Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KONULAR 1. Kaynağına Göre Hadis Çeşitleri 3. Râvilerinin Sayısına Göre Hadis Çeşitleri 4. Sıhhat Derecesine Göre Hadis Çeşitleri 5. Uydurma (Mevzu)

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KONULAR 1. Kaynağına Göre Hadis Çeşitleri 3. Râvilerinin Sayısına Göre Hadis Çeşitleri 4. Sıhhat Derecesine Göre Hadis Çeşitleri 5. Uydurma (Mevzu)"— Sunum transkripti:

1

2

3 KONULAR 1. Kaynağına Göre Hadis Çeşitleri 3. Râvilerinin Sayısına Göre Hadis Çeşitleri 4. Sıhhat Derecesine Göre Hadis Çeşitleri 5. Uydurma (Mevzu) Hadisler 5.1. Mevzu Hadislerin Ortaya Çıkış Nedenleri 5.2. Mevzu Hadisleri Tanıma Yolları 5.3. Mevzu Hadislerin Yol Açtığı Zararlar 5.4. Mevzu Hadislere Karşı Alınan Önlemler Okuma Metni: Sosyal İlişkilerle İlgili Hadis Metinleri KONULAR 1. Kaynağına Göre Hadis Çeşitleri 3. Râvilerinin Sayısına Göre Hadis Çeşitleri 4. Sıhhat Derecesine Göre Hadis Çeşitleri 5. Uydurma (Mevzu) Hadisler 5.1. Mevzu Hadislerin Ortaya Çıkış Nedenleri 5.2. Mevzu Hadisleri Tanıma Yolları 5.3. Mevzu Hadislerin Yol Açtığı Zararlar 5.4. Mevzu Hadislere Karşı Alınan Önlemler Okuma Metni: Sosyal İlişkilerle İlgili Hadis Metinleri

4 Kutsi Mevkuf Merfu Maktu İleri

5 Kutsi Hadis Kutsi hadis Kutsi hadis, anlamı Allah’a, lafzı Hz. Peygambere ait olan hadislere denir. Allah’ın, Hz. Peygamberin kalbine bir fikir ilham etmesi ve Hz. Peygamberin de bu ilhamı kendi ifadeleriyle ortaya koymasıdır. Bunlara ‘ilahi’ ve ‘rabbani’ hadisler de de denir. Kutsi hadis Kutsi hadis, anlamı Allah’a, lafzı Hz. Peygambere ait olan hadislere denir. Allah’ın, Hz. Peygamberin kalbine bir fikir ilham etmesi ve Hz. Peygamberin de bu ilhamı kendi ifadeleriyle ortaya koymasıdır. Bunlara ‘ilahi’ ve ‘rabbani’ hadisler de de denir. Kutsi hadis Kutsi hadis, her yönüyle ayetten farklıdır. Çünkü ayetler lafzen ve anlam bakımından ilahi koruma altındadır. Bundan dolayı insanların benzerini ortaya koyma kabiliyetleri yoktur. Aynı durum kutsi hadis geçerli değildir. İbadetlerde ayetlerin yerlerine kullanılamazlar. Hadis literatürü içerisinde değerlendirilirler. Kutsi hadis Kutsi hadis, nebevi hadis gibi senet ve metinden oluşur. Senedinde hadis Allah’a isnat edilir. Allah’ın Resulü Rabbinde buyurdu ki… gibi ifadelerle başlar. Kutsi hadislerin de sahihi, zayıfı ve uydurma olanı vardır. Kutsi hadisler Kutsi hadisler, Allah’ın rahmeti, azameti, kudreti gibi konuları ihtiva eder. Fıkıh ve ibadetle ilgili konuları içermez.

6 Geri dön Enes (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Nebi (SAV)’nin Rabbinden rivayet ettiği bir hadis-i kutside Allah Teala şöyle buyurdu: «Kulum Bana bir karış yaklaştığı zaman, ben ona bir arşın yaklaşırım. O Bana bir arşın yaklaşınca, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek geldiği zaman, Ben ona koşarak varırım.» (Buhari, Tevhid, 50) Kutsi hadis ile ilgili eserler: Aliyyu’l-Kâri Aliyyu’l-Kâri’nin el-Ehâdîsu’l-Kutsiyye Münavi Münavi’nin el-İthafu’s-Seniyye bi’l Ehâdîsil’-Kutsiyye Adlı eserler H. Hüsnü Erdem tarafından Kırk Kutsi Hadis ve İlahi Hadisler adıyla Türkçeye çevrilmiştir.

7 Merfu Hadis Hz. Peygambere isnat edilen bütün söz, fiil ve takrirlere merfu hadis denir. Hz. Peygambere ait bütün nakiller hadis diye adlandırıldığı halde, hadisin merfu gibi bir sıfatla isimlendirilişi, sahabe ve tabiin sözlerinden ayırt etmek içindir. Hz. Peygambere isnat edilen bütün söz, fiil ve takrirlere merfu hadis denir. Hz. Peygambere ait bütün nakiller hadis diye adlandırıldığı halde, hadisin merfu gibi bir sıfatla isimlendirilişi, sahabe ve tabiin sözlerinden ayırt etmek içindir. Allah’ın Resul'ünden işittim, Allah’ın Resulü buyurdu ki, Allah’ın Resulü şöyle yapardı veya şöyle yaparken gördüm, peygamberin huzurunda şöyle yapardık denilerek rivayet edilir.

8 Bir sahabenin gaybi konular gibi şahsi kanaatine dayanması mümkün olmayan mevzulara dair verdiği haberlere hükmen merfu hadis denir. Sahabenin Hz. Peygamberden duyduğunu belirtmemesi onun hadis olmamasını gerektirmez. Sahabe bu tür konuları ya Hz. Peygamberden yada Hz. Peygamberden öğrenen bir sahabeden duymuştur. Ancak bu haberi veren sahabenin israili nakillerde bulunmaması şarttır. Şu işi yapmamız bize emredildi, bu işi yapmakta bir sakınca görmezdik, şu iş sünnettendir gibi lafızlarla başlayan sahabenin rivayetleri de çoğu alime göre merfudur. Ebu Said ve Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre Resulullah şöyle buyurdu: «Yorgunluk, sürekli hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar müslümanın başına gelen her şeyi, Allah, onun hatalarını bağışlamaya vesile kılar.» (Buhari, Merdâ, 1) Geri dön

9 Mevkuf Hadis Geri dön Sahabelerden söz, fiil ve takrir olarak rivayet edilen haberlere mevkuf hadis denir. Falan sahabe şöyle dedi, şunu yaptı, şu olayda sesini çıkarmadı, diye nakledilen haberler mevkuftur. Mevkuf denmesinin sebebi, isnadın sahabede kalmış olmasıdır. Mevkuf hadisler dinde delil olarak kullanılmaz. Ancak İslam'a uygun olanlar vaazu nasihatte kullanılabilirler. Mevkuf hadisler sahih, zayıf hatta uydurma olabilirler. Örnek: Abdullah b. Mesud dedi ki: «Bir müneccime veya kâhine giderek onların söylediklerini kabul eden kişi Hz. Muhammed’e indirileni inkar etmiş demektir.»

10 Maktu Hadis Geri dön Sahabeden sonraki nesil olarak bilinen tâbiinden söz, fiil ve takrir olarak rivayet edilen haberlere maktu hadis denir. Maktu’ hadisler dinde delil olarak kullanılmazlar. Abdurrezzak b. Hemmam’ın Ma’mer b. Raşid’den onun da İbni Şihab ez-Zührî’den naklettiğine göre; Ma’mer dedi ki, Zühri’ye, bir yere yaslanarak yemek yemeyi sordum. Zühri bana ‘sakıncası yok’ diye cevap verdi.

11 Lafzî Mütevatir Lafzî Mütevatir Manevî Mütevatir Manevî Mütevatir Meşhur Hadis Meşhur Hadis Aziz Hadis Aziz Hadis Garib Hadis Garib Hadis Devam et… Âhâd Hadis Âhâd Hadis Mütevatir Hadis Mütevatir Hadis

12 Mütevatir Hadis Geri dön Yalan üzere birleşmeleri aklen mümkün olmayan çok sayıda râviler topluluğunun, her nesilde, yine kendileri gibi bir topluluktan rivayet ettiği, işitme ve görmeye dayanan hadise mütevatir hadis denir. Mütevatir hadisin yalan üzere birleşmeleri mümkün olmayan topluluklar tarafından rivayet edilmesine tevatür denir. Ravilerin sayısının çok olması, onların yalan üzerine birleşip asılsız haber uyduramayacak olmaları bakımından önemlidir.

13 Lafzi Mütevatir Geri dön Senedin başından sonuna kadar her tabakada bütün ravilerin aynı lafızlarla rivayet ettikleri hadise lafzi mütevatir hadis denir. «Kim bana, bilerek yalan isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.» (Buhari, ilim, 38) «Kim bana, bilerek yalan isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.» (Buhari, ilim, 38) Mütevatir denilen bir hadis için manen mütevatir kaydı yoksa o hadis lafzen mütevatir kabul edilir.

14 Manevi Mütevatir Geri dön Lafızları değişik olduğu halde aynı anlamı ifade eden rivayetlere manevi mütevatir denir. Menevi mütevatir hadislerin sayısı lafzi mütevatir hadislerden daha fazladır. Dua sırsında ellerin kaldırılması manevi mütevatire örnektir. Çünkü duada Hz. Peygamberin ellerini kaldırdığına dair çok sayıda rivayet vardır. Fakat bunlar değişik olaylarla ilgili değişik şekillerde aktarılmıştır. Bütün rivayetlerin birleştiği ortak anlam duada ellerin kaldırıldığıdır.

15 Âhâd Hadis Geri dön Mütevatir hadis şartlarını taşımayan hadislere âhâd hadis denir. Bir hadisi rivayet edenlerin çokluğu bazı tabakalarda mütevatir derecesine ulaşmış olsa bile, bazı tabakalarda sayı azalmışsa mütevatirin şartı ortadan kalkmış ve hadis âhâd hadisler arasında yer almış olur. Mütevatir hadisler az olduğu için Hz. Peygamberden rivayet edilen hadislerin büyük çoğunluğu âhâd hadislerdir. «Ameller niyetlere göredir.» (Buhari, Bed’ü’l-Vahy, 1) Yukarıdaki hadisi, Hz. Peygamberden yalnız Hz. Ömer, Ömer’den yalnız Alkame, Alkame’den yalnız Muhammed b. İbrahim, Muhammed b. İbrahim’den de yalnız Yahya b. Said rivayet ettiği için hadis, shih olmakla birlikte âhÂd hadis olarak değerlendirilir.

16 Meşhur Hadis Meşhur Hadis Meşhur Hadis Meşhur Hadis Geri dön Geri dön Sözlükte, şöhrete ulaşmış, halk arasında şöhret kazanmış demektir. Herhangi bir tabakada en az 3 ravisi bulunan hadislere meşhur hadis denir. Eğer bir hadis tabakasından birinde sadece 3 râvi tarafından rivayet edilmiş ise diğer tabakalarda râvi sayısı mütevatir hadisin râvi sayısına ulaşmış olsa bile o hadis meşhur hadistir. Sözlükte, şöhrete ulaşmış, halk arasında şöhret kazanmış demektir. Herhangi bir tabakada en az 3 ravisi bulunan hadislere meşhur hadis denir. Eğer bir hadis tabakasından birinde sadece 3 râvi tarafından rivayet edilmiş ise diğer tabakalarda râvi sayısı mütevatir hadisin râvi sayısına ulaşmış olsa bile o hadis meşhur hadistir. «Allah, ilmi insanların hafızalarından silip unutturmak suretiyle değil, alimleri vefat ettirmek suretiyle ortadan kaldırır. Nihayet ortada alim kalmayınca halk bir takım cahil insanları kendilerine lider seçer; bunlara bir şeyler sorulur; onlar da rastgele cevap verirler. Böylece hem kendileri doğru yoldan saparlar; hem de başkalarını saptırırlar. (Buhari, ilim, 34) «Allah, ilmi insanların hafızalarından silip unutturmak suretiyle değil, alimleri vefat ettirmek suretiyle ortadan kaldırır. Nihayet ortada alim kalmayınca halk bir takım cahil insanları kendilerine lider seçer; bunlara bir şeyler sorulur; onlar da rastgele cevap verirler. Böylece hem kendileri doğru yoldan saparlar; hem de başkalarını saptırırlar. (Buhari, ilim, 34)

17 Aziz Hadis Geri dön Herhangi bir tabakada râvi sayısı en az 2’ye düşmüş olan hadislere «aziz hadis» denir. Bazı tabakalarda 3 veya 3’ün üstünde râvisi bulunan bir hadis meşhur iken, sonraki tabakalarından birinde bu sayı 2’ye düşecek olursa, hadis meşhur olmaktan çıkar ve aziz olur. Herhangi bir tabakada râvi sayısı en az 2’ye düşmüş olan hadislere «aziz hadis» denir. Bazı tabakalarda 3 veya 3’ün üstünde râvisi bulunan bir hadis meşhur iken, sonraki tabakalarından birinde bu sayı 2’ye düşecek olursa, hadis meşhur olmaktan çıkar ve aziz olur. Buhari Ebu Hureyre’den rivayetle, «Sizden biriniz, ben kendisine ana babasından, çoluk- çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça tam manasıyla iman etmiş olmaz.» (Buhari, İman, 7) Bu hadisi Hz. Peygamber’den Enes ve Ebu Hureyre; Enes’ten Katâde ve Abdülaziz b. Suheyb; Katâde’den Şu’be ve Said; Abdülaziz’den İsmail b. Uleyye ve Abdülvâris; bunların her birinden sayıları ikiden fazla olan raviler rivayet etmişlerdir. Buhari Ebu Hureyre’den rivayetle, «Sizden biriniz, ben kendisine ana babasından, çoluk- çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça tam manasıyla iman etmiş olmaz.» (Buhari, İman, 7) Bu hadisi Hz. Peygamber’den Enes ve Ebu Hureyre; Enes’ten Katâde ve Abdülaziz b. Suheyb; Katâde’den Şu’be ve Said; Abdülaziz’den İsmail b. Uleyye ve Abdülvâris; bunların her birinden sayıları ikiden fazla olan raviler rivayet etmişlerdir.

18 Garib Hadis Geri dön Garib, sözlükte yalnız ve kimsesiz kalmış kişi manasına gelir. Bir tabakada tek bir ravisi bulunan hadise garip hadis denir. Bazen bu hadislere denildiği de olmuştur. Bazen bu hadislere fert hadis denildiği de olmuştur. «Hz. Peygamber büyük-küçük, köle-hür bütün müslümanların Ramazanda fıtır sadakasını bir sa’ ölçüsü hurma veya aynı ölçüde arpa olarak vermelerini emretti.» (Muvatta 192) Bu hadisin metnindeki ‘mine’l-müslimin’ ziyadesinde İmam Malik teferrüd etmiştir. Bu demektir ki, hadisin İmam Malik’ten başka bütün ravilerinin rivayetlerinde bu ziyade yoktur. Dolayısıyla onun tefrrüd ettiği bu fazladan lafızları taşıyan metin gariptir.

19 Sahih Hasen Zayıf Senetteki Kopukluktan Doğan Zayıf Hadisler Raviye Yapılan İthamlardan Doğan Zayıf Hadisler Mürsel Munkatı’ Mu’dal Muallak Müdelles Münker Metruk Muallel Müdrec Mevzu İleri

20 Sahih Hadis Geri dön Resulullah’a ait olduğunda usul bakımından herhangi bir tereddüt bulunmayan, sıhhatine hükmedilmiş olan hadistir. Adalet ve zabt sahibi râvilerin muttasıl senetle rivayet ettikleri, şâz ve muallel olmayan hadistir. Sahih hadisin kendisiyle amel edilmesi vaciptir.

21 Sahih Hadisin Özellikleri Sahih hadisin ravileri adildir. Yani din ve dünya işlerinde dürüsttür. Sahih hadisin ravileri zapt sahibidir. Hafızaları sağlamdır ve zamana karşı dayanıklıdır. Sahih hadisin senedi muttasıldır. Senedindeki her ravi hocasından rivayette bulunmuştur. Sahih hadis şâz değildir. Yani ravilerinden biri güvenilir ravilere muhalif rivayette bulunmaz. Sahih hadis muallel değildir. Gizli-açık herhangi bir kusuru bulunmaz.

22 Hasen Hadis Geri dön Sahih ile zayıf hadis arasında yer alan, ancak sahihe daha yakın olan hadistir. Sahihlik şartlarını taşımakla birlikte ravileri zabt yönünden sahih ravileri derecesine çıkamayan/zayıf olan ravilerin rivayet ettikleri hadislerdir. Hasen hadis terimini ilk kez Tirmizi kullanmıştır. «Ümmetimi zora sokmaktan endişe etmeseydim, onlara her namaz vaktinde misvakla dişlerinin temizlemelerini emrederdim.» (Buhari, Cuma, 8) Bu hadisin senedinde bulunan Muhammed b. Amr hafıza ve zabt yönünden kusurlu bulunarak tenkit edilmiştir. Hasen hadisle amel konusunda hadis imamlarının çoğu, sahih hadisler gibi delil olarak kullanılabileceği görüşündedir.

23 Zayıf Hadis Geri dön Sahih ve hasen hadiste bulunması gereken şartları taşımayan fakat uydurma olarak da isimlendirilemeyen hadistir. Zayıflık, ya hadisin senedindeki kopukluk, ya ravisinin adalet ve zabtındaki bir kusur, ya da metnin şâz ve illetli olması gibi hususlarda söz konusu olur. Zayıf hadis çeşitlerinin bir kısmı senetteki kopukluktan diğer bir kısmı da ravinin kusurlarından kaynaklanır. Zayıflık, ya hadisin senedindeki kopukluk, ya ravisinin adalet ve zabtındaki bir kusur, ya da metnin şâz ve illetli olması gibi hususlarda söz konusu olur. Zayıf hadis çeşitlerinin bir kısmı senetteki kopukluktan diğer bir kısmı da ravinin kusurlarından kaynaklanır.

24 Mürsel Hadis Geri dön Tabiinin sahabeyi atlayarak doğrudan Hz. Peygambere isnatla ‘Hz. Peygamber şöyle yaptı, şöyle dedi, gibi ifadelerle naklettikleri hadislerdir. Mürsel hadisin delil olup olmayacağı hususu ihtilaflıdır. Hz. Peygamber Sahabe Tabiin Tebei Tabiin Müellif «…Said b. Müseyyeb’den rivayet olunduğuna göre Hz. Peygamber canlı hayvan karşılığı et satışını yasakladı.» (Tedrib, 1/199) Said b. Müseyyeb tabiindendir.

25 Munkatı’ Hadis: Etbeu’t-Tabiinin, tabiini atlayarak sahabiden naklettiği hadistir. Senedinin herhangi bir yerinden bir ravinin veya farklı yerlerinden, peş peşe olmamak şartıyla birden fazla ravinin düştüğü hadistir. Sendinde mübhem bir kişinin bulunduğu hadis de munkatı’ hadistir. Senedinin herhangi bir yerinden bir ravinin veya farklı yerlerinden, peş peşe olmamak şartıyla birden fazla ravinin düştüğü hadistir. Sendinde mübhem bir kişinin bulunduğu hadis de munkatı’ hadistir. Munkat’ı hadis delil olarak kullanılmaz. Munkat’ı hadis delil olarak kullanılmaz. Hz. Peygamber Sahabe Tabiin Senette tabiinden olan râvi düşmüştür. Tebei Tabiin Müellif

26 «Sufyan-ı Sevri’den, o Ebu İshak’dan, o Zeyd b. Yusey’den, o da Huzeyfe’den rivayet etmiştir k. Huzeyfe demiştir ki Hz. Peygagamber şöyle buyurdu. ‘Hilafete Ebu Bekir’i geçirirseniz (iyi olur); çünkü o kuvvetli ve güvenilir biridir. Hiçbir kınayıcının kınaması onu Allah yolundan alıkoyamaz. Ali’i geçirirseniz (de olur); çünkü o, yol göstericidir, doğru yoldadır. Sizi de doğru yolda tutar.’» (Marife, 29) 2 inkıta var. 1. Abdürrzzak’ın bu hadisi Sevri’den değil, Nu’man’dan işitmesi, 2. Sevri’nin Ebu İshak’tan değil, Şureyk’ten işitmesi. Bu durumda Nu’man ile Şureyh isnaddan düşmüştür. Örnek Hadis Geri dön

27 Mu’dal Hadis Senedinde peş peşe iki veya daha fazla ravinin düştüğü ve bu sebeple zayıf sayılan hadistir. Senedinde peş peşe iki veya daha fazla ravinin düştüğü ve bu sebeple zayıf sayılan hadistir. Bu hadis çeşidinde peş peşe iki ravinin düşmesi kapalılığa sebep olmuştur. Merfu hadisi, sahabe ve Resulullahı zikretmeyerek tabiinden birinin sözüymüş gibi nakletmek de hadisi mudal kılar. Mudal hadis, munkatı hadisten daha zayıftır ve delil olarak kullanılamaz. Hz. Peygamber Sahabe Tabiin Tebei Tabiin Müellif

28 A’meş’den o da: Şa’bi’den dedi ki, «…Kıyamet günü adama ‘dünyada iken şunu şunu yaptın’ denir. Adam ‘hayır yapmadım’ der demez ağzı mühürleniverir.» (Ulum, 55) Bu sözün peygambere ait olup olmadığı belli değildir. Şa’bi’nin hadis rivayet etmiş olduğu Enes de isnaddan düşmüştür. A’meş’den o da: Şa’bi’den dedi ki, «…Kıyamet günü adama ‘dünyada iken şunu şunu yaptın’ denir. Adam ‘hayır yapmadım’ der demez ağzı mühürleniverir.» (Ulum, 55) Bu sözün peygambere ait olup olmadığı belli değildir. Şa’bi’nin hadis rivayet etmiş olduğu Enes de isnaddan düşmüştür. Örnek Hadis Geri dön

29 Muallak Hadis Senedin baş tarafından bir veya birkaç râvi ya ada tamamının ismini kaldırarak rivayet etmesidir. Hz. Peygamber Sahabe Tabiin Tebei Tabiin Müellif Hz. Peygamber Sahabe Tabiin Tebei Tabiin Müellif Hadisi nakleden müellif, isnadın tamamını atlayarak, direk Hz. Peygamberden rivayet etmiştir. Müellif, senedin başındaki tebeî tabiînden hadis alması gerekirken onu atlayıp tabiînden hadisi rivayet etmiştir.

30 «İbni Abbas dedi ki, ‘Hz. Peygamber bir deve üzerinde Kâbe’yi tavaf etti.» (Buhari1/119) Bu hadiste müellif senedin son kısmından sahabeye kadar olanı atlamış ve direk sahabeden rivayette bulunmuştur. Bu atlama senetteki uzunluktan dolayı bir tasarruf değilse zayıftır. Kullanılmaz. «İbni Abbas dedi ki, ‘Hz. Peygamber bir deve üzerinde Kâbe’yi tavaf etti.» (Buhari1/119) Bu hadiste müellif senedin son kısmından sahabeye kadar olanı atlamış ve direk sahabeden rivayette bulunmuştur. Bu atlama senetteki uzunluktan dolayı bir tasarruf değilse zayıftır. Kullanılmaz. Geri dön Örnek Hadis

31 Müdelles Hadis Sözlükte: Alış-veriş esnasında satıcının sattığı malın kusurunu gizleyerek müşterisini aldatmasıdır. Bir râvinin, çağdaşı olup görüştüğü fakat hadis almadığı veya çağdaşı olduğu halde görüşmediği bir şeyhten işittiğini zannettirecek şekilde rivayet ettiği hadistir. Bu hadis türünde râvi, hadis aldığı gerçek kişiyi gizlemekle hem insanları aldatmış hem de rivayetinin kusurunu gizlemiş olur. Bu nedenle delil olarak kullanılamaz. Hz. Peygamber Sahabe Tabiin Tebei Tabiin Müellif Z Z Y Y X X

32 Burada X, hadisi Z’den aldığı halde, zayıflığı vb. nedenlerle Z’yi gizleyerek diğer rivayetleri kendisinden aldığı esas şeyhi tebeî tabiînden almış gibi göstermektedir. Halbuki bu rivayeti çeşitli nedenlerle almadığı esas şeyhi (tebeî tabiîn) yerine, ondan alan bir başka râviden (Z) almış, fakat bunu gizlemiştir. Burada X, hadisi Z’den aldığı halde, zayıflığı vb. nedenlerle Z’yi gizleyerek diğer rivayetleri kendisinden aldığı esas şeyhi tebeî tabiînden almış gibi göstermektedir. Halbuki bu rivayeti çeşitli nedenlerle almadığı esas şeyhi (tebeî tabiîn) yerine, ondan alan bir başka râviden (Z) almış, fakat bunu gizlemiştir. Açıklama

33 «…Yahya şunları söylerken duydum: Hişam b. Urve, babası (Urve İbnu’z-Zübeyr)’den, Hz. Aişe’den naklederek onun şöyle dediğini anlatırdı: Hz. Peygamber iki iş arasında seçim yapmak durumunda kaldığında (günah olmadığı sürece) kolay olanı seçerdi.» «…O, hiçbir şeye (ne kadına ne hizmetçiye) asla eliyle vurmamıştır.» Yahya diyor ki: «Hişam b. Urve’ye hadisi (babasından) duyup duymadığını sordum. Bana «Babam, Hz. Aişe’nin ‘Hz. Peygamber iki iş arasında seçim yapmak durumunda kaldığında (günah olmadığı sürece) kolay olanı seçerdi.’ dediğini haber verdi. Babamdan bundan başkasını duymadım. Hadisin geri kalan kısmını ondan işitmedim. O kısım ez-Zührî’dendir.» cevabını verdi. (Marife, 104,5) ÖRNEK HADİS

34 Hadiste râvi Hişam b. Urve, ilk kısmı babası Hz.Aişe isnadıyla nakletmiştir. Ancak bununla birlikte babasından işitmemiş olduğu diğer kısmı ondan duymuşçasına rivayet etmiştir. Yahya’nın sorması üzerine de gerçekte Zührî’den nakledilen hadisi babasından işitmişçesine rivayet ederek tedlis yaptığını açıklamak zorunda kalmıştır. Geri dön

35 Münker Hadis Geri dön Zayıf bir râvinin, güvenilir bir râviye veya râvilere aykırı olarak rivayet ettiği ve bu rivayetiyle tek kaldığı hadise münker hadis denir. Böyle bir durumda zayıf râvinin rivayeti terkedilerek güvenilir râvinin hadisi tercih edilir. Zayıf bir râvinin, güvenilir bir râviye veya râvilere aykırı olarak rivayet ettiği ve bu rivayetiyle tek kaldığı hadise münker hadis denir. Böyle bir durumda zayıf râvinin rivayeti terkedilerek güvenilir râvinin hadisi tercih edilir. İmam Malik’in Zührî, Ali b. Huseyn, Ömer b. Osman, Usame b. Zeyd, Hz. Peygamber isnadıyla rivayet ettiği: «Müslim kafire, kafir müslime mirasçı olamaz.» hadisidir. İmam Malik bu rivayetinin isnadında Ömer b. Osman ismiyle diğer sika râvilere muhalefet etmiştir. Diğer râviler bu hadisi Amr b. Osman’dan rivayet etmişlerdir. Her ikisi de Hz. Osman’ın oğludur. İmam Malik’in Zührî, Ali b. Huseyn, Ömer b. Osman, Usame b. Zeyd, Hz. Peygamber isnadıyla rivayet ettiği: «Müslim kafire, kafir müslime mirasçı olamaz.» hadisidir. İmam Malik bu rivayetinin isnadında Ömer b. Osman ismiyle diğer sika râvilere muhalefet etmiştir. Diğer râviler bu hadisi Amr b. Osman’dan rivayet etmişlerdir. Her ikisi de Hz. Osman’ın oğludur.

36 Metruk Hadis Yalancılıkla ihtam olunan; çok yanılma, fısk, gaflet gibi kusurlardan birini taşıyan râvinin tek başına rivayet ettiği hadislere denir. Râvinin hadiste yalanı görülmemiş olsa bile diğer konuşmalarında yalancılıkla tanınması veya vehim ve gaflet sahibi bir kimse olması, rivayet ettiği hadisin metruk sayılması için yeterlidir. Metruk hadisler çok zayıftır. Hiçbir şekilde itibar edilmez. Sadaka b. Musa’nın Ferkad es-Senci-Murra et-Tayyib Hz. Ebu Bekir; Amr b. Şemir’in Câbiru’l-Cu’fi el-Harisu’l-Aver-Hz.Ali isnadıyla gelen rivayetleri metruktur. Mesela: «Hiçbir hilekâr, hiçbir cimri emri altındakilere kötü muamele eden kimse cennete giremeyecektir.» Bu söz metruktur. Çünkü bu sözü yukarıda geçen tarik ile Sadaka’dan başka rivayet eden olmadığı gibi Sadak’nın kendisi de, şeyhi olan Ferkad es-Senci de çok zayıf râvilerdir. Sadaka b. Musa’nın Ferkad es-Senci-Murra et-Tayyib Hz. Ebu Bekir; Amr b. Şemir’in Câbiru’l-Cu’fi el-Harisu’l-Aver-Hz.Ali isnadıyla gelen rivayetleri metruktur. Mesela: «Hiçbir hilekâr, hiçbir cimri emri altındakilere kötü muamele eden kimse cennete giremeyecektir.» Bu söz metruktur. Çünkü bu sözü yukarıda geçen tarik ile Sadaka’dan başka rivayet eden olmadığı gibi Sadak’nın kendisi de, şeyhi olan Ferkad es-Senci de çok zayıf râvilerdir. Geri dön

37 Muallel Hadis Geri dön Dış görünüşü bakımından sahih olmakla beraber bu sıhhati yok edebilecek gizli bir illete sahip olan hadislere muallel denir. Bir hadisin sıhhatine engel teşkil eden illet, çoğunlukla senette olur. Metinde de bulunabilir. Her iki halde dışarıdan fark edilemeyecek şekilde kapalı olduğundan hadis illetlerini meydana çıkarmak zordur. Muallel hadis, hüküm çıkartmakta kullanılmaz. «Malik’ten rivayet edilmiştir. Ona Ebu Hureyre’nin ‘Hz. Peygamber şunları buyurdu’ dediği ulaşmıştır: ‘Yiyeceği, adet üzere giyeceği köle için (sahibi üzerinde) bir haktır. Köleye gücü yeteceği işlerden başkası teklif edilmez.» (Muvatta, 695) Hadis ‘ennhu beleğahu’ lafızlarıyla rivayet edilmiştir. Buna göre İmam Malik ile Ebu Hureyre arasında en az iki râvi düşmüştür. Dolayısıyla mudaldir ve illetlidir.

38 Müdrec Hadis Geri dön Senet veya metinde râvilerden biri tarafından hadisin aslında olmayan ve rivayet edenlerin hadisin aslından olduğunu zannettikleri bir ilave yapılarak rivayet edilen hadislere müdrec hadis denir. Bir râvinin rivayet ettiği hadisin metine veya senedine ne maksatla olursa olsun yaptığı ilaveye idrac denir. Ebu Hureyre’den: «Abdesti güzelce alınız… o topukların cehennemde vay haline.» Bu hadisin ilk kısmı Ebu Hureyre’nin sözüdür. O abdestin dikkatli alınması gerektiğini anlatırken bunu söylemiştir. Sözünü kuvvetlendirmek için Hz. Peygamber’in hadisini ilave etmiştir. Hatip el-Bağdadî’nin râvilerinden biri bunları ayırmadan rivayet etmiş, dolayısıyla hadis bu şekliyle müdrec hadis olmuştur. Ebu Hureyre’den: «Abdesti güzelce alınız… o topukların cehennemde vay haline.» Bu hadisin ilk kısmı Ebu Hureyre’nin sözüdür. O abdestin dikkatli alınması gerektiğini anlatırken bunu söylemiştir. Sözünü kuvvetlendirmek için Hz. Peygamber’in hadisini ilave etmiştir. Hatip el-Bağdadî’nin râvilerinden biri bunları ayırmadan rivayet etmiş, dolayısıyla hadis bu şekliyle müdrec hadis olmuştur.

39 Mevzu Hadis Geri dön Hz. Peygamber adına yalan uydurmakla cerh edilmiş bir râvinin rivayetleridir. Zayıf hadisler kelam ve fıkıh konuları dışında Kur’an ve sünnete muhalif olmama kaydı ile vaazu nasihatte kullanılabilir. «Dünya ahiret ehline haramdır. Ahiret dünya ehline haramdır. Hem dünya hem ahiret Allah ehline haramdır.» (Keşfu’l-Hafa. 1/493) «Dünya ahiret ehline haramdır. Ahiret dünya ehline haramdır. Hem dünya hem ahiret Allah ehline haramdır.» (Keşfu’l-Hafa. 1/493) Zayıf ravilerin biyografilerini veren özel kitaplar hazırlanmıştır. Buhari, Neseî, Dârakutni’nin aynı adla ‘Kitabu’t-Duafa ve’l-Metrukîn isimli eserleri vardır.

40 Uydurma (Mevzu) Hadisler Mevzu Hadislerin Ortaya Çıkış Nedenleri İlk hadis uydurmaları Hz. Osman’ın şehit edilmesinden sonraki fitne dönemidir. Bu dönemde müslümanlar arasında siyasi ve itikadî ayrışmalar yaşanmış ve çeşitli mezhepler ortaya çıkmıştır. Her grup kendi düşüncesine dayanak bulmak için hadis uydurmuştur. Bir milleti övmek veya yermek için hadis uydurulmuştur. Bazı insanlar kendi ırk, memleket ve dillerini övmek, diğerlerini yermek için hadis uydurmuşlardır. Hadis uydurma sebeplerinden biri de İslam düşmanlığıdır. Müslümanlarla baş edemeyeceğini anlayan İslam düşmanları Müslüman kisvesi altında Müslümanlar arasına hadis uydurma yoluyla fitne-fesat sokmuşlardır. Bunların hedefi dini tahrif etmek, din hakkında şüphe oluşturmaktır.

41 Hadis uydurma sebeplerinden biri de ibadete teşvik için iyi niyetle yapılmıştır. Örneğin vaizler yaptıkları konuşmaların daha etkili olması ve cemaatin heyecanını arttırmak için hadis uydurmuşlardır. Hadis uydurma sebeplerinden bir tanesi de şahsi menfaatlerdir. Örneğin bazı tüccarlar mallarını satabilmek için bazı yiyecekleri övücü hadisler uydurmuşlardır. Yöneticilerin isteklerine göre fetva veren bazı ulema da gerektiğinde idarecilerin yaşayışlarına uygun sözleri hadis diye uydurmuşlardır.

42 Mevzu Hadisleri Tanıma Yolları 1.Hadis uyduranların itirafları Ebu’l-Ecva Kâbe’de ağlayarak 4000 hadis uydurduğunu itiraf etmiştir. 1.Hadis uyduranların itirafları Ebu’l-Ecva Kâbe’de ağlayarak 4000 hadis uydurduğunu itiraf etmiştir. 2. Hadis alimlerinin yalancılıklarını tespit ettikleri raviler Muhaddiler cerh ve tadil yöntemiyle yalancı ravileri tespit etmişlerdir. 2. Hadis alimlerinin yalancılıklarını tespit ettikleri raviler Muhaddiler cerh ve tadil yöntemiyle yalancı ravileri tespit etmişlerdir. 3. Kur’an-ı Kerime aykırı olması «Dünyanın ömrü 7000 senedir. Biz 7. binin içindeyiz.» uydurması «Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: ‘Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır…’» ayetine ter düşmektedir. 3. Kur’an-ı Kerime aykırı olması «Dünyanın ömrü 7000 senedir. Biz 7. binin içindeyiz.» uydurması «Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: ‘Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır…’» ayetine ter düşmektedir.

43 4. Sünnete aykırı olması «Allah Teala’nın adı ahmet ve muhammed olanları cehenneme koymayacağına; güzel yüzlü ve siyah gözlülere azap etmeyeceğine» dair sözleri «Allah sizin vucutlarınıza ve yüzlerininza değil, kalplarinize amellerinize bakar.» (Müslim, Birr, 33) 4. Sünnete aykırı olması «Allah Teala’nın adı ahmet ve muhammed olanları cehenneme koymayacağına; güzel yüzlü ve siyah gözlülere azap etmeyeceğine» dair sözleri «Allah sizin vucutlarınıza ve yüzlerininza değil, kalplarinize amellerinize bakar.» (Müslim, Birr, 33) 5. Akla, sağduyuya ve tecrübe ile kazanılmış bilgilere aykırı olması Nuh’un gemisinin Kâbe’yi 7 defa tavaf edip, iki rekat namaz kılması akla ve mantığa aykırıdır. 5. Akla, sağduyuya ve tecrübe ile kazanılmış bilgilere aykırı olması Nuh’un gemisinin Kâbe’yi 7 defa tavaf edip, iki rekat namaz kılması akla ve mantığa aykırıdır. 6. Tarihi olaylara aykırı olması «Soğuktan sakının; çünkü kardeşiniz Ebu’d-Derdâ’yı soğuk öldürdü.» sözünü Hz. Peygamberin söylemesi mümkün değildir. Çünkü Ebu’d- Derdâ Hz. Peygamberin vefatından 22 yıl sonra ölmüştür. Soğuktan öldüğü belli değildir. 6. Tarihi olaylara aykırı olması «Soğuktan sakının; çünkü kardeşiniz Ebu’d-Derdâ’yı soğuk öldürdü.» sözünü Hz. Peygamberin söylemesi mümkün değildir. Çünkü Ebu’d- Derdâ Hz. Peygamberin vefatından 22 yıl sonra ölmüştür. Soğuktan öldüğü belli değildir.

44 7. Güvenilir hadis kitaplarında bulunmaması Hadisler h.1. asrın sonlarından itibaren derlenip kitaplaştırılmıştır. Bu dönemde kitaplara geçmeyen hadislerin çoğu uydurmadır. 7. Güvenilir hadis kitaplarında bulunmaması Hadisler h.1. asrın sonlarından itibaren derlenip kitaplaştırılmıştır. Bu dönemde kitaplara geçmeyen hadislerin çoğu uydurmadır. 8. Bir çok kişinin görmesi gereken bir olayı bir kişinin rivayet etmesi Veda haccı dönüşünde Gâdir Hum denilen yerde Hz. Peygamber mola vermiş ve burada Hz. Ali’yi halife tayin ettiği belirtmiştir. Kalabalık olan bu yerde hadisi bir iki kişinin rivayet etmesi onun mevzu olduğunu gösterir. 8. Bir çok kişinin görmesi gereken bir olayı bir kişinin rivayet etmesi Veda haccı dönüşünde Gâdir Hum denilen yerde Hz. Peygamber mola vermiş ve burada Hz. Ali’yi halife tayin ettiği belirtmiştir. Kalabalık olan bu yerde hadisi bir iki kişinin rivayet etmesi onun mevzu olduğunu gösterir. 9. Hadislerin lafzında ve manasında bozukluk olması Hadisin metninde Hz. Peygamberin üslubuna uymayacak sözler bulunması, Arap dili kurallarına aykırılık bulunması, manada ölçüsüzlük bulunması uydurma olduğunun göstergesidir. 9. Hadislerin lafzında ve manasında bozukluk olması Hadisin metninde Hz. Peygamberin üslubuna uymayacak sözler bulunması, Arap dili kurallarına aykırılık bulunması, manada ölçüsüzlük bulunması uydurma olduğunun göstergesidir.

45 Mevzu Hadislerin Yol Açtığı Zararlar İslam’ı doğru anlamaya engel olmuştur. Hz. Peygamberin yaşam tarzını doğru öğrenmek İslam’ı tanıyıp anlamak demektir. Dini ve mezhebi ayrımcılığı körüklemiştir. Kavmiyetçilik, partizanlık, grupçuluk gibi duygular müslümanların birliğine helal getirmiştir. Bir çok bidat ve hurafelerin dindenmiş gibi gösterilmesine sebep olmuştur. Uydurulan bir çok hadisle insanlar gereksiz ümit ve korkuya sevk edilmişlerdir. Müslümanların geri kalmasına sebep olmuştur. Çünkü cahillik ve tembelliği körüklemiştir.

46 Mevzû Hadislere Karşı Alınan Önlemler İsnad sistemi geliştirilerek hadis rivayetinde zorunlu kılınmıştır. Cerh ve tadil ilmiyle ravilerin durumları ortaya konmuştur. Metin tenkitleri yapılmıştır. Uydurma hadisleri toplayan kitaplar telif edilerek bunlar tanıtılmış ve sahih rivayetlerden ayıklanmıştır.

47 UYDURMA HADİS LİTERATÜRÜ 1. Ebu’l-Ferc İbnu’l-Cevzi Kitabu’l-Mevzuât mine’l-Ehâdisi’l-Merfuât 2. Suyuti el-Leâli’l-Masnu fi’l-Ehâdis’l-Mevzua 3. İbnu’l-Arrak Tenzihu’ş-Şeriati’l-Merfua ani’l-Ehâdisi’ş-Şeriati’l-Mevzua 4. Aliyyu’l-Kâri el-Mevzuâtu’l-Kübrâ 5. el-Leknevîel-Âsâru’l-Merfua fi’l-Ahbâri’l-Mevzua 6. M. Yaşar KandemirMevzu Hadisler

48 İbnu’l-Arrâk’ın, Tenzîhu’ş-Şerîati’il-Merfûa ani’l-Ehâdisi’ş-Şenîati’l- Mevzûa isimli eseri.

49 HADİS TÜRLERİ Sıhhat Derecesine Göre Kutsi Merfu Mevkuf Maktu Ahad Mütevatir Meşhur Aziz Garib Zayıf Hasen Sahih Mürsel Munkatı Mudal Muallak Müdelles Münker Metruk Muallel Müdrec Mevzu Sened Kaynaklı Râvi Kaynaklı Kaynağına Göre Râvilerin Sayısına Göre

50

51

52

53

54

55

56

57


"KONULAR 1. Kaynağına Göre Hadis Çeşitleri 3. Râvilerinin Sayısına Göre Hadis Çeşitleri 4. Sıhhat Derecesine Göre Hadis Çeşitleri 5. Uydurma (Mevzu)" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları