Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

EMİNE YILMAZ 4-B 07129062. KAYGI Kaygı insanın en temel duygularından biridir. Kaygı, bireyde strese neden olan durumların yarattığı üzüntü, algılama.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "EMİNE YILMAZ 4-B 07129062. KAYGI Kaygı insanın en temel duygularından biridir. Kaygı, bireyde strese neden olan durumların yarattığı üzüntü, algılama."— Sunum transkripti:

1 EMİNE YILMAZ 4-B

2 KAYGI Kaygı insanın en temel duygularından biridir. Kaygı, bireyde strese neden olan durumların yarattığı üzüntü, algılama gibi hoş olmayan duygusal ve gözlenebilir reaksiyonlar olarak tanımlanabilir. (Özgüven, 1998: 339)

3 KAYGI TÜRLERİ Durumluk Kaygı: Zaman zaman her insan bir miktar korkar ve kaygılanır. Tehlikeli durumların oluşturduğu ve geçici olan bu kaygı türüne ‘durumluk kaygı’ denir. Sürekli Kaygı: Bazı insanlar ise, çevreden gelen tehlikelerden bağımsız şekilde sürekli kaygı duymaktadırlar. Bu kaygı türüne ise ‘sürekli kaygı’ adı verilmektedir.

4 Diğer bir kaygı sınıflamasına göre “kolaylaştırıcı ve engelleyici kaygı” olmak üzere iki tür kaygı bulunduğu öne sürülmüştür. Kolaylaştırıcı kaygı, bireyi, yeni öğrenme ortamlarında mücadele etmeye ve ‘yaklaşma davranışına’ yöneltirken; Engelleyici kaygı ise yeni öğrenme ortamlarında bireyin kaçınma davranışını benimsemesine neden olmaktadır. Normal bir bireyde ise, kolaylaştırıcı ve engelleyici kaygı birlikte bulunmaktadır.

5 SINAV KAYGISI Sınav kaygısı ile ilgili literatürde yaygın bir şekilde kabul edilen tanıma göre sınav kaygısı; başarının değerlendirildiği durumlarda, bireyde gerginlik ve endişe duyguları yaratan ve merkezi sinir sisteminin uyarılmasına neden olan istenmeyen bir durumdur.

6 KAYGI DÜZEYİ GRAFİGİ İSTENİLEN KAYGI ORTA DÜZEY KAYGIDIR. Düşük kaygı Orta düzey kaygı Yüksek kaygı

7 Sınav kaygısı aslında gerekli ve faydalıdır. Öğrenciyi öğrenmeye, bir amaç edinmeye motive eder. Faydalı olmayan yüksek ve aşırı kaygıdır. Aşırı sınav kaygısı başarısızlığa neden olabilir.

8 Sınav Kaygısının Boyutları Sınav kaygısı ile ilgili çalışmalar, sınav kaygısının kuruntu ve duygu olmak üzere iki farklı boyut içerdiğini göstermektedir. Duygu Boyutu: Sınav baskısı altındayken ortaya çıkan duygusal tepkilerimizdir.

9 Kuruntu Boyutu : “Ya bu sınavı kazanamazsam mahvolurum gibi”, bireyin kendi kendine söylediği olumsuz düşünceler ve bu düşüncelerin çeşitli cümlelerle ifade edilmesidir. Yapamayacağım…. Başarısız olacağım…. Kötü not alacağım…

10 Sınav Kaygısının Belirtileri Fiziksel Belirtiler: Kalp atışlarında hızlanma, çarpıntı, hızlı nefes alıp verme, düzensiz solunum, terleme veya titreme, ellerde titreme, vücuda ateş basma, kas yorgunluğu, uyuşma, baş ağrısı. Psikolojik Belirtiler: Sık sık endişe, huzursuzluk, öfke, kızgınlık, korku ve ümitsizlik duygularını yaşama, gerginlik, öğrendiklerini hatırlamada güçlük çekme, yeni öğrenmelerde sorun yaşama, düşünmede ve algılamada zorlanma, ders çalışmaktan rahatsız olma.

11 Zihinsel Belirtiler: Felaket yorumları içeren tüm inanç ve düşünceler, aşırı uyanıklık hali, kendini aşırı gözleme, unutkanlık, dikkatini toplamada, sınav sorularını okuyup anlamada, düşünceleri organize etmede, soruları cevaplarken anahtar kelimeleri, konuları hatırlamada güçlük.

12 Duygusal Belirtiler: Gerginlik, sinirlilik, karamsarlık, korku (hata yapma, bildiklerini unutma korkusu), endişe (sürenin yetmeyeceğine, gelecekte olacağı, tahmin edilen olumsuz durumlara dair yaşanan endişe), panik, kontrolü yitirme hissi, güvensizlik, çaresizlik, heyecan. Davranışsal Belirtiler: Kaçma (ders çalışmayı bırakma, sınavı yarıda bırakma), kaçınma (ders çalışmayı erteleme, sınava girmeme) DERS ÇALIŞMAK İSTEMİYORUM…..

13 Kaygı ile korku duygusunun ortak yönleri söz konusudur. Her iki duygu da yaklaşmakta olan bir tehlikeye karşı geliştirilmiş duygusal tepkilerdir. Her iki duyguya bazen bedensel belirtiler de eşlik edebilir. Korkuda dış dünyaya bağlı gerçek bir tehlike nesnesi varken, kaygıda ise, böyle bir gerçek tehlike nesnesi olmayıp; bireyin bilinçdışı dünyasında bir tehlikenin, yani bir çatışma durumunun varlığından söz edilmektedir (Akt: Erkan, 1994). İlgili Kavramlar

14 Baltaş ve Baltaş (1997)'a göre sınav kaygısı ile sınavdan korkma ayrı kavramlardır. Araştırmacılara göre, sınavdan korkan bir öğrenci, yaklaşan bir sınava göre zamanını programlayarak çalışır ve zaman geçtikçe korkusu azalır. Sınav kaygısı yaşayan bir örgencinin ise sınav yaklaştıkça korkusu ve telaşı artar. Bu kaygı, öğrencinin çalışmasına ve öğrenmesine engel olur ve sınav anı geldiği zaman tutukluk yaşamasına neden olur. Offfff…. Sınavda ya başarılı olamazsam…

15 Kaygı ile birlikte yaşanan diğer bir duygu da çaresizliktir. Her insan yaşamı boyunca zaman zaman baş edemeyeceğini fark ettiği durumlarla karşılaştığında çaresizlik duyguları yaşayabilir. Ancak kaygılı insanda bu duygu güvenliğinin sağlandığı bazı geçici durumlar dışında sürekli olarak benliğine egemendir

16 KURAMSAL ÇERÇEVE Psikoanalitik Kuram Freud üç farklı kaygı tanımlar: Korku ile eş anlamda gördüğü “Gerçek Kaygı”yı, algılanan bir dış tehlikeye karşı tepki olarak kabul eder ve acı veren duygusal bir yaşantı olduğunu belirtir. “Moral Kaygı”, süper ego’nun özellikle vicdan denen kısmından gelen tehlikenin algılanmasından doğar. "Nörotik Kaygı" ise “id”in içgüdülerindeki tehlikenin algılanmasıyla ortaya çıkar. Aslında bu, egonun savunmasının zayıflayıp içgüdüsel isteklerin davranışa dönüşmesi halinde neler olabileceğinden ileri gelen bir korkudur.

17 Horney, kaygıyı insanın yaşayabileceği en katlanılmaz duygulardan biri olarak görmüş ve insanların kaygıdan kaçmak için her yolu denediklerini, hatta yoğun kaygı nöbetleri yerine ölümü tercih ettiklerini belirtmiştir (Akt: Duman, 2008).

18 Sullivan’a göre, kaygıda kişilikten çok kişilerarası ilişkiler ve etkileşimler önemlidir. Sullivan, kaygının nedenlerini söyle sıralamıştır: a) Kişinin yetişmesinde etkili olan ilişkiler b) Anneden “empati” yoluyla geçme c) Anne-babanın hatalı tutumları d) İtici anne-baba tutumlarına eğitimde uygulanan ceza yönteminin eşlik etmesi e) Çocuğa karşı uygulanan tutarsız davranışlar f) Çocuğun ilk toplumsal deneyimleri

19 Varoluşçu Yaklaşım Varoluşçu yaklaşımda bütün insanların varoluş kaygısı yaşadıkları şeklinde bir görüş vardır. Varoluş kaygısının kaynağı ise ölüm zamanının bilinmezliğidir. Varoluşla ilgili kaygı, bilinçliliğin bir sonucudur. Varoluşçu yaklaşıma göre var olmaya yönelik verilen dürüst tepki varoluşsal kaygı, var olmaya yönelik verilen otantik olmayan tepki nevrotik kaygıdır. Carl Rogers, bireyin benlik yapısına uymayan yaşantıların kaygı olarak algılandığını vurgulamıştır (Akt: Alyaprak, 2006).

20 Öğrenme Kuramları Öğrenme kuramcıları kaygıya öğrenilmiş bir duygu olarak bakarlar. Davranışçı kuram, kaygının uyarıcı genellemesi yoluyla öğrenildiğini vurgulamaktadır. Uyarıcı genellemesi, farkında olmadan meydana gelmektedir. Yüksek kaygılı kişiler, basit öğrenmelerde daha başarılı olmaktadır. Ancak öğrenme karmaşıklaştıkça ve öğrenme süresi uzadıkça yüksek kaygı öğrenmeyi zorlaştırmakta, kaygı düzeyi daha düşük olanların başarısı yükselmektedir. Öğrenme sırasında stres verici şartlar arttıkça yüksek kaygılı kişilerin başarısı daha da düşmektedir.

21 Sınav Kaygısıyla İlgili Bazı Araştırma Sonuçları Yüksek düzeyde geriletici kaygıya sahip bireylerin yetersiz çalışma alışkanlıklarına, yüksek düzeyde kolaylaştırıcı kaygıya sahip bireylerin ise daha etkili çalışma alışkanlıklarına sahip olduğu saptanmıştır(Akt: Alyaprak, 2006) Sınav kaygısı düşük düzeyde olan öğrencilerin, yüksek sınav kaygısına sahip olanlara göre giriş sınavlarında daha başarılı oldukları bulunmuştur. Ayrıca düşük ve yüksek sınav kaygılı çocuklar okul başarıları bakımından karşılaştırıldığında, sınav kaygısı düşük olanların okul başarıları daha yüksek bulunmuştur.

22 Araştırma sonuçlarına göre; üstün yetenekli öğrencilerin sınav kaygısı düzeyleri ile mükemmeliyetçilik düzeyleri arasında ilişki bulmuştur. Yani mükemmeliyetçilik düzeyi arttıkça sınav kaygısı düzeyinin de arttığı bulunmuştur (Akt: Yıldız, 2007). Türkiye’de üniversite giriş sınavına hazırlanan 4711 öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmada, öğrencilerin sürekli kaygı düzeylerinin, ameliyat olacak hastaların kaygı düzeylerinden daha yüksek olduğu ortaya konmuştur (Akt: Civil, 2008).

23 Okul türüne göre bakıldığında normal lise öğrencilerinin sınav kaygı düzeyi ortalamaları, Anadolu lisesi öğrencilerinin ortalamalarına göre daha yüksek bulunmuştur (Akt: Civil, 2008). Yapılan araştırmalarda yaş ilerledikçe sınav kaygısı düzeyinin düştüğü; kız öğrencilerin daha yüksek sınav kaygısına sahip olduğu bulunmuştur (Akt: Alyaprak, 2006).

24 Kavramın PDR ile İlişkisi Baltaş ve Kondo sınav kaygısı ile baş etme mekanizmalarında bilişsel, duyuşsal ve davranışsal yaklaşımlara odaklanılması gerektiğini belirterek çoklu yöntem kullanımına dikkat çekmektedir. Bilişsel yaklaşımda sınav kaygısının temel nedeni olan sınav koşullarına ilişkin rahatsız edici düşünceler ele alınır. Eğer başarılı olamazsam aileme ne söylerim. Bu sınavda başarılı olamayacağım…. Ben yetersizim. Aptalın tekiyim …

25 Duyuşsal yaklaşımda sınav koşulları ve kaygı arasındaki olumsuz ve istenmeyen ilişkinin değiştirilmesi amaçlanmaktadır. Sistematik duyarsızlaştırma, gevşeme ve geribildirim bu değişim için kullanılan tekniklerdendir. Davranışsal yaklaşımda ise alınan bir sınavla ilgili yaşanan başarısızlığın sınav kaygısına neden olduğu ve düzenli çalışma alışkanlığı ile kaygının azaltılabileceği düşünülmektedir.

26 Sınav kaygısını azaltmada, özellikle üniversite sınavıyla ilgili kaygıların yoğunlaştığı lise 2 ve 3. sınıflarda Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik hizmetlerinin etkin biçimde yürütülmesi, okul sağlığı hizmetlerinin kaygı düzeyini azaltmaya yönelik düzenlenmesi ve öğrencilere sınavlarla ilgili beklentiler yerine sınavın gerçek değerinin ifade edilmesi önem taşımaktadır (Şahin ve ark., 2006). Kaygı ile baş etmede çoklu yaklaşımların önemi üzerinde durulmakta ve gevşeme teknikleri, sistematik duyarsızlaştırma ve bilişsel-davranışsal girişimlerin bir arada kullanılması önerilmektedir (Akt: Şahin ve ark., 2006).

27 Öğrencilerin Sınav Kaygısını Azaltmak İçin Yapabilecekleri Sınavla ilgili düşüncelerini gözden geçirmeli ve akılcı olmayanların yerine akılcı olanları koymalıdır. Adaylar sınav sonunda olabilecek olumsuz bir sonuca kendilerini hazırlamalıdırlar. Sınavı kazanamamak en kötü sonuçtur. Olabilecek kötü sonuca kendimizi hazırlarsak kaygımız azalır. Zorunluluk bildiren düşüncelerden sakınılmalıdır. Bu düşünce biçimi de akılcı görünmemektedir. "Muhakkak yapmalıyım" seklindeki düşünce biçimleri kaygı doğurur.

28 Sınavla ilgili olumlu hayaller kurmanın, kendini, sınav sırasında kendinden emin, telaşsız ve rahat olarak düşünmenin rahatlamaya katkısı vardır. Düzgün nefes alma ve gevşeme egzersizleri yapmanın yararı vardır. Sürekli kaygılanmanın doğal bir sonucu vücuttaki kas gerginlikleridir.

29 Anne Babaların Sınav Kaygısını Azaltmak İçin Yapabilecekleri Anne babanın; çocuğu çalışmadan soğutucu davranışlar göstermemesi, bıktırıcı şekilde "Ders çalış!" öğüdünü tekrarlamaması, teşvik edici olması, çalışma isteğini artırıcı şekilde davranması gerekir. Anne baba çocuğun yanında telaş ve panik göstermeden, olumsuz örnekler vermeden, aşağılamadan, başkası ile kıyaslamadan, başarısızlığı cezalandırarak değil; başarıyı ödüllendirerek onu teşvik edebilir.

30 Çocuklardan kapasitelerinin üstünde başarı göstermesi beklenmemelidir. Sınavla ilgili beklenti ve ona verilen değer konusunda anne babanın çocuğu ile konuşması gerekir. Sınava girmeden önce, olası bir başarısızlık durumunda anne ve babasının çocuğuna olan sevgi ve güvenlerinde azalma olmayacağı çocuk ve genç tarafından bilinmelidir. Evde çocuğun çalışma çevresini düzenlemek için belirli bir yer ayırmak ve ev içi düzenlemeyi ona göre yapmak, çocuğu çalışmaya yönlendirilebilir.

31 Öğretmenlerin Sınav Kaygısını Azaltmak İçin Yapabilecekleri Öğrencilerde kaygı oluşturacak olumsuz öğretmen davranışlarını azaltmak ve öğrencilerle ilişkide onlara değer verdiğimizi anlatmak gerekmektedir. Öğretmenlerin öğrenciyi başarılı öğrencilerle karsılaştırması ve başarısızlığını yüzüne vurması öğrencide başarısızlık kaygısını artıracaktır. O nedenle, her öğrencinin kendinin önceki durumu ile karşılaştırılması gerekir.

32 Rehber Öğretmenlerin Sınav Kaygısını Azaltmak İçin Yapabilecekleri Verimli ve etkin ders çalışma becerisi kazandırmak okulun görevleri arasındadır. Okul rehberlik servisleri, bu bilgi ve becerileri öğrencilere aktarmalıdır. Kaygı düzeyi yüksek olan, bu alanda yoğun sınav kaygısı olan çocuk ve gençlere yönelik grup çalışmaları yapmak sınav kaygısının azalmasını sağlayacaktır. Çocuklarda sınav kaygısının oluşmasında anne baba tutumları çok etkilidir. Rehber öğretmen bunun farkında olup aileleri bu konuda bilgilendirmelidir.

33 Sınav kaygısını gidermek konusunda öğretmen, idare, rehberlik servisi ve veliler işbirliği içinde olmalı ve ortak tavır belirlemelidir. Gerekli durumlarda rehber öğretmen; öğretmen, veli ve idarecileri bilgilendirmelidir. Sınav kaygı düzeyi yüksek olan öğrencilere psikolojik danışmanlık desteğiyle yardımcı olunabilir. Rehber öğretmen sınav kaygısının temelindeki nedenin farkında olup bu konuda öğrenciye yardımcı olmalıdır.

34 Rehber öğretmen kaygı düzeyi yüksek olan öğrencilere sınav kaygısıyla başa çıkma eğitimi verebilir. Rehber öğretmenler sınav kaygısını azaltmaya yönelik çalışmaların yanında alt sınıflardan itibaren planlı ve programlı bir şekilde önleyici çalışmalar da gerçekleştirmelidir. Sınav kaygısını azaltmada yararı olacak spor, kültür, sanat alanlarındaki faaliyetler desteklenmelidir (Civil, 2008).

35 SONUÇ VE ÖNERİLER Ülkemiz, insanların hayatları boyunca sınavlarla karşılaştığı ve bu yüzden sınav kaygısını sürekli olarak üzerlerinde hissettikleri bir yer olduğundan, bu konuyla ilgili çalışmalar daha ciddi bir şekilde değerlendirilip soruna çözüm yolları bulunmalı ve topluma faydası olabilecek yeni veriler ortaya konulmalıdır (Akt: Çakmak, 2007). Okullarda ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince sınav kaygısını azaltıcı tedbirler alınmasının birçok öğrenciyi olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir.

36 Ülkemizde sınav kaygısını ölçmek amacıyla yeni ölçme yöntemleri ve araçlarının geliştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Bunların yaygın ve etkin kullanılması için ise yaş ve sınıf düzeylerine göre ayrılabilir ve okullardaki uygulamaları için “okul formları” oluşturulabilir (Pazarlı, 2009). Araştırmaların mevcut sınav kaygılarının saptanmasının bir adım ötesine gidilerek, baş etme mekanizmalarına ve sürekliliğine odaklanılması gelecek için daha fazla önem taşımaktadır (Şahin ve ark., 2006).

37 DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER


"EMİNE YILMAZ 4-B 07129062. KAYGI Kaygı insanın en temel duygularından biridir. Kaygı, bireyde strese neden olan durumların yarattığı üzüntü, algılama." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları