Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Karanlık ortaçağ dönemi…. 1 1000-1500 yıl Her şeyin kilise tarafından açıklandığı, serbest bilimsel düşüncenin mümkün olmadığı dönem… 1.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Karanlık ortaçağ dönemi…. 1 1000-1500 yıl Her şeyin kilise tarafından açıklandığı, serbest bilimsel düşüncenin mümkün olmadığı dönem… 1."— Sunum transkripti:

1 Karanlık ortaçağ dönemi… yıl Her şeyin kilise tarafından açıklandığı, serbest bilimsel düşüncenin mümkün olmadığı dönem… 1

2 Modern Etiğin güçlü bir kilise düşüncesi etkisi altında yeniden doğuşu…. 2 BAŞLICA İKİ ÖNEMLİ OKUL: 1) NATURALİZM Etik fikirleri doğa kanunlarından ileri gelir. Naturalizm, doğadan başka gerçeklik olmadığını savunan felsefe öğretilerinin genel adıdır. Doğalcılık olarak da bilinir. Doğalcılara göre doğaüstü gerçekler ya da güçler yoktur. Doğada, nesnel yasalar uyarınca işleyen bir düzen vardır. İşte bu yasalar sayesinde, gözlem ve deneye dayalı bilimler, doğa ile ilgili her alanda sağlam, kesin bilgilere ulaşabilir. 2

3 3 Doğalcılık, doğa bilimlerinin sanata ve edebiyata uygulanmasıyla ortaya çıkmıştır. Doğalcı anlayışa göre gerçek olduğu gibi yansıtılmalı, yaşamın kaba ve bayağı sayılarak ele alınmayan yönleri de işlenmelidir. Doğalcı anlayışa göre birey, içinde yetiştiği toplumsal ve doğal çevrede biçimlenir. Ekonomik ve toplumsal baskılar altında ezilen bireyler, içlerinden gelen güçlü dürtülerle hareket ederler. Alınyazılarını belirleyebilme gücünden uzak olduklarından davranışlarından da sorumlu tutulamazlar. 3

4 4 2) İÇGÜDÜLER (INTUITIONISM) Etik fikirler insanda içgüdü olarak mevcuttur. Bu akım, sezgiye dayanarak etik önermelerinin doğrulanmasını, kabulunu veya reddedilmesini tanımlar. Buna göre sezgiye uyumlu etik önermesi kabul edilebilir, sezgiye dayanmayan veya sezgiyle uyumsuzluk gösteren etik önermesi kabul edilemezdir. Eylemlerin doğru ya da yanlış oluşları, onlar üzerine düşünmeyle ulaşılacak bir sonuç değil, aksine doğrudan sezgiyle varılacak bir bilgidir. 4

5 5 HOBBES( ) (Çağdaş etiğin kurucusu, Egoistik Naturalist) Ortaçağ sonrasındaki aydınlanma çağında Hobbes ile başlayan yeni bir etik bilimini görüyoruz. Hobbes Modern Etiğin babası olarak bilinir. Bu etik öğretisinin iki mantıksal yöntemi vardır; eleştiri ve kıyaslama. Kendisi de bir İngiliz olan Hobbes’tan hemen sonra İngiliz ve Alman etik öğretilerinin farklılaştığını görüyoruz. 5

6 6  19. Yüzyıldan itibaren İngilizler içgüdüsel (intuitionist) ve doğaya dayalı (naturalist) akımları benimserken,  Alman filozofların Kantien etiği geliştirdiklerini izlemek mümkün.  Immanuel Kant tarafından ortaya konan bu güçlü etik akımı, günümüzde de geçerlidir. Karşıtı ise faydacı (utilitarian) etik düşüncesidir. Halen de çarpışan bu iki farklı teori, 19. Yüzyıl boyunca Avrupa’da çok ciddi tartışmalara yol açmıştır. 6

7 7 Thomas Hobbes, geleneksel etik görüşlerine aykırı, materyalist felsefesiyle uyumlu bir etik anlayışına sahiptir. Bireyin öncelikli hedefi kendi varlığını korumak ve sürdürmektir, bencillik insanın doğasında vardır, bu bireysel bencilliğin toplumun çıkarlarıyla örtüşmesi olumlu sonuçlar doğurur. Bu sebeple bireysel bencillikle toplumun çıkarının örtüştüğü noktalar erdemlerdir. Bireyin bencil yönelimiyle toplumun çıkarının örtüşmediği ve hatta toplumun çıkarının zarar gördüğü davranışlarsa kötü davranışlardır.

8 8 Hobbes’un doktrini Egoizm’dir (Burada Ego “ruh” anlamına gelir). Buna göre herkes doğası gereği eşittir; kendini savunmak için ve benzer hazlardan zevk almak için de eşit güçleri vardır. Çok özel durumlar dışında insanlar her zaman birbirleriyle savaş halindedir (İNSAN İNSANIN KURDUDUR). “Animal farm!” 8

9 Bu düşünce tarzına göre hiç bir şey “doğru” veya “yanlış” olamaz. “Güç” ve “aldatmaca” iki temel toplumsal erdemdir. Ancak bunlar sadece akılcı kullanıldıklarında barış olur. Toplumsal uyum yoksa mutluluk imkânsızdır. O halde barışı aradığımızda ve barış peşinden koştuğumuzda mutlu olabiliriz; çünkü barışı yakalayamazsak kendimizi ne yapıp etmeli ve korumalıyız. Barışı yakalamak için ise insanlar kendilerine uygun gördükleri miktardaki özgürlüğü başkalarına da tanımalılar. 9

10 10 Hobbes: “Kendine yapmadığın bir şeyi başkalarına yapma” der. İyiliği de sadece kendin için istemeyi önerir. Akıl yolu toplumsal uyumun kişisel mutluluğun sağlanması için gereken en garantili yöntemin doğanın kanunlarına genel bir uyum göstermek olduğunu göstermektedir. Bu kanunlar sosyal ahlakın temel yasalarıdır. Sosyal “iyi” ise bireyin bakış açısından tam bir nihai son sayılmaz. 10

11 11 İngiliz içgüdücüler (intuitionist’lerin) Hobbes’un egoistik düşüncelerine karşı büyük mücadele vermişlerdir. 11

12 12 Bir etik teorisi etik ile ilgili genel soruları yanıtlar. Daha spesifik soruları ise etik teorisi bilgimizle değil, dünya görüşümüze göre bireysel olarak yanıtlarız. Batı felsefesinde gelişmiş olan etik teorileri iki temel yaklaşıma dayanmaktadır: -Deontolojik yaklaşım -Teleolojik yaklaşım 12

13 Deontolojik etik yaklaşım 13 Temellerini Kant’ın attığı, görevlerden hareket eden yaklaşım. İyi davranışın ne olduğunu sonuçlara değil, davranışın ‘kendisine’ bakarak çıkarmak anlamına gelir. Bir davranış sonuçları ile doğrulaşmaz, ancak ‘kendisi’ doğruysa doğrudur. 13

14 Teleolojik etik yaklaşımı 14 Temellerini Aristo’nun attığı, amaçtan ve sonuçlardan hareket eden yaklaşım. ‘İyi’ davranışın ne olduğunu davranışın yapılma ‘amacına’ ve ‘sonuçlarına’ bakarak çıkarmak anlamına gelir. Sonuç, amaca uygunsa ahlakidir. 14

15 Sonuçlara bakarak karar veren teoriler arasında en iyi bilineni faydacılıktır. 15 Faydacılık Buna göre bir şeyin iyi olduğuna karar vermek için sonucun iyi olduğunu, kötü olduğuna karar vermek için ise sonucun kötü olduğunu bilmek yeterlidir. Klasik faydacılığın kurucusu olan Jeremy Bentham’a ( ) göre tek mutluluk zevk almak ve acı duymamaktır. Aslında kendiliğinden iyi olan tek şey de budur. Bunun dışındaki her şey mutluluğa giden doğru yolda bulunuyorsa iyidir. 15

16 16

17 17 Faydacılığın kurucusu olarak bilinen Jeremy Bentham Hayvan haklarının ilk savunucularındandır ve liberalizmin gelişiminde büyük katkıda bulunmuştur. Yasa ve Törenin İlkelerine Giriş adlı yapıtında ilk kez faydacılığın bütününü ana hatlarıyla sergiledi.

18 18 Faydacılık teorisine göre insanlığın toplam mutluluğunu arttırmak iyidir, azaltmak ise kötüdür. Bazı faydacı çağdaş düşünürler toplam mutluluk hesabına hayvanların mutluluğunu da eklemişlerdir. 18

19 Çağdaş faydacılık 19  Bentham’dan farklı olarak bazı çağdaş faydacılar hedefte mutluluğu değil, tercih ve ilgiyi esas alırlar.  Aslında bu klasik hedeften çok da farklı değildir, çünkü klasik faydacılar zaten mutluluğu herkesin tercih ettiği ve ilgilendiği tek hedef olarak daha önceden tanımlamakta idiler.  Bu tanıma göre mutluluk tercih edilene ulaşmanın verdiği tatmin duygusunun maksimize edilmesiyle ortaya çıkar; yani tercihin ya kendi içinde veya onun hemen ardında bulunur.  Mühendislikte en çok kullandığımız karar verme stratejileri olan fayda-masraf, risk-fayda analizleri ve bunlardan türemiş olan optimizasyon metotları faydacılık esasına dayanmaktadır. 19

20 Faydacılığın diğer bazı uygulamaları 20 etik egoizm (iyi olan bana yarayışlı olandır) milliyetçilik (iyi olan milletin ilerlemesini sağlayandır) diğergâmlık (iyi olan başkalarına fayda sağlayandır)...der. 20

21 Deontolojik teori 21 Deontolojik teorinin kurucusu Immanuel Kant’tır ( ). Kantizme göre insanların özgür ve akıllı yaratıklar olarak değerleri kendi özlerinde bulunur. Evrensel ahlâk insanlara saygı göstermeyi gerektirir. Bu yüzden bir ahlâki prensibin akılcı olması önem taşır, bunu sınamak için ise bu prensibin evrensel hale gelip gelemeyeceğine bakmalıyız. Evrenselleşmeyi sınamak için bir kuralın herkes tarafından kullanılır olup olmadığına ve herkese uygulanıp uygulanamayacağına bakmak gerekir. 21

22 Kantizm … 22 Ortaya çıktığı tarihten beri kuralcı deontolojik bir etik teorisi olan Kantizm batı dünyasına egemen olmuştur. Bunun sonucunda da ‘insan hakları’ daha doğrusu ‘haklar’ kavramı geçerli hale gelmiştir. Dolayısıyla Kant içinde yaşadığımız değer yargıları dünyasının en belirleyici ve en önemli fikir üreticisidir. 22

23 23

24 24  Kant, kategorik zorunluluklardan bahseder,  örneğin sonuç ne olursa olsun yalan söylememek zorunluluğundan kaçınamayız. Koşullar ve sonuçları ne olursa olsun yalan söylenmemelidir, iyi niyetle yapılsa ve sonu ölüm bile olsa.  Ayrıca bu kural son derecede evrenseldir ve gelecekte de değişmesi mümkün değildir. Seçeceğiniz yol ne olursa olsun başkalarının da bu yolu seçerek hareket edebileceğini peşinen kabul etmiş olursunuz.  Kant “kategorik zorunluluk” tanımlamasında “kişi prensipleriyle hareket etmelidir, herkes bu prensibe uyarsa bu evrensel bir kanun haline gelir” demektedir. 24

25 Gert’e göre çağdaş on emir 25 Kantizmin çağdaş temsilcilerinden olan Bernard Gert akılcı insanların herkesin avantajına olmak üzere belli kurallara uyması ve ahlâklı olmasının aklın gereği olduğunu savunur. Herhangi bir nedeni yokken kuralları çiğnemek akılsızlıktır. Gert’e göre bu kurallar, ya da kendi deyimiyle çağdaş “on emir” şöyledir; 25

26 Çağdaş 10 Emir…. 26 Öldürmeyeceksin Acı vermeyeceksin Yetersiz ve aciz hale getirmeyeceksin Özgürlükleri kısıtlamayacaksın Zevk almayı (hoşlanmayı) engellemeyeceksin Kandırmayacaksın Sözünü tutacaksın Kopya çekmeyeceksin ve göz boyamaya çalışmayacaksın Yasal yollardan sapmayacaksın Görevini ihmal etmeyeceksin. 26

27 Çelişkiler …. 27  Günlük yaşamımızda bu kurallara uymaya çalışırken çapraz çelişkiler olabilir...  Randevunuza geç kalmamak için süratli araba kullanırsanız yasaları çiğnemiş olursunuz; yani 7 ve 9 numaralı emirler çatışmış olur. O zaman aklınızı kullanarak bir karar vermeniz gerekir; örneğin biraz gecikmeyi göze alır ve sürat sınırına uyarsınız, bu aklın gereği olan çözümdür.  Diğer bir yorumla yukarıdaki 10 emrin kendi aralarında da bir hiyerarşisi vardır ve ömrümüz verdiğimiz kararlarda bu hiyerarşiyi doğru kullanmaya çalışmakla geçer. 27

28 28 Örneğin bir arkadaşınıza söz verdiniz ve belirli bir yerde belirli bir saatte buluşacaksınız. Arabanız da var ve ona güveniyorsunuz. Ama önünüzde bir kaza oldu ve siz de kazayı gördünüz ve izlediniz. Bir çocuğa bir araba çarptı. Çocuğu kenara aldılar ve polisin gelmesi bekleniyor. Telefonla polisi aradınız. Bir saat içerisinde orada ifade verip tutanağa geçirildikten sonra karakola gitmeye kalksanız ya da çocuğu alsanız hastaneye yetiştirmeye çalışsanız arkadaşınıza verdiğiniz sözü tutamayacaksınız. Acaba hangisini yaparsınız? Yetişmek için kazayı görmezden gelip yolunuza devam mı edersiniz ya da; çocuğu hastaneye yetiştirmek ya da polise ifade vermek için mi beklersiniz? 28

29 Yüzyıl ise Compte, Darwin ve Spencer gibi bilimdeki evrimcilik akımının kurucu ve geliştiricileri ile devam eder; böylece Fen bilimlerinde görülen akımların etik bilimindeki gelişmelerdeki yansımasını izleriz. 20. Yüzyılı kana bulayan iki büyük dünya savaşının ardından toplumdaki etik anlayışı da temelden değişmiştir denebilir. Dünya savaşlarının ardından kalkınma ve toparlanma evresine giren Avrupa’da değişik uygulamalı mesleklerin gelişmesine sahne olmuştur. Mühendislik mesleğinin gelişmesi de bu dönemde hızlanmış, çok farklı mühendislik dalları doğmuş ve kendi etik kuralları ile uygulama alanındaki yerlerini almıştır. 21. Yüzyıldan bu yana ise toplumsal alanda etkili yeni “uygulamalı etik” prensipleri yoğun olarak tartışılmakta, küresel ve evrensel boyutlarda geçerli olabilecek meslek etiği prensipleri ortaya çıkmakta ve benimsenmektedir. 29

30 30 Pek çok iş ve meslek topluluğu, özellikle kendi durumları için geçerli olan değerleri, yukarıda ifade edilen her dereceden değerden özelleştirerek, ”mesleki etik kuralları”nı hazırlamışlardır. Bazı mesleklerde, özellikle tıpta, kurallar öyle ayrıntılı hale gelmiştir ki neredeyse yasanın yerini almıştır. Ancak bir etik kurallar sistemi, yasalar gibi ayrıntılara inmeye uygun değildir. Bu nedenle etik kurallar sistemi, genel yol gösterici ilkeleri veren bir stratejidir ve yasaların izin vereceğinden çok daha geniş bir yoruma açıktır. Bu kurallar belli tarihsel uygulamalardan çıkar ve uygulamalardaki değişikliklere göre değişebilirler. 30

31 DEĞER nedir? 31 Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet Üstün nitelik, meziyet, kıymet Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü TDK Güncel Türkçe Sözlük

32 DEĞER nedir? 32 Sahip olmaya değer bulunan veya istenebilir nitelikteki bir ‘prensip, standart veya kalite’ özelliğidir.

33 Temel Etik Değerler 33 Bir toplumdan diğerine çok büyük değişiklik göstermeyen temel ve üst etik değerler: Adalet(hakça davranma) Doğruluk-Dürüstlük(içi-dışı bir olma, hilesiz olma) Tarafsızlık(nesnel davranma, liyakatı esas alma) Sorumluluk(bencillik ve kişisel çıkarlardan uzak olma, sorumlu davranma)

34 DEĞERleri kişisel ve mesleki olarak ayırabilir miyiz? 34 Olabildiğince aynı değerler kişisel ve mesleki yaşamda kullanılmalı, bu bizi kişilikli ve güvenilir kılar.

35 35


"Karanlık ortaçağ dönemi…. 1 1000-1500 yıl Her şeyin kilise tarafından açıklandığı, serbest bilimsel düşüncenin mümkün olmadığı dönem… 1." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları