Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ JEODEZİ VE FOTOGRAMETRİ BÖLÜMÜ KAMU ÖLÇMELERİ DERSİ DÖNEM İÇİ ÖDEVİ ARAZİ TOPLULAŞTIRMA SULAMA YOL.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SELÇUK ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ JEODEZİ VE FOTOGRAMETRİ BÖLÜMÜ KAMU ÖLÇMELERİ DERSİ DÖNEM İÇİ ÖDEVİ ARAZİ TOPLULAŞTIRMA SULAMA YOL."— Sunum transkripti:

1 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ JEODEZİ VE FOTOGRAMETRİ BÖLÜMÜ KAMU ÖLÇMELERİ DERSİ DÖNEM İÇİ ÖDEVİ ARAZİ TOPLULAŞTIRMA SULAMA YOL AĞI İLİŞKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI TAHSİN ÖZCAN

2 1.GİRİŞ 2.ARAZİ TOPLULAŞTIRILMASI NEDİR 3. TÜRKİYE’DE TOPRAK KAYNAKLARINDA GENEL DURUM 4. TÜRKİYE’DE SU KAYNAKLARINDA GENEL DURUM 5.ARAZİ TOPLULAŞTIRMADA SU VE YOL AĞININ İLİŞKİLENDİRİLMESİ 6.SONUÇ

3 Milli ekonominin temeli ziraattir. Bunun içindir ki, ziraatte kalkınmaya büyük önem vermekteyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar, bu maksada erişmeyi kolaylaştıracaktır. Fakat, bu hayatî işi, isabetle amacına ulaştırabilmek için, ilk önce ciddî etütlere dayalı bir ziraat siyaseti tesbit etmek ve onun için de, her köylünün ve bütün vatandaşların kolayca kavrayabileceği ve severek tatbik edebileceği bir ziraat rejimi kurmak lâzımdır. Bu siyaset ve rejimde, önemle yer alabilecek noktalar başlıca şunlar olabilir: Bir defa, memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır. Bundan daha önemli olanı ise, bir çiftçi ailesini geçindirebilen toprağın, hiçbir sebep ve suretle, bölünmez bir mahiyet alması. Büyük çiftçi ve çiftlik sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği, arazinin bulunduğu memleket bölgelerinin nüfus kesafetine ve toprak verim derecesine göre sınırlandırmak lâzımdır. 1 Kasım 1937 M. Kemal ATATÜRK

4 1.GİRİŞ Ülkemizde tarım arazileri çeşitli nedenlerle küçülmüş, parçalara bölünmüş, verimliliği, karlılığı olması gerekenden çok aşağılarda kalmıştır. İşletme büyüklüklerinin istenen değerlerin altına düşmesi, ekonomik tarım yapılmasını imkânsız hale getirmektedir. Bunu önlemenin yolu: öncelikle tarım arazilerindeki daha fazla parçalanmayı ve bozulmayı önleyici; yasal, hukuksal düzenlemeler yapmak; sonrasında da bugüne kadar oluşmuş küçülmelerin, parçalanmaların, düzensizliklerin (şekil bozuklukları gibi) iyileştirilmesidir. Bunu yapmanın yolu, arazi toplulaştırması dediğimiz çalışmanın yapılmasıdır.

5 Arazi toplulaştırması, tarımsal arazileri niteliklerine göre sınıflandırarak, bir kişiye ait, farklı alanlardaki küçük arazi grupları yerine, o arazinin toplamını karşılayacak kadar, en az miktarda parça arazinin (mümkün olursa tek bir parçanın), o kişiye verilmesidir. Böylece iş gücünden, akaryakıttan, tarla sınırlarındaki kayıplardan kar edilmiş olur; ayrıca toprağın işlenebilme süresi ve kalitesi artar. Yapılacak diğer iyileştirme (drenaj, katkı v.b.), sulama, gübreleme ve ilaçlama gibi yatırımlar daha ucuza mal edilebilir. Arazi toplulaştırılması ile küçük arazileri birbirinden ayıran, kullanılmayan arazi şeritleri azaltılarak, bunlarında tarımda kullanılması sağlanmış olur. Arazi toplulaştırması yapmak kolay değildir. Arazi toplulaştırmasını gerçekleştirebilmek bir dizi teknik, sosyal ve ekonomik çalışmaların yapılmasını gerekmektedir.

6 Türkiye tarım sektörünün diğer devletlerle rekabet edebilir bir duruma gelebilmesi, kırsal alanda yapılan yatırımlardan beklenen faydanın sağlanması ve tarımsal yeniliklerin parsellerin içerisine kadar götürülebilmesi için herşeyden önce tarımsal bünye bozukluğunun düzeltilmesi gerekmektedir. Öte yandan tarımsal kalkınma için Avrupa Topluluğu ülkelerinde ve ülkemizde önemli tarım politikası, tarımsal yapının entegre olarak iyileştirilmesidir. Bunlar arasında " arazi toplulaştırması " önemli bir yer almaktadır.

7 2.ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI NEDİR Arazi toplulaştırması, İngilizce: land consolidation Almanca: flurbereinigung veya landliche Neuordnung Hollandaca:ruilverkaveling Fransızca: remembcement İsveçce: fastighetsieglenig/ omarrondering Fincede: vusjako olarak ifade edilir. Genel Tanımı; Arazi Toplulaştırması; tarımsal üretimin arttırılması amacıyla, küçük parseller halinde birden fazla parçaya bölünmüş, değişik yerlere dağılmış veya elverişsiz biçimde şekillenmiş arazilerin; modern tarım işletmeciliği esaslarına göre ve sulama hizmetlerinin getirilmesine en uygun bir şekilde birleştirilmesi, şekillendirilmesi ve düzenlenmesi işlemine denir.

8 Ülkemizde tarım arazileri çeşitli nedenlerle küçülmüş, parçalara bölünmüş, verimliliği, karlılığı olması gerekenden çok aşağılarda kalmıştır. İşletme büyüklüklerinin istenen değerlerin altına düşmesi, ekonomik tarım yapılmasını imkânsız hale getirmektedir.Bunu önlemenin yolu: öncelikle tarım arazilerindeki daha fazla parçalanmayı ve bozulmayı önleyici; yasal, hukuksal düzenlemeler yapmak; sonrasında da bugüne kadar oluşmuş küçülmelerin, parçalanmaların, düzensizliklerin (şekil bozuklukları gibi) iyileştirilmesidir. Bunu yapmanın yolu, arazi toplulaştırması dediğimiz çalışmanın yapılmasıdır. Arazi toplulaştırması, tarımsal arazileri niteliklerine göre sınıflandırarak, bir kişiye ait, farklı alanlardaki küçük arazi grupları yerine, o arazinin toplamını karşılayacak kadar, en az miktarda parça arazinin (mümkün olursa tek bir parçanın), o kişiye verilmesidir. Böylece iş gücünden, akaryakıttan, tarla sınırlarındaki kayıplardan kar edilmiş olur; ayrıca toprağın işlenebilme süresi ve kalitesi artar. Yapılacak diğer iyileştirme (drenaj, katkı v.b.), sulama, gübreleme ve ilaçlama gibi yatırımlar daha ucuza mal edilebilir. Arazi toplulaştırılması ile küçük arazileri birbirinden ayıran, kullanılmayan arazi şeritleri azaltılarak, bunlarında tarımda kullanılması sağlanmış olur. Arazi toplulaştırması yapmak kolay değildir. Arazi toplulaştırmasını gerçekleştirebilmek bir dizi teknik, sosyal ve ekonomik çalışmaların yapılmasını gerekmektedir.

9 3. TÜRKİYE’DE TOPRAK KAYNAKLARINDA GENEL DURUM Türkiye’nin gerçek alanı km, izdüşüm alanı ise km’dir. İzdüşüm alanı ile gerçek alanın arasındaki farklılık dağlık bir ülke olmasından kaynaklanmaktadır. Ülkemizin toplam alanının % 98,3’ü kara, % 1,3’ü su yüzeyinden oluşmaktadır. Ülke arazi varlığına dair ilgili kurumlarca, çeşitli zamanlarda, muhtelif amaçlarla elde edilen verilerde farklılıklar vardır. Ayrıca tapu ve kadastro çalışmalarının bitirilememesi sonucu ülke topraklarının mülkiyet durumu ve arazilerin vasıfları tam olarak bilinememektedir. Sahip olduğumuz en büyük doğal varlık olan topraklarımızın korunması, dengeli kullanılması ve geliştirilmesini amaçlayan girişimler; toprağın sahip olduğu değerlerin, gelişen bilim ve teknolojinin imkânlarını da kullanarak detaylı bir şekilde tanımlanması, özelliklerinin çok iyi belirlenmesi, haritalanması ve veri tabanı oluşturularak buna Dayalı plânlamaların yapılması ile mümkündür. Oysa, Türkiye’deki sorunlar toprak Varlığının tespiti aşamasında başlamaktadır. Toprak ve arazi potansiyeli tespit Çalışmalarının doğruluk derecesi, toprak etütlerinin tipi ile yeterlilik ve doğruluk derecesine bağlı iken,mevcut envanter sağlıksızdır ve güncelliğini yitirmiştir

10 Bazı yöre ve havzaların bir bölümünde yapılan ve yaygın olmayan detaylı toprak haritalarının dışında, ülke genelinde toplu değerlendirme yapabilmesi için sadece mülga TOPRAKSU tarafından yıllarında yapılan ve yılları arasında güncelleştirilen yoklama düzeyinde toprak etütleri mevcuttur. Topraksu Genel Müdürlüğü ve devamında KHGM tarafından yürütülen bu çalışmalar, halen ülke toprakları ve arazilerinin kullanımı sorunları hakkında başvurulacak yegâne kaynak niteliğini taşımakta olup, bu verilerin dünyada geçerli olan son sistemlere göre yenilenmesi gerekmektedir.

11 4.Türkiye’de Su Kaynaklarında Genel Durum Ülkemize yılda 501 milyar m³ yağış düşmekte, bunun % 37’sine karşılık gelen 186 milyar m³’ü akışa geçerek, 95 km³’ü ekonomik olarak kullanılabilir forma dönüşmektedir. Ülke yüzeyine yılda düşen ortalama mm yağışa karşılık Ülkemizin yenilenebilir su potansiyeli 234 km olup, bunun 41 km³’ü yer altı suları, 193 km³’ü ise akarsulardan meydana gelmektedir. Ülkemizde çeşitli amaçlara yönelik kullanımlarda teknik ve ekonomik anlamda tüketilebilir yerüstü ve yer altı suyu miktarı, yurt içindeki akarsulardan 95 km³, Komşu ülkelerden yurdumuza gelen akarsulardan 3 km³ olmak üzere yılda ortalama toplam 98 km³ yerüstü ve 12 milyar m³ yer altı suyu olmak üzere 7 toplam 110 milyar m³ olarak belirlenmiştir. DSİ’nin 2005 yılı verilerine göre, ülkemizin tüketilebilir yüzey ve yer altı suyu potansiyeli miktarı, 98 milyar m³ yerüstü ve 14 milyar m³ yer altı suyu olmak üzere toplam 112 milyar m³/yıl olarak belirtilmektedir. Bu miktarın bölgesel ve mevsimsel dağılımındaki dengesizlik önemli bir sorundur. Bu suyun % 35’i çeşitli amaçlara yönelik olarak kullanıma. sunulmuş, kalan % 65’i ise halen kullanılmamaktadır. Su zengini olmayan ülkemizde kişi başına düşen yenilenebilir su potansiyeli, 2000 yılında belirlenen nüfusumuz göz önüne alındığında yaklaşık m³’dür.

12 D ü nya ortalaması olan m ³’ü n yaklaşık yarısına karşılık gelen bu değer nedeniyle ü lkemiz, su fakiri olmamakla birlikte, su kısıtı bulunan ü lkeler arasında sayılmaktadır. Kişi başına d ü şen teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir yıllık su miktarı m ³ civarındadır ve ü lkemiz su azlığı yaşayan bir ü lke konumundadır. T Ü İK ’ in tahminlerine g ö re 2030 yılına kadar ü lkemiz n ü fusunun 100 milyona ulaşması durumunda, kişi başına kullanılabilir su miktarı m ³’ e d ü şecektir.

13 5. ARAZİ TOPLULAŞTIRMADA SU VE YOL AĞININ İLİŞKİLENDİRİLMESİ Arazi planlama çalışmalarının sonucunda Sulama ve Drenaj kanalları ile “Tarımsal Yol Ağı” oluşturulmaktadır.Toplulaştırma işlemleri sırasında toprağın derinlerine kadar inilerek kırılma işlemleri yapılmakta ve toprak gevşetilerek verim artışı sağlanmaktadır.Arazi toplulaştırma çalışmalarında planlanan, önemli olgulardan biriside, tarım arazileri içerisinde altyapısı tamamlanmış yolların yapılarak, ulaşımın ekonomik ve kolay hale getirilmesi işlemleridir. Yerleşme alanları ile tarımsal arazi arasında kat edilmesi gereken yol mesafesi azalmakta ve böylece çiftçilerin gidiş geliş için harcadığı zaman ve yakıttan tasarruf edilmektedir.

14 Böylelikle son derece pahalı olan baraj ve sulama yatırımlarından beklenen fayda arttırılmaktadır. Ancak bu artış yöreden yöreye değişeceğinden, Ekonomik olarak ölçmek son derece zor olduğu belirtilmektedir. Plansız kanal ve yol inşaatı gibi devlet yatırımlarında önemli sayılabilecek azalmalar olmaktadır. Toplulaştırma işlemleri sonrasında sulu tarım arazileri artmakta, parsel sayısı toplulaştırılarak azalmaktadır. Modern ve planlı sulama kanalları oluşturulmaktadır.

15 Kırsal alanda var olan ve yeni yapılacak yollar aynı zamanda var olan doğa k ü lt ü r ü n ü n bir par ç ası ve kırsal g ö r ü n ü m ü oluşturan ö ğelerden biri olmaktadır. Onun i ç in yolların ge ç kisi ve t ü r ü ç ok iyi planlanmalıdır bu sırada doğanın ö zel yapısının korunması, g ü vencelenmesi geliştirilmesiyle doğanın ç eşitliliği ve kırsal g ö r ü n ü m, su biriktirme ve erozyon ö nleme olanakları iyi kullanılmalıdır. Bir ulaşım ağının arazi toplulaştırması i ç inde planlanması en k üçü k birim olan parseli, en uygun işletme ve k ö y yolları aracılığı ile oto yollara kadar bağlama olanağını vermektedir.

16 YOLLAR Genel ulaşım ağı ve köyleri birbirine bağlayan yolların yanında, köy içinden ve çevresinden geçen trafik yolu, ana işletme yolu,toprak yol,geziye bisiklet yolları vardır. Köprüler, rüzgardan korunma duvarları tüneller ve kullanılmayan eski yolların kaldırılması da bu kapsamda ele alınırlar. Tolun geçki ve kaplama cinsi onun işlevine göre belirlenir.

17 İl Yolları Geniş yerleşim b ö lgelerini birbirine ve devlet yollarına bağlayan yollardır. Bu yollar yerleşim b ö lgeleri i ç inde yer almazlar. Bağlantı Yolları Köy yerleşim birimlerini birbirine ve devlet ulaşım ağına bağlayan bir veya iki şeritli, ağır araç trafiğine uygun kırsal trafik yollarıdır. Bu yolların yönünü yerleşim durumu belirler. Yolların konumunu belirlerken ülke koşulları ve yasal kurallarına göre hazırlanmış yönetmeliklerde belirtilen ölçüler göz önüne alınır. İşletme Yolları İşletme yolları tarımsal işletmelerin bulunduğu yollardır ve kaplama cinslerine göre kaplanmış yol ve toprak yol olarak belirlenirler. Bu yolların amacı işletme-işletme merkezi ve ürünleri işletme merkezi arasında hızlı ve güvenliği trafiği sağlamaktır. Bu yol ağının arazi toplulaştırması içinde ele alınması tarımsal alanın ulaşım bakımından en iyi bir biçimde planlanmasını sağlamaktır. Tarım işletmeciliğinin trafiği daha çok traktör ve araca eklenerek kendi kendine giden tarım makinelerinden oluşmakta ve bunlar her mevsimde yolu kullanmaktadır. İşletme merkezinden ya da işletmeden pazara olan ulaşımda bilindiği gibi bağlantı yolları kullanılır. İşletme merkezinden işletmeye olan trafik akıcı değil, yavaş ve kısa mesafelidir. Pek çok giriş ve çıkış yolları ile kesilir. İşletmelerin gelecekteki Kullanımı ve beklenen trafik yoğunluğu yol ağının sıklığını ve yapı türünü belirler.

18 Yol Planlamasında Temel İlkeler Yol ağı planlamasında hepsi bir arada ger ç ekleştirilemeyen koşullar ortaya ç ıkabilmektedir. Bu nedenle planlama kesin bir matematiksel çö z ü mle değil bazı durumlarda herhangi bir ö ğeye daha ç ok ağırlık vererek ve hangi çö z ü m ü n en iyi olduğu araştırılarak oluşturulur.

19 Yol ağı öngörülen uzunlukta bloklar oluşturacak biçimde ve hem bügün kü toprak kullanım yapısına ve işletme büyüklüğüne uygun hem de gelecekteki değişikliklerde de yararlanılabilir biçimde tasarımlanmalıdır. Buna göre en iyi planlanmış bir yol ağı;  Uzun eğimli olmalı,  Olabildiğince az toprağı kapsamalı,  Ana trafik ile bağlantılı olmalı,  Oluşturulan yol ağı ile akıcı işletmecilik yapılabilmeli ve  Tüm işletmelere ulaşılabilir olmalıdır. Tarımsal yolların temel hedefi işletmelerde ulaşımı sağlamak olduğundan yol uzunluğu toplamında işletme sayısının çokluğu da belirleyici olmaktadır ama genel olarak yol yoğunluğu ile ilgili olarak aşağıdaki değerler verilebilir(Karmann,H. 1994): Tarım işletmeciliğinde 6-7 km/100 ha (toplam) 2-4 km/100 ha (Sıkıştırılmış yol) 1-2 km/100 ha (kaplanmış yol) Orman işletmeciliğinde km/100 ha (düz alanda) 3-5 km/100 ha(dağlık bölgede)

20 Ö nceleri yol-su ağının sınırlarının işaretlenerek ö l çü lmesi, arazi toplulaştırma ç alışmalarında 1954 yılından sonra ö nemli yer tutmaya başlayan fotogrametrik y ö ntem ile yapıldı. Otomasyona uygun değerlendirme donatıları; ö l çü, hesap ve haritalama işlemlerini kolaylaştırıyordu.70 li yıllarda elektronik yersel donatıların girişi ile yol- su ağı ö l çü mlerinde fotogrametri etkinliğini yitirdi. Buna karşılık fotogrametrinin desteği ile, planlama hedeflerine uygun bir şekilde hava resmi değerlendirmelerinden sayısal arazi modelleri, eğim haritaları geliştirildi. Yol – su ağı planlamalarında eğim haritalarından; yol su ağının arazinin topografik yapısına uyumunun kontolu işlemlerinde yararlanılmaktadır. Ayrıca kesit alımları yol-su ağı hacim hesapları ve bağ toplulaştırmasında gerekli olmaktadır.

21 Ger ç ekleştirilecek yolların amaca uygun, ekonomik ve uzun verimli olacak şekilde planlanabilmesi i ç in var olan ulaşım ağı,trafik yoğunluğu, vb. gibi g ö z ö n ü nde bulundurulması gereken konular vardır Var olan ulaşım, Beklenen trafiğin türü ve yoğunluğu Bölgenin doğal yapısı -Arazinin konumu -Yükseklik elementleri -İklim -Toprak yapısı Toprak kullanım türü Kırsal görünümün korunması Ekonomi Türleri

22 YOL PLANLAMA ÖLÇÜTLERİ Yol geçkisi topografik yapıyla uyumlu olmalıdır. Dümdüz bir yol geçkisi planlanmamalı dönemeçler öngörülmelidir. Bloklar paralel bölünmeye olanak verecek biçimde oluşturulmalı. Var olan eski yollar korunmaya çalışılmalıdır. Tarım kültürüne göre blok uzunlukları m arasında değiştiği göz önüne alınarak yol ağı planlanmalıdır. Yollar düzeç eğrilerine göre planlanarak erozyon tehlikesi önlenmeye çalışılmalıdır. Trafik hızını kesmesi için yol geçkisi üzerinde eğim farklılıkları oluşturulmalıdır. Tarım ve tarım dışı trafiği birbirinden ayrılabilecek biçimde planlanmalıdır. Yoğun tarım yapılan ve trafiğe çıkışı fazla olan parsel kaplanmış yola bitişik yerleştirilmelidir. Ekolojik yapıya uygun yol yapıları seçilmelidir. Yol için ayrılan yerlerde oluşan kaçınılmaz doğa kayıpları yeni ağaçlandırma ve. Önlemler ile dengelenmelidir. Kullanılmayan yollar yeniden tarıma kazandırılmalıdır. Planlamada gelecekte olabilecek değişiklikler gözetilmelidir

23 YOL PLANLAMA ALTLIKLARI  Arazi gereksinen planlara ek olarak ayrıca, o Proje sınırının, o Toprak kullanım türünün, o Devlet trafiğinin, o İşletme yollarının, o Alt yapının, o Özel amaçlar için ayrılmış parsellerin ve o Yerleşme bölgesinin  Toprak iyileştirme planı Tarımsal amaçlara uygun toprak iyileştirme ve sulama önlemlerini gösterir plan.  Kırsal görünümün planlanması Kırsal görünümün planlanmasının proje bölgesini yeniden biçimlendirme aşamasında önemli bir işlevi vardır. 3 aşamadan oluşan bu planın ikinci aşaması yol ve sulama ağı planlamasına eşlik eder.

24 Otoyol Amaçlı Toplulaştırma Sonrası Görünüm

25 Toplulaştırma yapılarak uygulanan sulama projelerinde Sulama oranları ve sulama randımanları artırılmaktadır: - Sulama şebekelerinde, parseller çok küçük ve şekilleri düzensiz olduğundan dolayı sulama kanallarına doğrudan doğruya bağlanmamaktadır. -Tarlalar tesviyesiz olduğundan tarlanın her tarafına su akıtılamamaktadır. Sulanan parsellerde çukur kısımlarında su birikmekte, yüksek kısımlarına su çıkmamaktadır. -Kanalların başındaki üst parsel sahipleri, alt parsellere su geçiş hakkı vermemektedir.

26 -Tarla içi dağıtım şebekesi -Tarla yolları -Tarla drenleri, arazi tesviyesi ve arazi toplulaştırmasını kapsayan tarla içi çalışmaları, YETERSİZ OLMASI Sulama oranı düşüklüğüne neden olmaktadır. Bunun çaresi arazi toplulaştırılmasıdır.

27 TOPLULAŞTIRMA ÖNCESİ TOPLULAŞTIRMA SONRASI

28 Arazi toplulaştırması yapılmış alanlarda; Sulama oranı ve randımanı artmaktadır. Suyun tarlalara, doğru zaman ve miktarda verilmesi çiftçinin veriminin büyük ölçüde artmasına yol açmaktadır; ayrıca çiftçilerin ürün seçiminde daha esnek davranabilmelerini ve yüksek verimli ürün çeşitlerinin yetiştirilebilmesini sağlamaktadır. Sulama projelerinin maliyetinde tasarruf sağlanmaktadır: Parseller küçük, şekilleri düzensiz olduğundan kanal boyları gereğinden fazla uzamakta, bu da tesis maliyetini yükseltmektedir. Hâlbuki sulama projeleri toplulaştırılmalı uygulandığı takdirde, parsel sınırlarına bağlı kalmadan en ekonomik şekilde, sulama, yol ve tahliye planlaması yapıldığından, yatırım maliyetlerinde tasarruf sağlanmaktadır.

29 Arazi maliklerine kamulaştırma bedelleri yerine arazi verilerek, toprağından kopması önlenmektedir: Kanalların ve yolların geçtiği araziler kamulaştırıldığından, kamulaştırma bedelleri yatırım masrafını artırmakta, hatta bazı projelerin verimliliğini düşürdüğünden uygulanabilirliğini zorlaştırmaktadır.

30 Arazi toplulaştırması uygulanan sulama projelerinde küçük parçalara bölünen araziler, arazi sahibinin diğer arazileri ile birleştirileceğinden faydalı hale getirilmektedir. Ortak tesislere katılma payı ve arazi kayıpları, bütün maliklerden eşit oranda kesildiğinden; sosyal adalet yerine getirildiği gibi, arazilerinden yol ve kanal geçen çiftçilere kamulaştırma bedeli yerine arazi verilmekte, projenin maliyeti düşmekte, yatırımlardan tasarruf sağlanmaktadır.

31 Toplulaştırma sonucunda sulama ve Modern Tarım Metotlarının uygulanmasında kolaylık sağlanmaktadır: - Küçük parsel -Şeklinin düzensiz ve dağınık olması -Sulama uzunluğu -Sulama yönünün tespiti -Sulama kanalları ve yolları Modern Tarım Metotların uygulanmasını zorlaştırmaktadır Büyük işgücü ve zaman kaybı !!!  Sulama planlaması yapılırken arazinin meyline göre sulama uzunluğu, sulama yönü ve parsellerin en-boy oranları dikkate alınarak bloklar teşkil edilmektedir.  Böylece sulama, makine kullanma, toprak işleme ve hasat işleri kolaylaştığı gibi, teknik tarım metotlarının uygulanması sonucunda da işgücü ve zamandan tasarruf sağlanmaktadır.

32 İDEAL BİR TARIM ARAZİSİ SULAMA KANALLARITARLALARAĞAÇLIK ALANLARMERALAR, OTLAKLAR

33 SONUÇ Arazi toplulaştırması, birçok farklı meslek grubundan uzmanların beraber çalıştıkları uygulamadır. Arazi toplulaştırma planlanmasının özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaşanan kırdan kente göçleri azalttığı belirtilmektedir. Ülkemizin de karşı karşıya olduğu en büyük problemlerden biri ekonomik ve sosyal nedenli iç göç olaylarıdır. Arazi toplulaştırması uygulamaları kırsal alanlarda tarımsal üretim artışına neden olarak kırsal yerleşmeleri cazibe merkezleri haline getireceğinden, ülkemizde yaşanan köyden kente yoğun olan göç olayına karşı önemli bir çözüm önerisi olarak düşünülmelidir. Ayrıca topraklar, tarım, ormancılık, çayır ve mera gibi bitkisel üretimler için vazgeçilemez bir üretim kaynağı olmakla birlikte, yerleşme,turizm ve sanayi gibi birçok ekonomik sektör için de önemli bir doğal kaynak konumundadır. Günümüzde mevcut olan tarım topraklarının alansal olarak genişletilmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısıyla çalışmada,tarımsal üretimin artırılması, verimli arazi kullanımının gerekliliği ve planlamanın önemi vurgulanmaktadır.

34 A razi toplulaştırma planlaması sonucunda tarımsal işletmeler, ulaşım, sulama ve teraslama gibi birçok alt yapı hizmetlerine kavuşmaktadır. Bu imkanlar tarımsal gider maliyetlerini azaltmakta ve işletmeleri daha karlı hale getirmektedir. Sonuç olarak diyebiliriz ki, sulama projelerinin arazi toplulaştırmalı uygulanması faydalarının yanında, ekonomik yönden de zorunlu görülmektedir. Bu nedenle Türkiye’de halen ekonomik olarak sulamaya açılması gereken 4,7 milyon hektar civarındaki tarım arazisinin toplulaştırılmasının, tarla içi geliştirme hizmetleriyle birlikte, bir bütün olarak planlanması, projelendirilmesi ve uygulanması gerekli ve son derecede yararlı olacaktır.


"SELÇUK ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ JEODEZİ VE FOTOGRAMETRİ BÖLÜMÜ KAMU ÖLÇMELERİ DERSİ DÖNEM İÇİ ÖDEVİ ARAZİ TOPLULAŞTIRMA SULAMA YOL." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları