Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

“Ben Otistik Bir öğrenciyim” “Ben Otistik Bir öğrenciyim” Adım Defne.. Ben Otistik Bir bebek olarak dünyaya gelmişim. İki yaşıma kadar kimse bunu fark.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "“Ben Otistik Bir öğrenciyim” “Ben Otistik Bir öğrenciyim” Adım Defne.. Ben Otistik Bir bebek olarak dünyaya gelmişim. İki yaşıma kadar kimse bunu fark."— Sunum transkripti:

1 “Ben Otistik Bir öğrenciyim” “Ben Otistik Bir öğrenciyim” Adım Defne.. Ben Otistik Bir bebek olarak dünyaya gelmişim. İki yaşıma kadar kimse bunu fark etmedi. Ben zaten farkında değildim. Babaannemin omzuna dayanıp gülerken de hiçbir şeyden haberim yoktu. Söylediklerine göre devamlı gülümsermişim. 3 yaşına gelene kadar bu dünya ile ilişkim olmadı. Hayalimde bir dünya vardı ve ben orada yalnızdım. Sizin dünyanızın farkında değildim. Sizi görüyordum ama, benimle olan ilişkinizin farkında bile değildim. Siz benim annem, babam veya dedem de olsanız beni ilgilendirmiyordu, tanımıyordum sizi. Beni ismimle çağırsanız bile farkında değildim ve cevabım yoktu.

2 İsteklerimi ifade edemiyordum. Tek kelime bile sizin dilinizden anlamıyordum. Konuşma engelim olduğu için ben de size derdimi anlatamıyordum. 3 harflik bir kelimeyi bilsem ve söyleyebilsem ne istediğimi anlayacaktınız ama, ne yazık ki benim 3 harflik hatta iki harflik hatta bir harflik ifade imkanım yoktu. İsteklerimi ifade edemiyordum. Tek kelime bile sizin dilinizden anlamıyordum. Konuşma engelim olduğu için ben de size derdimi anlatamıyordum. 3 harflik bir kelimeyi bilsem ve söyleyebilsem ne istediğimi anlayacaktınız ama, ne yazık ki benim 3 harflik hatta iki harflik hatta bir harflik ifade imkanım yoktu. (O) diyemediğim gibi o şeyi de (O) diyemediğim gibi o şeyi de gösteremiyordum. (bu) veya (şu) gösteremiyordum. (bu) veya (şu) diyemediğim gibi; susadığımda (su) da diyemediğim gibi; susadığımda (su) da diyemiyordum. Yani açıklığımı, susuzluğumu diyemiyordum. Yani açıklığımı, susuzluğumu anneme anlatamıyordum. anneme anlatamıyordum. Bu durumda yapabildiğim sadece yere boylu boyunca yatıp, avazım çıktığı kadar bağırıp, tepinmek veya saçlarımı koparırcasına çekip çığlık atmaktan ibaretti. Bu durumda yapabildiğim sadece yere boylu boyunca yatıp, avazım çıktığı kadar bağırıp, tepinmek veya saçlarımı koparırcasına çekip çığlık atmaktan ibaretti. Bu duruma bazen o kadar kızıyordum ki, kafamı duvara vurarak isteğimi ifade etmek istiyordum ama, yine anlatamıyor, kendime zarara veriyordum. Saçlarımı çektiğimde, kollarımı, yüzümü tırmaladığımda veya kafamı duvara vurduğumda hiç mi hiç acı da duymuyordum. Bu duruma bazen o kadar kızıyordum ki, kafamı duvara vurarak isteğimi ifade etmek istiyordum ama, yine anlatamıyor, kendime zarara veriyordum. Saçlarımı çektiğimde, kollarımı, yüzümü tırmaladığımda veya kafamı duvara vurduğumda hiç mi hiç acı da duymuyordum. “Ben Otistik Bir öğrenciyim” “Ben Otistik Bir öğrenciyim”

3 En sevdiğim oyun; ortada bulunan sehpanın etrafında dakikalarca dönmekti. Bazen kendi etrafımda dönüyor bazen da odanın içindeki eşyaların etrafında dönüyordum. Niçin böyle yaptığımı ben de bilmiyordum ama dönmekten zevk alıyordum. Büyüklerim benim dönmeme mani olmak istediklerinde ise onların elinden kaçıyor, ya yere düşüyor veya duvara çarpıyordum ama yine dönmeye devam ediyordum. En sevdiğim oyun; ortada bulunan sehpanın etrafında dakikalarca dönmekti. Bazen kendi etrafımda dönüyor bazen da odanın içindeki eşyaların etrafında dönüyordum. Niçin böyle yaptığımı ben de bilmiyordum ama dönmekten zevk alıyordum. Büyüklerim benim dönmeme mani olmak istediklerinde ise onların elinden kaçıyor, ya yere düşüyor veya duvara çarpıyordum ama yine dönmeye devam ediyordum. Bir diğer zevkli eğlencem, çamaşır makinesi idi. Kirli çamaşırları mutlaka benim koymam şarttı. Eğer annem koymuşsa, hepsini çıkarır, yeniden yerleştirirdim. Sonra da Makinenin dönüşünü dakikalarca bıkmadan izler, mutlu olurdum. Bir diğer zevkli eğlencem, çamaşır makinesi idi. Kirli çamaşırları mutlaka benim koymam şarttı. Eğer annem koymuşsa, hepsini çıkarır, yeniden yerleştirirdim. Sonra da Makinenin dönüşünü dakikalarca bıkmadan izler, mutlu olurdum. Daha ileriki zamanlarda, elime aldığım eşyaları fırlatıp atıyordum. Balkona çıktığımda, terlik, minder elime ne geçerse dışarı fırlatıp onu seyretmek bana oyun oluyordu. Attıktan sonra gülüp, kaçmam bunun suç olduğunu anladığımı gösteriyordu ama ben yine yapmak için fırsat arardım. Bu yüzden bana balkon yasaktı ve kapısı kitleniyordu. Ne kadar korkuturlarsa korkutsunlar bundan hiç vazgeçmedim. Tabii annemin telefonunu fırlatıp kırmak da başıma iş açtı.. Daha ileriki zamanlarda, elime aldığım eşyaları fırlatıp atıyordum. Balkona çıktığımda, terlik, minder elime ne geçerse dışarı fırlatıp onu seyretmek bana oyun oluyordu. Attıktan sonra gülüp, kaçmam bunun suç olduğunu anladığımı gösteriyordu ama ben yine yapmak için fırsat arardım. Bu yüzden bana balkon yasaktı ve kapısı kitleniyordu. Ne kadar korkuturlarsa korkutsunlar bundan hiç vazgeçmedim. Tabii annemin telefonunu fırlatıp kırmak da başıma iş açtı.. “Ben Otistik Bir öğrenciyim” “Ben Otistik Bir öğrenciyim”

4 İnsanlarla ilgilenmez, cansız varlıkları dost sayardım. Bir ara üzerime örttükleri pike, daha sonra annemin aldığı CALİO BEBEK benim en yakın arkadaşlarımdı. Onlarsız ben yalnızdım. Gittiğim her yere taşımak, yanımda götürmek isterdim. Tuvalete bile.. İnsanlarla ilgilenmez, cansız varlıkları dost sayardım. Bir ara üzerime örttükleri pike, daha sonra annemin aldığı CALİO BEBEK benim en yakın arkadaşlarımdı. Onlarsız ben yalnızdım. Gittiğim her yere taşımak, yanımda götürmek isterdim. Tuvalete bile.. Beni Dedemin yanına götürdüklerinde, kapıda ayakkabılarımı çıkarıp, fırlattıktan sonra koşup gittiğim ilk yer, O’nun bilgisayarının başına oturmaktı. Ben geleceğim için dedem bilgişsayarı benim boyalı resimler yapabilmem için hazırlamış olduğundan ben bilmeden-anlamadan çizer dururdum. Beni Dedemin yanına götürdüklerinde, kapıda ayakkabılarımı çıkarıp, fırlattıktan sonra koşup gittiğim ilk yer, O’nun bilgisayarının başına oturmaktı. Ben geleceğim için dedem bilgişsayarı benim boyalı resimler yapabilmem için hazırlamış olduğundan ben bilmeden-anlamadan çizer dururdum. Bazı yakınlarımın bu durumların hastalık göstergesi olduğunu, doktora gitmemiz gerektiğini söylemelerine rağmen annem ve babam bana hastalığı yakıştıramıyorlardı. Bazı çocukların 5 yaşında konuştuğunu, bazılarının ise, böyle huysuzlukları olduğunu söylüyorlardı. Neyse ki, dedem internetten Otizmi gösteren bilgileri indirdiğinde artık bütün aile doktora gitmemiz gerektiğine karar verdiler. Bazı yakınlarımın bu durumların hastalık göstergesi olduğunu, doktora gitmemiz gerektiğini söylemelerine rağmen annem ve babam bana hastalığı yakıştıramıyorlardı. Bazı çocukların 5 yaşında konuştuğunu, bazılarının ise, böyle huysuzlukları olduğunu söylüyorlardı. Neyse ki, dedem internetten Otizmi gösteren bilgileri indirdiğinde artık bütün aile doktora gitmemiz gerektiğine karar verdiler. “Ben Otistik Bir öğrenciyim” “Ben Otistik Bir öğrenciyim”

5 2,5 yaşına geldiğimde, benim OTİZM eğitimi almam için karar verildi. Bu konudaki okullar incelendiğinde, bütün dünyada ABA diye bilinen ve tatbik edilen sistemi uygulayan TOHUM VAKFI’nın Şişli’deki okuluna devam etmem kararlaştırıldı. Ancak Vakfın tam gün okulunda 26 öğrenci okuyabiliyordu. Bunlar da Noterde kur’a ile seçiliyordu. Bu 26 öğrenciden ayrılan olduğunda sizi alabiliyorlardı. 2,5 yaşına geldiğimde, benim OTİZM eğitimi almam için karar verildi. Bu konudaki okullar incelendiğinde, bütün dünyada ABA diye bilinen ve tatbik edilen sistemi uygulayan TOHUM VAKFI’nın Şişli’deki okuluna devam etmem kararlaştırıldı. Ancak Vakfın tam gün okulunda 26 öğrenci okuyabiliyordu. Bunlar da Noterde kur’a ile seçiliyordu. Bu 26 öğrenciden ayrılan olduğunda sizi alabiliyorlardı. Bu bakımdan Vakfın “Destek Eğitimi” denilen kısmında yer bulabildik. Ben de burada haftada 2 gün, 3 saat eğitim almaya başladım. Böylece Ayda 12 saat eğitim alıyordum. Bu bakımdan Vakfın “Destek Eğitimi” denilen kısmında yer bulabildik. Ben de burada haftada 2 gün, 3 saat eğitim almaya başladım. Böylece Ayda 12 saat eğitim alıyordum. Her öğrenciye 1 öğretmen veriliyordu. Ben öğretmenimi çok sevdim ve her dediğini anlamaya çalışıyordum. Buraya 1,5 yıl devam ettim. Haftada 2 gün annem beni Anadolu yakasındaki Maltepe’den Şişli’ye götürüyordu. Kar-kış demeden buna devam ettik. Her öğrenciye 1 öğretmen veriliyordu. Ben öğretmenimi çok sevdim ve her dediğini anlamaya çalışıyordum. Buraya 1,5 yıl devam ettim. Haftada 2 gün annem beni Anadolu yakasındaki Maltepe’den Şişli’ye götürüyordu. Kar-kış demeden buna devam ettik. Ben çoğu zaman yolda arabada uykumu alıyordum. Ben çoğu zaman yolda arabada uykumu alıyordum. “Ben Otistik Bir öğrenciyim” “Ben Otistik Bir öğrenciyim”

6 Ümidimiz Tam gün okuldan biri ayrılırsa O’nun yerine geçebilmekti. 1,5 yıl bize sıra gelmedi. Bir gün bizim evde herkes sevinçten ne yapacağını bilemez şekilde şenlik yapıyordu. Akrabalara telefonlar açılıyor, “hayırlı olsun” lafları ortalıkta çınlıyordu. TOHUM Vakfı Tam gün okulundan ayrılan bir öğrencinin yerine bana sıra gelmişti. Ocak/2012 de okula başlamamız gerekiyordu. Ümidimiz Tam gün okuldan biri ayrılırsa O’nun yerine geçebilmekti. 1,5 yıl bize sıra gelmedi. Bir gün bizim evde herkes sevinçten ne yapacağını bilemez şekilde şenlik yapıyordu. Akrabalara telefonlar açılıyor, “hayırlı olsun” lafları ortalıkta çınlıyordu. TOHUM Vakfı Tam gün okulundan ayrılan bir öğrencinin yerine bana sıra gelmişti. Ocak/2012 de okula başlamamız gerekiyordu. Ertesi günü ise evdeki şenliğin yerini derin bir hüzün almıştı. Tam gün okulu için yıllık TL yı peşin istiyorlardı. Tekrar akrabalara-tanıdıklara telefonlar açılmaya başlandı. Ancak bu defa para bulmak için. Ertesi günü ise evdeki şenliğin yerini derin bir hüzün almıştı. Tam gün okulu için yıllık TL yı peşin istiyorlardı. Tekrar akrabalara-tanıdıklara telefonlar açılmaya başlandı. Ancak bu defa para bulmak için. Çaresizliği bilir misiniz? İnsanda nasıl bir buhran yaratır tahmin eder misiniz? Ben bunu çok iyi biliyordum. Zira ben okula başlamadan annemden bir bardak su istemek için çaresizdim. 2 harfli bir kelimeyi söyleyemiyor, çaresizlik içinde yerlere yatarak tepiniyordum.. Çaresizliği bilir misiniz? İnsanda nasıl bir buhran yaratır tahmin eder misiniz? Ben bunu çok iyi biliyordum. Zira ben okula başlamadan annemden bir bardak su istemek için çaresizdim. 2 harfli bir kelimeyi söyleyemiyor, çaresizlik içinde yerlere yatarak tepiniyordum.. Allah her derde bir derman verdiği gibi, her çaresizliğinde bir çözümü varmış. Ailem bankadan kredi çekerek okul parasını ödediler. Ben de hayalimizdeki okula başlamış oldum. Allah her derde bir derman verdiği gibi, her çaresizliğinde bir çözümü varmış. Ailem bankadan kredi çekerek okul parasını ödediler. Ben de hayalimizdeki okula başlamış oldum. TOHUM VAKFI, GELECEĞİM İÇİN UFKUMDA BİR GÜNEŞ GİBİ DOĞDU.. “Ben Otistik Bir öğrenciyim” “Ben Otistik Bir öğrenciyim”

7 Benim hikayem böyle işte.. Dilerim sizlerin ve yakınlarınızın da bu sıkıntıları yaşayacak ve yaşatacak çocukları olmasın. Bu durum; Benim ve diğer Otizmli çocukların veya anne-babamızın suçu değil. Rabbimiz bu dünyaya bizi de böyle göndermiş. Belki bu sizin gibi sağlıklı çocuk ailelerine bir ibret olsun diyedir. Ben Eğitim alabilen şanslı çocuklardan biriyim. Bütün Türkiye’de her 100 çocuktan biri Otizmli doğduğuna göre, bu imkana ulaşamayan binlerce çocuk var. Benim korkum, bu yıl TL olan yıllık eğitim masrafını ailemin peşin ödeme gücünün olmaması sebebiyle eğitimimin yarım kalması.. Bir çok arkadaşım gibi, hayırseverlerin verdikleri burslarla eğitimime devam etmek benim için zaruret haline geldi. Lütfen vermek istediğiniz bur miktarını Tohum Vakfı’nın yanda bulunan hesabına gönderdiğiniz takdirde eğitimime devam imkanım olacak. Lütfen okul hesabına (DEFNE İÇİN VERİLEN BURS) notunu koyarak istediğiniz kadar bir miktarı göndermenizi rica ediyorum.

8 “Defne’nin ailesinden Size..” “Defne’nin ailesinden Size..” Şu anda DEFNE’nin okuldaki Eğitim durumunu Buraya tıklayıp seyredebilirsiniz. tıklayıp Belki siz bugünkü durumunu 3 yıl aldığı eğitime göre yeterli görmeyebilirsiniz. Ama biz ailesi olarak bu duruma geldiği için Allah’a şükrediyoruz. Diliyoruz ki 2 -3 sene daha devam eder de İlkokula devam edebilecek seviyeye gelir. Öğretmenleri de böyle söylüyor. Duamız; bu mübarek aylarda bütün Otistik çocuklarımızın gerekli eğitimi alması ve şifa bulması.. Bu konuda Devletimizin de normal çocuklara sağladığı imkanları bu engelli çocuklarımıza da sağlaması..


"“Ben Otistik Bir öğrenciyim” “Ben Otistik Bir öğrenciyim” Adım Defne.. Ben Otistik Bir bebek olarak dünyaya gelmişim. İki yaşıma kadar kimse bunu fark." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları