Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

IMF (ULUSLAR ARASI PARA FONU). İ Ç İ NDEK İ LER  IMF’ye genel bakış  IMF’nin İ ŞLEVLER İ  IMF’nin ÖNEML İ FAAL İ YETLER İ  IMF’nin BAŞLANGIÇTAK İ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "IMF (ULUSLAR ARASI PARA FONU). İ Ç İ NDEK İ LER  IMF’ye genel bakış  IMF’nin İ ŞLEVLER İ  IMF’nin ÖNEML İ FAAL İ YETLER İ  IMF’nin BAŞLANGIÇTAK İ."— Sunum transkripti:

1 IMF (ULUSLAR ARASI PARA FONU)

2 İ Ç İ NDEK İ LER  IMF’ye genel bakış  IMF’nin İ ŞLEVLER İ  IMF’nin ÖNEML İ FAAL İ YETLER İ  IMF’nin BAŞLANGIÇTAK İ HEDEFLER İ  IMF’nin GÖREVLER İ  IMF’nin MAL İ KAYNAKLARI ve ÜYE ÜLKELER  IMF’nin YÖNET İ M YAPISI  İ ST İ KRAR PAKETLER İ ve YAPISAL UYUM PROGRAMLARI  IMF ve DÜNYA BANKASI  IMF – TÜRK İ YE İ L İ ŞK İ LER İ

3 Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanlığına Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde seçildi. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanlığına Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde seçildi.

4  Temel amacı uluslararası para sistemini düzenlemek olan örgüt 1944 yılında kurulmuştur.  Birinci ve İkinci Dünya Savaşı sonrası savaşın ağır bütçesi Avrupa’daki birçok ülkeyi vurup, darboğaza sürüklemiştir. Ticaret tamamen durmuş, işsizlik rekor düzeye ulaşmış, yaşam standartları düşmüştür.  Alım satım, değiş-tokuş usulüyle yapılmaya başlayınca itibar kaybeden paraya değer saptayabilecek kurum arayışına girilmiştir.

5  Bu ekonomik kaos ortamına karşın Amerika Birleşik Devletleri savaş süresince altın stoklarını ve ihracatını sürekli artırmıştır.Amerika Birleşik Devletleri  Avrupa’daki kriz ortamına yardımı beklenen ABD, doğrudan para yardımı yerine mali kuruluşlar aracılığıyla destek olmayı kabul etmiştir. 45 ülkenin katılımında Bretton Woods kasabasında imzalanan antlaşmayla Uluslararası Para Fonu (IMF) kurulmuştur.

6 IMF’nin İŞLEVLERİ Bünyesindeki 185 ülke ile global sayılabilecek bir kuruluş olan IMF, üye hükümetlerin globalleşmenin getirdiği fırsatlardan yararlanmalarına ve güçlüklerle baş edebilmeleri için yegâne bir konuma sahiptir. IMF global ekonomik eğilimleri ve performansı takip eder, ufukta sorunlar gördüğünde üye ülkelerini uyarır, politika diyalogu için bir forum oluşturur ve hükümetlere ekonomik güçlüklerle nasıl baş edeceklerine dair gerekli bilgileri sağlar.

7 Ekonomik sıkıntı içindeki üyelerine politik tavsiyeler ve finansman sağlar; aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerle işbirliği yaparak onların makroekonomik istikrara ulaşmalarına ve yoksulluğu azaltmalarına yardım eder. Büyük çapta sermaye hareketleri ve karşılaştırmalı üstünlükte ani değişimlerle kendini gösteren globalleşme, ülkelerin politik seçimlerini emek, ticaret ve vergi politikaları da dâhil olmak üzere pek çok alanda etkiler. Ülkelerin globalleşmenin olumsuz yanlarını önlerken avantajlarından faydalanmalarına yardımcı olmak IMF’nin önemli bir görevidir.

8 IMF’nin ÖNEML İ FAAL İ YETLER İ IMF, üyelerine aşa ğ ıdaki destekleri sa ğ lar: Ekonomik e ğ ilimlerin ve ülkeler arası deneyimlerin analizlerine dayanarak hükümetlere ve merkez bankalarına politik tavsiyeler verir Global, bölgesel ve bireysel ekonomi ve piyasaların takibine dayalı araştırma, istatistik, tahmin, ve analizler yapar.

9 Ülkelerin ekonomik sıkıntıları aşmasına yardımcı olmak için kredi sağlar Gelişmekte olan ülkelerde yoksullukla savaşmak için imtiyazlı krediler sağlar Ülkelerin ekonomik yönetimlerini geliştirmelerine yardımcı olmak için teknik yardım ve eğitim de yardımcı olur

10 IMF’nin BAŞLANGIÇTAKİ HEDEFLERİ  IMF, 60 yıl önce İkinci Dünya Savaşının sonuna doğru kuruldu. Kurucular, 1930 yıllındaki Büyük Buhrana ve onu izleyen global çatışmaya katkıda bulunan yıkıcı ekonomik politikaların tekrarını önleyecek ekonomik işbirliği için bir çerçeve oluşturmayı hedeflediler.  O günden sonra dünya çok değişti ve özellikle Asya’da muazzam bir refah oluşarak milyonlarca kişiyi yoksulluktan kurtardı.

11  IMF'nin global topluma mali istikrar sağlamak olan temel amacı, bugün pek çok açıdan kuruluşun ilk kurulduğu dönem ile aynıdır. Daha açık belirtmek gerekirse, Uluslararası Para Fonu aşağıdakileri sağlamaya devam etmektedir: Uluslararası para sorunları ile ilgili işbirliği için bir forum oluşturma Uluslararası ticaretin büyümesini kolaylaştırarak, istihdam oluşturmaya, ekonomik büyümeye ve yoksulluğun azaltılmasına destek olma

12 Döviz kuru stabilitesi ve uluslararası ödemeler için açık bir sistemi destekleme Ülkelere gerekti ğ inde, dış ödeme güçlüklerini dengelemelerine yardımcı olmak için geçici olarak ve uygun güvenlik önlemleri altında yabancı para kredisi sa ğ lama.

13 Bu IMF’nin hiç değişmediği anlamına gelmez. Aslında, IMF’nin işleyiş biçimi, en azından 1990’lı yıllardan itibaren hızlı bir değişime uğramıştır ve global bir dünya ekonomisinde, genişleyen üyelerinin değişen ihtiyaçlarına ayak uydurmayı hedeflemektedir. Yakın zamanda, IMF’nin yeni Yönetim Müdürü Dominique Strauss-Kahn, IMF’nin ülkelerin mali krizle savaşmalarına yardıma hazır olmasını sağlamak için iddialı bir reform gündemi başlatmıştır. IMF aynı zamanda uluslararası mali sistemde yenilik yapma çalışmalarına yardımcı olmaktadır.

14 Genel Olarak IMF’nin kuruluş Amacının aşağıdaki gibi olduğunu söyleyebiliriz: IMF 1947 yılında hayata geçirilen özel bir para fonudur. Para fonunun amacı ihtiyacı olan ülkelerin nakit taleplerine karşılık vermektir. Yaşanan 1. ve 2. dünya savaşlarının ardından çöken ülke ekonomilerini kurtarmak amacı ile kurulan IMF acil nakit ihtiyacı duyan ülkelere belirlenen faiz oranları karşılığında kısa vadeli krediler açmakla görevlidir. Bu kredilerin amacı dünya genelinde ekonominin ayakta durmasını sağlamak ve böylelikle uluslararası işlem hacminin yukarıda tutulmasını sağlamaktır. IMF kurulurken en büyük desteği bu tip ülkelerle sıkı ekonomik bağları olan Amerika Birleşik Devletlerinden görmüştür. Amerika'nın bu noktadaki amacı kısa vadeli krediler ile kendi ekonomisini ayakta tutmaktır. IMF'yi gelin küçük bir örnekle açıklayalım.

15 Böylelikle Amerika'nın bu işten nasıl kar sağladığını da çok daha kolay bir şekilde anlayabiliriz. Büyük bir market olan ABC kuruluşunun bulunduğu mahallede yaşayan insanların alım gücünün zayıflaması marketin işlerini olumsuz etkileyecektir. Ancak market sahibi borcunu ödeyebilecek imkana sahip mahalle sakinlerine faizi karşılığında borç paralar vererek kendisinden alışveriş etmelerine olanak sağlarsa hem parasından faiz geliri elde edecek hem de borç verdiği para kendisinden mal satın alacakları için kendisine geri dönecektir. İşte IMF'nin kuruluş amacı da tam olarak budur. Kendisinden küçük devletlere destek verir gibi görünmesine rağmen onların borçlanarak her zaman hem kendisine bağımlı olmasını sağlar hem de onların sayesinde yine en büyük geliri kendisi sağlar...

16 IMF’nin GÖREVLERİ Ekonomisi istikrarsızlık içinde olan dı ş ödeme açıkları veren ülkelere kısa süreli kredi sa ğ lamak Uluslar arası parasal ili ş kilerin düzenli ve uyum içinde olan geli ş mesini denetlemek ve gözetlemek Üye ülkeleri dı ş ticaret politikalarını liberalle ş tirmeye özendirmek üzere çalı ş malarda bulunmaktır.

17  Üye ülkelerin, uluslar arası ticari bankalara veya resmi kuruluşlara olan ve ödenemeyen borçlarının ortaya çıkması durumunda, sorunun çözümü için aracılık yapma, yeni ödeme planları ve borç erteleme anlaşmaları hazırlamak  Yeni üstlenilen bir görev olarak, üye ülkelerdeki makro ekonomik ve yapısal uyum politikalarına destek sağlamak, dış ticaret ve kambiyo rejimlerinin liberasyonu ve rasyonelleştirilmesi gibi konularda üyelere teknik yardım ve eğitim hizmetleri sunmak

18 IMF’nin MALİ KAYNAKLARI ve ÜYE ÜLKELER IMF üye ülkelerin kredi taleplerini değerlendirebilmek için yeterli miktarda likiditeye sahip olmalıdır. Kurumun likiditesi, normal kaynaklar ve ödünç alınan kaynaklardan oluşmaktadır. Fon’un emrinde her an çeşitli ülke paralarından oluşan bir stok bulunur.

19 Fon’un altın stokları hemen kullanılabilecek kaynaklar arasında yer almaz. Çünkü altın stokunun kullanıma açılması için fon üyelerinin %85’inin oyu gereklidir. Fon, normal kaynaklarını desteklemek amacıyla geçici olarak borçlanma yolunu da seçebilir. Bu durumda borçlanılan toplam miktar, toplam kotaların %50- 60’ını geçemez. Kota, fon kaynaklarının kullanma hakkının miktarını yani üye ülkenin fonda ne kadar oya sahip olduğunu gösterir.

20 Fon işlemlerine müdahale edebilmek için ülkelerin oy hakkına sahip olmaları gerekir. Kurumun yaptığı işlemler üye ülkelerin oy çoğunluğu ile kabul edilir. Fonun karar kabul etmesi için gerekli oyların miktarı kotaların hacmine bağlıdır. Her ülke 250 oya sahiptir. IMF’nin 2000 tarihi itibariyle üye ülke sayısı 184’dür. Bu ülkeler IMF’ye katılırken bir miktar para yatırmaktadırlar. Bu paralar IMF’nin ülkelere vereceği borçları karşılamada kullanılır, aynı zamanda da üye ülkenin ne kadar borç alabileceğini belirler.

21 Aynı zamanda ülke ne kadar çok para yatırmışsa o kadar çok oy hakkına sahip olmaktadır. Ancak ülkenin ne kadar yatırabileceğini IMF belirlemektedir. Örneğin ABD toplam oyların %17,35’ine sahipken, Türkiye oyların 0,46’sına sahiptir. Bu durum zaten karar mekanizmasında güçlü oldukları için doğal olarak daha fazla söz sahibi olan ülkelerin bu konumunu meşru hale getirmektedir. Şu anda IMF yönetim kurulunda ülkelerin oy oranları aşağıdaki gibidir:

22 IMF YÖNETİM KURULU (2000) ÜLKEYÖNETİM KURULUNDAKİ OY HAKKI ABD17,35 İNGİLTERE4,9 ALMANYA5,5 FRANSA4,9 JAPONYA5,5 SUUDİ ARABİSTAN3,4 TOPLAM (6 ÜLKE )41,55 DİĞER ÜLKELER ( 176 ÜLKE )57,99 TÜRKİYE0,46

23 Görüldüğü üzere ülkelerin IMF’ye üye olmak için yatırdıkları paranın oranı ile o ülkenin söz hakkı belirlenmektedir. IMF politikalarının belirlenmesinde G-7 ülkelerinin etkileri büyüktür. ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, Kanada ve İtalya’da oluşan bu topluluk zaman zaman bir araya gelmekte ve dünya ekonomisini etkileyecek önemli kararlar almaktadırlar. Örneğin, bu ülkelerin paralarının değerlerinde bir değişme olmuşsa ya da başka bir takım ekonomik değişimler mevcutsa, bu ülkeler bunun gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkisini tartışmakta ve çeşitli tavsiyelerde bulunmaktadır. IMF de bu kararları harfiyen uygulamaktadır. Görüldüğü üzere ülkelerin IMF’ye üye olmak için yatırdıkları paranın oranı ile o ülkenin söz hakkı belirlenmektedir. IMF politikalarının belirlenmesinde G-7 ülkelerinin etkileri büyüktür. ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, Kanada ve İtalya’da oluşan bu topluluk zaman zaman bir araya gelmekte ve dünya ekonomisini etkileyecek önemli kararlar almaktadırlar. Örneğin, bu ülkelerin paralarının değerlerinde bir değişme olmuşsa ya da başka bir takım ekonomik değişimler mevcutsa, bu ülkeler bunun gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkisini tartışmakta ve çeşitli tavsiyelerde bulunmaktadır. IMF de bu kararları harfiyen uygulamaktadır.

24

25 1. KOTALAR Kota, üyelik başvurusu sırasında üyelik ödentisi olarak üye ülke tarafindan ödenen bir tutardan oluşmaktadır. IMF’ye üye olan her ülke, Fon’da “Özel Çekme Hakları” (SDR) cinsinden kotaya sahip olur. Kotalar üye ülkelerin milli gelirleri, resmi rezervleri, dış ticaret hacimleri gibi değişkenlere bağlı olarak şekillenmektedir ve gerek görüldüğünde her beş yılda bir kotalarda artırma işlemi yapılmaktadır. Üye ülkenin Fon’a yatıracağı kotanın %25’ini SDR veya genel kabul gören ülke para birimlerinden, geri kalan %75’lik kısmını ise kendi ulusal parası cinsinden yatırmakla yükümlüdür.84 Kotaların üye ülkeler açısından önemine baktığımızda, ilk olarak üye ülke IMF’deki kota derecesi kadar oy gücüne sahip olmaktadır. Ikinci olarak üye ülkenin sahip olduğu kota miktarı aynı zamanda IMF’den yararlanabileceği mali imkanların belirleyicisi olma özelliğini gösterir. Son olarak kotalar üye ülkelere tahsis edilecek olan SDR miktarlarının şekillenmesinde de etkilidir.

26 2. BORÇLANMA IMF’nin ikinci önemli mali kaynağıdır. Fon’un üye ülkelere sağlamış olduğu imkanlar kredi niteliğinde olmayıp, destekleme yönünde olduğundan Fon’un sunmuş olduğu bu olanaklar karşılığında yüksek faiz veya diğer masraf karşılıkları alması söz konusu değildir. Ayrıca Fon’un hem düşük faiz ve masraf karşılıkları ile üye ülkelere mali imkan sağlaması hem de piyasa koşulları düzeyindeki faiz oranlarını ve masraf karşılıklarını ödemesi mümkün değildir. Bu çerçevede Fon, maliyetsiz kaynak olan kotalar ile maliyetli kaynak olan borçlanmanın uygun bir karışımını belirlemektedir ve buna “kaynak karışımı”denmektedir.

27   IMF’nin borçlanma nedenleri şu şekilde açıklanabilir, kota ödemelerinin bir kısmı üye ülkelerin ulusal para cinsinden olmaktadır. Ulusal paraların hepsi aynı konvertibiliteliğe sahip olmadığından kota artırımı kaynak artırımı anlamına gelmekle beraber aynı oranda likidite artışını sağlamamaktadır. Ayrıca ödemeler dengesi açık veren büyük kotalı üye ülkelerin Fon imkanlarını kullanması düşük kotalı ülkelerin gereksinimlerinin karşılanmasında aksaklıklara yol açmaktadır. Kota artırımlarının beş yıllık sürelerle yapılması Fon kaynaklarının zaman içerisinde yetersiz kalmasına yol açmaktadır.

28 IMF’nin YÖNETİM YAPISI IMF’nin yönetim yapısı şu şekildedir: IMF’nin en üst karar organı Yönetim Kurulu’dur. Bu Kurul üye ülkelerin 5 yıl içinde seçmiş oldukları maliye bakanları veya merkez bankası başkanlarından oluşur. Bu Kurul, ülkelerin Fona dahil edilmesi, üye devletlerin Fon’dan hariç bırakılması ve Fon’a koydukları sermayeye yeniden bakılması görevlerini yerine getirir.

29 Fon’un sürekli karar organı Yönetim Kurulu’dur. Üye ülkelerce seçilen veya atanan direktörlerden oluşur. Günlük işleri yönetmekle görevlidir. Ayrıca uluslar arası döviz sistemini gözetlemektedir. Yönetim Kurulu 24 kişiden oluşur ve Yönetim Kurulu’nun kendisine ait olup bıraktığı birçok görevi üstlenmiştir. IMF’ye katılmakla üye ülke kendi parasını diğer ülke paralarına göre nasıl belirlediği konusunda bilgi vermekle yükümlüdür. Üye ülke aynı zamanda belirli politikaları izlemek ve para değişimini kısıtlamamakla sorumludur.

30 Periodik olarak gerçekleştirilen müzakereler ile IMF sadece o ülkenin para politikasını denetlemekle kalmaz, aynı zamanda tüm ekonomik göstergeleri gözden geçirir. IMF’nin ilk yıllarında bu müzakereler sadece kendi parasının de ğ işimine kısıtlamalar koyan ülkeler için zorunlu iken 1978’den beri IMF bunu bütün üye ülkelere uygulamaktadır. Her yıl IMF’den 4-5 kişilik bir ekip söz konusu ülkenin başkentinde 2 hafta boyunca bilgi toplar ve hükümet yetkilileri ile ekonomik politikalar hakkında görüşür. Bu yıllık görüşmeler ciddi ekonomik krizdeki ülkeler için daha sık yapılabilir. Daha sonra üst düzey hükümet yetkilileriyle geçmiş senenin de ğ erlendirilmesi yapılır ve gelecek yıla ilişkin bir takım de ğ işiklikler görüşülür. Bu müzakereler bitti ğ inde ekip Washington’a ellerinde detaylı bir rapor ile döner ve durum İ cra Kurulu’nda tartışılır.

31

32 arasında 47 ülke ile değişik tarihlerde stand-by anlaşmaları yapılmıştır. Ancak 1970’lerde gelişmekte olan ülkeler uygun koşulda krediler bulmakta güçlük çekmemişler ve stand-by anlaşmaları azalmıştır. 1970’lerde dünya ekonomisinin ciddi bir kriz dönemine girmesinden sonra bu ülkeler gittikçe borçlarını ödeyemez duruma geldiler. Zaten kriz döneminde kötü şartlarla karşılaşan gelişmiş ülkeler bu ülkeler borçlarını ödeyemeyince zor duruma düştüler. İSTİKRAR PAKETLERİ VE YAPISAL UYUM PROGRAMLARI

33 Aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerde yatırım yapmış olan çok uluslu şirketlerin pazarları gittikçe daraldı. İşte böyle bir dönemde IMF’nin rolü gittikçe artmış, ödemeler dengesindeki zorlukları gidermek ve bu ülkelere koşullu olarak borç vermek üzere devreye girmiştir. Bu dönemden sonra gelişmekte olan ülkeler, IMF ile birçok stand-by anlaşması yaparak kısa vadeli istikrar programları ve uzun vadeli yapısal uyum programlarının altına imza atmışlardır. 1980’ler boyunca 250’den fazla stand-by anlaşması yapılmıştır.

34 Bu borçları verirken IMF birçok koşul getirmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin temel sorunlarından birisi olan ödemeler dengesindeki bozukluk giderilmeli (IMF’nin verdiği borçlar dahil olmak üzere bütün borçların ödenmesini sağlayacak bir yapı ortaya konmalı) ve ülkenin ekonomisinin serbestleşmesi ve dünya koşullarına uygunluğu sağlanmalıdır.

35 Genel olarak IMF’nin ülkelerin sorunlarının çözümüne yönelik yaklaşımında belirleyici olan birtakım noktalar vardır. İ stikrar politikalarının temel amaçlarından birisi devlet bütçesindeki açı ğ ın kapatılması için kamu harcamalarının kısılması ve vergiler başta olmak üzere kamu gelirlerinin artırılmasıdır. Ancak kamu gelirlerinin artırılması devletin ekonomideki a ğ ırlı ğ ının artması anlamına gelece ğ inden, IMF’nin politikaları daha çok kamu harcamalarının kısılması yönünde oluşmaktadır. Zaten genel olarak amaç kamu kesimini daraltılması ve uzun vadede kaynakların özel kesime aktarılmasıdır

36 Türkiye dahil birçok ülkede vergi indirimleri yoluyla özel sektör teşvik edilmiş, dolayısıyla da program kamu harcamalarının kısılmasına odaklanmıştır. Genel olarak istikrar paketleri acil müdahale gerektiren durumlarda kısa vadeli çözümlere yöneliktir. Ancak yapısal uyum programları ekonomik büyümeyi engelleyen yapısal sorunları çözmeyi amaçlar ve daha uzun vadelidir. Bu programların uygulanmasında IMF denetleme rolü üstlenir ve Dünya Bankası ile aralarında sıkı bir işbirliği oluşur.

37 Yapısal uyum programları ile ekonominin tamamen ihracata dayalı bir biçimde örgütlenmesi istenmektedir. Borçların ödenmesi için gerekli olan döviz girdisi bu şekilde sağlanabilecektir. Bir diğer nokta yabancı sermaye ile ilişkilidir. IMF hükümetlerin yerel endüstri, bankalar ve finansal hizmetlerde ulusal ekonomiyi korumasını engellemek ve bu alanlara yabancı sermayenin girişini kolaylaştırmak istemektedir. GENEL OLARAK YAPıSAL UYUM PROGRAMLARıNıN AMAÇLARı ŞUNLARDıR:

38 * Ülkede kamu harcamalarının azaltılmasını sağlamak için ücretleri düşürüp artışları sınırlamak bir diğer noktayı oluşturmaktadır. Aynı zamanda devletin sosyal güvenlik, sağlık, eğitim gibi alanlarda yaptığı harcamaların kısılması da bu başlık altındadır. * Bu programların temel bir dayanağı da gümrükte ithal mallar için kota ve tarifeleri ortadan kaldırmak biçimindedir.

39 Özelleştirme de IMF’nin bütün politikalarının ana hedefi durumundadır. Bu şekilde kamu kurumlarının boş bıraktığı alanlara yabancı sermaye girebilecek ve genelde yüksek karlılık vadeden bu alanlardan oldukça yüksek gelirler elde edilebilecektir. Ayrıca özelleştirme ile döviz cinsinden gelir elde edilmesi beklenmekte, böylelikle kamu açıklarının kapatılması ve dış borçların ödenmesinin mümkün olacağı düşünülmektedir.

40

41 IMF ve DÜNYA BANKASI IMF olarak tanınan Uluslararasi Para Fonu ve Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler sisteminde yer alan kuruluşlardır. Her ikisinin de ortak hedefi, üye ülkelerdeki yaşam standartlarını yükseltmektir. Bu hedefe olan yaklaşımları birbirini tamamlar niteliktedir; IMF makroekonomik konulara odaklanırken, Dünya Bankası uzun vadeli ekonomik kalkınma ve yoksulluğun azaltılmasına odaklanır.

42 Bu kapsamda IMF’nin görevi: IMF, uluslararası mali işbirliğini teşvik eder ve ülkelerin güçlü ekonomiler oluşturup bunları sürdürmesine yardım etmek için politik tavsiyeler ve teknik destek sağlar. Fon aynı zamanda üye ülkelere kredi verir ve uluslararası ödemeleri gerçekleştirmek için uygun koşullarda yeterli finansman bulunmadığında ödeme dengesi sorunlarını çözmek için politika programları tasarlamalarına yardımcı olur. IMF kredileri kısa ve orta vadelidir ve temel olarak üyelerinin sağladığı kota katkı havuzundan verilir. IMF personeli başlıca makroekonomik ve mali politikalar alanında engin deneyime sahip ekonomistlerden oluşur.

43 Dünya Bankası’nın görevi: Dünya Bankası, ülkelerin belirli sektörlerde reform yapmalarını veya belirli projeleri uygulamalarını (örneğin okullar ve sağlık merkezleri kurma, su ve elektrik sağlama, hastalıkla savaş ve çevreyi koruma) sağlamak üzere teknik ve mali destek vererek, uzun vadeli ekonomik kalkınmayı ve yoksulluğun azaltılmasını teşvik eder. Dünya Bankası’nın desteği genellikle uzun vadelidir ve finansmanı hem üye ülkelerin katkılarıyla, hem de tahviller basımı ile yapılır. Dünya Bankası personeli genellikle belirli konularda, sektörlerde veya tekniklerde uzmandır.

44 İşbirliği çerçevesi IMF ve Dünya Bankası üye ülkelere destek olmak için çeşitli seviyelerde düzenli olarak işbirliği yapar ve pek çok girişimde birlikte çalışır. Sorumlulukların çakıştığı noktalarda etkin işbirliği sağlamak için 1989 yılında işbirliği koşulları bir konkordato sozlesmesi ile belirlendi.

45 Yüksek düzeyde koordinasyon: Dünya Bankası Guvernörler Kurulu (Boards of Governors of the World Bank) ve IMF Guvernörler Kurulu (Boards of Governors of the IMF) Yıllık Toplantıları sırasında guvernörler birbirlerine danışır ve uluslararası ekonomi ve finansa ilişkin konularında ülkelerinin görüşlerini sunar. Guvernörler Kurulu uluslararası ekonomik ve mali sorunların nasıl ele alınacağına ve kuruluşlar için önceliklerin nasıl belirleneceğine karar verir.

46 IMF – TÜRKİYE İLİŞKİLERİ Türkiye’nin üyelik tarihi11 Mart 1947 Ankara Ofisinin açılışı2000 Üyelikten bu zamana yapılan Anlaşma Sayısı 19 Mevcut borçlarYok Son Madde IV Konsültasyon Görüşmeleri 30 Temmuz 2010

47 Türkiye ve IMF Arasında Yapılan 19 Anlaşma Stand-by NoAnlaşma Tarihi Tamamlanm a/İptal Tarihi SüreÖnerilen Miktar(SDR* Milyon) Kullanılan Kota(SDR Milyon) 1. Stand-by01,01, , Stand-by30,03, Stand-by15,02,196331,12, ,5 4. Stand-by15,02,196431,12, , Stand-by01,02,196531,12, ,5- 6. Stand-by01,02,196631,12, ,5

48 Stand-by No1Anlaşma Tarihi Tamamlanma /İptal Tarihi SüreÖnerilen Miktar (SDR*Milyon) Kullanılan Kota(SDR Milyon) 7.Stand-by Stand-by Stand-by Stand-by Stand-by Stand-by Stand-by

49 Stand-by NoAnlaşma Tarihi Tamamlanma /İptal Tarihi SüreÖnerilen Miktar (SDR*Milyon) Kullanılan Kota(SDR Milyon) 14.Stand-by Stand-by Stand-by Stand-by (SRF**) (SRF**) Stand-by Stand-by TOPLAM

50 İlk Stand-By 1961'de IMF 1944’de kurulmuş olup, 1947'de tam olarak faaliyete geçmiş bir kuruluştur. Türkiye ise aynı yıl IMF'ye üye olmuştur. Özellikle 1950'li yılların son döneminde ortaya çıkan ekonomik siyasi kriz nedeniyle Türkiye IMF'yle stand-by antlaşması dediğimiz koşullu antlaşmanın ilk imzasını 1 Ocak 1961'de atmıştır. IMF’yle yapılan ilk imza dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e aittir ancak hükümetin değişmesi nedeniyle Gürsel'in yaptığı anlaşmayı İsmet İnönü yürütmüştür. 1962'de ikinci anlaşmayı imzalayan İnönü, IMF'den yaklaşık 40 milyon dolar borç almıştır. 1961'ten 1970'e kadar IMF’yle düzenli olarak yıllık anlaşmalar sürdürülmüştür. 1961

51 1970’ten İtibaren IMF’siz Yıllar 1970'ten itibaren ise IMF'siz yıllar başlamıştır. Göreve gelen hükümetler IMF'den uzak durmaya çalışmışlardır. 1971’de 10. anlaşma sona ererken, 1978 yılına kadar Türkiye IMF’yle anlaşma yapmayacaktır. 1970

52 Uzun Süreli Anlaşma 1980’de Türkiye'nin IMF ile 36 ay sürecek uzun süreli ilk anlaşmasına ise Haziran 1980'de Demirel hükümeti imza atmıştır. Süleyman Demirel o tarihe kadarki en yüksek krediyi almıştır. Birkaç ay sonra koltuğu bıraksa da yerine gelen hükümet anlaşmayı devam ettirmiştir. 1984'te iktidara gelen Turgut Özal, ekonomide ciddi adımlar atmış ve IMF'siz bir yönetimi benimsemiştir. Özal'dan sonra koltuğa yeniden oturacak olan Süleyman Demirel bu sefer IMF'den uzak durmaya çalışmıştır. Serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşarak yerleştiği, yabancı sermayeye kapıların açıldığı ve IMF'siz geçen bu dönem 10 yıl sürmüştür. 1980

53 5 Nisan Kararları, Kasım 2000 Krizi Türkiye, 1984’ten 1994’e kadar IMF ile stand-by anlaşması yapmamıştır. Her ne kadar bu süre içinde herhangi bir stand-by anlaşması yapılmamış olsa da; kamuda ödenen yüksek ücret ve maaşlar, tarıma yapılan cömertçe ödemeler, zarar eden KİT’lere yapılan destekler ve yüksek faiz ödemeleri neticesinde ekonomide kısa dönemde finansal problemler meydana gelmiş ve IMF ile 1994 ve 1995 yıllarını kapsayan anlaşma yapılmıştır

54 Türkiye’de ekonomik krizin ardından “5 Nisan kararları” olarak bilinen istikrar programı devreye girmiştir. Program kapsamında özellikle enflasyonun düşürülmesi, Türk Lirasına değer kazandırılması, ihracatın artırılması ve sürdürülebilir büyümenin sağlanması gibi hedefler belirlenmiştir.

55 Türkiye’de 90’lı yıllarda adeta kronik bir hal alan yüksek enflasyon ve kamu iç borçlanma sorunu ekonomiyi tehdit eder bir hal almıştır yılına gelindiğinde yüksek enflasyon sorununa çözüm getiremeyen Türkiye, 1999’da IMF ile yeni bir stand-by anlaşması gerçekleştirmiştir. Bu anlaşma ile enflasyonun tek hanelere indirilmesi, sürdürülebilir bir kamu maliye sisteminin oluşturulması ve kalkınma düzeyinin artırılması amaçlanmıştır

56 Belirli bir dönem talep ve harcamalarda bir artış görülse de yüksek enflasyon programı hedeflerinden saptırmıştır. Yabancı sermaye girişi hızlanmıştır, enflasyonda iniş beklendiği kadar hızlı olmamıştır, Türk parası aşırı değerlenmiş olup ciddi bir dış ticaret açığından kaynaklı cari açık meydana gelmiştir. İthalat giderleri ve dış borçların artmasıyla Kasım 2000’de ekonomik kriz meydana gelmiştir. IMF 7,5 milyar $ ek rezerv kolaylığı tahsis etmiştir.

57 IMF’li Yıllar Yeniden Başladı 2001'de üçlü koalisyon döneminde art arda anlaşmalarla IMF'li hayat yeniden başlamıştır yılı Kasım ve 2001 Şubat krizinden sonra 2002'de yeniden IMF ile anlaşan Türkiye, 2005'te de kesintisiz anlaşmalar sürecini devam ettirmiştir. 2001

58 2008’de Stand-By Yapmama Kararı 18. anlaşmanın sona ermesinin ardından 2005 yılında da yeni bir üç yıllık 19. stand-by anlaşması imzalanmıştır. Ancak iktidar, 2008 yılında IMF ile stand-by anlaşması yapmama kararı almıştır. 2008

59 IMF’ye Olan Borç Bitti Türkiye 14 Mayıs 2013 tarihinde IMF'ye olan borcun son taksitini ödemiştir ve IMF’yle borç ilişkilerini sona erdirmiştir. Borç ilişkisi sona ererken geçtiğimiz yıl Meksika'daki G-20 Zirvesi'nde alınan karar doğrultusunda Türkiye’den özel ricada bulunan IMF, 5 milyar dolar kredi talep etmiştir. Böylece, Türkiye IMF'ye Cumhuriyet tarihinde ilk kez borç vermiş olacaktır. 2013

60  IMF’nin görevleri nelerdir?  IMF’nin yönetim yapısı hakkında kısaca bilgi veriniz.  IMF’nin üyelerine sağladığı destekler nelerdir? SORULAR

61 ORHAN AKOĞUL BÜŞRA BILDIRCIN AKAN ŞEN

62 KAYNAKÇA rehber.uzmantv.com

63 SORULAR


"IMF (ULUSLAR ARASI PARA FONU). İ Ç İ NDEK İ LER  IMF’ye genel bakış  IMF’nin İ ŞLEVLER İ  IMF’nin ÖNEML İ FAAL İ YETLER İ  IMF’nin BAŞLANGIÇTAK İ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları