Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

OTİZMLİ ÇOCUKLAR VE GELİŞİMLERİ Otizmli Çocuk Ailelerine Yönelik Bilgi Verici Danışmanlık Hizmeti ISPARTA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "OTİZMLİ ÇOCUKLAR VE GELİŞİMLERİ Otizmli Çocuk Ailelerine Yönelik Bilgi Verici Danışmanlık Hizmeti ISPARTA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ."— Sunum transkripti:

1

2 OTİZMLİ ÇOCUKLAR VE GELİŞİMLERİ Otizmli Çocuk Ailelerine Yönelik Bilgi Verici Danışmanlık Hizmeti ISPARTA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

3 n ‘’Oğlum 1994 yılında sezeryan ile doğdu. Doğumdan sonra yaklaşık bir saat ağlamış... Kamil çok gazlı bir bebeklik dönemi geçirdi. Sadece 15 gün anne sütü aldı ve bu nedenle oğlumu hazır mama ile büyüttüm. Standart biberon ölçüleri yeterli gelmediği için ek gıdalara erken başladık. Kamil’ in gelişimi her zaman boy ve kilo olarak %90-95 lik gelişme düzeyinde oldu. n Bebekliğinde vücut saatinin çok iyi çalıştığını gözledim. Biberonunu 5 dakika geciktirmem ya da uyku saatinin sarkması huzursuz olmasına yol açıyordu. Arabasında uyuduğu zaman alıp yatağına koyamıyorduk hemen uyanıyor ve ağlıyordu. Bir yaşına kadar bazı şeyler normaldi... El sallaması, babasının geldiğini görünce terliklerini getirmesi, arkadaşı ile oynaması... Bunların yanı sıra gözlerinizin içine bakan ve çok sevecen bir bebekti. Televizyonu biraz değişik seyretmesi dikkatimizi çekiyordu... Bir buçuk yaşlarında bir duraklama yaşadı.. Daha çok televizyon seyrediyor, iki kişiden fazla misafir geldiği zaman ağlama krizlerine giriyordu. Onu sakinleştirmeye çalışırken ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.

4 n Kamil’ in ağlamaları, kalabalık içinde çok rahatsız olması, üç aylıkken televizyonu fark etmesi, 4 aylıkken diş çıkarması, 10 aylıkken yürümesi, beş dakika gecikmenin ağlama nöbetlerine yol açması beni doktora yönlendirdi ve Kamil’ i bir nöropsikologa götürdük... Bu hanım iki üç seans sonra yaptığı değerlendirmeler sonucunda Kamil’ e “otistik” tanısını koydu……. ‘’

5 Otizmin tan 1 m 1 n Otizm yaşam boyu süren sosyalleşme, dil, iletişim ve diğer birçok etkinlik alan 1 n 1 etkileyen bir bozukluktur. n Klinik belirtilerin şiddeti bireyden bireye farklılık gösterir.

6 Otizm yaşamin ilk üç yılı içinde ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden bir yetersizlik durumudur. n

7 Otizmin Görülme Sıklığı n Her on bin kişiden 4-5 kişi otizme sahipken, kişi ise otistik davran 1 şlar 1 sergilemektedir. Otizm, erkek çocuklarda k 1 zlara oranla 3-4 kat daha fazla görülmektedir. n K 1 z çocuklarda daha az görülmesine rağmen, otizm tablosu k 1 z çocuklarda daha ağ 1 r seyreder.

8 Otizm belirtileri Otizm belirtileri n Otizmde görülen belirtiler üç temel grupta yer al 1 r; n 1- Toplumsal ilişkilerin gelişiminde bozukluk. n 2- Sözel ve sözel olmayan iletişimde bozukluk (sembolik oyun da dahil olmak üzere hayal gücünden yoksunluk). n 3- Tak 1 nt 1 l 1, tekrarlay 1 c 1 davran 1 şlar, ilgi alan 1 n 1 n k 1 s 1 tl 1 l l ğ 1 ve darl 1 ğ 1.

9 n Otizmin Ağırlığı ve Seyrini Belirleyen Faktörler n Zeka düzeyi en önemli etkenlerden biridir. Otistik çocukların önemli bir kısmında zeka problemleri varken, bir kısmı normal az bir kısmı üstün zekalıdır. Bu çocuklarda hastalık daha hafif ve daha iyi seyredebilir. İkinci önemli etken konuşmaya başlama yaşıdır. Genellikle 5 yaş civarı konuşmaya başlamış olması olumludur. Bunlar dışında olumlu çevre koşulları, aile içi etkileşimin ve iletişimin iyi olması ve erken tanı ile özel eğitimin erken başlaması önemlidir. n n Otizmin Başka Hastalıklarla İlgisi n Otizmde % oranında nörolojik-genetik bir hastalık vardır. Bu hastalıkların beraberinde ciddi başka bulgular vardır. Bu olgular da olumsuz seyreder. n n Otizmin Seyrine Ait Özellikler n Otizm bulguları özellikle ilerleyen yaşla birlikte dalgalanma gösterir. Bazen kısmi düzelmeler ve kötüleşmeler izlenir. Bazen otizm sonradan, özellikle 1-2 yaşları arasında tamamen normal bir çocukta ortaya çıkabilir. Otizm tümüyle düzelmez ama özellikle atipik formlarında iyi düzelenler vardır.

10 n n Otizm ve Beyin İlişkisi n Henüz tam bir kesinlik kazanmasa da otizmde araştırmacılar beynin değişik bölgelerinde sorunlar bildiriyor. Beyinde tam olarak ne olduğunu anlamanın bazı yolları vardır. Bunlardan bir tanesi otopsi çalışmasıdır. Otizmde bu az yapılmıştır. Diğer yöntemler ise görüntüleme ve elektrofizyolojik tetkiklerdir. Yapılan çalışmalara dayanarak, otizme neden olan beyin anormalliğinin anne karnında 2-6 aylar arasında ortaya çıktığı göstermektedir. Pek çok beyin bölgesinde mikroskopik bozukluklar saptanmıştır. Bu kadar değişik beyin bölgesi yer aldığı için de belirtiler çocuktan çocuğa çok değişkenlik göstermektedir.

11 Otizm Tanı Ölçütleri Diğer çocuklarla ilişki kurmakta zorluk Diğer çocuklarla ilişki kurmakta zorluk

12 Objeleri kendi etrafında çevirmek

13 Herşeyin aynı olmasını istemek, rutin yaşama bağlılık, değişikliklere aşırı tepki vermek

14 Sürekli aynı oyunları oynamak

15 Uygunsuz ve sebepsiz gülmek ve ağlamak

16 Tehlikeye karşı duyarsızlık

17 Seslere karşı aşırı duyarlılık ya da aşırı duyarsızlık

18 Göz temasının çok az ya da hiç olmaması

19 Objelere gereksiz yere bağlanmak

20 Acıya karşı duyarsızlık

21 ihtiyaçlarını belirtmekte zorlanmak. Konuşmak yerine hareketlerle ihtiyaçlarını belirtmeye çalışmak

22 Ekolali (Cevap vermek yerine, kendisine söylenenleri aynen tekrar etmek)

23 Aşırı hareketlilik ya da aşırı hareketsizlik

24 Yalnız kalmayı tercih etmek

25 Motor hareket gelişiminde düzensizlik. (Topa vuramaz ama küpleri üst üste dizer)

26 Normal öğrenme metodlarına karşı duyarsızlık

27 Bir sebep olmadan strese girmek, üzüntü duymak

28 Temastan, kucağa alınmaktan ya da sevilmekten hoşlanmamak

29 n Otizm, uzun yıllar duygusal davranışsal bozukluklar grubunda yer alan, 1990 da Amerika Birleşik Devletlerinde ayrı bir engel grubu olarak kabul edilen bir bozukluktur. Bu bozukluk, genellikle 3 yaştan önce ortaya çıkmakta; sözel ve sözel olmayan iletişim, etkileşimi ve genel olarak gelişimi etkilemektedir (Lewis ve Doorlag, 1999).

30 n Otistik çocukların yaklaşık 1/4 ü hiç konuşmamakta; işaret ya da mimiklerle bile iletişim kurmamakta; % 50 si ise farklı düzeylerde sözel iletişim kurabilmektedirler. Dil ve konuşma becerileri çocuktan çocuğa farklılık göstermekte ancak her çocuğun her hangi bir düzeyde dil ve iletişim yetersizlikleri bulunmaktadır. Bu yetersizlikler hiç konuşmamaktan yaşına uygun sözcük dağarcığı olmasına karşın dili işlevsel olarak kullanamamaya kadar geniş bir yelpaze içinde değişebilmektedir. Çocuğun çevresindekilerden duyduğu sözcükleri anında ya da daha sonra tekrar etmesi olarak tanımlanan ekolali, sözel becerileri gelişmiş olan otistik çocuklarda sıklıkla gözlenen bir özelliktir. Bu grupta gözlenen bir diğer problem ben, sen gibi şahıs zamirlerini kullanmadaki güçlüktür. Dil ve konuşma becerileri olan otistik çocukların çoğunluğu, sözcüklerin mecaz anlamlarını, deyimleri, soyut sözcükleri ve dile dayalı şakaları anlamadaki güçlükler yaşamakta (Jordan, 1995); örneğin “gözlerim dışarı çıkana kadar ağladım.” “büyük ikramiye ona vurdu”, “hastalandı ve yatağa çakıldı kaldı” gibi ifadeler üst düzey dil becerileri olan otistik çocukları bile şaşırtmaktadır (Akt: Sucuoğlu, 2003).

31 n Otistik çocukların bilişsel özellikleri, dikkat, bilgi işleme süreci ve hafıza becerileri temel alınarak incelenmiş, “uyaranların tüm özelliklerine dikkat etmede güçlük” olarak tanımlanan aşırı seçicilik (overselectivity), tipik bilişsel özelliklerden birisi olarak kabul edilmiştir. Örneğin elmanın rengi, kokusu, tadı, şekli ve dokusu olmak üzere farklı özellikleri vardır. Çocuk dikkatini bu özelliklerden herhangi birine, örneğin sadece rengine odaklaştırırsa, elmanın rengine dikkat ederse; ikisinin rengi aynı olduğu için elma ile domatesi karıştıracaktır (Akt: Sucuoğlu, 2003). n

32 n Bu çocukların % inin normal ya da normal üstü zihinsel becerilere sahip olduğu, % 50 sinde ise zihinsel yetersizlik görüldüğü belirtilmektedir. Otizm, ezberleme becerilerini etkilememekte; otistik çocuklar, birçok bilgiyi kolayca ezberleyebilmektedirler ancak belirgin bir ipucu olmaksızın bu bilgileri hatırlamaya ilişkin güçlük yaşamaktadırlar. Sosyal beceriler ile iletişim becerilerinde gözlenen yetersizlikler / farklılıklar, hatırlama becerilerine bağlı olarak ortaya çıkmakta; birçok otistik çocuk dil gibi soyut bilgileri hatırlayabilmek için görsel ipuçlarına gereksinim duymaktadırlar Uyaranların bir ya da az sayıda özelliğine dikkat etmeleri nedeniyle, ortamdaki uyaranlar arttıkça ve karmaşıklaştıkça, otistik çocuğun bu uyaranlara vereceği tepkilerde azalmaktadır (Akt: Sucuoğlu, 2003).

33 n Otizmin temel belirtilerinden birisi de, bu çocuklarda gözlenen çeşitli törensel davranışlardır (Yinelenen / tekrarlanan davranışlar). Sallanma, kendi etrafında dönme gibi vücut hareketleri, anlamsız ses çıkarma ya da sürekli olarak aynı sözcükleri tekrar etme tipik törensel davranışlar olarak kabul edilmektedir. Nesneleri sallama, döndürme, sürekli olarak aynı kasedi ya da kasedin bir bölümünü dinleme, aynı resmi çizme gibi davranışlar da bu grup içinde yer almaktadır. Üst düzey dil becerileri olan otistik çocukların sürekli olarak aynı konuda ya da konularda konuşmak istemeleri de törensel davranışlardır (Quill, 2000). Nesneler, kişiler ve olaylarla etkileşim kurmada güçlük, sıradışı oyun davranışları, göz kontağı kurmaktan kaçınma, oyuncak ya da nesnelerin alışılmadık şekilde kullanımı, sınırlı ilgi alanları ve dikkat, yönelim ve sıralama gibi bilişsel becerilerde ilgili bilişsel sınırlılıklar otistik çocukların çoğunda gözlenen özellikler olarak kabul edilmektedir (Wood, 1998). n

34 n Otistik çocuklar, onları iyi tanıyan anne baba, öğretmen ya da diğerlerinden alınan bilgilerle ya da doğrudan doğruya çocuğun gözlenmesi ile tanılanabilir. Tipik özelliklerin çok yoğun olarak gözlendiği çocuklar genellikle ağır derecede engelli olarak tanımlanmakta, hafif derecede engelli olan çocuklar işlevsel iletişim becerilerine sahip olmaktadırlar. Toplumda görülme sıklığı de olarak belirlenen bu çocukların bazıları, bazı alanlarda şaşırtıcı yeteneklere sahip olabilmektedirler. Örneğin okuma yazması olmayan bir çocuğun çok iyi resim yapması ya da çok büyük rakamları zihinden toplama ve çıkarması bu tür yetenekler arasında sayılabilir (Deutsch-Smith, 1998).

35 n Uzun yıllardır üzerinde çalışılmasına karşın otizmin kesin nedeni saptanamamıştır lı yıllarda yanlış anne davranışlarının otizme yol açtığı ve bu problemin üst sosyo ekonomik düzeydeki ailelerde daha fazla ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Daha sonraki yıllarda nedenleri belirlemek için bir çok çalışma yapılmış, bu çalışmalar sonucunda otizm organik kökenli gelişimsel bir bozukluk olduğu, bazı çalışmalarda beyin sapındaki hasarın otizme neden olduğu açıklanmıştır. Günümüzde genetik çalışmalar yoğunlukla yapılmakta ve otizmin bir tek gene bağlı olarak gelişen genetik bir bozukluk olduğu kanıtlanmaya çalışılmaktadır (Akt.: Sucuoğlu, 2003).

36 Otizmli çocuklar1n ortak özelliği, arkadaş edinme zorluğudur. Bu özellik çocukluk, gençlik ve yetişkinlik boyunca devam eder. n Konuşmayi öğrenmeleri zordur. Yanki konuşmasi (ekolalik) yapabilirler.Normal gelişen bebeklerde görülen merak ve çevreyi keşfetme arzusu, otizmli bebeklerde yoktur.

37 n Konuşma becerisi gelişmiş olan otizmli çocuklar 1 n ezber yetenekleri iyidir. Dilin içeriğini anlamakta güçlük çekerler, vurgular 1 ve anlam değişikliğini zor kavrarlar. n Işaret dilini, jest ve mimikleri anlamakta zorluk çekerler. n Otizmli kişiler farkl 1 nesnelere ilgi duyarlar (metal, plastik gibi). Bir nesneyi rengi veya herhangi bir özelliği için seçip devaml 1 yan 1 nda taş 1 yabilirler. n Otizmli çocuklar 1 n tekrar etmekten hoşland 1 klar 1 rutinleri vard 1 r.

38 *Otizmli çocuklar yüksek sese reaksiyon gösterebilirler. *Baz 1 otizmli çocuklar çiğneme güçlüğü yaşarlar, baz 1 lar 1 da sert nesneleri çiğnemekten hoşlanirlar. Kafasini yere vurma, kendini isirma gibi kendine zarar verici davranişlar içinde bulunabilirler.

39 Otizme Neden Olan Faktörler *Psiko-dinamik ve ailesel faktörler. *Organik-nörolojik-biyolojik faktörler. *Genetik faktörler. *Bağ 1 ş 1 kl 1 k sistemi ile ilgili faktörler.

40 Psiko-dinamik ve Ailesel Faktörler. n Otizmi psikolojik düzlemde aç 1 klayan farkl 1 görüşler vard 1 r. Bunlardan biri “Psikojenik” teoridir. n Psikojenik teoriye göre otizmin; anne- çocuk ilişkisinde soğuk, reddedici olarak alg 1 lanan davran 1 şlarla çocuğun karş 1 laşmas 1 sonucunda ortaya çıktığı vurgulanır.

41 n Bir başka görüş, ”afektif (duygusal) görüş” olarak bilinir. Bu görüşe göre otistikler duygusal ifadeleri ve jest ve mimikleri anlayamazlar. n Bir başka görüş, ”afektif (duygusal) görüş” olarak bilinir. Bu görüşe göre otistikler duygusal ifadeleri ve jest ve mimikleri anlayamazlar.

42 n Bir başka teori ise “zihin kuram 1 ” olarak adland 1 r 1 l 1 r. Otizimli çocukları başkalarının düşüncelerini anlaya madıkları ifade edilir. n Otizimli çocuklar kandırmayı bilmezler. Soyut espirileri anlayamazlar.

43 n Başka bir görüş merkezi bütünleme görüşüdür. Mevcut bilginin belli bir anlam oluşturacak şekilde bütünlenmesini ifade eder. Otizmli bireylerde bu mekanizma bozulmuştur.

44 n otizmli kişilerin ailelerinde dil ve bilişsel işlev bozukluklar 1 na s 1 k rastland 1 ğ 1 bildirilmiştir. Kardeşlerde otizim görülme oran 1 ise, genel gruplardan elli-yüz kat daha fazlad 1 r. n

45 Organik-nörolojik-biyolojik faktörler n Otizmin etiyolojisinde sinir sistemi bozukluklar 1 önemli bir yer tutar. Beyincik k 1 vr 1 mlar 1 n 1 n 6. ve 7. lobunda farkl 1 l 1 klar saptanm 1 şt 1 r.

46 Genetik Faktörler

47 n Otizmle ilişkili olduğu san 1 lan genler; 15.,kromozom, 13. kromozom, 6. kromozom ve 7. kromozom üzerinde yer almaktad 1 r. n Bunun yan 1 s 1 ra, bir çocuğu otistik olan bir ailenin diğer çocuğunun otistik olma oran 1 ise ortalama %5 dir. n Bunun yan 1 s 1 ra, bir çocuğu otistik olan bir ailenin diğer çocuğunun otistik olma oran 1 ise ortalama %5 dir.

48 Bağ 1 ş 1 kl 1 k Sistemi ile İlgili Faktörler

49 Otizmin Yaşam Boyu Seyri

50 Bebeklik Dönemi n Bebeklik döneminde otistik çocuklar 1 n fiziksel gelişimleri yaş 1 tlar 1 ndan farkl 1 değildir. Uyku ve beslenme problemlerinin bu grupta yoğun görülmesine rağmen, gelişimleri normaldir. Bunun yan 1 nda, baz 1 otizmli bebeklerde çevreden gelen uyaranlara cevap vermekte ya da uyaranlar 1 alma ile ilgili güçlükler görülebilir.

51 n Otistik çocuklar 1 n yürüme ve oturma becerilerinde gecikmeler olabilmektedir. n Ayr 1 ca, tüm otizmli çocuklar 1 n 1/3’de, aylar aras 1 gelişimsel regresyon görülmektedir.

52 n Otizmli bebeklerin, yak 1 nlar 1 na yaklaşan kişileri fark etmezler. n Bak 1 şlar 1 n 1 n boş ve içe dönüktür. n Kucaklanmak istendiklerinde al 1 nmak için kollar 1 n 1 kald 1 rmazlar. n Çocuk çevresindeki seslere, cisimlere, insanlara ilgi göstermez. Bebekteki bu ilgisizlik, anne babalarda çocuklar 1 nda zihinsel bir problem olduğu düşüncesini uyand 1 rabilir. n Bu belirtilere ek olarak otistik özelikler gösteren bebeklerin, göz önünden kaybolan nesneyi aramad 1 klar 1 ve isteğini ifade etmek için parmağ 1 ile bir şeyi işaret etmedikleri gözlenmiştir

53 Okul Öncesi Dönem Okul Öncesi Dönem n Bu dönem çocuğu, değişikliklere aş 1 r 1 tepkiseldir. Otizm özelikleri bu dönemde daha da belirginleşir. Bu dönemde oyun kurmada, akranlar 1 ile işbirliğine girmede yetersizlikler yoğun olarak göze çarpmaktad 1 r. araban 1 n tekerleğini çevirerek saatlerce kendilerini oyalayabilirler

54 Hareketlerin taklit edilmesinde ve ince motor becerileri gerektiren kesme, yaz 1 yazma, bloklarla desen oluşturma becerileri s 1 n 1 rl 1 d 1 r. Oyuncaklar 1 amac 1 na yönelik kullanmazlar.

55 Okul Dönemi n Otizmli çocuklar 1 n ilk okul döneminde daha uyumlu olduklar 1 göze çarpmaktad 1 r. Bu dönemde s 1 n 1 rl 1 düzeyde de olsa, çevrelerine ve akranlar 1 na ilgi göstermeye başlayabilirler. Okul çağ 1 na gelindiğinde, bu çocuklardan biri dili hiç kullanamazken diğeri konuşmaya başlayabilir. Bu dönemde çocuklarda h 1 rç 1 nl 1 k ve uyku gibi problemler azalabilir

56 Ergenlik Dönemi Ergenlik Dönemi n Otizmli çocuklar 1 n büyük bir bölümü bu dönemi büyük problemler geçirmeden atlat 1 rlar. Baz 1 otizmli ergenlerin gelişimlerinin bu dönemde olumlu yönde etkilendiği görülür. Baz 1 lar 1 nda ise, belirtilerin geçici olarak (%30’unda) ağ 1 rlaşmas 1 ya da ka l c 1 bir kötüleşme (%22’sinde), yani bir geriye dönüş ortaya ç 1 kt 1 ğ 1 da görülmektedir.

57 Yetişkinlik Dönemi n Otizmli kişilerin çok az bir k 1 sm 1 normal yetişkin olabilir. Büyük bir k 1 sm 1 ise ağ 1 r bir biçimde yaşamlar 1 na devam ederler.

58 Otizmli Çocuklarda Görülen Problemler n Davranış problemleri n Beslenme Problemleri n Uyku sorunları n Hiperaktivite n Hiperleksi n Duyusal Problemler

59 Davranış Problemleri n Saldırganlık n Korku n Öfke nöbetleri n Takıntı n Mastürbasyon n Kendini Uyarıcı davranışlara yönelme. n Diş gıcırdatma.

60 Beslenme Problemleri n Bazı anneler otizmli çocukların bebeklik ve okul öncesi çağda yemek yeme konusunda aşırı tepkisel olduklarını bildirmişlerdir. Otistik özellikler gösteren çocukların çoğunda, farklı tatları tatmaya karşı aşırı duyarlılık olabilmektedir. Katı yiyecekleri reddedebilirler, çiğnemezler ve çok seçici yiyebilirler.

61 Uyku sorunlar 1 n Otizmli çocuklarda uyku sorunlar 1 yoğun olarak görülebilir. n Erken dönemde gazl 1 bebek, geceleri hiç uyumayan bebekler olarak tan 1 mlanabilir. Bazen de tüm bebeklik boyunca aş 1 r 1 sessiz olduklar 1 gözlenir. karş 1 laş 1 labilir. n

62 Hiperaktivite n Bir çok otistik çocukta hiperaktivite ile birlikte dikkat dağ 1 n 1 kl 1 ğ 1 da görülebilir. Otizmde de başl 1 ca sorunun dikkati sağlayan sistemlerde olduğu san 1 lmaktad 1 r. n Bu nedenle, dikkat eksikliği ve hiperetkinlik sendromuyla çok uzak da olsa bir akrabal 1 ğ 1 olduğu düşünülebilir.

63 Hiperleksi n Hiperleksi; okuduğunu anlamadan gelişmiş okuma yetisine verilen isimdir. Bazı küçük otistik çocuklar çok küçük yaşta, örneğin iki-üç yaşlar 1 nda kendi kendilerine okumay 1 öğrenirler.

64 Otizm Tedavisinde Farklı Yaklaşımlar Vardır *Biyolojik yaklaş 1 mlar. *Davran 1 şsal yaklaş 1 mlar. *Psiko- dinamik yaklaş 1 mlar. *Duyusal yaklaş 1 mlar.....

65 Biyolojik Yaklaş im lar n İlaç tedavisi n Diyet tedavisi n Vitamin tedavisi

66 İlaç tedavisi n Prozac n Ritalin n Risperdal

67 Diyet Tedavisi n Baz 1 araşt 1 rmac 1 lar, otizmli çocuklar 1 n baz 1 yiyecekleri tolere edememe durumlar 1 olduğunu söylemektedirler. n Otizmli çocuklar 1 n tolere edemedikleri maddeler diyetlerinden ç 1 kart 1 ld 1 ğ 1 nda, bu çocuklar 1 n davran 1 şlar 1 nda baz 1 düzelmelerin olduğu saptanm 1 şt 1 r.

68 Vitamin Tedavisi n 1- Vitamin B 6’nın en önemli fonksiyonu proteinlerin sindiriminde görev almas 1 dır. n 2- Mağnezyum, kas ve kemik hücrelerinin yap 1 lanmas 1 ve vücuttaki pek çok enzimin fonksiyonu için gereklidir. n 3- Magnezyum ve B6’nın beraber kullan 1 lmas 1 d 1 r.

69 Davran 1 şsal yaklaş 1 mlar

70 n PECS yaklaş 1 m 1 n TEACCH ( Treatment and Education of Autistic and related Communication handicapped CHildren ) program 1 n Lovaas yaklaş 1 m 1

71 n PECS Yaklaş 1 m 1

72 PECS (Picture Exchange Communication System) yöntemi, Delaware otizm program 1 içinde Bondy ve Frost taraf 1 ndan 1994 y 1 l 1 nda geliştirilmiştir. PECS’in en önemli özelliği, iletişimi çocuklar 1 n başlatmas 1 ve çocuktan çal 1 şmaya yönelik yans 1 malar 1 n çabuk al 1 nmas 1 d 1 r.

73 TEACCH (Treatment and Education of Autistic and related Communication handicapped CHildren ) program 1 TEACCH (Treatment and Education of Autistic and related Communication handicapped CHildren ) program 1

74 n Bu pogram 1966 y 1 l 1 nda Schopler ve Reicler taraf 1 ndan geliştirilmiştir. Program 1 n temel felsefesi, otizmli çocuklar 1 ve ailelerini anlay 1 p onlara yard 1 m etmektir.

75 TEACCH programının üç hedefi vardır; n 1- Çocuklar 1 n mümkün olduğunca bağ 1 ms 1 z yaşayabilmelerini desteklemek. n 2-Kişilerin bireysel özellikleri göz önünde bulundurularak çevre düzenlemesi yapmak. Zaman 1 planlamay 1 ve ajanda kullan 1 m 1 n 1 n öğretilmesi. n 3- Aileleri yardimci terapist olarak kabul etmek.

76 Lovaas Yaklaşimi n Lovaas eğitim yaklaş 1 m 1, Dr. O. Ivar Lovaas’ 1 n çal 1 şmalarını temel al 1 r. Lovaas terapisi olarak adland 1 r 1 lan tedavi türü, uygulamal 1 davran 1 şç 1 analiz disiplininin bilim adamlar 1 taraf 1 ndan yap 1 lm 1 ş olan elli y 1 ll 1 k araşt 1 rmalar üstüne kurulmuştur.

77 Psiko-analitik Yaklaş 1 mlar n Bu yaklaş 1 m 1 n önde gelen temsilcisi Bruno Bettelhim’dir. Bettelhim’e göre annesi ile duygusal bağ kuramayan çocuk, kendini tehtid alt 1 nda hisseder ve kendini çevreye kapat 1 r. Çocuk kendini çaresiz hissedip geri çeker ve otistik pozisyon al 1 r. Çocuk dünyay 1 anlaş 1 l-maz görür ve ne yapacağ 1 n 1 bilemez. Bettelhim”e göre, otizme sebep olan anne-baban 1 n duygular 1 d 1 r.

78 n Beş yaşından önce yoğun özel eğitim alan yüksek işlevsel otistik bireylerin bazılarının en az bağımlı olarak yaşamlarını sürdürebildikleri görülmüştür n Otistik çocukların bazılarının eğitimlerine devam ederek üniversite düzeyinde eğitim alabildikleri de görülmektedir. Bu çocuklar arasında yetişkin oldukları dönemde araba kullanmayı öğrenen, evlenip aile kuran, belirli bir işte çalışarak toplum yaşamına katılanlar da bulunmaktadır. n Ancak hep hatırlanması gereken temel bir nokta, her otistik çocuğun kendine özgü olduğudur.

79 Teşekkürler


"OTİZMLİ ÇOCUKLAR VE GELİŞİMLERİ Otizmli Çocuk Ailelerine Yönelik Bilgi Verici Danışmanlık Hizmeti ISPARTA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları