Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

PROGRAM GEL İ ŞT İ RMEN İ N KURAMSAL TEMELLER İ Haz: Esat BU Ğ DAY Vedat COŞKUN.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "PROGRAM GEL İ ŞT İ RMEN İ N KURAMSAL TEMELLER İ Haz: Esat BU Ğ DAY Vedat COŞKUN."— Sunum transkripti:

1 PROGRAM GEL İ ŞT İ RMEN İ N KURAMSAL TEMELLER İ Haz: Esat BU Ğ DAY Vedat COŞKUN

2 PROGRAM GEL İ ŞT İ RMEN İ N KURAMSAL TEMELLER İ Tarihsel TemellerFelsefi TemellerToplumsal TemellerPsikolojik Temeller

3 Tarihsel Temeller: Dünyada, M. Ö. 4. yy. Orta sınıfın e ğ itim gereksinimlerini karşılamak üzere ortaya çıkan ilk e ğ itim teknisyenleri: sofistler M. Ö. 3. yy. Romalılar, Yunan e ğ itim geleneklerini kendilerine uyarlamışlardır. Cicero ve Quintilian’ın eserlerinin etkisi ile e ğ itim yaşama hazırlık olarak yorumlanmıştır. Ortaça ğ Klasik eserler, Latince ve Gramer e ğ itimi. İ çerik dini metinlerdir. Endüstri Öncesi Dönem Comenius`un Didaktica Magna(1632)`sında ders kitaplarında resimlerin yer alması ve somut nesnelerin ö ğ retimde yer alması gerekti ğ i önerilmiştir. 18. yy. Columbia, Harvard ve Princeton üniversitelerinin açılması ve klasik e ğ itim anlayışının zayıflaması Toplumsal ihtiyaçların artmasıyla kitle e ğ itiminin a ğ ırlık kazanması ve devlet okullarının açılması. Üst sosyo-ekonomik sınıfların erkek çocukları özel okullarda e ğ itim görmüştür. ( Sokrat Dönemi) M. Ö. 5 yy.

4 Tarihsel Temeller: Dünyada, 19. yy. Matematik, felsefe, astronomi, kimya, botanik gibi disiplinlerin a ğ ırlık kazanması. Bu yüzyılda e ğ itim programlarının içeri ğ i ve ö ğ retim yöntemleri konusundaki tartışmalar, e ğ itimde program geliştirme alanının do ğ uşunu hazırlamıştır John Dewey yayınlarında «curriculum» (e ğ itim programı/yetişek) terimini kullanmış, ancak do ğ rudan tanımlamamıştır Franklin Bobbit`in «The Making of Curriculum» (E ğ itim Programı) isimli kitabını yayımlaması “Eğitim programı” adlı eser, eğitimde program geliştirme çalışmalarını tüm aşamaları ile ele alan ilk kitap olmuştur. Bobbit ile beraber Charters, program geliştirmede davranışçı yaklaşımı savunmuş ve eğitim programını, öğrencilerin öğrenme yaşantılarıyla kazanabilecekleri bir dizi hedefler olarak görmüştür. Program geliştirmedeki davranışsal ve bilimsel gelişmeleri başlatan Charters ve Bobbit’in eğitim programı üzerindeki etkilerini şöyle özetleyebiliriz: 1)Amaçları, hedefleri, ihtiyaçları ve öğrenme yaşantılarını içeren ilkeleri geliştirmişleridir. 2)Hedef-davranışların kullanılmasında öncü olmuşlardır. 3)Hedeflerin ihtiyaç çalışmaları ile çıkacağını savunmuşlardır. 4)Program geliştirme uzmanlarının mutlaka bir alan uzmanı olmasına gerek oolmadığını savunmuşlardır.

5 Tarihsel Temeller: Dünyada, Boyd Bode (1921), W.W. Charters (1923) ve George S. Counts (1926), e ğ itim programı düşüncesine önemli katkıda bulunmuşlardır. Özellikle Charters davranışçı yaklaşımı savunarak e ğ itim programının ö ğ renme yaşantılarıyla kazanılabilecek bir dizi hedefler ve gözlenebilir davranışlar oldu ğ unu kabul etmiştir Ralph Tyler`ın «E ğ itim Programı ve Ö ğ retimin Temel İ lkeleri» isimli kitabı ça ğ daş anlamdaki ilk kitaptır Hilda Taba`nın «Program Geliştirme: Kuram ve Uygulama» isimli eseri.

6 Tarihsel Temeller: Türkiye`de, 1924 Tevhid-i Tedrisat (3 Mart 1924) Tek tip ve beş yıl için bir program yapılmış ve toplu ö ğ retim, çocu ğ a görelik ve yakın çevre ilişkilerine göre gözden geçirilen bu program 1936 ve 1948 yıllarında daha iyi duruma getirilmiştir Cumhuriyet dönemi ders çizelgelerinde özellikle laiklik, ça ğ daşlaşma, müspet ilimler ve ulusal bütünlük ilkeleri benimsenmiştir. Türkiye’ye davet edilen Columbia Üniversitesi ö ğ retim üyelerinden John Dewey’ in hazırladı ğ ı rapor do ğ rultusunda daha çok ilkö ğ retim programlarının geliştirilmesine a ğ ırlık verilmiştir Bu yıla kadar e ğ itim kurumlarının okutacakları derslerin isimlerini, konular listesini ve haftalık ders saatlerini içeren listeleri ifade eden Müfredat sözcü ğ ü yerine e ğ itim programı kavramı kullanılmaya başlanmıştır Program geliştirme çalışmaları, köy okullarında incelemeler yapan K. V. Wofford`un hazırladı ğ ı raporla daha sistematik yaklaşımla yapılmaya başlanmıştır V. Milli E ğ itim Şurası`nda ilkö ğ retim programının geliştirilmesi zorunlulu ğ u üzerinde durulmuş, program geliştirme çalışmaları M.E.B.’ de a ğ ırlıklı şekilde başlamıştır İ stanbul Atatürk Kız Meslek Lisesi`nde program komisyonu tarafından geliştirilen deneme okulu programı ortaö ğ retim program geliştirme çalışmalarının öncüsü niteli ğ indedir.

7 Tarihsel Temeller: Türkiye`de, 1961 İ lkokul programı yeniden gözden geçirilmiştir. 222 sayılı kanun bu çalışmaları desteklemiştir. 222 sayılı kanun İ lkö ğ retim Kanunu, programların de ğ erlendirilmesi ve geliştirilmesini zorunlu hale getirmiştir programının, uygulamada ortaya çıkardı ğ ı sorunların incelenmesi, yeniden düzenlenen programa bazı önlemlerin alınmasını sa ğ lamıştır yıllık zorunlu e ğ itimin ilk denemesi ve program çalışmalarına başlanmış; çalışma grubu sekiz yıllık okulun amaçlarını ve e ğ itim ilkelerini belirlemiş ancak çalışmalar deneme aşamasında kalmıştır MEB program geliştirme modeli oluşturma girişiminde bulunmuştur. Model girişiminde, programların hazırlanmasında dikkate alınacak ilkeler belirlenmiş, model 1984 yılında Anayasa, Hükümet programı ve Cumhurbaşkanlı ğ ının direktifleriyle yeniden şekillenmiştir MEB program geliştirmeye ve ölçme-de ğ erlendirmeye önem vermiş ve bünyesinde derslere göre program geliştirme ihtisas komisyonları oluşturmuştur İ lkö ğ retim programları, ilerlemeci e ğ itim felsefesi ışı ğ ında yapılandırmacı ö ğ renme yaklaşımı temelinde yeniden hazırlanmış, ülke genelinde 6 il ve 100 okulda deneme çalışması yapılarak yılında ülke geneline yaygınlaştırılmıştır.

8 Felsefi Temeller “Philosophia” terimine dayanan felsefe, “Sevgi” anlamına gelen “Philio” sözcü ğ ü ve “bilgi, bilgelik” anlamına gelen “sophia” sözcüklerini bir araya gelmesiyle bilgi ve bilgelik sevgisi anlamını almıştır. Sokrates felsefeyi “neleri bilmedi ğ ini bilmek”, Platon, “do ğ ruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışma”,

9 Felsefi Temeller Aristo, “ilkeler ya da ilk nedenlerin bilimi ya da bilimlerin bilimi” Kant, “kendisini akla dayanan nedenlerle meşru kılmak veya haklı çıkarmak iddiasında bir zihinsel etkinlik biçimi” olarak tanımlamaktadırlar.

10 Felsefi Temeller Felsefe, kişisel inanç ve değerlerimizle ilgilenmemize, kim olduğumuzu var olma nedenimizi ve bir ölçüde nereye gideceğimizi anlamamıza yardımcı olur. William Van Til “yön kaynağımız yön gösterici felsefeye dayanır demiş ve bu ifadeyi şu şekilde örneklendirmiştir. “Felsefenin olmayışı eğersiz atın üzerine binerek, çılgın bir şekilde oradan oraya gitmeye benzer. Eğitimin hedeflerini içeriğin seçilmesini ve örgütlenmesini, öğrenme- öğretme sürecini, genel olarak okulda ve sınıflarda üzerinde durulmak istenen etkinlikleri belirlemede bir temel sağlar. Felsefe, program hedeflerini, araçlarını ve sonuçlarını belirlemede bir ölçüt haline gelmiştir.

11 Tyler’ın okul amaçlarıyla ilgili felsefi görüşü Okul amaçları Ders uzmanının önerileri Dönemin yaşam incelemeleri Felsefe kullanımı Ö ğ renme Psikolojisi Kullanımı Ö ğ renci Çalışmaları

12 Felsefi Akımlar İ dealizm ( İ dealistlik) Realizm (Gerçekçilik) Pragmatizm (Yararcılık) Varoluşçuluk (Existentialism)

13 İ dealizm Kurucusu Platon (Eflatun)`dur. İ dealizm, maddi ve fiziki varlı ğ ı olmayan, duyularla algılanamayan, elle tutulup gözle görülemeyen şeylerin varlı ğ ını kabul eden ve maddecili ğ in karşıtı olan bir felsefedir. İ dealizme göre gerçek, maddi ve fiziksel olmaktan çok metafizik, ruhsal mahiyettedir.

14 İ dealizm İ dealizme göre insanın en önemli yönü, ruhsal/zihinsel yönüdür. İ nsan, do ğ uştan eşyanın kavram bilgisine sahip olup önce eşya de ğ il, kavram vardır. Parça-bütün ilişkisine önem verir. Do ğ ru bilginin, tek ve de ğ işmez oldu ğ unu ve söz konusu bilgiye akılla ulaşılabilece ğ ini kabul eder.

15 İ dealizm İ dealizme göre e ğ itim, insan aklının ve insanın zihinsel süreçlerinin geliştirilmesidir. E ğ itim kavramlar ve gerçekler üzerine kurulmalıdır. Aklı kullanma ve akıl yürütme ön plandadır. E ğ itim, bireyi, iyi, do ğ ru ve güzele teşvik etmeli do ğ uştan getirdi ğ i bazı yetenekleri ortaya çıkarmalıdır.

16 Realizm Kurucusu Aristoteles`tir. Realist felsefenin esası, maddenin gerçe ğ ine ve varlı ğ ına inanmaktır. Evrendeki her şey, insanın zihninden ba ğ ımsız olarak vardır ve gerçektir. Önce kavram de ğ il, eşya vardır. İ nsan önce eşyayı görür, sonra kavram oluşturur.

17 Pragmatizm Kurucusu John Dewey`dir. Pragmatizme göre dünya, sürekli de ğ işmektedir. Gerçe ğ in özü de ğ işmedir. De ğ işmez bir gerçeklikten söz edilemez. İ nsan do ğ ası da dahil olmak üzere her şey de ğ işmektedir. Bir şeyin de ğ eri, yararlı olmasıyla ölçülür. İ nsana yararlı olan şey iyidir.

18 Pragmatizm E ğ itim, de ğ işen çevre ve koşullara ba ğ lı olarak insanı sürekli yeniden yetiştirme işidir. E ğ itim yaşama bir hazırlık de ğ il, yaşamın kendisidir. E ğ itimde de ğ işmez bir içerik söz konusu de ğ ildir.

19 Varoluşçuluk Bu felsefenin temelini, insanın kendini ve kendi gerçekli ğ ini tanıması oluşturur. İ nsana olabildi ğ ince özerklik ve seçme şansı verilmesinden yanadır. Varoluşçuların en çok işledi ğ i temalardan biri ölümdür. Kötü bir yaşam sürdürmektense ölüm daha tercih edilir görülmüştür.

20 Varoluşçuluk E ğ itimin ve yaşamın amacı, insanın bir varlık olarak kendi varoluşunun farkında olmasını, kendini tanımasını ve kendi varoluşunu gerçekleştirmesini sa ğ lamaktır.

21 Varoluşçuluk Pascal`ın “yarın ölecekmiş gibi bugünü yaşa sözü, varoluşçuların yaşam felsefesini ifade etmektedir. Başlıca varoluşçular: S. Kierkegaard, M. Heiddegger, K. Jaspers, J. P. Sartre, F. Nietzsche

22 E ğ itim Akımları Daimicilik (Perennializm) Esasicilik (Essentializm) İ lerlemecilik (Progressivizm) Yeniden Kurmacılık (Recontructionizm)

23 Daimicilik (Perennializm) Dayandı ğ ı temel felsefe; idealizm ve realizmdir. De ğ işmeyen evrensel bir e ğ itim: İ nsanın işlevi her toplumda aynıdır ve düşünme yetene ğ i ortaktır. İ nsanın do ğ asının evrenselli ğ i edebiyat, tarih ve felsefi ürünlerde görülür. Bu nedenle e ğ itim programları beşeri bilimlere dayalı olmalıdır. E ğ itim programları de ğ işmemelidir.

24 Daimicilik (Perennializm) Entelektüel e ğ itim: Düşünme insanın en önemli yetene ğ idir. İ nsan do ğ asının en önemli unsuru akıldır. Bu nedenle insan, akıllıca kendini yönetebilecek şekilde yetiştirilmelidir. İ nsanın zihinsel (entelektüel) gelişimine önem verilmelidir.

25 Daimicilik (Perennializm) Evrensel ve de ğ işmez gerçe ğ e uyum için e ğ itim: E ğ itim, evrensel nitelikteki gerçeklere göre şekillendirilmelidir. Gerçek her yerde aynıdır. İ nsanın do ğ ası ve ahlaki ilkeler de ğ işmez. İ nsanın özü de ğ işmez. Öyle ise e ğ itim herkes için aynı olmalıdır.

26 Daimicilik (Perennializm) E ğ itim hayatın bir kopyası de ğ il, ona hazırlıktır: Okulun temel işlevi, kültürü etkili bir şekilde yeni kuşaklara aktarmaktır. Ö ğ rencinin kültürel mirası ve de ğ erleri benimsemesi onun gelişimi için önemlidir.

27 Daimicilik (Perennializm) Dünyanın hem maddi hem de manevi gerçeklerini tanıtacak bilgiler verilmelidir: Her yerde her yaş için gerekli bilgi ve de ğ erler kazandırılmalıdır. Okuma, yazma, matematik, felsefe, edebiyat ve do ğ al bilimler programın merkezinde olmalı; iş ve meslek e ğ itimi iş yerlerinde olmalıdır.

28 Daimicilik (Perennializm) Büyük kitaplar e ğ itimi: İ nsan do ğ asının en iyi ve en güzel eserleri klasik kitaplarda örneklendirilmiştir. E ğ itimde bunlara a ğ ırlık verilmelidir.

29 Esasicilik (Essentializm) Belli bir felsefeye dayanmaktan çok do ğ rudan bir e ğ itim hareketi olarak ortaya çıkmıştır. Daha çok realist az da olsa idealist özellikler taşır. E ğ itim programlarının konu alanı üzerinde daha çok durur. Geçmişten gelen ancak zamanın tecrübesinden geçmiş kalıcı olan konulara ve de ğ erlerin seçimine önem verir.

30 Esasicilik (Essentializm) Geçmişten gelen bilgi ve de ğ erlerin önemli yanları korunup yeni kuşaklara bunların ö ğ retilmesiyle geçmişin başarıları üzerine daha mükemmel uygarlıklar yaratılabilir. Esasiciler, ö ğ rencinin serbestli ğ ine ve onların ilgisine dayalı bir e ğ itimi savunan ilerlemecileri eleştirir­ler. Ö ğ renmenin do ğ asında çok ve sıkı çalışma ve ço ğ u zaman zorlama vardır: Disiplin, e ğ itimde önemlidir.

31 Esasicilik (Essentializm) Ö ğ renciden çok ö ğ retmen önemlidir: Ö ğ rencilerin kendilerini tam olarak gerçekleştirebilmesi için yetişkinlerin rehberli ğ ine ve kontrolüne ihtiyaçları vardır, ö ğ retmenin görevi, yetişkin dünyası ile çocuk dünyası arasında denge kurmaktır. Bu nedenle ö ğ retmenler iyi yetiştirilmelidir. Konu alanında uzman olmalıdır. Konu alanındaki uzmanlı ğ ını kullanarak ö ğ rencileri yetiştirmelidir.

32 Esasicilik (Essentializm) Konu alanı iyi özümsenmelidir: Zamanın tecrübesinden geçmiş sa ğ lam bilgiler, çocu ğ un kendi tecrübelerinden daha de ğ erlidir. Dolayısıyla bu bilgilerin sınıflanmasıyla oluşan disiplinleri (matematik, fen ve yabancı dil gibi) ö ğ renciler iyi bilmelidir.

33 Esasicilik (Essentializm) Okulda zihinsel disiplin anlayışının geleneksel yöntemleri kullanılmalıdır: Soyut düşünme, alıştırma, ezber gibi yöntemler kullanılmalıdır, ilerlemecilerin benimsedi ğ i problem çözme her alana uygulanamaz.

34 İ lerlemecilik (Progressivizm) Pragmatizmin e ğ itime uygulanışıdır. E ğ itim aktif ve çocu ğ un ilgilerine dayalı olmalıdır: Çocuklar; ilgi, kapasite ve özelliklerine uygun bir e ğ itim programı içinde yetiştirilmelidir.

35 İ lerlemecilik (Progressivizm) Problem çözme yöntemi esastır: Bilgi, yaşantı edinmede, yaşantıları geliştirmede ve yeniden düzenlemede bir araçtır. Problem çözme, eleştirel düşünme daha önceden ö ğ renilmiş olanların yeniden geliştirilmesini içerir. Düşünme becerilerinin (eleştirel, yaratıcı, yansıtıcı, problem çözme) gelişimi önemlidir.

36 İ lerlemecilik (Progressivizm) Okul yaşama hazırlık de ğ il, yaşamın kendisidir: Okul, bireyin gerçek yaşamda karşılaşaca­ ğ ı durumlara uygun olmalıdır. Demokratik bir toplumda yaşamak, demokratik bir okul ortamında yaşamayı gerektirmelidir.

37 İ lerlemecilik (Progressivizm) Ö ğ retmen esasicilikte oldu ğ u gibi yöneten ve bilgi aktaran de ğ il, rehberlik eden kişidir: Ö ğ retmen bir danışman ve bir rehber rolündedir. Çocuklar kendi gelişimlerini kendileri planlamalı, ö ğ retmen de onlara rehberlik etmelidir. Ö ğ retmen, bilgi kayna ğ ı ve otorite de ğ ildir. Çoklu bakış açıları ve ö ğ rencilerin özdenetimi önemlidir.

38 İ lerlemecilik (Progressivizm) Okul yarışmayı de ğ il, işbirli ğ ini özendirmelidir: Ö ğ renciler demokratik bir ortamda daha çok işbirlikli çalışmalar yaparak ö ğ renirler. İ şbirli ğ i; sosyal amaçları gerçekleştirir ve yarışmadan daha de ğ erlidir.

39 İ lerlemecilik (Progressivizm) Demokratik e ğ itim ortamı: Ö ğ rencilerin okulda kendi kendilerini yönetmelerine, fikirlerini serbestçe tartışmalarına okul faaliyetlerinin ö ğ rencilerle birlikte planlanmasına ve herkesin e ğ itsel yaşantılara katılmasına olanak sa ğ lanmalıdır.

40 Yeniden Kurmacılık (Reconstructionizm) Temelinde pragmatizm ve varoluşçuluk vardır. İ lerlemecili ğ in devamıdır. Uygarlı ğ ın bütün temel de ğ erleri gözden geçirilmeli ve yeni bir toplum düzeni oluşturmak üzere okul önderlik etmelidir. Sosyal reformu gerçekleştirme aracı e ğ itimdir.

41 Yeniden Kurmacılık (Reconstructionizm) Toplum, politika yoluyla de ğ il; e ğ itim yoluyla de ğ işecektir. Toplumu yeniden düzenlemek ve toplumda gerçek demokrasiyi yerleştirmek önemlidir. E ğ itim, davranış bilimlerinin bulgularına dayanarak toplumu yeniden inşa etmelidir. Okul ve ö ğ retmen, toplumsal de ğ işimin ve reformun temsilcisidir.

42 E ğ itim Felsefesi Dayandı ğ ı Felsefi Temel E ğ itimin AmacıE ğ itimin RolüE ğ itim Programındaki Odak Nokta DA İ M İ C İ L İ KREAL İ Z İ M (Gerçekçilik) Rasyonel kişileri e ğ itmek/üstün zekalı kişiler yetiştirmek, akıllı kişiler seçmek Ö ğ retmen ö ğ rencilerin düşünmelerine yardımcı olur. Sokratik yöntem kullanılır. Klasik Konular, Edebi Çözümlemeler, Sabit Program ESAS İ C İ L İ K İ DEAL İ ZM REAL İ ZM ( İ dealistlik gerçekçilik) Bireylerin zihinsel gelişimine yardımcı olmak, yetenekli kişileri e ğ itmek Ö ğ retmen alanında uzman kişidir, geleneksel de ğ erlerin yaygın bir şekilde ö ğ retimi söz konusudur. Temel beceriler(Okuma, Yazma, Sayma) ve Temel konular(ana dil, fen, tarih İ LERLEMEC İ L İ KPRAGMAT İ ZM (Yararcılık) Demokratik ve sosyal yaşamı geliştirmek Ö ğ retmen, problem çözme ve bilimsel araştırmalarda yol göstericidir. İ lgili programlar, Hümanistik E ğ itim, Radikal E ğ itim Reformu YEN İ DEN KURMACILIK PRAGMAT İ ZM (Yararcılık) Toplumu yeniden yapılandırmak ve geliştirmek, de ğ işim ve sosyal reform için e ğ itim Ö ğ retmen, de ğ işim ve reformun temsilcisidir. Araştırma yöneticisi ve proje başkanı gibidir. Ö ğ rencilere problemin farkına varmalarına yardımcı olur E ğ itimde fırsat eşitli ğ inin yeniden kavramsallaşması

43 Psikolojik Temeller Psikoloji (Yunanca ψυχολογία, psihologia: ), insan davranışları ve zihinsel süreçleri ile birlikte bunların altında yatan nedenleri inceleyen bilim dalıdır.Yunanca E ğ itim Psikolojisi E ğ itim süreci içinde insanların nasıl ö ğ rendi ğ ini, e ğ itsel müdahalelerin etkinli ğ ini, ö ğ retimin psikolojisini ve sosyal psikolojisini araştıran ve konu edinen psikoloji içindeki bir alandır.

44 Psikolojik Temeller Program geliştirme çalışmalarında psikolojiden her aşamada yararlanılmaktadır. Psikoloji özellikle ö ğ renme psikolojisi, temelde ö ğ renme nasıl olur, özelde ise insan nasıl ö ğ renir sorusuna yanıt aramakla e ğ itimin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Psikologlar “insan nasıl ö ğ renir?” sorusuna yanıt ararken program geliştirme uzmanları “psikoloji program geliştirmeye nasıl katkı sa ğ lar?” sorusuna yanıt bulmak ister.

45 Psikolojik Temeller Ö ğ retim programlarını hazırlama, uygulama, de ğ erlendirme ve geliştirme süreçlerinde insanın gelişim özelliklerini, insanda ö ğ renmenin nasıl oluştu ğ unu anlamak önemlidir. Programlar, belli gelişim dönemlerindeki bireylerin ilgi, gereksinim, beklenti ve özelliklerine göre hazırlanır.

46 Psikolojik Temeller Program hedeflerinin gerçekleştirilebilirli ğ ini/ulaşılabilirli ğ ini/ oluşturulabilirli ğ ini/kazanılabilirli ğ ini tayin etmede, bireylerin hem gelişim hem de ö ğ renme özelliklerinin bilinmesi gerekir. Örne ğ in ilkö ğ retim birinci sınıf matematik ö ğ retim programı hazırlanırken "Üç ondalık kesir sayısını büyükten küçü ğ e ya da küçükten büyü ğ e sıralayabilme." hedefi, bu sınıf düzeyindeki ö ğ rencilerin ne gelişim, ne de ö ğ renme özelliklerine uygun de ğ ildir.

47 Psikolojik Temeller Ö ğ retmenlerin ö ğ retim hedefleri do ğ rultusunda etkili ö ğ renme yaşantıları sa ğ layabilmesi için öncelikle bireyin nasıl ö ğ rendi ğ ini bilmesi gerekir. Ö ğ renmenin nasıl gerçekleşti ğ ini bilen bir ö ğ retmen; ö ğ retim modellerini, ilkelerini, yöntem ve tekniklerini daha kolay kavrar ve uygular, ö ğ rencilerin ö ğ renme eksikliklerinin, hatalarının, güçlüklerinin nedenlerini açıklayabilir ve önlemler alabilir.

48 Psikolojik Temeller Psikoloji bilimindeki tarihsel gelişmeler dikkate alındı ğ ında ö ğ renmeyle ilgili temel kuramlar iki ana gruba ayrılıyor. Davranışçı Kuramlar Bilişsel Alan Kuramları

49 Davranışçı Kuramlar Geleneksel davranışçılar, Aristo’nun, Descartes’ın, Lock’un Rousseau’nun ö ğ renmenin do ğ ası ile ilgili felsefi görüşlerini temele almakta, şatlanma davranışı ve istenilen tepkiyi yaratmak için çevreyi de ğ iştirmeyi vurgılmaktadır. Davranış kuramcılarına uyaran-tepki kuramcıları da denilmektedir. Ba ğ laşımcılık – Bitişiklik Kuramı (Thorndike) Klasik Koşullanma ( İ van Pavlov) Edimsel Koşullanma (Skinner ) Programlı Ö ğ renme

50 Davranışçılık ve e ğ itim programları Robert Glasser (1983: ) ‘…günümüzde okullarda uygulanan psikoloji kuramlarının ço ğ u, daha önceki davranışçı yaklaşımları yansıtmaktadır. Hedef davranışlar ya da davranış oluşturma kavramları günümüzde e ğ itimin her aşamasında, temel e ğ itimde olsun özel e ğ itimde olsun temel becerilerin ö ğ retiminde kullanılmaktadır’ diyor. Glasser’in bu görüşleri günümüzdeki uygulamalardan da destek almaktadır. Şöyle ki; 1.Eğitim programlarının hedef ve davranışlarını yazarken, öğrenme- öğretme süreci ile değerlendirme boyutlarını ölçerken, 2.Bireyselleştirilmiş öğretim ve tam öğrenmeyi uygularken, 3.Program ve öğretim tasarımlarını desenlerken, 4.Eğitim teknolojisi ile ilgili çalışmaları planlarken, 5.Program değerlendirme çalışmaları yaparken, Davranış kuramcılarının ortaya attığı öğrenme kuram ve ilkelerinden yararlanmaktayız.

51 Bilişsel Alan Kuramcıları Bilişsel alan kuramcıları, insan davranışlarının çok karmaşık bir özellik taşıdığını belirtmekte ve “Uyarıcı-Davranım” kalıpları içinde açıklamanın yeterli olmayacağını ileri sürmektedirler. Öğrenme, insan beyninde ve sinir sisteminde oluşan bir iç süreç olarak yorumlanmaktadır.

52 Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı Ralph Tyler’ın Program geliştirme çalışması Gagne’nin Ö ğ retim Durumları Modeli Duyusal Motor Dönem (0-2) İ şlem Öncesi Dönem (2-7) Somut işlemler Dönemi (7-11) Soyut İ şlemler Dönemi (11+) Süreklilik ilkesi Sıralama ilkesi Bütünleştirme ilkesi 1. İşaret öğrenme 2. Uyarıcı davranım öğrenme 3. Zincirleme öğrenme 4. Sözel bağlaşım öğrenme 5. Çoklu ayırt etmeyi öğrenme 6. Kavram öğrenme 7. İlke öğrenme 8. Problem çözme

53 DAVRANIŞÇI VE BİLGİ İŞLEM YAKLAŞIMI ARASINDAKİ FARKLILIKLAR Davranışçı psikologlar, davranışa neden olan ve davranışı takip eden uyarıcıları gözleyerek öğrenmeyi açıklamaya çalışmışlardır. Davranışçılar için uyaran ve bu uyarana organizmanın verdiği tepki önemlidir. Uyaranla tepki arasında zihinde olup biten süreçler gözlenebilir olmadığı için davranışçılar bunlar ile ilgilenmezler. Bilişsel yaklaşımcılar ise, uyarıcının birey tarafından algılanmasından itibaren bireyde meydana gelen içsel süreçler ve öğrenmeye etki eden bireysel özellikler ile ilgilenir. Davranışçılar, öğrenmeyi davranış değişmesi olarak tanımlarken, Bilişsel Kuramcılar; öğrenmeyi bireyin içsel kapasitesindeki değişme olarak görür. Davranışçı kuramlar; davranışın öğrenildiğini belirtirler. Bilişsel Yaklaşımcılar ise, bilginin öğrenildiğini ve bilgide meydana gelen değişmenin davranışa yansıdığını savunurlar.

54 Davranışçı yaklaşıma göre; dıştan verilen pekiştireçler öğrenmede önemlidir.Bilişsel yaklaşıma göre, dıştan verilen pekiştireç organizmanın yaptığı davranışla ilgili geri bildirim sağlar. Ayrıca, öğrenmede dışsal pekiştireçlerin yanı sıra başarılı olma gibi içsel pekiştireçler de önem taşır. Davranışçılar, genelde hayvanlar ve basit davranışlar üzerinde deneyler yaparak öğrenmenin kurallarını bulmaya çalışırken; Bilişselciler, problem çözme, kavram öğretimi gibi karmaşık davranışlar ile ilgilenmişlerdir. Davranışçılar,öğrenmeyi açıklayan tüm değişkenlerin çevrede olduğunu belirtir. Bu nedenle, öğrenmeyi anlayabilmek için çevrenin organizma üzerindeki etkisinin incelenmesi gerekir. Bilişsel yaklaşımcılar ise, öğrenmenin zihinsel bir süreç olduğunu belirtir. Öğrenmenin oluşabilmesi için, anlama, anlam verme, problem çözme gibi organizmanın içinde yer alan süreçlerin incelenmesi gerekir. DAVRANIŞÇI VE BİLGİ İŞLEM YAKLAŞIMI ARASINDAKİ FARKLILIKLAR

55 Hümanistik Psikoloji ve E ğ itim Programı Hümanistik Psikoloji kuramcıları öğrenme kuramını davranışçıların katılığından ve biliş süreçlerinin de aşırı vurgulanmasından kurtarmaktadırlar. Bireysel özgürlük önemlidir. Bireylerin ihtiyaçları farklı olduğu için herkes için ayrı bir eğitim programı hazırlanmalı görüşünü öne sürmektedir.

56 Sonuç olarak; Bu kuramların ülkenin e ğ itim politikasına uygun olan yanlarından faydalanarak eklektik bir yaklaşımla kendi e ğ itimsel kuramını belirlemeli ve o do ğ rultuda ülkenin farklı bölgelerini de göz önünde bulundurarak altenatif e ğ itim durumları planlanmalıdır.

57 Toplumsal Temeller Toplumsal dinamizm, e ğ itim programlarının da dinamik olmasını gerektirir. E ğ itim programları, yalnızca okulla sınırlı de ğ ildir. Bireylerin toplumdaki yaşam ve ö ğ renme koşullarına hazırlanmaları için bir yandan toplumun problemlerini ve gereksinimlerini gidermeyi, di ğ er yandan da bireylerin ilgilerini, gelişim özelliklerini ve gereksinimlerini dikkate almayı gerekli kılar. Böylelikle e ğ itim programları toplumu oluşturan bireylerin özellikleri ile toplumu dengeler.

58 Toplumsal Temeller E ğ itim programları bireyleri toplumdaki belli statülere ve rollere hazırlar. Toplumsal düzeyde yaşanan de ğ işim, meslek ve iş alanlarındaki çeşitlilik; bireylere kazandırılacak becerilerin de farklılaşmasını gerekli kılmaktadır. Toplumun istek ve beklentileri, gereksinimleri yapısı ve yönelimi program hedeflerinin önemli belirleyicisidir.

59

60 Toplumsal Temeller Bir program, toplumdan ve toplumsal yapıdan uzak kalamaz. Çünkü yetiştirece ğ i kişiler toplumun birer üyesi olacaklar ve o toplumda yaşayacaklardır. Bu kişiler toplumun ihtiyaçlarına cevap vereceklerdir. Bu nedenle, toplumun ihtiyaçlarının neler oldu ğ unu bilmeye gerek vardır. Bu ihtiyaçlar bilindikten sonra, hedefler ona göre belirlenecek ve bireyler o ihtiyaçları giderecek biçimde yetiştirilecektir (Ertürk, 1977). Birey bir toplum içinde doğup yaşayacağı, insanlarla ilişkiler kuracağı, bir meslek sahibi olup bir grubun içinde çalışacağı, iş başarma zorunda olacağı ve sosyal zorunluluklarla karşı karşıya kalacağı için, okulda bireyin bunları yapabilecek, başarabilecek temelleri alması gerekir. Bu da programın buna göre düzenlenmesi ile olası görülmektedir. Bunun için eğitim programlarında temel becerilerin kazandırılması esas olmalıdır.

61

62 “Tümevarım” yaklaşımı benimsenerek geliştirilen ilk modeldir. Sekiz aşamada program geliştirme modeli sunulmuştur: ABD: TABA MODELİ Hilda TABA (1902 – 1967)

63 ABD: TABA MODELİ

64 Tyler modeli rasyonel bir model olarak bilinir ve tümevarım yöntemini benimser. Hedefe dayalı model olarak da adlandırılır. ABD: TYLER MODELİ

65

66  Taba ve Tyler modellerinin ortak yönleri ele alınarak geliştirilen rasyonel bir planlamadır.  1950’ li yıllardan günümüze kadar program geliştirme alanında yaygın olarak benimsenen bir modeldir. ABD: TABA-TYLER Modeli

67 ABD: TABA-TYLER MODELİ

68

69

70


"PROGRAM GEL İ ŞT İ RMEN İ N KURAMSAL TEMELLER İ Haz: Esat BU Ğ DAY Vedat COŞKUN." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları