Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

AGORA Antik şehirlerde ticari, resmi, adli ve dini fonksiyonları olan açık alanlardır. Izgara planlı şehirlerin yapılmaya başlaması sonucu İonia tipi agoralar.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "AGORA Antik şehirlerde ticari, resmi, adli ve dini fonksiyonları olan açık alanlardır. Izgara planlı şehirlerin yapılmaya başlaması sonucu İonia tipi agoralar."— Sunum transkripti:

1 AGORA Antik şehirlerde ticari, resmi, adli ve dini fonksiyonları olan açık alanlardır. Izgara planlı şehirlerin yapılmaya başlaması sonucu İonia tipi agoralar ortaya çıktı. Bu tip agoralar dikdörtgen biçimli, üç tarafı stoalarla çevrili ve bir kenarı ana caddeye açılan yapılardır. Bu caddenin gerisinde de dördüncü bir stoa yer almaktaydı.

2 STOA

3 Atina Agorası

4

5 MİLET (miletos) AGORASI Doğuda arkasında dükkan ve depo işlevi gören üç sıra odalar bulunan, ön kısımda ise bir dizi stoa ile tamamlanan uzun bir stoa bulunur. Batıda ön yüzleri doğu stoaya bakan «L» biçimli iki stoa yer almaktaydı.

6 PRİENE AGORASI Priene Agorası kentin diğer yapılarıyla beraber M.Ö. 4. yüzyılda planlanmıştır. Kuzey yanı boyunca doğu-batı yönünde bir ana cadde geçiyordu. Açık alanı genişletmek için doğu, güney ve batı yönleri boyunca «at nalı» biçimi oluşturarak uzanan stoalar alışılmadık bir düzende sokaklara taşarak yerleştirilmiştir. Ancak güneyden geçen sokağın doğrultusu güneydeki sütün sırasına götüren basamaklara kadar sürdürülmüştür.

7

8 MAGNESİA AD MAENDRUM (Menders Magnesia’sı) AGORASI Tam dikdörtgen olmayan agoranın uzun kenarları güneye doğru hafifçe birbirine yaklaştırılmıştır. Alışılagelmiş «at nalı» formunun iki kısa bir uzun kenarı yerine iki uzun bir kısa kenar oluşturulmuştur.

9 STADİON (STADİUM) Spor karşılaşmaları ve yarışmaların alan ile bu alanı çevreleyen seyirci oturma yerlerinden meydana gelen yapıdır. Antik Dönemde «STADİON» kelimesi üç anlama geliyordu: 1- Uzunluk ölçüsü 2- Yarışma yeri 3- Yarış koşusu

10 Stadion tipleri farklı inşa şekilleri gösterirler. Tepe yamacına yapılabildiği gibi (Ephesos Stadionu), Düz alana inşa edilmiş olanlar da (Perge, Aizanoi stadionu) vardır. Düz alana inşa edilenler genellikle Roma stilidir. İonialı mimarlar stadionu Hippodamos planının etkin bir birimine dönüştürmüşlerdir. Bunun örnekleri Milet ve Priene’de görülür. Klasik stadion planı bir ucu yuvarlak «U» şekillidir. Bazen de dikdörtgen şeklinde olup uçları köşelidir. Yön olarak belirli bir kural olmamakla birlikte batı doğu konumu tercih edilirdi.

11 Stadion’un bölümleri 1- Koşu Sahası, ideal ölçü 600x100 ayak (180x30 m) olmakla beraber bölgeye göre farklılıklar görülebilir. 2- Seyirci Yerleri, ilk defa M.Ö. 3.yüzyılda stadionlara oturma yerleri eklendiği görülür. Malzeme olarak, taş, ahşap ve çok nadir olarak mermer kullanılmıştır. Helenistik ve Roma Döneminde oturma yerleri tam şeklini almıştır. 3- Giriş veya Girişler, Roma Dönemi öncesinde estetikten çok teknik yapıdadırlar. Kubbeli giriş ilk kez İmparator Haadrianus zamanında olmuştur. 4- Sphendone, stadiondaki yarım daire biçimli uç kısım.

12 Stadiondaki aktiviteler Roma Döneminden önce atletizme dayanıyordu. Koşu, uzun atlama, disk atma, cirit atma, stadionlarda yapılıyordu. Roma Döneminde stadiondaki faaliyetlere gladyatör gösterileri ( munera) ve vahşi hayvan mücadeleleri de (venationes) de eklenmiştir. Genellikle atletizm ağırlıklı spor etkinlikleri için kullanılan stadionlar, gerektiğinde halk oylamaları ve diğer yarışmalar içinde kullanılırdı.

13 Aphrodisias Stadionu: Anadoluda en iyi korunmuş stadionlardan bir tanesidir. Stadion 262 metre uzunluk, 50 metre genişlik ve izleyici alabilecek oturma sıralarına sahiptir. İki ucu da «U» şeklinde yapılarak elips bir plan verilmiştir. Stadiona doğu ve batıda yer alan iki tonozlu galeriden giriliyordu. M.S. 7. yüzyılda tiyatroda ciddi hasarlara yol açan depremden sonra, stadyumun doğusundaki yarım yuvarlak kısmı, duvarlarla yuvarlak bir hale getirilmiş ve arena olarak kullanılmıştır. Oturma sıraları kendi devrinde dükkan ve depo olarak kullanılmış olan, eğik tonozlar üzerine yapılmıştır.

14 Aphrodisias Stadionu

15 ASPENDOS STADİONU: Stadion tiyatronun kuzeyinde ve akropolün doğu yamacında yer alır. U şeklinde bir planı vardır. Taştan yapılmıştır. Koşu yolunun uzunluğu 215 m, genişliği 30 m’dir. Başlama hattı gözükmemektedir. Stadyumun oturma yerleri kemerler üzerine inşa edilmiştir. Stadyumun yuvarlak olan kuzey ucu doğuya dönüktür. Açık olan ucu güneydedir.

16 PERGE STADİONU Stadion şehir surlarının tamamen dışında, Perge antik kentine giderken asfalt yolun doğusunda, tiyatro ile karşılıklı bulunmaktadır. U şeklinde bir plan gösteren bu stadyum orta kısmında bir şişkinlik vardır. En iyi korunmuş stadyumlardan biridir. Koşu yolunun uzunluğu 234 m’dir, genişliği ise 34 m’dir. Başlama hattı korunamamıştır. Stadyumun oturma yerleri kemerler üzerin inşa edilmiştir. Oturma basamaklarının sayısı 12, kapasitesi 12 bin kişiliktir. Stadyumun güney ucu açıktır. Esas girişin bu uçta yer aldığı bilinmektedir. Bu uçta paye ile yarım sütun parçası, heykel parçaları, sütun başlıkları bulunmuştur. Bunların anıtsal bir kapıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Perge antik kenti stadyumu muhtemelen M.S. 2.yy’da inşa edilmiştir.

17 NYSA STADİONU Kentin stadyumu, yani amfi tiyatrosu ise yaklaşık 192 metre uzunluğunda ve 44 metre genişliğindedir ve yaklaşık kişiyi alacak kapasitededir. Oturma sıralarının 30 tane olduğu tespit edilmiştir. Kuzeyde kuzey kavsinin alt yapıları durmaktadır, fakat güneydeki her şey yıkılmıştır.

18 Delphi Stadionu Nemesis Stadionu

19 AMPHİTİYATRO Antik Roma’da glatyatör gösterilerinin, vahşi hayvan mücadelelerinin yapıldığı daire ya da oval planlı etrafı basamaklı oturma alanı ile çevrili yapıdır. Amphitiyatrolar temel olarak üç bölümden oluşmaktadır: 1- Kademeler, Kademeler yatay olarak bölümlere ayrılmıştır. Seyircilerin kolaylıkla girmelerini ve çıkmaları için gereken yerlere yeterli sayıda kapı yapılmıştır. Bu kapılara «VOMİFORİA» denir. Kademeler arenanın seviyesine kadar inmezler. Arenanın çevresinde 4-5 m yüksekliğinde vahşi hayvanları seyircilere saldırmasını engellemek için podium denilen duvar bulunmaktadır. Podiumun hemen üstünde yüksek görevlilere ayrılan kısım ve localar bulunmaktaydı. Sonraki kademler ise halka aitti. Kademelerin en üst sırasından sonra bir galeri gelmekteydi. Halkı güneşten korumak için gerilen büyük tentelerin iplerinin bağlandığı direkler bu alana dikilmekteydi. 2- Arena, gösterilerin yapıldığı alandır. Zemini kum döşelidir. Arenaya açılan iki ana kapıdan biri gladyatörlerin girişi, diğeri ölülerin çıkışı için kullanılmaktaydı. 3- Kulisler, gösterilere çıkan insan ve hayvanların bulunduğu kısımlardır. Mahzen ve dehlizlerden oluşan bu alanda vahşi hayvan kafesleri ve gladyatör odaları bulunurdu. Zemin seviyesindeki kapaklar açılarak buradan hayvanlar arenaya salınırdı. Kulis kısımlarında bir de mücadelelerde ölenler için cenaze odası bulunmaktaydı.

20 «Amfi» kelime anlamı olarak "çevresinde/iki yönden/çift" demektir. Bu nedenle, amfitiyatroyu işlevinden başka yapı şekli de tiyatrodan ayırır. Tiyatro, yarım daire bir yapı iken, amfitiyatro “çift” tiyatro yani dairesel ya da elips şeklindedir. Amfitiyatroları yine elips şeklinde kullanış amaçları ve formları farklı olan stadyumlar ile de karıştırmamak gerekir. Roma uygarlığı döneminde ortaya çıkan amfitiyatroların eski Yunan ve Anadolu'da örnekleri yoktur. Örneğin Türkiye'de Efes ve Aspendos'da örneği bulunan yapılar amfitiyatro değildir. Dünyada en tanınmış örneği Roma'da bulunan Colosseum'dur. Tunus'un El Jem şehrinde bulunan örneği de günümüze oldukça iyi korunmuş olarak gelmiştir.

21

22

23 TİYATRO


"AGORA Antik şehirlerde ticari, resmi, adli ve dini fonksiyonları olan açık alanlardır. Izgara planlı şehirlerin yapılmaya başlaması sonucu İonia tipi agoralar." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları