Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ Gülay Oğuz Saime Çağlı Aralık 2012.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ Gülay Oğuz Saime Çağlı Aralık 2012."— Sunum transkripti:

1 ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ Gülay Oğuz Saime Çağlı Aralık 2012

2 “Öğretmenim sersemin teki olduğumu söylüyor, babam da aptal olduğumu düşünüyordu. Bense artık budalanın teki olduğuma karar vermiştim.” Thomas Edison

3 “Öğretmenlerim aklımın yavaş çalıştığını, asosyal olduğumu ve ölene kadar aptal rüyalarımın peşinde sersemce savrulacağımı söylüyorlardı.” Albert Einstein

4  Haftanın günlerini öğrenebilecek mi?  Mars’ta yaşam üzerine konuşabiliyor ama iki ile ikiyi neden toplayamıyor?  Niye okulda iyi değil? d edeyi neden bebe diye okuyor?  d ve b harfleri arasındaki farkı göremiyor mu? Anlamını bildiği bu kelimeleri neden okuyamıyor?  Neden aklı kadar başaramıyor?  Dört farklı aritmetik probleminin hepsine birden neden aynı cevabı veriyor?  Çok iyi bir çocuk çok çalışıyor ama neden başaramıyor?  Her yıl aynı noktada, sanki sadece yaşı büyüyor...

5  Bu çocuklar ‘‘çini’’ yi ‘‘ için’’ okurlar; 41’i 14 yazarlar; p’yi d, d’yi b yazarlar ve bir kelimeyi oluşturan harflerin sırasını hatırlayamazlar.  Ödevlerini tahtadan defterlerine geçiremezler.  Kitaplarının yerini unuturlar.  Eşyalarını kaybederler.  İçinde bulundukları yılı, günü ve mevsimi ayırt edemezler.

6  Kahvaltıya öğle yemeği diyebilirler; dün bugün ve yarını karıştırabilirler.  Gördüklerini hatırlayamazlar yada zihinlerinde canlandıramazlar.  Bu çocuklar sınıfta öğrenemezler, bir cümle ya da fikrin ortasından başlayabilirler ya da bir cümlenin ortasında durabilirler.  Bazı durumlarda toplama çarpma yapabilirler; ama çıkartma yada bölme yapamazlar.  Kimi zamanda matematiği sadece zihinden yapabilirler, ama yazamazlar.  Kelimeleri yüksek sesle okurken harfleri ve heceleri atlayabilirler ya da ekleyebilirler.

7 Bazılarımızın zihin yapısı karmaşık politik hatta dini fikirleri rahat ve etkin bir şekilde hayalinde canlandırırken diğerleri sözcükler ve cümlelerle düşünme eğilimindedir.Bu yüzden hepimiz bir alanda bocalayıp diğer alanda mükemmel olan zihin yapıları ile yaşarız. Umarız ki zihin yapımızla hayattaki uğraşlarımız arasında eşleme gerçekleşsin.

8 Bir zihin donanımlı olmadığı bir şeyi öğrenmeye ya da yapmaya zorlandığında, az yada çok bir bedel öder.

9 Öğrenme Nasıl Gerçekleşir? Öğrenmenin en temel aracı nörogelişimsel işlevdir. Bazı çocuklar söyleyecek sözleri olmasına rağmen yazmada zorlanırlar, Çocuklar yazı yazarken, beyinleri, harflerin belirli yönlerine belirli kasları tayin eder; bazı kaslar dikey hareketleri idare etmek zorundayken, bazıları dairesel hareketleri yapar, bir kısmı yatay hareketleri üstlenirken, diğerleri yazı yazarken kalemin yere düşmesine engel olmak için onu sabit tutmaya çalışır.

10 Bazı çocuklar bu tür motor hareketleri gerçekleştirmek için acı veren zorluklara katlanırlar, Bir harfi yaparken belirli kasların doğru zamanda doğru biçimde görevlendirme yetersizliği nörogelişimsel işlev bozukluğunun tipik örneğidir.

11 Bazı çocuklarsa konuşurken doğru sözcükleri bulmada, okurken sesler ve semboller arasındaki doğru bağlantıları hatırlamada zorluk çekerler ve bu da nörogelişimsel işlev bozukluğudur.

12 Biz bu çocukları ; tembel, gerçekten denemiyor ya da öğrenemiyor diye etiketleriz. O kadar da zeki değil deriz.. Çocuk bir şekilde kötü olduğuna inanmaya başlar..

13 İnsan beyninde yaklaşık olarak 30 trilyon sinaps ya da sinir bağlantısı vardır.Bu kalabalık ağ bol miktarda güçlü bağlantıya, kopukluğa ya da yanlış bağlantıya yol açar. Ekibin bir ya da daha fazla üyesi görevini yapmayınca performans sarsılır.

14 Nörogelişimsel Sistemler Nörogelişimsel Sistem Sosyal Düşünme Yüksek Düşünme Motor Sistem Ardışık Düzenleme Dikkat Kontrol Bellek Sistemi Dil Sistemi Mekansal Düzenleme

15 Dikkat Kontrol Sistemi Dikkat: beynin idari bürosu, öğrenme ve davranışı kontrol edip izleyen zihinsel düzenleyicilerin merkezidir.Dikkat zihinsel enerjinin zihnimizde dağılışını kontrol eder, böylelikle başladığımız işi bitirir ve gün içinde tetikte kalırız. Dikkat;bir çocuğun matematik öğretmeninin açıkladığı soruyu dinleyebilmesi için,cep telefonuna gelmesini beklediği mesajı düşünmesine direnebilmesidir. Dikkat, dikkat çelicileri süzerek çocuğunuzun odaklanmasını sağlar.

16 Bellek Sistemi Okuldaki her ders değişen ölçüde bellek alıştırmasıdır.Her öğrencinin kendisine iyi hizmet veren bellek bölmeleri varken, diğer bellek bölmeleri çeşitli derecelerde düş kırıklığı yaratır.Yeterli zekaya sahip olduğu halde okulda başarısız olan sayısız öğrenci vardır.Bu çocuklar hatırladıklarından daha iyi anlarlar.

17 Dil Sistemi Dil konusunda başarılı olan çocuklar okul hayatlarında başarılıdırlar. Dil yeteneği; yeni sözcük dağarcığını hatırlama ve kullanmaya başlama yeteneği, konuşurken ve yazarken kendini ifade edebilme yeteneğini ve sözel açıklamaların ve talimatların görünüşte süpersonik akışına yetişebilmek için gereken kavrayış hızını gerektirir.

18 Mekansal Düzenleme Sistemi Mekansal düzenleme sistemi bizim bilgiyi bir bütün, görsel bir model ya da şekil halinde düzenlenmiş olarak yaratmamıza ya da bilgiyle o şekilde uğraşmamıza olanak verir tarzda tasarlanmıştır.Mekansal düzenleme yoluyla parçaların birbirine nasıl uyduğunu algılarız. ‘h’ harfi, sekizgen ya da arkadaşımızın yüzü gibi. Mekansal düzenleme gözlerimizle beynimiz arasındaki kapalı devrenin kullanımını gerektirir. Güçlü mekansal düzeni olan insanlar kayıp eşyalarını aramak için fazla zaman kaybetmezler; her şeyin nerede olduğunu bilirler.Mekansal düzen bizim resimlerle düşünmemizi sağlar.

19 Ardışık Düzenleme Sistemi Bu sistem, belirli bir sırayla kodlanmış olarak zihnimize giren ya da çıkan bilgi zincirleriyle baş etmemize yardımcı olur. Çocuklar gün boyu ardışık bilgilerin hücumuna uğrar.Bunlar bir matematik denklemini eşitlemekten, yeni bir arkadaşın telefon numarasındaki sayıların sırasına, bir çok tarihsel olayın kronolojik sırasına kadar uzanır.Öğretmenin talimatı sözel bir sıralamayla aktarılır.Fakat en zorlu sıralama zamandır. Ardışık düzenleme sistemi zamanı kullanmanın, zamanı anlamanın, zamanı tahmin etmenin, zaman ayırmanın ve zamanın geçtiğinin farkında oluşun temelini gerektirir.

20 Motor Sistem Motor sistemi beynin ve vücudun her yerinde bulunan çeşitli kaslar arasındaki sıkı bağlantı ağını yönetir.Çocuğun motor işlevleri onun sporda başarılı olup olmayacağını gösterir.Diğer nöromotor işlevler el yazısını, keman çalmayı ve makas kullanmayı olanaklı kılar.

21 Yüksek Düşünme Sistemi Bu sistem zirveyi, düşünce yeteneğimizin doruğunu temsil eder.T.S.Elliot’a ait bir şiirdeki sembolizmi çözemez ama matematik dersindeki sembollerle bir sıkıntısı yoktur.

22 Sosyal Düşünme Sistemi Akranları ile etkileşim bir çocuğun hayatta yaşadığı hoşnutluk ve aşağılanmanın büyük bölümünü oluşturur.En zeki çocuk bile utangaçsa,asosyalse sonunda hayal kırıklığına uğrar.

23 Öğrenme güçlüğü olan çocukları zihinsel yetersiz ve davranış bozukluğu olan çocuklardan ayırmak gerekir.

24 OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE NASIL ANLAŞILIYOR?  Karşılaştığı problemlere çözüm bulmada  Yaratıcı oyun kurmada  Gruplama,sınıflama,ayırt etme,örüntü kurmada  Geçmişte yaşadıklarını hatırlamada  El-göz koordinasyonu kurmada  Gün içinde yaptıklarını olay ve zaman sırasına göre anlatmada  Parça-bütün ilişkisi kurmada  Odasını,eşyasını düzenli tutmada  Hikaye dinlemede zorluk çekiyor

25 Erken belirtiler:  Geç konuşmak  Sözcük bulmada isimlendirmede güçlük  Telaffuz sorunları  Yaşıtlarıyla ilişkide zorluk  Geometrik cisimleri anlamada güçlük  Koordinasyon güçlük  Kazaya yatkınlık,sakarlık  Sayı,renk,harf öğrenmede güçlük,zaman ve mekan sorunları

26 ÖĞRENME BOZUKLUĞUNUN ÇEŞİTLERİ 1- DİSLEKSİ (okuma sorunları) a) DİSFONİK DİSLEKSİ – işitsel kavrama ve ayırd etme becerilerinde bozukluk vardır. Dil ve sözlü ifadelerde güçlük çekerler. b) DİSİDETİK DİSLEKSİ – zihinde canlandırma yetenekleri bozuktur. Harflerin sıralanışını karıştırır, ters çevirir, günleri ayları sırayla söyleyemez.

27 2- DİSGRAFİ (yazma sorunları) P,D,B,G,H,Y,S,Z,U gibi harfleri yazarken karıştırır ve ters yazar. Bazı harfleri unutur bazılarını fazladan ekler. Ayna hali yazabilir (PİLAT=TALİP) 3- DİSKALKULİ (matematik sorunları) sayıları bozuk yazar sıklıkla yer değiştirir, işlemleri bozuk sırada yapar, geometrik ilişkileri kavramada zorlanır, aritmetik sembolleri tanımada zorlanır.

28 OKUMA BECERİSİ  Okuma hız ve nitelik açısından yaşıtlarından geridir.  Harf-ses uyumu gelişmemiştir (Bazı harflerin seslerini öğrenemez, harfin şekli ile sesini birleştiremez).  Kelimeleri hecelerken ya da harflerine ayırırken zorlanır.  Sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanır (Başkasının okuduklarını daha iyi anlar)

29 YAZMA BECERİSİ  Yaşıtlarına oranla el yazısı okunaksız ve çirkindir.  Sınıf düzeyine göre yazı yazması yavaştır.  Tahtadaki yazıyı defterine çekerken ya da öğretmenin okuduğunu defterine yazarken zorlanır.  Yazarken bazı harf ve sayıları, kelimeleri ters yazar, karıştırır(b-d, m-n, ı-i, 2-5, d-t, ğ-g, g-y ve-ev vb).

30 ARİTMETİK BECERİSİ  Sayı kavramını anlamakta güçlük çeker (beş mi bir mi büyüktür, hangisi az gibi), karıştırır (6-9, 4-7, 2-5, gibi),  Bazı aritmetik sembolleri öğrenmekte zorlanır, karıştırır (+ yerine x gibi ),  İşleme sağdan değil soldan başlar, eldeleri unutur ya da doğrudan sonuca yazar,  Geometrik şekilleri çizmekte ve isimlendirmekte zorlanır,  Kesir ve grafikleri kavrayamaz,  Saati öğrenmekte zorlanır,  Çarpım tablosunu öğrenmekte zorlanır, kendi stratejisi vardır.

31 Yöntem geliştirirler  7x9=? 7x10=70-7=63  5x4=? =20  6x7=? 6x6=36+6=42

32 Sıraya koyma becerisi ile ilgili güçlükler  Haftanın günlerinin, ayların, mevsimlerin, sayıların, alfabenin harflerinin sırasını karıştırır,  Belirli bir sıra içinde yapılması ya da bilinmesi gereken şeylerin sırasını karıştırır,  Dinlediği, okuduğu bir öyküyü anlatması istendiğinde öykünün başını sonunu karıştırır,  Sözlü ya da yazılı olarak düşüncelerini sırayla ifade etmekte güçlük çeker,  Sıralı çizimlerde ardışıklığı sürdüremezler.

33 Organize olma becerileri  Odası, çantası, eşyaları ve giysileri dağınıktır.  Defter ve kitaplarını kötü kullanır, kaybeder.

34 Bellek Bozuklukları Öğrenme bozukluğunda daha çok kısa süreli bellek bozukları görülür. Kısa süreli işitsel – görsel bellek bozuklukları genellikle birlikte ortaya çıkar. (evde çok çalıştığı halde okulda unutmak, çarpım tablosunu öğrenememek)

35 Sözel olmayan öğrenme güçlüğü  Sözel bellekleri güçlüdür.  Deneyimlerini, öğrendiklerini sözel bilgi olarak depolarlar.  Kendi kendine konuşma  Çok konuşma  Bıktırıcı, sürekli sorular sorma  Dış ortamın çeşitliliği ve değişkenliğinden olumsuz etkilenirler  Değişikliklere ve yeni durumlara uyum yapamazlar.

36 Sosyal-Duygusal Sorunlar Yaşıtlarına göre daha çocuksudurlar, düşünmeden, aklına eseni yaparlar, eleştirildiğinde aşırı tepki gösterir, öfkelenir ya da dikkate almaz, sosyal çevrenin sözel olmayan ipuçlarını anlamakta zorlanır, jest ve mimikleri doğru yorumlayamaz, arkadaş ilişkilerinde zorluklar yaşar, hayal kurar, dalgındır, değişikliklere zor uyum sağlar, duygulanımları sık değişir, kendisine güveni azdır, öğrenmeyle ilgili çok sayıda travmatik yaşantıları vardır. Enuresis, enkopresis, karın ağrısı, okul reddi, okuldan kaçma gibi sekonder davranış bozuklukları görülür.

37 Çalışma Alışkanlığı Ödevlerini alamaz ya da eksik alır, ev ödevlerini yaparken yavaş ve verimsizdir, ders çalışırken sık sık ara verir, çabuk sıkılır, ders çalışmayı (okuma- yazma faaliyetlerini) sevmez, ödevlerini yaparken birilerinin yardımına gereksinim duyar, güçlükleri ürettiği işin kalitesini etkiler. Başarılı olamadığı zaman da hevesi çabuk kırılır ve kolay vazgeçer. Öğrenme bozukluğu olan çocuk ve gençler bu özelliklerin tümünü taşımayabilirler. Her biri farklı sayıda, farklı yoğunlukta bu belirtileri gösterirler.

38 Çıktı Bozuklukları Dil alanında: Kendiliğinden konuşmaya başlamada veya soru yöneltildiğinde uygun cevap verebilmede güçlük. Motor alanda bozukluk: Kas koordinasyonunda, ince – motor becerilerde zorluklar.

39 Top yakalama, ip atlama gibi hareket ve oyunlarda yaşıtlarına oranla başarısızdır (kaba motor beceriksizlik). Sakardır, düşer, yaralanır, istemeden bir şeyler kırar (uzaklık-derinlik algısı). Çatal-kaşık kullanmakta, ayakkabı-kravat bağlamakta zorlanır ya da bu becerileri öğrenmekte zorlanmıştır. İnce motor becerilere dayalı işlerde (kalemle yazma vs.)

40 genel olarak;  Problemi fark etme veya tanımlama  Bir plan yapma ve yürütme  Bireyin kendisini ve davranışlarını organize etmesi  Hareketleri durdurma ve duyguları kontrol edebilme  Çeldiricilere direnebilme ve dikkati kontrol edebilme  Düşünce ve davranışların takibi ve değerlendirilmesi  Kendine yönelik konuşmanın içselleştirilmesi  Motivasyon ve uyanıklık  Yeniden yapılandırma ve öğrenilmiş davranışları parçalara ayırmada sorun yaşarlar.

41 Disleksili çocukların çoğunda bu sorunların birkaçı olabilir, ancak bunlardan yalnızca bir tanesinin var olması bile çocuğun özel eğitim gereksinimi duymasına yeterlidir. Disleksi, yaş ilerledikçe geçmez bu bozukluk yetişkinlikte de sürüyor. Disleksililerin çoğu yetişkinliklerine kadar okumayı öğrenmiş oluyorlar, ancak yavaş okuyorlar, bozuk yazıyorlar ya da hesap makinesiz hesap yapamıyorlar.

42 Disleksiyle ilgili yanlış kanıların en önemlilerinden biri de, bu bozukluğun zekâ düzeyi yüksek olanlarda görülemeyeceğidir. Oysa, disleksililer zekâ düzeyleri düşük olmadığı gibi, özel yetenekli de olabiliyorlar.

43 Buna en önemli kanıt, disleksili olduğu bilinen Einstein, Leonardo da Vinci, Rodin, Churcill ve Cher gibi bilim adamları ve sanatçılardır.

44 Genetik Geçiş Öğrenme bozukluğunda genetik çalışmaların büyük bir bölümü okuma bozukluğu olan çocuklar ve aileleri ile yapılmıştır. Disleksi konusundaki ilk yayınlar da dahil olmak üzere, ailesel geçişin önemi hep vurgulanmaktadır. Aile çalışmalarında dislektik bir anne ya da babanın olmasının çocukta okuma bozukluğu için önemli bir risk etmeni olduğu belirlenmiştir.

45 Vogler ve arkadaşları, dislektik olan çocukların ailelerinde okuma bozukluğu öyküsünü sorgulamış, erkek çocukların % 35-45’inde, kız çocukların da %20’sinde pozitif aile öyküsü olduğunu bildirmişlerdir. Benzer bir çalışmada dislektik anne babaların çocuklarında okuma bozukluğu riskinin erkek çocuklarda % 30-40, kız çocuklarda %17-18 olduğunu bildirmişlerdir. Bu oranlar normal popülasyonda var olan riskten 5-12 kat daha fazladır.

46 NEDENLERİ  Doğum öncesi; yetersiz beslenme, annenin geçirdiği enfeksiyonlar, ilaç kullanma, vitamin eksikliği, alerjiler...  Doğum sırasında; uzun ve zor doğum, plasenta ve göbek kordonu anormallikleri, doğum aletlerinin verdiği zararlar, beyin hasarı...  Doğum sonrasında; doğumdan sonra nefes alana kadar geçen sürenin uzunluğu, erken yaşta ateşli hastalık, başa hızlı darbe, tümör...  Kalıtsal bozukluklar; ailelerde öğrenme bozukluğu olan başka kişilerinde olması, kan uyuşmazlığı...

47 NEDENLERİ  Beyin Yapı ve İşlevleri  Yapısal olarak en fazla incelenen ve farklılığı konusunda en fazla fikir birliği olan bölge temporal lob ve bu lobun bir parçası olan planum temporale alanıdır.  Temporal lobun üst kısmında ve yüzeyinde, bulunan planum temporale bölgesi işitsel assosiasyon alanıdır  Planum Temporale İşitsel uyarımların kavranmasından sorumludur.  Burada işitsel fonemlerin, görsel grafemler olarak haritalandığı düşünülmektedir.  Planum temporale asimetrisi insan beynindeki en belirgin asimetridir.  Ortalama olarak sol planum temporale sağdakinden 1/3 oranında daha büyüktür.

48  (MRI) çalışmalarında dislektik çocuklarda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde sağda daha geniş planum temporale yani planum temporale simetrisi ya da ters asimetri olduğu gösterilmiştir. Okuma bozukluğunda fonolojik farkındalık sorunu olduğunu ileri süren kuram bugüne kadar üzerinde en fazla çalışılmış olan ve en fazla kabul gören kuramdır.  Farklı yaş grupları, farklı görevler hatta farklı dillerde yapılan işlevsel görüntüleme çalışmalarının tümünde fonolojik işlevler sırasında sol temporo parietal bölgede beklenen aktivasyonun olmaması ortak bir bulgudur ve fonolojik kuramı desteklemektedir.

49 Dislektik çocuklar işitsel ya da görsel uyaranları normal kişilere duyusal olarak daha yavaş işlemektedirler. Yapılan bir çalışmada; Sol prefrontal kortekste düşük aktivasyon gösteren üç disleksi olgusu, hızlı işitsel uyaranları işleme becerisine yönelik eğitime alınmışlar ve eğitimin sonunda çekilen fMRI görüntülerinde aktivasyonun arttığı gösterilmiştir Bu çalışma aynı zamanda uygulanan eğitimlerin beyin işlevlerinde değişime neden olabildiğini gösteren önemli bir çalışmadır.

50 Öğrenme bozukluğu kolaylıkla atlanılabilecek bir sorundur ancak görünen sorunlar çok farklı olabilir:  Okul başarısızlığı  Okul korkusu  Devamsızlık  Bedensel yakınmalar  Sosyal fobi  İlişki-iletişim bozukluğu  Konuşma bozuklukları  Depresyon  Tikler….

51 Psikiyatrik Bozukluklar Öğrenme bozukluğu sıklıkla diğer psikiyatrik bozukluklarla birlikte görülmektedir.  Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu  Depresyon ve Anksiyete Bozuklukları  Davranım bozukluğu  Travma sonrası stres bozukluğu

52 Ayırıcı Tanı  Fiziksel Hastalıklar  Çeşitli medikal durumlar  Anemi, hipotiroidi, amino asit metabolizma bozuklukları,  Çinko eksikliği, kurşun entoksikasyonu,  Astım, diyabet, kanser gibi kronik hastalıklarda gerek hastalığa gerekse kullanılan ilaçlara bağlı öğrenme sorunları görüldüğü ortaya konmuştur.

53 Ayırıcı Tanı  Asperger bozukluğunda yargılamada ciddi sorun yaşarlar, özellikle insan ilişkilerinde sorun ortaya çıkar.  Genel bilgi normalin üzerinde olabilir ama bilgiyi kullanma ile ilgili sorun vardır.  Mizahı anlayamazlar.

54  Nörolojik Bozukluklar  Bazı epilepsi türlerinde  Turner sendromu,  F rajil X,  F enil ketonüride öğrenme sorunları görülür.  Ayırıcı Tanı (Zeka geriliği-ÖÖG)  Zeka geriliği ile ÖÖG’nün en önemli farkı ZG’de tüm işlevlerde normalin altında performans görülürken,  ÖÖG’de bazı işlevlerde normalin altında performans vardır.

55 ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN DEĞERLENDİRİLMESİ PSİKO-PEDAGOJİK DEĞERLENDİRMENİN İKİ HEDEFİ OLMALI ; 1. Güçlükleri hangi alanlardadır ? (visuel / işitsel algı, motor koordinasyon, sıralama, organizasyon, hafıza) 2. Güçlü olduğu alanlar nelerdir? Tek başına hiçbir yöntem yeterli veri sağlamaz.

56 Testler  Harris Lateralleşme Testi  Bender-Gestalt Görsel Motor Algı Testi  Görsel-İşitsel Sayı Dizileri Testi GİSD-A  WİSCR

57 TEDAVİ Öğrenme güçlüğünün tedavisi eğitimdir; bu eğitim okulda verilenden farklıdır çocuk normal bir okulda eğitime devam ederken yanı sıra bireysel ya da grup halinde özel bir eğitime alınır. Eğitim bu alanda uzmanlaşmış kişiler tarafından verilmelidir, Öğrenme güçlüğünü ortadan kaldıracak ilaç tedavisi bulunmamaktadır.Dikkati artıracak ilaçlar kullanılabilir.

58 AKADEMİK DESTEK:  Okuduğu metni anlatmak  Metinle ilgili yorum yapmalarını sağlamak  Metnin anafikrini bulmalarını sağlamak öğretilmeli  Matematik işleminin nasıl yapılacağı örnekle göstermek yerine sözlü olarak anlatmak gerekir  Algılama ve kavrama yeteneklerini geliştirmek için parça bütün arasındaki ilişkiyi anlatmak,nesneleri sınıflandırmayı ve kategorize etmeyi,benzerlik ve farklılıklar vs anlatılmalıdır

59 Terapide Kullanılan Teknikler  Bilişsel-davranışçı terapi,  Metakognitif yaklaşım  Aile terapisi,  Bilişsel rehabilitasyon,  Özel eğitim,  Algısal-motor eğitim,  Problem çözme,  Duygusal eğitim  EMDR

60 ÖG ÇEKEN ÇOCUKLARIN ÖĞRETMENLERİNE ÖNERİLER Harfleri ters yazıyorsa: Harflerin yazılı olduğu kartlar hazırlayın.Yazarken kartlara bakarak doğru yazmasını ve hatalarını düzeltmesini sağlayın, yazma alıştırmaları yapın.

61 Doğru hecelemekte, yazmakta zorlanıyorsa Cümleleri,kelimeleri gruplara ayırın.Her gün belli bir grubu yazmasını ve kurmasını sağlayıp çalıştırın.Bakmadan yazdırın, hatalarını düzeltip tekrar yazdırın ve okutun.

62 Matematik problemlerinde zorlanıyorsa Matematik seviyesini tespit edin.Eski bilgilerini tekrarlatın, çok kısa basamaklar hâlinde yavaş yavaş ilerleyin.Çalışırken birden fazla duyuya hitap edin (görsel,işitsel, olay yaşayarak, dokunarak)

63 Okumayı öğrenmede güçlük çekiyorsa  Okuma seviyesini tespit edin. Tümden gelim yöntemini kullanın.  Sık sık tekrarlama yapın.  Sabırlı ve olumlu tutum içinde olun.  Güdüleyici ve teşvik edici olun.  Çocuğun kendisini rahat ve güvencede hissettiğinden emin olun.  Dikkati çabuk dağıldığından çalışmaları kısa tutun.

64  Bir basamağı öğrendiğinden emin olmadan diğer basamağa geçmeyin, yavaş ilerleyin, öğrendiklerini karıştırmasına engel olun.  Başardıkça teşvik edin, onaylayın.  Dikkati yoğunlaştırıcı etkinlikler yaptırın(oyunlar, boncuk dizme, nesneleri gruplama, ayırma, düzeltme vb.)  Hatırlamayı ve tekrarlamayı gerektirecek hafıza oyunları oynatın.

65  Çocuğun bireysel özelliklerini, kapasitelerini, sınırlılıklarını bilin.  Kullandığınız komutların basit, kısa ve net olmasına dikkat edin.  Hafızaları zayıf olduğundan öğrendiklerinin bellekte kalıcı olmasını sağlamak amacıyla birden fazla duyuya hitap edin(görsel, işitsel, drama vb.)

66  Güven verici ve teşvik edici olun.  Tedirginlik ve güvensizlik öğrenmeyi her durumda ve yerde olumsuz etkiler.  Kendisinin başarabileceğine inandırın.

67  Kendisini olumlu değerlendirmesini ve iyi hissetmesini sağlayın.  Sosyal aktivitelere katılmasını sağlayın, iş yapma becerisi kazandırın.  Gruplama, ayırt etme vb. ödevler verin.  Görsel algı becerilerinin gelişimine yönelik etkinlikler yapın.  İçinde bulunduğu gelişim döneminin özelliklerini iyi bilin.  Olumsuz etiketlemelerden kaçının(yaramaz, tembel, dikkatsiz vb.).

68  Tahtaya yazılanlar büyük ve düzgün olmalı, çocuğa defterine geçirebilmesi için fazladan zaman tanınmalıdır. (Anlatılanları not almakta zorlandıkları zaman teyp kullanmalarına kolaylık sağlanabilir.)  Çalışma sırasında uygun noktalarda mola vermek, verilen bilginin alınıp alınmadığını sınamak gerekir.  Ödevler sıkıcı ve monoton olmaktan çıkarılıp canlı ve ilgi çekici bir görevle birleştirilmelidir.  Çok fazla ödev verilmeden, yapabileceği olabileceği ödevler ile başarı duygusunu yaşamasını sağlamak, başarısızlık deneyimlerini azaltacak önlemler almak yararlı olur.  Verilen ödevin alındığından emin olmak ve dönüşte kontrolünü yapmak gerekir.  Yazılı yerine sözlü sınav yapılabilir.

69  Değişik eğitim metotlarından yararlanılmalı  Ders sırasında not tutmakla uğraşmaktansa kendini ders dinlemeye verebilmen açısından vereceği dersin veya sunumun sana önceden (basılı olarak veya çevirimiçi) bir özetini vermelebilir  O derste neyi işleyeceğinizi anlamanız açısından yeni bir konuya geçerken sana ve sınıfa ‘büyük resim’ gösterilmeli ;

70  Dersi bölümlere ayırıp aralarda ‘hazmetme’ ve soru sorabilme süresi tanımalı;  Anlamayı geliştirme ve öğrenme becerileri kazanabilmen için sana bol bol geribildirim vermeli;  Eylem planı hazırlamana ve öncelik sırası verme becerileri konusunda sana yol göstermeli;  Sırf metin değil, zihin haritalama ve basit şemalar kullanmalı;  Yazıcıdan okunabilir döküm almalı.

71 Dislektik Bireylere Verilen Haklar Avrupa, ABD ve bazı ülkelerde Dislektik öğrencilere verilen bazı haklar şu şekilde;  Sınavlarda fazla süre verilmesi,  Yabancı dil dersinin notlarının büyük kısmının sözlü sınavlardan verilmesi,  Kelimelerin doğru yazılışlarının bir sözlükten kontrol edilmesine izin verilmesi,  İmla hatalarına veya çirkin yazıya not kırılmaması,  Ödevlerin hazırlanmasında bilgisayar kullanımına izin verilmesi,  Sınıf önünde sesli okuma zorunluluğundan muafiyet gibi birçok haklar verilmekte.

72 Öğrenme güçlüğünün tedavisi eğitimdir; bu eğitim okulda verilenden farklıdır çocuk normal bir okulda eğitime devam ederken yanı sıra bireysel ya da grup halinde özel bir eğitime alınır.

73 “Her şey ben ilkokula yazıldıktan sonra başladı. Bir akşam evde ders çalışırken annemin bana tuhaf baktığını fark ettim. Yazdıklarımı dikkatle inceledikten sonra mırıldandı. Az sonra elinde düz beyaz bir kağıtla çıkageldi. “Bir ağaç çiz” dedi, bana.

74 Çizdim. Önce köklerini, sonra aşağıdan yukarıya doğru gövdesini ve daha sonra dallarını ve yapraklarını... Ben çizerken annem “Allah Allah” diye söyleniyordu. Sonra kendisi bir tane çizdi. Önce kalın bir gövde, sonra dallar ve yapraklar, en son kökler... Ne fark eder ki?

75 Sonra yazı yazdırdı. Yazdım. Hemen yanına kendisi yazdı. Baktım b’leri, d’leri, n’leri benimkilere benzemiyor. Onunkiler ters. Sabah ayakkabılarımı bağlarken (ben hala bağlayamıyordum)

76 “Niye zorlanıyorsun?” diye sordu annem. “Çünkü tahta da yazılanlar da senin gibi...” dedim. “Ters aynı...” Öyleydi gerçekten de, benim “ev” diye yazdığımı sınıftakiler “ve” diye okuyorlardı. n’leri, p’leri, k’ları ters yazıyorlardı. Herkesin sağ bildiği benim solumdu.Tahtadakileri defterime geçirirken düzeltmeye çalışıyordum. O yüzden gecikiyordum.

77 O gün öğleden sonra annem okula geldi. Öğretmenle bir şeyler konuştu. Ertesi günde kapısında “Davranış Bilimleri Enstitüsü” yazan bir yere götürdü. “Bak bu abla doktor. Seninle biraz konuşacak” dedi. Güler yüzlü bir abla adını söyleyip tokalaşmak için elini uzattı. Uzattığı eli tersti. Tokalaşamadık. Sonra o da bir şeyler yazıp çizmemi istedi. Bunun çocuklarda çok sık rastlanan bir sorun olduğunu söyledi. O sözcüğü ilk kez orada duydum.... DİSLEKSİ....

78 Doktor abla bunun bir hastalık değil, bazı çocuklar da rastlanan türden bir bozukluk olduğunu anlattı uzun uzun. Disleksilerin bazı harfleri ve sayıları ters yazdıklarını, ancak bunun bir zekâ eksikliğinden kaynaklanmadığını, hatta tersine, disleksili çocukların çoğunda üstün zekâ saptandığını söyledi.

79 Edison’un, John Lennon’ın, Michelangelo’nun, Steven Spielberg’in, Prens Charles’ın, J.F. Kennedy’nin disleksili olduklarından söz etti. Yine bir disleksili olan Einstein’ın okumayı 9 yaşında söktüğünü ve normal okulda başarılı olamayınca da babası tarafından askeri okula yazdırıldığını anlattı.

80 “ Bu saydığım isimlerin hepsi birer dahi idi. Bize göre ters yazmalarına itiraz edilmediği, tersine hoşgörü ile bakıldığı için dehalarını kanıtlayabildiler.” dedi. Çıktığımızda hastalığımı sevmeye başlamıştım. Yanılmamıştım işte. Ben değildim ters yazan onlardı.... farklılığımdan utanmamaya başladım.

81 Ertesi gün okula cebimde bir ayna ile gittim. Ayna benim tercümanım olmuştu adeta. Yazdıklarımı onların diline çeviriyordu.Onların yazdıklarını da benim için düzeltiyordu.

82 Ancak o gün resim dersinde koptu kıyamet. Öğretmen hepimizden bayrak çizmemizi istemişti. Bir ay yıldız çizip, boyayacak ve sıramızın üzerine asacaktık.Önce yıldızı çizip, yanına bir hilal kondurdum. Sonra öğretmen tepemde bitti. “Bu hilal ters” dedi.

83 “Hayır, düz “ dedim. Kağıdı önümden çekip, sınıfa gösterdi. “Sizce bu hilal ters mi, düz mü?” diye sordu. Çocuklar hep bir ağızdan “ ters, ters” diye bağırmaya başladılar.Öğretmen tahtaya kalkıp doğrusunu çizmemi istedi.Kalktım, çizdim. Sınıf katıla katıla gülüyordu. Öğretmen “bak yine ters yazıyor” diye bağırdı.

84 “Sen benimle alay mı ediyorsun? Bu ülkenin bayrağını ters çizemezsin herkes gibi çizeceksin” diye gürledi. Korkarak cebimden aynamı çıkardım. Tahtaya doğru tutup bakmalarını istedim. Aynaya yansıyan görüntü tam onların çizdiği gibiydi. Tersti. Aldırmadılar...

85 Hem alay ediyor, hem öfkeyle “Düz çiz... düz çiz” diyordu. Öğretmen, elimi avuçlarının içine aldı ve zorla bana ters bir hilal çizdirdi. Sınıfa döndü “Şimdi düz mü?” diye sordu.Herkes hep bir ağızdan düz dedi.”Haydi şimdi yerine” dedi öğretmen.

86 İşte ben de terstim artık. Sırama doğru yürürken ensemde öğretmenin sinirli ses dalgalarını hissettim. “ Sözümü dinlerseniz, yarın hepiniz birer Leonardo olabilirsiniz” diyordu. Güldüm. Oturduğumda ay, tahtadan ters ters bana bakıyordu.

87


"ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ Gülay Oğuz Saime Çağlı Aralık 2012." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları