Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Özet Köyceğiz Gölü’ne (Muğla) kuzeyden katılan Namnam, Kargıcak, Çamlıçay ve Yuvarlak Derelerine ait havzaların jeomorfometrik analizleri yapılmış, ortaya.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Özet Köyceğiz Gölü’ne (Muğla) kuzeyden katılan Namnam, Kargıcak, Çamlıçay ve Yuvarlak Derelerine ait havzaların jeomorfometrik analizleri yapılmış, ortaya."— Sunum transkripti:

1 Özet Köyceğiz Gölü’ne (Muğla) kuzeyden katılan Namnam, Kargıcak, Çamlıçay ve Yuvarlak Derelerine ait havzaların jeomorfometrik analizleri yapılmış, ortaya çıkan kantitatif sonuçlar kendi arasında karşılaştırılmış ve yorumlanmıştır.. Böylelikle havzalar üzerinde uygulanan indislerle yapılan karşılaştırmalar sayesinde, 4 ayrı havza arasındaki farklılıklar sayısal olarak ortaya konulmuştur. Elde edilen sonuçlar, indislerin Köyceğiz Gölü üzerinde her bir havzaya uygulanmasıyla, havzaların tektonik ilişkisini ve havzalardaki etkili olan aşındırma ve etmen süreçlerini ortaya koymuştur.. GİRİŞ Jeomorfometri, arazi yüzeylerinin kantitatif analizini yapan bir bilim dalı olup, matematik, yerbilimleri ve bilgisayar bilimlerinin bir bileşeni olarak ortaya çıkar (Pike vd., 2009). Jeomorfometri çalışmalarında, değişik kaynaklardan üretilmiş SYM verilerini temel altlık veri olarak kullanır. Bu verilere bağlı olarak, akarsu havzaları veya bölgeler hakkındaki oluşum, gelişim ve morfolojik birimlere ait kantitatif değerlerin elde edilmesi ve yorumlanması bakımından klasik jeomorfoloji çalışmalarına katkısı oldukça büyüktür. Akarsu havzalarının jeomorfolojik evrimi ve havzaları akaçlayan akarsuların drenaj gelişiminde tektoniğin etkilerinin açıklanmasında bazı yöntemler kullanılmaktadır. Kullanılan bu yöntemlerden biri de akarsu havzalarının oluşumu ve gelişimi hakkında kantitatif olarak veriler elde edilmesini sağlayan jeomorfik indislerdir. Böylece, çalışma sahasında dağ cephesinin jeomorfolojik analizlerde baz alınarak, çalışma sahasında drenaj ağı ve birkaç jeomorfolojik indislerin hesaplanmasıyla, saha hakkında tektonik aktivite ve havza gelişimi ile sağlam veriler elde edebiliriz (Verrios vd. 2004). Veri ve Yöntem Akarsu havzalarının oluşum ve gelişiminde farklı etken ve süreçler etkili olmaktadır. Bu etken ve süreçlerin havzaları üzerindeki etkisi farklı jeomorfik indislerle yapılan modellemeler ve morfometrik yaklaşımlar kullanılarak yapılan analizlerle açıklanabilmektedir. Bu amaçla çalışmanın gerçekleştirilmesinde, Analog ve sayısal verilerden çalışmada temel alınan UTM (Universal Transverse Merkator) European Datum Zona ait 1/25000 ölçekli 11 adet topografik harita kullanılmıştır. Yazılım olarak, CBS yazılımlarından ArcGIS 10, ArcView 3,2 yazılımları ile sahanın 10 m aralıklı eş yükselti eğrileri oluşturulduktan sonra yapılacak indis çalışmalarında gerekli sayısal yükseklik modelleri (SYM) CBS yazılımlarına ait analiz araçları ile oluşturulmuştur. Elde edilen bu veriler ile her bir akarsu havzası üzerindeki incelemelerde; Hipsometrik Eğri ve İntegrali, Drenaj Havzası Asimetrisi, Akarsu Uzunluk - Gradyan (SL) indeksi ve Vadi Tabanı Genişliği - Vadi Yüksekliği Oranı, Dağ Cephesi Sinüslük Oranı ” gibi jeomorfolojik indisler kullanılmıştır. Çalışma Alanı Çalışma sahası Muğla sınırları içerisinde bulunan Köyceğiz Gölü’ne kuzeyden katılan Namnam, Yuvarlak, Kargıcak ve Çamlıçay derelerine ait havzalardır (Şekil 1). Bu drenaj havzaları jeomorfolojik açıdan Köyceğiz Gölü su toplama havzası sınırları içerisinde yer almaktadır. Havzaların yüzölçümleri yaklaşık olarak 21,5 km² ile 544 km² arasında değişmektedir. Alp Orojenez Sisteminin bir parçası olan Toros Sıra Dağları’nın batı ucunda, “Teke Silsileleri" veya "Likya Silsileleri" diye adlandırılan kesimde kabaca Menderes Masifi ile Beydağı Otoktonu arasında yer almaktadır. Araştırma sahamızda 3 yapısal birim göze çarpar. Bunlar; Kara böğürtlen şistleri, kalkerler ve peridotitlerdir (Türedi., 2006). Ayrıca çalışma alanında, kireçtaşları, bazaltlar, peridotitler, kırıntılar ve karbonatlar gibi kaya türleri bulunmaktadır (Şekil 2). JEOMORFOMETRİK İNDİS UYGULAMALARI Jeomorfik indisler aktif tektonik süreçlerin değerlendirilmesinde kullanılan önemli araçlardır. Çünkü bunlar aktif tektonik süreçlerle şekillenen alanlarda çabuk bilgi edinmeyi sağlarlar (Keller, 1986). Günümüzde jeomorfik indisler kullanılarak birçok fayın aktivitesi belirlenmektedir (Herrera, 1998; Hurtrez vd., 1999; Verrios vd., 2004). Hipsometrik Eğri ve İntegrali Havzalardaki yükselti değerlerinin oransal dağılışı göz önünde bulundurularak hazırlanan hipsografik eğrilerin durumu ve hesaplanan değerler, havzaların jeomorfolojik özelliklerini ortaya koyması bakımından büyük önem arz eder (Cürebal ve Erginal, 2007). Hipsometrik eğri, toplam yükseklik oranının (h/H= Rölatif Yükseklik), toplam alana (a/A= Rölatif Alan) karşı iz düşürülmesiyle belirlenir. Rölatif alan (a/A) değeri her zaman için rölatif yüksekliğin (h/H) 0.0 olduğu havzanın en alçak noktasından, rölatif yüksekliğin (h/H) 1.0 olduğu havzanın en yüksek noktasına, 1.0 ile 0.0 arasında değişiklik gösterir (Keller ve Pinter, 2002; Özdemir, 2007). Köyceğiz Gölü kuzey havzalarındaki uygulamada yükseklik aralığı olarak 100 metre alınmış ve buna göre hipsometrik eğri oluşturulmuştur (Şekil 3). Şekil 2: Çalışma alanının jeoloji haritası. Drenaj Havza Asimetrisi Aktif tektonik deformasyon etkisiyle gelişen drenaj alanlarının özel geometrileri ve modelleri vardır. Drenaj havzası ölçeğinde veya daha geniş alanlarda tektonik eğimlenmeyi anlamak için “asimetri faktörü” kavramı geliştirilmiştir (Keller ve Pinter, 1996). Asimetri faktörü (AF) = 100 (A r /A t ) formülüne göre hesaplanır. Formülde yer alan, Bu formül Namnam, Kargıcak, Çamlıçay ve Yuvarlak havzalarına uygulandığında ortaya çıkan AF değeri sırasıyla 60.77, 40.50, ve dur. Sonuçların AF > 50 veya 50 < olması havzadaki tektonik aktiviteden kaynaklanan çarpılmanın (tilt) varlığına delildir. Akarsu Uzunluk Gradyan İndeksi Akarsu uzunluk-gradyan indeksi (SL İndeks), akarsuyun gücüyle ilişklidir. Akarsu yatağının belirli bir kolunda sahip olunan toplamdaki akarsu gücü, onun yatağını aşındırma ve sediment taşıması açısından önemli bir hidrolik değişkendir. Köyceğiz Gölü kuzey havzaları SL indeksi, 100 er metrelik aralıklarla eşyükselti eğrileri temel alınarak oluşturulmuştur. SL indeksi için alınan örneklem noktaları belirlendikten sonra CBS yardımıyla akarsular üzerindeki ΔH, ΔL ve L değerleri hesaplanmış ve Inverse Distance Weight (IDW) nokta enterpolasyonu kullanılarak bulunan SL indeks değerlerinin dağılışı haritalanmıştır (Şekil 7). Şekil 1: Çalışma sahasının lokasyonu ve akarsu havzaları Dağ Cephesi Sinüslük Oranı Dağ cephesi sinüslük oranı, dağ cephesini aşındırmaya çalışan aşındırma kuvvetleri ile dağ cephesini düzleştirmeye çalışan tektonik kuvvetler arasındaki ilişkiyi ortaya koyar (Keller ve Pinter, 2002). Bu kapsamda ele alınan havza değerleri birbirinden farklı sonuçlar ortaya koymuştur. Elde edilen S mf değerlerine göre, dört havza içinde Kargıcak ve Çamlıçay havzalarının dağ cephesi sinüslük oranları 1’e daha yakın değerler göstermektedir. Namnam ve Yuvarlak Dere havzalarında ise bu değerler 1’ daha uzaktır. Bu da bize lokal olarak Kargıcak ve Çamlıçay havzalarında gençleşme hareketinin daha hızlı, diğer iki havzada ise aşındırma etmen ve süreçlerinin daha hızlı olduğunu göstermektedir(Şekil 5). Şekil 5 : Çalışma sahasına ait S mf değerleri. SONUÇ Köyceğiz Gölü kuzey dereleri havzalarında morfometrik yaklaşımla elde edilen jeomorfolojik indis değerleri havzaların oluşumu ve gelişimi açısından önemli ipuçları vermektedir. Morfometrik analiz sonuçlarına bağlı olarak da alanın olgunluk ve genç bir topoğrafya arasında geçişe sahip olduğu, havzaların jeomorfolojik özelliklerinin şekillenmesinde aktif bir yükselme etkisinde olduğu ve bu yükselmeyi sağlayan akarsu aşındırma etmen ve süreçlerinin yanında tektonik aktivitenin de etkisi 4 havza üzerinde yoğun bir şekilde devam ettiği belirlenmiştir. Havzalar içinde görülen yükselti farklılıkları, yükselti basamakları, drenaj şebekesi ve vadi şekilleri gibi bütün bu özellikler ilgili durumu kanıtlar niteliktedir. SL indeksinde çıkan değerlerin akarsu aşındırma süreçleri ve yatak eğimleri her havzada farklı yoğunluk değerleri göstermesine rağmen, akarsu aşındırması yoğun olarak devam etmektedir. Kargıcak ve Çamlıçay derelerinde derine doğru aşındırma, Namnam ve Yuvarlakçay derelerinde yana doğru aşındırma süreçlerinin hâkim olduğunu söyleyebilir, her bir havzaya bağlı olarak oluşturulan hipsografik eğrilerde havzalar üzerinde akarsuların ne derece rol oynadığını göstermektedir. Vadi Tabanı Genişliği Vadi Yüksekliği Oranı Çalışma alanının tektonik aktivitesini belirlemek amacıyla kullanılan bir diğer indis vadi tabanı genişliği vadi yüksekliği orandır (V f ). V f hesaplanırken formüldeki parametreler her bir vadi için dağ cephesinden belirli bir uzaklıkta hesaplanır. Bu indis, nispeten yüksek V f değerli, geniş tabanlı vadiler ile düşük V f değerli V şekilli kanyonlar arasında ayrım yapmayı sağlar. Yüksek V f değerleri düşük yükselme hızı ile ilişkidir. Düşük V f değerleri ise genel olarak yükselmeyle bağlantılı ve aktif olarak kazıyan derelerin olduğu derin vadileri yansıtır (Keller ve Pinter,1996). İnceleme sahası içerisindeki havza V f değerleri incelendiğinde genelde 4 havza içinde akarsu yukarı kesimlerinde düşük V f değerlerine yani aktif olarak yükselen ve akarsular tarafından derince yarılmış vadiler söz konusu olduğunu işaret etmektedir (Şekil 6). Şekil 6 : Çalışma sahasına ait V f değerleri ve profilleri. KAYNAKÇA Doğu, A.,F., (1986), ″Köycegiz-Dalaman Ovaları ve Çevresi'nin Jeomorfolojisi″ Ankara; Ank.Üniv. Sosy. Bilimi. Enst., (Basılmamıs Doktora Tezi) Erginal, A. E. ve Cürebal, İ. (2007), “Soldere Havzasının Jeomorfolojik Özelliklerine Morfometrik Yaklaşım: Jeomorfik İndisler ile Bir Uygulama”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 17, s.203 – 210, Konya. Keller E. A., Pinter, N., (1996), Active Tectonics, Earthquakes, Uplift, and Landscape. Prentice- Hall, New Jersey.pp 338. Keller, E. A. ve Pinter, N. (2002), Active Tectonics, 2nd edition, Upper Saddle River. New Jersey, Prentice Hall, 362 p. Özdemir, H., (2007), Havran Çayı Havzasının(Balıkesir) CBS ve Uzaktan Algılama Teknikleriyle Taşkın ve Heyelan Risk Analizi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Coğrafya Ana Bilimdalı Doktora Tezi, İstanbul Özşahin, E., (2010) ″ Komşu Akarsu Havzalarının Morfometrik Analizi: Sarıköy ve Kocakıran Dereleri Üzerine Temel Bir Çalışma (Gönen Havzası, Güney Marmara) ″ Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Fırat University Journal of Social Science Cilt: 20, Sayı: 1, Sayfa: , Elazığ. Pike, R.J., Evans, I.S. and Hengl, T., (2009), Geomorphometry: A Brief Guide, Geomorphometry Concept, Software, Applications (Ed. Tomislav Hengl and Hannes I. Reuter), Elsevier. Türedi, M., (2006) ″ Köyceğiz Gölü (Limnolojik Etüd)″ Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul; Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitim Anabilim Dalı Coğrafya Öğretmenliği Bilim Dalı. Verrios S., Zygouri V., and Kokkalas S. (2004) ″Morphotectonic Analysis In The Eliki Fault Zone (Gulf Of Corınth, Greece)″ Bulletin of the Geological Society of Greece vol. XXXVI, 2004 Proceedings of the 10th International Congress, Thessaloniki, April. Şekil 4 : Çalışma sahasının lokasyonu ve akarsu havzaları Şekil 7 : Çalışma sahasına ait SL İndeks değerlerinin dağılışı. KÖYCEĞİZ GÖLÜ KUZEY HAVZALARININ JEOMORFOMETRİK ANALİZLERE BAĞLI DEĞERLENDİRİLMESİ Mustafa UTLU¹ İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Coğrafya Anabilim Dalı, Fatih/İSTANBUL Ahmet TOPRAK² İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Coğrafya Anabilim Dalı, Fatih/İSTANBUL Yrd. Doç. Dr. Hasan ÖZDEMİR³ İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı, Fatih/İSTANBUL


"Özet Köyceğiz Gölü’ne (Muğla) kuzeyden katılan Namnam, Kargıcak, Çamlıçay ve Yuvarlak Derelerine ait havzaların jeomorfometrik analizleri yapılmış, ortaya." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları