Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

YANIK VE HEMŞİRELİK BAKIMI Öğr. Gör. Filiz K. HERGÜL.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "YANIK VE HEMŞİRELİK BAKIMI Öğr. Gör. Filiz K. HERGÜL."— Sunum transkripti:

1 YANIK VE HEMŞİRELİK BAKIMI Öğr. Gör. Filiz K. HERGÜL

2 DERİ Vücut yüzey alanının yaklaşık 2 m2 sini oluşturur. Derinin kalınlığı, vücudun çeşitli bölümlerinde değişmesine rağmen, ortalama 1-2 mm’dir. Tabakaları; Epidermis, Dermis ve Hipodermistir.

3 Derinin tabakaları 3

4 Epidermis Epidermis sürekli kendini yenileyen çok tabakalı bir katmandır. 4 Stratum germinatum

5 Derinin yapı ve fonksiyonu Epidermis En dış tabakadır. Kan damarları içermez. Dermis Epidermisin altındaki kalın bağ dokusudur. Çoğunlukla fibroblast, makrofaj ve yağ hücreler içerir. Yağ bezleri, ter bezleri, kıl follikülleri, kan damarları ve sinir uçları yer alır. Hipodermis Dermisin altındaki gevşek, fibröz bağ dokusudur. Kan damarları ve sinirden zengindir. 5

6 CHHYL

7 Derinin fonksiyonları: Koruma Vücut ısısını ayarlama Boşaltım Sentez Duyuları algılama Derinin rengi

8 Yanık Yanık; organizmanın termal, kimyasal,elektrik ya da radyoaktif etkenlerle hasara uğramasıdır.

9 Yanık Nedenleri 1.Fiziksel nedenler: a.Kuru-sıcak: Ateş, alev, kızgın cisimler(maşa) b.Islak- sıcak: Kaynar su, sıcak buhar c.Soğuk: Çok soğuğa maruz kalınca yanık izi kalır. 2. Kimyasal Nedenler a.Asitler b.Bazlar c.Fosfor d.Sönmüş kireç

10 Yanık Nedenleri 3. Elektriksel Nedenler Elektrik çarpması Yıldırım çarpması 4. Radyasyon Nedenleri Güneş Röntgen Radyum, radon Atom bombası Hidrojen bombası

11

12 Yanığın Fizyopatolojisi Lokal etkiler Sistemik etkiler

13 Lokal etkiler Normalde deri yoluyla satte ml/m2 kadar tuzdan fakir sıvı, terleme ile kaybedilirken yanıklarda kayıp 5-15 kat artar. Geniş yanıklarda günde 5-7 litre sıvı yanık yüzeylerinden buharlaşarak kaybolur. Yanmayı takiben kıl follikülleri ve ter bezleri içindeki mikroorganizmalarda proliferasyon başlar. Kısa zamanda lenfatik kanallar bu etkenler tarafında istila edilir ve civardaki dokularda vaskülit gelişir. Deride koagülasyon nekrozu gelişerek o bölgenin damarları tromboze olur. Trombozlar ve vaskülitlerin geliştirdiği dolaşım bozuklukları sepsisin gelişimini hızlandırır.

14 Sistemik etkiler Yanıktan sonraki ilk birkaç saniyede arteriyollerde konstrüksiyon olur. Daha sonra nöral vazodilatasyon gelişir. Etken ortadan kalkmazsa hücre proteinleri koagüle olarak hücre ölümü meydana gelir. Hücre ölümü kapiller geçirgenliğin artmasına ve plazmanın damar dışına çıkarak doku ödemine neden olur. Ödem alanına gelen proteinler bölgedeki onkotik basıncın artmasına ve lokal lenfatikleri tıkayarak ödemin emilim hızının azalmasına neden olur. Kapiller sızıntı ödemin çoğundan sorumlu olmasına rağmen, hipoproteinemi ilk 8 saatten sonra meydana gelen ödemin büyük kısmından sorumludur. Büyük yanıkların ilk iki saatinde total vücut suyunun %15’i, ilk 8 saatinde %80’i kaybedilir. Bu nedenle hipovolemik şok ve buna bağlı hemodinamik değişiklikler çok çabuk ortaya çıkar.

15 Yanık Ödemi Yanıklarda oluşan ödem,  Derin yanık nedeniyle hasar gören damardan plazma proteinlerinin hücrelerarası boşluğa çıkmasına,  Bunun ise kanın osmotik basınç dengesini bozması nedeniyle sağlam dokulardan da sıvı kaybı başlamasına,  Bu şekilde oluşan sıvı kayıpları ise hipovolemiye ve vücutta yaygın ödeme yol açar. Yanıkta yanık yüzeyinden oluşan buharlaşma, yanık dokuda ve yakın çevresinde olan ödem nedeni ile oldukça fazla sıvı kaybı meydana gelmektedir.

16 Yanık Ödemi

17 Sistemik etkiler Yanıktan hemen sonra aşırı hücre yıkımı nedeni ile hiperkalemi meydana gelir. Yanığın direk etkisi ile total eritrositin % 30 kadarı hemolize uğrayabilir. Plazma hacminin azalmış olması kardiyak out-put ve dolayısıyla kan basıncında düşmeye neden olur. Sempato adrenal sistemin aşırı aktive olmasıyla periferal vazokonstrüksiyon ve taşikardi olur. Hipotansiyon, azalmış renal akım, antidiüretik hormon ve aldosteron salınımı nedeni ile idrar miktarı azalır. Sıvı tedavisi yeterince yapılmazsa böbrek yetmezliği ile sonuçlanabilir.

18 Sistemik etkiler Gastrointestinal sistemdeki damarlar daralarak bölgeye olan kan akımı engellenir. Peristaltizm durur ve paralitik ileus gelişir. Büyük yanıklarda hastanın oksijen gereksinimi hipermetabolizma nedeni ile iki kat artar. Pulmoner yaralanma olmaksızın hipoksi olabilir. Derinin vücut ısısını düzenlemedeki görevi nedeni ile yanığın erken döneminde hipotermi görülür. Hipermetabolizma nedeni ile daha sonra hipertermi görülür. Başlangıçta kan viskositesinin fazlalığı nedeni ile lökosit düzeyi yüksek olabilir. Eğer lökositoz bir hafta sonra hala devam ediyorsa genellikle enfeksiyona işaret eder. Yanığa olan stres reaksiyon nedeni ile kan glikoz düzeyi yükselir.

19 Yanığın Sistemik Etkileri Toksikoz denilen yanmış bölgeden ayrılan proteinler:  Kana karışır,kalbe gider,toksik miyokardit olur,kalp yetmezliği gelişir.  Böbreklere karışır,aşağı nefron nefrozu olur ve üremi oluşur.  Beyine gider,dalgınlık,şuur bulanıklığı, deliryum ve koma olur.  Kapiller permeabilite bozulmasına bağlı ödem gelişir.

20 Yanıkta fizyopatolojik değişiklikler Yanık İnflamatuar yanıt(Ağrı, kızarıklık, ateş, ödem) Histamin salınımı Kapiller permeabilitede artma Plazma proteinlerin ve lökositlerin bölgeye gelmesi Ödem oluşumu Damar içi volümde azalma Kas vizkozitesinde, Hematokritte ve Periferal Vasküler Dirençte artma Kardiyak outputta düşme Hipovolemik şok

21 Yanığın şiddetini belirleyen faktörler Yanığın derinliği Yanığın genişliği Yanığın lokalizasyonu Yaş Hastanın özgeçmişi Yanığın nedeni

22 Yanığın derinliği Birinci derece yanık İkinci derece yanık Üçüncü derece yanık Dördüncü derece yanık

23 Birinci derece yanık Olay sadece epidermisi ilgilendirir. Geriye dönebilen minimal hücre harabiyeti vardır. Deri hafif ödemli, hiperemik ve ağrılıdır. Duyu reseptörlerinin uyarılması nedeni ile kaşıntı vardır. 7-8 gün içinde enfeksiyon ve skar olmadan iyileşir.

24

25 İkinci derece yanık Epidermis ve dermisin bir kısmı yanmıştır. İçi sıvı dolu büller vardır. Alttaki doku kırmızı, ıslak ve parlaktır. İyileşme günde olur. Çok ağrılıdır. Enfekte olursa ya da kan akımı bozulursa üçüncü dereceye dönüşebilir.

26

27 2. Derecenin Yüzeysel Yanıkları Üst deri tamamıyla harap olmuştur. Araya sızan sıvı, bülleri meydana getirmiştir. Bu yanıklar çok ağrılıdır. Kıl kökleri hasar görmemiştir. İz bırakmadan iyileşir.

28 2. Derecenin Derin Yanıkları Üst ve alt deri tahrip olmuştur. Kıl kökleri ve ter bezleri etkilenmiştir. Sinir uçlarının tahribi nedeniyle fazla ağrı olmaz. Yara zemini kirli sarı renktedir. İleride iz bırakır. Bunlar 3 haftada iyileşir.

29 Üçüncü derece yanık Deri bütün tabakalarıyla yanmıştır. Deri elastikiyetini kaybetmiş, beyaz, kahverengi veya siyah renk almıştır. Kırmızı alanlara basıldığında beyazlaşma olmaz. Bazen adele ve kemiğe kadar inebilir. Duyu reseptörlerinin tamamen harap olması nedeni ile ağrı hissi yoktur.

30 3. Derece Yanıklar

31 4. Derece Yanıklar Cilt ve cilt altı yağ dokusu, kaslar ve kemiği de içerir. Kömürleşme vardır. 2., 3. ve 4. derece yanıklar kendi kendilerine iyileşmezler. Tedavi edilse bile iyileşmeleri uzun sürer.

32 Yanığın genişliği Yüzey hesabında birinci derece yanıklar hesaba katılmaz. Daha derin yanıklarda dokuzlar kuralı şemaları kullanılır.

33

34

35 . Yanıkların yanığın büyüklüğü ve var olan zorlayıcı faktörler esas alınarak sınıflandırılması. Büyük yanıklarOrta yanıklarKüçük yanıklar YETİŞKİNLER İkinci derece Üçüncü derece >%25 >%10 %15-25 %3-10 <%15 <%3 ÇOCUKLAR İkinci derece Üçüncü derece >%20 >%10 %10-20 %3-10 <%10 <%3

36 Yanığın lokalizasyonu Vücudun üst kısmındaki yanıklar en yüksek mortaliteye sahiptir. Baş, boyun ve göğsü içeren yanıklar sıklıkla akciğer komplikasyonlarına neden olurlar. Perine bölgesine özel bakım gerekir. Kontaminasyon riski yüksektir.

37 Yaş: 2 yaş altı (antikor cevabı yetersizdir)ve 60 yaş üzerindeki (Kronik hastalıklar) kişiler daha yüksek mortaliteye sahiptir. Hastanın özgeçmişi İlaç ve alkol alışkanlıkları, kronik, metabolik, ruhsal, dolaşım, solunum, böbrek ve nörolojik hastalıklar mortalite hızını arttıran faktörlerdir. Yanığın nedeni: Kimyasal maddelerin inhalasyonu yaşamı en fazla tehdit eden yanıklardır. Elektrik yanıklarında cilt hasarının küçük olmasına karşın, derin dokularda büyük hasarlara yol açması, kalp durmasına neden olabilmesinden dolayı ciddi yaralanmalar grubuna girer.

38 Yanıklı hastanın ilkyardım hedefleri Yanma sürecini sona erdirip daha fazla yaralanmayı önlemek Hava yolunu, solunumu ve dolaşımı değerlendirerek gerekiyorsa kardiyopulmoner resüsitasyona başlamak Vücut ısısını korumak Yara kontaminasyonunu azaltmak Hastaneye nakletmek

39 Yanıklarda İlkyardım  Kişi hala yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir  Hasta/yaralının üzeri battaniye yada bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır  Yaşam belirtileri değerlendirilir (CAB)  Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir  Yanık bölge en az 20 dakika tazyiksiz su altında tutulur  Şişme (ödem) oluşabileceği düşünülerek yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır  Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır  Takılan yerler varsa kesilir  Hijyen ve temizliğe dikkat edilir

40 Yanıklarda İlkyardım  Su toplamış yerler patlatılmaz  Yanık üzerine ilaç yada yanık merhemi gibi maddeler sürülmemelidir  Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür,  Hasta/yaralı battaniye ile örtülür,  Kontaminasyonu azaltmak için kuru, steril pansuman örtülmelidir.  Yanık geniş ve Sağlık Kuruluşu uzaksa hasta veya yaralının kusması yoksa, bilinçliyse ağızdan sıvı verilerek sıvı kaybı önlenir, (1 litre Su + 1 Çay kaşığı Karbonat + 1 çay kaşığı Tuz)  Tıbbi yardım istenir.

41 Yanıklı Hastanın Acil Servisteki Tedavisi Solunum yolu açıklığı sağlanır: Oksijen verilir. Gerekliyse solunum cihazına bağlanabilir. Trakeostomi seti hazırlanır. Yanığın büyüklüğü ve derinliği belirlenerek sıvı tedavisine başlanır. Yaşam bulguları sık sık takip edilir. Kan alınarak kan değerleri izlenir. EKG çekilir, İdrar sondası takılır, CVP ölçülür, Tetanoz aşısı yapılır. Ağrısı giderilir, NG takılır. Enfeksiyona karşı önlemler alınır. Üşümesi engellenir. Uygun şekilde pansumanları yapılır.

42 Yanıklı hastanın tedavi ve bakımı İlk ve en önemli adım hava yolunun açık tutulması ve sıvı tedavisidir. Tetanoz proflaksisi, analjezi, antibiyotik tedavisi, yara bakımı, fizyoterapi, psikoterapi, plastik ve rekonstrüktif tedavi sonraki adımlardır.

43 YANIK YARASININ BAKIMI Yanık yaraları serum fizyolojikle temizlenir ölü dokular ve patlamış büller debride edilir. İntakt büller debride edilmez sadece içi boşaltılır, aspire edilir ve üzerindeki epiteli intakt olarak adeta örtü materyali şeklinde bırakılır. Eğer büllere ve nekrotik tabakalara debridman yapılırsa debridmandan sonra yara açık bırakılmamalıdır, aksi taktirde yara kurursa yüzeyde kolaylıkla nekroz gelişir ve yanık yarası derinleşir.

44 Yanık Yarası Pansuman Materyali Seçimi Yara derinliği iyi değerlendirilmelidir. Yüzeyel yanıklarda, epitel iyileşmesini artıracak aloe vera gibi losyonlar kullanılabilir. Kısmi kalınlıktaki yanıklarda ise yarayı nemli tutacak ve mikroorganizmalara karşı koruma sağlayacak ürünler uygulanmalıdır. Daha derin yanıklarda ise eskarın altında bakteri kolonizasyonunu önleyici pansuman malzemeleri tercih edilmelidir.

45 İdeal Pansuman Materyali Yarayı bakteri ve yabancı maddelerden korumalıdır Isı ve sıvı kaybını önlemeli, sıcak ve nemli bir ortam oluşturmalıdır, Eksudayı emici özellikte olmalıdır. Toksik ve alerjik olmamalı, yapısını koruyabilmelidir Günlük aktiviteler sırasında yerinde sabit durabilmelidir Yaraya ve çevre deriye zarar vermeksizin kolaylıkla uygulanabilmeli ve değiştirilebilmelidir Az sayıda pansuman değişimini sağlamalıdır Düşük maliyetle malzeme ve bakım sağlamalıdır Hastaya iyi bir yaşam kalitesi sağlamalı ve estetik görünmelidir.

46 Yanıklı hastanın tedavi ve bakımı Basınç pansumanları: Yara alanına topikal antimikrobiyal ajanların uygulanmasından sonra steril gazlı bez örtülmesi ilkesine dayanmaktadır. Basınçlı pansumanlar genellikle yeni deri grefti alanına uygulanmakta olup ameliyat odasında steril koşullarda yapılmaktadır. Pansuman uygulandıktan sonra; Uyuşma, ağrı ve karıncalanma gibi dolaşım bozukluğu belirtileri ile Pansumanların kokması, taşikardi, ateş vb enfeksiyon bulguları izlenmelidir.

47 Yanıklı hastanın tedavi ve bakımı Açık tutma metodu ile tedavi: Yara alanı temizlendikten sonra topikal antimikrobiyal ajanlar uygulanarak o bölge açık bırakılmaktadır. Genellikle yüz, boyun, perine ve geniş gövde alanının yanıklarında kullanılmaktadır. En önemli avantajı; pansuman değiştirilmeye gerek olmaması ve enfeksiyonların erken saptanmasıdır. Dezavantajı ise; Yaranın yatağa yapışmasından dolayı ağrı, vücut sıcağı kontrolü ve ortamın sterilliğinin sürdürülmesinin zor olmasıdır.

48 Yanıklı hastanın tedavi ve bakımı Açık Pansuman Uygulanan Hastanın Bakım İlkeleri Yaraların kurutulup kabuk bağlanması sağlanmaktadır. Bu saatte gerçekleşmektedir. Hasta steril bir çarşafa yatırılmaktadır. Odaya giren kişilerin galoş giymeleri gerekmektedir. Oda asla süpürülmemeli dezenfektan solüsyonlarla silinmelidir. Özel havalandırma sistemi olmalıdır. Yara yerinin kabuklanması için ılık kuru hava ventilatörleri kullanılmalıdır. Oda ısısı 30 °C olmalıdır.

49 Yanıklı hastanın tedavi ve bakımı Kapalı Pansuman metodu ile tedavi: Amacı: Yarayı korumak Bakteri penetrasyona engel olmak Ağrıyı, ısı ve sıvı kaybını azaltmak Mikrobiyolojik kontrolü ve canlı dokuların daha hızlı gelişmesini sağlamak Granülasyon dokusu gelişimini hızlandırarak yarayı örülmeye hazır hale getirmektir. Bu amaçla yaranın kapatılması için birçok malzeme kullanılmaktadır

50 Kapalı Pansumanda Kullanılan Pansuman Malzemeleri Kompozit Örtüler Kompozit ürünler bir kaç işlevi olan, tek bir örtü üzerine fiziksel ilavelerle yapılmış ürünlerdir. Bariyer görevi görürler. Alginat, sünger, hidrokolloid veya hidrojel tabakalardan oluşabilirler ve yapışmaz özellik gösterirler. Transparan Film Örtüler Yarı geçirgen olup, su geçirmezler ancak yara yüzeyinden buharlaşmaya izin verirler. Bakteriyel kontaminasyona engel olur, yaranın nemli ortamını korurlar. Özellikle yüzeyel ve düşük eksudalı yaralarda kullanılmalıdır. Uygulana bilirlikleri kolaydır ve esnek yapıdadırlar. Haftada 3 kez değişimleri önerilir.

51 Kapalı Pansumanda Kullanılan Pansuman Malzemeleri Hidrokolloidler Jelatin, Pektin ve Karboksi metil sellüloz gibi maddelerden oluşurlar. Otolitik debridmana yardımcıdırlar. Epitelizasyon ve granülasyon dokusu oluşumu aşamasında kullanımı önerilir. Hidrofiber örtüler Orta ve aşırı eksüdalı yaralarda kullanılması önerilmektedir. Günlük veya gün aşırı pansuman değişimi gerekir.

52 Kapalı Pansumanda Kullanılan Pansuman Malzemeleri Alginat örtüler ve alginatlı yara doldurucular Yosunların bir komponenti olan kalsiyum alginattan elde edilen dokunmamış lifler halindedirler. Orta ve ağır eksudalı yaralarda kullanım endikasyonu vardır. Silikon Pansumanlar Silikon jel tabaka taze yaralardaki hipertrofik skar şiddetini azaltmada ve var olan hipertrofik skarların iyileşmesini kolaylaştırmada etkilidir.

53 Kapalı Pansumanda Kullanılan Pansuman Malzemeleri Yanık Pansumanında Kullanılan Gümüşlü Örtülerin Özellikleri Gümüş iyonları bakterinin sahip olduğu enzimlerle etkinleşerek bakteri hücresinin içine ve hücreler arasına dağılır. Gümüş iyonları bakteri DNA'sını bozar, hücre bölünmesini ve çoğalmasını engeller. Gümüş iyonları hücre duvarlarına tutunarak hücre zarının özelliğini bozar ve bakteriyi öldürür.

54 Kapalı Pansumanda Kullanılan Pansuman Malzemeleri Yanıkta Kullanılan Doyurulmuş (Emdirilmiş) Örtüler Kısaca “emdirilmiş veya doyurulmuş pansuman materyalleri” olarakta isimlendirilen bu ürünler genel olarak “Tül-Gre” veya “tulle grass” olarakta isimlendirilirler. Vazelin emdirilmiş olanları “yağlı gaz” veya “vazelinli gaz” olarak ta isimlendirilen bu ürünler kliniklerde kullanıcılar arasından üretildikleri gibi hazır olarak bir çok firma tarafından da üretilmektedir. Mutlaka üzerinin diğer gaz pet gibi pansuman materyalleri kapatılmalıdır.

55 İkinci derece el yanığı steril naylon torba uygulaması ile tedavi edilen hastanın ellerinin uygulama öncesi, uygulama esnasında ve sonrasında görünümü.

56 Yanıklı Hastada Sıvı Tedavisi Yanıklı hastalarda hemodinamik dengenin korunması, organ ve doku perfüzyonunun sağlanması çok önemlidir. Bu amaçla kaybedilen sıvının, elektrolitlerin ve proteinlerin yerine konması gereklidir. Sıvı tedavisinin miktarı ve yeterliliğinin değerlendirilmesinde bazı parametreler göz önünde bulundurulmalıdır. Nabız, kan basıncı, Saatlik idrar miktarı, idrar dansitesi, Santral venöz basınç, Gerektiğinde pulmoner kapiller wedge basıncı, Eritrosit sayısı, plazma hacmi, ekstraselüler sıvı hacmi ve kalp debisi izlenmelidir.

57 Yanıklı Hastada Sıvı Tedavisi Yanıktan 48 sonra sıvı interstisyel alandan, intravasküler alana geçer ve idrar çıkışı başlar. Sıvının hücreler arasından damar içine kayması nedeniyle bu dönemde sıvı elektrolit uygulamalarında dikkatli olunmalıdır. Sıvı replasmanı yapılırken idrar çıkışı 0,5-1 ml/kg/saat olacak şekilde doz ayarlaması yapılır.

58 4 ml x total vücut yanık yüzdesi x kilo olarak vücut ağırlığı Bu formülle hesaplanan sıvı miktarının yarısı ilk 8 saatte, diğer yarısı ise sonraki 16 saatte gönderilir. Sıvı resüsitasyonu için kristaloid, kolloid, hipotonik ve hipertonik sıvılar, izotonik sıvı olarak da laktatlı ringer solüsyonu tercih edilir. Parkland / Baxter formülü

59 Yanıklı Hastada Sıvı Hesaplaması

60 Yanıklı hastanın antimikrobiyal tedavisi Yanıklı dokuda bakteri sayısı 50 bin koloniden fazla olduğunda ve sistemik enfeksiyon bulguları ortaya çıktığında sistemik antibiyotik tedavisi gerekir. Sepsise neden olan mikroorganizmanın saptanıp, uygun süre, doz ve kombinasyonda antibiyotiklerin kullanılması gerekir. Bozulan immünite bu olayın dahada önem kazanmasına neden olur. Yanıkta morbidite ve mortalitenin en önemli nedeni enfeksiyondur.

61 Yanıklı hastanın antimikrobiyal tedavisi Yanıktan sonraki ilk 24 saat içinde gram pozitif bakteriler, 3-4. günde ise gram negatif bakteriler görülür. Yanığın ikinci 24 saatinde bakteri kolanizasyonu saç foliküllerinin açıldığı yerde oldukça fazladır.

62 Yanıklı hastanın topikal tedavisi Kullanılacak ajanlar yaranın derinliğine, lokalizasyonuna, genişliğine ve var olan mikroorganizmalara göre tercih edilir. Bunlar; Gümüş Sulfadiazin: Öncelikle tercih edilen ajandır. Yara alanına 1 veya 2 kez açık veya kapatılarak uygulanabilir. En yaygın yan etkisi lökopenidir. Lökosit sayısı 3000’in altına düşerse başka topikal ajan kullanılmalıdır.

63 Yanıklı hastanın topikal tedavisi %5’lik Gümüş Nitrat: Uzun süre kullanılabilir. Bakteri sayısını kontrol eder ve suyun buharlaşmasını azaltır. Tedavi edici etkisi yüzeyel doku ile sınırlıdır. Elektrolit dengesizliği (sodyum, potasyum, klorür, kalsiyum) meydana getitebilir. Günde 2-3 kez ıslak pansuman şeklinde uygulanır.(pansuman 2 saatte bir ıslatılır). Mafenide: Üzeri örtülmeksizin yanık yüzeyine sürülür. Eskara ve kıkırdağa iyi nüfuz ederek çabuk absorbe olur. Böbreklerden atılır. Hastada metabolik asidoza neden olabilir.

64 Yanıklı Hastada Enfeksiyon Gelişimini Önlemede Enfeksiyon bulguları izlenmelidir. Yanıklı hastanın bakımında çapraz kontaminasyonun engellenmesi için bariyer teknikleri kullanılmalıdır (el yıkama, koruyucu kıyafetler giyme) Geniş yanığı olan hastaların, laminar hava akımlı özel odalarda izole edilmesi önerilmekte ve yara pansumanının, hastanın yatağında uygulanmasının enfeksiyonları azaltmada etkili olabileceği bildirilmektedir.

65 Biyolojik örtüler Yanık alanında su ve protein kaybını önler Ağrıyı azaltır Yanık alanının aşırı hareketini önler Yanık alanında bakteri artışını azaltır Epitelizasyonu arttırır. Homogreft (allogreft) ve Heterogreft (ksenogreft) şeklindedirler.

66 Biyolojik örtüler Heterogreft: Genellikle domuz derisinden alınır. Kare veya rulo şeklinde olup buzdolabında saklanır. Genellikle 3 günde bir değiştirilir. Altında sıvı birikirse günlük değiştirilebilir. Ateş olursa; greft çıkarılır ve antibiyotik tedavisi başlanır.

67 Biyolojik örtüler Homogreft Hasta yakınlarından veya başkasından alınan deri greftidir. 2. veya 3. derece yanıklarda yarayı örtmek için kullanılır. Hemen kullanılanları, -180 derecede dondurulmuş olanları ve taze ölü doku şeklinde olanları vardır. Amnion zarıda biyolojik örtü olarak 2. derece yanıklarda kullanılabilir.

68 Greftleme 3. Derece yanık yarası kendiliğinden iyileşmediğinden otogreft gerektirir. Otogreft; Yanıklı bireye kendisinden alınan sağlam deri parçasının yanık alanına nakledilmesidir. Hızlı iyileşirler ve kontraktür gelişimini önlerler. Özellikle kozmetik ve psikolojik yönü nedeniyle; yüz, Fonksiyonel açıdan; el, ayak ve eklemler tercih edilir. Greftleme için tercih edilen donör alanı; genellikle femurdur. Bazı durumlarda sırt ve üst-alt kolların dış bölümleride kullanılabilir.

69 Greftleme Greft alanı: Kötü beslenme, var olan tıbbi problemler, greft alanına yetersiz kan akımı, enfeksiyon ve aşırı hareket greft iyileşmesini engeller. Greftleme ameliyathane ortamında yapılır. Ameliyattan 2-3 gün sonra ilk pansuman değiştirilir. Bu bölgedeki kuru eksuda uzaklaştırılır ve greftler pürülan akıntı, kötü koku yönünden değerlendirilir.

70 Greftleme Donör alanı: Tek katlı gazlı bez veya biyosentetik pansumanlarla örtülür saat ısı lambası ile kurumasına izin verilir. Enfeksiyon açısından değerlendirilir. Pürülan akıntı varsa; pansuman alınarak antimikrobiyal ajanlar kullanılır. Uygun bakımla 7-14 günde kendiliğinden iyileşir.

71 Hidroterapi Hastaların içi su dolu havuza, banyo küvetine veya özel küvetlere sokularak tedavi edilmesidir. Amaç: Yanık alanındaki topikal ajanların uzaklaştırılıp temizlenmesini, skarın yumuşamasını ve ROM egzersizlerinin daha kolay ve ağrısız yapılmasını sağlamaktır. Suyun sıcaklığı 37.8 derece olmalı ve antiseptik bir solüsyon kullanılmalıdır. İşlem 20 dakika ile sınırlandırılmalıdır. Ağrı olabileceğinden işlemden dakika önce hastalara analjezik ilaç verilmeli, işlem açıklanmalı ve bakıma katılması sağlanmalıdır.

72 Hidroterapi

73 Yanık yarasının debritmanı Derin yanıklarda nekrotik dokunun sağlıklı dokuya ulaşana kadar çıkarılmasıdır. Nekrotik kitlenin yara tabanından kendiliğinden ayrılması o bölgedeki kollajen dokunun ve enzimlerin yardımıyla parçalanmasına bağlıdır. Bu işlem kendi haline bırakılırsa çok yavaş gelişir. Bu nedenle; dışardan uygulanabilen enzimatik debritman yapan ilaçlar, mekanik veya cerrahi debritmanla olayı hızlandırmak mümkündür.

74 Yanık yarasının debritmanı Enzimatik debritman Nekrotik dokunun proteolitik bir madde (örn:Debrisan, Travase) ile uzaklaştırılmasıdır. Önce yara temizlenir, sonra enzimatik madde, ince tabaka halinde yara yatağına sürülür ve serum fizyolojikle ıslatılmış bir gazlı bezle kapatılır. Pansuman günde 2-4 kez değiştirilir. Mekanik debritman: Nekrotik dokunun steril pens ile tutulup makasla kesilmesi işlemidir. Genellikle günlük pansuman değiştirme ve yara bakımı sırasında yapılır. Cerrahi debritman: Eskar dokusu tabakalar halinde kaldırılır, noktalar halinde kanamaların görüldüğü anda canlı dokuya ulaşıldığı anlaşılır. İşlem oldukça kanamalıdır. Uygun alana gelinceye kadar koterle ya da epinefrin solüsyon ile kanama kontrolü yapılır.

75 Eskaratomi Eskarın kesilmesine denir. Amaç: Eskarın altındaki ödemli dokunun genişlemesi sağlanarak, yeterli doku perfüzyonunu düzenlemektir. Dolaşım bozukluğu meydana geldikten sonra yapılmalıdır. Ancak doku hipoksisi olmamalıdır. Alt ve üst ekstremitelerin orta-yan veya orta-iç hattına yapılmaktadır.

76 Fasyatomi Fasyayı kesme ameliyatıdır. Amaç: Periferal perfüzyonu düzeltmektir. Nadir yapılan bir cerrahi girişimdir. Genel anestezi altında ameliyathanede uygulanır.

77 Yanıklı hastanın bakım ilkeleri Ventilasyon-perfüzyon dengesizliğine bağlı gaz değişimi bozulmalarını engellemek ve hava yolu açıklığını sağlamak Normal dolaşım ve doku perfüzyonunun sürdürülmesi Sıvı ve elektrolit dengesinin sürdürülmesi Normal vücut sıcaklığının sürdürülmesi Deri bütünlüğünün sürdürülmesi

78 Yanıklı hastanın bakım ilkeleri Gastrointestinal sistemin normal fonksiyonunun sürdürülmesi Yeterli beslenmenin sürdürülmesi Ağrının giderilmesi Hareketin sürdürülmesi Enfeksiyonun önlenmesi

79 Ventilasyon-perfüzyon dengesizliğine bağlı gaz değişimi bozulmalarını engellemek ve hava yolu açıklığını sağlamak 2-4 satte bir solunum hızı, derinliği ve sesleri değerlendirilir İnhalasyon yaralanmalarında gerekirse endotrakeal entübasyon uygulanır Trakeal sekresyonun rengi ve miktarı değerlendirilir Kan gazı takibi yapılır 2 saatte bir pozisyon değiştirilir Solunum ve öksürük egzersizleri yaptırılır Bronkospazm varsa bronkodilatör ilaçlar verilir

80 Normal dolaşım ve doku perfüzyonunun sürdürülmesi Her saat hayati bulguları, santral venöz basıncı ölçülür. Saatlik doku perfüzyonu izlemi (nabız, renk, ısı vb) AÇT ve kilo takibi yapılmalı Ekstremiteler yükseltilmeli, ödemi azaltmak için egzersizler yaptırılmalı Gerekiyorsa eskaratomi ve fasiatomi için hasta hazırlanmalı

81 Sıvı ve elektrolit dengesinin sürdürülmesi Hasta sıvı eksikliği ve aşırı volüm yüklenmesi belirti ve bulguları açısından değerlendirilmeli Hızlı sıvı infüzyon riskini azaltmak için intravenöz infüzyon pompası kullanılmalı AÇT, Kilo, CVP, kan ve idrarda elektrolitler, hematokrit, üre ve kreatinin takibi yapılmalıdır.

82 Normal vücut sıcaklığının sürdürülmesi Oda ısısı hastanın gereksinimine göre ayarlanmalıdır Çok sıcak ortam ter ile sıvı kaybına ve bakteri oluşumuna neden olabilir Aşırı soğuk hastada titremeye yol açar Oda ısısı genellikle derece tercih edilmektedir Odada aşırı hava akımı olmamalıdır Vücut sıcaklığı düzenli olarak takip edilmelidir

83 Deri bütünlüğünün sürdürülmesi Acil odası ve yanık ünitesinde katı izolasyon uygulanır Tetanoz proflaksisi yapılır Yara kültürleri düzenli olarak alınıp sonucuna göre gerekiyorsa antibiyotik başlanır Hastanın yanıklı alanlardaki saçları, tırnakları kesilir Yatak yaralarını önlemek için havalı yataklar kullanılır Her saat 5-10 dakika ROM egzersizleri yaptırılır Dört saatte bir deri ve varsa greft değerlendirilir, hastanın pozisyonu değiştirilir

84 Gastrointestinal sistemin normal fonksiyonunun sürdürülmesi İleus, gastrik dilatasyon, mide ve duedonumda erezyon ve ülserasyon görülebilir. Bu problemlere yönelik belirti ve bulgular izlenmelidir Sıvı elektrolit replasmanı ve gastrik dekompresyonu yapılır Antiasit ve H2 reseptör antagonisti ilaçlar verilebilir

85 Yeterli beslenmenin sürdürülmesi Yaralnmadan sonra genellikle hasta ilk 24 saat enteral veya parenteral beslenir Yüksek kalorili içecekler kalori ihtiyacını karşılaması için yemek arasında verilebilir Yarı katı yiyecekleri içeren diyet genellikle ilk haftanın sonlarında başlanır Hastanın az ve sık yemesi sağlanır Günlük kilo takibi yapılır

86 Ağrının giderilmesi Yanıklı hastalarda dolaşım bozukluğu olması nedeni ile İM ya da SC yoldan ilaçlar uygulanmamalı İV yoldan analjezikler kontrollü olarak verilmeli Ağrının giderilmesinde nonfarmakolojik yöntemler kullanılabilinir Hastaya ağrılı işlemlerden (pansuman değişimi) önce analjezik verilebilir

87 Hareketin sürdürülmesi Hastanın erken ambulasyonu sağlanmalı Uygun pozisyon verilmeli Aktif veya pasif ROM egzersizleri yaptırılmalı Fizik tedaviye yönelik girişimlerde bulunulmalı

88 Enfeksiyonun önlenmesi Enfeksiyon bulguları izlenmeli Güvenli ortam hazırlanmalı Laboratuvar bulguları değerlendirilmeli Düzenli olarak hastanın cilt bakımı yapılmalı Hastanın odasına taze çiçek ve bitkinin alınmasına izin verilmemelidir Yeterli beslenme ve mobilizasyon sağlanmalıdır

89 Rehabilitasyon Yanık yarasının iyileşme safhasından, bireyin bağımsızlığını kazanana kadar devam eder. Hastada kontraktür, kas gerginliği, fiziksel hareketliliğinde bozulma meydana gelebilir.

90 Rehabilitasyon Komplikasyonları önlemek için; Hastaya uygun pozisyon verilmeli ROM egzersizleri yaptırılmalı Özel ateller kullanılmalı Erken ambulasyon yapılmalı Emosyonel destek sağlanmalıdır

91 Rekonstrüktif ve plastik cerrahi Z-plasti, yarı kalın greft, kalın greft ve flepleri içerir. Z-plasti: Skar dokusu çıkarılır ve Z şeklinde kesi yapılıp iki yandaki deri gerilerek birbirine dikilir

92 Rekonstrüktif ve plastik cerrahi Yarı kalın greft: Verici sahadan epidermis ve bir kısım orta tabakadan alınan parça, yanık bölgesine nakledilir. Verici sahada derinin iç tabakalarına dokunulmadığı için bu alan çabuk iyileşir. Kalın greft: Verici sahadan üç deri tabakası da alınarak yanık alanına nakledilir. Bu cerrahi girişim genellikle el ve yüz gibi küçük alanlarda yapılır. Flepler: Çok büyük ve derin yaraların kapatılmasında kullanılır

93 Yanık Kontraktürünün Cerrahi Olarak Düzeltilmesi

94

95

96 Taburculuk Eğitimi Bol proteinli, bol kalori ve vitaminli bir diyetle beslenmelidir. Bol su içilmelidir. Yanıklı alanlardan dolayı oluşacak ağrılar ağrı kesici ilaçlarla kontrol altına alınmalıdır. O bölgedeki ödemi önlemek için sık sık yanıklı bölge yükseltilmelidir. Yormayacak şekilde yürüyüşler yapılabilir.


"YANIK VE HEMŞİRELİK BAKIMI Öğr. Gör. Filiz K. HERGÜL." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları