Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

2013-2014 EĞİTİM YILI ÇOĞULHAN ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAZİRAN DÖNEMİ SEMİNER ÇALIŞMASI GÜL TAŞPINAR Bilişim Tekno. Öğrt.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "2013-2014 EĞİTİM YILI ÇOĞULHAN ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAZİRAN DÖNEMİ SEMİNER ÇALIŞMASI GÜL TAŞPINAR Bilişim Tekno. Öğrt."— Sunum transkripti:

1 EĞİTİM YILI ÇOĞULHAN ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAZİRAN DÖNEMİ SEMİNER ÇALIŞMASI GÜL TAŞPINAR Bilişim Tekno. Öğrt

2

3 I. Giriş Türk eğitim sistemi son 10 yıldır sayısal açıdan önemli gelişmeler göstermektedir. Özellikle sekiz yıllık zorunlu eğitime geçiş sonrası net okullaşma oranı; ilköğretimde %89,26’dan %96,49’a, orta öğretimde %37,87’den %58,52’ye, yükseköğretimde %10,76’dan %21,06’ya yükselmiştir. Sayısal açıdan yaşanan bu iyileşmeler olumlu gelişmelerdir. Ancak eğitim sisteminde düzeltilmesi gereken birçok olumsuzluk ise halen ve kısmen derinleşerek devam etmektedir. Bunların başında, erken çocukluk eğitiminin yetersizliği, eğitimde cinsiyet eşitsizliği, yükseköğretim kapısında bekleyen milyonlarca lise mezunu ve en önemlisi eğitimin kalitesi ve etkililiği ile ilgili sorunlardır. Burada örgün eğitim sistemimiz içindeki mesleki ve teknik eğitimdeki (mesleki ve teknik liseleri ve meslek yüksek okulları) gelişmelere değineceğiz. Tablo 1: Okul ve öğrenci sayıları Eğitim kademesi Okul/Birim Toplam öğrenci KızErkek Kız öğrenci /toplam Okul öncesi eğitim %47,7 İlköğretim %48,1 Ortaöğretim %45,8 Genel orta öğretim %47,8 Mesleki ve Teknik Lise %42,9 Yükseköğreti m %43,4 Ön Lisans Meslek Yüksek Okulları %44,7

4 eğitim dönemi okul ve öğrenci sayıları Tablo 1’de verilmiştir. Tabloda dikkati çeken noktalar şöyledir. Erkek öğrenciler kız öğrencilere göre ilköğretimde %7,7, orta öğretimde %18,4, yüksek öğretimde %29,4 daha fazladır. Bu veriler eğitimde cinsiyet eşitsizliğinin kızlar aleyhine eğitim seviyesi yükseldikçe arttığını göstermektedir. Orta öğretimde eşitsizlik mesleki eğitimde kızlar aleyhine daha derindir. Erkek öğrenci sayısı kız öğrenci sayısına göre genel orta öğretimde %9,3 mesleki orta öğretimde %33 daha fazladır. Orta öğretimdeki öğrencilerin %40,8’i meslek liselerinde, %59,2’i genel liselerde okumaktadır. Ancak okul sayısına bakıldığında orta öğretimdeki okulların %53 meslek liseleri, %47’si genel liselerdir. Son 11 yıldır mesleki ve teknik lise öğrenci sayılarında önemli değişiklikler yaşandı öğretim yılında orta öğretim içindeki öğrenciler içinde mesleki ve teknik liselerde okuyan öğrencilerin oranı %45,2, genel liselerde okuyan öğrencilerin oranı %54,8’dir. Bu oran izleyen yıllarda düzenli olarak azaldı öğretim yılında gelindiğinde mesleki ve teknik liselerde okuyan öğrencilerin orta öğretimdeki oranı %32,6’ya inmişti. Bu oldukça dramatik (puan olarak 12.6, yüzde olarak %28) düşüş, yılından itibaren bir “U” dönüşü yaparak yükselişe geçti. Mesleki ve Teknik Liseler

5 Özellikle son 6 yıldır mesleki ve teknik liselerdeki öğrenci sayısında ciddi artış var öğretim yılında mesleki ve teknik liselerde okuyan öğrenci sayısı iken bu sayı 5 yılda %58’8 lik bir artışla ’e yükseldi. Aynı dönemde genel liselerde okuyan öğrenci sayısı ise %11,5 oranında arttı. Söz konusu dönemde orta öğretimde artan öğrenci sayısı mesleki ve teknik liselere yöneldi. Bunun sonucu toplam orta öğretim içinde mesleki ve teknik liselerde okuyan öğrenci oranı %40,8’a yükseldi. Son 5 yıllık yönelimdeki değişim olumlu ve arzulanan bir gelişme. Ancak %40,8 oran hedeflenenin hala çok gerisinde. Hedef %65 meslek lisesi %35 genel lise. 20 yıldır Milli Eğitim Şura raporlarında sürekli tekrarlanan hedef, %65 meslek lisesi %35 genel lisedir. Hükümet bu hedefi için %50 olarak belirledi. Bu hedefin doğruluğu ya da geçerliliği tartışmalarına girmeden son 10 yıldır mesleki ve teknik eğitim öğrenci sayısındaki bu dramatik değişimlerin gerisinde nelerin yattığına yönelik tartışmalar üzerinde duralım.

6 YıllarToplam (1) Genel Orta Öğretim (2) Mesleki ve Teknik (3)3/1 (%) , , , , , , , , , , , ,8 Tablo 2: Orta öğretim öğrenci sayıları

7

8 2. Meslek liselerine ilgi neden azaldı? (1998/ /03) a. Yapısal nedenler Esasında meslek liselerine ilginin azalması sorunu, son on yılı da aşan 1980 ’ li yıllara kadar uzanan bir ge ç mişe sahip. Son 20 yıldır meslek liselerinde yaşanan talep d ü ş ü kl ü ğ ü n ü n temel nedeni yapısal nedenlerdir. En ö nemli nedenlerden biri mesleki eğitimin stat ü ve itibar sorunudur. Esasında stat ü sorunu k ü resel bir sorundur. Genel olarak t ü m ü lkelerde akademik bilgi ve eğitim, mesleki ve teknik eğitimden daha itibar g ö rmektedir. Ancak bu itibar sorunu ü lkemizde daha yoğun yaşanmaktadır. Ö ğrenciler meslek okullarını en son tercih olarak değerlendirmekte. Mesleki sahibi olmak, kariyer geliştirmek ve başarılı olmak i ç in ü niversiteler tek adres olarak g ö r ü lmekte bu da ü niversitelere talebi şişirmektedir. Bir diğer neden meslek lisesi mezunu olmanın piyasa getirisidir. İşg ü c ü piyasası istatistiklerine g ö re, meslek lisesi mezunlarının, işsizlik oranları, iş bulma şansları, ü cret seviyeleri; genel lise mezunlarından biraz daha iyi olsa bile ü niversite mezunlarından d ü ş ü kt ü r. Kadınlarda ü niversite mezunu olmanın meslek lisesi mezunu olmaya g ö re getirisi erkeklere g ö re ç ok daha y ü ksektir. Bu tablo karşısında T ü rkiye ’ de ailelerin ve ö ğrencilerin yoğun ü niversite tercihlerinin nedeni son derece anlaşılırdır. Ü niversitelere girişin yolu ise genel liselerden ge ç mektedir. Ailelerin ve ö ğrencilerin tercihi ö ncelik sırasına g ö re, fen lisesi, Anadolu lisesi, (kaldırılan s ü per lise) normal lise olmuştur.

9 Mesleki eğitimde talep düşüşünün bir diğer nedeni bu eğitim siteminde yaşanan kalite, verimlilik ve etkililikle ilgili sorunlardır. Mesleki eğitim mezunlarının niteliğinden iş dünyası memnun değildir. Mesleki eğitim, günümüz üretim teknolojilerinin ihtiyacı olan nitelikli işgücünü yetiştirememektedir. Mesleki eğitim sırasında verilen teorik eğitim yetersizdir. Mesleki ve teknik eğitim mezunları, istihdam öncesi işletmelerde yeniden eğitilmek durumundadır. Mesleki eğitimdeki kalite ve verimlilik sorunun farklı nedenleri vardır. Bunların önemlileri aşağıya aktarılmıştır.

10 Mesleki ve teknik liselere gelen ö ğrencilerin temel eğitiminde ciddi eksiklikler vardır. Mesleki ve teknik okul ö ğretmenleri bug ü n okullarının en b ü y ü k sorunu olarak bu okulları tercih eden ö ğrencilerin ö ğrenim d ü zeyinin d ü ş ü kl ü ğ ü n ü g ö stermektedir. Ö ğretmenler, ö ğrencilerin ö nemli b ö l ü m ü n ü n basit matematik bilgisinden yoksun olduğunu belirtmektedir. Temel bilgilerden yoksun olarak gelen ö ğrenciler, mesleki okulda da bu eksikliği giderememekte, yetersiz bilgilerle mezun olmakta ve bu da işg ü c ü nde ciddi nitelik sorunlarına yol a ç maktadır. Eğitim ile istihdam arasındaki ilişki zayıftır. Eğitim sisteminin yetiştirdiği meslekli işg ü c ü arzı ile işg ü c ü piyasasının talep ettiği meslekli işg ü c ü arasında uyumsuzluk vardır. Mesleki okullarda okutulan m ü fredat g ü ncel değildir. Eğitim programları ve m ü fredatı işg ü c ü piyasasının ihtiya ç ları analiz edilmeden belirlenmektedir. Halen yoğun işsizliğin yaşandığı mesleklerde, yeni mezunlar yetiştirilmektedir.

11 Mesleki ve teknik okullarla işletmeler arasında iletişim ve işbirliği eksiktir. Öğrenciler işletmelerde yeterli staj imkânı bulamamaktadır. İşletmelerde stajyerlere önem verilmemektedir. Eğiticilerin eğitimi yapılamamaktadır. Eğiticiler sanayiden kopuk, teknolojik gelişmeleri izleyememekte, yeni çıkan makine, teçhizat ve ekipmanları tanımamaktadır. Meslek lisesi öğrencileri öğretmenlerin mesleki bilgi ve becerileri konusunda şüphelidir. Meslek seçiminde rehberlik ve danışmanlık hizmetleri yetersizdir. Meslek lisesi öğrencilerinin yaklaşık %70’i meslek okulu seçimi öncesi rehberlik ve yönlendirme almadığını ifade etmiştir.

12 Mesleki ve teknik eğitimdeki öğrenciler de sistemden şikayetçidir yılında yapılan bir araştırmaya göre meslek lisesi öğrencilerinin %48’i; erkek teknik, kız teknik ile ticaret ve turizm liselerindeki öğrencilerin ise %58’i yeniden imkân tanınsa bu okullarda okumayacaklarını belirtmişlerdir. Meslek lisesi öğrencileri okullarını mesleğe hazırlamada yeterli görmemektedir. Öğrenciler ders kitaplarını, laboratuar, atölye, işlik, araç, gereç vb. gibi okul imkânlarını ve yabancı dil eğitimini yetersiz görmektedir. Öğrencilerin yüzde %80’i devletin okullarını ihmal ettiğine inanmaktadır.

13 b. Sekiz yıllık zorunlu eğitime geçiş ve katsayı tartışmaları Özellikle döneminden itibaren meslek liselerinde okullaşma oranının düşüşüne katkı sağlayan iki yasal düzenleme vardır. Konu politik açıdan da çok tartışıldı. Bunların ilki 1997 yılında 4306 sayılı Kanun ile ilköğretimin 5 yıldan 8 yıla çıkarılmasıdır. Bu düzenleme ile mesleki ve teknik okulların orta bölümleri kapatılmıştır. Bu düzenlemenin mesleki eğitime olan ilgiyi azalttığı yönünde geçmişte yoğun eleştiriler yapıldı. Tablo 3’den zorunlu ilköğretimin 8 yıla çıkarılmasının meslek liselerinde okullaşma oranına etkisini görmek mümkün. Buna göre söz konusu Kanun meslek lisesi kapsamında değerlendirilen İmam Hatip Liselerinde okuyan öğrenci sayısını dramatik şekilde azaltmıştır öğretim yılında olan imam hatip lisesi öğrenci sayısı yılında öğrenciye düşmüştür. Azalış %63 oranındadır. İmam hatip dışında diğer mesleki ve teknik liselerde de bu düzenlemenin etkili olduğu görülmüştür. Erkek teknik eğitimde (endüstri meslek ve teknik liseler) yılında öğrenci sayısı yaklaşık %10 azalmış, ancak bu azalış kısa sürmüştür. Meslek liselerindeki öğrenci sayısının azalmasına yönelik bir diğer düzenleme “katsayı uygulaması”dır yılında üniversiteye giriş sınavı çift aşamadan tek sınava indirilmiş Ağırlıklı Orta Öğretim Başarı Puanı sistemine geçilmiştir. Bu sistem çok kabaca üniversiteye girişte meslek liselerine diğer genel lise mezunlarına göre daha düşük katsayı uygulayan bir sistemdir. Bu düzenleme meslek liselerinin üniversiteye giriş şansını azaltmıştır. Katsayı uygulamasının da özellikle imam hatip, endüstri meslek ve teknik liselerde ve ticaret turizm liselerinde öğrenci sayısını olumsuz etkilediği görülmektedir (Tablo 3).

14 Tablo 3: Mesleki ve teknik liselerin öğrenci sayıları Erkek Teknik Kız Teknik Ticaret ve Turizm İmam Hatip

15 3. Meslek liselerine ilgi canlanıyor ( ve sonrası) İstatistikler öğretim yılı ile birlikte mesleki teknik eğitime talebin arttığını gösteriyor (Tablo 2-3). Son altı yılda ( ve dönemi karşılaştırması) öğrenci sayısı mesleki ve teknik orta öğretimde %58’8 arttı. Halbuki aynı dönemde MEB istatistikleri genel liselerdeki öğrenci sayısı %11,5 oranında arttı. Meslek liselerinin ayrımına bakıldığında öğrenci sayısı, ticaret ve turizmde %17,7;erkek teknik eğitimde (EML ve teknik liseler) %41,6; kız teknikte %70,2; imam hatipte %102 oranında arttı. Sağlık meslek liselerinde öğrenci sayısı ise 3 yılda %30 arttı. Özellikle sanayi bölgelerinde meslek liselerine olan talep karşılanamamakta, derslik yetersizliği nedeniyle öğrenci kaydı yapılamamaktadır. Meslek liselerine kayıt için gelenlerin kayıtlarının mutlaka yapılması gerektiği konusunda Bakanlık politikası bazı meslek liselerinin kapasitenin çok üstünde öğrenciye sahip olmaları sonucunu doğurmuştur. Meslek liselerine talebin artıyor olması sevindiricidir. Bu artışın hangi faktörlerden kaynaklandığı konusunda şu görüşler ileri sürülebilir.

16 a) Büyüyen ekonominin meslekli işgücüne artan talebi Kriz sonrası Türkiye ekonomisi ve imalat sanayi hızlı bir büyüme süreci içine girmiştir dönemi büyüme yıllık ortalama %7,3; imalat sanayi üretim artışı yıllık ortalama %7,6’dır. İmalat sanayi içinde özellikle metal sektörü daha da hızlı büyümüştür döneminde ana metal sanayi %9,88, elektrikli makine ve teçhizat %11,81, metal eşya %13,01, makine ve teçhizat %17,08 ve otomotiv sektörü %26,28 büyümüştür. Büyüyen imalat sanayi söz konusu dönemde 727 bin ilave istihdam imkânı sağlamıştır. İstihdam artışı özellikle 2003 yılı sonrasında hızlanmıştır. İmalat sanayi işe alımlarda meslek ve teknik lisesi mezunlarına öncelik vermektedir. Özellikle kriz öncesi (2008 Haziran öncesi) imalat sanayinin yoğun olduğu İstanbul, Kocaeli, Bursa üçgeninde meslek lisesi mezunu kıtlığı yaşanmıştır. Özel sektör nitelikli eleman ihtiyacını karşılayamamaktadır. Sanayinin yoğun olduğu bu bölgelerde meslek lisesi mezunlarına olan bu talep aile ve öğrencilerin meslek liselerine ilgisini artırmıştır. Bu bölgelerde meslek liseleri öğrenci başvurularını karşılayamamaktadır. Hizmet sektörü de aynı dönemde hızlı büyüme gerçekleştirmiştir krizi sonrası hizmet sektörü yaklaşık 2,5 milyon yeni iş yaratmıştır. Sektör nitelikli eleman sıkıntısı yaşamaktadır. Turizm ve ticaret sektörü, ticaret ve turizm meslek lisesi mezunlarına, büyüyen sağlık sektörü sağlık lisesi mezunlarına olan talebi artırmıştır. Bugün için sağlık lisesi mezunları için iş bulma sıkıntısı yok gibidir. Tüm bunlar meslek lisesi mezunlarının istihdam olanaklarının artmasına ve bu okullara olan talebin tekrar yükselmesine neden olmuştur.

17 b) Ü niversiteye giremeyen lise mezunu sayısındaki ç ığ gibi artış 2007 yılında Ö SYS kişi başvurmuştur. Bunlardan %11 ’ i ikinci ö ğretim dâhil ö rg ü n lisans programına, %11 ’ i sınavsız ge ç iş dâhil 2 yıllık ö n lisans programlarına, %13 ’ü a ç ık ö ğretime ( ö n lisans ve lisans) yerleşmiştir. Başvuran bin kişi (%65 ’ i) hi ç bir programa yerleşememiştir. Her yıl ü niversiteye giremeyen lise mezunu sayısı katlanarak artmaktadır. Ayrıca, ü niversiteye girecek ö ğrenciler neredeyse OKS sınavı ile belirlenmektedir. OKS sınavında iyi bir derece yapamayan ve bir Fen/Anadolu lisesine yerleşemeyen aileler ç ocuklarının ü niversiteye giremeyeceği endişesi yaşamakta ve bu aileler i ç inde ç ocuklarının meslek sahibi olabilmesi i ç in meslek liselerini tercih edenlerin sayısı artmaktadır. c) Meslek Y ü ksek Okullarına sınavsız ge ç iş 2003 ’ teki değişikliklerle meslek lisesi ö ğrencilerine ö n lisans programlarına sınavsız ge ç iş hakkı tanınması meslek liselerine talebin y ü kselmesinin bir nedeni olabilir.Sınavsız ge ç iş uygulamasından, meslek/teknik lise ç ıkışlı olanların dışındaki ö ğrenciler yararlanamamaktadır.

18 d) Meslek liselerinin ve bu kapsamda imam hatip liselerinin önündeki katsayı engelini kaldırılması

19 e) MEGEP ve MTEM Projeleri ve mesleki eğitimde reform çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığı mesleki eğitime yönelik reform çalışmalarını, AB tarafından finansmanı sağlanan “Türkiye’de Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Geliştirilmesi Projesi” (MEGEP) ve “Türkiye’deki Mesleki ve Teknik Eğitimin Modernizasyonu Projesi” (MTEM) ile yürütmektedir. Eylül 2002’de başlayan ve 5 yıl süren MEGEP’in genel hedefi, mesleki eğitim ve öğretim sisteminin ülkenin sosyo-ekonomik ihtiyaçlarına ve hayat boyu öğrenme ilkelerine göre modernizasyonu ve uyarlanması sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı aracılığıyla Türk Hükümetine yardımcı olmaktır. MEGEP kapsamında mesleki teknik ortaöğretime yönelik bir pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulama 2004–2005 öğretim yılında 145 genel, mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarının ortak 9. sınıflarında 4 yıl süreli modüler program esasına dayalı eğitim ve öğretimi içermektedir. Proje kapsamında genel liseler ile mesleki ve teknik liselerin birinci sınıfı ortak hale getirilmiş ve bu sınıf “yönlendirme sınıfı” olarak yapılandırılmıştır. Bu uygulamada öğrenciler, yönlendirme sınıfını tamamladıktan sonra devam edecekleri okul türlerini (meslek lisesi türleri yada genel lise) ile bölümlerini/alanlarını seçebilmektedir. Pilot proje daha sonra tüm meslek liseleri için geçerli hale getirilmiştir. Ayrıca proje ile meslek dallarında öğrencilerin sertifikalara yönelik modüler eğitim programları ve ders notları hazırlanmıştır. Temmuz 2003’te başlayan ve 2007’de tamamlanan MTEM ile mesleki ve teknik öğretmenlerinin niteliklerinin artırılmasına yönelik hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimler geliştirilmiştir. Mesleki ve teknik öğretmen yetiştirilmesi sisteminde insan kaynaklarının geliştirilmesi için kapsamlı orta vadeli strateji oluşturulması bu projesi kapsamında yapılan faaliyetlerdir. Tüm bu çalışmalar mesleki liselerine ilginin tekrar canlanmasına katkı sağlamış olabilir.

20 Mesleki eğitimin iyileştirilmesine yönelik öneriler Türkiye’de mesleki eğitim itibar kaybederken 21. yüzyılda eğitimli, becerili, mesleki işgücünün önemi daha da artmaktadır. Mesleki eğitim, akademik eğitim kadar önemli hale gelmektedir. Mesleki eğitimde bir değişim ihtiyacı vardır. Temel beceriler, yetkinlikler ve bunları en iyi öğrenme şekilleri ve eğitim sistemleri bilgi toplumunda sürekli değişmektedir. Artık işgücü daha iyi temel eğitim almak, daha çok ve yüksek becerilere sahip olmak, çalışma hayatı boyunca birden fazla mesleğe sahip olmak ve bunlarda uzman olmak, bunun için de sürekli öğrenme alışkanlığına sahip olmak durumundadır. Bu durum meslek liselerinde ve meslek yüksekokullarında eğitimin kalitesinin yükseltilmesini, daha güçlü bir formel eğitim ve temel beceri eğitimini gerektirmektedir. Kısaca, eğitim sistemi değişen koşullara ayak uydurmak durumundadır. Mesleki eğitime yönelik reform çalışmaları ortaöğretim düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Bu çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Ancak yapılacak daha çok iş vardır. Reforma yönelik politika önerileri konusunda birçok bilimsel çalışma vardır. Bu çalışmaların ışığında kısaca politika önerileri şunlar olabilir:

21 1. Öncelikle mesleki eğitimin cazibesinin ve itibarının artırılarak mesleki eğitimi düşük statülü bir olgu olmaktan çıkarmak gerekir. Bunun ilk koşulu mesleki eğitim sisteminin kalitesini artırmak, sistemi işgücü piyasası şartlarına cevap veren yapıya dönüştürmektir. Planlı ekonomi dönemleri artık çok geride kalmıştır. Ekonomik yapı, teknoloji ve işgücü piyasaları hızla değişmektedir. Sistemin bu değişime ayak uydurarak, hantal bir yapıdan değişime çabuk cevap veren esnek bir yapıya kavuşturulması gerekir. Bu durum mesleki eğitim sisteminde okul türlerinin ve çeşitlerinin azaltılmasını, sistemin geniş tabanlı ve modüler bir yapıya dönüştürülmesini gerektirmektedir. Bu nedenle, MEGEP projesi ile meslek liselerinde modüler yapı uygulamasının başlaması oldukça isabetlidir. Mesleki ve teknik eğitimin kalitesini etkileyen diğer önemli unsurlar okulların güncel teknolojik donanımı ve meslek öğretmenlerinin bilgi düzeyleri ve öğretme becerileridir. Özellikle yeni teknoloji ve pedagojik gelişmeler karşısında öğretmen eğitimi düzenli hale getirilmelidir.

22 2. Hızlı değişim, toplumdaki herkesin bu değişime ayak uydurmak için temel eğitimlerinin ve becerilerinin güçlü olmasını gerektirmektedir. Artık hayat boyunca tek bir meslek, tek bir iş, tek bir şirket dönemi geride kalmıştır. Bireyin hayat boyu istihdam garantisi, hayat boyu istihdam edilebilirliğine bağlıdır. Bu süreçte hayat boyu öğrenme önem kazanmaktadır. Yaşam boyu öğrenme alışkanlığı ve becerisi ise sağlam bir temel eğitime bağlıdır. Bu nedenle mesleki eğitimde temel beceriler eğitimine daha fazla ağırlık vermek gerekir. Türkçe, matematik, fen bilgisi, yabancı dil, eleştirel düşünme, bilişim, sosyal beceriler, girişimcilik gibi temel beceriler, meslek liselerinde daha güçlü verilmelidir. Bu nedenle ortaöğretimde ilk yıl tüm okullarda uygulanan, temel becerilere yönelik eğitim uygulamasına geçilmesi isabetli olmuştur. Hatta bunun iki yıla çıkarılması üzerinde tartışmak gerekir.

23 3. Genel lise mezunlarının ¾’ü üniversiteye girememektedir. Bu mesleksiz mezunlar ya işgücü piyasasında mesleksizler sınıfına dâhil olmakta ya da işgücü piyasasına girememektedir(özellikle kızlar ev kadını olmaktadır). Bu nedenle, mesleki eğitimin sadece meslek liseleri ile sınırlı kalmaması, genel liselerde de öğrencilere bazı temel mesleki becerilerin kazandırılması gerekir. Bu temel becerileri alan kişilerin daha sonra mesleki eğitimle meslek sahibi olmaları daha kolay olacaktır. Bunun için genel liselere seçmeli bazı meslek dersleri konulabilir. Nitekim bu gün ABD, İngiltere gibi ülkelerde mesleki eğitim yüksek okulda verilmekte, ancak ilk ve orta öğretimde öğrencilere meslekler tanıtılmakta el becerileri geliştiren bazı dersler verilmektedir.

24 4. Mesleki eğitim diğer politik tartışmaların gölgesinden çıkarılmalıdır. İmam hatip liselerinin meslek lisesi kapsamında olması, bu okullara yönelik politika ve tartışmaların mesleki eğitim üzerinden yapılmasına yol açmaktadır. Meslek liseleri için yapılması gereken doğrular imam hatip endişesi nedeniyle geriye itilmektedir. İmam hatip liseleri ekonomi-sanayi ve hizmet sektörü açısından bir meslek lisesi değildir. Meslek lisesi imam hatip lisesi sorunu ayrıştırılmalı, her iki konuya farklı çözümler getirilmelidir.

25 5. Meslek y ü ksekokulları gen ç lerin ve yetişkinlerin kısa-uzun s ü reli mesleki eğitiminde ve yaşam boyu ö ğrenme s ü recinde temel rol oynayabilir. Ö zellikle yetişkin eğitiminde MYO ’ lar, meslek liselerine g ö re ç ok daha avantajlıdır. Yetişkin a ç ısından meslek eğitimi i ç in MYO ’ ya gitmek daha prestijli ve caziptir. MYO ’ lar, işg ü c ü piyasası ihtiya ç ları doğrultusunda y ö renin beceri a ç ığını ve nitelikli ara eleman ihtiyacını giderecek kısa ve uzun s ü reli eğitim programlarını başarı ile uygulayabilir, işg ü c ü n ü n istihdam edilebilirliğini y ü kseltebilirler. Yetişkin meslek eğitiminde MYO ’ ları etkin olarak kullanılmalıdır. Bu ç er ç evede yeni model arayışlarına gerek yoktur. Model hazır elimizde kurulu vaziyette var. Yapılması gereken bu modeli etkin kullanmaktır.

26 6. Meslek yüksekokullarının sorunları çözülmelidir. Sanayisi gelişmiş/gelişmemiş ayrımı yapılmaksızın, ihtiyaç analizi yapılmadan MYO’lar kurulmuş. Halen kurulu olan 100’den fazla MYO’nun faaliyete geçememesinin nedeni yanlış yer secimi ve alt yapı eksikliklerinden kaynaklanıyor. Öncelikle bu sorunun çözülmesi ve bunun için de bir çalışma yapılarak mevcut okulların gözden geçirilmesi atıl, öğrenci bulamayan iyileştirme imkânı olamayan kısaca ekonomik olarak ümitsiz okulların kapatılması gerekir. Buradan sağlanacak kaynaklar diğer okulların iyileştirilmesinde kullanılabilir. MYO’ların teknolojik araç gereç ve donanım eksikliği, laboratuar eksikliği, kütüphane ve okuma salonları yetersizliği, sosyal aktivite (yemek, kantin, spor, sağlık, rehberlik, barınma vb.) yoksunluğuna çözüm bulunmalıdır. Bunun için bu okulların kaynak sorunu çözülmeli MYO’lar üniversitelerin üvey evladı konumundan kurtarılmalıdır. MYO’ların eğitimci kadroları güçlendirilmeli, öğretim elemanları nicelik, nitelik ve pedagojik açıdan geliştirilmeli. Bu okulların idari kadroları da iyileştirilmelidir. Ayrıca ön lisanstan lisansa dikey geçiş imkânları genişletilmelidir. Daha fazla eğitim almak isteyen bireylere yollar açık olmalıdır.

27 7. Mesleki eğitimin cazibesinin artırılmasına y ö nelik kamuoyunu bilgilendirme ç alışmaları ve iletişim kampanyaları etkin kullanılmalıdır. “ Meslek lisesi memleket meselesi ” sloganı ile meslek lisesinde okuyan 8 bin ö ğrenciye burs sağlayan ve başarılı bir tanıtım kampanyası y ü r ü ten Ko ç Holding meslek liselerinin cazibesinin artmasına katkı sağlamıştır. Bu ç alışma başarılı kampanyaların g üç l ü etkisine ö rnek g ö sterilecek, değerlendirilmesi gereken bir kampanyadır. Ancak bu slogan mesleki eğitim sistemini meslek liseleri ile sınırlayan bir ç ağrışım yapmaktadır. MYO, ç ıraklık eğitimi, vb. diğer mesleki eğitim sistemini tanıtan, teşvik eden kampanyalara da ihtiya ç vardır. Bu konuda MEB, Y Ö K, Ü niversiteler, meslek odaları, STK ’ ların daha etkin rol ü stlenmeleri gerekir. 8. Ö zel sekt ö r mesleki eğitimde daha etkin rol oynamalıdır. Gerek meslek liseleri ve gerekse MYO ’ larla ö zel sekt ö r kuruluşları işbirlikleri geliştirmelidir. Ö zel sekt ö r kuruluşları ve STK ’ ların mesleki eğitim konusundaki mevcut başarılı ö rnek uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır. Staj sistemi daha ciddi ve etkin uygulanmalıdır.


"2013-2014 EĞİTİM YILI ÇOĞULHAN ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAZİRAN DÖNEMİ SEMİNER ÇALIŞMASI GÜL TAŞPINAR Bilişim Tekno. Öğrt." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları