Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bizim İçin En Güzel Örnek لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فى رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bizim İçin En Güzel Örnek لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فى رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ"— Sunum transkripti:

1

2 Bizim İçin En Güzel Örnek لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فى رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَثيرًا (Ahzab, 21) Allah-u Teala müminler için Peygamberimizin (sav) bir model olduğunu şu ayetle haber vermektedir: ''Andolsun, sizin için Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde en güzel bir örnek vardır.'‘ Allah'ın Resülü, iki cihan serveri Hz. Muhammed (sallAllahu aleyhi vesellem) müslümanlar için en güzel örnektir. Hayatımızın bütün rollerinde, Efendimiz bizim için en güzel ve en ideal misaldir.

3 Hanımlarına karşı Aile reisi olarak Efendimiz Çocuklarına karşı Aile reisi olarak Efendimiz

4 Hanımlarına Karşı Aile Reisi Olarak Efendimiz Sevgisi ve Yumuşak huylu davranması Adaletli davranması Ümmetin başına muallime olarak yetiştirmesi Hanımlarını ebedi hayata göre hazırlaması İstişare etmesi Vefası

5 Sevgisi ve Yumuşak Huylu Davranması - قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı en iyi davrananlardır.“ (Tirmizî, Radâ’, 11; İbn Mâce, Nikâh, 50. )

6 Kendisine en sevgili kim olduğu sorusuna, "Aişe", erkeklerden de "O'nun babası" (yani Ebu Bekir) şeklinde cevap vermesi, Hz. Peygamber'in eşlerine duyduğu sevgi ve saygıyı gösteren bir husustur.

7 Hz. Peygamber aile fertlerinin eğlenme ve dinlenme gibi ihtiyaçlarını karşılar, meşru eğlencelerden onları yararlandırmaya çalışırdı. Ramazan ve kurban bayramı merasimlerine kızlarını ve hanımlarını da götürürdü. İbn-i Mâce, İkametü's-Salat,165. Nitekim, bir bayram günü, Habeşliler tarafından oynanan kalkan ve mızrak oyununu eşi Hz. Aişe, omuzuna dayanarak birlikte seyretmişlerdi. Yine Hz. Aişe'nin hane-i saadette muganniye kızlara bazı ezgiler söyletmesine ses çıkarmamıştır. Buhari, İdeyn, 2; Müslim, İdeyn, 4.

8 Hz. Peygamber, ev halkına gayet iyi davranır, onlarla şakalaşırdı. Hz. Aişe, O'nunla yaptığı iki yarışı şöyle nakleder; "Bir yolculukta Hz. Peygamber'le yarıştım ve O'nu geçtim. Şişmanladığımda yaptığım diğer bir yarışı ise Hz. Peygamber kazandı.“ (Ebu-Dâvud, Cihad, 61.)

9 Hanımlarına iyi davranmış, onları dövmemiştir. Kendisi bunu yapmadığı gibi, hanımlarını dövenleri de, "Kadınlarınızı nasıl dövüyor, sonra da akşam olunca beraberce yatıyorsunuz“ diyerek kınamıştır. (İbn-i Mace, Nikah, 51; Ahmed b. Hanbel, IV/I7.) Kadınların dövülmemesi, hele yüze hiç vurulmaması, kötü sözlerle tahkir edilmemesi ve evinin terkedilmemesi konularında ikazda bulunmuştur: "Kadınları ancak kötüleriniz döver“buyurmuşlardır. (Feydu'I-Kadir, c. 3, s. 496.)

10 Hz. Aişe'den, ev içinde Peygamberimizin davranışlarından sorulduğunda şu bilgiyi vermiştir: "Hz. Peygamber, evine girdiği zaman herhangi bir fevkaladelik ve inziva göstermeden, insanlardan herhangi biri gibi tevazu ile davranırdı. Kendi elbisesinin söküğü ile meşgul olur, koyunları eli ile sağar, eşlerine ev işlerinde gerekli hallerde yardımcı olurdu. Çarşıya, pazara gider, bizzat alış-veriş yapar ve aldığı şeyleri kendisi taşırdı. Ashab-ı Kiram; "izin verin de biz taşıyalım" dediklerinde, "Herkes kendi yükünü kendi taşısın“ buyururdu. (Tirmîzi, Ş , İst H. s. 57.)

11 Adaletli Davranması Hz. Peygamber, eşleri arasında eşitsizliğe ve muamele farklılığına neden olacak davranışlardan şiddetle sakınmıştır. Bu hususla ilgili olarak Onun bir sefere çıkacağı zaman eşleri arasında kur'a çekmesi ve sırayla eşlerini yanında götürmesi, yine, her eşi için bir gün ve gece tahsis etmesi onların haklarına gösterdiği titizliğin örnekleridir.

12 Adaletli Davranması Hz. Ayşe, “Beraber kalma hususunda yaptığı taksimde Hz. Peygamberin (asm) hanımlar arasında hiçbirine imtiyaz tanımayıp, hepsine eşit davrandığını” kesin bir dille ifade eder. (Ebu Davud, 10/392)

13 Ümmetin Başına Muallime Olarak Yetiştirmesi Hanımları ile akşamları toplu olarak sohbet eder onların yetiştirilmesine önem verirdi. Dinim İslam temel bilgiler sh:403 Hişam b. Urve babasından şunu nakletmektedir: "Kur'ân'ın yorumunu, feraiz ilmini, helal-haram konularını, şiiri, Arap tarihi ve ensab ilmini, Hz. Ayşe'den daha fazla bilen bir hanım görmedim.“ Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliyâ, 2/60. Hz. Ömer zamanında o, insanlara dini konularda fetvalar vermektedir. Hatta Hz. Ömer ve Osman gibi sahabe­nin ileri gelenleri bile altından kalkamadıkları meselelerde ondan fetva istemektedirler. Belâzûrî, Ensâbu'l-Eşrâf, 2/46-47.

14 Hanımlarını Ebedi Hayata Göre Hazırlaması Efendimizin hanesinde sürekli haşyet hissedilirdi. Ona bakan her zaman Allah’ı (cc) hatırlardı. O’nun yaşadığı haşyet hanımlarına da aksederdi. Bir günAişe validemiz cehennem ateşini hatırlayıp ağlamıştı. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem): "Niye ağlıyorsun?" diye sordu. "Cehennemi hatırladım da onun için ağladım! Siz, kıyamet günü, ailenizi hatırlayacak mısınız?" dedi. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem): "Üç yerde kimse kimseyi hatırlayamaz: Mizan yanında; tartısı ağır mı geldi hafif mi öğreninceye kadar; sahifelerin uçuştuğu zaman, kendi defteri hangi taraftan verilecek, öğreninceye kadar; Sağına mı soluna mı; yoksa arkasına mı? Cehennemin iki yakası ortasına kurulunca Sırat köprüsünde, bunu geçinceye kadar.“ (Ebu Davud, 28)

15 Hanımlarını Ebedi Hayata Göre Hazırlaması Bir gün Allah Resulü yanına gelen Hz. Ömer'e (r.a.): "Zeynep binti Cahş evvahedir." buyurdular. Bu esnada, orada bulunan bir sahabi: "Ya Resûlallah! Evvahe ne demektir?" diye sorunca, Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem): "Saygı ve huşu içerisinde Allah'a yalvarandır." cevabını verip arkasından da: "Çünkü İbrahim çok yumuşak huylu, yufka yürekli ve kendisini Allah'a teslim eden bir kuldu." (Hûd 11/75) âyet-i kerimesini okudu. Zehebî, Siyer-i A'lami'n-Nübelâ, 2/217.

16 İstişare Etmesi Allah Resulü (sallallâhu aleyhi ve sellem), hanımlarıyla oturur, konuşur; hatta bir arkadaş gibi onlarla bazı meselelerin müzakeresini bile yapardı. Hudeybiye Anlaşması, Müslümanlara çok ağır gelmişti. Öyle ki kimsede yerinden kımıldayacak mecal kalmamıştı. Bu arada, Allah Resulü (sallallâhu aleyhi ve sellem), kendisiyle umreye niyet edenlere, kurbanlarını kesmelerini ve ihramdan çıkmalarını emretmişti. Ancak sahabe, "Acaba verilen kararda bir değişiklik olur mu?" düşüncesiyle, meseleyi biraz ağırdan alıyordu. Validemiz, Allah Resûlü'ne şu mealde sözler söyledi: "Ya Resûlallah! Emrini bir daha tekrar etme. Belki muhalefet eder ve mahvolurlar. Fakat Sen, kendi kurbanlarını kes ve onlara bir şey demeden de ihramdan çık. Onlar verdiğin emrin kesinliğini anlayınca, ister istemez Sana itaat edeceklerdir.“ Kütüb-ü sitte cilt 11 sh:528

17 Vefası Hz. Peygamber, hanımların ve diğer aile fertlerinin yakınlarına da ilgi gösterirdi. Nitekim, eşi Hz. Hatice'nin bir arkadaşı yanına geldiğinde ona iltifatta bulunmuştur. Her koyun kesişinde Hz. Hatice'nin arkadaşlarına et gönderdiği rivayet edilir. ( Tirmîzi, IV, 469.)

18 Hz. Peygamber, Hz. Hatice'nin saygısı ve fedâkarlığını, onun sağlığında olduğu gibi, vefatından sonra da unutmamış, her fırsatta onu sevgi ve saygı ile anmıştır. Yine onun hatırasını andığı bir günde; Hz. Aişe: "O yaşlı kadını ne anıp duruyorsun? Allah onun yerine sana daha iyisini verdi" deyince; Peygamberimiz buna kızmış ve; "Allah bana ondan daha hayırlısını vermedi. O, hiç kimsenin kabul etmediği bir zamanda bana iman etti, herkesin beni yalanladığı bir zamanda o beni tasdik etti, kimsenin bana bir şey vermediği esnada; o, malını benim için kullandı ve kimsenin çocuk vermediği bir dönemde o, bana çocuk verdi" diye cevap vermiştir. Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI/

19 Çocuklarına Karşı Aile Reisi Olarak Efendimiz Hz. Peygamber, çocuklarını İslâmî terbiye altında yetiştirmiş, evliliklerinden sonra da onlarla ilgilenmeye devam etmiştir. Enes b. Malik şöyle der: "Çoluk-çocuğuna ve aile fertlerine karşı Hz. Muhammed'den daha şefkatli olan hiçbir kimse görmedim." ( Müslim, Fedail, 63; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III/11).

20 Sevgi ve şefkati Adaleti Eşit davranması Ebedi hayata hazırlaması Çocuklarına Karşı Aile Reisi Olarak Efendimiz

21 Sevgi ve şefkati Hz. Enes, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı iyâline karşı nâsın en şefkatlisi olarak tavsif eder. Der ki: "İyâline karşı Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'den daha müşfik olan hiç kimseyi görmedim. Oğlu İbrahim'in Medine'nin bir kenarında oturan süt annesi vardı. Süt annenin kocası bir demirci idi. Beraberinde biz de olduğumuz hâlde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) oraya (çocuğu sık sık görmeye) giderdi. Varınca demircinin izhîrle dumanlandırılmış evine girer, çocuğu kucaklar öper,koklar, bir müddet sonra dönerdi. Müsned-i Zeyd'de gelen bir tahricde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), herkesi çocuklarını öpmeye teşvik eder "Çocuklarınızı çok öpün zira her öpücük için size Cennet'te bir derece verilir ki iki derece arasında beşyüz yıllık mesâfe mevuttur. Melekler öpücüklerinizi sayarlar ve sizin için yazarlar.“ Kütüb-ü sitte cilt 1 sh:373

22 Adaleti Önce evvel isteyene: Küçük kardeşler arasında sıkça görülen bir husus birisinin herhangi bir talebi olunca diğerininde aynı talepte bulunmasıdır. Şu vereceğimiz misâlden Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in böyle hâllerde önce ilk mürâcaata cevap verilmesi gerektiği prensibini vaz' ettiği anlaşılmaktadır. Hz. Ali'den gelen rivayet aynen şöyle: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bizi ziyâret etmişti. Yanımızda geceledi. Hasan ve Hüseyin de uyuyorlardı. Bir ara Hasan su istedi. Derhâl kalkan Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) su kırbasından kadehe su aldı. Çocuğa vermek için getirmişti ki (o sırada uyanmış olan) Hüseyin (hemen bardağı) alıp su içmek istedi. Resûlullah ona vermeyip önce Hasan'a verdi. Bunun üzerine Fatıma dayanamayarak: "Hasan'ı Hüseyin'den çok seviyor gibisin" deyince, "Hayır, fakat ilk defa o istedi" cevabını verdi.

23 Eşit Davranması Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ehemmiyetle üzerinde durduğu bir diğer husus, çocuklara eşit muâmelede bulunmaktır. Bu prensibin tebliğine Nu'man İbnu Beşîr'den rivayet edilen şu hâdise vesîle olmuştur: "Babam bana malından bir şeyler hibe etmişti. Annem Amra Bintu Ravâhâ: Bu hibeye Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı şâhit kılmazsan kabûl etmiyoruz" dedi. Bunun üzerine bana yaptığı hibeye şâhit kılmak için babam beni de alarak Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gitti. Durumu öğrenen Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "Başka çocukların da var mı? diye sordu. "Evet" cevâbı üzerine "Aynı şekilde bütün çocuklarına hibede bulundun mu?" diye sordu. Babam: "Hayır" deyince, "Allah'tan korkun, çocuklarınız husûsunda âdil olun" dedi. Babam oradan ayrıldı ve hibeden rücû etti. Kütüb-ü sitte 1. cild sh:364

24 Ebedi Hayata Hazırlaması ـ عن أبى هريرة رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قال : ] أخَذَ الحَسَنُ بنُ عَلَيٍّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُما تَمْرَةَ مِنْ تَمْرِ الصَّدَقَةِ فَجَعَلَها في فِيهِ. فَقَالَ النَّبىُّ #: كِخْ كِخْ، أرْمِ بِهَا. أمَا عَلِمْتَ أنَّا َ نَأْكُلُ الصَّدَقَةَ، أوْ أنَّا َ تَحِلُّ لَنَا الصَّدَقَةُ [. أخرجه الشيخان Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hasan İbnu Ali (radıyallâhu anhümâ) zekât hurmasından bir tanesini alıp, hemen ağzına attı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hişt, hişt at onu! Bilmiyor musun, biz zekât yemiyoruz!" -veya: "Bize zekât helâl değildir!" diye müdâhale etti.“ (Buhârî, Zekât 60,)

25 Hz. Peygamber, Ümmü Seleme'nin önceki eşi Ebu Seleme'den olan oğlu Ömer'in yemek yerken tabağın her tarafından yediğini görünce onu: "Oğul, besmele çek, sağ elinle ye ve hep önünden ye” diyerek onu uyarmıştır. (Buhârî, Etime, 2.) Medine döneminde kızı Fatıma ile damadı Ali'nin evlerine, her gün sabah namazına kalktığı zaman, uğrayıp onları namaza kaldırması da, O'nun çocuklarının evliliklerinden sonra bile eğitimlerine verdiği önemi göstermektedir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, III/259.)

26 Fatıma validemizin hizmetçi istemesi karşısında Efendimiz “ya Fatıma Allahtan kork ve Allah’a karşı vazifende kusur etme. Allah’ın omuzuna yüklediği farzları hakkıyla yerine getir. Kocanada daima sadık ve itaatkar ol. Sana ayrı bir şey söyleyeyim: yatağına girmek istediğin zaman 33 defa sübhanallah, 33 defa elhamdülillah, 33 defa Allahüekber de işte bu senin için hizmetçiden daha hayırlıdır” dedi. (Buhari fezailül ashab 9)

27 Sevgili Peygamberimiz örnek aile reisi idi. Hanımlarına ve çocuklarına karşı görevlerini en iyi şekilde yerine getirirdi. O'nun evi örnek bir evdi, hanesinde her zaman burcu burcu mutluluk kokardı. Hz. Peygamber'in aile hayatı ve aile içindeki davranışları taşıdığı özellikler nedeniyle, maddî planda olduğu kadar, manevî planda da örnek konumdadır. Onun aile hayatında uyguladığı ilkeler, her dönemde önemini kaybetmeden varlığını sürdürmektedir. Toplumların en küçük ünitesi olan ailenin mutlu ve huzurlu olması, toplumun huzurunu sağlayacağı gerçeğini, en güzel örnekleriyle Hz. Peygamber'in aile hayatında görmek mümkündür.

28 AYLA BAL Siteler Kur’an Kursu Öğreticisi SERDİVAN


"Bizim İçin En Güzel Örnek لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فى رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları