Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

DİSİPLİN HUKUKU UYGULAMALARINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "DİSİPLİN HUKUKU UYGULAMALARINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR."— Sunum transkripti:

1 DİSİPLİN HUKUKU UYGULAMALARINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

2 GİRİŞ Kamu kurum ve kuruluşları, kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek için düzenli çalışmak zorundadır. Kurum içinde ahenkli çalışma disiplin adını verdiğimiz düzenleyici kurallar bütünü ile mümkün olmaktadır. Esasen bir kısmı memurluk statüsüne sahip olmak için talepte bulunmasıyla memurluk statüsü kişinin ve özel kanunlardan doğan ve memurların resmi ve özel hayatına ait düzenlemeler ve sınırlamalar koyan kurallara uymayı kabul etmiş olmaktadır. Bu nedenle memur statüsündeki personelin, görev içinde veya dışında bu statüyü düzenleyen kurallara uymayan eylem ve işlemleri disiplin suçunu teşkil etmekte; bu suçu işleyen personele uygulanan yaptırımlar ise disiplin cezaları adı altında tanzim edilmektedir. Bu sunuşta disiplin suç ve cezaları ele alınarak disiplin suçlarının tespiti ve uygulamasına esas teşkil eden disiplin soruşturmaları kapsamı ve rapor düzenlenmesi ve memurların görevden uzaklaştırılması rejimi ele alınacaktır.

3 I. BÖLÜM DİSİPLİN SUÇ VE CEZALARI

4 Kavramlar ve Mahiyeti : 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 124. maddesinin 2. fıkrasında “Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125. maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir” denilmektedir. Buna göre, Devlet memurlarınca Mevzuatın emrettiği ödevlerin yerine getirilmemesi, Mevzuatın uyulması zorunlu kıldığı hususlara uyulmaması, Mevzuatın yasakladığı işlerin ya da eylemlerin yapılması disiplin suçunu oluşturmaktadır.

5 Kamu görev ve hizmetlerinin zamanında sağlıklı, düzenli ve gereği gibi yürütülmesini sağlamak için mevzuatça kamu personeline ve hizmetlilerine emrettiği ödevleri yurt dışında ve içinde yerine getirmeyenlere uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işlemleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlığına göre uygulanan idari yaptırımlara ise disiplin cezası denilmektedir. Bu noktada disiplin cezalarıyla genel ceza yapısı arasındaki benzerlik ve farklılıkları sergilemek yararlı olacaktır.

6 Ceza hukuku kişilerin toplum düzenine karşı işlediği fiilleri, disiplin cezaları ise kurum düzenini bozucu eylemleri cezalandırmaktadır. Ceza hukuku memur olsun olmasın herkese uygulanır. Disiplin cezası ise sadece memurlara uygulanır. Ceza hukuku temel hak ve hürriyetler üzerinde kısıtlamalar getirmekte; disiplin cezaları ise memuriyet hayatı ile ilgili sonuçlar doğurmaktadır. Genel olarak ceza kovuşturmasının sonucu disiplin soruşturması yapılıp ceza verilmesini etkilemez. Cezaya hakim, disiplin cezasına ise yetkili amir karar verir. Dolayısıyla disiplin cezası verilmesi idari bir işlem mahiyetindedir. Adli yargıya ilişkin af kanunları, mahkumiyet kararını ortadan kaldırsa bile disiplin soruşturmasını ve cezasını ortadan kaldırmaz

7 Disiplin Cezaları : Genel olarak Devlet memurlarına verilen disiplin cezaları ile bu cezaları gerektiren fiil ve haller Devlet memurları kanununun 125. maddesinin 1. fıkrasında 5 bent halinde sayılmıştır. (Özel mevzuatlardaki hükümler saklıdır.) Buna göre; Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır. Uyarma : Memura görevinde ve davranışında daha dikkatli olmasının gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

8 Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır. Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, Özürsüz ve izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, Kurumlarca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, Usulsüz müracaat ve şikayette bulunmak, Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, Belirlenen kılık kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, Görevin iş birliği içerisinde yapılması ilkesine aykırı davranışta bulunmak,

9 Kınama: Memura görevinde ve davranışında kusurlu olduğunun yazılı olarak bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır. Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kusurlu davranmak, Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışta bulunmak,

10 Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, İş arkadaşlarına, mahiyetindeki personele iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, Verilen görevlere itiraz etmek, Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, Kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak. (Ek: 17/9/ /1 md.) Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek

11 Aylıktan Kesme : Memurun brüt aylığından 1/30-1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan Kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır. Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korumamak, bakımını yapmamak ve hor kullanmak, Özürsüz olarak 1 veya 2 gün göreve gelmemek, Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak, Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak, Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek, Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak,

12 (Mülga: 13/2/ /111 md.) İkamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz terketmek (Mülga: 13/2/ /111 md.), Toplu müracaat veya şikayet etmek, Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, (Mülga: 13/2/ /111 md.), Yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurmak.

13 Kademe İlerlemesinin Durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademe ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır. Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır. Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek, Özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek, Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak, Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak, Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak, Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek,

14 (Mülga: 13/2/ /111 md.), Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek, Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak, Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyesi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak, Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak, Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak, Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek, Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek, Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak, Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak,

15 Devlet Memurluğundan Çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır. Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır. İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumun huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak, Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek, Siyasi partiye girmek, Özürsüz olarak (...) (1) bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek, Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,

16 (Değişik: 13/2/ /111 md.) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak, Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak, Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak, Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek, Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışta bulunmak, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.

17 Disiplin Cezalarıyla İlgili Diğer Hususlar : Disiplin Amirlerinin Takdir Hakkı : Devlet Memurları Kanununun 124. maddesi uyarınca memurların disiplin cezasını gerektirecek fiilleri işlemeleri durumunda disiplin amirlerince durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. Öncelikle amir durumunda olanların soruşturmacının teklifi doğrultusunda konuyu incelemesi ve zamanaşımı süresini de göz önünde tutarak uygun bir ceza vermesi gerekmektedir. Disiplin soruşturmalarında soruşturmacı disiplin amiri adına hareket etmektedir. Dolayısıyla soruşturmacının teklifi, Disiplin Amirini mutlak manada bağlamaz. Ancak Danıştay 8. Daire, , E. No:1977/3246, K: 1978/6317 sayılı kararında “ soruşturma konusu yapılan olay, sanık ve tanıkların durumlarının tüm ayrıntılarıyla incelenip en iyi değerlendirebilme durumunda bulunan soruşturmacı raporlarında yer alan önerilere ağırlık tanınması ve soruşturmacı tarafından önerilen disiplin cezasından daha ağır bir ceza tayin edilmesi halinde de gerekçelerin açıkça belirtilmesi gerekir.” demektedir. Buna göre, soruşturmacı teklifine uyulmaması düşünüldüğünde, özellikle daha ağır ceza verilmesi halinde, gerekçe önem arz etmektedir.

18 DMK’nun 125. maddesinin 4. fıkrasında “Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibari ile benzer eylemlerde bulunanlara da aynı nev’i den disiplin cezası verilir.” denilmektedir. Bu hüküm ile kanunilik ilkesine bir istisna getirilmiş olup, buna göre verilecek disiplin cezalarında da gerekçe üzerinde hassasiyetle durulmalıdır. Disiplin amirlerini kullandığı diğer takdir hakkı ”Aylıktan Kesme” ve “Kademe İlerlemesinin Durdurulması” cezalarının uygulanması durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu disiplin cezalarını gerektiren fiiller D.M.K maddede sayılmakla birlikte, maddede belirlenen alt ve üst sınırları içerisinde disiplin cezası verilmesi konusu amirlerin takdirine bırakılmıştır. Bu durumda kanunda ön görülen cezanın alt sınırı esas olup daha ağır ceza verilmesi halinde gerekçesinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir. DMK’nun 126. maddesine göre, Disiplin Kurullarının red kararı vermesi halinde, atamaya yetkili amir başka bir disiplin cezası verebileceğinden, bu durumda da amir takdir hakkını hukuken geçerli nedenlere dayandırmak zorundadır.

19 DMK’nun 125. maddesi 3. fıkrasında “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” denilmektedir. Disiplin Amir ve Kurullarınca ceza verilip, bu fıkra hükümlerine göre hiçbir değerlendirme yapılmadığından, idari yargı mercilerince çok sık bozma kararına rastlanılmaktadır. Bu nedenle, bir alt ceza verilmemesi halinde bunun gerekçesinin kararda belirtilmesinde yarar görülmektedir. Disiplin Suçlarında Tekerrür : Memurun bir disiplin suçu işledikten sonra, yine disiplin suçu işlemesi, disiplin cezası ile cezalandırılmasına rağmen tutum ve davranışlarını düzeltmediği, disiplini ihlal etmede ısrarını göstermektedir. DMK 125. maddesi 2. fıkrası “disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.” demek suretiyle, tekerrür halinde daha ağır ceza verilmesini düzenlemiştir. Bu fıkra hükmü ile iki ayrı tekerrür hali ortaya çıkmaktadır.

20 Özel Tekerrür : Buna göre; Memura, bir fiil veya hal nedeniyle verilen kesinleşmiş bir disiplin cezası olmalıdır. Aynı fiil veya hal tekrarlanarak yeni bir disiplin suçu işlenmiş olmalıdır. İkinci disiplin suçu, cezaların sicilden silinme süresi içinde (uyarma ve kınama cezalarında 5 yıl, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında 10 yıl) işlenmiş olmalıdır. Özel tekerrürde memura disiplin cezası verilmesini gerektiren fiile dikkat edilecektir. Örneğin, uyarma cezası gerektiren “özürsüz veya izinsiz göreve geç gelmek” fiili, 5 yıl içinde 2 defa işlenirse, bu fıkra hükmüne göre birinci defa uyarma, ikinci defa kınama cezası ile cezalandırılacaktır. İkinci defa işlenen disiplin suçu, yine uyarma cezasını gerektiren farklı bir fiilden kaynaklanıyorsa özel tekerrür uygulanmayacaktır.

21 Genel Tekerrür : Buna göre; Aynı derece disiplin cezasını gerektiren (mesela “uyarma”), fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen, kesinleşmiş iki disiplin cezası bulunmalıdır. Aynı derece disiplin cezasını gerektiren üçüncü bir disiplin suçu işlenmelidir. Görülüyor ki, genel tekerrürde fiillerin işlenmesinde bir süre tespit edilmemiştir. (Örnek: Danıştay kararı:10.D, , E.No:1985/2632, K:1985/2672) Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan memurlar ile ilgili olarak 125. Maddenin 5. Fıkrası ile bir düzenleme yapılmıştır. Bunlara kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının ¼ ü ile ½ si arasında bir miktar kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir. Tekerrür konusunda üzerinde durulması gereken bir husus, tekerrür nedeniyle bir üst disiplin cezası verilen memurun bir kez daha disiplin suçu işlemesi halinde ne yapılacağıdır.

22 Bu konuda kanunda açık bir düzenleme olmamasına rağmen Danıştay tekerrüre tekerrür uygulanmayacağı görüşündedir. (Örnek kararlar: 1- Danıştay 10.D, E.No: 1988/1946, K: 1990/ Danıştay 10.D, , E.No:1989/314, K:1990/ Danıştay 8.D., , E.No:1994/5952, K:1996/544). Disiplin Suç ve Cezalarıyla İlgili Süreler ve Zamanaşımı : DMK’nun127. Maddesi disiplin işlerinde zamanaşımını düzenlemiştir. Kanunun diğer maddeleri ve Genel Yönetmelikte ise disiplin işlemleriyle ilgili çeşitli süreler getirilmiştir. Zamanaşımı dışındaki süreler, idarenin iç işleyişi ve düzeni ile ilgili olup, bu süreler geçirildikten sonra da disiplin cezası verilebilir. Ancak bu durumda, süresinde iş yapmayan amirlerin disiplin suçu işlemesi söz konusu olabilir. (Örnek karar: Danıştay 8.D., E.No:1991/1370, K: 1991/1358 bu kararda Danıştay, disiplin amiri veya kurullarına karar vermek için tanınan sürelerin,idarenin iç işleyişi ve düzeni ile olduğundan, bu süre geçirildikten sonra verilen ceza da yasaya aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir.

23 Süreler : Kanun koyucu, disiplin soruşturmalarının gecikmesini önlemek amacıyla, idareye belli sürelerde işlem tesis etme mükellefiyetini getirmiştir. Buna göre; DMK 126. Maddesine göre Disiplin Kurullarının red kararı vermesi halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası verebilir. DMK 128. Maddesine göre Disiplin amirleri, uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Kurul bu dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir. Yüksek Disiplin Kurulu ise dosyanın kendine tebliğinden itibaren azami 6 ay içinde karar vermelidir. DMK nın 136. maddesine göre memurlar uyarma ve kınama cezalarının kendilerine tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilirler. İtiraz mercileri itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararı vermek zorundadırlar. Genel yönetmeliğin 14. maddesine göre Disiplin Kurul Kararları, karar tarihini izleyen 7 gün içinde yazılıp imzalanır. Genel yönetmeliğin 15. Maddesi gereğince kararlar verildiği tarihi izleyen 15 gün içinde, disiplin amirleri, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında atamaya yetkili amir, YDK kararında Kurul başkanı tarafından ilgililere tebliğ edilir.

24 Zamanaşımı : DMK’nun 127. maddesinde göre disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiilleri işleyenler hakkında; Bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay, memurluktan çıkarma cezasında altı ay içerisinde disiplin soruşturması başlatılmadığı takdirde, Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde, Disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Bu zamanaşımı sürelerine uyulması zorunludur. Ancak Danıştay, idarelerin zamanaşımı sürelerinde disiplin cezası vermesiyle sürenin kesileceği, böyle bir durumda disiplin cezasının idari yargı yerince aynı konuda yeniden işlem tesisini gerektirecek biçimde iptali üzerine, idarece verilecek yeni disiplin cezasının zamanaşımı nedeniyle iptal edilemeyeceğine karar vermiştir. (Örnek Kararlar; 1-Danıştay 8.D., , E.No:1996/3070 K.No:1996/ Danıştay 10.D, , E.No:1989/2299, K.No:1989/1734).

25 DİSİPLİN CEZALARINA İTİRAZ VE DAVA HAKKI : DMK’nun 135. maddelerine göre, disiplin amirlerince verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edebilirler. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü halinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir. İdari yargıya başvurma durumunda İdari Yargılama Usulü Kanunu, Danıştay Kanunu ve Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında kanun hükümleri uygulanacaktır.

26 DİSİPLİN CEZALARININ UYGULANMASI : DMK 132. maddeye göre disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eder aybaşında uygulanır. Verilen Disiplin cezaları üst disiplin amirine, Devlet Memurluğundan çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Aylıktan Kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar. Aylıktan kesme cezası, memurun brüt aylığından 1/30-1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün gün ve 622 sayılı yazısına göre memurun brüt aylığından yapılacak olan kesintinin hesabında; ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, lojman tazminatı, yabancı dil tazminatı, makam tazminatı ile diğer zam ve tazminatlar toplamı aylık ile birlikte dikkate alınacaktır. Maliye Bakanlığı gerekçe olarak bu mali unsurlara hak kazanmada ve ödenmesinde, ilgili mevzuatları gereği “aylıklara ilişkin hükümlerin uygulanacağının “ belirtilmesi göstermektedir.

27 DİSİPLİN CEZALARININ SİCİLDEN SİLİNMESİ : DMK’nun 133.maddesi disiplin cezalarının bir süre sonra özlük dosyasından silinmesini düzenlemiştir. Buna göre, disiplin cezaları memurun siciline işlenir. Devlet Memurluğundan Çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların (Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması) uygulamasında 10 sene sonra, Atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezaların özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Memurun, yukarıda sayılan süre içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar sicil dosyasına işlenir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının sicilden silinmesinde disiplin kurulunun mütalaası alındıktan sonra yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.

28 II. BÖLÜM DİSİPLİN SORUŞTURMASI

29 Disiplin cezası verebilmek için disiplin soruşturması yapılması gerekmektedir. Savunma alınması dışında yapılacak bir soruşturma sonucu disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. (Danıştay 10. Daire E: no: 1997/507) Disiplin soruşturması suça konu olan eylem ve davranışlar, olayları incelemek, varsa muhbir veya şikayetçinin itibar ve iddialarını tespit etmek, olayla ilgili delileri toplamak, tanıkları dinlemek ve sanığın savunmasını almak suretiyle yapılır.

30 SUÇUN ÖĞRENİLMESİ: Disiplin suçunu oluşturan olay ve fiiller çeşitli yollardan öğrenilmektedir: Yetkili amir disiplin cezasını gerektiren olayı, eylemi bizzat kendisi tespit edebilir. Disiplin cezası gerektiren olay ve eylem suçtan zarar görenlerin “şikayeti” üzerine öğrenilebilir. Şikayet yazılı olarak alınır; sözlü şikayet durumunda bunun yazılı hale getirilmesi, şikayetçi bunu yazamıyorsa tutanak tutmasında yarar görülmektedir. Olaydan zarar gören üçüncü şahısların bile “ ihbarıyla” suç öğrenilebilir. Suçu öğrenen başka makamlar tarafından memurun disiplin suçu yetkili amirine duyurulabilir. Kurumda yapılan teftiş sırasında disiplin suçu teşkil edecek eylem veya işlemler tespit edilerek yetkili amirlere duyurulmaktadır. Dilekçe yazmak suretiyle yapılan şikayetlerde 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ile Başbakanlığın gün ve sayılı Genelgesi göz önünde tutulmalıdır. Buna göre belli bir konu ihtiva etmeyen yargı mercilerinin görevine giren veya dilekçe sahibinin adı–soyadı, imzası ve adresi eksik olan dilekçeleri değerlendirmeye alınmaması gerekmektedir. Ancak dilekçesinde somut olaylar ve bu olaylarla memurlar arasında bağlantı kuracak şekilde bilgi veya belge verilmişse bu konuda soruşturma veya inceleme açılabilecektir.

31 SORUŞTURMA EMRİ : Soruşturma emri disiplin amirince verilmektedir. Disiplin amiri kendisine intikal eden her olayda disiplin soruşturması açmak zorunda değildir. Ancak bu konudaki değerlendirmelerin bir üst disiplin amiri tarafından denetlenebileceğini göz önünde bulundurmalıdır. Soruşturma emrinde, soruşturması istenen konular ve şahıslar açıkça belirtilmelidir. “dilekçedeki iddiaların soruşturması” gibi muğlak ifadeler kullanılmamalıdır. Disiplin amiri görevlendireceği muhakkiki mahallinden tayin edebileceği gibi üst makamlardan da talepte bulunabilir. Ancak, burada “...soruşturmanın sanığın memurluk görev ve derecesinin daha üstünde ya da ona eşit düzeyde bulunan bir memur tarafından yapılması....” (Danıştay 2. Daire, gün ve E:1973/2560, K:1973/749) na dikkat edilmelidir.

32 SAVUNMA ALINMASI : Disiplin soruşturmasında en önemli şart savunma alınmasıdır. Anayasanın 129, DMK’nun 130 uncu maddelerine göre devlet memurları hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde savunmasını yapmayan memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Savunma talebinde memura suç konuları açıkça bildirilmeli, hangi nedenlerle suçlandığı konusunda tereddüte mahal verilmemelidir. Danıştay bir kararında “soruşturmayı yapan” deyimi ile doğrudan disiplin cezası vermeye yetkili amirlerin anlaşılmasını, savunmayı bunların alması gerektiğini belirtmiştir. (Bkz:3.D, , 1973/ sayılı karar). Ancak müfettişin usulüne uygun aldığı savunmanın yeterli olduğuna dair karar da vardır. (Bkz:Danıştay 10.D, , E.No:1985/113, K.No:1985/1742) savunma konusuyla ilgili olarak devlet memurluğundan çıkarılma cezası istenen memur hakkında özel bir düzenleme yapılmıştır. DMK 129. maddesine göre, “hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulundan sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.”

33 SORUŞTURMA RAPORUNUN DÜZENLENMESİ : Disiplin soruşturması sonunda bir rapor hazırlanır. Raporda bulunması gerekli hususlarla ilgili düzenleme yoktur. Özellikle önemli disiplin soruşturmalarında İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Görev ve Çalışma Yönergesindeki rapor şekli örnek alınabilir. Buna göre; A-TEK KONULU SORUŞTURMA RAPORUNUN BÖLÜMLERİ Başlangıç Soruşturma dışında bırakılan konular ve nedenleri Muhbir ya da müştekiler Hakkında soruşturma yapılan Soruşturma konusu İnceleme Tanık ifadeleri Hakkında soruşturma yapılanın (yapılanların) savunması (savunmaları) Tahlil Sonuç

34 B-ÇOK KONULU SORUŞTURMA RAPORUNUN BÖLÜMLERİ Başlangıç Soruşturma Dışında Bırakılan Konular ve Nedenleri Muhbir ya da Müştekiler Hakkında Soruşturma Yapılan Soruşturma Konuları Soruşturma Birinci Soruşturma Konusu Hakkında Soruşturma Yapılan İddia inceleme Tanık İfadeleri Hakkında Soruşturma Yapılanın Savunması Tahlil Sonuç İkinci Soruşturma Konusu Hakkında Soruşturma Yapılan İddia inceleme Tanık İfadeleri Hakkında Soruşturma Yapılanın Savunması Tahlil Sonuç

35 III. BÖLÜM DİSİPLİN AMİRLERİ VE DİSİPLİN KURULLARI

36 DİSİPLİN AMİRLERİ : Disiplin ile ilgili mevzuat hükümlerini uygulayan, disiplin soruşturması açan veya açtıran; disiplin cezası verme yetkisi verilen memurlar ve Bakan gibi diğer görevliler Disiplin Amirleridir. Disiplin Amirleri kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenmiştir. DMK’nun 124 ve 134 üncü maddelerine göre Disiplin Amirleri, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Genel Yönetmelik ve Kamu Kurumu ve Kuruluşlarının genel yönetmeliğe göre çıkardıkları özel yönetmeliklerle belirlenmiştir. Genel Yönetmeliğe göre Disiplin Amirlerinin tayin ve tespitine ilişkin esaslar şunlardır: A-Başbakan ve Bakanlar başında bulundukları teşkilat ile bunlara bağlı kuruluşlarda görevli bütün memurların disiplin amiridirler. B-Bakanlıklarda Müsteşarlar, bağlı kuruluşlarda Müsteşar/Başkan/Genel Müdür/Genel Sekreter/Müdürler, İllerde Valiler, İlçelerde Kaymakamlar, Bölge Kuruluşu olan Kuruluşlarda Bölge Müdürleri, Belediyelerde Belediye Başkanları, Yurt dışı Teşkilatında Misyon Şefleri bu teşkilatlarda görevli bütün memurların en üst disiplin amiridirler.

37 Disiplin işleriyle ilgili uygulamalarda Kaymakam İlçe, Valiler İl, Bölge Müdürleri bölge, Belediye Başkanları Belediye Teşkilatındaki diğer disiplin amirlerine göre en üst disiplin amiridirler. Valiler Kaymakamlara, bölge kuruluşu olan kurumların başında bulunan en üst yöneticiler Bölge Müdürlerine göre bir üst disiplin amiridirler. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının bu esaslara göre hazırladıkları disiplin amirleri yönetmelikleri Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmektedir. DMK Md.126’da, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararına dayanan hallerde valiler tarafından verileceği belirtilmiştir. Burada atamaya yetkili amirlerin tespiti önem kazanmaktadır. Bilindiği gibi atama bir kişiyi memur statüsüne geçiren tek taraflı idari bir tasarruftur. Bu tasarrufu yapmaya kanunen yetkili kılınan kişi atamaya yetkili amirdir. Anayasa, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat Kanunları, atamaya yetkili amirleri belirlemiştir. Buna göre Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar, Vali ve Kaymakamlar, özel kanunlarda belirtilen diğer makamlar atamaya yetkili amirleri teşkil etmektedir ve 2477 sayılı Bakanlıklar ve diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında atamaları düzenleyen Kanunlar ile özel Kanunlarına göre Bakanlar Kurulu Kararı veya müşterek kararla ataması yapılanlarda atamaya yetkili amir kararı inha eden Bakandır.

38 DİSİPLİN KURULLARI : DMK 134 üncü maddesine göre, disiplin ve soruşturma işlerini kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinden bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her İl’de, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde, ayrıca Milli Eğitim Müdürlüklerinde bir Disiplin Kurulu bulunur. Bunlar teklif edilen cezayı kabul ya da red eder. red halinde atamaya yetkili amir 15 gün içinde başka bir ceza verip vermemekte serbesttir. (DMK.126) Bu kurulların kuruluş ve çalışma esasları, görev, yetki ve sorumlulukları genel ve özel yönetmeliklerle belirlenmiştir. Genel yönetmeliğe göre oluşturulan kurullar şunlardır.

39 YÜKSEK DİSİPLİN KURULU : Başbakanlık ve Bakanlıkların ve bunlara bağlı Müsteşarlık, Genel Müdürlük ve Başkanlıkların Kurum Merkezinde Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) kurulur. Başbakanlık ve Bakanlıklarda Müsteşarlar, bağlı kurumlarda kurumların başında bulunan Müsteşar/Genel Müdür/Başkan YDK başkanlığını yürütür. Üyeliklerine ise kurumların üstlendikleri ana görevlerle doğrudan ilgili birimlerden biriyle Hukuk, Personel ve Teftiş hizmetlerini yürüten birimlerin başında bulunan memurlar görevlendirilir. Görevlendirme Müsteşar/Genel Müdür/Başkan’ın teklifi ve ilgili Bakanın onayı ile yapılır. Kurul bir başkan ve dört üyeden oluşur. Hakkında disiplin soruşturması yürütülen Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisi de bu maddede belirtilen disiplin ve yüksek disiplin kurullarında yer alır. Her bir disiplin ve yüksek disiplin kurulunda görevlendirilen temsilci ilgili sendika tarafından önceden bildirilir. Bu şekilde üyesi çift sayıya ulaşan kurullarda oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın kararına itibar edilir. Hizmet özellikleri veya kadro unvanlarındaki değişiklik nedeniyle Kurulu bu esaslara göre tespit edemeyen kurumlar, Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşünü almak kaydıyla kurullarını farklı yapıda kurabilirler. Bu kurullar kendi teşkilatlarındaki memurların Devlet memurluğundan çıkarılması konusunda karar verirler. (DMK 125/E)

40 MERKEZ DİSİPLİN KURULU : Başbakanlık ve Bakanlıkların ve bunlara bağlı Müsteşarlık Genel Müdürlük ve Başkanlıkların Kurum Merkezinde Merkez Disiplin Kurulu (MDK) kurulur. MDK başkan ve üyeleri, YDK başkan ve üyelerinin “en yakın yardımcıları arasından görevlendirme” ile belirlenir. Görevlendirme şekli ve farklı şekilde kurul oluşturma usulleri YDK gibidir. MDK kendi teşkilatındaki Devlet memurlarına kademe ilerlemesinin durdurulması cezası vermeye (DMK 126) ve disiplin amirlerinin kararlarına karşı itirazları görüşmeye yetkilidir. İL DİSİPLİN KURULU : Vali veya görevlendireceği bir Vali Yardımcısının Başkanlığında, Hukuk İşleri Müdürü, Defterdar, Milli Eğitim, Sağlık, Tarım ve Köy İşleri Bayındırlık ve İskan Müdürlerinden oluşur. İL MİLLİ EĞİTİM DİSİPLİN KURULU : Vali veya görevlendireceği bir Vali Yardımcısının Başkanlığında, il Milli Eğitim Müdürü, İl Hukuk İşleri Müdürü, İlköğretim Müfettişleri Kurulu Başkanı ile Valinin görevlendireceği İlköğretim Okulu Müdürlüklerinden bir üye ile Orta Öğretim Kurumları (Liseler) Müdürlerinden bir üyeden teşekkül eder.

41 İL ÖZEL İDARESİ DİSİPLİN KURULU : Vali veya görevlendireceği Vali Yardımcısının Başkanlığında, İl Hukuk İşleri Müdürü (yoksa, Valinin İl İdare Kurulu üyeleri arasından görevlendireceği bir kişi) İl Özel İdare Müdürü ve İl Daimi Encümeni üyelerinin kendi aralarından bir yıl için seçecekleri iki üyeden kurulur. BİRLİK DİSİPLİN KURULU; Birlik encümenidir. Genel Yönetmelikte bu kurulların dışında Büyükşehir Belediye Başkanlıkları ve diğer Belediyeler, Bölge Müdürlükleri ve Anayasa Mahkemesinin Disiplin Kurullarının oluşumu da düzenlenmiştir. Genel Yönetmelikte düzenlenen bu kurulların dışında 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun Ek madde 4’e göre oluşturulan İl Polis Disiplin Kurulu da Mülki İdare Amirlerini doğrudan ilgilendirmektedir. İl Polis Disiplin Kurulu; emniyet işleriyle görevlendirilen vali yardımcısının başkanlığında il hukuk işleri müdürü (bulunmadığı durumda Valinin görevlendireceği il idare şube başkanlarından biri), emniyet müdürü veya görevlendireceği müdür yardımcılarından biri emniyet 2. şube müdürü veya şefi emniyet 3. şube müdürü veya şefinden oluşur.

42 DİSİPLİN AMİRLERİNİN GÖREV YETKİ VE SORUMLULUKLARI DMK nın 126. maddesine göre disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını doğrudan vermeye yetkilidirler. Genel Yönetmeliğin 18. maddesi disiplin amirlerinin görevlerini saymıştır. 1-Disiplin amirleri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği görevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre DMK’nunda yazılı disiplin cezalarından yetkisi dahilinde bulunanları vermeye yetkilidir. Disiplin amirlerinin verebileceği cezalar bu kanuna göre uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarıdır. 2-Özel kanunların disiplin işleri ile ilgili olarak verdiği yetkileri kullanırlar. 3-Disiplin kurullarınca reddedilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile Devlet memurluğundan çıkarma cezaları yerine, ret kararlarının alındığı tarihi izleyen 15 gün içinde DMK ile Yönetmeliklerde belirtilen usul ve esaslara uyulmak kaydıyla başka bir disiplin cezası vermeye yetkilidirler.

43 4-Bir üst disiplin amiri sıfatıyla, uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazları gözden geçirerek verilen cezayı aynen kabule, hafifletmeye veya tamamen kaldırmaya yetkilidirler. Disiplin amirlerinin sorumlulukları da genel yönetmeliğin 19. Maddesinde belirtilmiştir. Buna göre; 1-Disiplin amirleri, disiplin işlerinde kendilerine DMK ve Özel Kanunlarla verilen yetkileri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan hakları göz önünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış içinde kullanmak ile yükümlüdürler. 2-Memurları disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak ve gerekli cezayı uygulayarak disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğramasını önlemekle yükümlüdürler. 3-Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturma tamamlandığı tarihi izleyen 15 gün içinde vermek zorundadırlar. 4-Uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazları, cezalarla ilişkin karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde inceleyerek sonuçlandırmakla yükümlüdürler.

44 IV. BÖLÜM GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA

45 Görevden uzaklaştırma değişik adlarla mevzuatımızda eskiden beri varola gelmiştir. DMK çıkıncaya kadar görevden uzaklaştırma ile ilgili hükümler değişik kanunlarda ve farklı düzenlemelerle yer almıştır. “İdari azil”, “vekalet emrine alma”, “işten el çektirme” gibi adlarla yapılan uygulamaların DMK ile aldığı son şekil olan görevden uzaklaştırma, DMK’nun 137 ve 145. maddelerinde düzenlemiştir. MAHİYETİ: Görevden uzaklaştırma, DMK’nun 137. Maddesine göre “kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi dışında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.” Görevden uzaklaştırılan kişinin memurluk statüsü devam etmekte ancak görevi ile fiilen ilişkisi kesilmektedir. Bu bir idari ceza olmayıp, ihtiyati tedbir kararıdır. Kanun’da “Kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde” denilmek suretiyle, bu konuda amirlere tekdir hakkı tanınmıştır. Takdir hakkının sınırsız ve objektif olmayan kıstaslarla kullanılmayacağı açıktır. Emsal Danıştay kararlarını da göz önüne alarak, bir personeli görevden uzaklaştırırken, işlenen fiilin adli ve / veya idari soruşturma sonunda devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektirebilecek nitelikte olması, işlenen veya işlenmeye devam olunan fiilin kamuya zarar vermekte bulunması, memurun bu eylemi nedeniyle kamu hizmetinin kesintiye uğraması, adli kovuşturma konusunun toplum vicdanını incitici, devlete itimadı sarsıcı mahiyette olması gibi şartlar aramak gerekecektir. Başka bir ifade ile memur tarafından işlenen fiilin vahameti ve verilmesi muhtemel adli/idari cezanın ağırlığı, görevden uzaklaştırmada kıstas olmalıdır.

46 Görevden uzaklaştırma karar, DMK Madde 137, 2. Fıkrasına göre soruşturmanın herhangi bir safhasında alınabilir. Madde 139’a göre ise memur hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 gün iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Aynı kanunun 140. maddesine göre, haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan memurlar da görevden uzaklaştırılabilir. Bu ve diğer maddelerin birlikte incelenmesinden çıkan sonuca göre, görevden uzaklaştırma kararı disiplin ve / veya adli soruşturma geçiren memurlar hakkında, soruşturma sırasında veya soruşturma öncesinden verilebilir. Ancak soruşturma başlamadan memur görevden uzaklaştırılırsa, en geç 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanılmalıdır. Aksi halde amirin sorumluluğu söz konusu olabilecektir. Soruşturma, yetkili amirin soruşturma emri ile başlamış sayılacağından, memur hakkında ihbar veya şikayet üzerine, ön inceleme ile veya sadece soruşturma açılmasını talep eden yazı ile soruşturma emri ve onayı olmadan verilen görevden uzaklaştırma kararında bu süreye dikkat edilmelidir.

47 YETKİLİLER : Görevden uzaklaştırmaya yetkililer Kanun’un 138. Maddesinde sayılmıştır. Bunlar; A- Atamaya Yetkili Amirler : Bunlar memurun ilgili olduğu Kuruma göre Anayasa, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarında belirtilmiştir ve 2477 sayılı Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında atamaları düzenleyen kanun gereği Bakanlar Kurulu kararı veya Müşterek Kararla atanan memurlarda atamaya yetkili amir inha eden Bakan’dır. Belediyelerde 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun 96. Maddesi ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyeleri Hakkında Kanun’un 16. maddesine göre, Büyük Şehir Belediyeleri Genel Sekreteri için İçişleri Bakanı, diğer belediye personeli için Belediye Başkanı atamaya yetkili amirdir.

48 B- Bakanlık ve Genel Müdürlük Müfettişleri : 3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esaslarını düzenleyen genel Kanuna göre Bakanlıkların ve Bağlı Kuruluşların Merkez Teşkilatında teftiş kurulları oluşturulmuştur. Görevden uzaklaştırma yetkisi sadece bu müfettişlere tanınmış olup, zaten bu müfettişler, atamaya yetkili amir olan Bakan, Genel Müdür/Müsteşar/Başkan adına soruşturma yapmaktadır. Diğer soruşturmacıların görevden uzaklaştırma yetkisi olmayıp, soruşturma sırasında veya sonucunda yetkili amire sadece teklifte bulunabilir. Bakanlık ve Genel Müdürlük müfettişleri tarafından verilen görevden uzaklaştırma kararını kaldırma görev ve yetkisi DMK Madde 142 ve 145 gereği atamaya yetkili amirindir. C- İllerde Valiler D- İlçelerde Kaymakamlar. Kaymakamlar, ilçe idare şube başkanları hakkında önceden Valinin muvafakatini almak suretiyle görevden uzaklaştırma kararı verebilirler. Vali ve Kaymakamlarca alınan görevden uzaklaştırma tedbiri memurun kurumuna derhal bildirilir. Anayasanın 127. maddesine göre mahalli idarenin seçimle gelmiş organlarını ancak İçişleri Bakanı görevden uzaklaştırabilir.

49 GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILAN MEMURLARIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜĞÜ : DMK 141. maddesi görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisinin ödeneceğini, bu memurların Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam edeceklerini, bunların göreve geri dönülmesi halinde aylıklarının kesilmiş olan üçte birinin geri ödeneceğini ve açıkta geçen sürelerinin kademe ilerlemesinde değerlendirileceğini hükme bağlamıştır. Madde, tutukluluk ve gözaltına alınma gibi görevin fiilen yapılmaması hallerini hak ve yükümlülük açısından görevden uzaklaştırma ile birlikte mütalaa etmiştir. Devlet memurlarının ödev ve sorumlulukları ile hakları DMK’nun çeşitli maddeleri ile düzenlenmiş olup, görevden uzaklaştırılan memurun memuriyet statüsü ile ilişkisi devam ettiğinden, memuriyetin gerektirdiği yükümlülüklere uyacak, haklardan da istifade edecektir. GÖREVE İADE : Görevden uzaklaştırılan memur hakkında tedbirin kaldırılarak görev iade kararı alınması DMK’nun maddelerinde düzenlenmiştir. Göreve iade konusunu, konudaki düzenlemeye uygun olarak 3 başlık altında inceleyebiliriz.

50 A- Tedbirin kaldırılması: DMK 142. maddesi gereği, disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulamasına lüzum kalmayan memurlar için uzaklaştırma kararı, görevden uzaklaştırmaya yetkili amirlerce (Müfettişler tarafından görevden uzaklaştırılanlar hakkında atamaya yetkili amirlerce) derhal kaldırılır. Bu maddeye göre ilgili memur hakkında soruşturma tamamlanmış, ancak soruşturma sonucunda memur için devlet memuriyetinden çıkarma cezası veya cezai bir işleme gerek görülmemiştir. B-Göreve başlatmanın zorunlu olduğu haller : DMK’nun 143 üncü maddesine göre memur hakkında açılan soruşturma veya yargılama sonunda, Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler, Yargılamanın men’ine veya beraatına karar verilenler, Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar, Görevine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile yükümlü olup cezası ertelenenler, Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır. Bu madenin 142. maddeden farkı, memur hakkında soruşturma sonucu bir karar verilmiş, bu karar kesinleşmiş ve bu kararın memuriyete engel bir sonuç doğurmadığı ortaya çıkmıştır.

51 C- Amirin takdiri sonucu göreve iade: DMK 144. maddesi ile amire göreve iade konusunda takdir hakkı tanıyarak, Devlet memurunun soruşturmaya konu olan fiillerinin hizmetlerinin devama engel olmadığı hallerde her zaman tedbirin kaldırılabileceğini hüküm altına almıştır. Bu madde hükmüne göre amir, disiplin ve / veya ceza olmadığı kanaatine varırsa, soruşturma sonuçlarını beklemeden tedbiri kaldırabilme yetkisi tanımıştır. Kanunun 145. maddesi ile göreve iade konusunda süreler konulmuştur. Buna göre görevden uzaklaştırma bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok üç ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır. Bu ceza kovuşturması icabından olduğu takdirde görevinden uzaklaştırmaya yetkili amir (Müfettişlerin görevinden uzaklaştırdıkları memurlar hakkında atamaya yetkili amir) ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar verir ve ilgiliye de yazı ile tebliğ edilir.

52 5-AMİRLERİN SORUMLULUĞU : DMK’nun 139 ve 142. maddelerinde görevden uzaklaştıran amirlerin sorumluluğu açıklanmaktadır. Buna göre; Görevden uzaklaştırılan memur hakkında derhal soruşturmaya başlamayan, Keyfi olarak veya garez veya kin dolayısıyla bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan, Yukarıdaki açıklamalara göre göreve iadesi gerektiği halde memur hakkında tedbiri kaldırmaya, amirler, hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidirler. Hukuki sorumluluk hakkında işlem tesisi edilen memurun maddi ve manevi tazminat talebini, mali sorumluluk bu tasarruf nedeniyle kurumun uğradığı zararları, cezai sorumluluk ise, görevi kötüye kullanma gibi adli sorumluluğu kapsamaktadır. 6-İTİRAZ : İdari bir işlem olan görevden uzaklaştırma kararına karşı genel hükümlere göre idari yargı yoluna gidilebilmektedir.


"DİSİPLİN HUKUKU UYGULAMALARINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları