşılaştırmalı Bir Araştırma (İnceleme-Metinler), T.C. Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Anabilim Dalı Türk Halk Bilimi Bilim Dalı Doktora Tezi, Günay, Umay, Elazığ Masalları-İnceleme, Atatürk Üniversitesi Basımevi, Erzurum, …………….., Elazığ Masalları-İnceleme, Atatürk Üniversitesi Basımevi, Erzurum, ……………., “Masal”, Türk Dünyası El Kitabı, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları, C.3, Ankara, Kantarcıoğlu, Selçuk, Eğitimde Masalın Yeri, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul, Rayman, Hayrettin, Halk Edebiyatı Anlatı Türleri, Bizim Büro Basımevi, Ankara, Reichl, Karl, Türk Boylarının Destanları: Gelenekler, Şekiller, Şiir Yapısı, (çev. Metin Ekici), TDK Yayınları, Ankara, Sakaoğlu, Saim, Gümüşhane ve Bayburt Masalları, Akçağ Yayınları, Ankara, ………………, Gümüşhane ve Bayburt Masalları, Akçağ Yayınları, Ankara, ……………...,Masal Araştırmaları, Akçağ Yayınları, Ankara, Seyidoğlu, Bilge, Erzurum Masalları, Dergâh Yayınları, İstanbul, Şimşek, Esma, Yukarıçukurova Masallarında Motif ve Tip Araştırması, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, Yaman, Memnune, Çocuk Yazını Olarak Masallar, Erzurum, Yavuz, MuhsineHelimoğlu, Masallar ve Eğitimsel İşlevleri, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2002.


"Masal türü hakkında çeşitli görüşler öne sürüldüğünü ve bu türle ilgili çeşitli tanım denemelerinin yapıldığı bilinen bir husustur. “Masal”ın tanımı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları