Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kriz ve intihar 27-05-2010. TANIM Bir olay ya da duruma bağlı olarak ortaya çıkan, bireyin başa çıkma becerilerini yetersiz kılan, yoğun bir belirsizliğin.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kriz ve intihar 27-05-2010. TANIM Bir olay ya da duruma bağlı olarak ortaya çıkan, bireyin başa çıkma becerilerini yetersiz kılan, yoğun bir belirsizliğin."— Sunum transkripti:

1 Kriz ve intihar

2 TANIM Bir olay ya da duruma bağlı olarak ortaya çıkan, bireyin başa çıkma becerilerini yetersiz kılan, yoğun bir belirsizliğin yaşandığı karmaşık bir ruhsal süreçtir.

3 Kriz durumundaki kişide Akut ve süresi sınırlı bir denge bozukluğu; Kişisel iyilik halinin ve işlevselliğin bozulması; Somut veya algılanan bir tehlike veya tehdit altında hissetme belirtileri bulunur..

4 Kriz Tipleri… Krizin ortaya çıkma aşamalarına bağlı olarak: Gelişimsel krizler Yaşamsal (durumsal) krizler Travmatik krizler Psikopatolojiye bağlı krizler (psikiyatrik aciller) sayılabilir..

5 Gelişimsel krizler Her bireyin gelişimi boyunca doğal olarak içinden geçtiği yaşam evreleri…

6 Okula başlama, Evden ayrılma, Okulu bitirme(işsizlik-sorumluluk), Askerlik, Evlenme, Çocuk sahibi olma, Çocukların evden ayrılması, Emeklilik, Yaşlılık…

7 Yaşamsal Krizler Yaşam boyunca ortaya çıkması düşünülebilir, olasılık olarak üzerinde konuşulan,başkalarında gözlenen, başkalarıyla paylaşılan kriz durumları…

8 sınıfta kalma, terkedilme, işsizlik, ev içi kronik anlaşmazlıklar, beklenen kayıplar…

9 Travmatik Krizler Önceden tahmin edilemeyen, ansızın ve yüksek yoğunluklu, kişiyi birden çaresiz ve çözümsüz bırakan krizler…

10 Askeri çatışma, Cinsel saldırı, Fiziksel saldırı, Kaçırılma, Rehin alınma, Terörist saldırısı, İşkence, Savaşta tutsak alınma, Doğal felaketler, Ağır otomobil kazaları, Yaşamı tehdit eden bir hastalığın tanısının konulması

11 Gelişimsel krizlerden erken yaşlardan itibaren kendi potansiyelleri ile çıkmaya desteklendirilmiş kişiler yaşamsal krizler karşısında daha dirençli olabilmekte, travmatik krizlerden de daha az derinden etkilenmektedirler…

12 Ergenlik Ergenlik dönemi; latince büyümek, kıllanmak (adolescere) anlamına gelen; biyolojik, psikolojik ve sosyal değişimin hızlandığı ve birbirleri ile yoğun etkileşim içine girdiği bir yaşam evresidir.

13 Ergenlik çağının en önemli özelliği hızlı bir değişim yaşanmasıdır. Bu dönemin sonunda çocuklardan; ebeveynleri ile erişkin tipi ilişki kurabilen, sağlıklı ve uzun süreli arkadaşlık ilişkileri olan, bağımsızlığını kazanmış, bireysel değerler sistemini oluşturmuş, mesleki hedeflerini belirlemiş, cinsel kimlik gelişimini tamamlamış, olumlu baş etme ve sorun çözme becerilerini kazanmış ve yaşadığı toplum içinde sosyal sorumluluklarını yerine getirebilen üretken bir erişkin olmaları beklenmektedir (Reif CJ. ve ark. 1998).

14 Depresyon ergenlik döneminin en önemli ruh sağlığı sorunudur. Bu dönemde depresyonun görülme sıklığının %5 ile %20 arasında değiştiği bildirilmektedir. Depresyon, ergen için hem yeti yitimine sebep olmakta hem de intihar davranışı için bir risk etmeni oluşturmaktadır.

15 İNTİHAR Kişinin kendini öldürmek niyetiyle düşündüğü ya da yaptığı, ölüm ya da yaralanmayla sonuçlanabilecek, düşünce ya da eylemlere intihar yazınında intihar davranışı adı verilir. İntihar düşünceleri, intihar girişimleri ve tamamlanmış intiharlar intihar davranışı başlığı altında ele alınırlar. (Öncü B. 2008)

16 İntihar düşünceleri; intiharı düşünme, isteme ya da planlama fakat bu amaçla eyleme geçmeme olarak tanımlanırken, intihar girişimleri kişinin kendine zarar vermesi ya da yaralanmasıyla sonuçlanan ölümcül olmayan eylemler şeklinde tanımlanır. Tamamlanmış intihar ya da kısaca intiharlar ölümle sonuçlanmış intihar girişimleridir.

17 İntihar davranışı evrensel bir sorun olarak başta psikiyatri olmak üzere insanla ilgili pek çok bilim dalını ve sosyal kurumu ilgilendirmektedir.

18 Dünya üzerinde her yıl yaklaşık olarak bir milyon kişi intihar etmektedir.

19 Her 40 saniyede bir dünyanın herhangi bir yerinde bir kişi intihar sonucu hayatını kaybetmektedir.

20 Her yıl intihar nedeni ile kaybedilen hayat sayısı, cinayet ve savaşlar nedeni ile kaybedilenden çok daha fazladır.

21 Bu nedenle intihar davranışı bütün dünyada önemli bir halk sağlığı problemi olarak kabul edilmektedir.

22 Çocuk ve ergenlerde intihar davranışı ülkemizdeki oranlar düşük olmasına rağmen giderek daha da büyüyen bir sorundur.

23 İntihar girişimi ve intihar oranlarının gerçek sayılarının tespiti oldukça güçtür. Buna rağmen Dünyada ölüm nedenleri sıralamasında 13. sırada olan intihar, gençler ve erişkinlerin (15-34 yaş grubu) ölüm nedenleri arasında ilk üç sıradadır. (Dünya Sağlık Örgütü 2001) Bir çok gelişmiş ülkede, ergenlerde görülen intihar kazalardan sonra en sık ikinci ölüm nedenidir. (Shaffer D. 2007)

24 Ülkemizde intihar oranı Devlet İstatistik Enstitüsünün bildirdiğine göre 5-14 yaş grubunda milyonda 3-3,5 dur. İntihar istatistikleri incelendiğinde yaş grubunda ölüm nedenleri sıralamasında intiharın 2. sırada yer aldığı, hatta bu yaş gruplarında intiharın motorlu taşıt kazalarına bağlı ölümlerden daha fazla olduğu görülmektedir. (DİE, 2004)

25 Türkiye'de tüm intiharların % 3 'ünü 15 yaşın altında gençlerin intiharları oluştururken 15 yaş üstünde intihar eden gençlerin sayısı hızla artmakta ve tüm intiharlar içinde yaş grubunun intiharları %34'le en büyük grubu oluşturmaktadır. (Öncü B. 2008)

26 Ergenlerde hayat boyu intihar girişim oranı erkeklerde %1,3-3,8, kızlarda %1, düzeyindedir. Yıllık olarak ergenlerin %1-3’ü tıbbi bakım gerektiren intihar girişiminde bulunmaktadır. Bununla birlikte intihar girişiminde bulunan ergenlerin bir kısmı tedavi için başvurmadığından ve tedavi için başvuranların bir kısmı da kayıt altına alınmadığından gerçek oranların daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir.

27 Etyoloji ve Risk Faktörleri; İntihar riski, kişinin yakın bir gelecekte kendini öldürme olasılığıdır. İntihara eğilimli ve intihar girişiminde bulunmuş kişilerde bu olasılığın değerlendirilmesi, tanı ve sağaltım planının oluşturulması sırasında öncelik verilmesi gereken bir durumdur. İntihar, her zaman olmasa bile, önlenebilecek bir ölüm nedenidir. Çünkü intihar davranışı ile ilgili birçok risk etmeni bilinmektedir ve bu risk etmenlerine yönelik önlemler almak mümkündür. (Özgüven H.D. 2008)

28 Sosyodemografik Risk Etkenleri; Tamamlanmış intiharlar çocuklarda nadir görülürken ergenliğe geçişle birlikte intihar hızı belirgin bir şekilde yükselmektedir. (Öncü B., 2008) Prepubertal dönemde bilişsel gelişim henüz yetersiz olduğundan çocukların ümitsizlik ve çaresizlik geliştirmedikleri ve intiharı planlayıp uygulayamadıkları düşünülmektedir. Ayrıca ergenlik döneminde psikiyatrik bozuklukların ve madde kullanımının artmasının da intihar riskini bağımsız olarak arttırdığı düşünülmektedir. (Collett B. 2005, Shaffer D. 1981)

29 Tamamlanmış intihar oranları kızlarda erkeklerden daha düşük iken intihar düşüncesi ve intihar girişimi kızlarda daha yüksek oranda görülmektedir. (Shaffer D, 2007) Cinsiyetler arsındaki bu farkın erkeklerde komorbid duygudurum bozukluğu ve madde kötüye kullanımının sık görülmesinden, agresyon düzeyinin daha yüksek olmasından ve erkeklerin intihar girişimlerinde daha ölümcül yöntemler seçmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. (Brent D.A. 1999)

30 Ergenlerde daha önceki intihar girişimleri sonraki tamamlanmış intihar ve intihar girişimleri için tek başına en önemli risk faktörüdür. Yapılan birçok vaka-kontrol ve prospektif çalışmada geçmiş intihar girişimi varlığının sonraki tamamlanmış intihar riskini kat arttırdığı saptanmıştır. (Bridge J.A., 2006).

31 Özellikle geçmiş intihar girişimlerinde ası, ateşli silah ve yüksekten atlama gibi ölümcül yöntemler seçilmiş ise tamamlanmış intihar riski çok daha yüksektir. (Brent DA. 1988)

32 Düşük sosyoekonomik durum, sınırlı eğitim başarısı, düşük gelir ve yoksulluk gibi özellikler ile tanımlanan sosyal dezavantajlı gençlerde intihar ve intihar girişimi riskinin arttığı bildirilmiştir. (Güleç G. 2006, Beautrais A.L.) Yine okul ile ilişkili problemlerin, okula gitmeme ve işsizliğin intihar riskini arttırdığı saptanmıştır. (Gould M.S. 1996)

33 Ülkemizde İntihar girişiminde bulunan yaş arası 65 gencin değerlendirildiği bir çalışmada intihar girişiminde bulunan gençlerin daha az eğitim aldıkları, okula devam ve düzenli bir işte çalışma oranlarının daha düşük olduğu bulunmuştur. (Güleç G. 2006)

34 Psikiyatrik Risk Etkenleri: İntihar eden ergenler üzerinde yapılan psikolojik otopsi çalışmaları sonucunda psikiyatrik bozukluklar intihar davranışının dinamiğinde yer alan en önemli etmen olarak saptanmıştır. Psikolojik otopsi çalışmalarına göre İntihar eden ergenlerin yaklaşık olarak % 90’ında psikiyatrik bir bozukluk bulunmaktadır. (Bridge JA, 2006, Pfeffer CR 2002(a), Shaffer D, 1996) Ayrıca psikiyatrik bozukluğun kronik ve ağır olması intihar riskini daha da arttırmakta, intihar girişiminin de ciddiyetini etkilemektedir.

35 Psikolojik Otopsi intihar nedenlerini araştırma ve intihar vakalarına çözümler üretebilme konusunda özellikle amerika ve avrupa'da aktif şekilde uygulanan ama türkiye de henüz profesyonel anlamda uygulamaya geçilmemiş yöntem.amerikaavrupatürkiye Psikolojik otopsi'de psikiyatristler ve uzman psikologlar intihar eden kişilerin aileleri, arkadaşları, yakın çevresi ile iletişim içine giriyor ve tüm ayrıntılarıyla intihar olayını araştırıyor. intihar a götüren tüm yaşantı ve durumlar geriye dönük analiz ediliyor, intihar eden kişideki travmanın merkezine ulaşılmaya çalışılıyor.Toplanan tüm veriler intiharı önleme programlarına ekleniyor. intihar

36 İntihar eden ergenlerle yapılmış bütün çalışmalarda depresyon en sık rastlanan psikiyatrik bozukluk olmuştur. İntihar ile hayatını kaybeden çocuk ver ergenlerin %61-76 gibi büyük bir kısmında duygudurum bozukluğu bulunmaktadır.

37 Depresyonda Tanı Kriterleri Aşağıdaki belirtilerden en az 5 tanesi 2 hafta süreyle mevcut olmalı. çökkün duygu durum çökkün duygu durum normal etkinliklere karşı belirgin bir biçimde azalmış ilgi, zevk alamama normal etkinliklere karşı belirgin bir biçimde azalmış ilgi, zevk alamama anlamlı derecede kilo kaybı ya da kilo alımı anlamlı derecede kilo kaybı ya da kilo alımı insomnia veya hipersomnia insomnia veya hipersomnia

38 psikomotor retardasyon veya ajitasyon psikomotor retardasyon veya ajitasyon yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı değersizlik veya suçluluk duyguları değersizlik veya suçluluk duyguları düşüncelerini belli bir konu üzerine yoğunlaştıramaması veya kararsızlık düşüncelerini belli bir konu üzerine yoğunlaştıramaması veya kararsızlık ölüm düşünceleri, intihar girişimi ya da planları ölüm düşünceleri, intihar girişimi ya da planları

39 Madde kötüye kullanımı/bağımlılığı, özellikle komorbid duygudurum bozukluğu ve davranım bozukluğu olan ergen erkeklerde intihar için önemli bir risk faktörüdür.

40 Yıkıcı davranım bozuklukları ergenlerde tek başına intihar riskini 3-6 kat arttırmaktadır. İntihar etmiş ergenlerin yaklaşık olarak ¼’ ünde yıkıcı davranım bozukluğu vardır. Eğer yıkıcı davranım bozukluğuna madde kullanımı da eşlik ediyorsa bu risk daha da artmaktadır.

41 Bireysel Risk Etkenleri: Araştırmalar bazı kişisel özelliklerin intihar davranışı riskini arttırdığını göstermiştir. Tamamlanmış İntihar ve intihar girişimi riskini arttırdığı görülen kişisel özellikler şunlardır; düşük benlik saygısı, umutsuzluk, nörotisizm, impulsivite, agresyon, içe dönüklük, umursamazlık, bağımlılık, obsesif ve histerik kişilik özellikleri, durumsal ve süreklilik anksiyete ile öfke, sosyal ve sorun çözme becerilerinde yetersizlik. (Beautrais AL. 2000)

42 Problem çözme becerilerinde yetersizlik de ergenlerde intihar davranışı ile ilişkili bulunmuştur. Hatta depresyondan bağımsız bir risk faktörü olduğu da gösterilmiştir. Problem çözme becerileri yetersiz olan ergenler stresli yaşam olayları ile karşılaştıklarında yeterli çözüm yolu geliştirememekte ve intihar davranışı sergileyebilmektedirler.

43 İstanbul'da liselerde okuyan 959 öğrencide yalnızlık ve yalnızlığın intihar davranışı ile ilişkisi araştırılmıştır. Öğrencilerin % 65'i kendisini yalnız hissettiğini bildirmiş, kendini yalnız hissedenlerin kendini öldürme isteği, yalnız hissetmeyenlere oranla anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Yalnızlıkla baş etmek için başkaları ile ilişkiye girmeyi seçenlerin daha başarılı olması, bu alandaki profesyonelleri ergenlere sosyal beceri kazandırmanın yardımcı olacağı fikrine götürmüştür.(Eskin M. 2001)

44 Ailesel Risk Etkenleri: Ergenlerde intihar davranışıyla ilgili çok sayıda ailesel risk etkeni belirlenmiştir. Bunlar arasında ailede intihar davranışı öyküsü, anneyle baba arasında ya da anne, baba ve çocuk arasında yaşanan çatışmalar, ailede psikiyatrik bozukluk sayılabilir.

45 Birçok çalışmada anne babada depresyon, madde kötüye kullanımı, antisosyal davranışlar gibi psikopatolojinin varlığının ergenlerdeki tamamlanmış intihar ve intihar girişimi riskini belirgin olarak arttırdığı gösterilmiştir.

46 Ailede intihar ya da intihar girişimi öyküsü bulunması tamamlanmış intihar riskini belirgin şekilde arttırır. İntiharlarda görülen bu ailesel yığılmanın nedeni bilinmemektedir. Yığılma ailedeki psikopatoloji ve kaotik ortamdan çok genetik bir etkenle de ilgili olabilir. Ailede tamamlanmış intihar yada intihar girişiminin varlığı ergenlerde intihar davranışı riskini 2-6 kat arttırmaktadır. (Bridge JA, 2006)

47 Farklı ortam ve toplumlarda yürütülen çalışmalarda aile bağlarının gevşemesi ya da kopmasının genç insanlar arasında intihar yaygınlığını etkileyen en önemli etkenler arasında olduğu saptanmış olup intihar davranışı gösteren ergen ailelerinin daha az destekleyici ve daha fazla çatışmacı olduğu, düşmanca tutumların ön plana çıktığı da bildirilmektedir. (Sayar MK. 2000)

48 Çocuk ebeveyn ilişkisinde yetersizlik, aile içi iletişimde yetersizlik, çok yüksek veya düşük ebeveyn beklentisi ve ebeveynlerin aşırı kontrolcü ve mükemmeliyetçi tutumları gençlerde intihar ve intihar girişimi riskini 1,4-3,6 kat arttırmaktadır. (Beautris AL. 2000)

49 Çok sayıdaki çalışmada dağılmış ailelerden gelen çocuklarda intihar davranış riskinin arttığı gösterilmiştir. Gençlerde ayrılık ve boşanma sonucu ebeveyn kaybı intihar davranışını içeren psikopatoloji riskini arttırırken, ölüm sonucu ebeveyn kaybında belirgin risk artışına rastlanmamaktadır. (Beautris AL 2000)

50 Ülkemizde de intihar girişimi olan gençlerin ailelerinde boşanma oranlarının %9,2-11,6 olduğu ve bu oranın ailelerinde boşanma olmayanlarınkine göre çok yüksek bulunduğu bildirilmektedir. (Çuhadaroğlu F. 1992)

51 Ülkemizde İntihar girişiminde bulunan yaş arası 65 gencin değerlendirildiği bir çalışmada intihar girişimi olan grupta; ana-baba eğitim düzeylerinin daha düşük olduğu, ailede fiziksel istismara maruz kalma veya tanık olma oranlarının daha yüksek olduğu, ailede psikiyatrik hastalık oranlarının daha yüksek olduğu ve daha fazla sigara içtikleri tespit edilmiştir. (Güleç G. 2006)

52 Stresli Yaşam Olayları: Ergenlerdeki intihar davranışı ile stresli yaşam olayları arasında anlamlı ilişkiler yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Bu stresli yaşam olayları okul yada ailede yaşanan sorunlar, okul başarısızlığı, kız-erkek arkadaştan ayrılma, ebeveynlerin ölümü ya da boşanması, hastalık, hastaneye yatma gibi olaylardır. (Pfeffer CR. 2002

53 Karşılaşılan stresli yaşam olaylarının ergenin iç dünyasını etkileyerek ümitsizlik, benlik saygısı ve güven hissinde azalmaya neden olabileceği ve bu yolla da ergeni intihara yatkın yapabileceği üzerinde durulmuştur. (Çuhadaroğlu F. 1992)

54 İntihar davranışı sergileyen ergenlerdeki stresli yaşam olayları yaş ile değişmektedir. Genç ergenlerde anne-baba/çocuk çatışmaları sık görülürken, ileriki yaşlarda romantik ilişkilerdeki güçlükler daha sık görülmektedir.

55 Bayam G. ve arkadaşları tarafından Ankara'da intihar girişimi ile başvuran 60 ergenle yapılan bir çalışmada, aile geçimsizliği (% 38.3), duygusal ilişkide güçlük (% 18,3) öğrenim başarısızlığı (%6,6), geçim zorluğu (% 5) gibi nedenlerin intihar teşebbüsünü tetiklediği görülmüştür. (Bayam G. 1995)

56 Ertemir M. tarafından 2003 yılında yapılan bir çalışmada, intihar girişimi ile acil servise başvuran yaşları arasındaki 31 genç ile görüşülmüş, intihar girişimlerinin aile ve sevgili ile tartışma gibi olumsuz bir olay tarafından tetiklendiği, gençlerin sorunlar karşısında baş etme ve alternatif çözümler üretmede yetersiz kaldıkları, intiharı sonucunu düşünmeden çözüm yolu olarak gördükleri, intihar girişimini tekrarlama eğiliminde oldukları saptanmıştır.

57 Biyolojik Risk Etkenleri: İntihar ve intihar davranışının nörobiyolojisi ile ilgili yetişkinlerde birçok çalışma yapılmış olmasına rağmen çocuk ve ergenlerde yapılan çalışmalar azdır. (Bridge JA 2006)

58 Tamamlanmış intiharı ya da intihar girişimi olan ergenlerin 1. derecede akrabalarında intihar davranışı oranı 2-4 kat daha fazladır. Tek yumurta ikizlerinde intihar riski artışı yaklaşık 11 kat fazla iken çift yumurta ikizlerinde bu risk 2 kat fazladır. (Shaffer D. 2007)

59 İntiharın Çelişkisi İntihar girişimi özünde bir krizdir Paradoksal olarak çoğu hastada mevcut bir krizden çıkmak için bir yardım çağrısı işlevi görür… Ancak krize yanıt olarak kendisi de kriz yaratan bir yanıttır…

60 İntiharı Önleme Batı toplumlarında ergen intiharlarını önlemeye yönelik olarak yapılan çalışmalar okul, toplumsal alan ve sağlık sistemi olmak üzere üç alanı kapsamaktadır.

61 Ancak ergenlerin zamanlarının üçte birini okulda geçirmesi nedeniyle özellikle okullarda yapılan önleyici rehberlik çalışmalarına daha fazla önem verilmektedir(Malley ve ark. 1994; Kalafat 2003).

62 Okul temelli önleme çalışmaları incelendiğinde ise önleme çalışmalarının birincil önleme, ikincil önleme ve üçüncül önleme olmak üzere üç basamakta gerçekleştirildiği görülmektedir.

63 Birincil ve ikincil önleme çalışmaları intihar girişiminde bulunmadan yapılan çalışmaları içerirken, üçüncül önleme intihar girişimlerinin ve tamamlanmış intiharların ardından yapılması gereken çalışmaları kapsamaktadır.

64 birincil önleme Birincil önlemenin amacı, öğrencilerin problemlerle başa çıkma becerilerini geliştirmek, intiharın uyarı sinyalleri ve konuyla ilgili risk faktörleri açısından öğrencileri bilgi sahibi yapmak ve öğrencilerin okul ve arkadaş bağlarını güçlendirerek gelecekte oluşabilecek intihar düşüncelerinin önüne geçmektir (King 2001).

65 birincil önleme Bu basamakta yapılan çalışmalarda, öğrencilere depresyonla başa çıkabilme, öfke yönetimi, yalnızlığı azaltma, kişilerarası problemlerini çözebilme, yardım arama, kritik durumlarla başa çıkabilme becerilerinin öğretilmesi ve bu öğrencilerin kişisel yeterliliklerinin arttırılması hedeflenmektedir.

66 ikincil önleme İntihar davranışının veya fikrinin oluşmasının hemen ardından gerçekleştirilen ikincil önleme çalışmaları ise bu tür eğilimleri minimize etmek amacıyla yapılmaktadır.

67 ikincil önleme Bunun için de öncelikli olarak risk taşıyan grubun özelliklerinin bilinmesi ve zamanında etkili bir şekilde müdahale edilmesi gerekmektedir. Bu basamakta yapılması gereken çalışmalar arasında, okullarda yapılacak tarama çalışmaları ile birlikte okul personeline intiharla ilgili riskli davranışları tanımlayabilecekleri becerilerin kazandırılması yer almaktadr.

68 üçüncül önleme üçüncül önleme intihar girişimlerinin ve tamamlanmış intiharların ardından yapılması gereken çalışmaları kapsamaktadır.

69 İntihar düşüncesinde olan kişiye yaklaşım  İntihar girişimi insan yaşamında bir kriz dönemidir, yardımın en gerekli olduğu andır..  İntihar düşüncesi, eğilimi ya da girişimi olan her birey daima acil müdahaleyi gerektiren bir olgudur..

70 İntihar girişimi yalnızca bireyi etkilemez, ailesini, arkadaşlarını ve toplumu da etkiler. İntihar eden/ intihara teşebbüs eden kişinin çevresindeki kişilerde; kızgınlık, çaresizlik, öfke, korku gibi duyguların ortaya çıkmasına ve intiharın taklit edilmesine yol açabilir. (Taneli S. 2006)

71 Psişik acı çok yoğundur.. Kişi bu acıdan kurtulmak için ölümü tek çare olarak görüyordur…

72 Danışman hastanın sosyal ilişkide bulunmayı başardığı belki de tek insandır… Bu yüzden bu ilişkinin kendisi, başlı başına intiharın önlenmesi amacına hizmet eder…

73 Etkili bir müdahale için mevcut sorunun tam bir değerlendirmesi yaklaşımın temelini oluşturur… Tedavi süreci içinde hastanın kendini ifade etmesi, sorunlarını dile getirmesi için desteklenmesi ve cesaretlendirilmesi önemlidir..

74  Öncelikle kişinin neden ölmek istediği araştırmalıdır..

75 Konuşmaya intiharın avantajları ile başlamak danışman ile danışan arasındaki ilişkiyi geliştiren, yakınlaşmayı arttıran iyi bir teknik olabilir… Fakat konuşma giderek yaşamanın ve ölümün hem dezavantajlarını hem de avantajlarını kapsamalıdır…

76 Terapist müdahale sürecinde aktif ve bazen de yönlendirici bir rol almaya hazır olmalıdır…

77 Ölümün avantajlarını yargılayıcı olmayan bir tutumla tartışmak, ölümün kendisini rahatlatacağına, sükunete kavuşacağına inanan kişinin yaşadığı engellenme duygularını ifade etmesine yardımcı olacaktır. İntihara ilişkin düşüncelerin açıkça tartışılması ile, danışman kişiye onun ümitsizliğini ve yaşadığı karmaşayı anlamaya hazır olduğunu gösterir ve bu yolla ikisi arasındaki terapötik ilişki güçlenir..

78 Böyle destekleyici bir ortamda danışman ve danışan ölümün olası sonuçlarını anlayabilirler… Yaşamının avantajlarının da konuşulması gereklidir… İnsanların ifade ettikleri en genel yaşama nedenleri, kişinin zamanla bu zorlukların üstesinden gelebileceğine olan inancı ve ailesine karşı duyduğu sorumluluktur..

79 kendisine yaşama isteği veren bu nedenler kişiye artık yaşama isteği veremiyorsa, danışman bir zamanlar bu nedenlerin ona yaşama isteği vermiş olduğunu hatırlatmalı ve aynı yaşama nedenlerinin gelecekte yeniden onun için anlamlı hale gelebileceğini ve ona yaşama isteği verebileceğini söylemelidir…

80 Belirli bir aşamadan sonra danışan ile güvenli bir ilişki kuran ve anlaşıldığını gösteren görüşmeci, ölümün dezavantajlarını konuşmaya başlamalıdır..

81 Özellikle ergenler intiharı romantize ederler ve intiharı sıklıkla, sanki varlıkları ve hayatla ilişkileri sonlanmamış gibi, öldükten sonra hala orda olup etrafı ve çevrelerinin bu intihara gösterdiği tepkileri izleyebilecekleri bir durum olarak görürler…

82 Bu ergenlerle intiharın gerçek bir “sonlanma” durumu olduğu konuşulmalı ve kafalarındaki intihar kavramı romantik anlamından sıyrılarak gerçekçi bir hale getirilmelidir…

83 Terapötik ilişkinin destekleyici atmosferi içinde, kişiyi, intiharın çekiciliğini artıran ölüm fantezileri ile yüzleştirmek uygun olabilir…

84 Böylece görüşmeci kişinin ölüm anksiyetesini artırarak, en azından geçici bir süre için, kişinin intihar isteğini azaltabilir.. (Kişi ölümden korkuyor olabilir ve bu korku onu intihardan koruyabilir...

85 İntihar vakalarının öykülerinde genellikle tekrarlayan intihar girişimleri bulunur; sıklıkla depresif, umutsuz, alkol ya da madde kötüye kullanımı olan kişilerdir ve krize müdahale yaklaşımı bu kişilere yardım için yeterli olmayabilir...

86 Bu kişilere, umutsuzlukları ve sorunları ile baş etme becerilerini geliştirmeye yönelik uzun süreli terapiler ve ilaç tedavileri uygulanması gerekebilir...

87 Bu ilk görüşmeden sonra en kısa sürede kişi için psikiyatrik yardımın sağlanması planlanmalıdır...

88 Teşekkürler Soru ve katkılar….


"Kriz ve intihar 27-05-2010. TANIM Bir olay ya da duruma bağlı olarak ortaya çıkan, bireyin başa çıkma becerilerini yetersiz kılan, yoğun bir belirsizliğin." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları