Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÇOCUKLARDA ÖFKE VE SALDIRGANLIK Aydınlı Anaokulu Rehber Öğretmeni Betül ÇİFTÇİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÇOCUKLARDA ÖFKE VE SALDIRGANLIK Aydınlı Anaokulu Rehber Öğretmeni Betül ÇİFTÇİ."— Sunum transkripti:

1 ÇOCUKLARDA ÖFKE VE SALDIRGANLIK Aydınlı Anaokulu Rehber Öğretmeni Betül ÇİFTÇİ

2 ÖFKE Her duygu gibi öfke duygusu da insana aittir ve aslında diğer duygulardan farklı değildir. Fakat çoğu zaman öfkeyi yaşamak da yaşayan kişiye maruz kalmak da pek çok kişiyi korkutur. Çünkü bu duygunun çevreye yansımaları ve etkileri oldukça rahatsız edici olabilmektedir. Çocuklar kendi varlıklarını yetişkine ya da bir akranına hissettirebilmek için öfke kontrolünü daha zor sağlarlar. Yüksek miktarda buhar basıncını içinde barındıran bir düdüklü tencere gibi çocukların patlaması için çok az bir zorlanma ya da engellenme yeterlidir. Bebekler öfkelerini, ağlayarak, kollarını sallayarak, bacaklarıyla tekme atarak dile getirirler.18. aydan sonra bu ifade çoğu annenin de deyimiyle “sinir krizi” ne dönmektedir. 2 yaşın sonuna doğru yemek yeme, uyuma gibi basit gündelik etkinliklerde bile zirveye ulaşan bu krizler, ifade edici dilin gelişmesiyle yavaş yavaş azalır. Çünkü çocuklar isteklerini ifade etmede, dil ve konuşmanın etkin bir araç olduğunu keşfederler.

3 5 yaşına kadar olan çocuklar kimlik duygusu ve bağımsızlık kazanmaya çalışmaktadır. Ancak kelime hazinelerinin kısıtlı olması nedeniyle duygularını kelimelerle ifade edemezler. İstediği bir şeyi yapamadığında, istediği bir şeyi elde edemediğinde ya da kontrolünü kaybedecek kadar öfkelendiğinde çocuğun gerilimi öfke nöbetine dönüşebilir.

4 Çocuğun öfkesiyle ne zaman ilgilenmeli? — Çocuğun öfkesi başkalarına karşı fiziksel saldırılara dönüşüyorsa, —Çocuk neredeyse her gün öfke nöbetleri geçiriyor ve akranları ile sık sık tartışmaya giriyorsa, —Hata yaptığında, bir oyunda kaybettiğinde, kendine, eşyalara ya da başkasına zarar verme eğilimi gösteriyorsa, —Yaşamının her alanında öfkelenecek bir şey buluyorsa, —Daha önce baş edebildiği durumlara artık öfke nöbetleri ile tepki veriyorsa, müdahale edilmelidir.

5 Anne babalar çoğu zaman bu tip öfke nöbetlerinde nasıl davranacakları konusunda tereddüt yaşar. Bir kaç önemli ipucu ile bu kriz kolaylıkla yönetilebilir fakat yine de öfkenin şiddeti,ifadesi ve ne yapılması gerektiği ile ilgili uzmandan yardım alınması gerekmektedir.

6 Neler yapılmalı? Öfkeye öfkeyle karşılık vermeyin. Önce siz sakin olmaya çalışın. Çevredeki gürültüyü engelleyin ve fazla ışıkları söndürün. Konuşmanıza dikkat edin, yumuşak, sakin ve net ses tonu ile konuşun. Çocuğun söylediklerini sabırla dinleyin, tartışmaya girmeyin. Çocuğun çevresinde zarar verebileceği, kırıp dökebileceği şeyleri kaldırın.

7 Onu bir şeyler yiyip içerken konuşmaya davet edin. Bu dönemde emredici konuşmayın. Kendisine her türlü zarar verme durumunda engel olun. Öfke nöbetinde önce buna sebep olabilecek bir olay olup olmadığını düşünün ve bulmaya çalışın. Ancak çocuk sakinleştikten sonra sorunu konuşun, nasıl çözümleyeceğinizi ve başka alternatifleri tartışın. Kendini nasıl daha iyi ifade edebileceğini ve makul isteklerinin yerine getirebilmenin ancak böyle mümkün olacağını anlatın. Öfke nöbetinin göze hoş görünmediğini unutmayın. Tekmeleme, bağırma, yerlere vurma, kendini yere atma davranışlarına çocuğun repertuarının zenginliğine göre bir şeyleri fırlatma, ısırma, morarıncaya kadar nefesini tutma davranışları da eşlik edebilir ( bu sizi daha fazla endişelendirmesin)

8 Öfke nöbeti içindeyken sizi duyamayacağını, yanıtlayamayacağını ya da negatif yanıtlar vereceğini unutmayın. Anneler genellikle “ben ona susması ya da durması için bağırdığımda o davranışının şiddetini daha da artırıyor” derler. Bunun yerine; Hemen çocuğun yanına oturun. Olayı önleyebileceğinize güvenin. Her zaman şunu hatırlayın: Çocuğunuz kendi öfkesinden ve onu kontrol edememekten korkar. Onu cezbedeceğine inandığınız bir şey bulun.

9 Sakinleştiğini sezdiğinizde onu dinlemeye ve anlamaya hazır olduğunuzu belli edin. Onunla sakinleşince konuşun. Ona duygusunu ve öfke nöbetine neden olan şeyi söyleyin.” Çok kızgınsın çünkü tostun istediğin gibi olmamış ”ya da gülümseyerek “ Bağırdığın sırada seni anlayamadığım için üzgünüm. Şimdi ne istediğini anlayabilirim”: “Şimdi bana söylemeye çalış”.

10 Öfkeyi canlandıracak hatırlatıcılardan kaçının. Çocuğun öfke nöbetini harekete geçirebilecek şeyleri saptamaya çalışın.(açlık, düzen değişikliği, bir etkinlikten diğerine geçiş, uykusuzluk, inatlaşma). Geçiş zamanı tanıyın bağımsızlık adımlarına izin verin. Örneğin; “Mısır ya da cips mi istersin? Sorusunu “mısır alalım” cümlesine tercih edin. Böylece kontrol duygusunu hissetmesine yardımcı olun. Ona ne sıklıkta “hayır” ya da “dur yapma” dediğinizi izleyin. Savaş alanınızı daraltın, ekstra birlikte oyun zamanı yaratın. Kendinizi ve çevrenizi fazladan stres faktörleri için izleyin. Sizin stresinizin artması çocuğunuzun öfke nöbetini tetikleyecektir.

11 ÇOCUKTA SALDIRGAN DAVRANIŞLARIN ÖNLENMESİ Çocuklarda sık görülen davranış bozukluklarından birisi de saldırganlıktır. Bazı çocuklar davranışlarıyla saldırganlıklarını açıkça sergiler. Çocuk akranlarına ya da çevresindeki diğer insanlara vurur, tekme atar, bir şeyler fırlatır. Etrafındaki insanlara fiziksel zarar verir. Bazı saldırgan çocuklar ise etrafındaki insanlara fiziksel zarar vermez; ancak düşmanca oyunlar oynayarak, oyuncakları kırarak saldırganlığını ortaya çıkarır. Çocuğun sergilediği bu davranışları ne sıklıkla yaptığı ve ne düzeyde olduğu çok önemlidir. Küçük çocukların büyük bir kısmında bu tarz hareketler gözlenebilir; ancak çocuk bu davranışları sürekli ve yineleyerek sergiliyorsa, bulunduğu ortamlarda özellikle arkadaşlarına karşı saldırgan davranıyorsa bu davranışların aile tarafından dikkate alınması gerekir.

12 Saldırganlık küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir. Çocuğun güvenlik, mutluluk yada başka bir gereksiniminin şekil değiştirerek başka bir biçimde ortaya çıkmasıdır. Saldırganlığı kişisel bir yaralanmanın bir başka şekilde sonuçlanması olarak tanımlayabiliriz. Bu yaralanma sonucunda çocuğun akranlarına vurması, ısırması, eşyaları fırlatması, tekmelemesi, tükürmesi ve zarar vermeyi amaçlayan tehditler şeklinde sözel saldırılarda bulunmasıdır.

13 Sürekli ve aşırı biçimde saldırgan olan çocuk sinirli, anlaşılmaz, eyleme hazır ve aşırı geçimsizdir. İlişkileri gergin ve sürtüşmelidir. Hemen parlar ve kavgaya hazırdır. Durmadan kuralları çiğner ve ceza görür. Bu çocuklar cezadan etkilenmez ya da kısa süreli etkilenmiş gibi görünürler. Olağan anlaşmazlıkları bile bilek gücüyle çözmeye çalışırlar. Tepkileri ölçüsüz ve durumla orantısızdır. Öfkesini yenemez ve hep kendini haklı çıkarmaya çalışır. Bu çocuklar evde okulda sürekli sorun yaratırlar ve yetişkinlerle sürekli çatışma içindedirler. Genellikle erkek çocuklar daha saldırgandırlar.

14 SALDIRGANLIĞIN NEDENLERI 1- Saldırgan davranışların ebeveynler tarafından ödüllendirilmesi. Geleneksel kültürün erkek çocuğun saldırganlığını onaylaması(Ör: parkta iki çocuk birbirini döver. Biri daha çok dayak yerse, annesinin çocuğunun kendisini savunamadığı düşüncesiyle üzülmesi. 2- Çocuğun yetişkinlerden katı ceza, anlayışsızlık ve yetersiz sevgi görmesi 3- Babanın uzun süreli yokluğunda, annenin sürekli çocuğun etrafında olmasıyla ortaya çıkan ortam 4- TV ve kitle iletişimim araçlarının olumsuz etkisi(Kurtlar Vadisi örneği ) 5- Ana-baba tutumlarının olumsuzluğu, çocukla aralarındaki iletişimin iyi olmaması 6- Çocuğun ana-babasından dayak yemesi 7- Beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi gibi fizyolojik sorunlar

15 SALDIRGAN DAVRANIŞLARI NASIL ÖNLEYEBILIRIZ? 1- Her şeyden önce ana-baba çocuğa saldırganlık modeli olmamalıdır. (Evde dayak yiyen bir çocuk varsa kardeşini dövüyor. Kardeşi yoksa okulda en ufak bir sorunda arkadaşına vuruyor. Ya da hayvanlara eziyet ediyor.) Çünkü dayak herkes için olumsuz duygular yaratır. 2- Çok fazla saldırgan davranışlara tolerans gösterilmemelidir. Çocuğun istekleri bu tip davranışlar yapınca yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yaptırmada araç olarak görmeye başlar. Bu yolla istekleri yerine getirilmemelidir. Saldırgan davranışlar ödüllendirilmemeli ve onun bu davranışının istenmeyen bir davranış olduğu hemen gösterilmelidir. 3- Saldırgan davranışlar kesinlikle dayakla cezalandırılmamalıdır. Ana-babanın ilgisi sevgisi azaldığında ve fiziksel cezalar uzun süre devam ettiğinde, çocukta saldırgan, asi, sorumsuz davranışlar gelişir. Saldırgan davranışlar ortaya çıktığında, yetişkinler sakin davranmalı, anormal duygusal tepkiler yerine ben dilini kullanmalıdır. (Böyle davrandığın için üzüldüm) Dayak saldırgan davranışın hemen bitiminde uygulandığı zaman, onun hemen kesilmesini sağlayabilir ancak, çocukta düşmanca duygular geliştirir.

16 4- Çocuk gergin ve sinirliyken onunla tartışmamalı, sakinleşmesini beklemeli ve daha sonra davranışı ile ilgili konuşulmalıdır. 5- Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmeli, başarabileceği kadarıyla bir çok şeyleri başlatıp,bitirmesi sağlanmalıdır. Çocuk başarma duygusunu yaşamalıdır. 6- Çocuğa bu davranışın dezavantajları gösterilmelidir. Saldırgan davranışları ile isteklerini elde edemeyeceğini,istediği şeyleri kaybettiğini görmeli ve yaşamalıdır. 7- Olumlu davranışı pekiştirme: Ana-baba ve diğer yetişkinler çocuğun olumlu davranışını görüp, olumsuz davranışı görmezlikten gelmelidir. Çocuk bu davranışı yapmadığında sözel olarak ödüllendirilmelidir. Örn:10dk. Kavga etmeden ve bağırmadan oynadığında bu davranışını sözel olarak ödüllendirme vb. 8- Çocuğun dışarıda oynamasına izin verme, bu çocuğun gerilimini azaltır ve enerjisini boşaltma imkanı sağlar.

17 9- Saldırgan davranış diğer çocukların güvenliğini ciddi bir şekilde tehdit etmedikçe bu davranışın üstünde durmamak gerekir. 10- Kendi kendine konuşma: Çocuk oldukça dürtüsel davranıyorsa ve onun bu yönünü kontrol etmede güçlük yaşanıyorsa; çocuğa başkalarına vuracağı zaman, kendi kendini engelleyici cümleler söylemesi öğretilebilir. Örn: 10 a kadar say ve ona vurma gibi. 11- Çocuk saldırgan modellerle karşı karşıya getirilmemelidir. TV deki şiddet içeren programları seyretmesi engellenmelidir. Eğer kesinlikle engel olunamıyorsa, ana-baba çocukla birlikte seyrederek şiddetin sonuçlarını tartışabilirler. Ayrıca bu şiddet filmlerinin gerçek yaşamın modeli değil, kurmaca olduğu çocuğa anlatılabilir. 12- Kızgınlıktan kurtulmak için alternatifler bulunabilir. Yumruklanabilen kil, çakılabilen çiviler, resim çizme, boyama çocuğun kızgınlık duygularını kontrol altına almayı sağlayabilir. Ayrıca futbol, basketbol gibi sporlar kabul gören çıkış yollarıdır.

18 13- Her yaş ve dönemde çocuğun temel ihtiyaçları zamanında yerine getirilmelidir. 14- Bu çocukların özellikle baba ile daha çok birlikte olması sağlanmalıdır. 15- Anne-babalar bu çocuklarla iletişim kurarken ben dilini kullanmalıdır. Örn: Böyle kavga ettiğin zaman rahatsız oluyorum, üzülüyorum gibi. Kişiler duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını davranışını da dile getirmelidir.

19 TEŞEKKÜR EDERİM


"ÇOCUKLARDA ÖFKE VE SALDIRGANLIK Aydınlı Anaokulu Rehber Öğretmeni Betül ÇİFTÇİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları