Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Anız Yakmak İse; Cenneti Cehennem Ateşiyle Tutuşturmaktır.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Anız Yakmak İse; Cenneti Cehennem Ateşiyle Tutuşturmaktır."— Sunum transkripti:

1 Anız Yakmak İse; Cenneti Cehennem Ateşiyle Tutuşturmaktır.

2 -Bilimsel olarak bu konu açıklanmadığı sürece yakma eylemi devam edecektir. - Anızı yakanlar kendilerine göre doğru bir iş yaptıklarına inanmaktadırlar. -Gerçektende anız yakan çiftçilerin mantığı ile olaya bakınca doğru gibi görülse de, -Bilimsel gerçekleri bilerek hareket edildiğinde anız yakmak ne kadar zaralı olduğu görülecektir. Anız Ni ç in Yakılır?

3 1-Anız yakma s ü r ü m ü kolaylaştırır. Bir k ü lt ü r alanında bulunan bitkiler toprağın işlenmesini az veya ç ok zorlaştırırlar. Anızın ( hububat hasadından sonra kalan bitki artıklarının) yakılması sonucu yapılacak toprak işleme daha kolay olur. 2-Anız yakmayla saplar ü zerinde ve toprağın 2 – 3 cm derinliğindeki hastalık etmenleri yok edilir. B ö ylece, bitki hastalıkları belli bir oranda azalır. 3-Anız yakma ile saplar ü zerinde ve toprağın 2 – 3 cm derinliğindeki zararlıların yumurta, larva, pupa ve erginleri de yok edilir. Bitki zararlıları belli oranda b ö ylece ortadan kalkar. Anız Yakmanın Yararları Nelerdir?

4 4-Anız yakma ile toprak ü zerine d ü şen ve toprağın 2 – 3 cm derinliğindeki b ü t ü n yabancı ot tohumları yok edilir. B ö ylece, yabancı otların artışı belli oranda azaltılır. Bu faydaları g ö r ü nce, o halde anız yakmak iyidir gibi bir d ü ş ü nce olabilir. Hal b ö yleyken ni ç in anız yakmayı ö nermiyoruz? Anız yakılarak kısmen yukarda sayılan yararlar sağlanabilir.

5 Alınabilecek 100 TL varsa bundan anız yakılarak ancak TL yarar sağlanabilir. Geriye kalan TL kaybımız olur. B ü t ü n marifet bunu bilen ve buna inanan insanlara anız yakarak % karı yerine yakmadığı zaman karının % olacağını g ö stermek ve inandırmaktır. Sonu ç ta;

6 ORMANI YAKAN GELECEĞİNİ YAKAR.

7 1.Anız yakmayla toprak verimliliği azalır. Toprak verimliliği ü retimi etkileyen en ö nemli etkendir. Her ç ift ç i toprağının verimli olmasını ister ve bunun gayreti i ç erisinde bulunur. Bir toprakta ne kadar ç ok ve ç eşitli t ü rde bitkisel ve hayvansal canlı yaşıyorsa toprağın verimliliği de buna bağlı olarak o derecede y ü ksektir. Diğer bir ifade ile toprağın verimliliği i ç erisinde barındırdığı canlı t ü rlerine ve bunların miktarına bağlıdır. Anız yakılırken toprağın y ü zeyinde ve 2 – 3 cm derinliğinde ki b ü t ü n canlılar yok edilmektedir. Verimli bir toprakta canlıların en yoğun olduğu kısım burasıdır. Anız yakılan yerlerde toprağın tekrar eski haline gelmesi i ç in uzun zamana ihtiya ç duymaktadır. Anız Yakmanın Zararları Nelerdir?

8 2. Anız yakma ile toprak canlılarının beslenme ortamı veya besleneceği organik artıklar ortadan kalkar. Doğada yaşayan canlıların hayatı birbirine bağlıdır. Bir canlının yok olması ona bağlı olarak 40 canlının yaşantısını olumsuz etkiler. Doğada canlıların etkilenmesi bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlıdır. Zincirin halkası koptu mu Bu ilişkilerde koparak o canlının yaşantısı belli oranda tehlikeye girer. Canlılar doğada beslenirken organik maddelerden bir sıra halinde yararlanırlar. Her canlı genellikle organik maddedeki enerjiyi par ç alanmanın bir aşamasında alır. Ö rneğin, insanlar, k üçü k ve b ü y ü k baş hayvanlar aldıkları gıdanın b ü y ü k bir kısmını sindiremeden atık (dışkı) şeklinde dışarı atarlar.

9 K ö ye giden herkesin g ö rd ü ğ ü, tavukların hayvan dışkısı ü zerinde eşelendiği, insan dışkısını yediğidir. Tavukların sindirim sistemi insan ve hayvanların sindiremediği artıklarındaki enerjiyi alacak şekildedir. Tavuğun sindiremediğini, b ü y ü k b ö cekler, b ö ceklerin sindiremediğini daha k üçü k b ö cekler sindirirler. En sonunda da solucanlar ve mikroorganizmalar organik maddeleri oluşturan mineral elementlere d ö n ü şt ü r ü rler. Bu mineral elementleri bitkiler tekrar ö z ü mlemede kullanarak organik maddeyi oluştururlar. Her canlı organik maddenin par ç alanmasında ki bir aşamada rol alır. Buna doğal d ö ng ü denir.

10 Acaba, bitkilerin ihtiyacı olan besin elementlerini ticari (inorganik) g ü brelerle telafi edemezmiyiz? B ö ylece toprağın verimini artırıp, ü r ü n alımını ç oğaltamazmıyız? İlk bakışta ni ç in olmasın sorusu akla geliyor? Olur, olur da yanlış olur. Ticari g ü bre ile bitkisel ü r ü n belli oranda artar. Buna karşılık tat, hoş koku ve diğer ö nemli ö zelliklerinden kayıplar olur. Ticari g ü brelerin en ö nemli zararı, toprağın verimini ve yapısını bozmasıdır. Ticari g ü breler, bitkinin alacağı mineral element haline getirtildiği i ç in toprak canlıları bunu gıda olarak kullanamazlar. Ticari g ü bre sadece bitkinin alacağı şekilde bir yapıya sahiptir.

11 Bitkiler organik maddelerin ayrışması ile meydana gelen besin elementlerini daha sağlıklı alabilmektedirler. Zira organik maddeler ç eşitli canlı t ü rleriyle farklı aşamalarda par ç alanarak bitkinin yararlanacağı şekle d ö n ü şmektedir. Organik maddelerin par ç alanması esnasında her canlı bir taraftan ihtiyacı olan enerjiyi elde ederken, diğer taraftan da salgıladıkları maddelerle toprağı bitkilerin en iyi gelişeceği ö zelliklere kavuşturmaktadırlar. Bir toprağın verimi, i ç inde barındırdığı canlıların miktar ve t ü r zenginliğine bağlıdır. Bunların ç oğalması, toprağın yeterli miktarda organik madde i ç ermesine bağlıdır. Organik madde yeterli olmayınca toprak canlıları hem miktar, hem de t ü r olarak azaldığından toprak fakirleşecektir.

12 3.Toprak canlıların bıraktığı bir ç ok maddelerle (atık maddeler ve enzimlerle) oluşturulan yaşam ortamı yanarak yok olur. Toprak i ç erisinde yaşayan ç eşitli canlılar salgıladıkları ve bıraktıkları artıklarla toprağı bitkiler ve kendileri i ç in bir yaşam ortamı oluştururlar. Anız yakıldığı zaman bu ortam yanarak yok olur. Toprağın ü st kısmında bulunan bu tabaka insan ve hayvanlardaki deri tabakası gibidir. Derinin yanması derecesinde insan ve hayvan ne kadar acı ç ekiyorsa, toprak i ç erisindeki canlıların ç ektiği acı bundan daha az olmamaktadır. Nasıl ki insan belli ö l çü dışında yanınca bunun izlerini taşıyor veya hayatını kaybediyorsa toprakta aynı şekilde acı ç eker veya yaşanmaz bir duruma gelir.

13 Anız yakmadan ö nce verimli bir toprağı kazıp avucumuz i ç erisine aldığımızda kendine ö zg ü bir kokusunun olduğunu, yine avucumuz i ç erisinde tuttuğumuzda kendine ö zg ü bir yumuşaklığın olduğunu g ö r ü r ü z. Aynı toprağı anız yakıldıktan sonra avucumuz i ç erisine alırsak un gibi toz şeklini aldığını g ö r ü r ü z. İşte, bu un şekline d ö n ü şm ü ş olan toprak ilk elimize aldığımız toprağın ö zelliğini taşımadığı s ü rece bundan yeteri kadar yararlanamayız.

14 4. Anız yakılmadığında toprak yel ile ü f ü r ü lerek, sel ile s ü p ü r ü lerek erozyona (taşınmaya) uğramaz. Bitki artıkları gerek toprak y ü zeyini ö rterek ve gerekse k ö kleriyle toprağı kucaklayarak yelin ü f ü rmesine, selin s ü p ü rmesine mani olur. Anız yakıldığında ise toprağı koruyacak bir engel kalmaz. Yakılan anızın artığı olan k ü l ü n i ç erdiği mineral elementlerde yine r ü zgâr ve su ile taşınarak uzaklaşır. Her yıl erozyonla denizlere taşınan toprak miktarı milyar tondur. Kıbrıs adasının tamamının bir karış kalınlığında kaplayan toprak miktarı 500 milyon ton/ yıldır.

15 5. Toprak yağmur suları ile taşınır ve toprak i ç erisinde k ö klerin a ç tığı kanallar çö kt ü ğ ü i ç in su depolanmaz.Tatlı su kaynakları azalır. 6. Doğal denge bozulur. 7. Orman yangınlarının ç ıkmasına sebep olurlar. 8. Anızla birlikte ç ok zaman diğer komşu tarla ve bah ç eleri de yakılmaktadır. 9. Anız yakmalarla zaman zaman yerleşim alanları da yanabilmektedir.

16 ORMAN SEVGİSİ VATAN SEVGİSİDİR

17 Gelişmiş ü lkelerde anız yakma diye bir sorun bulunmamaktadır. Ü lkemizde kanunlarla ve polisiye ö nlemlerle anızın yakılması ö nlenmeye ç alışılmaktadır. Ç ift ç ilerimiz, anız yakmanın faydadan ç ok zararlı olduğu konusunda ikna edilmeleri gerekir. Ç ift ç ilerimiz kendi uygulamalarında anız yakmanın yararlarını g ö rd ü ğ ü i ç in ceza almayı g ö ze alarak yakmaya devam etmektedirler. Bunun sonucunda, hem ç ift ç i, hem ü lke kaybetmektedir. Sonu ç Olarak;

18 Anız yakma yerine g ö re % 10 – 15 oranında yarar sağlarken, anız yakmamanın getirisi %85 – 90 olmaktadır. Ç ift ç ilerimiz anız yakarak alacağı ü r ü n ü n b ü y ü k bir kısmını bir yıl ö nceden kaybetmektedirler. Kaybolan sadece ü r ü n ü n miktarı değil, kalitesi ve toprağın verimliliğidir. Hi ç bir ç ift ç i emeğinin ucuza gitmesine ve havaya savrulmasını istemez.

19 Yapılan araştırmalar, anızın yakılmadan toprağa karıştırılması ile uzun vadede toprak verimliliğinin d ü zenli bir şekilde arttığını g ö stermiştir. Ö te yandan, bazı k ö k ve başak hastalıklarında anız yakmanın işe yaramadığı, hastalığı yapan etmenlerin kışı k ö k ve k ö k tacında ge ç irdiği, yakmadan sonra yapılacak s ü r ü m ile yanmamış k ö k artıklarının yine tarlada kalmasıyla değişen bir şey olmadığı g ö r ü lm ü şt ü r.

20 Eğer esas sıkıntı tarladaki anızın kolay toprak işleyebilmek amacıyla temizlenmesi ise bu durumda yakmadan başka y ö ntemler d ü ş ü n ü lebilir; -Hasat sırasında bi ç erd ö verin sapı par ç alayarak toprak y ü z ü ne eşit şekilde dağıtan bir sistemle donatılması, veya anızın başka bir aletle toprak y ü zeyine dağıtılması, -balya yoluyla veya klasik yollarla anızların tarladan toplanması,

21 - bi ç erd ö verin anızı toprağa en yakın seviyede kesmesinin sağlanması, - hasattan sonra tarladaki anızı par ç alayarak toprağa kolayca karışmasını sağlayan aletlerin kullanılması, - Bazı hastalık ve zararlı ile ot kontrol ü nde anız yakmanın bir çö z ü m olacağı d ü ş ü n ü lse bile derin s ü r ü m ile anızın derine g ö m ü lmesinin benzer etkiler sağlayabileceğini unutmamalıyız.

22 Bazı ç ift ç ilerin tarladan anızlarını toplamadıkları, toplayacak olanlara da izin vermedikleri, sırf kıskan ç lıktan dolayı, başkalarının işine veya hayvanına da yaramasın d ü ş ü ncesiyle ateşe verdikleri g ö r ü lmektedir. Yasaklar karşısında zor durumda kalmaktan korktukları i ç in, bazen bir ç ocuğa, ç obana veya bir yabancıya yaktırdıkları, ya da yaktıktan sonra iz bırakmadan ka ç tıkları bilinen ger ç eklerdir. B ö yle yaklaşımlar yanlış olup uzun vadede ç ift ç imizin kendisine, toprağına ve ü lkemize zararlı olmaktadır. Şu anda ge ç imimizi sağladığımız toprakların gittik ç e fakirleşmesi, verimliliğini kaybetmesi, erozyonla yok olup gitmesi ç ocuklarımıza fakir bir gelecek bırakmak anlamı taşımaktadır.

23 Ü lkemizde son yıllarda anız par ç alayan aletler geliştirilmiştir. Anızın halledilip toprak hazırlığının kısa s ü rede uygun bir şekilde yapılmasını gerektiren durumlarda bu aletler kullanılabilir. Nispeten pahalı aletler olsalar da ç ift ç ilerimizin ortaklaşa olarak veya kiralayarak kullanım imkanı bulabilirler. Her yıl yaz ortalarından sonbahar sonlarına kadar yakılan anızlarla ü lke ve ç ift ç i y ü z milyonlarca lira kayba uğramaktadır. Bu konunu a ç ıklığa kavuşturulması sadece devletin değil hepimizin g ö revi olmalıdır.

24 Yakmak yok etmektir. Bu nedenle yanan sadece anız değil, Ü lkenin doğal zenginlikleri yanarken, doğal zenginlikleri bilin ç sizce kaybolurken seyirci kalmaya ve bunu hoş g ö rmeye hi ç kimsenin hakkı olmamalıdır.

25 ORMAN BİTER GÖÇ BAŞLAR. ORMAN BİTER GÖÇ BAŞLAR.

26 T ü rk ç ift ç isi olarak s ü rd ü r ü lebilir bir tarımsal ü retim i ç in mutlak gerekli olan tarla topraklarımızın verimliliğinin korunması kesinlikle anız yakma alışkanlığının bırakılmasına bağlıdır. SONUÇ: Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16 Ocak 2013 tarih ve sayılı resmi gazetede yayınlanan 2013/1 nolu Tebliğ’inin, (ı) bendinde “anız yakanlara her dekar için TL idari para cezası verilir. Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskun mahallerde işlenmesi durumunda ceza beş kat artırılır.” açılamasına dayanılarak hazırlanmıştır.

27 Ü R Ü N Ü N Ü Z BOL, KAZANCINIZ BEREKETLİ OLSUN ! Ü R Ü N Ü N Ü Z BOL, KAZANCINIZ BEREKETLİ OLSUN ! TEŞEKKÜR EDERİM


"Anız Yakmak İse; Cenneti Cehennem Ateşiyle Tutuşturmaktır." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları