Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GİLABURU (Vibirnum opulus L.) YETİŞTİRİCİLİĞİ ORTA ANADOLUKALKINMA AJANSI 2015 YILITEKNİK DESTEK PROGRAMI KAPSAMINDA DESTEKLENEN TR72/15/TD/0001 “İLÇE.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GİLABURU (Vibirnum opulus L.) YETİŞTİRİCİLİĞİ ORTA ANADOLUKALKINMA AJANSI 2015 YILITEKNİK DESTEK PROGRAMI KAPSAMINDA DESTEKLENEN TR72/15/TD/0001 “İLÇE."— Sunum transkripti:

1 GİLABURU (Vibirnum opulus L.) YETİŞTİRİCİLİĞİ ORTA ANADOLUKALKINMA AJANSI 2015 YILITEKNİK DESTEK PROGRAMI KAPSAMINDA DESTEKLENEN TR72/15/TD/0001 “İLÇE TARIMSAL ÜRÜN DESENİNİ DEĞİŞTİRME (ALT HAVZA) PROJESİ”

2 Birçok meyve türünün anavatanı olan Türkiye’de, kültüre alınanların yanında birçok yabani türler de doğal olarak bulunmaktadır. Caprifoliaceae familyasından olan Gilaburu (Vibirnum opulus) da bunlardan biridir. Çit bitkisi olarak, çalılıklarda ve bazen de steplerde 1500 m rakıma kadar yetişebilmektedir. 2 ila 4 m’ye kadar boylanabilen çalı formundaki bu türün meyveleri, yemiş, turşu ve reçel olarak değerlendirilmektedir. Meyve usaresi ise böbrek, karaciğer ve safra hastalıklarının tedavisinde, ayrıca meyveleri ve çiçekleri, geleneksel tıpta müshil ilacı, damar kasılmaları ve sinirsel düzensizliklerde yatıştırıcı olarak Anadolu’da kullanılmaktadır. Öksürük kesici etkisi de olan bu meyvenin, çekirdeklerinden ve kabuğundan aynı amaçla Avrupa’da da yararlanılmaktadır.

3 Gilaburu daha çok yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı karasal iklimde yetişmeye uygun bir bitkidir. Aslında geçmişi Orta Asya’ya dayalı kırmızı renkli bir meyve türü olan gilaburu Türkistan, Sibirya, Amerika, Avrupa, Kuzey Asya ile Kuzey Afrika’da sınır ve süs bitkisi olarak yetiştirilir. Türkiye’de ise başta Kayseri olmak üzere Konya, Bursa, Sakarya, Ankara, Tokat, Sivas, Trabzon, Çorum, Kahramanmaraş, Kırşehir, İstanbul, İzmit, Erzurum ve Samsun illerinde doğal olarak yetişir. Organik maddelerce zengin topraklardan hoşlanan gilaburu iyi gelişebilmek için bol miktarda suya, iyi renkli ve kaliteli meyve vermek için de güneşe ihtiyaç duyar.

4 Gilaburu suyu Orta Anadolu’da yıllardır geleneksel bir içecek olarak tüketilir. Sonbahar sonlarında meyveler bıçak ya da makas kullanılarak saplarıyla toplanıp hasat edilir. Hasat edilen meyveler musluk suyuyla yıkandıktan sonra yaklaşık üç ay boyunca su dolu bir kapta bekletilir. Bu süre sonunda meyveler olgunlaşıp, yenilebilecek bir tada gelir. Daha sonra meyve suyu elde etmek için preslenir; tüketimden önce suyla seyreltilip, bir miktar şeker ilavesiyle içmeye hazır hale gelir.

5 Gilaburu kapama bahçesi hemen hemen yoktur. Bugüne kadar bahçe kenarlarında tek bitki olarak, süs bitkisi veya orman ağacı olarak yetiştirilmekteydi. Fakat son yıllardaki önemi ve ekonomik değeri anlaşıldıktan sonra kapama bahçelerin kurmanın gerekliliği ortaya çıkmıştır. Gilaburunun yetiştirilmesinde en önemli özelliği suyu sevmesidir. Dolayısıyla kapama bahçe kurulurken, en önemli maliyet kalemini bahçenin sulama sistemi oluşturmaktadır. Bu konularda devletin hibe destekleri olduğunu bilinmektedir. Gilaburu için fidan maliyeti vejetatif çoğaltılması kolay olduğundan maliyeti de o ölçüde düşük kalmaktadır. Kültürel uygulamalar genellikle diğer meyvelerde olduğu gibidir. Çok özel bir kültürel uygulama, bakım ve ilaçlamaya da İhtiyaç yoktur. Sulama sistemi, arazi ve işçilik dahil dekarı ortalama olarak 2500 TL’ye mal edilebilir. Bir dekar alana ortalama 50 adet ağaç dikilebilir.

6 Dört yılın sonunda bir ağaçtan kg arasında meyve elde ediliyor. Dolayısıyla 50 adet ağaçtan 1000 – 1500 kg meyve elde edilebilir. Bahçede satış fiyatı 3 TL civarındadır. 1 dekarda 3000 ila 4500 TL arasında gelir elde etmek mümkündür. Tarımsal yatırımda bulunacak kişilerin, kapama gilaburu meyve bahçesi kuracak teşebbüslerin, işe makul büyüklüklerdeki dekarla bahçe kurmaları tavsiye edilir. Böylelikle üretim desenine yeni ve ekonomik getirisi yüksek bitkilerle karlı üretimler başlatılarak üreticilerin ve dolayısıyla çiftçilerin geliri ve sosyo- ekonomik yapısı iyileştirilmiş olur. Bu yolla sürdürülebilir ve ekonomik faaliyet yapılması sağlanmış olarak Türk tarımına da katkıda bulunulmuş olur.

7 Gilaburu suyu Orta Anadolu'da yıllardır geleneksel bir içecek olarak tüketilmektedir. Sonbahar sonlarında meyveler hasat edilirken bıçak ya da makas kullanılarak saplarıyla toplanır. Toplanan meyveler musluk suyuyla yıkandıktan sonra, yaklaşık üç ay boyunca su dolu bir kapta bekletilmekte ve bu süre sonunda meyveler olgunlaşıp, yenilebilecek bir tada gelmektedir. Daha sonra meyve suyu elde etmek için meyveler preslenmekte ve tüketimden önce suyla seyreltilip bir miktar şeker ilavesiyle içmeye hazır hale getirilmektedir

8 Organik maddelerce zengin topraklardan hoşlanan gilaburu, iyi gelişebilmek için bol miktarda suya, iyi renkli ve kaliteli meyve vermek için de güneşe ihtiyaç duyar. Nohut büyüklüğünde 1.0 cm çapında bir meyve veren ağaç türüdür. Gilaburu endemik bir bitkidir ve her yerde yetişmemektedir. Yetiştiriciliği arasında yaygın olarak Kayseri yer almaktadır. Bol su ile yetiştirilir. Acımsı bir tadı vardır. Gilaburu, Avrupa’da sofralık olarak taze tüketilmesine karşın, Türkiye’de sofralıktan ziyade, suyu sıkılarak tüketilir. Bol miktarda şeker karıştırılarak içilen gilaburu suyunun, böbrek taşı rahatsızlığına iyi geldiği söylenir. Ayrıca Rus Korosunda bu bitki ile ilgili şarkı olan Kalinka şarkısı vardır.

9 Üzüm meyvesini andıran, meyve tanesi bir salkım oluşturan gilaburu, Kayseri ve çevresinde “gilaburu, gilebolu, gilaboru, gilabı, giraoğlu”, Konya’da “giligili, gilaboru, giraboğulu, gülabba ve Gilaburu”, Sivas ve Yozgat’ta “gilaburu, girabolu, geleboru”, Tunceli’de “dağdağan, dağdığan, geleboru, gilabada ve gildar” adıyla bilinmektedir. Gıda ve şifa amaçlı olarak dünyanın çeşitli yerlerinde tercih edilen gilaburu, çiçek ve meyvelerinin güzel görüntülü olması nedeniyle süs bitkisi olarak da değerlendirilmektedir. Selçuklular ve Osmanlılar zamanında bu bitkiye çiçeklenme dönemindeki güzelliğinden etkilenip "Gül Ebru" ismi verildiği ve bu ismin dilden dile değişime uğrayarak Türkiye´nin farklı yerlerinde değişik isimlerle anıldığını bilinmektedir.

10 Türkiye’de İç Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yetiştirilen "Gilaburu" meyvesi başta böbrek taşı, böbrek tembelliği, böbrek kistleri, idrar yolu rahatsızlıkları, prostat, hiper tansiyon ve kadın hastalıklarının tedavisi olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı yüzyıllardır yöresel ve kültürel görenek olarak uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır. ABD ilaç departmanı olan United States Pharmacopoeia tarafından birkaç yıl önce onaylanan bu madde sıvı özüt, bileşik tentür ve bileşik iksir formlarında üretilmekte her tür sinirsel rahatsızlık ve halsizlik durumu efektif olmak üzere her tür kramp, spazm, nöber ve tetanozda ayrıca kalp rahatsızlığı çarpıntı ve romatizmaya karşı başarıyla kullanılmaktadır.

11 Gilaboru bitkisi, kanser önleyici, antioksidan ve C vitamini deposudur. Yaklaşık olarak portakaldan 10 kat daha fazla C vitamini içerir. İlaç sanayinde hammadde olarak kullanılmaktadır. İçinde; reçine, vibirnum, valerianic vsit, organik asitler, tanin, salicosides, saponins etken maddeleri bulunmakatadır. Bileşimi: Viburnin, Valerian asitleri, Salikoside, Arbutin, reçine, tanen

12 Gilaburu çalı şeklinde bodur bir ağaçtır. Genellikle İç Anadolu'da yetişir. Kırmızı salkım şeklinde yuvarlak meyvelidir. Bu meyveler sonbaharda toplanır. İlk toplandığında acı bir tadı vardır. Su içinde salamura yapılır. Yaklaşık bir ay sonra bu acılığını kaybeder. Bu şekilde (5-15 derecede) tazeliğini 1 yıl süreyle koruyabilir.

13 Yüksek miktarda C vitamini ve anti oksidan maddeler içerir. Daha önce de belirtildiği gibi önceleri acı bir tada sahip olan meyveler, salamura suyunda acılığını kaybeder. Bu haliyle içilebilir hale gelmiştir. Salamura suyundan günlük içilecek miktar çıkarılır, sıkılır, su ilavesi ile seyreltilir ve tercihe göre şeker ilave edilerek içilir. Burada dikkat edilmesi gereken, sıkılan meyvenin aynı gün tüketilmesi gerektiğidir. Ekşi bir tada sahiptir. Şeker ve su ilavesi ile bu ekşi tadı giderilebilir. İlk defa kullananlara tadı biraz tuhaf gelebilmektedir.

14 Faydaları: Meyvesi : Sonbaharda toplanıp salamura yapıldıktan sonra tüketilen gilaburu, sadece böbrek hastalıklarına değil, birçok hastalığın tedavisinde de yararlı olmaktadır. Kabukları kaynatılan gilaburu, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir.

15 Gilaboru suyu, ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir. Gilaburunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle ilgili olarak halen Amerika'da, Harward Medicine School'un araştırması devam etmektedir.

16 Kullanım biçimleri : Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış dal kabuğu, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve dakika kaynadıktan sonra süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir. Dölyatağı ve yumurtalık ağrılarına karşı ve olası düşük tehlikesine karşı, kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak kullanılır. Yarım tatlı kaşığı gilaburu kabuğu ile yarım bardak suda hazırlanan gilaburu çayı, yarım tatlı kaşığı kediotu kökünün yarım bardak kaynar suyla haşlanıp, 10 dakika demlendirilen kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak içilir.

17 Gilaburu, suyu sıkılarak tüketilir. Bol miktarda şeker karıştırılarak içilen gilaburu suyunun böbrek taşı rahatsızlığına iyi geldiği söylenir. Ayrıca Rus Korosunda bu bitki ile ilgili şarkı olan Kalinka şarkısı vardır. Üzüm meyvesini andıran, meyve tanesi bir salkım oluşturan gilaburu, Kayseri ve çevresinde “gilaburu, gilebolu, gilaboru, gilabı, giraoğlu”, Konya’da “giligili, gilaboru veya giraboğulu”, Sivas ve Yozgat’ta “gilaburu, girabolu, geleboru”, Tunceli’de “dağdağan, dağdığan, geleboru, gilabada ve gildar” adıyla bilinmektedir.

18 Gıda ve şifa amaçlı olarak dünyanın çeşitli yerlerinde tercih edilen gilaburu, çiçek ve meyvelerinin güzel görüntülü olması nedeniyle süs bitkisi olarak da değerlendirilmektedir. Selçuklular ve Osmanlılar zamanında bu bitkiye çiçeklenme dönemindeki güzelliğinden etkilenip "Gül Ebru" ismi verildiği ve bu ismin dilden dile değişime uğrayarak Türkiye´nin farklı yerlerinde değişik isimlerle anıldığını bilinmektedir.

19 Türkiye’de İç Anadolu’ nun çeşitli yerlerinde yetiştirilen "Gilaburu" meyvesi başta böbrek taşı, böbrek tembelliği, böbrek kistleri, idrar yolu rahatsızlıkları, prostat, hiper tansiyon ve kadın hastalıklarının tedavisi olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı yüzyıllardır yöresel ve kültürel görenek olarak uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bu tespit ülkemiz için olduğu kadar dünya içinde haklı ve yerinde bir tespittir.

20 ABD ilaç departmanı olan United States Pharmacopoeia tarafından birkaç yıl önce onaylanan bu madde sıvı özüt, bileşik tentür ve bileşik iksir formlarında üretilmekte her tür sinirsel rahatsızlık ve halsizlik durumu efektif olmak üzere her tür kramp, spazm, nöber ve tetanozda ayrıca kalp rahatsızlığı çarpıntı ve romatizmaya karşı başarıyla kullanılmaktadır. Gilaboru bitkisi, kanser önleyici, antioksidan ve C vitamini deposudur. Yaklaşık olarak portakaldan 10 kat daha fazla C vitamini içerir. İlaç sanayinde hammadde olarak kullanılmaktadır.

21 İçinde; reçine, vibirnum, valerianic asit, organik asitler, tanin, salicosides, saponins etken maddeleri bulunmakatadır. Bileşimi: Viburnin, Valerian asitleri, Salikoside, Arbutin, reçine, tanen

22 Gilaburu bileşenleri, bulundurduğu bazı mineral maddeler ve bileşikleri bakımından insan beslenmesinde de oldukça önemli yer almaktadır. Bu bakımdan gilaburuda bulunan bileşikler ve bazı mineraller analiz edilerek oranları aşağıda tabloda sunulmuştur. Tablo incelendiğinde,

23

24 Gilaburunun diğer aktif bileşenleri ise hidrokinonlar,arbutin,metilarb utin,skopoletin ve skopolin gibi kumarinler ile tanenlerdir.

25 Etkileri: Kramp çözücü, yatıştırıcı, adstingent (dokuları sıkıştırıcı-sağlamlaştırıcı), sinir sistemini güçlendiricidir. Gilaburu meyvesinin çekirdek ve pulplarında önemli oranda sterol bulunmaktadır.Gilaburu çekirdeklerinin espartik asit, treonin, serin, glutamik asit, prolin, glisin, alanin,v alin, lösin, izolösin, trozin, fenialanin, histidin, lisin ve arjinin olmak üzere toplam 15 farklı aminoasit içerdiği belirlenmiştir.

26 Gilaburu Nasıl Kullanılır? Gilaburu meyvesi taze olarak yenebileceği gibi suyu sıkılarak da tüketilebilir. Şekerle tatlandırılan meyve suyu böbrek taşlarına karşı faydalıdır. Ağacın gövde kabukları ve yaprakları da suda kaynatılarak çayı hazırlanabilir.

27

28

29

30

31

32

33

34

35

36

37

38

39

40

41

42

43

44

45

46

47

48

49

50


"GİLABURU (Vibirnum opulus L.) YETİŞTİRİCİLİĞİ ORTA ANADOLUKALKINMA AJANSI 2015 YILITEKNİK DESTEK PROGRAMI KAPSAMINDA DESTEKLENEN TR72/15/TD/0001 “İLÇE." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları