Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

“ Özel Öğretim Yöntemleri ” Dersi 2010-2011 Ders Yılı Prof.Dr.K.Gediz Akdeniz Araş.Gör.Dr.G.Çiğdem Yalçın.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "“ Özel Öğretim Yöntemleri ” Dersi 2010-2011 Ders Yılı Prof.Dr.K.Gediz Akdeniz Araş.Gör.Dr.G.Çiğdem Yalçın."— Sunum transkripti:

1 “ Özel Öğretim Yöntemleri ” Dersi Ders Yılı Prof.Dr.K.Gediz Akdeniz Araş.Gör.Dr.G.Çiğdem Yalçın

2 “Özel Öğretim Yöntemleri” Giriş: MODERN ÖĞRETİMİN VE YÖNTEMLERİNİN DOĞUŞU

3 Pagan okullarnın kapatılmasıyla İSTANBUL (Constantinople), 425 yılında ilk yüksek öğrenim kurumu olarak 425 yılında imprator naibi III. Michael tarafından 849 öğrenci tarafından (Ayasofia öğrenci odalarıında) öğrenci loncası olarak kurulmuştur. Halka açık dersler verilmiştir. Bi zans Pantocrator Manastırı (~1300, İmparatoriçe Irene,mimarı Nicephorus) bazı Batılı Tarihçilere göre İstanbul’un ilk Üniversitesi sayılmaktadır. Yine bu Tarihçilere göre bu eğitim kurumu İstanbul Üniversitesi’nin sosyal, kültürel ve gelenek açısından önemli kaynaklarından biri olarak kabul edilmektedir yılında, Osmanlı İmparatorluğunda mevcut olan “İznik medresesi (1331)” Medrese eğitim yapısına dönüştürülmüştür (Zeyrek Medresesi).

4 Bologna Üniversitesi,İtalya 1088

5 Paris Üniversitesi, Fransa, 1158

6 Oxford Üniversitesi, İngiltere, 1190

7 Fatih Camii ve Medresesi

8 Darülfünun’un Açılış Tarihi  Sene 1453 Osmanlı İmparatorluğu’nda mevcut olan medrese sisteminin İstanbul’daki ilk örnekleri olan Ayasofia ve Zeyrek Medreseleri açıldı.Bunlar Fatih Medresesi olarak bütünleşti.  "Risâle-i Hikmet-i Tabîiyye," Yahya Naci Efendi (ö.1824), (Mühendishane-i Berri-i Hümayun), Fizik Notları. İstanbul  Askeri ve teknik amaçlı okullarının açılmış olmasına rağmen, Avrupa’da Üniversite diye adlandırılan okulları çağrıştırabilecek olan Darülfünun (fenler evi-bilim yurdu) binasının temelleri ancak 30 Ekim 1846’da atılabilmiş ve uzun süren çalışmalar sonunda bugünkü İstanbul Üniversitesinin temeli olacak Darülfünun’da derslere 13 Ocak 1863 Salı günü akşamı başlanmıştır.

9 Özel Öğretim Yöntemleri Giriş: MODERN BİLİMSEL DÜŞÜNCE ve YÖNTEMLERİNİN DOĞUŞU

10 Kaos’dan Kozmos’a (Mitoloji) Pisagor Felsefesi (M.Ö. 500ler) ÖKLİT GEOMETRİSİ (M.Ö. 300ler) ALTIN ORAN Fibonacci dizisi (1200ler)

11 P eriyodik hareket. Dualite. (zihin ve beden) Küçüklerin yok saymak, düzensizlikleri ihmal etmek. HAREKET-GALILEO Sonsuz küçükler matematiğinin keşfi ve indirgemeci düşünce.

12 Basit fakat düzensiz, düzensizliklerin ve küçüklerin ihmali Copernicus (1543), Bruno (1600), Galileo (1633) ve Leon Foucault (1851)

13 Güneş Sistemi: Karmaşık ama düzenli. İklim Değişiklikleri Rene Descartes ( ) “Nedensellik” Newton ( ) “Düzensiz” Simon Laplace ( ) “Periodic” Henri Poincare ( ) “kaotik”

14 “Özel Öğretim Yöntemleri” Giriş: MODERN DÜŞÜNCENİN YÜKSELİŞİ

15 İndirgemeci D üşüncenin Z aferi ! Kuantum fiziği ve Atomcu evren. (Higgs Projesi_CERN)

16 OLASILIK VE İSTATİSTİK VE Entropi, Kuantum Fiziği

17 EĞİTİMİN MODERNİTE KABULLERİ Düzensizlikten-Düzene (modern düşünce): İndirgemeci-Nedensellik-determinist İdel sistemler, (idealizm, tek doğru, birlik, denge ve kararlılık, düzen aramak ve sağlamak) Yeniyi bulma Matematik teknolojilerle (yüksek matematik, calculus) donanan “İndirgemeci Düşünce” (mekanikçi bilim-sonrası kuantum mekaniği) doğanın temel yasalarını açıklamada ve ideal sistemler için kuramlar geliştirmede önemli başarılar kazanmıştır.

18 Özel Öğretim Yöntemleri ÇOKLU ZEKA KURAMININ ORTAYA ÇIKIŞININ TEMEL NEDENLERİ

19 1. Kuantum Fiziğinin Manipülasyonu Modernitenin görkemli ilerleyişinin son “mucizesi” olan kuantum fiziği kuramının metaforları, sosyal ve siyasi yapıları, ekonomiyi, insan ve insan sistemleri anlamada umdukları ve hayal ettikleri rasyonel sonuçları vermedi. Nerdeyse 100 yıllık zorlamalarının ve uğraşlarının sonuçsuz kalması yanında modernite kurduğu “kuantum tuzaklarına” kendi düştü. Kuantum metaforları doğa bilimleri dışındaki alanlarda radikal söylemleri provoke etti. Modernitenin ötekileştirdiği düşüncelerin moderniteye karşı harekete geçmesini cesaretlendirdi. Nedensellik yerine rastlantısallık, mutlaklık değil olasılılık.

20 2. İnternet ve İnsanın Dünya ile Karmaşık Bütünleşmesi Kuantum fiziğine bağlı olarak atomik yapıların anlaşılmasıyla gelişen yarı iletkenler teknolojisi hızlı ve daha güçlü bilgisayarların ortaya çıkmasını sağladı. İletişimde altın çağ başladı. EĞİTİM TEKNOLOJİSİNDE YERİNİ ALIYOR:

21 3.Aya gidildi ve dünya bir bütün olarak gözlenebildi (Çevre felsefesinin doğması ve ekolojik hareketlerin ortaya çıkması). İyi- kötüde, Yararlı yararsızda, Faydalı faydasızda yapısöküm.

22 KAOS KURAMI; LORENZ, 1961 Kelebek Etkisi Kaos düşüncesi bu kez bilgi sayarlarda kendini kanıtlayarak aramıza tekrar dönüyor. İndirgemeci düşüncenin matematiği sınırlı.

23 ROBOCOP DIŞ ETKENLER: Çağımızın insanı beyaz, batılı, uygar olup olmadığına bakılmaksızın siborglaştığı, ilişkilerin dijitalleştiği, ulusal-uluslararası kurumların yanında sivil toplum örgütleri ile bir saç örgüsü gibi sarmalandığı bir dünyada yaşıyor. Gün geçtikçe dijital teknoloji ve bilgi fırtınası (media, internet, sinema, sivil toplum örgütleri,…) altında daha da karmaşık bir yapıya dönüşüyor. MODERN EĞİTİM YÖNTEMLERİNDE ÇÖZÜLMELER BAŞLIYOR.

24 ÇOKLU ZEKA TEORİSİ VE EĞİTİM Kaynak: Çoklu Zeka Teorisi ve Eğitim,Ahmet Saban, Nobel Dağıtım,2001 Özel Öğretim Yöntemleri

25 1.Eğitimde Çoklu Zeka Teorisine Neden İhtiyaç Vardır? 2.Zeka Nedir? 3.Çoklu Zeka Alanları Nelerdir? 4.Zekanın Özellikleri Nelerdir? 5.Çoklu Zeka Alanlarının Gelişimini Etkileyen Faktörler Nelerdir? Kaynak: Çoklu Zeka Teorisi ve Eğitim,Ahmet Saban, Nobel Dağıtım,2001

26 I. Eğitimde Çoklu Zeka Teorisine Neden İhtiyaç Vardır? (Non-lineer bilimin ortaya çıkışı ve modern düşüncenin sınırlarının olmasının etkileri)

27 Eğitimde “öğrenme güçlüğü” olgusunun hiç bir şekilde yeri yoktur ve olmamalıdır. (Modern eğitimin çözümlenmesi)

28 Bireylerin farklı yollarla öğrenme Öğretmenin formasyon eksikliği Nedeniyle öğrenciler bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde “öğrenme özürlü” olarak adlandırılabilmektedir. Yalnız formasyon değil, modernite paradigmalarının (idealizm, tek doğru, birlik, denge ve kararlılık, düzen aramak ve sağlamak) eğitimdeki dayatma ve metaforları olarak. Öğrenmek için görsel imgelere, figürlere veya resimlere ihtiyaç duyan bazı öğrenciler, sadece bir takım soyut kavramlardan oluşan bir metni kavramakta zorlandıklarından dolayı çok çabuk bir şekilde “okuma özürlü” olarak adlandırılabilmektedir. (Armstrong 1987,1988)

29 Eğitim süreci, öğrencilerin yetersizliklerine vey eksik yönlerine (yani, çocukların ne yapamadıklarına) odaklanmaktan çok, onların güçlü oldukları zeka alanlarını (yani çocukların nasıl ve hangi yollarla en iyi öğrendiklerini) tespit etmeli ve onlara bu alanlarda başarılı olmaları için yardım etmelidir. “Bu yaklaşım üniversitede verilenfizik dersleri içinde geçerli olmalıdır. Matematik ve fizik dilinin öğretilmesi”

30 Çağdaş eğitim anlayışının önemli bir ilkesi olan -Eğitimde fırsat eşitliği Yoksullara eğitim imkanı sunmanın da ötesinde geniş bir anlam kazanmaktadır. Her bireye kendi ilgisini, potansiyelini ve zekasını optimum düzeyde geliştirme fırsatının verilmesi olarak algılanmaktadır.

31 Bu ilkeden hareketle günümüz okullarında “eğitimde fırsat eşitliği” Çocukların sahip oldukları bireysel ilgileri, yetenekleri ve potansiyelleri ortaya çıkarabildiği ve onları mümkün olan en yüksek düzeyde geliştirebildiği ölçüde sağlanmış olacaktır. Çünkü en geniş anlamda eğitimin amacı, çocuklardaki farklı ilgileri, ihtiyaçları ve yetenekleri ortaya çıkarmak ve onları sınıftaki öğrenme – öğretme sürecinin temelleri olarak kullanmaktır.

32

33 II. Zeka Nedir?

34 Bazı eğitimciler, zekayı, İnsanın zihnsel işlevlerini ve performanslarını baz alıp insan zekasını ölçtüğünü varsayan çeşitli IQ (Intelligence Quotient) testleri geliştirerek bu testlerin ölçtüğü nitelik Zeka düzeyi/Zeka seviyesi/Zeka katsayısı olarak tanımlarken, Diğer bazıları da zekayı bir bireyin sahip olduğu “öğrenme gücü” olarak tanımlamışlardır.

35 İlk zeka testleri İnsan zekasının objektif olarak ölçülebileceği ve zeka seviyesinin de IQ puanı olarak tek bir sayıya indirgenebileceği görüşü Zeki olanlar – Zeki olmayanlar

36 Gardner 1983,1999, Zekanın tek bir faktörle açıklanamayacak kadar çok sayıda yetekleri içerdiğini ileri sürmektedir. Gardner, Zekayı, (1)bir veya birden fazla kültürde değer bulan bir ürün ortaya koyabilme kapasitesi (2) gerçek hayatta karşılaştığı problemlere etkili ve verimli çözümler üretebilme becerisi (3) çözüme kavuşturulması gereken yeni ve karmaşık yapılı problemleri keşfetme yeteneği olarak tanımlamaktadır.

37 Yetenek değil zeka alanları...! İnsanlar birbirini tanımlarken genellikle “ o mükemmel bir müzik yeteneğine sahip olmasına rağmen çok fazla zeki değildir” gibi ifadeler kullanırlar; çünkü uzun yıllar “zekilik” sadece sözel ve sayısal becerilerle sınırlandırılmış ve özdeşleştirilmiştir. Eğer ben de insanlarda yedi (veya sekiz) farklı yetenek vardır deseydim, bir çok kimsenin de hali hazırda sahip olduğu zeka anlayışına farklı bir bakış açısı kazandırmamış olacaktım. Diğer yandan, bütün bu alanları “farklı zekalar” (yani zihnin farklı çerçeveleri) olarak tanımlamakla daha önceden sadece tekil olarak algılanan, fakat gerçekte çoğul olan zeka olgusuna yeni bir yorum ve bakış açısı getirerek insanların dikkatini bu yöne çekmeyi başardım. Gardner, 1985 ile yapılan bir röportajdan

38 Zekaya ilişkin eski ve yeni anlayışların karşılaştırılması Eski AnlayışYeni Anlayış Zeka doğuştan kazanılır sabittir ve bu nedenle de asla değiştirilemez. Bir bireyin genetiksel olarak kalıtımla birlikte getirdiği zeka kapasitesi iyileştirilebilir, geliştirilebilir ve değiştirilebilir. Zeka nicelik olarak ölçülebilir ve tek bir sayıya indirgenebilir. (MODERN) Zeka, herhangi bir performansta, üründe veya problem çözme sürecinde sergilendiğinden sayısal olarak hesaplanamaz. Zeka tekildir.Zeka çoğuldur ve çeşitli yollarla sergilenebilir. Zeka gerçek hayattan soyutlanarak (yani belli zeka testleri ile) ölçülür. Zeka, gerçek hayat durumlarından veya koşullarından soyutlanamaz. Zeka, öğrencileri belli seviyelere göre sınıflandırmak ve onların gelecekteki başarılarını tahmin etmek için kullanılır. Zeka, öğrencilerin sahip oldukları gizli güçlerini veya doğal potansiyellerini anlamak ve onların başarmak için uygulayabilecekleri farklı yolları keşfetmek için kullanılır.

39 III.Çoklu Zeka Alanları Nelerdir?

40 Gardner,1983 Frames of Mind (Zihnin Çerçeveleri) Gardner,1999 Intelligence Reframed (Zeka Yeniden Yapılandırıldı)

41 1.Sözel-Dil Zekası 2.Mantıksal-Matematiksel Zeka 3.Görsel-Uzaysal Zeka 4.Müziksel-Ritmik Zeka 5.Bedensel-Kinestik Zeka 6.Sosyal Zeka 7.İçsel Zeka 8.Doğacı Zeka Çoklu Zeka Alanları

42 1. Sözel-Dil Zekası Sözel dil zekası, Dili, Başkalarını bir işi yapmak için ikna etmek Belli bir konuda bilgi sunmak Belli bir işin nasıl yapılacağını açıklamak Veya bir dilbilimci gibi dilin özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak gibi dil ile ilgili bütün faaliyetleri içerir. Bu türdeki zeka, bir insanın kendi dilini gramer yapısına, sözcük dizimine ve vurgusuna ve kavramları da kastetikleri anlamlarına uygun olarak büyük bir ustalıkla kullanmayı gerektirir. Politikacı,masalcı,konuşmacı gibi sözlü Yazar,şair,editör,gazeteci gibi yazılı olarak dili etkili bir şekilde kullanabilme kapasitesidir.

43 Sözel-Dil zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır: Normal öğrencilerden daha iyi yazar. Uzun hikayeler ve fıkralar anlatır. İsimler, yerler ve tarihler hakkında iyi bir hafızaya sahiptir. Yaşına uygun kelimeleri doğru bir şekilde telaffuz eder. Yaşına göre iyi bir kelime hazinesine sahiptir. Başkaları ile yüksek düzeyde sözel iletişime girer. Tekerlemeleri, anlamsız ritimleri ve kelime oyunlarını çok sever. Kitap okumayı çok sever. Öğrendiği yeni kelimeleri anlamlarına uygun olarak konuşma ve yazı dilinde kullanır. Dinleyerek öğrenmeyi sever.

44 2. Mantıksal-Matematiksel Zeka Matematikçi,vergi memuru,istatikçi gibi etkili sayı kullanımı Bilim adamı, bilg. Programcısı gibi sebep-sonuç ilişkisi kurarak olayların oluşumu ve işleyişi hakkında etkili bir şekilde mantık yürütebilmesi kapasitesidir. Bu tür zekaya sahip insanlar, mantık kurallarına, neden sonuç ilişkilerine, varsayımları oluşturmaya ve sorgulamaya ve bunlara benzer soyut işlemlere karşı çok hassas ve duyarlıdırlar. Mantıksal-Matematiksel zekası güçlü olan bireyler; Nesneleri belli kategorilere ayırarak Olaylar arasında mantıksal ilişkiler kurarak Nesnelerin belli özelliklerini niceliksel olarak sayısallaştırarak ve hesaplayarak Ve olaylar arasındaki birtakım soyut ilişkiler üzerinde kafa yorarak en iyi öğrenirler.

45 Mantıksal-Matematiksel zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır: Olayların oluşumu ve işleyişi hakkında çok soru sorar. Sayılarla çalışmayı ve hesaplama yapmayı çok sever. Matematik dersini çok sever. Mantıksal bulmacaları çözmeyi ve satranç veya dama gibi çeşitli stratejik oyunları oynamayı çok sever. Nesneleri kategorilere ayırmayı veya olayları belli bir mantıksal ilişki içinde düzenlemeyi çok sever. Matematiksel hesaplama oyunlarını çok sever. Bilgisayar oyunlarını ilginç bulur. Fen Bilgisi dersinde deney yapmayı ve yeni şeyler denemeyi sever. Yaşıtlarına kıyasla soyut düşünebilme ve sebep-sonuç ilişkisi kurabilme kabiliyetleri çok iyi gelişmiştir. Makinelerin nasıl çalıştığına dair çok soru sorar.

46 3. Görsel-Uzaysal Zeka Bir avcı, izci, rehber gibi görsel ve uzaysal dünyayı doğru bir şekilde algılaması Bir dekoratör, mimar veya ressam gibi dış dünyadan edindiği izlenimler üzerine değişik şekiller uygulaması kapasitesidir. Bu zeka alanı, Bir bireyin çevresini objektif olarak gözlemlemesi, algılaması ve değerlendirmesi ve bunlara bağlı olarak da dış çevreden edindiği görsel ve uzaysal fikirleri grafiksel olarak sergilemesi kabiliyetlerini içerir. Görsel-Uzaysal zekaya sahip insanlar; Yer, zaman, renk, çizgi, şekil, biçim ve desen gibi olgulara ve bu olgular arasındaki ilişkilere karşı aşırı hassas ve duyarlıdırlar. Görsel-Uzaysal zekası güçlü olan kişiler; Varlıkları, olayları veya olguları görselleştirerek ya da resimlerle, çizgilerle ve renklerle çalışarak en iyi öğrenirler.

47 Görsel-Uzaysal zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır: Renklere karşı çok hassas ve duyarlıdır. Haritaları, çizelgeleri, diyagramları veya tabloları sadece düz metinden oluşan yazılı materyallere kıyasla daha kolay okur ve anlar. Sanat içerikli etkinlikleri çok sever. Arkadaşlarına oranla daha çok hayal kurar. Yaşına göre yüksek düzeyde beceri gerektiren resimleri çizer. Filmleri, slaytları ve benzeri diğer görsel sunuları izlemeyi sever. Yaşına göre ilginç üç boyutlu yapılar veya modeller oluşturur. Okurken kelimelere oranla resimlerden daha çok öğrenir. Varlıkların görsel imgelerini çok iyi ve net olarak hatırlar. Okuma materyallerine sık sık karalamalar yapar.

48 4. Müziksel-Ritmik Zeka Bir besteci,müzisyen ya da şarkıcı gibi müzik formlarını algılaması, ayırt etmesi ve ifade etmesi kabiliyetleridir. Müziksel-Ritmik zeka alanı, Bir bireyin müziksel olarak düşünmesi ve belli bir olayın oluş biçimini, Seyrini veya düzenini müziksel olarak algılaması, yorumlaması ve iletişimde bulunması olarak tanımlanabilir. Müziksel-Ritmik zekası güçlü olan insanlar, sadece müzik eserlerini kolaylıkla hatırlamazlar, aynı zamanda olayların oluşumunu ve işleyişini müziksel bir dille düşünmeye, yorumlamaya ve ifade etmeye çabalarlar. Bu zeka türü ile bir kişinin bir müzik eserindeki ritme,akustik düzene, melodiye, müzik parçasındaki iniş ve çıkışlara, müzik enstrümanlarına ve çevresindeki seslere karşı olan duyarlılığı kastedilir. Müziksel- Ritmik zekası güçlü olan bireyler, en iyi ve etkili olarak ritim, melodi ve müzikle öğrenirler.

49 Müziksel-Ritmik zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır: Şarkıların melodilerini çok iyi hatırlar. Güzel şarkı söyleyebilme sesine ve yeteneğine sahiptir. Bir müzik aletini çok iyi çalar ya da çalmayı çok ister. Müzik dersini çok sever. Konuşurken veya hareket ederken elleri ve ayakları ile ritim tutar. Farkında olmadan kendi kendine mırıldanır. Ders çalışırken farkında olmadan masaya vurarak ritim tutar. Çevresindeki seslere karşı aşırı duyarlı ve hassastır. Bir şarkı duyduğunda farkında olmadan ona eşlik eder. Ders çalışırken veya bir şey öğrenirken müzik dinlemekten çok hoşlanır.

50 5. Bedensel-Kinestik Zeka Bedensel-Kinestik zeka ile bir kişinin bir aktör,atlet ya da dansçı gibi düşünce ve duygularını anlatmak için vücudunu kullanmadaki ustalığı veya bir heykeltıraş, bir cerrah ya da bir tamirci gibi ellerini kullanma ve elleriyle yeni şeyler üretme kabiliyetleri kastedilir. Bedensel-Kinestik zeka alanı, bir bireyin bir problemi çözmek, bir model inşa etmek veya bir ürün meydana getirmek için bütün vücudunu veya vücudunun belli organlarını (örneğin ellerini veya parmaklarını) kullanabilmesi kapasitesidir. Bedensel-Kinestik zeka alanı, koordinasyon, güç, denge, esneklik ve hız gibi bazı fiziksel yetenekleri ve bu yeteneklerin hepsinin bir arada işlemesini sağlayan devinimsel nitelikteki bazı özel becerileri de içermektedir. Bedensel-Kinestik zeka alanı güçlü olan insanlar, en iyi yaparak-yaşayarak, hareket ederek ve ilk elden tecrübe edinerek öğrenirler

51 Bedensel-Kinestik zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır: Bir veya birden fazla sportif faaliyette başarılıdır. Bir yerde uzun süre kaldığında hareket etmeye ve kımıldamaya başlar. Başkalarının jest, mimik ve yüz ifadelerini kolaylıkla taklit eder. Gördüğü her nesneyi dokunarak inceleme ve analiz etme eğilimindedir. Koşmayı sıçramayı ve benzeri fiziksel hareketler yapmayı çok sever. El becerisi gerektiren etkinliklerde çok başarılıdır. Kendini ve meramını anlatmada kendine özgü dramatik bir yolu vardır. Çamurla oynamayı, yontmayı veya diğer devinimsel nitelikteki etkinliklere katılmayı sever. Bir şeyi parçalarına ayırmayı ve onları tekrar birleştirmeyi çok sever. Bir şeyi en iyi yaparak ve yaşayarak öğrenir.

52

53 6. Sosyal Zeka Bir insanın bir öğretmen, terapist ya da pazarlamacı gibi çevresindeki insanların duygularını, İsteklerini ve ihtiyaçlarını anlama, ayırt etme ve karşılama kapasitesidir. Bu zeka türü ile bir insanın diğer insanlardaki yüz ifadelerine, seslere ve Mimiklere olan duyarlılığı ve diğer insanlardaki farklı özelliklerinin farkına vararak onları en iyi şekilde analiz etme, yorumlama ve değerlendirme kabiliyetleri kastedilir. Sosyal zekası güçlü olan kimselerin bir grup içerisinde grup üyeleri ile İşbirliği yapma, onlarla uyum içinde çalışma ve bu kişilerle sözlü ve Sözsüz İletişim kurma gibi yetenekleri söz konusudur. Sosyal zeka alanında gelişmiş olan insanlar, genellikle başka insanların İlgilerini ve ihtiyaçlarını çok iyi algılarlar ve denilebilir ki onların duygularını, düşüncelerini ve karakterlerini adete yüzlerinden okurlar.

54 Sosyal Zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır: Arkadaşlarıyla ya da akranlarıyla sosyalleşmeyi çok sever. Grup içerisinde doğal bir lider görünümündedir. Problemi olan arkadaşlarına her zaman yardım eder. Dışarıda iken kendi başının çaresine bakabilir. Başkaları ile birlikte ders çalışmayı ve oyun oynamayı çok sever. En az iki veya üç yakın arkadaşı vardır ve onları sık sık arar. Başkaları daima onunla birlikte olmak ister. Başkalarına selam verir, onların hatırlarını sorar ve onları önemser. Empati yeteneği çok iyi gelişmiştir. Bir şeyi başkalarıyla işbirliği yaparak, onlarla paylaşarak ve onlara öğreterek öğrenmeyi sever.

55 7. İçsel Zeka İçsel zeka, bir kişinin kendisini tanıması ve kendisi hakkında sahip olduğu bu bilgi ve anlayış çerçevesinde uyumlu davranışlar sergilemesi yeteneğidir. Bu zeka türü ile bir kişinin kendisini objektif olarak (yani, kendisini güçlü ve zayıf olduğu yanları ile birlikte) değerlendirmesi, sahip olduğu du y guların, İhtiyaçların ve amaçların farkında olması, kendisini iyi disipline etmesi ve kendisine güvenmesi gibi yetenekler kastedilir. İçsel zeka, bir kişinin kendisini tanıması, kim olduğunu, ne yapmak istediğini neyi yapmak istemediğini çeşitli durumlarda nasıl davranması nelere yönelmesi nelerden uzak durması gerektiğini bilmesi ve bütün bunlara bağlı olarak da hayatında doğru kararlar almasıdır.

56 İçsel Zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır: Bağımsız olma eğilimindedir. Kendisinin zayıf ve güçlü yanları hakkında gerçekçi bir görüşe sahiptir. Yalnız oynamaya veya ders çalışmaya bırakıldığında daha başarılıdır. Hakkında çok fazla bahsetmediği en az bir ilgisi veya hobisi vardır. Hayattaki amacının ne olduğuna ilişkin iyi bir anlayışa sahiptir. Duygularını, hislerini ve düşüncelerini açık ve net bir şekilde dile getirir. Hayattaki başarılarından ve başarısızlıklarından ders almasını bilir. Kendine güveni yüksektir. Yaptığı işin bilincindedir ve başkalarına pek fazla akıl danışmaz. Kendine saygısı yüksektir.

57 8. Doğacı Zeka Doğacı zeka ile bir kişinin bir biyolog yaklaşımıyla hayvanlar ve bitkiler gibi yaşayan canlıları tanıma, onları belli karakteristik özelliklerine bağlı olarak sınıflandırma ve diğerlerinden ayırt etme kabiliyeti, Veya bir jeolog yaklaşımıyla dünya doğasının bulutlar, kayalar veya depremler gibi çeşitli karakteristiklerine karşı aşırı ilgi ve duyarlı olması kastedilmektedir. Doğacı zekası güçlü olan insanlar, sağlıklı bir çevre oluşturma bilincine sahiptirler ve çevrelerindeki doğal kaynaklara, hayvanlara ve bitkilere karşı çok meraklıdırlar. Gardner, Doğacı zekası gelişmiş bir kişiyi doğal kaynaklara ve sağlıklı bir çevreye yoğun ilgisi olan flora ve faunayı tanıyan canlı ve cansız varlıkların ayırımını doğal dünyada yapabilen ve bu alandaki yeteneklerini üretken olarak kullanabilen bir birey olarak tanımlamaktadır.

58 Doğacı Zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır: Doğaya,hayvanat bahçelerine veya tarihsel müzelere olan gezileri çok sever. Doğa olaylarına ve oluşumlarına karşı çok hassas ve duyarlıdır. Sınıftaki çiçekleri sular ve onların bakımını üstlenir. Ekolojik çevreyi, doğayı, bitkileri veya hayvanları içeren konuları işlerken çok meraklanır. Sınıfta hayvan hakları veya çevreyi koruma ile ilgili ateşli konuşmalar yapar. Kuş beslemek, kelebek ve böcek koleksiyonu oluşturmak gibi doğa ile ilgili projelere katılmayı çok sever. Doğayı ve canlıları içeren konularda çok başarılıdır. Toprakla oynamayı ve bitki yetiştirmeyi çok sever. Mevsimlere ve iklim olaylarına karşı çok ilgilidir. Çevre bilinci çok iyi gelişmiştir.

59 ZEKA ALANI TANIMIANAHTAR KAVRAMLAR MESLEK GRUPLARI SÖZEL-DİL seslere;kavramlar; kelimelerin telaffuzlarına, vurgularına ve anlamlarına; dilin gramer yapısına ve fonksiyonlarına karşı aşırı duyarlılık ve kapasite Kelime,kavram,sözcük, kitap,vurgu,telaffuz, ifade,günlük,tutma, okuma,yazma,konuşma anlam,yorum,gazate, kompozisyon,şiir Yazar,şair, Hatip,editör, gazeteci, politikacı, hukukçu MANTIKSAL- MATEMATİKSEL Sayısal ve niceliksel ilişkilere; muhakemeye, Mantığa,sorgulamaya ve neden-sonuç ilişkilerine karşı aşırı duyarlılık ve kapasite Sayı,rakam,mantık, Neden-sonuç, veri, muhakeme, idrak etme, analiz, sentez, hesaplama, kategori, Sınıflandırma,formül, istatistik Matematikçi, Bilgisayar programcısı, Bilim adamı, muhasebeci

60 ZEKA ALANI TANIMIANAHTAR KAVRAMLAR MESLEK GRUPLARI GÖRSEL-UZAYSAL MÜZİKSEL- RİTMİK Görsel ve uzaysal dünyayı doğru bir şekilde algılama ve dış dünyadan edinilen izlenimleri değişik şekiller veya çizimler yoluyla sergileme kapasitesi Resim,şekil,çizgi,renk,d esen,biçim,tasarım, figür,harita,diyagram, yön, pusula,plan, film, görsel, araç-gereç Ressam,mimar, dekoratör,izci, rehber, fotoğrafçı Ritim,nota,melodi,ahenk ve ses tonu gibi müziksel unsurlara,karşı aşırı duyarlılık;müziksel formları, sesleri ve eserleri fark etme, değerli bulma ve ifade etme kapasitesi Melodi,ritim,nota,tempo, ahenk,ses,uyum, Enstrüman,beste,şarkı, dinleme,ayak uydurma, kulak dolgunluğu Şarkıcı,besteci, müzisyen, orkestra şefi, Müzik eleştirmeni

61 ZEKA ALANI TANIMIANAHTAR KAVRAMLAR MESLEK GRUPLARI BEDENSEL-KİNESTİK SOSYAL Duygu ve düşüncelerini vücudu ile ifade edebilme ve nesneleri becerikli bir şekilde kullanarak yeni yapılar üretebilme kapasitesi Beden,vücut, denge,koordinasyon, el becerisi,üç boyutlu model, üretme,inşa etme, spor, dans, drama, tiyatro, gösteri Aktör,atlet, dansçı,heykeltıraş cerrah,teknik direktör İnsanların karakterlerini, duygularını,mizaçlarını, ilgilerini,ihtiyaçlarını, motivasyonlarını doğru bir şekilde anlama,ayırt etme, karşılama kapasitesi İnsanlar,ilişkiler,iletişim, etkileşim,anlaşma,işbirliği, birliktelik,empati,yüz ifadesi, jest, mimik,sosyalleşme, kulüpler Psikolog,rehber uzmanı,öğretmen, siyasi lider

62 ZEKA ALANI TANIMIANAHTAR KAVRAMLAR MESLEK GRUPLARI İÇSEL DOĞACI Kendi ilgilerinin ihtiyaçlarının, İdeallerinin,zayıf ve güçlü yanlarının farkında olma ve bunlara bağlı olarak hayatında doğru kararlar alma kapasitesi Özbenlik,özsaygı,özgüven, özdenetim,bireysel sorumluluklar,zayıf ve güçlü yanlar,amaç belirleme, inzivaya çekilme, karakter, mizaç,huy Psikoterapist, dini lider, sanatçı, iş adamı, sosyal hizmetler uzmanı Doğaya,doğa olaylarına ve doğal kaynaklara karşı aşırı duyarlılık; mineralleri, florayı ve faunayı anlama, ayırt etme ve sınıflandırma kapasitesi Doğa, hayvan, bitki, canlı, ekolojik çevre, doğal kaynak, doğal olay, araştırma, inceleme, keşif, iklim, mevsim, sebze, meyve, fosil Biyolog, jeolog, meteoroloji uzmanı,botanikçi, çiçekçi, arkeolog

63 IV. Zekanın Özellikleri Nelerdir?

64 Çok yakın zamana kadar, İnsan zekasının bütünüyle doğumla kazanıldığı, hayat boyu devam ettiği birey ile birlikte doğan bu zekanın geliştirilmesine yönelik hiçbir şeyin mümkün olamadığı görüşü hakim iken Günümüzde, İnsan zekasının yine insanın yapabilecekleri ile ilgili kendisi hakkında sahip olduğu ufkuyla paralellik gösterdiği kabul edilmektedir. 1.Her insan kendi zekasını arttırma ve geliştirme yeteneğine sahiptir.

65 Bu anlayışa göre, hangi yaş ve seviyede olursa olsun,insanın zihinsel işlevleri, performansları veya kapasitesi değiştirilebilir, iyileştirilebilir ve geliştirilebilir. 2. Zeka, sadece değişmekle kalmaz, aynı zamanda başkalarına da öğretilebilir.

66 İnsan zekasının, insanın içinde yaşadığı fiziksel, sosyal ve kültürel çevresini algılamasını, anlamasını ve kontrol etmesini sağlayan bir çok yönü vardır. 3. Zeka, insandaki beyin ve zihin sistemlerinin birbiriyle etkileşimi sonucu ortaya çıkan çok yönlü (KARMAŞIK) bir olgudur.

67 Birey günlük hayatta çözmesi gereken bir problemle karşılaştığında, Bu bireyin zekasının çeşitli yanları bir (karmaşık) bütünlük göstererek belli bir uyum içinde çalışırlar. İnsan zekasının, güçlü alanları karşılaşılan problemi çözmek için üzerlerine düşen görevleri yerine getirirken güçsüz alanları da eğitme eğilimindedirler. 4. Zeka, çok yönlülük göstermesine rağmen kendi içinde bir (karmaşık) bütündür.

68 Çoklu zeka teorisi, her insanda yalnızca tek bir zekanın geçerliliğini belirlemek yerine, her insanın bütün zeka alanlarında yeteneğinin olduğu görüşünü benimsemektedir. Ancak, her insanda söz konusu olan bu zeka alanları değişik düzeylerde bulunabilmektedir. Her insan bazı zeka alanlarında oldukça gelişmiş, bazılarında orta düzeyde gelişmiş ve diğer bazılarında ise çok az gelişmiş olabilmektedir. 5.Her insan, çeşitli zeka alanlarının tümüne sahiptir.

69 Bir bireyin belli bir zeka alanındaki yetersizliğinden yakınması ve bu problemin doğuştan olduğunu varsayması ve dolayısıyla da bu durumun kolaylıkla değiştirilemeyeceği görüşüne karşın, Çoklu zeka teorisi, eğer yeterli ve uygun destek, imkan ve eğitim sağlanırsa, gerçekte her bireyin zeka alanlarının hepsini oldukça yüksek bir düzeyde geliştirebilme kapasitesine sahip olduğunu ileri sürmektedir. 6. Her insan, çeşitli zeka alanlarından her birini yeterli bir düzeyde geliştirebilir.

70 Genellikle, gerçek hayatta hiçbir zeka alanı tek başına varolmaz. Dolayısıyla, çeşitli zeka alanları birbirleri ile sürekli olarak etkileşim içindedirler. Bir yemeği pişirecek olan kişinin ilk önce yemeğin tarifini okuması ve anlaması (sözel-dil zeka alanı) Yemekte kullanacağı malzemeleri sınıflandırması ve onların yemeğe karışım oranlarını hesaplayabilmesi (mantıksal-matematiksel zeka alanı) Yemeğin kendi damak zevkine uygunluğu (içsel zeka alanı) Ailedeki diğer fertlerin memnuniyetinin sağlanması (sosyal zeka alanı) 7. Çeşitli zeka alanları, genellikle bir arada ve belli bir uyum içinde çalışırlar.

71 Bir kişinin belli bir alanda zeki sayılabilmesi için herkesçe benimsenmiş, standart sayılabilecek bir takım kriterler söz konusu değildir. Sözel-dil zekasına sahip bir kişi okumayı çok iyi beceremeyebilir, fakat çok geniş bir kelime hazinesine veya çok iyi hikaye yazma ve anlatma kabiliyetlerine sahip olabilir. Bedensel-kinestik zekaya sahip olan bir birey, basketbol, voleybol veya futbol gibi sportif etkinliklerde çok başarılı olmayabilir, fakat aynı bir birey yüksek düzeyde tiyatro, drama veya oyun yeteneği sergileyebilir. 8. Bir insanın her alanda zeki olabilmesinin bir çok yolu bulunmaktadır.

72 V.Çoklu Zeka Alanlarının Gelişimini Etkileyen Faktörler Nelerdir?

73 Çoklu zeka alanlarının belirlenmesinde, bireysel farklılıkların tanımlanmasında “zayıf zeka” ve “güçlü zeka” gibi kavramların kullanılması oldukça sakıncalıdır. Çünkü; Bir insanın “zayıf zeka”sı, eğer onu geliştirme fırsatı tanınırsa belli bir süre sonra bu kişinin en “güçlü zeka”sı haline gelebilir.

74 Çoklu zeka teorisinin savunduğu en önemli ilkelerden birisi de, Bütün insanların göreceli olarak bütün zeka alanlarını yeterli bir uzmanlık düzeyinde geliştirebilme yeteneğine sahip olduğudur. Bir kişinin belli bir zeka alanında gelişip gelişememesi, başlıca 4 faktöre ve bu faktörlerin birbirleriyle olan etkileşimlerin doğasına bağlıdır. 1.Biyolojik Nitelik 2.Kişisel Hayat Hikayesi 3.Tarihsel ve Kültürel Özgeçmiş 4.Kristalleştirici / Felce Uğratıcı Deneyimler

75 1.Biyolojik Nitelik Bir bireyin genetiksel veya kalıtımsal olarak taşıdığı izler bu bireyin Beyninde doğumdan önce, doğum sırasında veya doğumdan sonra meydana gelen tahripleri kapsar. Örnek; Annenin gebelik esnasında içki,sigara çeşitli uyuşturu madde kullanmasıyla çocuğun hassas bir şekilde gelişen sinir sisteminin tahrip olması. Bazı çocuklar daha doğuştan itibaren kendi zeka alanlarını geliştirmede çeşitli engellerle karşı karşıya kalabilmektedir.

76 2.Kişisel Hayat Hikayesi Bir bireyin çeşitli zeka alanlarının gelişimini hem olumlu hem de olumsuz yönde etkileyen ebeveynleri, arkadaşları, öğretmenleri ve diğer insanlarla olan bütün ilişkilerinin, etkileşimlerinin ve tecrübelerinin doğasını kapsar. Örneğin;  Eğer bir bireyin ebeveynleri bir viyola, bir piyano veya benzeri bir müziksel enstrümanı alamayacak kadar yoksul ise,bu bireyin müziksel-ritmik zekasının gelişmesi de geri kalabilir. (BASKICI)  Eğer bir bireyin ebeveynleri çocuğunun ressam olma arzusuna karşı çıkıp onun bir hukukçu olmasını istemişlerse, muhtemelen bu veliler bu bireyin görsel zeka alanının gelişimini engelleme pahasına onun sözel-dil zeka alanının gelişimine zemin hazırlamışlardır.

77  Eğer bir birey geniş bir aile ortamında doğmuş, büyürken ailesine yardım etmek için çalışmak zorunda kalmışsa Ya da kendisi de bir yetişkin olarak halihazırda geniş bir aile yapısına sahipse, muhtemelen bu birey özel hayatında belli kişisel amaçlarını, ideallerini veya hayallerini gerçekleştirmek (yani içsel zeka alanını geliştirmek) için de fazla zaman bulamamıştır.  Eğer bir birey kırsal kesimde büyük bir çiftlikte doğup büyüdüyse, muhtemelen bu birey büyük bir şehrin merkezinde doğup büyüyen başka bir bireye kıyasla doğacı zeka alanını geliştirmek için daha çok fırsata sahip olmuştur. (Dilenci Çocuk Örneği) 2.Kişisel Hayat Hikayesi

78 3.Tarihsel ve Kültürel Özgeçmiş Bir bireyin doğduğu ve büyüdüğü yer ve zamanla birlikte bu bireyin doğumdan sonra içinde yaşadığı toplumun çeşitli boyutlarındaki tarihsel ve kültürel gelişim ve değişimlerin doğasını kapsar. (İstanbul Üniversitesi Tarihi) Örneğin, Bir birey öğretim programı dışındaki sosyal etkinliklerin maddi ve manevi olarak desteklendiği bir dönemde öğrenci olarak tiyatroya karşı doğal bir ilgi duyduysa, muhtemelen bu bireyin sosyal ve bedensel zeka alanlarının gelişimi de aynı fırsatı bulamayan başka bir bireye kıyasla daha iyi bir düzeyde olmuştur. (Abdus Salam örneği)

79 PROF. DR. ABDUS SALAM

80 4.Kristalleştirici / Felce Uğratıcı Deneyimler Çoklu zeka alanlarının gelişiminde 2 anahtar süreç: Kristalleştirici Deneyimler Felce Uğratıcı Deneyimler

81 Kristalleştirici Deneyimler Bir bireyin yeteneklerinin ve potansiyellerinin geli ş iminde “dönüm noktaları” sayılabilecek tecrübeleri içerirler. Bu olaylar, bireyin hayatını herhangi bir döneminde olabilece ğ i gibi ço ğ unlukla bireyin çocukluk döneminde gerçekle ş ir. Bir takım basit deneyimlerin bireylerin çalı ş malarına ve performanslarına çok önemli esin kayna ğ ı olması. Örne ğ in; Einstein’a göre, 5 ya ş ında iken babasının ona hediye etti ğ i basit bir manyetik pusula, onda içinde ya ş adı ğ ımız evrenin gizemlerine kar ş ı büyük bir merak ve ke ş if iste ğ i uyandırmı ş tı. (Diğer örnekler)

82 Felce Uğratıcı Deneyimler Kristalle ş tirici deneyimlerin aksine bir bireyde potansiyellerini söndüren, körelten veya yok eden tecrübeleri içerir. Felce u ğ ratıcı deneyimler, genellikle bir bireyin belli bir zeka alanının sa ğ lıklı geli ş mesini engelleyen utanma, a ş a ğ ılanma, suçluluk duygusu, korku ve kızgınlık gibi olumsuz duygularla doludur. Örne ğ in; sanatsal bir çalı ş masını bir ş eyi ba ş armı ş olmanın heyecanıyla ö ğ retmenine göstermeye çalı ş an bir ö ğ renciyi e ğ er ö ğ retmen sınıf arkada ş ları önünde a ş a ğ ılar ve küçük dü ş ürürse, muhtemelen bu ö ğ retmen o ö ğ rencinin görsel-uzaysal zeka alanının geli ş iminin sona ermesine de damgasını vurmu ş olur. Benzer bir örnek bir müzik enstrümanını küçük ya ş larda ö ğ renmeye çalı ş ırken ebeveynlerinin “gürültü yapmayı kes!” tepkisidir.

83 Mozart’ın hayat hikayesine bakarsak, Hiç ş üphesiz ki Mozart hayata güçlü bir biyolojik yetenekle geldi. Aynı zamanda, Mozart müziksel zeka alanı güçlü olan bireylerin olu ş turdu ğ u bir aile ortamında do ğ du ve büyüdü. Ayrıca Mozart, zamanın Avrupası’nda müzik dahil bütün sanatsal faaliyetlerin, performansların veya eserlerin maddi ve manevi olarak her yönden desteklendi ğ i bir dönemde ya ş adı. Dolayısıyla, Mozart’ın bir yeti ş kin olarak müziksel dehalı ğ ı hem biyolojik, hem ailevi hem de toplumsal etkenlerin bir bile ş kesi ile doru ğ a çıktı.

84 Ancak, E ğ er Mozart tamamıyla “müziksel özürlü” olan veya müzi ğ in bir ş eytan i ş i olarak algılandı ğ ı bir aile ortamında do ğ up büyüseydi..?? Muhtemelen, Mozart’ın biyolojik yetene ğ ine kar ş ı çıkan güçler yüzünden onun müziksel dahili ğ i bu derece yüksek bir düzeye asla eri ş emeyecekti. Çoklu zeka teorisi, bir bireyin çe ş itli zeka alanlarının geli ş iminde en az “kalıtım” kadar (hatta bazen kalıtımdan da çok) bireyin içinde ya ş adı ğ ı ekolojik ve kültürel “çevre”nin önemli bir rol oynadı ğ ını savunmaktadır.

85 “Özel Öğretim Yöntemleri” NON-LİNEER (DOĞRUSAL OLMAYAN)BİLİMİN ORTAYA ÇIKIŞI VE ÖĞRETİM STRATEJİLERİNE OLAN ETKİSİ

86 500 yıllık modernite projeleri itibarını kaybetmeye başlıyor. İndirgemeci düşünce sınırlı. (eğitimde idealizm, tek doğru, birlik, denge ve kararlılık, düzen aramak çözümleniyor) KAOS KURAMI; LORENZ, 1961 Kelebek Etkisi

87 POSTMODERN BİLİM VE METAFORLARI EĞİTİM YÖNTEMLERİNİ DEĞİŞTİRECEK Mİ? YOKSA BİZİ BİR KARAMSARLIĞA MI ATACAKLAR? VE/YA METAFİZİK DÜŞÜNCELERE YENİDEN TUTSAK MI OLACAĞIZ? KAOS ARKASI: Fraktal Geometri, Kendiliğinden örgütlenme, Belirsizlik, Simülasyon, Karmaşıklık… NON-LİNEER BİLİM

88   “postmodernizm”  Yanlış diye doğru diye düşünce olmadığını savunuyor,   modernitenin tüm projelerini ret ediyor, Örneğin: idealizmi, tek bir doğrusu olan indirgemeci düşünce yöntemlerini, denge ve karalılığın peşine düşmeyi, düzeni kendi gerçeğimizi aramaktan artık vaz geçmemiz gerektiğini söylüyor

89  Modern eğitimden  (Bilim ve Aydınlanma projeleri) beklenenler  hayal kırıklıklarıyla  birlikte sona mı eriyor? 

90  Bugün içinde yaşamaya çalıştığımız dünyada  -idealizmin,  -tek bir doğrusu olan indirgemeci düşüncenin (BİRLİK)  -denge ve karalılığın peşine düşmenin,  -düzen özleminin  ne anlamı kaldı?  Virgina Woolf Orlando’yla birlikte düzende aradığını bulamamış, ceplerine taş koyup kendini nehrin sularına bırakmıştı. Bügün Düzenli İngiliz bahçesi (kozmos) özlemi için terk ettiği Çingeneler zamanının (kaos) yeniden başladığını Orlando’suyla birlikte görebilseydi?

91 II. KARM AŞI KL IK Karmaşık bilimcileri “karmaşık bilim tüm bilimlerini bilimidir” diye kasım kasım kasılıyorlar. Karizmalarından yanalarından geçilmiyor. Değişimin ve dönüşümün düzensizlikte ve karmaşıklıktaki kendiliğinden organizasyonda olduğunu söylüyorlar, bunu doğadaki örneklerle önlerindeki bilgisayarın ekranlarında kanıtlamaya çalışıyorlar.

92  1. Karmaşık elemanları aralarında etkileşmeli. En az üç elemanı olmalı. Öyleki ikisi arasında etkileşirken en az bir üçüncüsü de bundan etkilenmeli. Bu elemanların kendi dünyaları tamamlanmış ancak kaotik özellikte olmalı. Bu elemanlar ortak bilgileri paylaşırken (üniversite, sinema), bazıları aralarında özel bilgileri paylaşmalı (yerellik) Bir yapının karmaşıklık adayı olabilmesi için en azından şu özelikleri içinde barındırmalı.

93  2. Karmaşıklık açık olmalı. Otonomluğu onu normalleştirmeye çalışan çevresine ve ilişkilere karşı durarak çizilmeli. Karmaşık içindeki elemanlar dinamikler ve etkileşmeleri amaçlamalı ve onun yaşamının sürekliliği (insanlığın ve doğanın) için davranışlar göstermeli.   Bu davranışlar dengeye ve teke gidişe kapalı, her şey açık olmalı. Kendiliğinden organize olabilme özelliğine sahip olmalı.

94 Pozitivizm Yerine III. SİMÜLASYON Bugün sosyal bilimlerde ve insan ve insani sistemlerin davranışlarında da (yeni değil) hızlı bir şekilde önem kazanmaktadır.

95 Kaynak: Çoklu Zeka Teorisi ve Eğitim,Ahmet Saban, Nobel Dağıtım,2001 Özel Öğretim Yöntemleri ÖĞRETİM STRATEJİLERİ

96 1 - Sözel-Dil zeka alanı için öğretim stratejileri nelerdir? Hikayeleştirme (Ödev) Beyin fırtınası (TV ve SİNEMA) Ses kayıt cihazı Günlük tutma Yayınlama

97 2 - Mantıksal-Matematiksel zeka alanı için öğretim stratejileri nelerdir? Ölçme ve hesaplama yapma (ödev) Sokratik sorgulama Sınıflandırma Benzerlik nedir? Fark nedir? (TAKLİT VE SİMULASYON) Bilimsel düşünme mantığı

98 3 - Görsel-Uzaysal zeka alanı için öğretim stratejileri nelerdir? Zihinde canlandırma Renklendirme Görsel metaforlar (ödev) Zihin haritaları Grafik semboller (Karmaşıklık)

99 4 - Müziksel-Ritmik zeka alanı için öğretim stratejileri nelerdir? Ritmler, melodiler ve şarkılar Müziksel koleksiyonlar Hafıza müziği Müziksel ton Duygusal müzik

100 5 - Bedensel-Kinestik zeka alanı için öğretim stratejileri nelerdir? Bedensel tepkiler Sınıf tiyatrosu (Sorgulamacı) Kinestik kavramlar El becerisine dayalı düşünme (ödev) Bir referans kaynağı olarak beden

101 6 - Sosyal zeka alanı için öğretim stratejileri nelerdir? Fikir paylaşma çiftleri Eşli okumak Proje çalışması İşbirlikçi öğrenme Simülasyonlar (Ödev Gerçeklik İlkesi)

102 7 - İçsel zeka alanı için öğretim stratejileri nelerdir? Bir dakikalık yansıma periyotları Seçenek zamanı Konuşmak veya “Geçiniz” demek Duygusal anlar yaratmak Sonuç cümlesi yazma

103 8 - Doğacı zeka alanı için öğretim stratejileri nelerdir? Doğa yürüyüşleri Alan gezileri (Ödev) Tarihsel,Bilimsel) Sınıftaki öğrenme penceresi Sınıftaki bitkiler ve hayvanlar (Hayvan Hakları) Ekolojik çalışmalar, Dünyaya Duşarıdan bakabilmek(Aktivist)

104 Özel Öğretim Yöntemleri ÖĞRETİM STRATEJİLERİ UYGULAMALARI

105 Aşağıdaki Konuları Öğretim Stratejilerini Kullanarak Anlatınız -Hikayeleştirme (Ödev) - Ölçme ve hesaplama yapma (ödev) -Görsel metaforlar (ödev) -El becerisine dayalı düşünme (ödev) -Simülasyon (Ödev Gerçeklik İlkesi) -Alan gezileri (Ödev)

106 Aşağıdaki Konuları Öğretim Stratejilerini Kullanarak Anlatınız EĞİK ATIŞ -Hikayeleştirme (Ödev) - Ölçme ve hesaplama yapma (ödev) -Görsel metaforlar (ödev) -El becerisine dayalı düşünme (ödev) -Simülasyon (Ödev Gerçeklik İlkesi) -Alan gezileri (Ödev)

107 Aşağıdaki Konuları Öğretim Stratejilerini Kullanarak Anlatınız MOMENTUM-DENGE -Hikayeleştirme (Ödev) - Ölçme ve hesaplama yapma (ödev) -Görsel metaforlar (ödev) -El becerisine dayalı düşünme (ödev) -Simülasyon (Ödev Gerçeklik İlkesi) -Alan gezileri (Ödev)

108 Aşağıdaki Konuları Öğretim Stratejilerini Kullanarak Anlatınız ELEKTRİK -Hikayeleştirme (Ödev) - Ölçme ve hesaplama yapma (ödev) -Görsel metaforlar (ödev) -El becerisine dayalı düşünme (ödev) -Simülasyon (Ödev Gerçeklik İlkesi) -Alan gezileri (Ödev)

109 Aşağıdaki Konuları Öğretim Stratejilerini Kullanarak Anlatınız MAGNETİZMA -Hikayeleştirme (Ödev) - Ölçme ve hesaplama yapma (ödev) -Görsel metaforlar (ödev) -El becerisine dayalı düşünme (ödev) -Simülasyon (Ödev Gerçeklik İlkesi) -Alan gezileri (Ödev)

110 REFERENCES [1] Bu konudaki kaynaklar için bakınız; Çabuklu Yaşar: “Bedenin Farklı Halleri,” Kanat Yayınları (2006); Anderson Perry; “Postmodernitenin Kökenleri,” İletişim Yayınları (2002) ve Sarup Madan; “Post-yapısalcılık ve Postmodernizm,” Bilim ve Sanat Yayınları (1997). [2] Baudrillard Jean; “Kötülüğün Şeffaflığı”, Ayrıntı Yayınları (1995). [3] Haraway Donna; “A Manifesto for Cyborgs”, Socialist Review 80 (1985) s. 65–107 ve "A Cyborg Manifesto: Science, Technology, and Socialist-Feminism in the Late Twentieth Century," in Simians, Cyborgs and Women: The Reinvention of Nature, pp (1991). [4] Schopenhauer Arthur; “Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar”, Türkiye İş Bankası Yayınları (2005). [5] Akdeniz K. Gediz; “Karmaşıklığın Gizemi”, (2005) ve “Baudrillard’ın Simülasyon Kuramı’nın Karmaşıklık Eleştirisi”, (2005).www.gedizakdeniz.com [6] Baudrillard Jean; “Simülakrlar ve Simülasyon”, Dokuz Eylül Yayınları (1998) [] 1968 devrimin ortaya çıkardığı farkındalıkları ele alan birçok çalışma vardır. Bu kaynaklara Türkçe çalışmalardan ulaşmak isteyenlere “Üç Ekoloji” dergisinin 6. sayısındaki makaleleri öneririm. Bazı farkındalıkların Türkiye’deki yansımalarının tartışmaları için bakınız; “Ömer Marda ile söyleşi: 68 Hareketi, Ekoloji ve Aktivizm ”, Söyleşiler: Ataseven Ayşen, Şahin Ümit, Üç Ekoloji Dergisi sayı 6, s (2007) ve İyigün C. Osman., Akdeniz K. Gediz. “68 Kuşağının Nükleer Enerjiye Bakışı” Nükleer Enerji Sempozyumu, Mersin s (2007). [7] Akdeniz K. Gediz; “Post-Fizikçi; (Atom altı) Fizikçinin Yeni Halleri” Nükleer Enerji Sempozyumu, Mersin s (2007) ve “Post-Fizikçi Manifestosu”, Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Dergisi'nin 3. Dizi 15. Sayısından yayımlanacaktır (2007). [8] Thomas Kuhn; The Structure of Scientific Revolutions (1970), “Bilimsel Devrimlerin Yapısı”, Alan Yayıncılık (1995) ve Sardar Ziauddin; “Thomas Kuhn and The Science Wars”, Postmodernism And Big Science; Edited by Appignanesi Richard, The Icon Books UK (2002). [9] Mardin Şerif; “Türk Modernleşmesi”, İletişim Yayınları (2002) ve Tuna Korkut; “Batılı Bilginin Eleştirisi Üzerine”, Da Yayıncılık (2004). [10] Said Edward; “Şarkiyatçılık; Batı’nın Şark Anlayışları,” Metis Yayınları (1995). [11] Akdeniz K. Gediz; “Globalization in Physics and It's Role in South", International Conference on New Technologies in Physics Education Proceedings, Eds. J.Huo and S.Xiang, Hefei-China, p (1999) ve "Globalization in Science Education" International Conference on Science Education for 21. Century Proceedings, Eds. K.Papp and Z.Varga, Szeged-Hungary, p (1999). [12] Akdeniz K. Gediz; “The Post-Physicist in Harran”; paper presented in Utopia 2007: 8th International Conference of the Utopian Studies Society, July 12-14th 2007, Plymouth University, UK. [13] Spivak C. Gayatri; “Otuz Yıl Sonra İstanbul’da Oryantalizmi Okumak,” Uluslar arası Oryantalizm Sempozyumu Kitabı, Editör: Sunar Lütfi, İstanbul s.13–27 (2006). [14] Kadıoğlu Mithad: “Bildiğiniz Havaların Sonu-Küresel İklim Değişimi ve Türkiye”, Güncel Yayıncılık, sayfa , (İstanbul 2001) [15] Berkmen Haluk; “Kozmostan Kaosa ve Kaostan Kozmosa”, Düzensiz Sistemler: Teori ve Uygulamalar Çalışma Grubu VII. Ulusal Sempozyumu, Ağustos 2007, Karaburun, İzmir. [16] Aydoğmuş Fatma, Akdeniz K. Gediz; ”Küresel İklim Değişimi Kaotik mi?”,Nükleer Enerji Sempozyumu, 19-20Ekim 2007, Mersin Üniversitesi, Mersin; Aydoğmuş F., Akdeniz G., ”Küresel İklim Değişiminin Zamansal Evrimi Kaotik mi?”, Küresel İklim Değişimi ve Su Ssorunlarının Çözümünde Ormanlar Sempozyumu, Aralık 2007, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi, İstanbul. [17] Patterson et al. ; “Foraminiferal Evidence of Younger Dryas Age Cooling on the British Colombia Shelf” Geography et Quaternaries 49, 3, pp. 409 (1995). [18] Jean de La Hire; L'Homme Qui Peut Vivre dans l'Eau (The Man Who Could Live Underwater) (1909).Jean de La Hire [19] Philip Mirowski; “Machine Dreams: Economics Becomes a Cyborg Science”, Cambridge University Press. (2002). [20] Aydoğmuş Fatma, Akdeniz K. Gediz; “Bir Siborg Bilim Kuramı Yaklaşımıyla ‘Küresel İklim Değişimi ve İnsan’” IV. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu Bildiri Kitabı, Editörler; Kadıoğlu M., Şahin A.D., s (2008).


"“ Özel Öğretim Yöntemleri ” Dersi 2010-2011 Ders Yılı Prof.Dr.K.Gediz Akdeniz Araş.Gör.Dr.G.Çiğdem Yalçın." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları